3 - Fizyoloji Sindirim Fizyolojisine Giriş 29.01.2013 SİNDİRİM FİZYOLOJİSİ Prof.Dr. Meral AŞÇIOĞLU Sindirim: Sindirim:Gastrointestinal sisteme dışarıdan alınan büyük moleküllü besin maddelerinin (proteinler, karbonhidratlar, yağlar vb) kana ve lenfe geçebilecek küçük moleküllere ayrıştırılmasıdır. Gastrointestinal Sistem Anatomisi 29.01.2013 Sindirim sürecinde yer alan olaylar: •Mekanik parçalama •Sulandırma (salgılama) •Kimyasal parçalama (enzimatik parçalama) •Hareketlilik (motilite) Sistemde uygun düzeyde bir sindirim işleminin olması için hareketlilik (=motilite) ve salgılamanın eş zamanlı olarak ve belirli bir hızda gerçekleşmesi gerekir. Sindirimle oluşan küçük moleküller Gİ kanal lümeninin epitel hücre tabakasından geçip kana ya da lenfe girer(emilim). Mekanik Parçalama Esas olarak ağızda ve çiğneme (mastikasyon) sırasında dişler tarafından gerçekleştirilir. - Mide ve bağırsak hareketleri de mekanik parçalamaya önemli ölçüde katkıda bulunurlar. Mekanik Parçalamanın Sindirimdeki Rolü: 1) Besinlerin enzimlerle temas eden yüzey alanını artırır. 2) Besinin müköz salgı ile karışıp kayganlaşmasını ve kanalda kolay hareket etmesini sağlar. 3) G. I. kanal mukozasını zedelenmekten korur 4)Sebze ve meyvelerde hücre duvarını oluşturan selülozun parçalanmasını ve hücre içindeki besin değeri olan maddelerin sindirime sunulmasını sağlar. Sulandırma Sindirim sistemi salgıları tarafından yürütülür. • Besinlerin sindirim kanalında ilerleme- sini kolaylaştırır. • Kanal mukozasını tahrişten korur. • Enzimatik reaksiyonların ve emililimin hızını arttırır. Kimyasal Parçalama Büyük moleküllü besinlerin mukoza membranlarından kana ya da lenfe geçebilmesi (emilimi) için enzimlerle daha küçük moleküllü maddelere dönüştürülmesidir. Hareketlilik • besinlerin mekanik parçalanmasını, • Salgılarla karıştırılıp homojenize edilmesini, • Gİ kanalda ilerletilmesini sağlar. Ağızda Sindirim Ağız, dişler tarafından büyük oranda mekanik parçalamanın sağlandığı bölgedir. Ağızda mekanik parçalamayı sağlayan çiğneme, istemli olarak başlatılır, beyin sapından kontrol edilen refleks- lerle koordineli olarak devam ettirilir. Çiğneme iki olayın ardarda tekrarı ile gerçekleşir. 1-)Ağız kapalı iken besinin ağız boşluğu yüzeyindeki temas reseptörlerini uyarması sonunda digastrik ve lateral pterigoid kasların kasılıp ağzın açılması 2-) Ağzın açılması ile karşıt kaslardaki gerimin bu kaslarda oluşturduğu rebound kasılma ile ağzın kapanmasıdır. • Ağızda sulandırma ve enzimatik parçalama tükrük tarafından gerçekleştirilir. • Emilim işlevsel düzeyde değildir. 29.01.2013 Lingual, labial, platal, bukkal bezler de tükrük oluşumuna katkıda bulunurlar Tükrüğün Bileşimi dinlenim durumu için: Na + ,Cl - ?15mEq/L (plazmadakinin Cl - 1/7, Na + 1/10’u kadardır) K + 30 mEq/L (Plazmaya göre 7 kat fazla) HCO 3 - 50 – 70 mEq/L (Plazmaya göre 2 – 3 kat fazla ) Diğer elektrolitlerin miktarı plazmadakinin hemen hemen aynısıdır. Tükrükteki Diğer Maddeler: – Enzimler (pityalin, lingual lipaz), – Musin, – Ig A, – Tiyosiyanat iyonları(bakterisid), – Laktoferrin(bakteriostatik), – Proteolitik enzimler(bakteri hücre duvarını bozucu), – Prolin içeren maddeler(diş minelerini koruyucu), – Somatostatin, glukagon,iyot. Tükrük Salgılanması Tükrük salgılanma hızı dinlenim koşullarında o.5 ml/dak., günlük salgı 800 -1500 ml,pH=6-8dir. Salgılanma iki aşamalı bir olaydır. 1. Aşama: Asinilerde gerçekleşir. İyon bileşimi ekstrasellüler sıvı ile aynı olan primer salgı oluşur 2.Aşama: Kanalcıklarda gerçekleşir.Bu aşamada: Na + etkin(aktif)geri emilimi (aldosteron etkisinde), CL-pasif geri emilimi, K + etkin(aktif)salgılanması, HCO 3 - saslgılanması vardır. 29.01.2013 Tükrük Salgılanmasını Uyaran Etkenler (ı) • Besinin görülmesi, düşünülmesi koku ve tadının alınması, • Lokmanın ağız boşluğunu çevreleyen dokuya teması, • Lokmanın tadı,vb. uyaranlar ilgili reseptörler aracılığıyla salivator çekirdekleri uyarır, buradan kaynaklanan parasempatik sinyaller tükrük salgılanmasına neden olurlar. Tükrük Salgılanmasını Uyaran Etkenler (2) • Midede ve ince bağırsağın üst bölgelerinde oluşan irritasyon. • Besinin oluşturduğu tad ve koku; MSS’nin üst bölgelerindeki ilgili alanları uyarır, bu alanlardan kalkan sinyaller iştah merkezi ve salivator çekirdekler üzerinden tükrük salgılanmasını etkiler. Tükrük Salgılanmasının Düzenlenmesi Uyaranlara bağlı olarak iki işlerge bu düzenlemeyi gerçekleştirebilir • Otonom sinir sistemi refleksleri • MSS’nin koku ve tat alanlarından kaynaklanan sinyaller. Salgılamada rol alan sinir uçlarından asetilkolin, noradrenalin VİP, P maddesi salgılanır. Parasempatik Etkinliğin Tükrük Salgılanmasına Etkisi: Tükrük salgılanması, baskın bir şekilde salivator nukleustan gelen parasempatik sinyallerle düzenlenir (Parasempatik etkide VIP kotransmitter olarak rol alır). Parasempatik etki : - Elektrolit konsantrasyonu yüksek - Protein konsantrasyonu düşük Sulu ve bol tükrük oluşumuna neden olur. 29.01.2013 Sempatik etkinliğin tükrük salgılanmasına etkisi: Etki iki yönlüdür. Ancak net etki organik içeriği (mukus oranı) yüksek az tükrük oluşumu şeklindedir. Özellikle submandibular bezler üzerinden etkili olur. Tükrüğün Görevleri 1. Ağzı nemli tutar, dil ve dudak hareketlerini kolaylaştırır.) 2. Ağız ve dişlerin temiz kalmasını sağlar, 3. Sulandırma ile tad reseptörlerinin uyarılmasını, enzimatik reaksiyonların gerçekleşmesini ve yutmayı kolaylaştırır. 29.01.2013 Tükrükteki Enzimler: Pityalin ve lingual lipazdır. Pityalin bezlerin seröz hücrelerinden salgılanır, pişmiş nişastayı disakkaritlere parçalar. Reaksiyon için optimum pH=6,7’dir. Pityalin pH<4 olduğunda inaktive olur. Yutma = Deglütasyon N. trigemunis (5. Cranial sinir) N. glossofaringeus (9. Cranial sinir) N. vagus (10. Cranial sinir) yutmayı başlatacak uyarıların impulslarını merkeze taşıyan sinirlerdir. Yutmayı gerçekleştiren impulslar; merkezden dil, farinks ve üst özofagusa 5.,7.,9.,10., ve 12. (N. hypoglossus) kraniyal sinirlerle taşınırlar. Yutma 2 fazlı bir fonksiyondur I. İstemli Faz: * Oral faz II. İstemsiz Faz * Faringeal faz * Özofagal faz Yutmanın Oral Fazı: İstemli olarak gelişir. Ağızdaki lokmanın dil üzerinde toplanıp farinkse doğru itilmesi ile gerçekleşir. Yutmanın Faringeal Fazı= (farinks fazı): İstemsiz olarak gelişir. Besinin farinks başlangıcında, özellikle de tonsillaların üzerinde bulunan özel reseptörlerle teması beyin sapındaki yutma merkezini uyarır ve farinks kaslarında otomatik kasılma dalgaları şeklindeki refleks olayı başlatır. Yutmanın Faringeal Fazındaki Refleks Olaylar: 1. Yumuşak damağın yukarı çekilip burun boşluklarının arkadan kapatılması. 2. Palatofaringeal kıvrımların birbirlerine ve içe doğru hareketi ile oluşturulan oluktan besinin farinksin arka aşağısına doğru kayması 3.Larinkste ses tellerinin kuvvetlice birbirlerine yaklaştırılması, 4.Boyun kaslarının yardımı ile larinksin yukarı ve öne doğru hareketi, 5.Epiglottis ve glottisin kapanması, 6.Solunumun 1-2 saniye kadar durdurulması. 7.Üst özofagal sfinkter=krikofarigeal kasın gevşemesi. Yutmanın Özofagal Fazı= Özofagus Fazı: Özofagusa geçen besinin mideye kadar ilerletilmesi istemsiz olarak gelişir. Bu fazda 2 tip dalga fonksiyon yapar. 1) Primer peristaltik dalgalar:Vagal liflerle kontrol edilir, farinks fazındaki dalgaların devamıdır. Primer peristataltik dalgalar lokmayı mideye ulaştıramadığında sekonder peristaltik dalgalar devreye girer. 2) Sekonder peristaltik dalgalar, intramural sinir sistemi tarafından kontrol edilir, ancak vagus refleksleri ile de desteklenir. Yutmanın Fazları 29.01.2013 •Yutmanın özofagal fazında lokmayı ilerleten peristaltik dalgalar alt özofagal sfinktere ulaştığında sfinkterde oluşan reseptif gevşeme lokmanın mideye geçişini sağlar •Alt özofagal sfinkterin reseptif gevşemesine aracılık eden nörotransmitterler VİP,NO’ dur.