Genel Anayasa Hukukna Giriş ( Ders notları ) ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 1 - ANAYASA HUKUKUNA GİRİŞ DERS NOTLARI B Ö L Ü M 1 ANAYASA HUKUKUNUN BİLGİ KAYNAKLARI 1. ANAYASALAR 2. ANAYASA MAHKEMESİ KARALARI 3. BİLİMSEL ESERLER 4. KAYNAK TARAMA B Ö L Ü M 2 ANAYASA HUKUKU KAVRAMI (Tanımı, Konusu, Kısımları ve Diğer Hukuk Dallarıyla Arasındaki İlişki) 1. Anayasa Terimi Türkçe “anayasa” kelimesi Fransızca constitution (konstitüsyon) kelimesinin karşılığı olarak kullanılmaktadır. Oluşturmak, teşkil etmek, meydana getirmek, kurmak, tesis etmek anlamlarına gelmektedir. Türkçe de konstitüsyon kelimesini karşılığında sırasıyla “kanun-u esasi”, “teşkilat-ı e-sasiye kanunu” ve “anayasa” kelimeleri kullanılmıştır. 2. Anayasa Hukuku Terimi 3. Anayasa Hukukunun Tanımı Anayasa hukuku, yasama, yürütme ve yargı gibi devletin temel organlarının kuruluşunu, işleyişini ve bu organlar arasındaki karşılıklı ilişkileri ve devlet karşısında vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini düzenleyen hukuk kurallarını inceleyen bir hukuk bilimi dalıdır. 4. Anayasa Hukukunun Konusu Anayasa Hukukunun Konusu Devletin Temel Organları Temel Hak Ve Hürriyetler Yasama (Kuruluş) Yürütme (İşleyiş) Yargı (Karşılıklı İlişkiler) 5. Anayasa Hukuku ile Diğer Hukuk Dalları Arasındaki İlişki 6. Hukukun Diğer Dallarının Anayasallaşması 7. Anayasa Hukukunun Kısımları ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 2 - B Ö L Ü M 3 ANAYASA KAVRAMI I. Anayasa Kavramının Tanımı 1. Maddi Anlamda Anayasa Maddi anlamda anayasa, devletin temel organlarının kuruluşunu ve işleyişini belirleyen hukuk kurallarının bütünü olarak tanımlanmaktadır 2. Şekli Anlamda Anayasa Şekli anlamda anayasa normlar hiyerarşisinde en üst sırayı işgal eden, kanunlardan farklı ve daha zor bir usulle konulup değiştirilebilen hukuk kurallarının bütünü olarak tanımlanabilir. Hangisi Doğru ? Bu tanımlardan şekli anlamda anayasa tanımı doğrudur. Çünkü Bir kere, devletin temel kuruluşuna ilişkin pek çok şey anayasalarla değil, kanunlarla düzenlenmiştir. Normlar Hiyerarşisi: Bir hukuk düzeninde mevcut olan, anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik gibi normlar, dağınık halde ve rasgele değil, alt-alta, üst-üste bulunur. Bu normların arasında altlık-üstlük ilişkisi vardır. Buna “normlar hiyerarşisi” veya hukuk düzeni piramidi” denir. II. Anayasa Türleri III. Anayasacılık Hareketleri A. Yazılı Anayasa – Yazısız Anayasa Ayrımı 1. Yazılı Anayasa Yazılı anayasa bir anayasa içinde olması düşünebilecek kuralların yetkili bir organ tarafından belirli bir belge içinde toplanmasıdır 2. Yazısız Anayasa Yazısız anayasa her şeyden önce “yazılı” anayasanın karşıtıdır. “Yazısız Anayasa”ya, “teamülü anayasa” veya “geleneksel anayasa” da denir. Bu tür anayasa, toplum içinde uzunca bir süre kesintisiz olarak tekrarlanan ve bağlayıcı olduğuna inanılan uygulamalardan oluşur. Yazısız anayasanın en bilinen örneği İngiltere’dir. B. Yumuşak Anayasa – Katı Anayasa Ayrımı 1. Yumuşak Anayasa Yumuşak anayasa, normal kanunlarla aynı usullerle ve aynı organlarca değiştirilebilen anayasa olarak tanımlanmaktadır. Örnek: İngiltere “anayasası” yazısız olması itibariyle yumuşak bir anayasadır. ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 3 - 2. Katı Anayasa Katı anayasa, normal kanunlardan daha farklı organlarca ve daha zor usullerle değiştirilebilen anayasa olarak tanımlanabilir. Yazısız anayasalar, nasıl nitelikleri gereği yumuşak iseler, yazılı anayasalar da aynı şekilde katıdırlar. Bir anayasaya “katılık” sağlamanın değişik yolları şunlardır: a) Üye Tamsayısının Salt Çoğunluğu Kuralı b) Nitelikli Çoğunluk Kuralı c) Halkoylaması d) Değiştirilemeyecek Maddeler e) Süre Yasağı f) Dönem Yasağı B Ö L Ü M 4 KANUNLARIN ANAYASAYA UYGUNLUK DENETİMİ: ANAYASA YARGISI Anayasa Yargısı: Kanunların anayasa uygunluğunun yargısal denetimine verilen isimdir. Anayasa Mahkemesi: Kanunların anayasaya uygunluğunu denetlemekle görevli, genel mahkemelerin dışında kurulmuş özel bir mahkemedir. A. Anayasa Yargısı Modelleri 1. Amerikan Modeli Kanunların anayasaya uygunluğunun normal mahkemeler tarafından denetlenmesine “Amerikan modeli anayasa yargısı” denmektedir. 2. Avrupa Modeli Kanunların anayasaya uygunluğunun, genel mahkemeler tarafından değil bu işle görevlendirilen özel bir mahkeme tarafından denetlenmesine “Avrupa modeli anayasa yargısı” denmektedir. B. Anayasaya Uygunluk Denetiminin Türleri 1. A Priori Denetim “Önleyici denetim” de denen a priori, kanunun yayınlanmasından önce yapılan anayasaya uygunluk denetimidir.a priori denetiminin olumlu yanı, denetlenen kanun henüz uygulanmamış olmamasıdır. Ancak bu sistemin, kısa bir sürede denetimini sonuçlandırmak gibi bir sakıncası vardır. ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 4 - 2. A Posteriori Denetim “Düzeltici denetim”de denen a posteriori denetim, kanunun resmi gazetede yayınlanmasından sonra yapılan anayasaya uygunluk denetimidir. Türkiye, Almanya, İtalya gibi ülkelerde a posteriori anayasaya uygunluk denetimi vardır. Bu sistemde kanun önce yürürlüğe girer; kanun denetimi sonra yapılır. Kanun uygulandıktan sonra anayasaya aykırı sonuçlar çıkarıp çıkarmadığı daha iyi anlaşılır.Ayrıca bu usulde anayasa mahkemesinin denetimini sınırlı bir sürede bitirmek gibi bir durumu yoktur. C. Anayasaya Uygunluk Denetiminin Yolları 1. Soyut Norm Denetimi (İptal Davası) Soyut norm denetimi veya iptal davası yolu anayasada belirtilen bazı organların, yasama organı tarafından yeni kabul edilen bir kanun aleyhine doğrudan doğruya anayasa mahkemesine başvurmalarıyla gerçekleştirilen denetimdir. Anayasaya aykırılık iddiası ve denetimi herhangi bir dava ile ilgili olmaksızın soyut olarak gerçekleştirildiği için bu yola “soyut norm denetimi” denmektedir. 2. Somut Norm Denetimi (İtiraz Yolu) Somut norm denetimi veya def ’i yolu bir mahkemede görülmekte olan davanın karara bağlanmasının, o davada kullanılacak hukuk normunun uygun olup olmamasına bağlı olması halinde yapılan denetimdir. Bu denetim yoluyla yürürlükte olan ve yıllardır uygulanmış olan bir kanunun denetlenmesi sağlanabilir. 3. Bireylerin Başvurusu Üzerine Denetim (Anayasa Şikayeti) Avrupa tipi Anayasa yargısı sistemini benimsemiş bazı ülkelerde bireylere de anayasa mahkemesine bazı koşullarda başvurma imkanı tanımaktadır. Buna “anayasa şikayeti” ismi verilmektedir. Ancak bu başvuruyu isteyen herkes değil, sadece temel hak ve hürriyetleri ihlal edilen kişiler belirli koşullar altında yapabilmektedir D. Anayasaya Uygunluk Denetiminin Sonuçları B Ö L Ü M 5 KURUCU İKTİDAR Kurucu İktidar: Anayasa yapma ve değiştirme iktidarı olarak tanımlanmaktadır. Kurumuş İktidar: Kurucu iktidar tarafından yapılan anayasayla kurulan devlet organlarıdır. Devletin başlıca, yasama, yürütme, yargı olmak üzere üç kurulmuş organı vardır. 1. Asli Kurucu İktidar A. Asli Kurucu İktidarın Ortaya Çıkış Halleri ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 5 - 1. Devrim Sosyal, ekonomik, siyasal ve hukuki düzenin bütünüyle ve şiddet yoluyla değiştirilmesidir. Örnek: 1789 Fransız Devrimi, 1917 Rus Devrimi 2. Hükümet Darbesi Hükümetin, anayasal usuller dışında, şiddet yoluyla, birden bire, ama yine yöneticiler arasında el değiştirilmesidir. Örnek: 27 Mayıs 1961 ve 12 Eylül 1980 Hükümet darbeleri. ***Hükümet darbesinde, devrimden farklı olarak sadece yöneticiler değişir, siyasal ve sosyal düzende genellikle değişme olmaz. Devrimde halkında katılımı söz konusu iken, hükümet darbelerini çoğunlukla sınırlı sayıda yönetici kesimler ve özellikle askerler yapar. 3. Savaş 4. Sömürge Olan Ülkenin Bağımsızlığa Kavuşması Sonuç: Asli kurucu iktidar hangi durumda ortaya çıkarsa çıksın, her halükarda bir “hukuk boşluğu” durumunda ortaya çıkmaktadır. Asli kurucu iktidar, önce mevcut bir anayasayı devirerek, bir hukuk boşluğu yaratmakta sonrada yeni bir anayasa yaparak bu boşluğu doldurmaktadır. B. Asli Kurucu İktidarın Sahibi C. Asli Kurucu İktidarın Özellikleri 1. Hukuk Dışılık 2. Sınırsızlık D. Asli Kurucu İktidarın Biçimleri: Anayasa Yapma Usulleri Anayasa Yapma Usulleri Monokratik Usuller Demokratik Usuller Ferman Misak Kurucu Meclis Kurucu Referandum 1. Monokratik Usuller a) Ferman Ferman usulüyle yapılan anayasalar hükümdarın tek taraflı iradesinin ürünüdür. Hükümdar tebaasına bir anayasa vermeye karar verinceye kadar tam anlamıyla mutlak ve sınırsız bir iktidara sahiptir. Ferman tek taraflı bir işlem olarak bağlayıcı değildir. Örnek: 1848 İtalyan Anayasası, 1889 Japon Anayasası bizde de 1876 Kanunu-u Esasi ferman usulüyle hazırlanmıştır. ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 6 - b) Misak Misak usulünde, ferman usulünün aksine, hükümdarın iradesinin karşısında ona kendisini kabul ettirebilen bir temsili organ yada meclis vardır. Kısaca artık, monarkın iradesine eklenen bir başka irade söz konusudur. Burada, hükümdarla onun karşısında olanlar arasında bir pazarlık, bir uzlaşma vardır. Bu nedenle misak hükümdarın tek yanlı bir işlemi değil, iki yanlı bir işlemdir. Özetle misak, hükümdar ile karşısındakiler arasında yapılan bir anlaşma, bir sözleşme, bir akittir.Misak fermanın aksine bağlayıcı bir nitelik taşır. Örnek: 1215 Magna Carta Libertatum, 1689 Bill of Rights bizden 1808 tarihli Sened-i İttifak. 2. Demokratik Usuller Anayasa yapmanın bir de demokratik usulleri vardır. Zira teorik olarak demokrasilerde egemenlik bir kişiye değil, halka ve millete aittir. Egemenlik millete aitse anayasa kurucu meclis, halka aitse kurucu referandum usulüyle yapılacaktır. a) Kurucu Meclis Konvansiyon veya kurucu meclis, anayasayı yapmak üzere halk tarafından seçilmiş özel bir meclis demektir. Görevleri bakımından kurucu meclislerin, “Fransız” ve “Amerikan” olmak üzere iki tipi vardır. b) Kurucu Referandum Kurucu referandum usulünün teorik temelini halk egemenliği ilkesi oluşturmaktadır. Kurum pratikte, yarı-doğrudan doğruya demokrasi araçlarından biri olan referandumun anayasaların kabulüne uygulanmasından ibarettir. Genel Asli Kurucu İktidar Tanımı: Hukuk dışı, sınırsız, sahibi hukuken belirlenemeyen, hukuk boşluğu ortamında beliren, monokratik veya demokratik biçimleri olan, yeni bir anayasa yapma iktidarıdır. 2. Tali Kurucu İktidar Bir anayasayı yine o anayasada öngörülmüş usullerle değiştirme iktidarı olarak tanımlanabilir. A. Tali Kurucu İktidarın Gerekliliği B. Tali Kurucu İktidarın Özellikleri 1. Tali Kurucu İktidar Hukuki Nitelikte Bir İktidardır. Tali kurucu iktidarın kim tarafından hangi usuller dahilinde kullanılacağını tespit eden hukuk kuralları vardır ki, bu kurallar bizzat anayasa tarafından konulmuşlardır. 2. Tali Kurucu İktidar Sınırlı Bir İktidardır. Tali kurucu iktidar bizzat anayasa tarafından kurulduğuna göre, bu iktidarın yine anayasa tarafından sınırlandırılması her zaman mümkündür. Gerçekten de anayasalara bakıldığında anayasaların tali kurucu iktidar için bir takım sınırlar belirledikleri görülmektedir.Bu sınıflar; ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 7 - a) İçeriksel ( Maddi ) Sınırlar Birçok anayasa bazı hükümlerinin değiştirilmesini bizzat yasaklamışlardır. b) Zamansal Sınırlar Bazı anayasalarda tali kurucu iktidarın anayasayı değiştirmesini anayasanın kabul edilmesinden itibaren belli bir süre geçmedikçe yasaklamışlardır. c) Biçimsel Sınırlar Katı anayasaların hemen hepsi kendi değiştiriliş usullerini ayrıntılarıyla tespit etmektedirler. Tespit edilen bu usuller, tali kurucu iktidarın biçimsel sınırlarını oluşturmaktadır. C. Tali Kurucu İktidarın Sahibi D. Tali Kurucu İktidarın Biçimleri: Anayasayı Değiştirme Usulleri 1. Teklif Safhası 2. Karar Safhası 3. Onay Safhası a) Onay Yetkisinin Devlet Başkanına Verilmesi 1. Geciktirici Veto 2. Güçleştirici Veto 3. Mutlak veto b) Onay Yetkisini Halka Verilmesi 1. Mecburi Halk Oylaması 2. İhtiyari ( isteğe bağlı ) Halkoylaması Tablo: Asli Kurucu İktidar --Tali Kurucu İktidar Karşılaştırılması ASLİ KURUCU İKTİDAR TALİ KURUCU İKTİDAR Konusu Yeni Bir Anayasa Yapma Mevcut Anayasada Değişiklik Ortaya Çıkış Halleri Devrim, Hükümet Darbesi, Savaş vs. Normal Dönemler Sahibi Fiilen En Güçlü Olan Anayasanın Yetki Verdiği Organlar Hukuki Niteliği Hukuk-dışıdır Hukukidir Sınırlılık Özelliği Sınırsızdır Sınırlıdır Biçimleri ( Usulleri ) Önceden Belirlenemez Anayasa Tarafından Belirlenen Usuller B Ö L Ü M 6 DEVLET KAVRAMI Devlet Kavramı: Belirli bir ülke üzerinde yaşayan, üstün bir iktidara tabi olan teşkilatlanmış insan topluluğunun meydana getirdiği devamlı ve hukukun kendisine kişilik tanıdığı bir varlıktır. ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 8 - 1. Devletin Unsurları: Millet, Ülke, Egemenlik A. İnsan Topluluğu: Millet Birbirlerine birtakım bağlarla bağlanmış insanlardan oluşmuş topluluğa “millet” deriz. 1. Objektif Millet Anlayışı Objektif anlayışa göre, millet bir takım objektif bağlanmış insanların oluşturduğu topluluktur. Bu bağlar maddi, yani elle tutulur, gözle görülür, kısacası beş duyuyla hissedilir niteliktedir. Örnek: a) Irk Birliği b) Dil Birliği c) Din Birliği 2. Sübjektif Millet Anlayışı Sübjektif millet anlayışına göre, milleti oluşturan insanlar birbirine sübjektif, yani elle tutulamayan, gözle görülmeyen nitelikte olan bağlarla da bağlanabilir. Bu bağlar, manevi niteliktedir; birtakım duygu ve düşüncelerden oluşur. B. Devletin Toprak Unsuru: Ülke Ülke, devletin egemenliğine tabi olan ve üzerinde milletin yerleşmiş olduğu “üç boyutlu maddi çevre” dir. Ülkenin Kısımları a) Kara Sahası b) Su Sahası c) Hava Sahası C. Devletin İktidar Unsuru: Egemenlik 1. Egemenliğin Değişik Anlamları Egemenlik kavramı ortaya atıldığı zamanlardan günümüze kadar değişik anlamlarda kurulmuştur. Egemenlik Dış Egemenlik ( Bağımsızlık ) İç Egemenlik Devletlerin Eşit Egemenliği İçişlerine Karışma Kendisi ( İçeriği ) ( Kanun Yapmak, Savaş Veya Barış İlan Etmek, Yargılama Yapmak, Para Basmak, Vergi Toplamak, vs. ) Niteliği ( Asli, En Üstün, Sınırsız, Bölünmez, Devredilmez İktidar) ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 9 - a) Dış Egemenlik Devletin diğer devletlerden aşağı konumda olması, başka devletlere tabi bulunmaması ve dış ilişkilerinde diğer devletlerle eşit olmamasıdır. Devletlerin bağımsızlığı ilkesinin 1. Devletlerin Egemen Eşitliği Uluslararası hukuk bakımından bütün devletlerin aynı hukuksal statüye sahip oldukları anlamına gelir. 2. İçişlerine Karışmama İlkesi Milletler Cemiyeti Sözleşmesiyle tanınmıştır. Keza, Bu ilke Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 21 Aralık 1965 tarih ve 2131 sayılı kararıyla da kabul edilmiştir. b) İç Egemenlik Devletin kendi ülkesi içinde söz konusu olan egemenliğidir.İç egemenlik de kendi içinde; 1. Devlet iktidarının kendisini, yani içeriğini açıkçası kapsadığı yetkileri ifade etmek için kullanılır. 2.Devlet iktidarının kendisini değil bu iktidarın bazı niteliklerini belirtir. Egemen İktidarın Başlıca Nitelikleri 1. Asli bir iktidardır. 2. Bir başka iktidardan türememiştir. 3. En üstün iktidardır. 4. Sınırsız bir iktidardır. 5. Tek ve bölünmez bir bütündür. 6. Devir ve ferağ edilemez. Devletin Devamlılığı İlkesi Devlet içinde, hükümetlerin, siyasal rejimlerin değişmesiyle devlet değişmez.Devletin devamlılığı ilkesinin başlıca üç sonucu vardır: 1. Antlaşmaların Devamlılığı 2. Hukukun Devamlılığı 3. Borçların Devamlılığı 2. Egemenlik Teorileri Egemenlik Teorileri Teokratik Teoriler Demokratik Teoriler Doğaüstü İlâhi Hukuk Doktrini Providansiyel İlâhi Hukuk Doktrini Millî Egemenlik Teorisi Halk Egemenliği Teorisi ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 10 - 2. Devletin Kökeni Hakkındaki Teoriler 1. Aile Teorisi Bu teoriye göre devlet, ailenin zamanla büyümesi ve aynı kandan gelen ailelerin birleşmesiyle meydana gelmiştir. Aile gens (geniş aile,sülale) trübü (boy,kabile,aşiretler) Devlet 2. Biyolojik Teori (Organizmacı Teori) Bu teoriye göre devlet tabii ve biyolojik kanunlara göre, diğer canlı yaratıklar gibi kendiliğinden meydana gelen, büyüyen, gelişen ve zamanla yok olan bir organizmadır.İnsan vücudunun organ ve fonksiyonlarına tekabül eden organ ve fonksiyonlar aynen devlette de vardır.Örneğin; insandaki beslenme devletteki üretimdir.İnsan vücudundaki dolaşan kanın devletteki karşılığı mal ve eşya dolaşımıdır. 3. Kuvvet ve Mücadele Teorisi Bu teoriye göre devlet güçlüler ile zayıflar arasındaki mücadeleden doğmuştur.Devlet, güçlülerin zayıflar üzerinde zorla kurdukları bir baskı teşkilatıdır.Bu teşkilat sayesinde, güçlüler zayıfları sömürmeye devam etmektedir.Hukuk da, bu baskı ve sömürgeye çanak tutmaktadır. 4. Ekonomik Teori: Marksizm Bu teoriye göre devlet, ekonomik olayların sosyal ve siyasi olaylara hakim olmaları sonucu meydana gelmiştir.Ekonomik teorinin en önemli savunucusu Karl Marx’tır.Marksist teori, “üst yapı” ve “alt yapı” kurumları arasında ayrım yapar.Üst yapıyı alt yapı belirler.Alt yapıda “üretim biçimleri” bulunur.Devlet ise bir “üst yapı” kurumudur.O halde devlet,üretim biçimleri tarafından belirlenmektedir. 5. Devletin Kaynağını İnsan Aklına ve İradesine Dayandıran Teori: Sosyal Sözleşme Teorisi Bu teori, Thomas Hobbes, John Locke, Jean-Jacques Rousseau tarafından savunulmuştur.Bu yazarlara göre, insanlar devletin oluşmasından önce “tabiat hali” denilen bir dönemde yaşıyorlardı.Bu dönemde bir şey oldu, insanlar bu dönemden çıkmaya kendi akıl ve iradeleriyle karar verdiler. İnsanlar bu dönemden sonra kendi aralarında bir sözleşme yaptılar. Bu sözleşmeye “sosyal sözleşme” denir. İşte devletin temelinde bu sözleşme yatar. a) Thomas Hobbes Ünlü İngiliz düşünürü Thomas Hobbes, devletin oluşmasından önceki dönemde, yani doğal yaşam döneminde, kavga, savaş, didişme vardı. Bu dönemde insan insanın kurdu idi. Bu dönemde herkesin herkesle savaşı vardı. Böyle bir dönemde ilerleme olmuyordu. Bu kargaşadan bıkan insanlar, düzeni ve barışı sağlamak için kendi aralarında anlaştılar ve bir sözleşme yaptılar. Bu sözleşmeyle kendi özgürlüklerini Leviathan’a ( Devlet ) devrettiler. İşte Hobbes’a göre devlet, doğal yaşam halinde bulunan insanların düzen sağlamak için kendi aralarında yaptıkları bu “sosyal sözleşme”den doğmuştur. Leviathan’ın tek görevi düzen sağlamaktır. Dolayısıyla Hobbes’un devlet anlayışı özgürlükçü değil, otoriterdir. ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 11 - b) John Locke İngiliz düşünürü John Locke’a göre de devletin ortaya çıkmasından önceki dönemde, insanlar arasında barış ve özgürlük vardı. İnsanlar mutlu bir yaşam sürüyorlardı. Bununla birlikte, doğal yaşam döneminde suçluların cezalandırılmasında sorun ortaya çıkıyordu. Kural olarak suç işleyeni cezalandıracak herhangi bir kurum yoktu. İşte bu sakıncayı ortadan kaldırmak için insanlar kendi aralarında bir sözleşme yaparak sahip oldukları cezalandırma haklarından vazgeçtiler. Bu anlaşmayla insanlar tabii toplum halinden siyasi toplum haline geçtiler. İşte, devletin kaynağında insanların cezalandırma haklarının devri konusunda yaptıkları bu sözleşme yatmaktadır. c) Jean-Jacques Rousseau Cenevre vatandaşı ünlü filozof Jean- Jacques Rousseau’ya göre de, doğal yaşmada insanlar arasında eşitlik, barış ve mutluluk vardı. Ancak bu dönemde insanlar artan ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmaya başladılar. Tarım topraklarının ve madenlerin işlenmesi özel mülkiyeti doğurdu. Özel mülkiyetin ortaya çıkmasıyla, insanlar arasındaki eşitlik bozuldu. Eşitliğin bozulmasıyla de insanların arasındaki barış ve mutluluğun yerini kavga ve didişme aldı. Bu kargaşaya bir son vermek, güven duygusunu yeniden tesis etmek için bir araya gelip bir “sosyal sözleşme” yapmışlardır; bu sözleşmeyle birleşerek sosyal bir heyet, kendi kişiliklerinin dışında kolektif bir varlık meydana getirmişlerdir. İşte bu varlık devlettir. Rousseau, bu sosyal sözleşmeyle oluşa iradeye de “genel irade” diyor. Hobbes, Locke ve Rousseau Arasında Karşılaştırma Hobbes Locke Rousseau Doğal Yaşam Kavga Var. Barış ve Özgürlük Var Barış, eşitlik var. Özel mülkiyetin ortaya çıkmasıyla eşitlik bozuluyor. Güveni temin etmek için bireyler, sözleşerek, “genel irade”yi oluşturuyorlar. İnsanlar, özgürlüklerinden vazgeçmiş olmuyorlar; ama genel iradeye tabiler. Azınlık hakları yoktur Sözleşmenin Konusu Özgürlüklerin Leviathan’a Devri Cezalandırma Hakkının Devlete Devri Devletin Taahhüdü Güvenlik Ve Düzen Sağlama Suçluları Cezalandırmak, Adaleti Gerçekleştirmek Devlet Anlayışı Otoriter Özgürlükçü Devletin Kökenini hakkında Teoriler Konusunda Değerlendirme Bu teorilerin hepsinin eleştirilebilecek birçok yönünün olduğunu ve gerçeklerle uyuşmadığını söyleyebiliriz. Bununla birlikte bu teorilerden hepsi devlet kökeni sorununun bir yönüne ışık tutmaktadır. O nedenle, bu teorilerin bilinmesinde devlet olgusunu anlayabilmek bakımından yarar vardır. ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 12 - B Ö L Ü M 7 DEVLET ŞEKİLLERİ I : MONARŞİ VE CUMHURİYET Monarşi ile Cumhuriyet Arasındaki Ayrım Sorunu Bir devlette eğer devlet başkanı, bir makama veraset usulüyle yani irsi olarak geliyorsa, bu devletin şekli monarşi, yok eğer başka bir usulle geliyorsa bu devletin şekli cumhuriyettir. 1. Monarşi A. Saltanat Haklarının Sınırlanmasına Göre Monarşi Çeşitleri 1. Mutlak Monarşi Hükümdarın saltanat haklarının kanuni bir sınırlandırmaya tabi tutulmadığı monarşi türüdür. 2. Meşruti Monarşi Hükümdarın saltanat haklarının kanuni bir sınırlandırmaya tabi tutulduğu monarşidir. Diğer bir ifadeyle, bu tür monarşide hükümdarın yanında devlet iktidarını onunla birlikte paylaşan ve an azından bir kısmı halk tarafından seçilen bir organ, bir parlamento vardır. B. Hükümdarın Tahta Geçiş Biçimine Göre Monarşi Çeşitleri 1. İrsi Monarşiler İrsi monarşilerde hükümdar tahta belirli bir hanedana mensup olmak, veraset sırsında belirli bir yerde bulunmak ve belirli bir takım şartları yerine getirmek suretiyle otomatik olarak çıkar. Diğer bir ifadeyle, tahtın sahibi veraset kurallarına göre belirlenir. 2. Seçimli Monarşiler Bu tür monarşilerde hükümdar saltanat hakkını seçimle kazanır. Hükümdarı devletin ileri gelenleri seçer. Ancak seçimli monarşi yine de bir monarşidir; cumhuriyet değildir. B Ö L Ü M 8 DEVLET ŞEKİLLERİ II : ÜNİTER VE BİLEŞİK DEVLET Devlet Şekilleri Üniter Devlet Bileşik Devlet Merkezi Üniter Devlet Adem-i Merkezi Üniter Devlet Devlet Birlikleri Devlet Toplulukları Şahsi Birlik Hakiki Birlik Konfederasyon Federasyon ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 13 - I. Üniter Devlet Devletin, ülke, millet, ve egemenlik ilk unsurları ve keza yasam, yürütme ve yargı organları bakımından teklik özelliği gösteren devlet şeklidir. O halde,üniter devleti, devletin unsurlarında ve organlarında teklik özelliğiyle tanımlayabiliriz. Üniter Devletin Çeşitleri 1. Merkezi Üniter Devlet Devletin dışında başka kamu tüzel kişisinin olmadığı ve bütün devlet faaliyetlerinin merkezden yürütüldüğü devlet demektir. 2. Adem-i Merkezi Üniter Devlet Bazı devlet faaliyetlerinin devlet dışındaki kamu tüzel kişileri tarafından yürütüldüğü devlet demektir. a) Yer Yönünden Adem-i Merkeziyet Belirli bir yerde oturanların, yerle ve ortak hizmetlerini karşılamak için, merkezi idarenin dışında, devletten ayrı tüzel kişilikleri bulunan, belli bir özerkliğe sahip olan, organları mahalli seçimle işbaşına gelen kamu kuruluşlarıdır. Örneğin belediyeler böyledir. b) Hizmet Yönünden Adem-i Merkeziyet Uzmanlık isteyen, merkezi idare tarafından yürütülmesi uygun görülmeyen, bazı kamu hizmetlerini yürüten,devletten ayrı kamu tüzel kişilikleri bulunan, belli bir özerkliğe sahip olan kamu kuruluşlarıdır. Üniversiteler, TRT ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları bu tür adem-i merkeziyet kuruluşlarına örnek gösterilebilir. II. Bileşik Devlet İki veya daha çok devletin sıkı veya gevşek bağlarla birleşmelerinden meydana gelen devlet şeklidir. Bileşik devletler kendi içlerinde: A. Devlet Birlikleri İki ayrı devletin, ayrılıklarını az çok koruyarak birleşmesinden meydana gelen devlet şeklidir. 1. Şahsi Birlik İki veya daha fazla monarşik devletin başına aynı hükümdarın geçmesiyle oluşur. Yani aynı şahıs iki ayrı devletinde kralı olursa şahsi birlikten söz edilebilir. 2. Hakiki Birlik Temelde bir şahsi birlik olmakla birlikte, şahsi birlikten daha ileri bir aşamadır. Birden fazla devletin, içişlerinde bağımsızlıklarını koruyarak dış ilişkileri bakımından bir devlet oluşturacak şekilde birleşmelerinden meydana gelir. ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 14 - B. Devlet Toplulukları İki veya daha fazla devletin bir arya gelmesiyle oluşturdukları birleşik devletlerdir. Kendi içinde ikiye ayrılırlar 1. Konfederasyon Birden fazla bağımsız devletin uluslar arası hukuki kişiliklerini muhafaza etmek şartıyla belli bir amaçla, özellikle ortak savunma sağlamak üzere kurdukları bir devlet topluluğu şeklindedir. Konfederasyonun en eski örneği İsviçre Konfederasyonudur. 2. Federasyon ( Federal Devlet ) Kendi içlerinde belli bir özerkliği koruyarak iki veya daha fazla devletin aynı merkezi iktidara tabi olmak suretiyle oluşturduğu devlet topluluğudur. Federasyonda “federal devlet” ve “federe devletler” olmak üzere iki tür devlet vardır. Federasyon ile Konfederasyon Arasındaki Farklar Konfederasyon Federasyon Kaynak Uluslar arası antlaşmayla kurulur. Anayasayla kurulur Bağın Niteliği Üye devletler arasındaki bağ akdidir. Aynasal niteliktedir Ayrılma Hakkı Üye devletler üyelikten çıkabilir. Ayrılma hakkı yoktur Uluslar arası Kişilik Üye devletlerin de var. Sadece federal devletin var Dış İlişkiler Üye devletler bağımsızdır. Federe devletler federal devletlere bağlıdır. Zorlama Gücü Konfederasyonun üye devletler üzerinde zorlama gücü yoktur. Var Vatandaşlık Sadece üye devletleri vatandaşlığı var. İki tür vatandaşlık var ( Federal Vatandaşlık + Federe Vatandaşlık ) Üniter Devlet ile Federal Devlet Arasındaki Farklar Üniter Devlet Federal Devlet Devlet Sayısı Tek devlet var. 1) Bir federal devlet 2) Birden çok federe devlet Hukuk Düzeni Tek bir hukuk düzeni var. 1) Bir federal hukuk düzeni 2) Birden çok federe hukuk düzeni Y.Y.Y Organları Tek yasama, yürütme ve yargı organı var. 1) Federal Yasama, Yürütme ve Yargı organı 2) Federe Yasama, Yürütme ve Yargı organı Yetki Paylaşımı Merkezi idare ile adem-i merkezi idare arasında kanunla yapılır. Federal devlet ile federe devletler arasındaki yetki paylaşımı anayasayla yapılır. ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 15 - Federalizmin Özellikleri 1. Yetkilerin Yerel Bölüşümü 2. Yetkilerin Güvenceli Bölüşümü: Yazılı ve Katı Anayasa ile Anayasanın Değiştirilmesinde Federe Devletlerin Rızalarının Alınması Zorunluluğu 3. Yetki Bölüşümü Usulü Federalizmde yetkiler federal devlet ile federe devlet arasında anayasayla paylaştırılır. Bu konuda iki sistem uygulanır: 1) Federal Devletin Yetkilerini Sayma Bu sistemde federal devletin yetkileri tek tek sayılır (bu yetkilere sayılmış yetkiler denir) ve bu yetkilerin dışındakiler (bunlara bakiye yetkiler denir) federe devlete bırakılır. Bu sistemde federe devletlerin yetkisi, “genel yetki”; federal devletlerin yetkisi ise “istisnai yetki” veya verilme yetki niteliğindedir. Bu sistem federe devletlerin lehinedir. Örnek: Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, İsviçre gösterilebilir. 2) Federe Devletin Yetkilerini Sayma Bu sistemde anayasada ferde devletlerin yetkileri tek tek sayılır bu yetkilerin dışında kalan yetkiler federal devlete bırakılır. Bu sistemde, federal devletin yetkisi, “genel yetki”; federe devletlerin yetkisi ise “istisnai yetki” niteliğindedir. Bu sistem federal devletin lehinedir. Örnek: Kanada ve Avusturya 4. Yetki Uyuşmazlıkların Yargısal Çözümü: Federal Yüksek Mahkemenin Gerekliliği 5. Federe Devletlerin Federal Yasama Organında Temsili: İki Meclislilik ve İkinci Mecliste Eşit Temsil İlkesi 6. Eşit-İki Meclislilik Federal Devletlerin Kurulması a) Birleşme Yoluyla Federalizm Bu yolda, başlangıçta birbirinden ayrı olan üniter devletler, birleşerek bir federal devlet meydana getirirler. Üniter devletten federal devlete geçiş aşamasında genellikle devletler ilk önce bir “konfederasyon” meydana getirirler. Bu konfederasyon sonra federasyona dönüşür. Örnek: Amerika Birleşik Devletleri ve İsviçre. b) Ayrılma Yoluyla Federalizm Bu usulde, başlangıçta üniter nitelikte olan devletten, bölge, il gibi birimleri ayrılmak ister. Bu birimler genellikle ayrılıp bağımsız devletler kurmak yerine, federe devlet haline gelirler. Bu şekilde, eski üniter devlet federal devlete, eski devletin illeri veya bölgeleri de federe devlete dönüşmüş olur. ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 16 - B Ö L Ü M 9 HÜKÜMET SİSTEMLERİ Kuvvetler Ayrılığı Teorisi a) Locke b) Montesquieu Hükümet Sistemlerinin Tasnifi Kuvvetler Birliği ve Ayrılığına Göre Hükümet Sistemleri Hükümet Sistemleri Kuvvetler Birliği Sistemleri Kuvvetler Ayrılığı Sistemleri Yürütmede Birleşme Mutlak Monarşi Diktatörlük Yasamada Birleşme Meclis Hükümeti Sistemi Sert Başkanlık Sistemi Yumuşak Parlamenter Sistem I. Kuvvetler Birliği Sistemleri A. Yürütme Organında Birleşme 1. Mutlak Monarşi Yasama ve yürütme kuvvetlerinin hükümdarda toplandığı bir hükümet sistemidir. 2. Diktatörlük Yasma ve yürütme ve hatta yargı kuvvetlerinin tek bir kişinin veya grubun elinde toplandığı bir rejimdir. Diktatörler tanımı gereği, demokratik rejimler değildir.Diktatörlükler çok çeşitlidir. Bununla birlikte diktatörlükler: a) Totaliter Diktatörlük Totaliter diktatörlükler şu dört unsurla tanımlanabilir: (1) Devlet içinde iktidar gruplarının olmasına tahammül edemez. Bu nedenle toplumdaki plüralist yapıları tasfiye eder. (2) Kütlesel bir tek parti vardır. (3) Marksizm gibi, faşizm gibi katı ve toptancı bir ideoloji vardır. (4) Muhalif bireylerin ve grupların yok edilmelerine yönelik keyfi ve yoğun bir zor kullanımı vardır. ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 17 - b) Otoriter Diktatörlük Sınırlı bir plüralizme yer veren, ideolojiye değil zihniyete dayanan, yaygın ve yoğun bir siyasal mobilizasyon ve katılma yaratmayan rejimler olarak tanımlayabiliriz. B. Yasama Organında Birleşme: Meclis Hükümeti Yasama organı hem kanun yapmakta, hem de kendi yaptığı kanunları uygulamaktır. Bu tür sisteme anayasa hukuku literatüründe “meclis hükümeti sistemi” veya “konvensiyonel sistem” denir. II. Kuvvetler Ayrılığı Sistemleri Yasam ve yürütme kuvvetlerinin ayrı ayrı organlara verildiği hükümet sistemleridir. Kuvvetler ayrılığı sistemleri kendi içinde kuvvetler ayrılığının derecesine göre ikiye ayrılır: A. Sert Kuvvetler Ayrılığı: Başkanlık Sistemi Yasama ve yürütme kuvvetleri birbirinden mutlak bir şekilde ayrılmış iki organa verilmiştir. Bu organlar karşılıklı olarak birbirinden, gerek kaynak bakımından, gerek varlıklarını sürdürme bakımından bağımsızdır. 1. Asli Özellikler Başkanlık sistemini asli ayırıcı özellikleri şunlardır: a) Yürütme Organı Tek Kişiliktir. b) Başkan, Halk Tarafından Seçilir. c) Başkan, Yasamanın Güvenine Dayanmaz. 2. Tali Özellikler a) Başkan Yasama Organını Feshedemez. b) Aynı Kişi Hem Yürütmede, Hemde Yasamda Görev Alamaz. c) Başkan, Yasma Organının Çalışmasına Katılamaz. Başkanlık sisteminde, başkan ve sekreter yasama organının çalışmasına katılamaz. Bu şu anlama gelir: a) Başkan ve sekreterler, yasama organının toplantılarına katılıp görüş bildiremezler. b) Başkanının kanun teklif etme yetkisi yoktur c) Başkanın yasama organının toplanmasını engelleme hakkı, toplanmış meclisin toplantıların kapatma, meclisi tatile sokma yetkisi yoktur. ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 18 - 3. Başkanlık Sisteminde Yasama ve Yürütme Arasında Karşılıklı İletişim Araçları a) Atamalar b) Milletlerarası Antlaşmaların Onaylanması c) Meclis Araştırması d) Suçlama e) Bütçe f) Veto g) Mesaj 4. Değerlendirme: Başkanlık Sisteminin Güçlü ve Zayıf Yanları a) Güçlü Yanları Başkanlık sisteminin parlamenter hükümet sistemine nazaran belli başlı üç üstünlüğünün veya güçlü yanının olduğu ileri sürülmüştür: 1) Başkanlık sistemi istikrarlı bir yönetime yol açar. 2) Başkanlık sistemi güçlü bir yönetim yaratır. 3) Başkanlık sistemi daha demokratik bir yol yaratır. a) Başkanın doğrudan doğruya halk tarafından seçilmesi, başkanlık sistemine tartışılmaz bir demokratik nitelik kazandırır. b) Hesap sorulabilirlik açısından başkanlık sistemi parlamenter sisteme göre daha demokratik niteliktedir. c) Önceden belirlenebilirlik açısından başkanlık sistemi daha demokratiktir. “Önceden belirlenebilirlik”, seçmenin oy pusulasını atarken oy verdiği adayın kazanması halinde kimin hükümet edeceğini bilmesini ifade eder. b) Zayıf Yanları 1) Başkanlık sistemi rejim krizlerine yol açabilir. 2) Başkanlık sistemi katıdır. 3) Başkanlık sistemi çift meşruluk sorununa yol açabilir. 4) Başkanlık sistemi siyasal kutuplaşmaya yol açabilir. 5) Başkanlık sistemi iktidarın kişiselleşmesine yol açabilir. 5. Yarı - Başkanlık Sistemi Cumhurbaşkanının halk tarafından seçildiği bir parlamenter sisteme yarı başkanlık sistemi denir. Yarı başkanlık sisteminin özellikleri: a) İki – Başlı Yürütme b) Seçim Usulü c) Yasamanın Güveni ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 19 - B. Yumuşak Kuvvetler Ayrılığı: Parlamenter Sistem Yasama ve yürütme kuvvetleri birbirinden yumuşak bir şekilde ayrılmıştır. Bu sistemde yasama ve yürütme yetkileri kural olarak iki organa verilmişse de, bu organlara birbirinden tam olarak bağımsız değildir. Örnek: Türkiye, İngiltere, Almanya, İtalya, Yunanistan vb. 1. Asli Özellikler Parlamenter hükümet sistemin en kısa ve güzel tanımı Leon Epstein tarafından yapılmıştır. Epstein’e göre, parlamenter sistem, “yürütme iktidarının yasama iktidarından kaynaklandığı ve ona karşı sorumlu olduğu demokrasi tipidir. Parlamenter sistemlerin temel özellikleri: a) Yürütme Organının Yapısı: İki-Başlılık Parlamenter hükümet sistemlerinde yürütme organı “iki-başlı” dır. Buna “düalist yürütme” de denir. Bir yanda “devlet başkanı”, diğer yanda is “bakanlar kurulu” vardır. Gerek kral olsun, gerekse cumhurbaşkanı olsun, devlet başkanı yasama organı karşısında sorumsuzdur. Parlamenter Sistemlerde Bakanlar Kuruluna Hakim Olan İlkeler (sayfa:102) 1) Kolektif Sorumluluk 2) Kolejyallik İlkesi 3) Homojenlik İlkesi 4) Dayanışma İlkesi 5) Gizlilik İlkesi b) Yürütmenin Göreve Gelişi Parlamenter hükümet sistemlerinde yürütme organı doğrudan doğruya halk tarafından seçilmez.Yürütme organının birinci kanadı olan “devlet başkanı”, monarşik parlamenter sistemler de irsi olarak belirlenir. Cumhur parlamenter sistemler de ise, devlet başkanı, doğrudan doğruya halk tarafından değil genellikle yasma organı tarafından seçilir. Parlamenter sistemlerde yürütme organının ikinci kanadı olan “kabine” de seçim usulüyle değil, yasam organı tarafından belirlenir. c) Sorumluluk: Yasamanın Güvenine Dayanması Parlamenter hükümet sistemlerinde, yürütmenin bir kanadı olan devlet başkanı yasama organı karşısında sorumsuzdur.Ancak yürütmenin ikinci kanadı olan kabine yasama organı karşısında sorumludur. Kabinenin yasama organı karşısında kolektif ve bireysel olmak üzere iki tür sorumluluğu vardır. 2. Tali Özellikler a) Fesih b) Aynı Kişi Hem Yürütmede, Hemde Yasamda Görev Alabilir c) Bakanlar Kurulun Yasam Organının Çalışmalarına Katılır. ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 20 - 3. Karşılıklı Etkileşim Araçları a) Kanun Yapımına Yürütmenin Katılması b) Bütçe c) Uluslararası Antlaşmalar d) Denetim Yasama organı, soru, meclis araştırması, meclis soruşturması, gensoru gibi yollarla yürütmeyi denetleyebilir. Başkanlık Sistemi – Parlamenter Sistem Karşılaştırması F A R K L I L I K L A R BAŞKANLIK SİSTEMİ PARLAMENTER SİSTEM ÖZELLİKLER ASLİ 1. Yürütme Organının Yapısı Tek - Başlı İki - Başlı 2. Yürütme Organının Yapısı Halk Parlamento 3. Yürütmenin Yasamaya Karşı Sorumluluğu Yok Var TALİ 1. Yürütmenin Yasamayı Fesih Hakkı Yok Var 2. Aynı Kişinin Yasam + Yürütmede Görev Alması Mümkün Değil Mümkün 3. Yürütmenin Yasama Çalışmalarına Katılması Mümkün Değil Mümkün 4. Değerlendirme: Parlamenter Sistemin Güçlü ve Zayıf Yanları a) Parlamenter Sistemin Güçlü Yanları 1) Parlamenter sistemde tıkanıklıkları giderici çözüm yolu vardır. 2) Parlamenter sistem esnektir. 3) Parlamenter sistem kutuplaşmaya yol açmaz. 4) Parlamenter sistemlere devlet başkanının ılımlaştırıcı ve uzlaştırıcı bir etkisi vardır. b) Parlamenter Sistemin Zayıf Yanları 1) Parlamenter sistem istikrarsız hükümetlere yol açar. 2) Parlamenter sistem zayıf hükümetlere yol açar. 3) Parlamenter sistem düşük nitelikli bir demokrasiye yol açar Değerlendirme: Parlamenter Sistemin Güçlü ve Zayıf Yanları BAŞKANLIK SİSTEMİ PARLEMENTER SİSTEM 1. İstikrar YÜKSEK DÜŞÜK 2. Etkinlik YÜKSEK DÜŞÜK 3. Hesap Sorulabilirlik YÜKSEK DÜŞÜK 4. Önceden Belirlenebilirlik YÜKSEK DÜŞÜK 5. Sistemin Tıkanması İhtimali YÜKSEK DÜŞÜK 6. Katılık / Esneklik KATI ESNEK 7. Kutuplaşma YÜKSEK DÜŞÜK 8. İktidarın Kişiselleşmesi İhtimali YÜKSEK DÜŞÜK 9. Devlet Başkanının Ilımlaştırıcı Etkisi YOK VAR ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 21 - B Ö L Ü M 10 DEMOKRASİ 1. Demokrasi Teorileri, A. Normatif Demokrasi Teorileri Normatif demokrasi teorisi, demokrasiyi sözlük anlamından hareketle tanımlar. Demokrasi eski Yunanca “halk” anlamına gelen demos ve “yönetmek” anlamına gelen kratein sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur ve bu anlamıyla halkın yönetimi demektir. Demokrasi sadece “halk tarafından yönetim” olarak değil, “halk için yönetim” olarak da tanımlanmalıdır. O halde bu anlamda demokrasi Abraham Lincoln’ün meşhur ifadesiyle halkın halk tarafından halk için yönetimi” olarak tanımlanabilir. Normatif anlamda demokrasi, bir ideali bir olması gerekeni yansıtır. B. Ampirik Demokrasi Teorileri Ampirik demokrasi teorisi ise, ideal anlamda demokrasiyi değil, “bu ideale kaba taslak yaklaşan… gerçek demokrasiler” i esas alır. Demokrasinin tanımı konusunda “olması gerekene” değil “olana” bakar. Nispeten çokça bir yurttaş grubunun uzun bir zaman boyunca arzularına cevap verebilen rejimlerin ortak özellikleri şunlardır; 1. Etkin Siyasal Makamlar Seçimle İş Başına Gelmektedir. 2. Seçimler Düzenli Aralıklarla Tekrarlanmalıdır. 3. Seçimler Serbest Olmalıdır. 4. Birden Çok siyasal Parti Var Olmalıdır. 5. Muhalefetin İktidar Olma Şansı Mevcut Olmalıdır. 6. Temel Kamu Hakları Tanınmış ve Güvence Altına Alınmış Olmalıdır. 2. Egemenliğin Kullanılması Bakımından Demokrasi Tipleri Egemenliğin kullanılması bakımından demokrasinin üç ayrı uygulama biçimi vardır: A. Doğrudan Demokrasi Doğrudan hükümet de denilen “doğrudan demokrasi” halkın egemenliğini bizzat ve doğrudan doğruya kullandığı demokrasi tipidir. Doğrudan demokraside devlet için gerekli olan bütün karalar, yurttaşlar topluluğu tarafından aracısız ve temsilcisiz olarak bizzat alınırlar. Pratik İmkansızlık: Doğrudan demokrasi, demokrasi idealine an yakın olan sistemdir. Ne var ki, günümüzde pratik güçlükler nedeniyle uygulanması imkansızdır. Milyonlarca kişiden oluşmuş bir devletin halkını bir meydanda toplamak mümkün değildir. O nedenle doğrudan demokrasi bugün için tarihsel ve ütopik bir değere sahiptir. ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 22 - B. Temsili Demokrasi Temsili hükümet “temsili demokrasi” halkın egemenliğimi kendi seçtiği temsilcileri aracılığıyla kullandığı demokrasi tipidir. Diğer bir ifadeyle temsili demokraside, “temsilci” denen kişileri halk seçmekte ve bu kişiler ise egemenliği kendi adlarına değil, halk adına kullanmaktadır. Emredici Vekalet Teorisi Temsili hükümet sistemlerinde ilk zamanlarda, seçmenler ilk temsilcileri arasındaki ilişkinin emredici nitelikte bir vekalet ilişkisi olduğu görüşü ileri sürülmüştür. Buna “emredici vekalet teorisi” denir. Emredici Vekaletin Başlıca Özellikler 1) Seçmenler milletvekillerine emir ve talimat verebilirler. 2) Seçmenle istedikleri zaman seçtikleri milletvekillerini görevden alabilirler. 3) Milletvekili de seçmenlerine karşı hesap vermekle yükümlüdür. 4) Milletvekillerinin maaşları, genel bütçeden değil, kendisini seçen seçim çevresinin seçmenleri tarafından ödenir. Temsili Vekalet Teorisi Temsili vekalet teorisine göre millet ile milletvekilleri arasındaki ilişki temelde bir vekalet ilişkisidir. Ancak bu vekalet, siyasal nitelikte bir vekalettir ve özel hukuktaki vekaletten birçok bakımdan farklıdır. Temsili vekaletin başlıca özellikleri şunlardır: 1) Milletvekili seçildiği seçim çevresini değil, bütün milleti temsil eder. 2) Temsili vekalet teorisine göre, egemenliğin kullanılması konusunda ki, vekalet, millet tarafından milletvekillerine tek tek değil, bir bütün olarak verilmiştir. 3) Temsili vekalet teorisine göre, millet ile millet vekilleri arasındaki vekalet ilişkisi emredici nitelikte değildir. Buna “emredici vekalet yasağı” denir. Yani seçmenler milletvekillerine emir ve talimat veremez. 4) Temsili vekalet teorisine göre, milletvekilleri kendisini seçen seçmenler tarafından görevden alınamazlar Buna “azil yasağı” denir. C. Yarı – Doğrudan Demokrasi Yarı doğrudan hükümet de denilen “yarı doğrudan demokrasi”, egemenliğin kullanılmasının halk ile temsilciler arasında paylaştırıldığı demokrasi tipidir. Yarı – doğrudan demokrasi, temsili demokrasi ile doğrudan demokrasinin birleşimidir. Yarı – Doğrudan Demokrasinin Araçları; 1. Referandum En kısa tanımıyla, parlamento tarafından kabul edilen veya edilecek olan bir kanun metninin halkın onayına sunulmasıdır. Referandumun deşik çeşitleri vardır; ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 23 - Referandum Çeşitleri Bağlayıcılığı Bakımından Başvuruluşu Bakımından Konuları Bakımından İstişari Tasdiki İhtiyari Mecburi Kurucu Teşrii a) Bağlayıcılığı Bakımından aa) İstişari Referandum Referandum neticesinin yasama meclisini hukuken bağlamadığı referandum şeklidir. Bu tür referandumda halkın verdiği cevabı yasama meclisi isterse dikkate alır; isterse dikkate almaz. Örnek: 1975’te İngiltere’de Avrupa Ekonomik Topululuğu konusunda yapılan referandum. bb) Tasdiki Referandum Referandum neticesinin hukuken bağlayıcı olduğu referandum çeşididir. Bu usulde, referandum neticesinde kabul oyları çoğunlukta çıkmışsa kanun onaylanmıştır ve hukuken bağlayıcı bir kanun haline gelir. b) Başvuruluşu Bakımından aa) Mecburi Referandum Bazı konularda anayasa gereği yapılması zorunlu olan referandum türüdür. Örnek: İsviçre’de anayasa değişikliklerinin mutlaka referanduma sunulması gerekir. bb) İhtiyari Referandum Belli makamların isteğine bağlı olarak başvurulan referandum türüdür. c) Konuları Bakımından aa) Kurucu Referandum Yeni bir anayasanın kabul edilmesi veya mevcut bir anayasada değişiklik yapılması konusunda düzenlenen referandum türüdür. Örnek: 1982 Türk Anayasasının kabul edildiği 7.11.1982 tarihli referandum. bb) Olağan kanunlara ilişkin olarak yapılan referandum türüdür. 2. Halk Vetosu Parlamento tarafından usulüne uygun olarak kabul edilen kanunun halkın inisiyatifiyle düzenlenen bir referandum neticesinde reddedilerek yürürlüğe girmesinin engellenmesidir. 3. Halk Teşebbüsü Referandum ve halk vetosu istenmeyen kanunun engelleyebilir; ama halkın istediği kanunun çıkmasını sağlayamaz. İşte halkın istediği, ama parlamentonun çıkarmaya yanaşmadığı kanunun çıkarılmasını sağlayıcı yarı doğrudan demokrasi aracı “halk teşebbüsü” dür. Halk ? ? Hazırlayan: DENİZ SEVİM Kamu Yönetimi 2 / 030403004 - 24 - teşebbüsü usulünde, belli sayıda seçmen kendi aralarında imza toplayarak belli bir konuda kanun yapılmasını isterler. 4. Temsilcilerin Azli Halkın çalışmasından memnun kalmadığı temsilcilerini görevden almasına imkan veren bir usuldür. Temsilcilerin azli usulünün “bireysel” ve “kolektif” olmak üzere iki değişik şekli vardır. Bireysel azil usulü Amerika Birleşik Devletlerini bazı eyaletlerinde, kolektif azil usulü İsviçre’nin bazı kantonlarında uygulanmaktadır. ÖZEL BÖLÜM SINAV SORULARI Vize Soruları 1. Federal Devletlerde yetki bölüşümü usulünü açıklayınız ? 2. Tali Kurucu İktidar sınırlı bir iktidardır sözünden ne anlıyorsunuz açıklayınız ? 3. Devletin kaynağını insan aklına ve iradesine dayandıran düşünürle kimlerdir. Birinin görüşlerini açılayınız ? Final Soruları 1. Asli kurucu iktidar ile tali kurucu iktidarı karşılaştırınız ? 2. Başkanlık ve Parlamenter sistemlerinin güçlü ve zayıf yanları nelerdir ? 3. Devletin kaynağını insan aklına ve iradesine dayandıran düşünürle kimlerdir. Birinin görüşlerini açılayınız ? Bütünleme Soruları 1. A priori denetim usulünü açıklayınız ? 2. Merkezi Üniter Devlet kavramını açıklayınız ? 3. Asli Kurucu İktidarın özellikleri nelerdir ? 4. Yarı doğrudan demokrasi araçları nelerdir, bu araçları açıklayınız ? Not: Bu notlar Doç Dr. Kemal GÖZLER’in “Anayasa Hukukuna Giriş” Kitabında çıkarılmıştır. Önemli Uyarı: Notların yazımdan sonra kontrol edilmediği için bazı yerlerinde harf veya kelime yanlışı yapılmış olabilir.