Genel Araştırma Teknikleri T.C. M İLLÎ E ĞİT İM BAKANLI ĞI MEGEP (MESLEKÎ E ĞİT İM VE Ö ĞRET İM S İSTEM İN İN GÜÇLEND İR İLMES İ PROJES İ) ARA ŞTIRMA TEKN İKLER İ ANKARA 2006 Milli E ğitim Bakanlı ğı tarafından geli ştirilen modüller; • Talim ve Terbiye Kurulu Ba şkanlı ğının 02.06.2006 tarih ve 269 sayılı Kararı ile onaylanan, Mesleki ve Teknik E ğitim Okul ve Kurumlarında kademeli olarak yaygınla ştırılan 42 alan ve 192 dala ait çerçeve ö ğretim programlarında amaçlanan mesleki yeterlikleri kazandırmaya yönelik geli ştirilmi ş ö ğretim materyalleridir (Ders Notlarıdır). • Modüller, bireylere mesleki yeterlik kazandırmak ve bireysel ö ğrenmeye rehberlik etmek amacıyla ö ğrenme materyali olarak hazırlanmı ş, denenmek ve geli ştirilmek üzere Mesleki ve Teknik E ğitim Okul ve Kurumlarında uygulanmaya ba şlanmı ştır. • Modüller teknolojik geli şmelere paralel olarak, amaçlanan yeterli ği kazandırmak ko şulu ile e ğitim ö ğretim sırasında geli ştirilebilir ve yapılması önerilen de ği şiklikler Bakanlıkta ilgili birime bildirilir. • Örgün ve yaygın e ğitim kurumları, i şletmeler ve kendi kendine mesleki yeterlik kazanmak isteyen bireyler modüllere internet üzerinden ula şılabilirler. • Basılmı ş modüller, e ğitim kurumlarında ö ğrencilere ücretsiz olarak da ğıtılır. • Modüller hiçbir şekilde ticari amaçla kullanılamaz ve ücret kar şılı ğında satılamaz. i AÇIKLAMALAR ....................................................................................................................ii G İR İŞ .......................................................................................................................................1 Ö ĞRENME FAAL İYET İ-1.....................................................................................................3 1. ARA ŞTIRMA TEKNİKLER İ..............................................................................................3 1.1. Bilim ve Bilimsel Bilgi .................................................................................................3 1.2. Bilimsel Ara ştırmanın Amaç ve Çe şitleri .....................................................................6 1.3. Ara ştırmanın Planlanması .............................................................................................8 1.4. Ara ştırma Yöntemleri ...................................................................................................9 1.4.1. Deneysel Ara ştırma Yöntemleri ............................................................................9 1.4.2. Alan Ara ştırmaları ...............................................................................................10 1.4.3. Tanıtıcı Ara ştırmalar............................................................................................10 14.4. İstatistik Ara ştırmaları ..........................................................................................11 1.5. Veri Çe şitleri ve Veri Toplama Yöntemleri................................................................11 1.6. Anket Formlarının Hazırlanması. ...............................................................................12 1.7. Verilerin Düzenlenmesi ve Analizi.............................................................................17 UYGULAMA FAAL İYET İ ..............................................................................................27 Ö ĞRENME FAAL İYET İ-2...................................................................................................30 2. RAPOR YAZMA...............................................................................................................30 2.1. Ara ştırmanın Kısımları ...............................................................................................30 2.2. Kaynak ve Dipnot Gösterme Kuralları .......................................................................35 2.3. Metin Aktarımları .......................................................................................................37 2.4. Tablo Şekil ve Grafikler..............................................................................................38 2.5. Etkili Yazma ve Yazım Kuralları................................................................................38 2.6. Noktalama İşaretleri....................................................................................................40 2.7. Biti şik Yazılması Gereken Kelimeler .........................................................................47 UYGULAMA FAAL İYET İ ..............................................................................................50 ÖLÇME VE DE ĞERLEND İRME ....................................................................................51 CEVAP ANAHTARLARI.....................................................................................................53 MODÜL DE ĞERLEND İRME ..............................................................................................56 KAYNAKLAR.......................................................................................................................57 İÇ İNDEK İLER ii AÇIKLAMALAR KOD 142EB0001 ALAN Tüm alanlar için ortak DAL/MESLEK Tüm dallar için ortak MODÜLÜN ADI Ara ştırma Teknikleri MODÜLÜN TANIMI Ara ştırma yöntem ve tekniklerinin ö ğretildi ği ö ğrenme materyalidir. SÜRE 40/16 ÖN KO ŞUL YETERL İK Temel düzeyde ara ştırma yapmak MODÜLÜN AMACI Genel Amaç: Ara ştırma yöntem ve tekniklerini ö ğrenerek, ara ştırmayı raporla ştırabileceksiniz. Amaçlar: Ara ştırma yöntem ve tekniklerini ö ğrenebileceksiniz. Yaptı ğınız ara ştırmaları yazım kurallarına uygun olarak rapor haline getirebileceksiniz. EĞİT İM Ö ĞRET İM ORTAMLARI VE DONANIMLARI Ortam: Sınıf, i şletme, kütüphane, ev, bilgi teknolojileri ortamı, kendi kendinizle ve grupla çalı şabilece ğiniz tüm ortamlar. Donanım: Sınıf, televizyon, VCD, DVD, bilgisayar, kütüphane vb. materyaller ÖLÇME VE DE ĞERLEND İRME Modül içinde yer alan her ö ğrenme faaliyetinden sonra, verilen ölçme soruları ile sınıf içinde olu şan tartı şmalar ve kar şılıklı fikir alı şveri şleri sonunda kendinizi ölçerek de ğerlendireceksiniz. AÇIKLAMALAR 1 G İR İŞ Sevgili Ö ğrenci, Toplumsal geli şmenin, refah ve huzurun, gelece ğe güvenle bakabilmenin yolu, bilgiden geçer. Ancak do ğru ve faydalı bilgiye ula şmayı ba şaranlar yeryüzünde bireysel ve toplumsal geli şmeyi yakalayabilir ve yarınından emin olabilirler. Bu amaçla her bireyin ve toplumun yapması gereken bilgi edinme sürecinde geride kalmamak ve bu süreçte varabilece ği en üst noktaya varmaktır. Günümüzde bilginin gücünün her türlü alana hakim olması, bir anlamıyla bilgi çağı içerisinde ya şıyor olmamız bilgi ihtiyacının önemini daha da artırmaktadır. Bu amaçla hedef her alanda gerekli olan bilgiyi mümkün olan en kısa zamanda elde etmek ve yarınlara daha güvenle bakabilmek olmalıdır. Elinizdeki bu modül; bilimsel ara ştırma kavramı, bilimsel ara ştırma yöntemleri, bilimsel verilerin de ğerlendirilmesi, yorumlanması ve raporla ştırılması ile ilgili bilgi ve becerileri kazandıracaktır. Günümüzde bilim dallarının çoklu ğu ve bilgi çe şitlili ğinin fazlalı ğı nedeniyle modülde verilen yöntemler tüm alanların ortak kullanabilecekleri genel bilgileri içermektedir. Bu ara ştırma yöntemlerinin kendi alanınıza uygulanması noktasında gayretli olmanız ve ö ğretmenlerinizin yönlendirmelerine riayet etmeniz kendi meslek alanınızda gelişiminiz açısından faydalı olacaktır. Bilgi ça ğında hak etti ğimiz liderli ği yakalamamız sadece gayret ve samimiyetimize ba ğlıdır. Bu yüzden ö ğrenmekten asla vazgeçmeyiniz. Ba şarılar… G İR İŞ 2 3 Ö ĞRENME FAAL İYET İ-1 Ara ştırma yöntem ve tekniklerini ö ğrenebileceksiniz. Çevrenizde bulunan bir laboratuvar ortamını gezerek yapılan deneyleri gözlemleyiniz. Gözlemlerinizi yazarak sınıf arkada şlarınızla payla şınız. Sosyal bilimler veya fen bilimleri alanlarında ara ştırma yapan bir ki şiyle, yaptı ğı ara ştırmanın amaç ve yöntemlerini içeren bir görü şme yaparak elde etti ğiniz bilgileri yazınız. 1. ARA ŞTIRMA TEKN İKLER İ 1.1. Bilim ve Bilimsel Bilgi Bu ba şlık altında anlatılanlar çok genel anlamda bilimsel bilgi ve bilimin tarihsel süreç içerisindeki kısa geli şimini aktararak, ö ğrenme merakını artırmak ve bilimin geli şim sürecine ilgi uyandırmak amacıyla dile getirilmi ştir. İnsano ğlu varolalı beri üzerinde ya şadı ğı dünyayı, çevresini ku şatan evreni ve hayatı anlamlandırma çabası içerisinde olmu ştur. Varlı ğı anlama ve ya şamı anlamlandırma çabası insano ğlunun yeryüzündeki serüvenini şekillendiren en temel etken olmu ştur. Yeryüzünde ya şamını kolayla ştırma, geçmi şi ve gelece ği anlamlandırma çabası içersinde olan insan sürekli ö ğrenmeye ve bilgi edinmeye gayret etmi ştir. Bu gayret sonucudur ki, insanlı ğa ait bilgi birikimi bin yılları bulan bir dönemden geçmi ş ve günümüze kadar ula şmı ştır. İnsanlı ğa ait olan bu bilgi mirasında her millet kendi özelliklerine göre pay sahibi olmu ş ve mirasın geli şimine katkıda bulunmu ştur. İnsanlı ğa ait bilgi mirasına medeniyet diyecek olursak, tarihsel süreç içerisinde şu tespiti yapabiliriz. Medeniyet bir bayrak yarı şı gibidir. Bayrak yarı şlarında bir ko şucu bayra ğı alır, belirli bir mesafe gittikten sonra bir ba şkasına devreder ve yarı ş böylece sürer. Medeniyet yarı şı da buna benzer. Dünya üzerindeki bilgi mirası bir toplumun elinde şekillenir, belli bir dönem geli şir ve zamanı gelince bir ba şka toplulu ğun eline geçer, o toplum da geli şir ve yine devredilir. Bu böyle devam edip gider. Burada, anlatılan dünyamızın gerçe ğidir. Bilgi bir dönem Hint ve Çin’de, bir dönem Arabistan ve Mısır’da, bir dönem Türklerde en yüksek devrini ya şamı ş ve bayrak ba şka toplumlara teslim edilmi ştir. Bu insanlık mirasında Asteklerden Babil’e, Sümerlerden Perslere Yunan’dan Roma’ya ve daha sayamadı ğımız birçok toplulu ğa ait katkılar bulunmaktadır. Ö ĞRENME FAAL İYET İ-1 AMAÇ ARA ŞTIRMA 4 Şu anda dünya üzerinde bu medeniyetin ta şıyıcısı durumunda olan topluluk ise batı adını verdi ğimiz milletler grubudur. Batı insanlı ğa ait bilgi mirasını esasen 16. yüzyıllarda eline almı ş ve bugünlere kadar ta şımı ştır. Bir gün onlarda bayra ğı bir ba şka medeniyete teslim edeceklerdir. Batının elinde şekillenen bilgi medeniyetine en genel anlamda pozitif bilim denmektedir. Pozitif bilimin kökleri do ğal olarak çok eskilere dayansa da Avrupa da geli şimi Galileo ile ba şlatılabilir. Galileo yaptı ğı ara ştırmalarla insanlı ğa yeni ipuçları sunmu ş ve dünya üzerinde çok ciddi de ği şimlere sebep olacak bilgi sürecini ba şlatmı ştır. Galileo’nun buldu ğu eylemsizlik kuramı batılıların tasavvur ettikleri evren anlayı şını kökten de ği ştirmi ş ve batıda ciddi bir zihinsel de ği şimin temellerini atmı ştır. Eylemsizlik kavramıyla yola çıkan Galileo dünyanın dönebilece ğini anlamı ş ve bunu bir iddia olarak ortaya atmı ştır. O zamana kadar dünyayı evrenin en altında duran sabit bir yer olarak dü şünen batılı zihniyeti bu bulguyla ciddi sarsıntılara maruz kalmı ş ve hatta bu büyük bilim adamını engizisyon mahkemelerinde yargılayarak idamını istemi şlerdir. Galileo da baskılar kar şısında geri adım atarak dünyanın döndü ğü iddiasından vaz geçmi ştir. Dünyanın dönüyor olmasının Avrupa’da bu kadar ciddi etkiler yapmasını anlamak bizim medeniyetimiz için zordur. Çünkü bizdeki evren anlayı şı batıdakine benzemez. Galileo’nun engizisyonda yargılandı ğı dönemlerde bizler zaten Dünyanın döndü ğünü biliyor ve hatta yıldızların ve Güne şin hareketlerini tesbit etmeye çalı şıyorduk. Bu yüzden bu bilgi bizim için yeni de ğildi. Aynı zamanda bizi etkilememesinin bir di ğer nedeni ise bizdeki dini anlayı şın Hıristiyanlıktan farklı olmasıydı. Bizdeki dini anlayı ş belirli bir evren tipini zorunlu tutmuyordu. Hıristiyan inanı şına göre dünya evrenin en alt katıydı ve zaten a şa ğılık olan insan burada ya şıyordu. Evrenin en üstünde ise tanrı bulunuyordu ve tanrı ile insanın arasında bulunan di ğer katlarda yüce insanlar yani rahipler ve ruhban sınıfı bulunuyordu. Bu sınıf insanla tanrı arasında aracılık vazifesini yerine getiriyor ve tanrının isteklerini insana, insanın isteklerini ise tanrıya iletmekle görevli bulunuyorlardı. İşte bu dini inanı ştan dolayıdır ki, Galileo’nun ortaya attı ğı düşünceler Avrupa’da ciddi sarsıntılara yol açmı ş ve bilim kiliseyle mücadele etmek zorunda kalmı ştır. Kendi kutsal konumlarını kaybetmek istemeyen ruhban sınıfı bu yeni görü şlere kar şı mücadele etmi ştir. Galileo’nun bulgularıyla beslenen yeni fizik anlayı şı Nevton’la en kusursuz dönemine ula şmı ştır. Nevton’un bulgularıyla insanlar artık evreni tamamen çözebileceklerine ve hatta ele geçirebileceklerine inanmı şlardır. Nevton’un kurdu ğu mekanik fizik anlayı şı şunu gerektiriyordu. E ğer biz nedenleri bilirsek her şeyin çözümüne ula şabilir ve evrenin bütün sırlarını çözebiliriz. Bu fizik anlayı şıyla yanılmaz ve kesin do ğruların varlı ğına ve evrenin tüm sırlarının çözülebilece ğine inanılmaya ba şlanmı ştır. Resim 1: Galileo ve Engizisyon 5 İşte dünyanın hiçbir yerinde ve hiçbir zaman de ği şmeyecek kesin ve yanılmaz do ğruların elde edilebilece ğini iddia eden bu bilim görü şüne pozitif bilim denmi ştir. İnsanlık pozitif bilimin verdi ği inançla evrenin bütün sırlarını çözebilece ğini dü şünmü ş, geçmi ş ve gelece ğe dair tüm sırların insan aklı ve çabasıyla elde edilebilece ğine inanmı ştır. Bugün hala bilime dair birçok tanımlama ve tespit bu pozitif bilim inancına ba ğlı olarak ortaya konmakta ve anlatılmaya çalı şılmaktadır. Pozitif bilim inancı içerisinde bilim çe şitli özelliklerle tanımlanır. Bu özellikler şunlardır: Nesneldir; bilimin bulguları ki şisel görü ş ve be ğenilerden uzaktır. Herkes tarafından ortak olarak gözlemlenebilecek ve de ğerlendirilebilecek do ğruları içerir. Mantıksaldır; bilimin bulguları akla ters dü şmez. Genelleyicidir; bilimin bulguları aynı durumdaki tüm olaylar için geçerlidir. Bulgular bütünü içerir. Sa ğlam ve de ği şmez gerçeklerdir; bilimsel bilgiyle elde edilen veriler zaman içerisinde de ği şmez. Tutarlı ve kalıcıdır. Bilime yönelik bu tür özellikler uzun bir süre varlı ğını ve inandırıcılı ğını korumu ştur. Bahsedilen bu özellikler pozitif bilim görü şünün bir sonucu ve çıkarımlarıdır. Pozitif bilim ise yerini 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın ba şlarında daha farklı ve de ği şik görü şlere bırakmı ştır. Pozitif bilim inancındaki en köklü de ği şimi Einstein ve Maks Plank yapmı ştır. Bu iki büyük bilim adamı pozitif bilimin evreni çözece ği ve de ği şmez do ğruları bulabilece ği inancını de ği ştirmi şlerdir. Einstein’in Rölativitesi ve Maks Plank’ın Kuantum Fizi ği insanlı ğın bilim anlayı şını farklı bir yöne kaydırmı ştır. Bu bilim adamlarının bulgularından sonra bilimin tarafsız ve nesnel olmadı ğı dü şünülmeye ba şlanmı ştır. Bilimsel bilgide objektifli ğin de ğil subjektifli ğin var oldu ğu, kesinli ğin de ğil olasılı ğın kendisini gösterdi ğini bu bilim adamları ortaya koymu şlardır. Bu nedenle pozitif bilim 20. yüzyılın ilk yarısından sonra yerini modern bilime bırakmı ş ve bu anlayı şta da ciddi de ği şimler meydana getirmiştir. Örne ğin Einstein; insanın evreni çözemeyece ğini sadece onu yorumlayabilece ğini ileri sürmü ştür. Yani insanın yapabilece ği evrenin sırlarını çözebilece ğini de ğil, onu belli bir zaman ve durum aralı ğı içerisinde kendisine göre yorumlayabilece ğini dile getirmi ştir. Maks Plank ise yapılan bilimsel çalı şmalarda kesinli ğin de ğil ihtimallerin ve ihtimal hesaplarının esas oldu ğunu ortaya koymu ştur. Bu iki görü ş pozitif bilimi tamamen ortadan kaldırmamı ştır. 6 Bu bilim adamlarının bulgularından sonra şu ortaya çıkmı ştır. Kesin do ğrular olarak adlandırılan bilimsel bilgiler normal boyuttaki durumlar için geçerlidir. Makro ve mikro düzeydeki bilimsel ara ştırmalarda kesinlik ve nesnellik yoktur. Tam aksine bu düzeydeki ara ştırmalarda ki şisellik ve olasılık esastır. Örne ğin atom parçalanarak atom altı dünya incelendi ğinde hem bilim adamının ki şisel tercihleri deney ve gözlemi etkilemektedir ve hem de buldu ğu veriler kesin do ğru olmaktan uzak sadece do ğru olma ihtimali olan bilgiler durumuna dü şmektedir. Einstein ve Maks Plank’la bilim dünyasına kazandırılan en temel iki özellik bilimde makro ve mikro düzeylerde nesnelli ğin ve kesinli ğin olamayaca ğıdır. Mesela atom altı dünyasını incelerken nesnelli ğin ve kesinli ğin olamayaca ğına dair küçük bir örne ği burada ele alalım. Normal bir termometreyle bir oda sıcaklı ğı ölçüldü ğünde elde edilen bilgi kesin gibi gözükebilir. Oda sıcaklı ğı ölçülürken termometredeki ıssı odaya geçecektir fakat bu ısı çok dü şük oldu ğundan odanın sıcaklı ğının ölçümüne ciddi bir etki yapmayacaktır ve yaptı ğımız ölçüm do ğru olarak dü şünülecektir. Fakat aynı ölçümü elektron ve protonlar düzeyinde yaptı ğımızda kullanaca ğımız ölçüm aleti ne kadar küçük olursa olsun sonucu çok büyük oranda etkileyecektir. Elektronlar çok küçük parçacıklar oldu ğu için ısıyı ölçmek amacıyla kullanaca ğımız herhangi bir ölçüm aracı sonucu çok büyük oranda de ği ştirecektir. Bu oda sıcaklı ğını kitaplık kadar büyük bir termometreyle ölçmeye benzeyecektir ki sonuç asla kesine yakın olmayacaktır. Çünkü kitaplık kadar büyük olan bir termometrenin sıcaklı ğı ister istemez oda sıcaklı ğını büyük ölçüde de ği ştirecektir. Maks Plank ve Einstein’le ba şlayan bilimsel bilgideki bu de ği şim bugün daha inanılmaz düzeylere varmı ştır. Post modern yakla şım tabiri altında toplanabilecek bu anlayı ş de ği şimleri bilimsel bilginin do ğruluk, de ği şmezlik, nesnellik gibi özelliklerini ciddi boyutlarda sarsıntıya u ğratacak düzeylere eri şmi ştir. Bu nedenle bilimsel bilginin geli şimi ciddi emek ve gayret sarfedilerek ara ştırılması ve ö ğrenilmesi gereken bir konu olarak kar şımıza çıkmaktadır. 1.2. Bilimsel Ara ştırmanın Amaç ve Çe şitleri Ara ştırma; soru sorma, inceleme, de ğerlendirme, yorumlama ve karar verme çabasının olu şturdu ğu bir ö ğrenme ve bilgi edinme sürecidir. Ara ştırma süreci soru sorabilmekle ba şlar ki, bu da en temelde merak etme yetene ğini gerektirir. Bir ara ştırmanın ortaya konabilmesi, yeni ve faydalı sonuçların olu şturulabilmesi için merak şarttır. Bilim adamını s ıradan insanlardan ayıran ve onu insanlı ğa faydalı bir birey yapan özelli ği merakı ve merak etti ği konuların sebep ve sonuçlarını ortaya çıkarmada gösterdi ği samimi gayretidir. 7 Merak edilmeyen hiçbir şey sorulmaz ve sorulmayan soruların da asla cevabı olmaz. Bu yüzden bilimsel ara ştırmayı ba şlatan temel faktör meraktır. Merak; ö ğrenme iste ğidir. Ö ğrenme iste ği ve çabasını gayret ve samimiyetle birle ştirebilen ve ö ğrenme iste ğinden vazgeçmeyen ki şiler insanlı ğı daha iyi ve daha erdemli zeminlere ta şıyabilir. Merak ve ö ğrenme arzusuyla olu şturulan bir sorunun, soru ile ilgili her türlü bilgi ve verinin incelenip de ğerlendirilmesi yorumlanarak bir hükme varılması, bir bilginin ortaya çıkarılması çabasına ara ştırma denir. Bilimsel ara ştırma ise; yeni bilgi, yöntem veya ürünleri elde etmeye yönelik belirli bir amacı, a şamaları ve yöntemi içeren bilgi üretme ya da derleme çabasıdır. Bilimsel ara ştırmaların amaç ve yöntemleri belli bir düzenlili ği gerektirir. Buna bilimsel ara ştırma sistemi adı verilir ve her bilim türü kendine ait ara ştırma gerektirir. Tıp alanında yapılan çalı şmaların sistemi farklı gökbiliminin sistemi farklıdır. Buna kar şılık tüm bilimsel ara ştırmalarda gözetilen amaçlar ortaktır. Bilimsel ara ştırmalar şu amaçlarla olu şturulur. Bir sorunu çözmek: Bilimin her alanında çözüm bekleyen geli ştirilmeye ve iyile ştirilmeye ihtiyaç duyan sayısız sorun vardır. Bir ara ştırma alanıyla ilgili herhangi bir sorunu çözmeyi amaç edinebilir. Yeni bir ürün ortaya koymak: Bir ara ştırma o ana kadar hiç ele alınmamı ş bir ürün, bir bilgiyi ortaya çıkarmayı amaç edinebilir. Aynı zamanda var olan bilgi ya da ürünü geli ştirmekde bir yeniliktir. Örne ğin; telefon mevcut bir üründür. Fakat geli ştirilip cep telefonu halini aldı ğında ortaya çıkan ürün de yenidir. Yeni bir yöntem geli ştirmek: Bir sorunun çözümünde ortaya çıkarılabilecek yeni bir yöntem olu şturmak da bilimsel ara ştırmanın amaçlarındandır. Örne ğin ilaç tedavisi yerine ı şın tedavisi geli ştirmek bir yeni yöntem olu şturmaktır. Faydalılık: Bilimsel ara ştırmanın temel amaçlarından birisi de insanlı ğa faydalı olmasıdır. Bilimsel ara ştırmaların ortak amaçlarının yanı s ıra şu ortak niteliklerinden bahsedilebilir. Tarafsız ve sistemli bir süreçtir. Bir dü şünceyi ya da görü şü kabul ettirmeyi de ğil tanımayı ve tanımlamayı hedefler. Bir uzmanlık i şidir. Ara ştırma yöntem ve tekniklerinde yeti şmi şli ği gerektirir. Olası tüm ele ştiriler kar şısında tutunabilecek nitelikte olmalıdır. Ba şkalarınca da tekrarlanabilir nitelikte olmalıdır. Önemli tüm süreç ve sonuçları ile rapor edilmelidir. Ara ştırmalar çe şitli şekillerde sınıflandırılabilir. Ara ştırmalar; amaçları, yürütüldükleri ortamlar ve yöntemleri açısından sınıflandırılabilir. Ara ştırmacı ara ştırmanın konusu, 8 nitelikleri ve veri türlerine göre uygun ara ştırma yöntemini belirleyebilir. Hatta ara ştırmanın yapısı gere ği birden fazla ara ştırma yöntemi aynı ara ştırma için kullanılabilir. Ara ştırma türleri genel olarak şu şekilde sınıflandırılabilir. Kütüphane Ara ştırmaları: Mevcut kaynaklardan faydalanılarak yapılan de ğerlendirme nitelikli ara ştırmalardır. Laboratuar Ara ştırmaları: Laboratuar ortamlarında gerçekle ştirilebilecek deneye dayalı teknik ara ştırmalardır. Fen ve teknik bilimlerde kullanılan bir ara ştırma yöntemidir. Gözleme Dayalı Ara ştırmalar: Bazen laboratuar verilerini tamamlamak bazen de ba şlı ba şına veri toplamak amaçlı yapılan gözleme dayalı ara ştırma türüdür. Çevre, tarım, gökbilimi, madencilik vb. alanların kullandı ğı ara ştırma yöntemlerindendir. Anket Ara ştırmaları: Belirli konularda ki şilerin görü şlerini almak amacıyla uygulanan ara ştırma yöntemidir. Anket ara ştırmaları alan ara ştırmaları olarak da adlandırılır. Analitik Ara ştırmalar: Eldeki verileri kullanarak mevcut durumun veya durumun ileride alaca ğı boyutun tahmin edildi ği ara ştırma türleridir. Ara ştırma - Geli ştirme Ara ştırmaları: Ürün ve yöntem geli ştirmeye yönelik ara ştırmalardır. 1.3. Ara ştırmanın Planlanması Ara ştırmaların, ara ştırmacının niteliklerine beklentilerine ve ara ştırmanın içeri ğine göre planlanmasında ayrılıklar gözlenebilir. Fakat genel olarak bir ara ştırmanın planlanmasında şu a şamalar görülür. Fikir Üretme: Her ara ştırma bir dü şünce a şaması içerir. Ara ştırmacının ilgileri, kar şıla ştı ğı güçlükler, yetenek ve kabiliyetleri, bilgi birikimi, çevre ve daha birçok etken ara ştırmacıyı bir ö ğrenme iste ğine götürebilir. Fikir üretme süreci bir merak, ilgi ve ihtiyacın sonucunda ara ştırmacıda olu şan ve çözüm gerektiren sorulardır. Ara ştırma Konusunun Belirlenmesi: Ara ştırmacının, ö ğrenmek, bulmak, ortaya çıkarmak veya geli ştirmek niyetiyle olu şturdu ğu sorular ve merak alanlarının bir ara ştırma konusuna dönü şebilmesi, fikirlerin çerçevesinin daha açık ve net olarak çizilmesini gerektirir. Bu amaçla konuyla ilgili yapılmı ş çalı şmalar, çalı şmaların yöntem ve vardıkları sonuçlar hakkında genel bir bilgilenme süreci gerekir. Ara ştırmacının sorusuyla ilgili gerçekle ştirece ği bilgi edinme süreci, soruyu ya da sorunu ara ştırılabilir bir konu biçimine dönü ştürmesine olanak sa ğlayacaktır. Bir ara ştırma konusu şu özellikleri ta şımalıdır. Konu yeni ve özgün olmalıdır. Konu anlamlı ve uygulanabilir olmalıdır. Konu bir amaç ve hipotez içermelidir. Konu ara ştırmacı ve di ğer ki şiler için ilgi çekici olmalıdır. 9 Konu ara ştırmaya ayrılacak zaman içerisinde gerçekle ştirilebilecek nitelikte olmalıdır. Bu özellikler de ğerlendirilirken konunun yeni ve özgün olması, ara ştırmanın ba şkaları için de önem ta şıması açısından gerekli bir unsurdur. Aksi taktirde ara ştırmacı kendi ö ğrenme düzeyini artırmak ve ba şkaları için yeni olmayan fakat kendisinin bilmedi ği bir konuyu da ara ştırabilir. Ciddi bir ara ştırmanın gerçekle ştirilebilmesi için gerekli olan en temel özellik ara ştırmacının ilgi ve sevgisidir. E ğer bir ara ştırmacı herhangi bir konuyu gerçekten inceleme iste ği duyarsa o konuyla ilgili ne kadar güçlük varsa a şabilir ve yeni görü ş ve dü şünceler üretebilir. Zaten büyük bilim adamlarının ayırıcı vasfı da budur. Bazen bir ömür süren ara ştırmaların ve öğrenme çabalarının gerçekten insanlı ğın kaderini etkileyen bulu şları ortaya çıkardı ğı muhakkaktır. Bilim adamlarını var eden bu büyük ö ğrenme tutkusu olmu ştur. Ara ştırma Probleminin Belirlenmesi: Ara ştırmacının çözmek istedi ği sorunun edinilen bilgiler sonucunda netle ştirilip, ara ştırmayı yönlendirecek şekilde düzenlenmi ş halidir. Bazen ara ştırmalar tek problem içermeyebilir. Gerçekle ştirilen ö ğrenme ve dü şünme süreci konuya ba ğlı farklı problemlerin olu şturulmasına fırsat verebilir. Ara ştırma Hipotezinin Olu şturulması: Ara ştırmacının olu şturdu ğu probleme cevap olabilece ğini dü şündü ğü varsayımlara hipotez denir. Hipotez ara ştırmacının olabilece ğini dü şündü ğü muhtemel cevaptır. Bu yüzden tanımlama ya da yargı içermesi gerekir. Fakat hipotezin ille de gerçekle şece ği ve do ğrulu ğunun ortaya çıkarılaca ğı dü şünülemez. Yöntem: Belirleme A şaması; sorunun ve hedefin belirlenmesinden sonra uygun yöntemin belirlenmesi gerekir. Hangi verilere ihtiyaç oldu ğu ve bu verilerin nasıl elde edilece ği sorusuna verilen cevap ara ştırmanın yöntemini ortaya çıkarır. Verilerin Toplanması, analizi ve de ğerlendirilmesi: Ara ştırma süreci anlamına da gelen bu a şamada ara ştırmacı kendisini bekledi ği çözüme götürecek her türlü bilgiyi toplar ve de ğerlendirir. Ara ştırmanın Sunumu: Tamamlanan ara ştırmanın ne şekilde ba şkalarına ula ştırılaca ğının ortaya kondu ğu a şamadır. 1.4. Ara ştırma Yöntemleri 1.4.1. Deneysel Ara ştırma Yöntemleri Herhangi bir materyali i şleme tabi tutarak veya i şleme tabi tutmadan olu şturulmu ş bir ortamda de ği şken ve etkenlerinin denetlenebildi ği, sonucun izlendi ği ara ştırma yöntemidir. 10 Deneysel yöntemde amaç, incelenen olaydaki neden sonuç ili şkilerinin ortaya çıkartılmasıdır. Bu ili şkilerin gerçek niteli ğini bulabilmek için sonucu etkileyebilece ği dü şünülen tüm etkenler denenebilir. Deneysel yöntem dendi ğinde laboratuvarlar akla gelse de mümkün olan tüm çevre ve ortamlarda kullanılabilen bir yöntemdir. 1.4.2. Alan Ara ştırmaları Alan ara ştırmaları, incelemenin incelenen varlıkların do ğal ortamlarında yapılması anlamına gelir. Laboratuvar ara ştırmalarından temel farkı gözlemcinin do ğal ortamları kullanmasıdır. Deneysel ara ştırmalarda ara ştırmacı kendi kurgusunu oluşturur ve olu şturdu ğu ortam içerisinde sonuçları almaya çalı şır. Oysa alan ara ştırmalarında ki şi ile incelenen de ğerler arasında bir mesafe ve kurgu yoktur. Ara ştırmacı ortama dahil olur ve mevcut durumu de ğerlendirmeyi amaçlar. Bu tip ara ştırmalarda bir kurgu söz konusu olmadı ğı için olay ve davranı şlar daha farklı biçimleri ile gözlemlenebilir. Bu da ara ştırmacı açısından bir zenginlik olu şturur. Alan ara ştırmalarının bir niteli ği de bir ara ştırmacının kurdu ğu hipotezi do ğrulamaktan çok hipotez olu şturmaya yönelik olmalarıdır. 1.4.3. Tanıtıcı Ara ştırmalar Belirli bir bilgi kümesinin ilgi duyulan bazı özelliklerini ortaya koymayı amaçlayan ara ştırma türleridir. Tanıtıcı ara ştırmaların amacı genelde neden sonuç ili şkilerini gözlemlemek de ğil durum ya da olayların genel niteliklerini belirleyebilmektir. Bu tür ara ştırmalarda amaçlanan özelliklerin do ğru olarak ölçümlenebilmesi ve gerçek niteliklerin belirlenebilmesidir. Tanıtıcı ara ştırmaların en bilineni monografiler ve tarihsel ara ştırmalardır. Monografiler: Olay ve olguları oldu ğu gibi tanıtmayı amaçlayan çalı şmalardır. Örnek olay ve de ği şim monografileri olmak üzere iki türü vardır. Örnek olay monografileri: Temsil niteli ğine sahip tek bir ki şi, kurum veya olayın ele alınarak ayrıntılı bir biçimde tanıtılmasına yönelik çalı şmalardır. De ği şim monografileri: Mevcut durumun tanıtılması yanında olayların zaman içindeki de ği şimlerinin de izlenmesi amacına yönelik çalı şmalardır. Tarihsel ara ştırmalar: Toplumsal olayların geçmi şteki durumunu incelemeye yönelik ara ştırmalardır. Bu tür ara ştırmaların verileri oldukça fazladır. Geçmi şe ait olan her bilgi bu ara ştırmalar için bir veri olu şturabilir. Fosillerden antla şmalara, silahlardan mektuplara kadar sayısız veri söz konusudur. 11 14.4. İstatistik Ara ştırmaları İstatistik biliminin tekniklerinin kullanılabilece ği ara ştırmalardır. Bu nedenle hem fen bilimlerinde hem de sosyal bilimlerde kullanılabilecek bir ara ştırma türüdür. İstatistik ara ştırmaları, ara ştırma verilerinin sayısal nitelikte ifadesi ve istatistik yöntemlerinin yardımıyla yorumlanması ve de ğerlendirilmesini içerir. 1.5. Veri Çe şitleri ve Veri Toplama Yöntemleri Ara ştırmacının problemini çözmek amacıyla kullanabilece ği her türlü bilgiye veri denir. Bilgi alanlarının çoklu ğu ve çe şitlili ğine ba ğlı olarak sayısız veriden söz edilebilir. Bir atomun yörüngesinden, aile ili şkilerine, yıldız kümelerinden balık türlerine her türlü bilgi kayna ğı herhangi bir ara ştırma için veri olarak kullanılabilir. İnsanlar, aileler, kurulu şlar, yayınlanmı ş veya yayınlanmamı ş belge, bulgu, dokümanlar ve do ğanın kendisi ara ştırmacı için veri kayna ğı olabilir. Her bilim dalı için veriler farklı oldu ğundan veri toplama yöntemleri de bilim dallarına göre de ği şiklik arz eder. Bilim dallarını fen bilimleri ve sosyal bilimler olarak ele alırsak fen bilimleri için veri toplama yöntemi ara ştırmanın niteli ğine ba ğlı olarak yapılan deney ve gözlemler sonucunda elde edilen bilgilerdir. Tıp alanında deneklerin ilaca verdikleri tepkiler bir veri kümesi olu ştururken, gök bilim için yıldızlardan yayılan ı şı ğın yeryüzüne ula şma süreleri birer veri olu şturabilir. Aynı yakla şım teknik bilimler için de geçerlidir. Sosyal bilimler açısından ise belli ba şlı be ş tür veri toplama yöntemi vardır. Bu yöntemler fen bilimlerinde yapılan kimi ara ştırmalarda da kullanılabilece ği gibi sosyal bilimlerde de bu yöntemlerin bir kaçı bir arada kullanılabilir. Sosyal bilimlerde kullanılan veri toplama yöntemleri şunlardır. Görü şme: Bilgi alınacak ki şilerle kar şılıklı konu şma yoluyla veri toplama yöntemidir. Bu yöntemle veri toplamanın faydası bilgilerin birinci kaynaktan elde edilmesi ve ara ştırmacıya daha geni ş bilgi edinme imkanı sunmasıdır. Resim 2: Görü şme bir veri toplama yöntemidir. 12 Bu tür veri toplamada görü şmecinin ve görü şülen ki şilerin tutum ve tavırlarının bilgiyi etkileme olasılı ğının yüksekli ği dikkate alınmalıdır. Çünkü ki şilerin bazen olayların ve durumların etkisi altında kalabilir ve yorumları sonucu do ğruluktan uzakla ştırabilir. Görü şme yoluyla veri toplanırken ara ştırmacının konuya yönelik yeteri kadar bilgi birikimine sahip olması ve mutlaka bir hazırlık yapması gereklidir. Anket: Ara ştırmacı tarafından olu şturulan, bilgi alınacak ki şilere do ğrudan do ğruya okuyup cevaplandıracakları soruların hazırlanması ile yapılan bilgi edinme, veri toplama yöntemidir. Örnekleme: Anket ya da görü şme yönteminin uygulanmasında kullanılan bir yöntemdir. Örnekleme bir bütünün içerisinden seçilmi ş bir parçasıyla temsil edilmesidir. İncelenen ana grubun sayısının tek tek ele alınmasının güç oldu ğu durumlarda örnekleme yöntemi kullanılır. Bir ara ştırmanın kapsamına milyonlarca unsur girebilir. Örne ğin, Türkiye’de herhangi bir konuda halkın gösterdi ği tepki ölçülmek istendi ğinde tam sonuç ancak tüm Türklerin tek tek ele alınmasıyla mümkün olur. Bu da ara ştırmayı imkânsız kılar. Bu gibi durumlarda incelenecek unsurların bir bölümü ele alınır ve elde edilen sonuçlardan genellemeye gidilir. Örnekleme için örne ğin temsil yetene ğine sahip olması ve belirlenen örnek hacminin genellemeye varabilmek için yeteri düzeyde seçilmesi şarttır. İki tür örnekleme yöntemi vardır. Tesadüfi örnekleme: Örnek grubu olu şturan tekil unsurların tesadüfen belirlenmesi ile yapılan örnekleme türüdür. Tesadüfî örneklemede kıstas rasgelelik de ğil, deneklerden herhangi birinin seçilme şansının e şitli ğidir. Ko şullu örnekleme: Ara ştırmanın amacına göre deneklerin seçiminin yapıldı ğı, örneklemelerdir. Bu tür örneklemelerde denek kitlesi büyük tutuldu ğunda bile deneklerde aranan özellikler önceden belirlenir ve buna uygun denekler seçilir. Gözlem: Ara ştırılacak unsurların do ğal ortamlarındaki yapılarının incelenmesi sonucu veri elde etme yöntemidir. Gözlemin ara ştırmanın amacına hizmet edecek şekilde ve sonuçlarının de ğerlendirilebilecek nitelikte yapılması gerekir. Belgesel kaynak derlemesi: Ara ştırmacının konusuyla ilgili mevcut kaynakların de ğerlendirilmesi yoluyla veri elde etme yöntemidir. Kaynaklar denince akla yazılı eserler gelmelidir. Bunlar; kitap, makale, gazete, belge, tutanak, anı, biyografi vb.dir. 1.6. Anket Formlarının Hazırlanması. Herhangi bir konuda ki şilerin görü şlerini almak amacıyla hazırlanmı ş soruların ve muhtemel cevapların bulundu ğu soru ka ğıdına anket denir. Anket yöntemiyle veri toplamanın yararları şunlardır: Bilgi edinme süresini kısaltır. 13 Maliyeti dü şüktür. Bilgiye do ğrudan ula şılır. Ula şılabilecek veri kayna ğını sayısal olarak artırmak çok kolaydır. Planlanması ve uygulanması kolaydır. Anket yönteminin olumsuz yönleri ise şunlardır: Uygulanan ki şilerin tutum ve tavırları sonuçları etkiler. Uygulamada bir zorunluluk içermedi ği için soruların cevapsız kalma olasılı ğı vardır. Anketörlerin ki şisel özellikleri, uygulayıcının olumlu veya olumsuz tavır almasına neden olabilir. Uzun süreç gerektiren anketlerde de ği şimleri takip etmek güçtür. Bir anket formunda bulunması gereken kısımlar şunlardır: Anketi yapan ki şi ya da kurumun adı. Anketin konusu. Anketin tarihi. Anketörün adı soyadı. Anketi cevaplayana ait ki şisel bilgiler. Anket soruları. Anketi yapan ki şi ya da kurumun haberle şme adresi. Anket formu hazırlanırken formun şekil itibariyle özenli hazırlanmasında fayda vardır. Form kolayca okunabilecek ve cevaplanması olabildi ğince kolay olacak türde hazırlanırsa ara ştırmacının istedi ği sonuca ula şması daha kolay olacaktır. Bir anket formu hazırlanırken öncelikle anketle elde edilecek bilgilerin bir temel amacı ortaya konmalıdır. Ara ştırmacının ankete koyaca ğı sorular bu esas amaca yönelik olmalıdır. Anket soruları hazırlanırken şu noktalara dikkat edilmelidir. Soru tipi belirlenmelidir. Soru sayısı belirlenmelidir. 14 Soruların sıralamasına özen gösterilmelidir. Sorular amaca uygun seçilmelidir. Soruların açık ve net olmasına özen gösterilmelidir. Bilinmeyen kelimeler kullanılmamalıdır. Anket soruları olu şturulurken ara ştırmacı, tutum, davranı ş ya da bilgi ölçmeyi isteyebilir. Bu amaçla olu şturulacak soru tipleri şunlardır. Kapalı uçlu sorular; soruya verilecek cevabın anketör tarafından belirlendi ği sorulardır. Örne ğin; kitap okur musunuz? Evet Hayır Açık uçlu sorular; cevabı önceden belirlenmemi ş ve anketi cevaplayan ki şinin açıklamasını gerektiren sorulardır. Örnek, eviniz kaç odalıdır? Çoktan seçmeli sorular, cevaplayıcının birini tercih edebilece ği ikiden çok alternatifin sunuldu ğu sorulardır. Örnek; En çok sevdi ğiniz ders a şa ğıdakilerden hangisidir? ? Matematik ? Tarih ? Türkçe ? Fizik - Birden çok seçenekli sorular; cevaplayanın birkaçını tercih etmesine olanak tanıyan çok şıklı sorulardır. Örnek; a şa ğıdaki derslerden hangilerine ilgi duyuyorsunuz? Matematik ? Türkçe ? Fizik ? Kimya ? Tarih ? Resim ? Anket hazırlanırken a şa ğıda verilen önerilere dikkat edilmesi faydalı olacaktır. Sorular cevaplanabilir nitelikte olmalıdır. Ankete cevap veren ki şiye sorumluluk yüklenmemelidir. Sorularda hata olmamalıdır. İhtiyaç duyulan bilgiler sorulmalıdır. Soruların cevaplanması kolay olmalıdır. Anket uygulanmadan önce sorular cevaplanarak denenmelidir. 15 Anket Formu Örne ği EGE ÜN İVERS İTES İ Ö ĞRENC İLER İN İN E ĞİT İMDE KAL İTE KAVRAMINA İL İŞK İN GÖRÜ ŞLER İN İN İNCELENMES İ Sayın ö ğrencimiz, Üniversitemizdeki kalite anlayı şının geli ştirilmesi ve yaygınla ştırılması amacıyla KalDer ile i şbirli ği içinde kurulmu ş olan Kalite Oda ğı Gönüllüleri olarak sizin kalite, ve e ğitimde kalite kavramlarına bakı ş açınızı belirlemek amacıyla a şa ğıdaki anket sorularını hazırlamı ş bulunmaktayız. Üniversitemizde kalitenin yaratılmasında ve geli ştirilmesinde önemli katkılar sa ğlayaca ğını dü şündü ğümüz bu çalı şmaya katıldı ğınız için te şekkür ederiz. Kalite Oda ğı Kalite Gönüllüleri 1) Okudu ğunuz fakülte/yüksekokulu belirtiniz...................... 2) Kaçıncı sınıfta okuyorsunuz?............................................. 3) Kaç ya şındasınız?.................................................... 4) Cinsiyetiniz? 1) Erkek 2) Kadın 5) Lise öğreniminizi bitirdi ğiniz okulun türü nedir? 1) Devlet lisesi 2) Özel lise 6) Ailenizin sosyo-ekonomik düzeyini nasıl de ğerlendiriyorsunuz? 1) Çok dü şük 2) Dü şük 3) Orta 4) Yüksek 5) Çok yüksek 7) Babanızın e ğitim düzeyi nedir? 1) Okur-yazar de ğil 2) Okur-yazar 3) İlkokul mezunu 4) Ortaokul mezunu 5) Lise mezunu 4) Yüksekokul/fakülte mezunu 8) Annenizin e ğitim düzeyi nedir? 1) Okur-yazar de ğil 2) Okur-yazar 3) İlkokul mezunu 2) Ortaokul mezunu 3) Lise mezunu 4) Yüksekokul/fakülte mezunu 9) “Kalite” kavramı sizce neyi/neleri ifade ediyor? (Birden çok seçenek i şaretleyebilirsiniz) ? Güvenilirlik ? Teknolojik geli şmi şlik ? Mükemmellik ? İyi ya şam göstergesi ? Pahalılık ? Güzellik ? Nitelik ? Sa ğlık ? Amaca uygunluk ? Özgünlük ? İs i m / M a r k a ? Rahatlık/Konfor ? Beklentilerin kar şılanma düzeyi ? Di ğer....................... ? Yeterli düzeyde bilgilendirilme ? Gereksinimlerin kar şılanma düzeyi 16 10) Kalite konusundaki bilgilerinizi nereden edindiniz? 1) Kalite konusunda hiçbir yerden bilgi edinmedim 2) Ders/ders konusu olarak 3) Basılı medya araçlarından (gazete, dergi, kitap vb.) 4) Görsel-İşitsel medya araçlarından (radyo, televizyon, internet, sinema vb.) 5) Panel, seminer, konferans vb. toplantılardan 6) Di ğer..................................................... 11) “E ğitimde kalite” kavramı sizce neyi/neleri ifade ediyor? (Birden çok seçenek i şaretleyebilirsiniz) ? Bilimsel ba şarı ? Üretkenlik ? Nitelikli/donanımlı Mezunlar ? Ö ğrencilerin beklentilerinin kar şılanması ? Etkili ileti şim ? Fiziksel ko şulların yeterlili ği ? Ö ğretim elemanlarının niteli ği ? Memurların ve hizmetli personelinin niteli ği ? E ğitim hedeflerine ula şılması ? Kuramsal bilginin uygulamada kullanılabilirli ği ? Ça ğda ş/modern e ğitim ? Çalı şanların i şe ba ğlılı ğı ? E ğitimin toplumsal ihtiyaçları kar şılaması ? Disiplinli e ğitim 12) E ğitimde kalite sizce önemli mi? 1) Yanıtınız evet ise neden .............................. 2) Yanıtınız hayır ise neden ............................. 13) E ğitimde kaliteyi etkileyen faktör/faktörler sizce nelerdir? (Birden çok seçenek i şaretleyebilirsiniz) ? Fiziksel ko şulların yeterlili ği ? Ö ğrencinin maddi olanakları ? Ö ğrencilerin sorumluluk sahibi olması ? Ö ğretim elemanlarının sorumluluk sahibi olması ? Takım çalı şması ? Ö ğretim elemanlarının performansı ? Ö ğrencinin performansı ? E ğitimin süresi ? E ğitim sistemi ? Yöneticilerin katılımı/yakla şımı ? Bilimsel ara ştırmalara ayrılan kaynak ve te şvik ? Toplumsal yapı ve toplumun e ğitime bakı ş açısı ? E ğitimde fırsat e şitli ği 14) E ğitimde kaliteyi artırmak sizce kimlerin sorumlulu ğundadır? 15) E ğitimde kaliteyi artırmada ö ğrencinin rolü var mıdır? 1) Evet 2) Hayır 16) Yanıtınız evet ise, e ğitimde kaliteyi artırmada ö ğrencinin rolü ne olmalıdır? 17) E ğitimde kalitenin iyile ştirilmesi için önerileriniz nelerdir? 17 1.7. Verilerin Düzenlenmesi ve Analizi Ara ştırma sonucu çeşitli yöntemlerle elde edilen verilerin bir anlam ifade edebilmesi, bir hüküm bildirebilmesi için düzenlenmesi ve yorumlanması gerekir. Ara ştırmacının derledi ği verilerin sayısı az ise yorumlanması kolay olacaktır. Fakat ara ştırmalarda az sayıda veri ile yetinmek genellemelere varmayı güçle ştirece ğinden ara ştırmanın geçerlili ği açısından daha çok verinin toplanması gerekir. Veri sayısı arttıkça da verilerin yorumlanması güçle şecektir. Örne ğin; bin ki şiye uygulanan on soruluk bir anketin sonuçlarının belli bir analiz yöntemi kullanmadan de ğerlendirilmesi mümkün olmayacaktır. İşte bu amaçla bilimsel ara ştırmalarda verilerin yorumlanmasını sa ğlayacak yöntemlere ihtiyaç duyulur. Bu yöntemleri ise istatistik bilimi ele alır. Resim 3: İstatistik sayısal verilerin analizidir İstatistik; sayısal bilgileri toplama, analiz etme, anlamını açıklama, bilgilerin güvenilirli ğini yansız bir biçimde yorumlamayı ve ortaya çıkarmayı hedef edinen bir bilim dalıdır. Tanımdan da anla şılaca ğı üzere bir verinin istatistik yöntemleriyle incelenebilmesi için o verinin sayısal bir dille ifade edilmesi gerekir. Ara ştırmanın alanı ne olursa olsun ara ştırmadan elde edilen verilere sayısal bir nitelik kazandırılabilir. Örne ğin; bir sınıfta ö ğrencilerin okuma alı şkanlıklarını inceleyen bir ara ştırmada ilk bakı şta sayısal verilerin yeri yokmu ş gibi görünebilir. Ama ara ştırmacının bir sonuca varabilmesi için verileri sayısalla ştırması gerekir. O halde önce ö ğrencilerin hangi kitapları okuduklarına dair bir soru formu olu şturulur. Alınan bilgiler ı şı ğında verilen kitap isimleri belli gruplara ayrılabilir. Diyelim bu sınıfta otuz ö ğrenci olsun, ö ğrencilerin verdi ği isimlere göre kitapları roman, hikaye, tarih, fizik ve gökbilimi olmak üzere be ş gruba ayırıp her gruba dü şen kitap sayısı belirlenir ve bu sayı yorumlanabilir. Ara ştırma sonucunda ö ğrencilerin en çok ilgi duydukları okuma alanı sayısal olarak belirlenebilir. Sayısalla ştırılan bu veriler artık istatistik yöntemleriyle incelenip yorumlanabilir. İstatistiki yorumlama için bilinmesi gereken temel kavramlar şunlardır: Yı ğın: Veri birimlerinin olu şturdu ğu topluluktur. 18 De ği şken: Sayılarla ifade edilen verilere de ği şken denir. De ği şken de ğer aralı ğı: Bir de ği şkenin alabilece ği en küçük de ğer ile en büyük de ğer arasındaki sayıların tümüne de ğer aralı ğı denir. Bu kavramları bir örnekle anlamaya çalı şalım. Örne ğimiz; A okulundaki ö ğrencilerin ortalama ne kadar harçlıkla okula geldiklerinin ara ştırılması olsun. Bu örne ğe göre: De ği şken; her bir ö ğrencinin cebindeki harçlık miktarıdır. Yı ğın; tüm okul ö ğrencilerinin harçlıklarının tek tek olu şturdu ğu bütündür. De ği şken de ğer aralı ğı; en az harçlı ğı olan ö ğrenciyle harçlı ğı en çok olan ö ğrencinin harçlıkları arasındaki de ğerlerdir. Bu örnek bizi farklı bir probleme götürmektedir. Okulda 1000 ö ğrenci olsa her birinin harçlı ğını de ğerlendirmek zor bir i ş olacaktır. Bunun kolayla ştırılması için bu verilerin düzenlenmesi gerekir. Bu düzenleme iki şekilde yapılabilir. Sıralı Dizi: Sayısal bilgilerin küçükten büyü ğe ya da büyükten küçü ğe do ğru sıralanmasıyla elde edilen dizidir. Çokluk Bölünümü (Gruplandırma): Verilerin belli sayıda büyüklük sınıflarına göre gruplara ayrılmasıdır. Böyle olu şturulan gruplara sınıf, her sınıftaki birim sayısına sınıf çoklu ğu denir. Yukarıda verilen örnekte ö ğrencilerin harçlık de ğerlerini en küçükten en büyü ğe do ğru sıralayarak yazarsak bir sıralı dizi olu şturmu ş oluruz. E ğer ö ğrencilerin harçlıklarını onar liralık bölümlere ayırırsak çokluk bölümünü halinde sınıflandırmı ş oluruz 19 Sıra nu Harçlık miktarları Ö ğrenci sayısı 1 0< x ?10 900 2 10< x ? 20 50 3 20< x ?30 20 4 30< x ? 40 15 5 40< x ? 50 5 6 50< x ? 60 4 7 60< x ? 70 2 8 70< x ? 80 1 9 80< x ?90 2 10 90< x ?…. 1 Yukarıda çokluk bölümünü on sınıfa ayırmı ş olduk 1.sütün sınıf sıra numaralarını 2. sütun sınıf de ğerlerini, 3. sütun ise her sınıf de ğerinin kaç kez tekrarlandı ğını göstermektedir. Bu sıralamada 10 numaralı sıraya dikkat edilmelidir. Bu tip sıralar açık uçlu sıralardır. Yani bu gruptaki ö ğrencilerin harçlıkları 90 liraya e şit ya da 90 liradan büyüktür. Ne kadar büyük oldu ğu ise önemsizdir. Bu gruptaki ö ğrenciler 90 lira harçlıklı da olabilir 150 lira ya da daha farklı olabilir. Sıralar olu şturulurken her sıranın birbirinden ayrıldı ğı rakamsal de ğerler net olmalıdır. 20 Yine aynı sıralamayı Sıra nu Harçlık miktarları Ö ğrenci sayısı 1 0 - 10 900 2 10 - 20 50 3 20 - 30 20 4 30 - 40 15 5 40 - 50 5 6 50 - 60 4 7 60 - 70 2 8 70 - 80 1 9 80 - 90 2 10 90 - …. 1 1000 Şeklinde yapacak olursak sınıflardaki ö ğrenci sayıları birbirine karı şır. Bu yüzden ayrımlamalara özen gösterilmeli ve net ayrımlar yapılabilmelidir. Şimdi yeni bir örnekte ö ğrendiklerimizi tekrar edelim. 50 ö ğrencinin babalarının ya şları şöyledir. 68 53 74 85 74 38 54 56 38 69 73 42 75 35 39 40 40 40 42 73 45 58 58 62 64 51 45 61 46 48 49 38 46 54 55 58 58 61 38 39 40 41 43 38 42 46 47 50 49 50 21 Herhangi bir düzenleme yapılmamı ş verilere yı ğın diyoruz. Yukarıdaki yı ğını küçükten büyü ğe do ğru sıralarsak sıralı dizi elde ederiz. 35 38 38 38 38 38 39 39 40 40 40 40 41 42 42 42 43 45 45 46 46 46 47 48 49 49 50 50 51 53 54 54 55 56 58 58 58 58 61 61 62 64 68 69 73 73 74 74 74 85 Yukarıdaki sıralı diziye çokluk bölünümü uygulayıp gruplandırılmı ş bir dizi elde edebiliriz. Bunun için önce da ğılım aralı ğını bulalım. Da ğılım aralı ğı= en büyük de ği şken – en küçük de ği şken D.A = 85 – 35 = 50 Bu noktada bir sınıf sayısı kararla ştırmak gerekir. Sınıf sayısını ara ştırmanın niteli ğine göre diledi ğimiz gibi belirleyebiliriz. Sınıf sayısını 5 olarak belirleyelim. Yani yukarıdaki verileri be ş sınıf olu şturacak şekilde düzenleyelim. Sıra nu Ya şlar Ki şi sayısı 1 35< x ? 45 17 2 45< x ? 55 15 3 55< x ? 65 10 4 65< x ? 75 6 5 75< x ? 85 2 50 Bu düzenlemeyi yaptıktan sonra aynı örne ği kullanarak yeni istatistik bilgilerini ö ğrenebiliriz. Aritmetik Ortalama; verilerin a ğırlıklı olarak bulundu ğu, yoğunla şmanın gözlemlendi ği merkez e ğilim ölçüsüdür. Son derece yaygın olarak kullanıldı ğı için genelde bilinen bir yöntemdir. 22 Aritmetik ortalama gruplanmı ş verilerde ve gruplanmamı ş verilerde farklı yöntemlerle hesaplanır. Gruplanmamı ş verilerde aritmetik ortalama; bütün verilerin sayısal de ğerlerinin toplanarak veri sayısına bölümü ile bulunur. 35 38 38 38 38 38 39 39 40 40 40 40 41 42 42 42 43 45 45 46 46 46 47 48 49 49 50 50 51 53 54 54 55 56 58 58 58 58 61 61 62 64 68 69 73 73 74 74 74 85 Aritmetik ortalama (A.O.) = verilerin sayısal de ğerleri toplamı ÷ Toplam veri sayısı A.O. = 2588 ÷ 50 =51,76 = 52 olarak bulunur Gruplandırılmı ş verilerde ise ortalama hesaplanabilmesi için önce sınıf orta de ğerlerinin bulunması gerekir. Sınıf orta de ğeri sınıf alt de ğeri ile sınıf üst de ğerinin toplanıp ikiye bölünmesi ile bulunur. Sıra nu Ya şlar Ki şi sayısı 1 35< x ? 45 17 2 45< x ? 55 15 3 55< x ? 65 10 4 65< x ? 75 6 5 75< x ? 85 2 Birinci sıradaki sınıf alt de ğerimiz 35 üst de ğeri ise 45 tir. Sınıf orta de ğeri ise 35 + 45 / 2 = 40 bulunur. 23 Örne ğimizdeki tüm sınıf orta de ğerlerini bulalım. Sıra nu Ya şlar Ki şi sayısı 1 35 + 45 ÷ 2 = 40 17 2 45 + 55 ÷2 = 50 15 3 55 + 65 ÷ 2 = 60 10 4 65 + 75 ÷ 2 = 70 6 5 75 + 85 ÷2 = 80 2 Gruplanmı ş verilerde aritmetik ortalama sınıf orta de ğerleri ile o sınıfa ait veri sayısının çarpımının toplam ver sayısına bölünmesi sonucunda bulunur. A.O = (40 x 17) +( 50 x 15) + (60 x 10) +( 70 x 6) + (80 x 2) 5 0 A.O. = 680 + 750 + 600 + 420 + 160 50 A.O. = 2610 ÷ 50 = 52,2 Ortanca; medyan olarak da bilinen bu yöntem ortalama belirleme amacıyla kullanılan bir istatistik kavramıdır. Hesaplanı şı gruplanmı ş ve gruplanmamı ş verilerde farklıdır. Gruplanmamı ş verilerde ortanca Hesaplanması oldukça basittir. Yı ğın sıralı dizi haline getirilir. Gruptaki veri sayısı ikiye bölünür. Elde edilen rakama kar şılık gelen veri ortancayı verir. 24 Örne ğimize bakalım; 35 38 38 38 38 38 39 39 40 40 40 40 41 42 42 42 43 45 45 46 46 46 47 48 49 49 50 50 51 53 54 54 55 56 58 58 58 58 61 61 62 64 68 69 73 73 74 74 74 85 Burada toplam 50 veri vardır. O halde 50 / 2 = 25 tir. Sıralanmı ş dizideki 25. de ğer ( 49 ) bize ortancayı verir. Toplam veri sayısının tek rakamlı bir sayı olması durumunda ise toplam veri sayısına 1 eklenip 2 ye bölünerek aynı i şlem yapılır. Gruplanmı ş verilerde ortanca Gruplanmı ş verilerde ortancanın hesaplanmasında ilk yapılacak iş ortancanın hangi sınıf içerisinde kaldı ğını tespit etmektir. Ortancanın hangi sınıf içerisinde kaldı ğının tespiti gruplanmamı ş verilerde kullanılan yöntemle yapılır. Veri sayısı toplamı çift sayıysa 2 ye bölünür. Tek sayıysa 1 eklenir 2 ye bölünür. Bizim örne ğimizde veri sayısı çifttir. O halde bu örnekte 50 / 2 = 25 bulunur. Bizim ortanca dedi ğimiz 25. verinin bulundu ğu sınıf aralı ğı içerisindedir. Yani ikinci sınıf aralı ğı içerisindedir. 25 Ortancanın hangi sınıf aralı ğında oldu ğunun kolayca görülebilmesi için sınıf aralıklarına düşen veri sayısının toplamları da tabloya eklenmelidir. Sıra nu Ya şlar Ki şi sayısı Veri sayısı toplamları 1 35< x ? 45 17 17 2 45< x ? 55 15 32 3 55< x ? 65 10 42 4 65< x ?75 6 48 5 75< x ? 85 2 50 Bu tespitten sonra ortancayı bulmak için a şa ğıdaki bilgilere ihtiyaç vardır. L = Ortanca Sınıfı Sınıf Alt De ğeri C = Ortanca Sınıfı Sınıf Aralı ğı F = Ortanca Sınıfı Sınıf Çoklu ğu ( toplam veri sayısı) N = Yı ğının Birim Sayısı D = Ortanca Sınıfına Kadar Olan Toplam Birim Sayısı Formülü ise şöyledir. Or. = L + (c / f) x [ ( N / 2) – d] de ğerleri yerlerine koyacak olursak. Or. = 45 + (10 / 15) x [ (50 / 2) – 17] Or. = 45 + (0.66) x [ 25 – 17] Or. = 45 + (0.66) x 8 Or. = 45 + 5.28 Or. = 50.28 = 50 bulunur. 26 Tepe Noktası ( Mod ) Gruplanmamı ş dizilerde en çok tekrar edilen de ğerdir. 35 38 38 38 38 38 39 39 40 40 40 40 41 42 42 42 43 45 45 46 46 46 47 48 49 49 50 50 51 53 54 54 55 56 58 58 58 58 61 61 62 64 68 69 73 73 74 74 74 85 En çok tekrar edilen sayı 38 oldu ğundan dolayı mod 38 dir. Gruplanmı ş serilerde tepe noktası varyans ve standart sapma hesapları kapsamlı istatistik bilgi gerektirdi ğinden burada yalnızca tanımları verilmekle yetinilecektir. Varyans; birim de ğerlerin aritmetik ortalamadan ne ölçüde farklı olabilece ğini ortaya koyan bir da ğılım ölçüsüdür. Standart sapma; varyansın pozitif i şaretli kareköküdür. 27 UYGULAMA FAAL İYET İ A şa ğıdaki uygulamayı yapınız. Okul ya da i ş ortamlarınızdaki herhangi bir durumu tespit etmek amacıyla on soruluk bir anket hazırlayarak, elli ki şi üzerinde uygulayıp sonuçlarını istatistik yöntemlerle de ğerlendiriniz İşlem Basamakları Öneriler - Öncelikli olarak tespit etmek istedi ğiniz durumu belirleyiniz. - Ankette hangi tip soruları uygulayaca ğınıza karar veriniz. - Anket sorularını belirleyiniz. - Anket formunu düzenleyin ve uygulayınız. - Elde etti ğiniz verileri istatistik yöntemleri kullanarak yorumlayınız ve bir sonuca ula şınız. . Örne ğin bu durum; okulunuzdaki öğrencilerin ba şarılarını etkileyen sebepler, çalı ştı ğınız i şletmenin mü şterilerinin kar şıla ştı ğı sorunlar ya da beklentiler, sevilen ve ba şarılı olunan derslerde arkada şlarınızın ba şarılı olmalarını etkileyen nedenler vb. olabilir. - Anket sorularını -evet hayır- şeklinde hazırlamanız cevaplamayı kolayla ştırır. Çoktan seçmeli yaparsanız daha fazla alternatifi de ğerlendirebilirsiniz. Bu gibi sebepleri de ğerlendirerek size ö ğretilen herhangi bir soru tipini seçiniz. Anket formunu düzenlerken güzel ve sade görünmesine özen gösteriniz. Konunuza göre bir yargı bildirebilecek biçimde verileri düzenleyiniz. İstatistik yöntemleri kullanarak bir sonuca ula şın. Örne ğin 50 ki şiden yüzde kaçının Türkçe dersinde ba şarılı oldu ğunu belirleyebilirsiniz. Ya da kız ö ğrencilerin ba şarı ortalamasını erkek ö ğrencilerin ba şarı ortalamasıyla karşıla ştırabilirsiniz. UYGULAMA FAAL İYET İ 28 A şa ğıdaki soruları cevaplandırarak faaliyette kazandı ğınız bilgileri ölçünüz. ÖLÇME SORULARI 1. A şa ğıdakilerden hangisi bilimsel araştırmaların amaçlarından biri de ğildir? A) Bir sorunu çözmek B) Yeni bir ürün ortaya koymak C) Bulunan bulguları raporla ştırmak D) Yeni bir yöntem geliştirmek 2. A şa ğıdakilerden hangisi bilimsel araştırmaların ortak niteliklerinden birisi de ğildir? A) Uzmanlık gerektirir B) Ortak ölçütlere göre sınanabilir C) Tarafsız ve sistemli bir süreçtir D) Tüm alanlarda yöntem tektir 3- A şa ğıdakilerden hangisi bir ara ştırma türü de ğildir? A) Kütüphane ara ştırmaları B) Laboratuar ara ştırmaları C) Analitik ara ştırmalar D) Piyasa ara ştırmaları 4- Bir ara ştırma konusu a şa ğıdaki özelliklerden hangisine sahip olmak zorunda de ğildir? A) Yeni ve özgün olmak B) Uygulanabilir olmak C) Bir amaç ve hipoteze sahip olmak D) Yaygın kanılara ters dü şmemek 5- A şa ğıdakilerden hangisi bir ara ştırma yöntemi de ğildir? A) Deneysel ara ştırma B) Tarihsel ara ştırma C) Uzay ara ştırmaları D) İstatistik ara ştırmaları 6- A şa ğıdakilerden hangisi sosyal bilimlerde kullanılan veri toplama yöntemlerinden biri de ğildir? A) Görü şme B) Anket C) Örnekleme D) Kar şıla ştırma 7- A şa ğıdakilerden hangisi anket yöntemiyle veri toplamanın yararlarından biri de ğildir? A) Maliyeti dü şüktür B) Dolaysız bilgiye ula şılır C) Planlaması kolaydır D) Uygulaması zordur 8- A şa ğıdakilerden hangisinin bir anket formunda bulunması gerekmez? A) Anketi düzenleyen ki şi ya da kurum adı B) Anket soruları C) Anketin konusu D) De ğerlendirme esasları ÖLÇME VE DE ĞERLEND İRME 29 9. A şa ğıdaki yı ğını sıralı dizi haline getiriniz. 48 64 66 33 46 92 74 67 19 55 25 19 63 44 97 54 65 43 67 37 86 78 72 55 91 89 13 29 77 44 25 19 63 44 97 54 65 43 67 37 86 78 72 55 91 89 13 29 77 44 10. Elde etti ğiniz sıralı dizinin aritmetik ortalamasını bulunuz. 11. Yı ğını sınıf sayısı 5 olacak şekilde gruplandırınız. 12. Gruplandırılmı ş verilerin aritmetik ortalamasını bulunuz. 13. Ortancayı bulunuz. DE ĞERLEND İRME Cevaplarınızı cevap anahtarıyla kar şıla ştırınız. Yanlı ş cevabınız varsa o konuyla ilgili bölümü yeniden tekrar ediniz. Ba şarınızı artırmak amacıyla ö ğretmeninizden yardım alınız. 30 Ö ĞRENME FAAL İYET İ-2 Yaptı ğınız ara ştırmaları yazım kurallarına uygun olarak rapor haline getirebileceksiniz Alanınızla ilgili üniversitelerde yapılmı ş bir tez bularak şekil yönünden inceleyiniz. İnceledi ğiniz bu tezi herhangi bir ders kitabınızla kar şıla ştırarak bulabildi ğiniz farklılıkları not ediniz. 2. RAPOR YAZMA 2.1. Ara ştırmanın Kısımları Bilimsel ara ştırma çabasının son halkası yapılan ara ştırma sonucu elde edilen bulguların bir rapor haline getirilmesidir. Bu a şama ara ştırma süreci içerisinde elde edilen bilgilerin ba şkalarıyla payla şılacak düzeye getirilmesi ve bu amaçla uygun biçimlendirmenin yapılabilmesini içerir. Bu nedenle incelemelerin uygun şekilde rapor haline getirilebilmesi için bir takım ortak kurallar olu şturulmu ştur. Yapılan incelemenin ba şkaları tarafından anla şılabilmesi ve de ğerlendirilebilmesi için ara ştırmaların belirlenen bu kurallara uygun olarak raporla ştırılması gerekir. Ara ştırma ne kadar iyi çalı şılmı ş ne kadar amaca uygun olursa olsun e ğer yazılırken ba şkalarının anlayaca ğı ve kabullenece ği bir biçimde kaleme alınmamı şsa eksik kalmı ş demektir. Çünkü ara ştırmaların bir amacı da bilgiyi payla şabilmektir. İyi yazılarak payla şıma sunulamayan bir ara ştırma amacını tamamlayamamı ş demektir. Ara ştırmalar neticesinde elde edilen bulguların payla şımında anla şılırlı ğı sa ğlamak amacıyla genellikle kabul gören bazı kurallar olu şturulmu ştur. Bunlara rapor yazma kuralları denir. Ö ĞRENME FAAL İYET İ-2 AMAÇ ARA ŞTIRMA Resim 4: Rapor yazımı ara ştırmanın tamamlanmasıdır 31 Bilimsel açıdan rapor yazılırken ilk yapılacak iş ara ştırmanın kısımlarını olu şturmaktır. Raporla ştırılmı ş bir ara ştırma üç temel kısımdan olu şur. Bunlar; birinci kısım, metin kısmı ve son kısımdır. Raporun birinci kısmında a şa ğıdaki bölümler bulunur. Yazım a şamasına gelmi ş bir ara ştırmanın kurallara uygun olarak rapor haline getirilebilmesi için yukarıda belirtilen her bölümde uyulması gereken temel noktaları sırasıyla ele alalım. Kapak sayfası Hazırlanan bir raporun ilk sayfası kapak sayfasıdır. Genel olarak kapak sayfasında şu bilgiler bulunur. Raporun hazırlandı ğı kurumun adı. Raporun adı. Raporu hazırlayan ki şi veya grubun adı. Varsa raporu denetleyen ki şi ya da gurup adı. Raporun yazıldı ğı yer ve yıl. Raporun kısımları Birinci kısım - Kapak sayfası - Özet - Anahtar kelimeler - Önsöz - İçindekiler - Kısaltmalar veya simgeler. Metin kısmı - Giri ş - Bölümler - Sonuç Son kısım - Ekler - Kaynakça - Dizin 32 Yukarıdaki bilgilerle olu şturulacak kapakta genelde kullanılan bir biçim ve sıralama yöntemi şöyledir. Hacettepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü L İSELERDE CUMHUR İYET TAR İH İ DERS K İTAPLARI (1935 – 1990) İSMA İL KOÇAK YÜKSEK L İSANS TEZ İ ANKARA 2000 33 Özet Ara ştırma hakkında genel bilgilerin, amacının, kullanılan yöntemlerin ve elde edilen bulguların kısa ve genel bir biçimde tanıtıldı ğı bölümdür. Bu bölüm genelde uzun tutulmaz. Özet bölümü yazılırken ara ştırmanın önemli noktaları ön plana çıkarılır. Okuyan ki şi bu bölüm sayesinde tüm rapor içerisinde neleri bulabilece ğine dair genel fikirler edinir. Bazı ara ştırmalara özetin yabancı dile çevrilmi ş şeklide eklenir. Anahtar Kelimeler Bazı raporlar belli kurulu şlar ya da kütüphaneler tarafından saklanır. Bu raporların içeriklerini görmek isteyen, çalı şmaların temel konularını taramak isteyen ki şi ya da ara ştırmacıların aradıkları konularla ilgili çalı şmalara ula şmalarını kolayla ştırmak amacıyla raporda kullanılan esas kavramlar anahtar kelimeler bölümüne yazılır. Anahtar kelimeler. Raporların ilgilenenler tarafından kolayca bulunmasını sa ğlamak amacıyla yazılır. Raporu yazan ki şi kendi raporunda bulunabilecek temel konuları belirler ve bunları anahtar kelimeler bölümüne yazar. Anahtar kelimeler genelde üç be ş kelime civarında olu şturulur. Önsöz Bu bölüm her rapor yazımında olu şturulması zorunlu bir bölüm de ğildir. Çalı şmanın hazırlanı ş ortamı kar şıla şılan güçlükler çalı şmada eme ği geçen ki şiler varsa eksik ya da sınırlı kalan konular bu bölümde belirtilir. Çalı şmanın olu şumunda katkısı olan ki şi ya da kurulu şlara bu bölümde te şekkür edilir. İçindekiler Rapor içeriğinin bir sıra dahilinde ve sayfa numaralarına göre yer aldı ğı konu ba şlıkları ve alt ba şlıkların bir sıra ve düzen içerisinde gösterildi ği kısımdır. Kısaltmalar E ğer yazar genellikle herkes tarafından bilinenlerin dı şında kısaltmalar yapmı şsa bunları bir liste halinde ara ştırmanın ön kısmında gösterebilir. Kısaltmalar listesi alfabetik sıraya göre olu şturulur. Yalnız unutulmaması gereken nokta, kısaltmalar listesi olu şturulmu ş olsa bile metin içersisinde kısaltmayla ifade edilen kelimeler ilk kez kullanıldıkları yerde uzun şekliyle yazılır. Daha sonra kısaltılmı ş biçimi kullanılır. Örne ğin A.g.e. : Adı geçen eser A.g.m. : Adı geçen makale AKM : Atatürk Kültür Merkezi Bak. : Bakanlı ğı bkz. : bakınız 34 Böl. : Bölümü C. : Cilt Haz. : Hazırlayan İÜK. : İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi s. : sayfa S. : Sayı Metin kısmı Ara ştırmanın yer aldı ğı bölümdür. Raporda ifade edilecek bulgular bu bölümde aktarılır. Metin kısmı giri şle ba şlar ve sonuçla biter. Raporda açıklanmak istenen fikirler bölüm ya da bölümler halinde sunulur. Giri ş; ara ştırmanın metin kısmının ba şlangıcıdır. Giri şte ara ştırmanın çözümlemeye çalı ştı ğı soru ya da sorunlar açıklanır. Raporun hangi bölümlerden olu ştu ğu, bölümlerde nelerin ele alındı ğı gibi konular giri şte i şlenir. Bölümler; raporun ana gövdesidir. Raporu hazırlayan ki şinin anlatmak, açıklamak, ispatlamak istedi ği görü şlerini ifade etti ği metin kısmıdır. Bölümlerin içeri ği ve sayısı ara ştırmaya göre de ği şir. Her bölüm raporun vermek istedi ği ana dü şünceyi desteklemelidir. Bölümler bazen alt bölümlere de ayrılabilir. Bölümlendirmede rakam ya da harf gibi semboller kullanılır. Bazı kısa çalı şmalarda ise alt bölümler bulunmayabilir. Sonuç; inceleme sayesinde elde edilen bulguların net bir şekilde anlatıldı ğı ya da varsa hipotezlerin ispatlandı ğı kısımdır. Bu kısımda çözülen sorun ya da sorunlar, üretilen bilgiler, geli ştirilen yöntemler veya elde edilen faydalar kısa ve net bir biçimde dile getirilir. Son kısım Ekler; metinde verilmesi ara ştırmanın bütünlü ğü ya da akıcılı ğı açısından sakıncalı olan ama incelemeyi destekleyecek bulgular metin sonunda ek olarak konulabilir. Eklerde uzun, ayrıntılı tablolar, anket formları, çizelgeler, belgeler, uzun alıntılar vb. verilebilir. Her ek ayrı bir sayfada ve numaralandırılarak verilir. Kaynakça; ara ştırmanın olu şturulmasında yararlanılan tüm kaynakların sistemli bir biçimde yazıldı ğı bölümdür. Dizin; bazı raporlarda aranan konuların kolaylıkla bulunabilmesi için hazırlanan her kelimenin yer aldı ğı sayfayı gösteren bir düzenlemedir. 35 2.2. Kaynak ve Dipnot Gösterme Kuralları Rapor içerisinde kullanılan farklı kaynaklardan edinilen bilgilerin nereden alındı ğının gösterilmesi gerekir. Raporda farklı bir kaynaktan alınan ve oldu ğu gibi kullanılan cümlelerin ya da rapor hazırlayan ki şinin faydalandı ğı dü şüncelerin hangi kaynaklardan elde edildi ği gösterilmelidir. Rapor yazarken kaynak gösterilmesi; savunulan görü şlerin do ğrulu ğunu desteklemeyi, ara ştırmacının kendi katkısının ne oldu ğunu belirtmeyi, sunulan bilgilerin denetimine imkân vermeyi, yeni ara ştırmacılara yol göstermeyi mümkün kılar. Rapor yazılırken kaynak gösterilmesi gereken bilgiler genellikle şunlardır; - Genel bilgilerin dı şında kalan ve ba şkaları tarafından ifade edilmi ş görü şler - Ba şka kaynaklardan edinilen fikir ya da dü şünceler - Tablo ya da çizelgenin alındı ğı kaynaklar Kaynak gösterme metin içerisinde yapılabilece ği gibi dipnotlarla da gerçekle ştirilebilir. Kaynaklar metin içerisinde gösterilirken kullanılan kaynaktan aktarılan cümle ya da cümlelerin sonunda parantez açılarak gösterilir. Dipnotlu sistemden bahsetmeden önce şu açıklamanın yapılması faydalı olacaktır. Dipnotlar yalnızca yararlanılan kaynakları göstermede kullanılmaz. Rapor hazırlayan ki şi bahsetti ği konuda ayrıntılı bilgi, farklı görü ş, hatırlatma vb. yapmak istedi ğinde de dipnot kullanabilir. Metin içerisinde ilgili bölüme dipnot numarası vererek gerekli açıklamayı o numaralı dipnotta yapabilir. Dipnotlar raporlarda üç ayrı şekilde düzenlenebilir. 1.Sayfa sonunda; metin içerisine dipnot numarası konulur ve aynı sayfanın alt kısmına yararlanılan kaynakla ilgili açıklamalar yazılır. 2. Bölüm sonuna; metin içerisinde verilen rakamlar bölüm sonunda dipnotlar olarak toplanır ve bölüm sonlarında toplu olarak gösterilir. E ğer birden çok bölüm varsa her bölümde dip not numaralandırılması tekrar birden ba şlatılarak verilir ve her bölümle ilgili dipnotlar o bölümün sonuna yerle ştirilir. 3. Rapor sonunda; Metin içerisinde kullanılan dipnotlar bir araya getirilir ve ara ştırmanın sonunda ayrı bir bölüm olarak düzenlenir. 36 Bu üç yöntemden en uygunu sayfa sonuna dipnot dü şülmesidir. Çünkü okuyucu görmek istedi ği dipnotu, okumasını bozmadan kolayca görebilir. Kaynak göstermede dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır. Bu kurallar yararlanılan kayna ğın türüne göre de ği şiklik gösterir. Bunları sırasıyla inceleyelim. Kitaplar: E ğer kaynak olarak bir kitap gösterilecekse düzenleme şu şekilde yapılır. Yazarın Adı ve Soyadı, Kitabın Adı, Yayınlandı ğı Şehir, Yayın Yılı, Sayfa numarası. Örnek; Cemil Meriç, Bu Ülke, İstanbul, 1993, s. 45 E ğer bir kitabın birden çok yazarı varsa yazarların adları ve soyadları tek tek yazılır. Di ğer kısımlarda farklı bir uygulama yapılmaz. Örnek; Serdar Keskin, Mahmut Biçer, Aksi Seda, Ankara, 2006, s. 46 E ğer bir kitabın birden çok sayfası ifade edilmek istenirse sayfa numaralarının arasına ( , ) ya da ( - ) i şareti konur. ( - ) i şareti konunun belirtilen sayfalarda ba şladı ğı ve bitti ğini gösterir. ( ,) ise konunun gösterilen ilk sayfada ba şladı ğını ve son sayfaya kadar aralarda i şlendi ğini gösterir. Örnek; Ömür Ceylan, Tasavvufi Şiir Şerhleri, İstanbul, 2000, s. 65,69 Hüseyin A ğca, Yazılı Anlatım, Ankara, 1999, s. 79-84 Bir kaynak dipnotlarda ilk kez kullanılıyorsa yukarıda bahsedilen şekilde yapılır. Aynı kaynak rapor içerisinde birden çok kere gösterilecekse kısaltma yapılır. Yazarın Soyadı, a.g.e., sayfa numarası age; adı geçen eser demektir. Örnek; Meriç, a.g.e., s. 83 Şeklinde kaynak gösterilirse, Cemil Meriç’in daha önceki dipnotta ayrıntılı gösterilen eseri kastedilmi ş olur. Aynı soyadı ta şıyan yazarların kitaplarını tekrar kaynak göstermek gerekti ğinde karı şıklık olmasın diye yazar adları da belirtilir. Rapor içerisinde aynı yazarın birkaç farklı kitabı kullanılmı şsa açıklayıcı olması için yazarın soyadından sonra kitabın adı yazılır. 37 Örnek; Meriç, Kırk Ambar, a.g.e., s.89 Örnek;Meriç, Ma ğaradakiler, a.g.e., s.99 Bu yöntemle kitabın yayın yeri ve yılını tekrar tekrar yazmak gerekmez. Makaleler: E ğer kaynak olarak bir makale gösterilecekse şu düzen gerçekle ştirilir. Yazar Adı Soyadı, “Makalenin Adı”, Bulundu ğu Kitabın Adı, Yayın Yeri, Yayın Yılı, Sayfa numarası Örnek; Mete Tunçay, “ İlk ve Orta Ö ğretimde Tarih”, Felsefe Kurumu Seminerleri, Ankara, 1977, s.276,277 Aynı makale birden çok yerde kaynak olarak gösterildi ğinde kayna ğın sonraki gösterimi şu şekilde yapılır. Yazarın Soyadı, a.g.m., s.276 a.g.m.; adı geçen makale demektir. Kaynak gösterirken makalede uyulacak kuralların di ğer ayrıntıları kitaplarla aynıdır. Orada gösterilen de ği şiklikler makaleye uygulanır. Ansiklopedi: Kaynak gösterilen eser bir ansiklopedi ise şu yekilde kaynak gösterilir. Ansiklopedinin Adı, Cilt Numarası, Yayın yeri, Yayın Yılı, Sayfa Numaras4ı. Örnek; Tanzimat’tan Cumhuriyete Türkiye Ansiklopedisi, 6.cilt, İstanbul, 1985, s. 1934 Dergi: Bir süreli yayın içerisinde bulunan bir makale dipnotta şöyle gösterilir. Yazar Adı ve Soyadı, “ Makalenin Adı”, Derginin Adı, Cilt Numarası, Sayısı, Sayfa Numarası. Örnek; İlhan Akçay, “Yakutiye Medresesi”, Vakıflar Dergisi, Sayı 6, İstanbul, 1965, s.146 2.3. Metin Aktarımları Ara ştırma yazılarında bazen ba şka ki şi veya ki şilerin görü şlerine yer vermek gerekir. Ara ştırmacı; fikirlerini desteklemek, ara ştırmasını zenginle ştirmek için ya da benzeri amaçlarla ba şka kaynaklardan alıntı yapabilir. Bir ara ştırmada farklı kaynaklardan iki şekilde aktarım yapılabilir. Do ğrudan aktarma: Bir ba şka kaynakta yazılmı ş olan fikir veya dü şüncelerin cümlelerde hiçbir de ği şiklik yapmadan ara ştırma içerisinde kullanılmasıdır. 38 Bu tür kaynak aktarımlarında kullanılan cümleler ( “ )i şareti arasına alınır, italik yazı tipiyle yazılır ve cümlelerin bitti ği yere dipnot numarası konularak cümlelerin alındı ğı kaynak dipnotta gösterilir. Do ğrudan kaynak aktarımında bazen cümlelerin tamamına ihtiyaç duyulmaz ve aktarılan metin içerisinden bazı cümleler çıkarılabilir. Bu durumda aktarılan metinden çıkarılan cümlelerin olması gereken yere ( … ) i şareti konularak gösterilir. Dolaylı Aktarım: Ba şka kaynaktaki cümlelerin oldu ğu gibi de ğil sadece anlatmak istedi ği dü şüncelerin aktarımıyla gerçekle ştirilir. Ara ştırmayı yapan ki şi kaynak olarak kullandı ğı metnin cümlelerini oldu ğu gibi almayıp yalnızca dü şüncelerini ifade etmekle yetinebilir. Aktarım yaparken kendi üslubunu kullanabilir. Bu tür aktarımlarda ( “ ) i şareti kullanılmaz. Cümleler italik olarak yazılmaz. Fakat ara ştırmada dü şüncelerin aktarıldı ğı bölüme yine dip not numarası konulur ve yararlanılan kaynak orada gösterilir. 2.4. Tablo Şekil ve Grafikler Bazı veri ve bilgilerin sözlü anlatımı karma şık ve zordur. Özellikle rakamlara dayalı verilerin sözlü anlatımla okuyucuya ula ştırılması büyük güçlüklere neden olabilir. Bu amaçla ara ştırmalarda karma şık durumların okuyucuya daha kolay aktarılması amacıyla tablo, şekil ya da grafikler kullanılır. Tablo: Bilgileri sistemli ve sıralı olarak gösterebilmek amacıyla düzenlenen çizelgelerdir. Bir raporda tablo kullanılırsa tablo ba şlı ğı ve numarası mutlaka bulunmalıdır. E ğer tablolar bir ba şka kaynaktan alınmı şsa tablonun alındı ğı kaynak tablonun altında gösterilmelidir. Şekiller: Ara ştırmayı zenginle ştirmek ve anla şılmasını kolayla ştırmak amacıyla kullanılan figür, grafik ya da resimlerdir. Ara ştırmalarda bu amaçla kullanılan şekillerin altında şekil numarası ve açıklaması verilir. E ğer şekiller ba şka kaynaklardan alınmı şsa burada kaynak gösterilir. 2.5. Etkili Yazma ve Yazım Kuralları Bir ara ştırmada elde edilen bulgular ne kadar çarpıcı olursa olsun kullanılan aktarım şekli ba şarısızsa ara ştırma da ba şarısız olmu ş demektir. Çünkü; raporla ştırmada amaç bilgilerin en iyi şekilde okuyucuya aktarılmasıdır. Eğer okuyucu ara ştırma metninden faydalanamıyorsa yapılan ara ştırma sadece ara ştırmacı için bir şeyler ifade edebilir. Okur için bir anlam ta şımaz. Bu nedenle ara ştırmaların aktarımında kullanılan dil ve yöntem son derece önemlidir. Ara ştırmalarda anlatımın açık ve kolay anla şılır olması gerekir. Cümleler düzgün, kurallı ve net olmalıdır. Kelime seçimlerine özen gösterilmeli, anlamı bilinmeyen 39 kelimelerin, özellikle yabancı kelimelerin kullanımından kaçınılmalıdır. Paragraflar olu şturulurken paragraf içerisindeki dü şünce bütünlü ğüne özen gösterilmeli, her paragraf bir ana fikri anlatacak şekilde düzenlenmelidir. Anlatımda kullanılan şahıs ve zamanlara dikkat edilmelidir. Ara ştırma yazılarında genellikle üçüncü şahıs ve geni ş zamanlı anlatımlar kullanmaya özen gösterilmelidir. Etkili bir metin, iyi bir anlatımın yanı sıra yazım kurallarına uyulmasını da gerektirir. Bu amaçla a şa ğıda dikkat edilmesi gereken yazım kuralları kısaca açıklanmı ştır. 2.5.1. De, Da Ba ğlacının Yazılı şı De, da ba ğlacı ayrı yazılır; ancak, kendisinden önceki kelimenin son ünlüsüne ba ğlı olarak büyük ünlü uyumuna uyar ve da, de biçimini alır: Kızı da geldi, gelini de. UYARI: Ayrı yazılan de, da hiçbir zaman te, ta şeklinde yazılmaz. UYARI: Ya sözüyle birlikte kullanılan da mutlaka ayrı yazılır.( ya da) UYARI: da, de ba ğlacını kendisinden önceki kelimeden kesme i şareti ile ayırmak yanlı ştır. Bu ba ğlacı tamamen ayrı yazmak gerekir: Ay şe de geldi (Ay şe’de geldi de ğil). UYARI: Bulunma hâli eki olan –da, -de, -ta, -te’nin da, de ba ğlacı ile hiçbir ilgisi yoktur; bulunma hâli eki getirildi ği kelimeye biti şik yazılır: devede kulak, evde kalmak, ayakta durmak. 40 2.5.2. Ki Ba ğlacının Yazılı şı “Ki” ba ğlacı ayrı yazılır: demek ki, kaldı ki, bilmem ki. Geçmi ş zaman olur ki hayali cihan de ğer. Ancak “ki” ba ğlacı, birkaç örnekte kalıpla şmı ş oldu ğu için biti şik yazılır: belki, çünkü, mademki, halbuki, me ğerki, oysaki, sanki. Şüphe ve peki ştirme göreviyle kullanılan ki sözü de ayrı yazılır: Babam geldi mi ki? Ba şbakan konu şacak mı ki? -ki aitlik ekinin yazılı şı -ki aitlik eki ünlü uyumlarına uymaz: ak şamki, yarınki, duvardaki, onunki, yoldaki. Yalnız birkaç örnekte bu ek ünlü uyumlarına uyar: dünkü, öbürkü, seninki. 2.5.3. Mı, Mi, Mu, Mü Soru Ekinin Yazılı şı mı, mi, mu, mü soru eki gelenekle şmi ş olarak ayrı yazılır; ancak, kendisinden önceki kelimenin son ünlüsüne ba ğlı olarak ünlü uyumlarına uyar ve mı, mi, mu, mü biçimlerini alır: Kaldı mı? Sen de mi Brutus? Olur mu? İnsanlık öldü mü? Soru ekine birtakım ekler de getirilebilir. Bu ekler soru ekiyle biti şik yazılır: Verecek misiniz? Okuyor muyuz? Çocuk muyum? Gelecek miydi? Ölür müsün, öldürür müsün? Bu ek sorudan ba şka görevlerde kullanıldı ğı zaman da ayrı yazılır: Güzel mi güzel! Ya ğmur ya ğdı mı dı şarı çıkamayız. 2.6. Noktalama İşaretleri Nokta (.) 1- Cümle sonlarında kullanılır. Belli bir duraklama yapılaca ğını gösterir. 2- Şiir, kitap, gazete, dergi, yazı ba şlıklarından sonra nokta kullanılmaz. Bölüm ba şlıklarından sonra da kullanılmaz. 41 Büyük Nutuk, Gün Eksilmesin Penceremden, Giri ş, V. Bölüm Ba şlıklardan sonra satır ba şı yapılmamı ş, söze açıklamayla devam edilmi şse nokta kullanılır. 3- Kurum ve kurulu ş isimlerinden sonra nokta kullanılmaz. 4- Sık geçen kısaltmalarda nokta kullanılır. (Prof., Dr.) Ancak kimi kısaltmalarda nokta kullanılmaz: TBMM, AET, NATO, TDK, cm, kg 5- Sıra bildirmek için sayılardan sonra konur. II. Mehmet III. Selim 5. Cadde XX. yüzyıl 6- Tarihleri yazmada gün, ay ve yılı ayırmak için aralarına konur. 1.3.1967. Tarihlerde ay adları yazıyla olursa ay adlarından önce ve sonra nokta kullanılmaz. 23 Nisan 1920 7. Saat ve dakikaları ayırmak için kullanılır. Okul saat 8.30'da ba şlar. 8- Kelimelerin bir veya birkaç harfi alınarak yapılan kısaltmalarda kullanılır. Psikol. sos. snt. 9- Sıra göstermek için satır ba şlarına konan harflerden ve sayılardan sonra kullanılır. a, b. 1.1. A. B. 10-Üçlü gruplara ayrılarak yazılan büyük sayılarda gruplar arasına konur. 8.375.562, 27.870.197. Virgül (,) 1-Yazıda arka arkaya gelen e ş görevli kelimeler arasına konur. Ali, Mahmut ve Veli samimi arkada ştırlar. 2- E ş görevli cümleler arasına konur. Hızla içeri girdi, çantasını aldı. 3- Cümle içindeki ara sözleri ayırmak için kullanılır. Bütün okullar, İstanbul Lisesi hariç, eylül sonunda açılıyor. 4- Cümle içinde özel olarak vurgu yapılması gereken kelimeden sonra kullanılır. Böylece, her istedi ğini almı ş oldu. 42 5- Sayılarda ondalık bölümleri ayırmak için kullanılır. 45,9 999,9 13,5 587,3 6- Çok uzun cümlelerde özneden sonra kullanılır. 7- Tekrarlanan kelimeler arasına konur. Ak şam, yine akşam. A.Ha şim. Ancak, ikilemelerde kelimeler arasına virgül konmaz. Ak şam ak şam, bata çıka. 8- Hitap kelimelerinden sonra konur. Sayın Başkan, Sevgili karde şim, 9- Ve, veya ba ğlaçlarından önce ve sonra virgül kullanılmaz. 10-Bir dü şünceyi kabul veya kabul etmeme sözlerinden sonra kullanılır. Hayır, sizin gibi dü şünmüyorum. Evet, sizi dinliyorum. 11-Yazı şmalarda yer isimlerini tarihlerden ayırmak için kullanılır. Be şikta ş, 9 Aralık 1986, Ankara, 3 Mayıs 1960. 12-Ünlem grubu olu şturmak için cümlede ünlem gibi kullanılan kelimeden sonra konur, ünlem ise cümle sonuna alınır. Arkada ş, yurduma alçakları u ğratma sakın! 13- Sayıların yazılı şında, kesirleri ayırmak için konur. 38, 6 19,5 0,25 14- Biyografik künyelerde yazar, eser, basım evi vb. maddelerden sonra konur. Noktalı virgül ( ; ) 1- Şekil ve anlamca ba ğları bulunan cümleleri ayırmak için kullanılır. At ölür, meydan kalır; yi ğit ölür, şan kalır. 2- Cümle içinde aynı de ğerde olup virgül ile ayrılmı ş türleri, grupları ayırmak için kullanılır. Sınıfın ö ğrencilerinden Ali, Hasan ve Veli 3-A sınıfına; Murat, Mehmet, Onur da 3-B sınıfına gönderildiler. Olan oldu, i ş i şten geçti; gelmese de olur. 43 3- Virgülle ayrılmı ş örnekleri farklı örneklerden ayırmak için konur. İtalya, İngiltere, Fransa; Roma, Londra, Paris. İki nokta ( : ) 1- Bir cümlenin sonunda açıklama yapılacaksa, örnek verilecekse konur. Ba şarmanız için bir tek şart vardır: Çalı şmak. İnce sesli harflerimiz şunlardır: e, i, ü, ö. 2- İki noktadan sonra gelen açıklama ba ğımsız bir cümle ile ba şlıyorsa, cümlenin ilk kelimesi büyük yazılır. Annesi merak ederek sordu: Bu çalı şmadan kırık mı aldın? 3- İki nokta i şaretinden sonra örnekler sıralanacaksa ilk kelimenin birinci harfi küçük yazılır. Sınıfın hali şöyleydi: kırık iki masa, yerde sandalyeler. Üç nokta (...) 1- Bir sebeple bitirilmemi ş cümlelerin sonuna konur. Burada kırlar o kadar güzel ki... 2- Açıkça yazılması istenmeyen ki şi ve yer adları yerine kullanılır. Onun A... geldi ğini kimse bilmiyordu. 3- Kaba sayılan, yazılması istenmeyen sözlerin yerine konur. Yaptı ğı... kötülü ğünü sonradan anladım diyordu. 4- Bir konuda birtakım örnekler verilirken ba şkalarının da bulundu ğunu belirtmek için kullanılır. Bu gezide her ö ğrenci bir yemek getirmi şti: köfte, dolma, helva... 5- Alıntılarda; ba şta ortada ve sonda alınmayan kelime ve bölümlerin yerine konur. ...Türkçenin çekilmedi ği yerler vatandır, ancak çekildi ği yerler vatanlıktan çıkar... Yahya Kemal Soru i şareti (?) 1- Soru bildiren cümlelerin sonuna konur. Nereden geliyorsunuz?' 44 2- Soru bildiren kelimelerden sonra da konur. Kimsin? Parola nedir? ' 3- İçinde soru eki oldu ğu halde soru anlamı vermeyen cümlelerde bu i şaret kullanılmaz. Buradan bir çıktım mı do ğru sendeyim. Buldum mu kaçırmam. 4- Bazı kelimeler ve cümlelerde soru bildiren kelime olmadı ğı halde soru anlamı vardır. O zaman kullanılır. Adınız? Do ğdu ğunuz yer? 5- Bir söze inanılmadı ğını, sözün şüphe ile kar şılandı ğını bildirmek için sözden sonra veya cümle sonunda soru i şareti parantez içinde konur. Ö ğrenci çok çalı ştı ğını(?) söylüyordu. Çok yoruldum de-' di(?). 6- Bilinmeyen yer, tarih vb. durumlar için kullanılır. Yunus Emre (1240?-1320), (Do ğum yeri: ?) Ünlem i şareti (!) 1-Sevinç, acı, korku, hayret, nefret, bunalma duygularını anlatan cümlelerin sonuna konur. Ne mutlu Türküm diyene! - Atatürk. Hey, baksanıza! Dur yolcu! Aferin! Alçak! Zalim! Öf! Çok karı şmasana be! 2- Ünlem niteli ğinde yapılan seslenmelerden sonra da ünlem i şareti konur. Arkada ş! Simitçi! 3- Söylevlerde kullanılır. Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri! 4- Ünlem i şareti parantez içinde bir kelimeden veya cümleden sonra kullanılırsa, küçümseme, alay, dikkat çekme anlamı verir. Gençli ğinde büyük bir atıcı oldu ğunu söyledi (!). Fizik sınavının birincisi (!) oldu ğunu söylüyordu. Çizgi (-) 1- Konu şmaları göstermek için kullanılır. - Kimsin? 45 - Parola nedir? 2- Kar şılıklı konu şma şeklinde olmayan sözler de konu şma cizgisi ile verilebilir. Ö ğretmeninin yanına sokuldu. - Bana izin veriniz gidece ğim, dedi. Birle ştirme Çizgisi (-) 1- Satır sonuna sı ğmayan kelimeleri birle ştirmek için kullanılır. (Sana dar gelmeyecek mak-beri kimler kazsın. M. Akif) 2- Cümle içinde ara sözleri belli etmek için kullanılır. Bunu anlatmamdaki maksat -açıklamak gereksiz ya- sizi uyarmaktır. 3- Eski Arapça ve Farsça sözlerde kök ve ekleri ayırmak için kullanılır. Kelam-ı kibar Servet-i Fünün, Cemiyet-i Akvam, Ate ş-perest 4- Kelimeler arasında "-den... a, ve, ile, arasında" anlamları-nı vermek üzere kullanılır. Türk- Alman i şbirli ği, Türkçe-ingilizce sözlük 5- İki veya daha fazla özel ki şi ve yer adı arasına konur. ( İstanbul-Ankara yolu, Koç-Sabancı anla şmazlı ğı) Tırnak i şareti (" ") 1-Bir yazıda ba şkasından söz alınıp kullanılacaksa oldu ğu gibi aktarılan ba şkasının sözünün ba şına ve sonuna konur. Atatürk, "Ne Mutlu Türk'üm Diyene" sözünü bizzat söylemi ştir. 2- Söylendi ği şekilde yazıya aktarılmayan ki şilerin sözleri tırnak içine alınmaz. Atatürk Türk olmanın mutlulu ğunu belirtmi ştir. 3- Cümle içinde özellikle belirtilmek istenen sözler tırnak içine alınır. Çok kullandı ğımız "bay" kelimesi aslında zengin demektir. 4- Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan i şaret (nokta, soru i şareti, ünlem) tırnak içinde kalır. " İzmir üzerine dünyada bir şehir daha yoktur!" diyorlar. 46 Yahya Kemal Beyatlı 5- Parça içinde geçen edebî eser isimleri, bilimsel yayınların isimleri de özellikle birkaç kelimeden olu şuyorlarsa tırnak içinde gösterilir. "Çalıku şu" "Babanız Atatürk" "Otuz Be ş Ya ş" Parantez ( ) 1- Cümle içinde açıklayıcı bilgiler verilecekse kullanılır. O kitabın çıkı ş tarihinde (1968) sen okuma yazma bilmiyordun. 2- Cümle içinde kullanılan ara sözlerin veya cümlelerin ba şına sonuna konur. Bugünkü medeniyet yolunda ilerleyi şimiz (Daha önceki Müslüman Türk medeniyetleri dü şünülürse) pek de büyük bir ilerleme olmasa gerek. Kesme i şareti (') 1- Özel isimlere getirilen ekleri ayırmak için kullanılır. Ali'den, Asya'da, Atatürk'üm, Türk'e, Venüs'ü Ancak kurum ve kurulu ş adlarından sonra kesme i şareti kullanılmaz. Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türk Dil Kurumuna. Ayrıca ki şi adlarından sonra kullanılan unvanlara gelen ekler de ayrılmaz. Sevinç Hanıma, Ender Beyden, Ali Efendinin. 2- Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için kullanılır. TBMM'nin ABD'nin 3- Sayılardan sonra getirilen ekleri ayırmak için kullanılır. Cumhuriyet 1923'te ilan edildi. 4- Bir harf veya ekten sonra gelen ekleri ayırmak için kullanılır. 5- Metre (m), litre (l), kilometre (km) şeklindeki kısaltmalardan sonra kesme i şareti kullanılır. Ankara- İstanbul yolunun 300 km'lik kısmının yapımı bitmi şti. 6- Basım sırasında bazı harfler de ği şik şekilde dizilse bile (italik, çok belirgin siyah) kesme i şareti yine de kullanılır. Faruk Nafiz'in Han Duvarları'nı okudunuz mu? 47 7- Gazete ve dergi ba şlıklarına ek getirilmi şse kesme i şareti ile ayrılır. Anayasa'yı, Resmi Gazete'de 8- Özel isimlerden türetilmi ş kelimelerde (isim, mastar şeklinde fiil ve sıfatlarda) kesme i şareti kullanılmaz. Türklük, Türkle şmek, Türkçülük, İstanbullu, Ankaralı, Arapla şmak, Romalı, Londralı, Parisli, Türkçenin, Hıristiyanlı ğın, Aydınlıdan. 9- Yabancı özel adların sonundaki çokluk ve yapım ekleri kesme i şaretiyle ayrılır. Bordo'lu 2.7. Biti şik Yazılması Gereken Kelimeler 1- Birle şen iki kelimede anlam kaymasına u ğrayanlar: Hanımeli (bir bitki), kadıngöbe ği (bir tatlı), devetabanı (bir bitki), aslana ğzı (bir çiçek). 2- Bile şik kelimelerin bir kısmında sesli harf dü şmesi meydana gelmi ş olanlar: Pazartesi (pazar ertesi), kaynana (kayın ana), niçin (ne için). 3-Peki ştirilmi ş sıfatlar. Sapsarı, sipsivri, dümdüz. 4-Yapı bakımından tam olarak birle şmi ş, bile şik kelime halini almı ş bazı kelime ve deyimler. Zıpçıktı, çıtkırıldım, dedikodu, gecekondu, külbastı. 5- Farsçadan alınan (hane) kelimesi ile yapılan birle şik kelimeler. Kahvehane, çayhane, yatakhane. 6- Dilimizde bulunan bazı kelimeler, etmek, eylemek, olmak yardımcı fiilleri ile birle şirken ses fazlala şması (Kelimeler yabancıdır, asıllarına benzer duruma gelir) meydana gelir: Affetmek, halletmek, hissetmek. 7- Dilimize yabancı dillerden girmi ş, bugün çok kullandı ğımız bazı kelimeler etmek, eylemek, olmak yardımcı fiilleri ile birle şirken ikinci hecedeki sesli harflerini dü şürür (Asılları gibi olurlar). Emir - emretmek, nakil- nakletmek, şükür o şükretmek, sabır - sabretmek. 8- (a-e-ı-i-u-ü) ekleri kullanılarak yapılmı ş bile şik fiiller. Uyuyakalmak, bakakalmak, yapabilmek, yazıvermek, öle-yazmak. 48 9- İki veya daha çok kelimeden meydana gelmi ş Türkçe yer adları ( İI, şehir, köy). Çanakkale, Eski şehir, Pınarba şı 10- İki veya daha çok kelimeden meydana gelmi ş mahalle ve semt adları. Çengelköy, Be şikta ş, Yenimahalle, Sarıyer. 11- Da ğ, tepe, akarsu, göl, deniz adları: Uluda ğ, Kızıldeniz, Karasu, Acıgöl, Aksu. 2.8. Ayrı Yazılması Gereken Kelimeler 1-Sıfatlarda derece göstermeye yarayan (en, daha) gibi zarflar: En güzel, daha iyi, en fazla, daha so ğuk vb. 2- İkilemeler, ( İkilemeler dilimizde çok geni ş yer tutar.): Dü şe kalka, gide gide, eski püskü, şıpır şıpır, kem küm, allak bullak. 3- İkilemelerden bazıları bugün kullanılmayan kelimelerden meydana gelir. Anlamsız gibi görünen bu kelimelerin zamanında anlamlı birer kelime oldu ğu bilinmektedir. Bunlar da di ğer ikilemeler gibi yazılır. Ev bark, soy sop. 4- (m) ile yapılmı ş ikilemeler: Dolap molap, kapı mapı, kitap mitap. 5- İsim hal ekleri ile yapılan ikilemeler: iç içe, göz göze, elden ele, yıldan yıla, yan yana. 6- İyelik eki almı ş ikilemeler: Bo şu bo şuna, günü gününe. 7- İsimleri tekrarlamak şeklinde yapılan ikilemeler: Akın akın, kucak kucak, takım takım. 8- Sıfatların tekrarlanması ile yapılan ikilemeler: Tatlı tatlı, diri diri, a ğır a ğır, güzel güzel. 9- Kökü yabancı olup (be) getirilerek söylenen ikilemeler: Öz be öz, ay be ay. 10-Deyimler (Dilimizde çok sık kullanılmaktadır): Yuvasını yapmak, devede kulak, ununu elemi ş ele ğini asmı ş, çalım satmak. 49 11- (Ev, yurt) kelimeleri ile kurulan bile şik kelimeler. Radyo evi, sa ğlık yurdu, ö ğrenci yurdu, a ş evi. 12- Ardı sıra, pe şi sıra, önü sıra, yanı sıra gibi sözler. 13- İki kelimeyi birle ştirip bir bile şik kelime yapıldı ğında her iki kelime de eski anlamını koruyorsa. Arnavut kaldırımı deniz yolu, Tatar böre ği, kuru so ğan, tahin helvası, tulum peyniri, çam fıstı ğı, badem şekeri, ba ğ bozumu. 14- İsim soylu bir kelime ile etmek, eylemek, olmak yardımcı fiilleri ile yapılan bile şik fiiller. Yarı ş etmek, borç etmek, gelin olmak, sa ğ olmak, el etmek,, 15- Yer adlarında kullanılan Batı, Do ğu, Güney, Kuzey, A şa ğı, Orta, Yukarı, Küçük, Büyük,: Eski, Yeni, iç ve benzeri, kelimeler. Do ğu Anadolu, Batı Trakya, Orta Anadolu, Kuzey Amerika, Kuzeydo ğu Anadolu, Uzak Do ğu, İç Anadolu, Küçük Çekmece, Büyük Çamlıca, Büyük Menderes. 50 UYGULAMA FAAL İYET İ A şa ğıdaki uygulamayı yapınız. Alanınızla ilgili yaptı ğınız bir ara ştırmayı, rapor yazma yöntem ve tekniklerini kullanarak raporla ştırınız. İşlem Basamakları Öneriler - Konunuzu belirleyiniz ve ara ştırmanızı yapınız. - Yaptı ğınız ara ştırmanın kapa ğını kurallara uygun olarak düzenleyiniz. - Ara ştırmanızda varsa kullanaca ğınız kısaltmaları tespit ediniz. - Ara ştırmanızın metin bölümünü olu şturunuz. - Kullandı ğınız kaynakları dipnot kullanım kurallarına uygun olarak ara ştırmanızın ilgili bölümlerine yerle ştiriniz. - Sonuç ve varsa ek bölümlerini düzenleyiniz. - Kaynakçanızı olu şturunuz. - İlginizi çeken ve severek ara ştırabilece ğiniz bir konu seçiniz. - Kapa ğı olu ştururken kapakta bulunması gereken bilgileri uygun şekilde yerle ştiriniz. - Kısaltmaları kurallara uygun olarak yapınız. Kısaltmaları metin içerisinde ilk kullandı ğınız yerde uzun haliyle yazmayı ihmal etmeyiniz. - Ara ştırmanızın niteli ğine göre bölüm sayısı olu şturunuz. - Dipnot gösteriminde söze v ğretilen kuralları uygulayınız. Kullandı ğınız kayna ğın dergi, kitap ya da ansiklopedi olması durumunda uygulanması gereken dipnot yazım kurallarına uyunuz. UYGULAMA FAAL İYET İ 51 ÖLÇME VE DE ĞERLEND İRME A şa ğıdaki soruları cevaplandırarak faaliyette kazandı ğınız bilgileri ölçünüz. ÖLÇME SORULARI 1- Raporun birinci kısmında a şa ğıdakilerden hangisi bulunmaz? A) Özet B) İçindekiler C) Anahtar kelimeler D) Giri ş 2- Raporun metin kısmında a şa ğıdaki bölümlerden hangisi bulunmaz? A) Giri ş B) Bölümler C) Sonuç D) Önsöz 3- Raporun son kısmında a şa ğıdakilerden hangisi bulunmaz? A) Ekler B) Kaynakça C) Sonuç D) Dizin 4- Kapakta a şa ğıdaki bilgilerden hangisi bulunmaz? A) Raporun adı B) Düzenleyenin adı C) Raporun yazıldı ğı yer ve yıl D) Raporun kısa açıklaması 5- Ara ştırma hakkında genel bilgilerin, amacının, kullanılan yöntemlerin ve elde edilen bulguların kısa ve genel bir biçimde tanıtıldı ğı bölüm a şa ğıdakilerden hangisidir? A) Önsöz B) Giri ş C) Anahtar kelimeler A) Özet 6- A şa ğıdakilerden hangisi rapor yazılırken kaynak gösterilmesi gereken bilgilerden de ğildir? A) Genel bilgilerin dı şında kalan ve ba şkaları tarafından ifade edilmi ş görü şler B) Ba şka kaynaklardan edinilen fikir ya da dü şünceler C) Tablo ya da çizelgenin alındı ğı kaynaklar D) Yazarın kendi görü şleri 7- A şa ğıdaki dipnotların hangisinde kaynak gösterimi do ğrudur? A) Cemil Meriç, Bu Ülke, İstanbul, 1993, s. 45 B) Bu Ülke, Cemil Meriç, İstanbul, 1993, s. 45 C) Cemil Meriç, İstanbul, Bu Ülke, 1993, s. 45 ÖLÇME VE DE ĞERLEND İRME 52 D) Cemil Meriç, 1993, Bu Ülke, İstanbul, s. 45 8- A şa ğıdakilerden hangisi noktanın kullanıldı ğı yerlerden biri de ğildir? A) Cümle sonlarında B) Kurum ve kurulu ş isimlerinden sonra C) Sıra bildirmek için sayılardan sonra D) Hitap kelimelerinden sonra 9- A şa ğıdakilerden hangisi virgülün kullanıldı ğı yerlerden biri de ğildir? A) Yazıda arka arkaya gelen e ş görevli kelimeler arasına konur B) Görevli cümleler arasına konur C) Cümle içinde özel olarak vurgu yapılması gereken kelimeden D) Bir sebeple bitirilmemi ş cümlelerin sonuna konur 10- A şa ğıdakilerden hangisi noktalı virgülün kullanıldı ğı yerlerden biri de ğildir? A) Şekil ve anlamca ba ğları bulunan cümleleri ayırmak için kullanılır B) Cümle içinde aynı de ğerde olup virgül ile ayrılmı ş türleri, grupları ayırmak için kullanılır C) Virgülle ayrılmı ş örnekleri farklı örneklerden ayırmak için konur D) Soru bildiren cümlelerin sonuna konur DE ĞERLEND İRME Cevaplarınızı cevap anahtarıyla kar şıla ştırınız. Yanlı ş cevabınız varsa o konuyla ilgili bölümü yeniden tekrar e-diniz. Ba şarınızı artırmak amacıyla ö ğretmeninizden yardım alınız. 53 CEVAP ANAHTARLARI UYGULAMA FAAL İYET İ-1 İN CEVAPLARI 1- D 2- D 3- D 4- D 5- C 6- D 7- D 8- D 13 13 19 19 19 25 25 29 29 33 37 37 43 43 44 44 44 44 46 48 54 54 55 55 55 63 63 64 65 65 66 67 67 67 72 72 74 77 77 78 78 86 86 89 89 91 91 92 97 97 10- Sıralı dizilerde aritmetik ortalama tüm verilerin toplamının veri sayısına bölünmesiyle bulunur 2860 ÷ 50 = 57.2 11- Yı ğın sınıf sayısı 5 olacak şekilde şöyle gruplandırılır. Sıra nu.- Grup aralıkları Veri sayısı 1 0 < x ?20 5 2 20< x ?40 7 3 40< x ?60 13 4 60< x ?80 16 5 80< x ?100 9 12- Gruplandırılmı ş verilerde aritmetik ortalamanın hesaplanabilmesi için önce sınıf orta de ğerleri hesaplanır. Hesaplanan sınıf orta de ğerleri o sınıfa dü şen veri sayısıyla çarpılarak toplam veri sayısına bölünür. AO.= (10 x 5) + (30 x 7 ) + ( 50 x 13) + ( 70 x 16 ) + ( 90 x 9 ) ÷ 50 CEVAP ANAHTARLARI 54 = (50 + 210 + 650 + 1120 + 810) ÷ 50 = 2840 ÷ 50 = 56.8 = 57 13- Gruplanmı ş verilerde ortancanın hesaplanabilmesi için önce toplam veri sayısı ikiye bölünür. Bulunan de ğerin hangi aralıkta oldu ğu tespit edilir. Ortancanın Bulundu ğu Sınıf Aralı ğı = Toplam veri sayısı / 2 = 50 / 2 =25 25. de ğer örne ğimizde 3. sınıf aralı ğına denk gelmektedir. Bundan sonra formül uygulanır. L= Ortanca sınıfı sınıf alt de ğer c = Ortanca sınıfı sınıf aralı ğı f= Ortanca sınıfı sınıf çoklu ğu N = Yı ğının birim sayısı d = Ortanca sınıfına kadar olan toplam veri sayısıdır. Or. = L + (c / f) x [ ( N / 2) – d] = 40 + ( 20 / 13) x [ ( 50 / 2) – 12] = 40 + 1.53 x (25 – 12) = 40 + 1.53 x 13 = 40 + 20 = 60 55 UYGULAMA FAAL İYET İ-2’N İN CEVAPLARI 1 D 2 D 3 C 4 D 5 D 6 D 7 A 8 D 9 D 10 D 56 MODÜL DE ĞERLEND İRME A şa ğıdaki soruları cevaplandırarak modülde kazandı ğınız bilgileri ölçünüz. ÖLÇME SORULARI Sorulara evet ya da hayır şeklinde cevaplar veriniz. SORULAR Evet Hayır Bilimsel ara ştırmaların amaçlarını kavrayabildiniz mi? Ara ştırma türlerini ö ğrenebildiniz mi? Bir ara ştırmayı planlayabiliyor musunuz? Ara ştırma yöntemlerini tanımlayabiliyor musunuz? Bir anketi hazırlayıp uygulayabiliyor musunuz? Verilen bir yı ğını sıralı dizi haline getirebiliyor musunuz? Gruplanmı ş ve gruplanmamı ş verilerde aritmetik ortalamayı hesaplayabiliyor musunuz? Gruplanmı ş ve gruplanmamı ş verilerde ortancayı bulabiliyor musunuz? Bir ara ştırmanın kısımlarını tanımlayabiliyor musunuz? Dipnot yazımını kurallara uygun olarak gerçekle ştirebiliyor musunuz? Ara ştırmayı raporla ştırırken yazım kurallarını uygulayabiliyor musunuz? DE ĞERLEND İRME Hayır cevabınız varsa o konuyla ilgili bölümü yeniden tekrar ediniz. Ba şarınızı artırmak amacıyla ö ğretmeninizden yardım alınız. Ö ğretmeninizin ba şarınızı de ğerlendirmek amacıyla önerece ği uygulamaları yapınız. MODÜL DE ĞERLEND İRME 57 KAYNAKLAR ARIKAN Rauf. Ara ştırma Teknikleri ve Rapor Hazırlama, Asil Yayın Da ğıtım, Ankara, 2004. ATAÖV Türkkaya. Bilimsel Ara ştırma El Kitabı, Sevinç Matbaası, Ankara, 1962. CAPRA Frıtjof. Fizi ğin Taosu, Çev. Kaan Ökten, Arıtan Yayınevi, İstanbul, 1991. E İNSTE İN A., İNFELD L, Fizi ğin Evrimi, Çev. Öner Ünalan, Ça ğ Matbaası, Ankara,1972. GOODE Willam, HAT Paul, Sosyal Bilimlerde Ara ştırma Metodları, Çev. Ru şen Kele ş, Sevinç Matbaası, Ankara, 1973. GÖKÇE Birsen, Toplumsal Bilimlerde Ara ştırma, Sava ş Yayınları, Ankara, 1988. KAPTAN Saim, Bilimsel Ara ştırma ve İstatistik Teknikleri, Tek I şık Ofset Tesisleri, Ankara,1995. KARASAR Niyazi, Bilimsel Ara ştırma Yöntemi, Ankara, 1991. NAZ İK Hamil, ARLI Mine, Ara ştırma Teknikleri, AY-PA Yayınları, İstanbul, 2001. RUMMEL Frances, E ğitimde Ara ştırmaya Giri ş, Rezzan Ta şçıo ğlu, Ajans Türk Matbacılık, Ankara, 1968. SEY İDO ĞLU, Halil, Bilimsel Ara ştırma ve Yazma El Kitabı, Güzem, İstanbul, 1993. Türk Dil Kurumu, İmla Kılavuzu, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 2000. www.ege.edu.tr www.microsoft.com.tr www.tdk.gov.tr ÜNVER Özkan, Uygulamalı İstatistik, Bilim Yayınları, Ankara, 1985. YILDIRIM Ali, ŞİM ŞEK Hasan, Sosyal Bilimlerde Nitel Ara ştırma Yöntemleri, Seçkin Yayınları, Ankara, 2000. YILDIRIM Cemal, E ğitimde Ara ştırma Metodları, Ay Yıldız Yayınları, Ankara, 1966. KAYNAKLAR