Genel Bölgesel Heyelan Problemleri ve Çözüm Önerileri Hakan ERSOY KTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü DOĞAL AFETLER GÇ VE DIg DGNAMGK Dünyamızın üzerinde yaGadığımız kesiminden çekirdeğine kadar olan kısmında çeGitli olaylar cereyan etmektedir. Dünyanın iç kesiminde meydana gelen ve enerjisini dünya içindeki ısıdan alan bu hareketlerin tümü Gç Dinamik adı ile bilinir. Ancak dünya yüzeyinin Gekillenmesinde rol oynayan buzul hareketleri, rüzgarlar, taGkınlar ve heyelanlar gibi faktörler iç olayların aksine gözle izlenebilir niteliktedir. Dünyanın dıG kesiminde meydana gelen ve oluGum enerjisini güneGten alan bu hareketlerin tümü DıG Dinamik adı ile bilinir. DALGALAR VOLKANLAR Yerküre ve atmosferdeki dinamik süreçlerin etkisiyle meydana gelen en önemli doğal afetler; Deprem, Bölgesel Taşkınlar, Heyelanlar, Sağanak Yağışlar, Tsunami, Çığ Düşmeleri, Kaya Düşmeleri, Toprak Şişmeleri, Deniz Seviyesi Değişimleri, Toz Fırtınaları, Kıyı Erozyonları, Krip ve Soliflüksiyon, Volkan, Toprak Çökmeleri, vb. Afetler içinde deprem, yarattığı fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar açısından özel bir öneme sahiptir. Doğal afetler nedeniyle uğranılan can kaybı ve yapısal hasar istatistikleri, en büyük payın depremlere ait olduğunu göstermektedir. Bu pay ülkemiz için tüm afetler nedeniyle uğranılan kaybın 2/3’ü civarındadır. Bu nedenle de ülkemizde afet ile deprem eş anlam taşımaktadır. AFETLER AFET GÖREN YERLEgGM BGRGMG SAYISI AFET OLAY SAYISI NAKGL KARARI VERGLEN OLAY SAYISI ETKGLG NAKGL HEYELAN 4161 (%34.18) 12794 (%42.63) 6347 63969 (%25.40) KAYA DÜgMESG 899 (%7.38) 2769 (%9.23) 1367 20836 (%8.26) SU BASKINI 1861 (%15.23) 3873 (%12.91) 2249 26081 (%10.36) DEPREM 2952 (%24.25) 5267 (%17.55)* 4807 106838 (%42.42) DGĞER AFETLER 665 (%5.46) 1076 (%3.59) 658 8200 (%3.25) ÇIĞ 207 (%1.7) 670 (%2.23) 292 4112 (%1.63) ÇOKLU AFETLER* 1427 (%11.73) 2067 (%6.89) 1058 19102 (%7.57) TASNGF EDGLMEMGgLER 1491 (%4.97) 704 2723 (%1.1) TOPLAM 12172 30007 17482 251861 AFET TEHLGKELERGNGN GENEL DEĞERLENDGRMESG * Deprem için olay sayısı, 1950’lerden bu yana meydana gelen deprem sayısı anlamına gelmemektedir. Meydana gelen depremlerde etkilenen ve gerektiğinde birden çok kez etüt edilen yerleşim birimleri sayısını belirtmektedir. ?TÜM VERGLER YAKLAgIK OLARAK SON 50 YILI KAPSAMAKTADIR. Ülkemizde Afet Türlerinin Göreceli Dağılımı (Afet GGleri Genel Müdürlüğü, 2006) •Afetler kapsamında yapılan etkili nakillerin % 42,42’ si depremler nedeniyle yapılmıGtır. •Heyelan % 25,40, kaya düGmesi % 8,26 dolayındadır. •Su baskını kapsamında yapılan etkili nakillerin oranı % 10,36 dolayındadır. •Çığ % 1.63 ile en az nakile sebep olmuGtur.. * Aynı lokasyonda birden fazla afet olayı. HEYELAN 25.40% KAYA DÜgMESG 8.27% SU BASKINI 10.36% DEPREM 42.42% DGĞER AFETLER 3.26% ÇIĞ 1.63% ÇOKLU AFETLER* 7.58% TASNGF EDGLMEMGgLER 1.08% HEYELAN KAYA DÜgMESG SU BASKINI DEPREM DGĞER AFETLER ÇIĞ ÇOKLU AFETLER* TASNGF EDGLMEMGgLER •Diğer afetler kapsamında yapılan etkili nakillerin oranı %3.25 dolayındadır. •Aynı alanda birden çok farklı afet olayı yüzünden ortaya çıkan nakil oranı % 7,57 dolayındadır. Tasnif edilmemiG olayların oranı % 1,1’dir. •Kaya düGmesi ve heyelanlar, kütle hareketleri dahilinde birlikte değerlendirilecek olursa toplam etkileri % 33,66 dolayındadır. Afet Türlerinin Etkili Nakil Sayılarına Göre Dağılımı Son 60 yıllık istatistikler, doğal afetlerin neden olduğu doğrudan ekonomik kayıpların yıllık Gayri Safi Milli Hâsılamızın (GSMH) % 1’i düzeyinde olduğunu göstermektedir. Bu kayıplara stok kaybı, üretim, işsizlik, pazar kaybı, fiyat artışları gibi dolaylı ekonomik kayıplar eklendiğinde, toplam ekonomik kayıplar GSMH’nin % 3–4’üne tekabül ettiği görülmektedir. Bilânço açık, yıllık 4–6 milyar dolar, doğal afetlerden dolayı buharlaşıyor. 58% 15% 14% 5% 4% 4% Deprem Heyelan Sel Kaya düGmesi Yangın Çığ, vd. ...kayıplara ilişkin genel istatistik Heyelan kaynaklı ölümlü kayıplar; %1.5 (EM-DAT, 2003) Ergünay (1999) TÜRKİYE ? DÜNYA ? HEYELAN Oluşum Mekanizması Bitki örtüsü Arazi kullanımı Gnsan aktiviteleri tarafından etkilenen, YağıG Sismik olayların sıklığı ve Giddeti tarafından kontrol edilen, yapay veya doğal Gev duraysızlıklarıdır. Soeters and Van Westen (1996) Yerel Jeolojik Hidrolojik Jeomorfolojik koGulların ürünü olarak, • Malzemenin Cinsi – Kaya – Konsolide olmamıG malzeme (toprak) • Hareketin Türü – Kayma – Akma…. • Hareketin Hızı – Hızlı – YavaG KAYMA AKMA DÜŞME DEVRİLME ÇÖKME KARIŞIK Gerilme çatlakları Kayma yüzeyi Akma bölgesi Heyelan aynası Süreksizlikler Gerilme çatlakları Heyelan aynası Akma bölgesi Kayma yüzeyi Kaymaya engel olan kuvvetler > Kaydırıcı kuvvetler (Şev duraylı) Kaymaya engel olan kuvvetler < Kaydırıcı kuvvetler (Şev duraysız) Kaymaya engel olan kuvvetler = Kaydırıcı kuvvetler (Kritik denge) Eğim yönünde gelişen ani hareketler için kullanılan bir terimdir. Kayma yüzeyi var, düzlemsel ve dairesel kayma olarak ikiye ayrılır Kayma yüzeyi olmadan, kayaçlarda kaya düşmesi, zeminlerde moloz düşmesi ve toprak düşmesi olarak gelişen düşey hareket Toprak akması Çamur akması Yamaç ve şevlerde yüzeysel kısmın çok yavaş ve sürekli olarak yer değiştirmesi ile meydana gelir. Kayma yüzeyi yok, yavaş ve hızlı akma olarak ikiye ayrılır Yavaş Akma (Krip) Herhangi bir düzleme bağlı kalmaksızın gelişen düşey hareket olarak tanımlanır ve zeminlerde zemin oturması, kayaçlarda kaya çökmesi şeklinde sınıflanır. ? Kaydırıcı kuvvetler: ? Kütle ? Yer çekimi ? Kaydırmayı engelleyici kuvvetler: ? Sürtünme ? Kohezyon ? Malzemenin rolü ? Konsolide olmuş malzeme genellikle kayar, ? Konsolide olmamış malzeme genellikle akar ? Eğimin rolü ? Eğim derecesinin artması kütle hareketlerini hızlandırır. ? İklim ve bitki örtüsünün rolü ? İklim, su ve bitki örtüsü gelişimini kontrol eder ? Bitkiler yağmur etkisini azaltır ? Bitkiler zemin üzerinde ağırlık sağlar ? Kökler kohezyonu azaltır ? Suyun rolü ? Ağırlık etkisi vardır ? Kohezyonu arttırır ancak belli bir noktadan sonra azaltır ? Doygun bölgenin altında geçirimsiz bir zonun varlığı ? Ayrışma ve Erozyon ? Titreşimlerin etkisi ? Depremler, trafik ve yapay sarsıntılar giddetli veya devamlı yağmurlar yahut karların erimesi, kayaların içine bol miktarda suyun sızmasına olanak verir. Bunun sonucunda plastisite ve likidite sınırlarına eriGilir ve herhangi bir nedenle oluGan sarsıntı sonucunda heyelan meydana gelir. Su, ayrıca içsel sürtünme açısını küçülterek, ağırlığı arttırarak ve sürtünmeyi azaltarak heyelanı kolaylaGtırır. Doğal halde duraylı olan yamaçta (a), aGırı yağıGlardan sonra topuğunun oyulması sonucunda geliGen heyelan (b) Bununla birlikte özellikle jeolojik yapının yamaç dıGına eğimli olması, aGırı yağıGlarla birlikte su içeriğinin artması ve yamaç topuğunun taGkın suları ile oyulması kütle hareketinin geliGmesi için en uygun zemini oluGturmaktadır. Tabaka eğimlerinin yamaca paralel/yamaç dıGına olması durumunda aGırı yağıGlar sonucunda akarsuyun yamaç topuğunu oyması sonucunda geliGen kayma Bloğun taban alanı Bloğun ağırlığı Eğim Gçsel sürtünme açısı Kohezyon Su F (Güvenlik sayısı) Kaymaya engel olan kuvvetler Kaydırıcı kuvvetler ? Yamaç altı kenarına yük koymak: Kaydırıcı kuvvetlerin önüne geçmek ve etkilerini azaltmak için en pratik çözüm yamaç alt bölümüne konulacak bir yükle hareketi durdurmaktır. Potansiyel kütle hareketinin büyüklüğüne bağlı olmakla beraber, hareketi önlemenin en kolay yolu, buraya taG duvar yapmaktır. Daha kalıcı çözüm için ise, betonarme, koruyucu duvar yapmak veya ana kayaya kadar inen, derin ve kuvvetli beton ya da çelik kazıklar çakmaktır. HEYELAN ÖNLEME TEKNGKLERG ? Gyi projelendirilmiG drenaj sisteminin oluGturulması: Heyelanların çoğu, doğrudan suyun etkisiyle ortaya çıktığından, çok iyi projelendirilmiş ve inşa edilmiş bir yer üstü ve yeraltı suyu drenaj sisteminin oluşturulması gerekmektedir. Çünkü yüzey ve yeraltı suları, çeşitli yolları şev içinden ve üzerinden uzaklaştırılınca, boşluk suyu basıncı azalmakta ve kohezyon artmaktadır. Böylece heyelanların önlenmesi konusunda drenaj sisteminin düzenlenmesi en önemli çözümdür. HEYELAN ÖNLEME TEKNGKLERG ? Yamaçların (Gevlerin) korunması: Dik yamaçların dıG etkilerden ve özellikle de yüzey sularının büyük oranda sızmasından korunması gerekir. Yamaç yüzeylerinin aGınmasını önlemek için teraslama yapılmalı ve ağaçlandırılmalıdır. Yamaçlara suyu seven ve kökü derinlere kadar uzanan, dayanıklı çalı ve bodur ağaçlar dikilmelidir. Ayrıca Gev yüzeyleri çimlendirilmeli, taG ve betonla örülmeli, püskürtme harç ve beton ile sıvanmalıdır. HEYELAN ÖNLEME TEKNGKLERG ? Zemin sertleGtirilmesi: Heyelana hassas yamaçtaki malzemenin sertleştirilmesiyle, zeminin iç direnci artırılabilir. Bu yöntem genellikle akma biçimindeki harekette daha etkili olup, amaç tanelerin birbiriyle bağlanması yoluyla hareketin durmasını sağlamaktır. Bu yöntemle çimentolama, kimyasal madde kullanma, gibi daha birçok teknik çözüm yolları kullanılabilir. HEYELAN ÖNLEME TEKNGKLERG TAŞKINLAR YağıGla yeryüzüne düGen suların bir kısmı yeraltına süzülür, bir kısmı tekrar buharlaGır, geri kalan kısmı yüzeysel akıGa geçerek akarsuları oluGturur. Akarsular, geniG buzullar ve bazı çöl bölgeleri dıGında yaygın olarak yeryüzünü Gekillendiren en önemli jeolojik etken olarak bilinir. Sel veya taGkın, suyun doğal ya da yapay yatağından taGarak tehlikeye neden olan doğal bir afettir. Bazı seller birkaç gün içerisinde meydana gelir. Fakat seylaplar (ani sel) birkaç dakika içerisinde suların kabarmasına neden olurlar. Akarsu hızı Gradyan (eğim) Yatak Gekli, boyutu, pürüzlülüğü Debi Sele en çok nehir yataklarından taGmalar sonucu rastlanır. Ani ve kuvvetli yağıGlar ve kar erimesi sonucu taGmalar oluGmaktadır. Nehir yataklarına gelen suyun sele dönüGmesine yatakların amacı dıGında kullanılması da çok etkili olmaktadır. Günümüzde çarpık kentleGme sonucu dere yataklarının gecekondulaGma bölgesi haline gelmesi, ağaçlandırılması, doldurulması veya nehir yataklarının değiGtirilmesi sonucu her yıl ülkemizde büyük mal ve hatta can kayıplarına rastlanmaktadır. AKARSU HIZI Debi = geniGlik x derinlik x akıG hızı (m 3 /sn, l/sn) Akarsularda, yatak kıvrımının dıG kesimlerinde akıntı hızı fazla, iç kesimlerinde ise azdır. Düz olarak akıGın gerçekleGtiği akarsularda ise akıG hızı akarsu yatağının merkezinde fazladır. gekilde koyu maviler hızın Giddetini göstermektedir. GRADYAN (EĞGM) Gradyan: 5 m/km Gradyan: 2.5 m/km Akarsu yatağında akan sular eğim olarak bilinen bir yamaç üzerinde aGağı doğru akar. Örneğin bir akarsuyun kaynak noktası deniz seviyesinden 1000 m uzakta ve akıG mesafesi 200 km ise, bu akarsu 200 km’lik yatay bir mesafede 1000 m düGtüğü varsayılır. Eğim akarsudan akarsuya değiGebildiği gibi, akarsuyun farklı bölgelerinde de değiGebilir. YATAK gEKLG 10 m 1 m ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? 2 ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? 2 2 m 5 m ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? Eğimin akarsu hızını dolayısıyla taGkınları denetleyen en önemli unsur olduğu sanılsa da, bir akarsuyun ortalama hızı eğimi azalsa bile akıG aGağı artar (Suyun toplam hacmi artar ve artan debi daha büyük bir hızla sonlanır). AkıG hızında en önemli faktör, yatak Gekli ve sürtünme özelliğidir. gekilde birbirlerinden farklı olan 2 akarsu yatağının kesit alanı aynı değerdedir. Ancak derin olanı çevresel olarak daha az suya temas etmektedir ki, buda akıGa karGı sürtünme direncinin daha az olduğunu göstermektedir. gehir Selleri Kıyı Selleri Akarsu Selleri DOĞU KARADENİZ HEYELANLARI Olay sayıları bazında heyelanların illere göre dağılımı ADANA ADIYAMAN AFYON AGRI AMASYA ANKARA ARTVIN AYDIN BALIKESIR BILECIK BINGOL BITLiS BOLU BURDUR BURSA CANKIRI CORUM DENIZLI DIYARBAKIR EDIRNE ELAZIG ERZINCAN ERZURUM ESKISEHIR GAZIANTEP GIRESUN GUMUSHANE HAKKARI HATAY ISPARTA ICEL ISTANBUL IZMIR KARS KASTAMONU KAYSERI KIRKLARELI KIRSEHIR KOCAELI KONYA KUTAHYA MALATYA MANISA MARDIN MUGLA MUS NEVSEHIR NIGDE ORDU RIZE SAMSUN SIIRT SINOP SIVAS TEKIRDAG TOKAT TRABZON TUNCELI SANLIURFA USAK VAN YOZGAT ZONGULDAK AKSARAY KARAMAN KIRIKKALE BATMAN SIRNAK BARTIN ARDAHAN IGDIR YALOVA KILIS DUZCE ANTALYA ILLER_hey_har_2 by olay 750 to 1,020 (2) 500 to 750 (1) 300 to 500 (12) 250 to 300 (5) 200 to 250 (5) 150 to 200 (5) 100 to 150 (9) 75 to 100 (8) 50 to 75 (8) 25 to 50 (10) 1 to 25 (16)Etkili nakil sayıları bazında heyelanların illere göre dağılımı BINGOL TRABZON ADANA ADIYAMAN AFYON AGRI AMASYA ANKARA ARTVIN AYDIN BALIKESIR BILECIK BITLiS BOLU BURDUR BURSA CANAKKALE CANKIRI CORUM DENIZLI DIYARBAKIR EDIRNE ELAZIG ERZINCAN ERZURUM ESKISEHIR GAZIANTEP GIRESUN GUMUSHANE HAKKARI HATAY ISPARTA ICEL ISTANBUL IZMIR KARS KASTAMONU KAYSERI KIRKLARELI KIRSEHIR KOCAELI KONYA KUTAHYA MALATYA MANISA KAHRAMANMARAS MARDIN MUGLA MUS NEVSEHIR NIGDE ORDU RIZE SAKARYA SAMSUN SIIRT SINOP SIVAS TEKIRDAG TOKAT TUNCELI SANLIURFA USAK VAN YOZGAT ZONGULDAK AKSARAY BAYBURT KARAMAN KIRIKKALE BATMAN SIRNAK BARTIN ARDAHAN IGDIR YALOVA KARABUK KILIS OSMANIYE DUZCE ANTALYA Heyelan Yoğunluğunun İllere Göre Dağılımı (Nakil Sayıları Bazında) 3,000 to 3,950 (2) 2,000 to 3,000 (4) 1,500 to 2,000 (5) 1,000 to 1,500 (12) 750 to 1,000 (9) 500 to 750 (8) 250 to 500 (15) 100 to 250 (11) 50 to 100 (5) 1 to 50 (9)2 1 10 9 8 7 6 5 4 3 Heyelan Olayları Noktasal Yoğunluk Haritası Thornthwaite ‘a göre Türkiye iklimi (D.M.I.Klimatoloji ve Arastırma Sb. Md., 2006) Türkiye Gklim Sınıflandırması B4 B3 B1 B1 B1 C1 C2 B4 B3 B2 B1 C2 D D C2 C1 C1 B2 B1 C1 B1 C2 B1 B3 B2 D C2 C1 D D B3 B2 A TÜRKİYE İKLİM SINIFLANDIRMASI A (1) B1 (7) B2 (4) B3 (4) B4 (2) C1 (5) C2 (5) D (5)8 5 4 3 6 7 9 2 1 10 Heyelan Yoğunluk Haritası ve Faylar Özellikle en fazla yağış alan bölge olması nedeniyle Karadeniz Bölgesi’nde meydana gelen ve topoğrafyaya bağlı olarak gelişen taşkınlar ve heyelanlar sıkça oluşmakta, can ve mal kaybına neden olmaktadır. Türkiye’de heyelanlardan etkilenen yerleGim birimlerinin dağılımına bakıldığında, bunların yaklaGık % 35’inin Karadeniz Bölgesi’nde olduğu göze çarpmaktadır. Afet GGleri Genel Müdürlüğü’nün 1950–2008 yılları arasındaki verilerine göre Trabzon ilinde 1145 adet heyelan olayı 306 adet yerleGim biriminde meydana gelmiG ve bu heyelanlara bağlı olarak 3960 adet konutun nakline karar verilmiGtir. Trabzon ili bu verilere göre Türkiye’de heyelan nedeniyle en fazla konut nakli verilen ildir. Rize ilimiz ise 1100 adet heyelan olayı ile ülkemizde Trabzon’dan sonra ikinci sırada yer almaktadır. GLÇESG YILI AFETGN TÜRÜ ÖLÜ SAYISI MERKEZ 1987** Heyelan 2 AKÇAABAT 1990** Su baskını+Heyelan 22 ÇAYKARA- OF 1929* Heyelan 146 ÇAYKARA 1949-1973* Heyelan 8 HAYRAT 2005** Heyelan 1 KÖPRÜBAgI 1998** Su baskını+Heyelan 47 MAÇKA 1988** Heyelan 65 1990** Heyelan 3 OF 2005** Su baskını+Heyelan 4 SÜRMENE 1929* Heyelan 3 1969* Heyelan 1 1986-2000** Heyelan 3 VAKFIKEBGR 1990** Heyelan 6 YOMRA 1987* Heyelan 3 TOPLAM 314 Trabzon ilinde, meydana gelen heyelanlar ve su baskınlarından ölen kiGi sayılarının ilçelere göre dağılım tablosu •*Tarhan, F. (1991) Türkiye 1.ulusal heyelan sempozyumu bildiriler Trabzon •**Bayındırlık ve Gskan Gl Müdürlüğü ve Afet Etüt Dairesi ArGivi NO İLÇESİ ETKİLİ NA KİL SA YISI ETKİSİZ NA KİL SA YISI TOPLA M 1 AKÇAABAT 419 34 453 2 ARAKLI 275 41 316 3 ARSGN 0 11 11 4 BEgGKDÜZÜ 1 2 3 5 ÇARgIBAgI 85 1 86 6 ÇAYKARA 393 7 400 7 DERNEKPAZARI 61 14 75 8 DÜZKÖY 511 4 515 9 HAYRAT 114 11 125 10 KÖPRÜBAgI 89 13 102 11 MAÇKA 599 17 616 12 MERKEZ 291 43 334 13 OF 144 40 184 14 gALPAZARI 26 16 42 15 SÜRMENE 30 31 61 16 TONYA 282 2 284 17 VAKFIKEBGR 57 0 57 18 YOMRA 166 10 176 GENEL TOPLAM 3543 297 3840 Trabzon ilinde, heyelanlar nedeniyle nakline karar verilen konut sayılarının ilçelere göre dağılım tablosu(1952-2006) Doğal afetlerden korunmanın ve tekrarı halinde can ve mal kayıplarını en aza indirmek için yapılması gereken; uygun yer seçimi, afetin kaynağı ve etki alanlarının doğru tespit edilmesidir. Bunun için; • afet öncesi, • afet anı, • afet sonrası yapılması gereken çalışmalara titizlikle uyulmalıdır. SONUÇLAR Modern Afet Yönetim Sistemi 1 2 3 4 Müdahale Hazırlık GyileGtirme Zarar Azaltma Risk yönetimi Kriz yönetimi Düzeltme Koruma Yeniden yapılanma Tahmin ve Erken Uyarı Yeniden yapılanma Etki Analizi Afet http://www.tuscoema.org/cycle.html MTA tarafından 10 yıllık bir proje olan Türkiye Heyelan Envanter Haritaları yani bu güne kadar olmuG heyelanları gösteren haritalar 1/500 000 ölçeğinde hazırlanıp bitirilmiGtir. Ancak baGta Trabzon olmak üzere Doğu Karadeniz Bölgesinin Heyelan Tehlikesi Duyarlılık Haritalarının yani potansiyel-olması muhtemel heyelanları içeren haritalarının da en kısa zamanda bilimsel araGtırmalar ve projeler ıGığında oluGturulması gerekmektedir. Söz konusu bu çalıGmalar ile elde edilen veriler heyelan zararlarını azaltma çalıGmalarının yani afet yönetiminin ilk ayağını oluGturacaktır. SONUÇLAR GeliGmiG ülkelere bakıldığında; heyelanların mekânsal olabilirliliği konusunda önemli bir yol kat edildiği, heyelan duyarlılık haritalarının uygulamada kullanılabilir bir hale geldiği görülmektedir. Ancak bu konuda ülkemizde halen bir yol kat edilememiGtir. Bunun en temel gerekçesi Türkiye de bu tür haritaların henüz akademik düzeyde üretilmesi ve araGtırma boyutunda kalmasıdır. Söz konusu problemin giderilmesi için özellikle planlama konusunda karar verici kurumlar ile yerel yönetimlerin bu konuya yeterli ilgiyi göstermesi ve yatırımı yapması gerekmektedir. Aksi durumda heyelanlardan kaynaklanan can ve mal kayıpları önümüzdeki yıllarda artmaya devam edecektir. SONUÇLAR