4 - Kulak Burun Boğaz Burun hastalıkları BURUN HASTALIKLARI Prof. Dr. Ya ş ar Ü nl ü I. KONJENITAL ANOMALILERI İ kinci f ö tal ayda genetik ve ya teratojenik etkilerden dolay olur ve s kl k la dudak, burun ve damak tutulur. Bunlar n ba ş l calar : a. Yar k dudak. Median nazal ç k nt ile maksiller ç k nt n n kaynama yetersizli ğinden meydana gelir. Filtrum ile ü st duda ğ n lateral k sm aras nda yar k olur. Bilateral olursa filtrum ayr l r . Tek tarafl yar k dudakta, o taraftaki burun deli ği yass la ş r. Bilateral olanlarda ise bas kl k ileri derecede olabili r. Tedavisi cerrahidir. b. Yar k damak. Palatin ç k nt n n b irbirleri ile ve septumla kayna ş mamas sonucu meydana gelir. Ciddi derecedeki yar k damaklarda septumun alt kenar g ö r ü lebilir. Subm ü k ö z yarik damak ve bifid uvula, damakta daha hafif olan kaynama bozuklu ğunu g ö sterir. Tedavisi cerrahi olarak yar k damak tamir edilir. c. Konjenital dudak fist ü l ü . Alt duda ğ n orta hatt n n iki tarafi nda fist ü l bulunur. d. Y ü z ve ç ene yarisinin hipoplazi ve hiperplazisi e. Bifid burun f. Dermoid kistler ve sin ü sler. Bunlar genellikle orta hatta kaynama yerlerinde g ö r ü l ü r. Burun s rt nda ş i ş lik olabilir. S kl kla fist ü l vard r. Meningosel/meningoensefaloselden ayr m yap ld ktan sonra ç kar lmal d r. g. Anterior nareslerin atrezi ve stenozu. Median ve lateral nazal ç k nt lar aras nda epitelyum t kac n kanal yapamamas ndan meydana gelir. Tedavisinde zar eksize edilir. h. Posterior nareslerin atrezisi (Koanal atrezi). Primitif bukkonazal memran n devam etmesinden dolay olur. Ba ş l c a 3 tipi vardir: 1. Kemik, en s k g ö r ü lenidir; 2. Membran ö z; 3. Kemik ve membran ö z. Dereceler i: Tek tarafl veya ç ift tarafl , tam veya k smi olabilir. Klinik . 1. Tek tarafl atrezi a. Burun t kan kl ğ . Y llarca farkedilmeyebilir. b. A ş r burun ak nt s . Koyu ve yap ş kand r. 2. Ç ift tarafl atrezi do ğumdan hemen sonra farkedilir. Semptomlar acildir ve asfiksiye neden olabilir. Burun ak nt s ve ge ç semptomlar olarak a ğ z solunumu, tat ve koku duyusunun olmay ş say labilir. Te ş his 1. Burundan hava ak m n n olamay ş ( iplik veya ayna testi ile yap labilir) 2. Plastik sonda. Burundan nazofarense ge ç mez. 3. Boyal madde ile burundan ge ç i ş olup olmad ğ na bak l r. 4. Radyografi. Bur una damlat lan radyoopak bir madde nazofarenkse ge ç mez. 5. BT ile atrezi nin yeri ve kal nl ğ g ö r ü l ü r. Tedavi a. Tr ansnazal perforasyon. Keski, tur veya di ğer delici aletlerle t kal yer delinir ve i ç ine bir sonda yerle ş tiril ebil ir. G ü n ü m ü zde endoskopik olarak da yap lmaktad r. b . Transpalatal eksizyon. Yenido ğanlardaki acil m ü dahaleler hari ç , t ü m vakalarda tercih edi lir. Sert dama ğ n arka kenar ndan damak, transvers bir insizyonla a ç l r . Vomerin arka kenar ç kar l r . Bir plastik sonda konur. BURUN KIRIKLARI Genellikle buruna ö nden ve yandan gelen darbeler sonucu ol u ş ur. Di ğer y ü z kemikleri ve kafa tabani k r klar ile birlikte olabilir. Klinik 1. Ş ekil bozuklu ğu. Çö kme veya yana kayma olabilir.2. Ş i ş lik. Ç abucak geli ş ir ve b urundaki ş ekil bozuklu ğunu gizleyebilir. Periorbital ve subkonjonktival ekimoz olu ş ur. 3. A ğr . Fazla de ğildir fakat belirgin hassasiyet vard r . 4. Burun kanamas . S k g ö r ü l ü r 5. Burun t kan kl ğ . Septumun kaymas ndan veya hematomundan dolay olabilir. Te ş his Radyografi. Adli tip y ö n ü nden ö n emlidir, fakat klinik olarak de ğeri azd r. K r k genellikle burun ucundad r. Darbenin ş iddetine g ö re ba ş ka k r klarla birlikte olabilir. Tedavi 1. Hasta ş i ş lik geli ş meden ö nce g ö r ü l ü rse, k r k hemen yerine yerle ş tirilir. Genellikle lokal anestezi yeterlidir. 2. Ş i ş lik geli ş mi ş ve burnun ş ekli belirgin de ğilse ş i ş lik ininceye kadar birka ç g ü n beklenir. 3. Ş i ş li k indikten s onra (7-10 g ü n sonra) yap labilir. D ü zeltme i ş lemi lokal veya genel anestezi alt nda olabilir. Gerekti ğinde Walsham forsepsi ile par ç alar ha reketli hale getirilir. Olgular n ç o ğunda burun i ç ine yerle ş tirilen bir forsepsle k r lan par ç a d ü zeltil ebilir . D ş tan bir kal p bu saf hada nadiren gerekir. Bazen ayn anda septal k r klar ve yer de ği ş tirmeleri d ü zeltmek m ü mk ü nd ü r. Ashe forsepsi kullan labilir. Fakat daha sonra septoplasti gerekebilir. 4. Yanl ş kaynamada r inoplasti gerekir. SEREBROSPINAL RINORE B urundan beyin omurilik s v s gelmesidir. Etyoloji 1. Ö n kafa ç ukurunu i ç ine alan kafa taban k r klar na ba ğl olarak dura mater y rt lmas ndan dolay d r. İ yatrojenik olarak ö zellikle endoskopik sin ü s cerrahisi esnas nda geli ş ebilir. 2. Ö n kafa ç u kurunu tutan tahrip edici lezyonlardan dolay olabilir. Bunlar nadirdir. Klinik Burundan devaml veya aral kl olarak su gibi ak nt n n g elmesi en belir gin ve bazen tek semptomdur. S v , mukus ve alb ü min bulunmad ğ i ç in mendil ü zerinde sertlik b rakmadan kurur. Seker ihtiva eder. Menenjit bulgular olabilir. Te ş his BT kemik teki defekt yerini g ö sterir. Endoskopik muayene (floreseinli) ile ka ç ak yeri belirlenebilir. Beyin omurilik s v s nda beta 2 transferrin seviyesine bak l r Tedavi Erken d ö nemdeki tedavi de menenjit geli ş imini ö nlemek i ç in: 1. Sistemik antibiyotik verilir 2. Kuvvetli burun temizlemekten ka ç n l r 3. Buruna tampon konmaz. Ge ç d ö nemde 1. Travmatik vakalarda birka ç haftadan fazla devam ederse burundan veya kraniyotomi ile defekt yeri onar l r . 2. T ü m ö re ba ğl ise bunun tedavisi yap l r . SEPTUM DEVIASYONLARI Yetis ş kinlerin ç ok az nda ta m olarak d ü zg ü n bir septum vard r. Sadece ileri derecedeki e g r ilikler mekanik t kan kl ğa yol a ç ar. Etyoloji 1. Travma, septal deviasyonun en s k g ö r ü len sebebi dir. Do ğum esnas nda burnun s k ş mas baz o lgularda septum deviasyonunu ba ş latabilir. 2. Gelis ş me hatalar . Fet ü s ü n intrauterin pozisyonuna ba ğl olabilir. PatolojiE ğrilik k k r dak ve/veya kemikte olabilir. 1. Basit e ğrilik. Genellikle k k rdaktad r ve t e k taraf l d r. 2. Sigmoid e ğrili k. E ğrilik ç ift tarafl d r. Mahmuz ş eklindeki ç k nt lar kemik ve k k rdaklar n birle ş im yerlerinde s k g ö r ü l ü r. E ğrilik drenaj bozarak sin ü zite sebep olabilir. Konveks y ü zdeki damarlardan kanama olabilir. Kal nla ş ma. Trav maya ba ğl olgularda yerinde n kayan k k rdak par ç alar ü st ü ste bin digi zaman s k g ö r ü l ü r. Tedavi 1. T kan kl k yapmayan hafif e ğriliklerde tedavi gerekmez. 2. Subm ü k ö z rezeksiyon. Mukop erikondrium ve mukoperiost aras ndan k k r dak ve kemikteki e ğri ve mahmu z ş eklindeki yerler ç kar l r. K k rdak ç karma i ş lemi fazla yap l rsa burun ç at s çö kebilir. 3. Septoplasti. K k rdak ve kemik yap lar koruma k sureti ile yap lan d ü zeltme i ş lemidir. Rinoplasti eklenebilir. SEPTAL HEMATOM Septumun mukoperikondrium ve mu ko periostu aras nda kan birikmesidir. Etyoloji Tamama yak n travmaya ba ğl d r . Bunlar: 1. Ö zellikle ç ocuklarda do ğrudan buruna gelen darbeler sonucu olu ş ur. 2. Buruna yap lan operasyonlardan sonra 3. Kan diskrazileri ne ba ğl da olabilir . Klinik Burun t ka n kl ğ Septumda ş i ş lik olur Komplikasyonlar 1. Septal abse ve k k rdak nekrozu. Ge li ş en enfeksiyona ba ğl d r. Burunda d ş tan ş ekil bozuklu ğu meydana gelir. 2. Septumda fibrosise ba ğl kal nla ş ma olur. Tedavi 1. Aspirasyon 2. Insizyon ve drenaj 3. Burun t amponu mukoperikond rium alt n da yeniden kan birikimini ö nler 4. Sistemik anitibiyotik. SEPTAL ABSE Etyoloji 1. Travma. Abse genellikle hematomdan dolay d r. 2. Kendili ğinden k abakulak ve k z l takiben geli ş ebilir ve nazal furonkulo sise d ö n ü ş ebilir. Klini k A ğr . Ş iddetli ve zonklay c tarzda olabilir. Burun t kan kl ğ . Ba ş a ğr s Ate ş . Genel likle abseyi hematomdan ay rmay sa ğlar. Septumda simetrik ş i ş lik olur. Komplikasyonlar Eksternal ş ekil bozuklu ğu Sep tum perforasyonu. Mukoza ve k k rdakta geli ş en ne krozdan dolay d r . Menenjit ve kavern ö z sin ü s trombozu nadiren g ö r ü l ü r. Tedavi 1. Hematomda oldu ğu gibi derhal insizyon ve drenaj yap l r .2. Sistemik antibiyotik verilir. 3. Ş ekil bozukluklari plastik cerrahi tekniklerle d ü zeltilir. SEPTUM PERFORASYONU E tyoloji 1. Travmatik a. Septum operasyonlar esnas nda mukoperikondriumda kar ş l kl olarak meydana gelen laserazyonlardan ve tekra rlanan koterizasyonlardan dolay geli ş ebilir. b. Koparma ü lser i . Septumdaki ü lsere bir b ö lgenin kopar lmas sonucu geli ş ir. c . Asit duman ndan ç al ş anlarda . d. T ü t ü n ve kokain kullananlarda g ö r ü l ü r. 2. Patolojik a. Lupus b. Sifiliz. Perforasyon ö zellikle kemik septumda g ö r ü l ü r. c. Septum hematomu ve absesi. d. Mali ğn gran ü lom ve periarteritis nodoza (Wegener gran ü lomu). e. Rini tis sikka ve kazeoza. f. Bas n ç . Nazal poliplerin, yabanc cisimlerin ve rinolitlerin yapt ğ bas n ç sonucu geli ş ebilir. 3. Idiopatik Klinik Burunda iritasyon, kabuklanma, epistaksis, d ü d ü k sesi, a ğr ve pis koku olur. Ara ş t r malarda biyopsi, sifiliz i ç in seroloji k testler ve sedimantasyon oran na bak lmal d r . Tedavi Olgular n ç o ğunda tedavi gerekmez. Gliserin i ç indeki %25'lik glikoz, kabuklar yumu ş at r ve temizlenmesini kolayla ş t r r . G ü m ü s ş nitrat eriyi ği, kanayan gran ü lasyonlar n tedavisinde kullan lab ilir. K üçü k perforasyonlar m ukoperikondrial fleplerle kapat labilir. YABANCI CISIMLER Etyoloji. Yabanc cisimler ç ocuklarda s k g ö r ü l ü r. Genellikle burnun ö n deliklerinden girer. Ayr ca, kusma esnas nda koanadan veya delici yaralanmalardan da girebilir. Y abanc cisimler organik veya inorganik olabilir. Ka ğ t, boncuk, d ü ğme, nohut, fasulye ve silgi s k g ö r ü len yabanc cisimlerdir. Buruna yab anc cismin girmesinden hemen sonra, enflamatuvar bir reaksiyon geli ş ir ve ak nt meydana gelir. Klinik. Ö ze llikle ç oc uklarda buruna yabanc cisim sokulma hikayesi almak zordur. 1. Tek tarafl burun ak nt s k arakteristik semptomdur. Yabanc cisimler nadiren iki tarafl olur. 2. Burun kanamas olabilir. 3. Hap ş r k meydana gelebilir ve yabanc cisim at la bilir. 4. Ya banci cisim genellikle burun bo ş lu ğunun taban nda bulunur. S kl kla iltihabi eks ü da ile ö rt ü l ü r ve y llarca kalabilir. Yabanc cisim radyoopak ise radyografide g ö r ü lebilir. Tedavi. Yabanci cisim ç kar l r. Kuvv etli burun temizleme ile yabanc cisim at labilir . RINOLIT Bir yabanc cisi m, kan veya mukus etrafinda olu ş an ta ş lard r. Rinolit sert olabilir veya par ç alanabilir.Bazen birden fazlad r. Gri, kahverengi veya siyah olabilir. Klinik 1. Burun ak nt s . Genellikle tek tarafl d r . Ak nt mu koid veya mukop ü r ü l an veya kanl olabilir ve s kl kla pis kokuludur. 2. Burun t kan kl ğ3. Rinolit s kl kla burun taban nda bulunur ve bir probe ile anla ş labilir . Radyografid e opak cisim tespit edilebilir. Tedavi Rinolit ç kar l r . Bazen, par ç alar halinde ç karmak gereki r. BURNUN ENFLAMASYONLARI Burnun akut ve kronik enflamasyonlari: 1. Viral ve bakteriyel enfeksiyonlar 2. Allerjik ve vazomotor rinit 3. Fiziksel ve kimyasal travmada n dolay olan enflamasyonlar. Bu etyolojik fakt ö rler birlikte olabilir. Burnun d ş k sm n n enflamasyonlar : 1. Furonk ü l. Burun vestib ü l ü ndeki k l folik ü llerinin akut stafilakoksik enfeksiyonudur. Klinik a. A ğr . Enflamasyon subkutan ö z dokulara yay ld k ç a , ş iddetli a ğr yan nda, vestib ü lde ve genellik le burun ucunda end ü rasyonlu ş i ş lik olur. b. Ba ş a ğr s olabilir. c. Iltihap kendili ğinden 4-5 g ü n i ç inde bo ş al r. Tedavi Sistemik antibiyotikler verilir . Komplikasyonlar a. Kavern ö z sin ü s trombozu. R etrograt ven ö z tromboz sonucu meydana gelir. b. Ü st duda kta sel ü lit 2. Spesifik olmayan enfektif n azal vestib ü lit. Burun ak nt s ndan dolay vestib ü lde olu ş an bir dermatittir. Akut veya kronik olabilir. Tedavi . Burun ak nt s n n sebebi tedavi edilir. Antibiyotikli kremler lokal enfeksiyonu ortadan kald r r . 3. Erizipel. Streptokoklarin olu ş turdu ğu bir akut d ermatittir. Tedavi. Sistemik antibiyotik 4. Impetigo. Kabuklar olu ş turan akut bula ş c bir stafilak oksik dermatittir. Ç ocuklarda s k g ö r ü l ü r. Tedavi. Sistemik ve lokal antibiyotiklerle yap l r . 5. Burnun d ş k sm n etkileyen ç e ş itli hastal klar a. E kzemat ö z ve seboreik dermatit. Tedavisi kulaktaki gibidir. b . Akne rozasea. Rinofimaya d ö n üş ebilir. c. Lupus eritematosus. Yanakta karakteristik kelebek g ö r ü n ü m ü olur. d. Herpetik lezyonlar e. Pemfigus f. Sarkoidoz, sifiliz, lupus vulgaris BURUN BOSLUGUNU N ENFLAMASYONLARI Rinit terimi, burun mukozas n n enflamasyonunu ifade eder. AKUT RINIT 1. So ğuk alg nl ğ (Coryza) Etyoloji. Temas ve damlac k enfeksiyonu ş eklinde bula ş an bir vir ü s enfeksiyonudur. Genellikle bakteriyel enfeksiyon eklenir. Klinik. Ç ok de ği ş iktir. D ö rt safhaya ayr labilir. a. İ skemi safhas . Bir- üç g ü nl ü k ink ü basyon d ö neminden sonra nazofarenkste yanma hissi, hap ş r k olur ve hasta üş ü r. b. Hiperemi safhas . Birka ç saat i ç inde bol rinore olur ve de ği ş ik derecelerde burun t kan kl ğ meydana gelir. Ate ş s k g ö r ü l ü r.c. Sekonder enfeksiyon devresi. Ak nt sar veya ye ş il hale ge ç er ve koyula ş r. d. Iyile ş me d ö nemi. Be ş , on g ü n i ç inde iyile ş me olur. Ay r c te ş his a. Allerjik ve vazomotor rinit. Rinore karekteri stik olarak spazmodiktir ve ate ş yoktur. Ak nt berrak kal r, mendilde s ertlik yapmaz. Enfeksiyon olmad k ç a bol eosinofili vard r. b. Influenza riniti. Semptomlar daha a ğ rd r . Komplikasyonlar. Enfeksiyon, mukoza ve lenfatik yollarla orta kulak dahil, t ü m so lunum sistemine yay labilir. T edavi a. Proflaksi. Bilinen o lgularla temas ö nlenmelidir. A ş ile korunma ç ok etkili de ğildir. b. Genel tedavi. Istirahat tavsiye edilir. Analjezik verilir. Antibiyotikler, bakteriyel enfeksiyon geli ş en olgularda kullan lmal d r. 2. Influenza ve ekzanteml e birlikte olan akut rinit. Daha ciddi ve p ü r ü land r. 3. Akut enfektif rinitin ö zel ş ekilleri a. Difteri. b. Erizipel. c. Nadir g ö r ü len akut enfeksiyonlar. Bunlar aras nda antraks ve a ş lama reaksiyonlar say labilir. ALLERJIK RINIT Allerjik rinit, buru n akint isi ve hap ş r k ile birlikte olan, burun mukozas n n konjesyonudur. Geli ş mesi i ç in, bir allerjene kar ş imm ü nolojik duyarl l k olmal ve buna devaml veya tekrarlay c olarak maruz kal nmal d r. Hastal k ç esitli allerjenler tarafindan ba ş lat l r ve spesifi k IgE antikorlar tarafindan ta ş n r. Asa ğ daki ö zellikleri ile rinitin diger ş ekillerinden ayr l r . 1. Genellikle k üçü k ya ş larda ba ş lar (1-20 yas). 2. Ailesel e ğ ilim kuvvetlidir. 3. Di ğer a lerjik bozukluklarla (ekzema, astma, konjonktivitis) birlik te olma e ğilimi vard r. 4. S kl kla serumdaki total IgE antikor seviyesi y ü ksektir (genellikle 100 ü /ml'den fazlad r). 5. Deri testleri pozitiftir ve in vitro islemler (radyoallergosorbent testi) ile g ö sterilebilen spesifik IgE a ntikor seviyelerinde y ü ksel me e ğilimi vard r. 6. Enflamasyonu n de ği ş ik kimyasal mediat ö rler e kar ş , a ş r end organ duyarl l ğ bulunur. 7. Alt so lunum yolu reaktivitesinde art ş olur. Allerjik ri nit genellikle hafif bir hastal k o lmas na ra ğmen, hastalar son derece rahats z eder, uyku ve ya ş ama tarz n etkiler. Bunun yan nda, etkilenen ki ş ilerde sin ü zit, ser ö z otit ve nazal polip gel i ş ebilir. Hastalarda astma geli ş me riski, allerjisi olmayanlara g ö re ç ok daha fazlad r. Fizik muayene Nazal allerjide, burunda kar akteristik hi ç bir bul gu olmamas na ra ğmen, bu hastalarda soluk, mavimsi v e ö demli konkalar ü zerinde s kl kla ince, ş effaf bir salg g ö r ü l ü r. Buna kar ş l k , atopik hastal ğ olan bir ç ok kimsede bu bulgular yoktur ve laboratu var bulgular olmaks z n te ş his konamaz. Laboratuvar D eri testleri. Prick ve intradermal testler kullan lmaktad r. IgE ile iletilen rinitten şü phelenildi ği za man, spesifik allerjenlere kar ş sensitizasyonu do ğrulamak i ç in yap lmaktad r. Alerji testi yapmadan ö nce d eri testlerini bozacak ila ç lar kullan lmamal , g ebelik te yap lmamal , hasta a njio ö dem ve anaflaktik reaksiyon ge ç irmi ş olmamal , s on bir ay i ç inde operasyon ge ç irmi ş olmamal ve hasta 4y b ü y ü k olmal d r. Prick testi ; an nda sonu ç verir, ucuzdur, g ü venlidir, hafif sensitiftir ve tedaviden etkilenir. Radyoallergosorbent testi (RAST) . S pesifik IgE ’ lerin tayin i amac yla yap l r . Rast testi ge ç sonu ç verir ve pahal d r fakat g ü venlidir ve tedaviden etkilenmez .Nazal yayma . Eosinofil say s y ü ksek miktarda bulunursa nazal allerjinin ek teyidi olarak kabul edilir. Bir ç ok ş artlar nazal eosinofiliye yol a ç abil ir . Bu sebeple, eozinofili hastal ğ n patognomoni ği olarak kabul edilmemektedir. Alerjik rinit tedavisi Alerjenle temas n kesilmesi İ la ç larla semptomatik tedavi A ş - İ mm ü noterapi yap l r Alerjik rinitte ku llan lan ila ç lar Antihistaminikler Kortikosteroidler Dekonjestanlar Mast h ü cresi stabilizat ö rleri Antikolinerjikler Hafif ve k sa s ü reli alerjik rinitte antihistaminikler, orta ve ş iddetli ş ekillerde ise antihistaminik ve nazal kortikosteroidler verilir. B azen ek semptomatik tedavi yan nda k sa s ü reli oral steroid veya imm ü noterapi gerekebilir. İ mm ü noterapi endikasyonlar IgE ’ ye ba ğl bir alerji olmal İ la ç tedavisi semptomlar kontrol etmekte yetersiz kal yorsa En az 2 mevsim ya da 6 ay (pereneal) s ü ren r init hikayesi varsa Rinit semptomlar ile cilt testi veya spesifik IgE sonu ç lar uyumlu ise Hasta uyum sa ğlayacaksa Vazomotor rinit-idyopatik rinit Otonom sinir si s temind e kolinerjik uyar art ş (k onjesyon ve bol burun ak nt s ) olur. Is de ği ş ikli ği (s o ğuk hava-k ayak ç burnu) , sigara duman , ç e ş itli kokular , s cak ve baharatl g dalar ve s tres etkiler . Samter Sendromu . Nazal poliposis , a st m , analjezikler duyarl l k vard r NARES (Bir alerjen olmadan eozinofili g ö r ü lmesi). Alerji testleri (-) , b urun yaym as nda eozinofili (+) ve s teroidlere cevap iyidi r. KRONIK RINIT I. SPESIFIK OLMAYAN KRONIK ENFEKTIF RINIT 1. BASIT KRONIK RINIT Etyoloji a. Sin ü zit, kronik tonsillit ve adenoidit gibi komsu enfeksiyonlar. b. Vazomotor rinit. c. Toz, duman, t ü t ü n ve vazok onstrikt ö r damlalar n yanl ş kullan l ş , h ava kirlili ği, ani ve a ş r s ve nem de ği ş ikli ği. d. Burun t kan kl ğ . e. Metabolik fakt ö rler. Ö zellikle tiroid olmak ü zere endokrin bozukluklar. Klinik 1. Burun t kan kl ğ . De ği ş iklik g ö sterir ve genellikl e bir ta raftan di ğer tarafa ge ç er. 2. Postnazal ak nt . 3. Ge ç ici anosmi 4. Mukoza aktif enfeksiyond a k rm z , ven ö z stazda mor, di ğer zamanlarda ise soluk ve ö demlidir. Burun i ç inde ö zell ikle alt konkadan uzanan mukus ş eritleri olur. Te ş his. Tekrarlayan a kut rinit ataklar ve kolayla ş t ran fakt ö rler mevcuttur. Alt konkan n yumu ş ak ve ş i ş mi ş mukozas na bas l r sa çö ker. Tedavi 1. Genel. Alkol , t ü t ü n gibi kolayla ş t r c fakt ö rler ortadan kald r l r.2. Lokal. Nazal du ş ile kal n mukus temizlenir. T opikal st eroidler baz olgularda yard mc olur. 2. HIPERTROFIK RINIT Kronik b asit rinitin bir ileri safhas d r. Kal c hipertrofik de ği ş iklikler geli ş ir. U zun ve y ü ksek miktarlarda topikal dekonjestan kullananlarda da s k g ö r ü l ü r. Mukoza, ö zellikle alt konkan n ucu nda, kal nla ş r ve nod ü le r ş ekil al r. Konkan n arka ucu da ğ ç ilegi ş eklinde b ü y ü r ve posterior koanay t kayabilir Tedavi de t opikal dekonjestanlar verilmemelidir. Hipertrofik konkalar koter, radyofrekans veya cerrahi y ö ntemle k üçü lt ü l ü r. 3. ATROFIK RINIT Burun mukozas ndaki de ği ş ik yap lar n atrofiye gitti ği kronik bir inflamasyondur. Sebe bi kesin olarak bilinmemektedir. Enfeksiyon yan nda, burnun havayolunun a ş r a ç k olu ş u, endokrin bozukluk ve vitamin eksiklikleri rol oynayabilir. Tipleri: a. Primer a trofik rinit (Ozena). Muhtemelen ç ocukluk ç a ğ ndaki ekzantemli bir rinit sekelidir. Atrofi geli ş meden ö nce uzun bir hipertrofik d ö nemden ge ç mi ş olabilir. Patoloji. Siliyali epitel ve serom ü sin ö z bezlerdeki dejenerasyon burun i ç inde koyu ve ya p ş kan kabukl ar n olu ş mas n a sebep olur. Konkalar n kemik yap lar atrofiye gider ve burun bo ş lu ğu geni ş ler. Baz olgular y llar sonra kendili ğinden iyile ş ebilir. Klinik. Hastal k iki tarafl d r ve puberte d ö neminde ve bayanl arda daha s k g ö r ü l ü r . Pis koku hasta tarafi ndan farkedilmez . Kabuklar n temizlenmesi esnas nda epistaksis olabili r. Burun t kan kl ğ hissi vard r. Tedavi. Kabuklar izotonik solusyonlarla temizlenir. Gliserin i ç inde %25'lik glikoz taze kabuklarin yap ş mas n ve saprofitlerin sebep oldu ğu enfeksiyo nu ö nler. Lokal veya sistemik antibiyotikler kullan labilir. Atrofik mukozan n kanlanmas n ve bez aktivitesini art rmak i ç in ç e ş itli m ü dahaleler yap lm ş t r. Bunlar aras nda lokal veya sistemik stilbesterol tedavisi, havayolunu daraltmak i ç in submukozal g reft implantasyonu, submukozal teflon veya pasta enjeksiyonu ve b urun kanatlar n n cerrahi olarak aylarca kapat lmas say labilir. b. Sekonder atrofik rinit. S ifiliz, lupus ve ö zellikle alt konkaya yap lm ş a ş r operasyonlardan dolay olabilir. 4. R initis sikka 5. R initis kazeoza 6. Malign gran ü lom (Iyilesmeyen gran ü lom). Sebebi bilinmeyen ve muhtemelen otoimm ü n olan nadir bir ilerleyici ü lserasyondur II. SPESIFIK KRONIK ENFEKTIF RINIT Sifiliz, l upus vulgaris , t ü berk ü loz , s arkoidoz , k ronik difterik rinit , s kleroma , l epra , r inosporidosis , a spergilloz , a ktinomikoz ve blastomikoz , m onilia , h istoplazmoz say labilir NAZAL POL İ PLER Mukozan n, yayg n ö dem ile karakterize enflamatuvar bir hastal ğ d r . E rkeklerde daha fazla olmak ü zere g ö r ü lme s kl ğ %1-4 t ü r. Nazal Poliplerin klinik ö zelliklerine g ö re s n flamas Antrokoanal polipler Koanal polipler Kr. sin ü zit ile birlikte olan, fakat eozinofili olmayan polipler Kr. sin ü zit ve eozinofili ile birlikte olan polipler Baz hastal klarla ili ş kili polipler (Kistik f ibrosis, mantar topu, tm- ö zellikle tek tarafl kitlelerde) Nazal polipe e ş lik eden hastal klar AlerjiAst m: Ya ş la artar. Polip ast mdan y llar sonra geli ş mektedir Aspirine duyarl l k Kr. sin ü zit: Polip ostiumu t kar Alerjik fungal sin ü zit Siliyer diskinez i: Churg Straus Sendromu: Sistemik vask ü lit Nazal poliplerde t bbi tedavi Antibiyotik (Makrolid-Eritromisin, klaritromisin ve azitromisin) Steroid (Ameliyattan ö nce ve sonra) . Nazal veya sistemik Tuzlu su lavaj Antihistaminik Dekonjestan L ö kotrien antagonistleri Nazal polipte Cerrahi Tedavi Antrokoanal ve b ü y ü k tek poliplerde T bbi tedaviye cevap vermeyen kr. sin ü zitl i poliplerde Ast m ve aspirine duyarl ve eozinofili g ö r ü len kr. RS ’ li polipler de ö nce s n rl cerrahi tekrarlayan vakalarda daha geni ş cerrahi yap l r . Daha fazla bilgi i ç in a ş a ğ daki kaynaklara ba ş vurulmas tavsiye edilir. 1. Ö nerci M. Kulak Burun Bo ğaz Hastal klar Tan ve tedavide ilk ad m.s. 7-25, Matsa Matbaac l k, Ankara, 2 002. 2. Seiden AM, Tami TA, Cotton RT, Pensak ML, Gluckman J ( ç eviri edit ö r ü : Kaleli Ç ). Otolaringoloji Temel bilgiler. S. 13-74. Nobel T p Kitabevleri, İ stanbul, 2003. 3. Ko ç C. Kulak Burun Bo ğaz ve Ba ş Boyun Cerrahisi. S. 89-305. G ü ne ş Kitabevi, Ankara , 2004. 4. Cummings CW ( ç eviri edit ö r ü : Ko ç C). Cummings Otolaringoloji Ba ş ve Boyun Cerrahisi. 4. bask . G ü ne ş Kitabevleri, Ankara, 2007. 5. Ko ç C. Temel Rinoloji. G ü ne ş Kitabevleri, Ankara, 2009. 6. Ö nerci M. Allerjik Rinosin ü zitler. Rekmay Ltd. Ankar a 2002. 7. Ç elik O. Kulak Burun Bo ğaz Hastal klar ve Ba ş Boyun Cerrahisi. Turgut Yay nc l k, İ stanbul, 2002. Konu ile ilgili sorular 1. A ş a ğ dakilerden hangisi yanl ş t r? a. Tek tarafl burun t kan kl ğ olan ç ocuklarda ve ak l hastalar nda bir yabanc cisim olabilir. b. Uzun s ü re kalan yabanc cisim sonucu rinolit geli ş ir. c. Kronik hipertrofik rinitte ö zellikle alt konka ucu kal nla ş r. Konkan n arka ucu da ğ ç ile ği g ö r ü n ü m ü al r ve koanay t kayabilir d. Kronik hipertrofik rinit t edavi sinde h ipertro fik konka k üçü lt ü l ü r e. Kr. atrofik rinitte hasta pis kokudan ş ikayet ç i olur. Cevap -e Hasta koku almaz 2. A ş a ğ dakilerden hangisi yanl ş t r? Antihistaminikler, ö ks ü r ü k ş uruplar ve grip ila ç lar prick testini etkiler. Bu ila ç lar a. test yap lmadan birka ç g ü n ö nce kesilmelidir NARES ’ te prick testi ile antijen belirlendikten sonra tedavi ba ş lanmal d r. b. Topikal dekonjestanlar k sa s ü reli kullan lmal d r c. Tedaviye cevap vermeyen kronik sin ü zitte sin ü s i ç inden k ü lt ü r al nmal d r. d.Alerjik rinitte nazal sitolojide eozinofili g ö r ü l ü r . e. Cevap -b. NARES ’ te yap lan testlerde belirlenen bir alerjen yoktur 3. Prick testi i ç in a ş a ğ dakilerden hangisi yanl ş t r? Ucuzdur a. G ü venlidir b. Ç abuk sonu ç verir c. İ la ç lardan etkilenmez d. Gebelikte yap lmaz e. Cevap -d. Prick testi baz ila ç lardan etkilenir