Ceza Hukuku Can • CEZA HUKUKU 1-5. ÜNİ TE Figen Küçükoğ lu tarafından Adalet Dersleri 2. sınıf'da (Dosyalar) · Belgeyi Düzenle Kanunilik ilkesi Kanunsuz suç ve ceza olamaz. ». İş lendiğ i zamanın kanunu tarafından açıkça suç sayılmayan bir fiili cezalandırma ve kanun tarafından açıkça tespit edilmeyen bir ceza ile cezalandırma yapılamaz. Fiil iş lenmeden, davranış gerçekleş meden önce ceza yargısında suç olarak öngörülmüş olması ve bu suçun cezasının önceden tespit edilmiş olması gerekir. Kanunsuz suç ve ceza olamaz kuralının hukuk düzenimizde varlığ ı dolayısıyla ortaya bir takım sonuçlar çıkar. a-Ceza kuralının kanunla öngörülmesi: Buradan ceza kuralının ancak kanunla konabileceğ i, eğ er bir kanun tarafından öngörülmemiş se bir fiilin suç sayılmasına ve ceza yaptırımı uygulanmasına imkan olmadığ ı ş eklinde bir sonuç anlaş ılır. Daha sonra kabul edilen bir ceza kuralı veya sonradan cezayı ağ ırlaş tıran bir ceza kuralı önceki fiile uygulanamaz. Ceza hukukunda, mahkeme suç olduğ u iddiasıyla değ erlendirmesine sunulan bir fiilin suç ceza kurallarında suç olarak öngörülmediğ ini saptadığ ında, fiili toplum düzenine aykırı nitelikte görse dahi, kendi yargısı uyarınca cezalandırma yoluna gidemez. b-Ceza kuralı uygulamasında kıyas yasağ ı: Kıyas, kanunda öngörülen durumlara iliş kin düzenlemeleri veya genel ilkelerden elde edilen düzenlemeleri, kanunda öngörülmeyen benzer durumları kapsamına alacak ş ekilde geniş leterek bu durumları çözümleme iş lemidir. Suçu kanun koyacağ ı için, yargıç yorum yapıyorum diye kanun koyucunun açıkça öngörüp cezalandırmadığ ı bir fiili benzetme yoluyla da yaptırım alanına sokamaz; bir fiil hakkında mevcut olan hükmü benzerliğ i dolayısıyla baş ka bir fiile uygulayamaz. Kıyasla bir suç veya ceza yaratılamaz. Kıyasla ceza ağ ırlaş tırılamaz, hafifletilemez. Ancak kıyas yasağ ını, yorum kurallarının uygulanması sonucu kanun hükmünün uygulanacağ ı fiilin mahiyetini saptama ile karış tırmamak gerekir. Mesela, elektrik kaçakçılığ ını da, elektriğ in, hırsızlık suçu tanımındaki menkul mal kavramı içerisine sokularak, kaçak elektrik kullanılmasının suç unsuru oluş turduğ u sonucuna varılması. “Tereddüt olan durumlarda sanık lehine yorumlanır.” Ceza Kurallarının Uygulanması (yürürlüğ ü) -Zaman bakımından uygulanması Geçmiş e yürümezlik kuralı: Ceza kuralları, genel olarak yürürlüğ e girmelerinden sonra iş lenen fiillere uygulanırlar. Suçun iş lenmesi anında yürürlükte olan ceza kuralına göre suç teş kil etmeyen bir fiilden ötürü kimse cezalandırılamaz. Önceki kurala göre suç sayılan bir fiil iş lenmesinden sonra çıkarılan bir kurala göre daha ağ ır cezaya çarptırılamaz. Geçmiş e yürürlülük istisnası: Kiş inin yararına olan durumlarda, yani mevcut olan bir suçu ortadan kaldıran ya da suçun cezasını azaltan kuralın geçmiş e yürümesi kabul edilmiş tir. İş lendikten sonra yapılan kanuna göre cürüm ve kabahat sayılmayan bir fiilden dolayı kimse cezalandırılamaz. Bir cürüm veya kabahatin iş lendiğ i zamanın kanunu sonradan yayınlanan kanunun hükümleri birbirinden farklı ise failin lehinde olan kanun uygulanır. I-Yer bakımından uygulanması Genellikle suçun iş lendiğ i yere göre tayin edilir. İ lkeler a-Mülkilik (ülkesellik) ilkesi: Ceza kurallarının uygulanma alanlarının bunları koyan devletin ülkesi alanı ile sınırlı olduğ unu kabul eder. b-Kiş isellik (ş ahsilik) ilkesi: Ceza kurallarının, onları koyan Devletin suç iş leyen vatandaş larına uygulanmasına yöneliktir. c-Koruma ilkesi: Ceza kurallarının onları koyan Devlete ya da onun yurttaş larına karş ı iş lenen suçlara uygulanmasını ifade eder. d-Evrensellik ilkesi: Ceza kurallarının, nerede, kim tarafından ve kime karş ı iş lenirse iş lensin tüm suçlara uygulanması anlamına gelir. Hiçbir suçun cezasız kalmaması için uygulanan bir ilkedir Suçluların geri verilmesi: Mevzuatımızda Türk yurttaş larının geri verilmesi kabul edilmemekte ayrıca kabahat suçları ile siyasal, askeri ve onlarla bağ lantılı suçlar geri verme dış ı tutulmaktadır. Mahkeme hem kiş inin yabancı olduğ una hem de iş lediğ i suçun adi nitelikte olduğ una karar verirse, hükümet takdirine göre, o kiş iyi geri verip vermemekte serbesttir. III-Kiş i bakımından ceza kurallarının uygulanması Ceza hukuku kurallarının bir ayırım yapılmaksızın herkese uygulanması, cezalandırma bakımından herkesin eş it durumda olmasıdır. İ stisnalar(ÖNEMLİ ) 1-Cumhurbaş kanının Sorumsuzluğ u ve Dokunulmazlığ ı: Kural, cumhurbaş kanının görevi ile ilgili konularda ne hukuk ne de ceza sorumluluğ unun bulunmadığ ıdır. Ancak cumhurbaş kanı vatana ihanetten dolayı TBMM üye tam sayısının 1/3’ünün teklifi üzerine, üye tam sayısının 3/4’ünün kararıyla suçlanabilir. 2-Yasama Sorumsuzluğ u ve Dokunulmazlığ ı:(ÖNEMLİ ) Belirli fiillerden ötürü hiçbir zaman kovuş turma yapılamaması sorumsuzluk halini, diğ er bazı fiillerinden ötürü de ancak yasama organının izniyle ya da görevin sona ermesinden sonra kovuş turma yapılabilmesi veya cezanın çektirilebilmesi de dokunulmazlık halini ifade eder. a-Yasama sorumsuzluğ u: TBMM üyeleri meclis çalış malarındaki oy ve sözlerinden, mecliste ileri sürdükleri düş üncelerinden, bunları meclis dış ında tekrarlama ve açığ a vurmaktan sorumlu tutulamazlar. Bu çerçeve içerisindeki oy, söz ve düş ünce açıklamalarından dolayı de ceza ne de hukuk davası açılamaz. Bu sorumsuzluk devamlıdır. b-Yasama dokunulmazlığ ı: Sorumsuzluk çerçevesine girmeyen ve suç teş kil eden fiillerden dolayı, meclisin kararı olmadan meclis üyesi hakkında kovuş turmaya giriş ilememesi ve hükmedilmiş cezanın çektirilememesidir. Dokunulmazlık, sorumsuzluktan farklı olarak yasama dış ındaki fiillerle ilgilidir. Sadece ceza kovuş turmalarını ve ceza çektirilmesini engeller; görev süresince devam eder ve meclis tarafından kaldırılabilir. (Meclisin kararı olmadıkça bir meclis üyesi; tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz.) Ağ ır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruş turmasına baş lanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14.maddesindeki durumlar bu hükmün dış ındadır. Dokunulmazlık nedeniyle geçen süre zamanaş ımı süresine dahil değ ildir. 3-Diplomasi dokunulmazlığ ı:(ÖNEMLİ ) Yabancı bir ülkede görevli bulunan diploması memurlarının, yerel kanunlara ve mahkemelerin yargılama yetkisine tabi bulunmamalarını anlamına gelir. Diplomasi dokunulmazlıklarından yararlanacak kiş iler, diploması temsilcileri ve maiyetleridir. Diplomasi temsilcileri bağ lı bulundukları Devleti temsil yetkisine sahip kiş ilerdir. Bunlar büyükelçiler, elçiler ve maslahatgüzarlardır. Diplomasi dokunulmazlığ ının hukuk davası açılamaması, haberleş me dokunulmazlığ ı, elçilik binasının dokunulmazlığ ı gibi sonuçları vardır. Suç (kesin çıkar) Suç, ceza kanunu tarafından konulmuş bir emir veya yasağ ın ihlalidir. Suç, kanunun ceza tehdidi yaptırımı altında koyduğ u yasağ a ya da emre karş ı olan davranış ş eklinde tanımlanır. Ceza kanuna göre, suçlar, cürüm ve kabahatler olmak üzere ikiye ayrılmış tır. Cürümler, kabahatlere nazaran daha ağ ır sayılan ihlallerdir.Daha ağ ır cezayı gerektirirler. Ölüm, ağ ır hapis, hapis, ağ ır para cezası vb. Kabahatler, cürümlere nazaran ihlal ettikleri hak ve menfaat daha azdır. Hafif hapis, hafif para cezası vb cezayı gerektirir. 1-Suçun faili (Suçun aktif sujesi): Suçun faili, suçu iş leyen, iş lenmesine katılan kiş idir. Hukuka aykırı fiili iş leyen kimse suçun failidir. 2-Suçun mağ duru (Suçun pasif sujesi): Suç teş kil eden fiille menfaati ihlal edilen kimsedir. A,B’yi vuruyor. A suçun faili (suçun aktif sujesi) B suçun mağ duru (suçun pasif sujesi) 3-Suçtan zarar gören: A,B’yi vuruyor. A suçun faili (suçun aktif sujesi) B suçun mağ duru (suçun pasif sujesi) A’nın akrabaları suçtan zarar gören Öldürülen suçun mağ duru, baş ka türlü menfaatleri ihlal edilenler yani akrabalar suçtan zarar görenlerdir. Suçun hukuki konusu: Suç sayılan fiil tarafından ihlal edilen hukuki varlık veya menfaattir. Hırsızlık suçunun hukuki konusu; menkul mal üzerindeki zilyetliktir. Suçun maddi konusu: Suç sayılan fiilin yöneldiğ i kiş i veya ş eydir. Hırsızlıkta suçun maddi konusu taş ınabilir ş eydir. Suç ve Unsurları ¬ Maddi unsur ¬ Manevi (psikolojik) unsur ¬ Hukuka aykırılık unsuru ¬ Tipiklik unsuru I-Suçun Maddi Unsurları 1-Hareket: Hareket kiş inin vücuduyla yaptığ ı bir iradi davranış ş eklidir. Maddi unsur bakımından gerekli davranış ya bir hareket ya da bir ihmal ş eklinde ortaya çıkabilir. a-İ cra-i hareket: Kanunun yasakladığ ı bir hareketin yapılması suretiyle iş lenen suçlara “icrai suçlar ya da hareket suçları” denir. Malın çalınması, adam öldürme b-İ hmali hareket: Belli bir tarzda davranış ta bulunmamak, belli bir davranış ı yapmamak. Suçu ihbar etmeme, memurun görevini ihmal etmesi 2-Sonuç bakımından: Kiş inin hareket veya ihmali ile dış dünyada meydana getirdiğ i değ iş iklik ş eklinde ifade edilen sonuç, doğ al anlamda sonucu ifade etmektedir. Doğ al anlamdaki sonuç yasada yazılı suç kavramına uygunsa cezayı gerektirir. Zarar suçları: Adam öldürme Tehlike suçları: Su basması tehlikesi yaratma Ani suçlar: Meydana gelen neticenin o an olup bittiğ i suçlardır. Mütemadi suçlar: Meydana gelen netice zaman içinde devam etmelidir. 3-İ lliyet (nedensellik) bağ ı: Hareket ile sonuç arasındaki maddi bağ lantıdır. “Yasanın öngörmüş olduğ u sonucun, failin hareketiyle oluş muş olması gerekir.” a-Ş artların eş itliğ i kuramı: Sonucun meydana gelmesinde etkili olan, yani bulunmaması halinde sonucun meydana gelmemesine yol açacak olan her ş art neden olarak kabul edilir. A, B’yi yaralıyor fakat B’yi hemen hastaneye götürüyorlar ama araç hastaneye giderken baş ka bir araçla çarpış ıyor ve B ölüyor. Burada A, B’nin ölümünden sorumludur. A, B’ yi yaralamamış olsa , B araca binmeyecek, hastaneye gitmeyecek, araç çarpamayacak ve ölmeyecektir. b-Uygun neden kuramı: Sonucun meydana gelmesinde doğ rudan etkili olan hareketler dikkate alınarak , diğ erleriyle illiyet bağ ı kurulmayacaktır. (Yine aynı örnekte) A, B’nin ölümünden sorumlu değ ildir. Sadece yaralamadan sorumludur. A’nın hareketiyle B’nin ölümü arasında bir illiyet bağ ı (maddi bağ lantı) kurulamayacaktır II-Suçun Manevi Unsuru Kusur: Fail ile onun fiili arasındaki ruhsal, psikolojik (sübjektif) bağ lantıyı ifade eder. Tipik kusur: Bir fiilin bilerek ve isteyerek iş lenmesi halidir. Kusur > İ rade özgürlüğ ü > Kusur yeteneğ i İ rade özgürlüğ ü: Bir kimsenin istediğ ini yapması veya istemediğ ini yapmaması olanağ ı varsa burada irade özgürlüğ ü vardır. İ rade özgürlüğ ü için irade serbestisine bakarız. Kusur yeteneğ i: Doğ ru ile yanlış ı ayırtedebilme yeteneğ idir. Anlama ve isteme yeteneğ i birlikte varsa bu kiş inin kusur yeteneğ i vardır diyebiliriz. Anlama yeteneğ i: Doğ ruyu yanlış tan haklıyı haksızdan ayırtedebilme yeteneğ idir. İ steme yeteneğ i: Anlayabilme ve ona uygun olarak da davranma davranmayı isteme. Kusur Yeteneğ ine Etki Eden (Azaltan, Kaldıran) Sebepler -Kusur yeteneğ inin bulunmadığ ı, azaldığ ı biyolojik aş ama (yaş küçüklüğ ü, sağ ır ve dilsizlik): 1-Fiili iş lediğ i zaman 11 yaş ını doldurmamış kiş iler cezai ehliyet taş ımazlar. 2-11 yaş ını bitirmiş 15 yaş ını bitirmemiş olanlar: Ş ayet fail temyiz kudretine sahip olmadan hareket etmiş se kendisine ceza verilmez. 3-15 yaş ını bitirmiş 18 yaş ını bitirmemiş olanlar: Cezai sorumluluk var ancak cezalar indirilerek verilir. 4-15 yaş ını bitirmemiş sağ ır ve dilsizler hakkında tahkikat yapılamaz. 15-24 yaş lar arasında olan sağ ır ve dilsizlere fiili temyiz kudretine sahip olmamaları halinde ceza verilmez. II-Suçu iş leyenlerin zihni durumu (Akıl hastalığ ı) 1-Tam akıl hastalığ ı: Fiili iş lediğ i zaman ş uur ve hareket serbestisini tamamen ortadan kaldıran akıl hastalığ ıdır. Ceza verilmez bunlara emniyet tedbiri alınır. 2-Kısmi akıl hastalığ ı: Fiili iş lediğ i zaman ş uur ve hareket serbestisini önemli derecede azaltacak akıl hastalıklarıdır. Bunlara ceza indirimi yapılır. Emniyet tedbiri yok. III-Sarhoş luk ve uyuş turucu madde etkisi: 1-İ stemeyerek sarhoş luk ve uyuş turucu madde etkisi: Hareketlerin ş uur ve serbestisini tamamen ortadan kaldırmış sa faile ceza verilmez. Ş uur ve serbestiyi önemli derecede azaltmış sa faile ceza verilir. 2-İ steyerek sarhoş luk ve uyuş turucu madde etkisi: Ceza sorumluluğ unu kaldırmaz veya azaltmaz. Kusur çeş itleri bunların acılımını ezberleyin kesinlikle cıkacagını umuyorum) A-Kast B-Taksir C-Objektif sorumluluk Kast ve taksir kusurun yoğ unluğ una ve daha az yoğ unluğ una göre belirlenir. A-Kast: Kast, bir suçun bilerek ve isteyerek iş lenmesidir. (Kast = bilme + isteme) Bilme unsuru: Suçun kurucu unsurlarının fail tarafından bilinmesidir. İ steme unsuru: Suçun kalıbında meydana gelen fiili ve sonucu istemektir. Kastın unsurları: XXX önemli 1-Doğ rudan kast: Failin gerçekleş mesini istediğ i sonuçlara iliş kin doğ rudan kastıdır. Sonuç failin istemiş olduğ u sınırlar içinde kalmış sa doğ rudan kast söz konusudur. Mesela öldürmek istediğ i kimseyi attığ ı mermi ile öldüren kimsenin kastı 2-Dolaylı (muhtemel) kast: Fail tarafından muhtemel hatta sadece mümkün olarak öngörülen sonuçlara iliş kin kast dolaylı (muhtemel) kasttır. Sonucun gerçekleş mesini büyük bir ihtimal olarak görüyor ama baş ka bir sonucu düş ünerek hareket ediyor. Mesela pek çok insanın da ölebileceğ ini öngörerek bir meydana panik yaratmak için bomba koyup bu sonuca neden olan kimsenin kastı, dolaylı (muhtemel9 kasttır. 3-Taammüt kastı: Failin, sonuca yönelik direk bir kastı vardır. Burada bilme ve istemenin dış ında planlama, tasarlama ve soğ ukkanlılık vardır. Doğ rudan kastın yoğ un halidir. A, B’yi öldürmeyi amaçlıyor. B’yi öldürmeye karar veriyor ama bunun için uygun bir yer, uygun bir zaman, uygun bir silah belirliyor ve fiili soğ ukkanlılıkla iş liyor. B-Taksir: Kasta nazaran daha hafif bir unsurdur. Suçun bilerek değ il de bunun dış ındaki bir takım hallerle iş lenmesidir. Tedbirsizlik, dikkatsizlik, acemilik ve mevzuata uymama sebebiyle, failin isteyerek yaptığ ı bir hareketten istemediğ i bir sonucun meydana gelmesi taksiri ifade eder. Yapılan bir hareketten istenmeyen sonucun meydana gelmesi taksirin varlığ ı için yeterli değ ildir. Ayrıca; tedbirsizlik, dikkatsizlik, acemilik ve mevzuata aykırı hareket etmiş olması da gereklidir. Bilinçli taksir: Failin sonucu öngördüğ ü fakat istemediğ i hallerde mevcuttur. Bilinçsiz taksir: Failin sonucu öngörmeden hareket ettiğ i durumlarda söz konusudur. Taksirin unsurları 1-Yasanın öngördüğ ü sonucu meydana getirecek bir fiil olmalı 2-Sonucun öngörülebilir olması 3-Sonucun istenmemiş olması 4-Fiille sonuç arasında bir illiyet bağ ı olmalı taksirle kastı ayırmada kıstaslar -Kastta hem hareket hem de sonuç iradidir. Taksirde hareket iradidir ancak sonuç iradi değ ildir. 2-Kastta sonuç istenir ama taksirde sonuç istenmez. Kasta etki eden (ortadan kaldıran) haller: Cürümde kastın bulunmaması cezayı ortadan kaldırır. Dikkatsizlik, kurala uygun davranmama sonucu cürümlerde ceza vardır. Hata: Hukukta hata, bir fiili iş lerken, ortaya koyacağ ı sonucu bilmemek, eksik ya da yanlış bilmektir. Hatadan dolayı iş lenen fiillerde ağ ırlaş tırıcı sebepler uygulanmaz, hafifletici nedenler varsa uygulanır. “Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz.” Bir fiil iş lenmiş ve suç unsuru teş kil ediyorsa, fail de bu fiilin suç olduğ unu bilmediğ ini ileri sürerek cezadan kurtulamaz. Faile kanundaki ceza verilir. C-Objektif Sorumluluk: Ceza hukukunda prensip, hiç kimsenin kusurlu olmadıkça cezalandırılmayacağ ıdır. Bununla beraber fail ile fiil arasında psikolojik bir bağ (kast veya taksir) bulunmamasına rağ men bir kimsenin cezalandırıldığ ı hallerin bulunduğ u ileri sürülebilir. Kusursuz Sorumluluk I-Kastı aş an suretle iş lenen suçlar: Adam öldürme; Kastı aş an suretle adam öldürmede, öldürme kastı olmaksızın ölüme sebep olunması söz konusudur. II-Neticesi sebebiyle ağ ırlaş an suçlar: Suçun varlığ ı için gerekli olanın ötesinde zararlı ve tehlikeli bir sonucun meydana gelmesi halinde cezası ağ ırlaş tırılan suçlara “sonucu nedeniyle ağ ırlaş an suçlar” denir. Bu ikinci sonuç sadece failin davranış ından kaynaklandığ ı için, yani onun bu sonuç yönünden kasıtlı veya taksirli olması aranmaksızın faile yüklenir. İ ftira, yalan tanıklık, yalan bilirkiş ilik cürümlerinde bunları oluş turan fiillerin belirli mahkumiyetlere neden olmaları halinde, cezanın ağ ırlaş tırılması yoluna gidilir. III-Hukuka aykırılık unsuru: Fiilin hukuk düzeni ile bir çeliş ki ve çatış ma halinde bulunması demektir. Hukuk düzeni çeliş ki ve çatış manın söz konusu olabilmesi için, iş lenen fiilin bir ceza kuralı tarafından öngörülen yasak veya emre aykırılık taş ıması ve aynı zamanda hukuk düzeninin (ister ceza niteliğ i taş ısın ister taş ımasın) baş ka bir kuralı tarafından yapılmasına izin verilmemiş ya da yapılması emredilmemiş olması gerekir. Hukuk düzeni suç sayılan fiillere baş ka gerekçelerle izin vermiş ya da yapılmasını emretmiş olabilir. Hukuka uygunluk nedeni: Bir ceza kuralının yasakladığ ı fiile müsaade ederek onu hukuka aykırı olmaktan çıkaran kurala “hukuka uygunluk nedeni” denir. Genel hukuka uygunluk nedenleri: 1-Bir kanun hükmünü yerine getirme: İ cra memurunun haciz iş lemi; infaz görevlisinin ölümden sorumlu olmayış ı; suçlu kaçarken izlemekle görevli olan inzibatın silah kullanmasından dolayı yaralamadan veya ölümden sorumlu olmayış ı 2-Yetkili makam ya da merciin emrini yerine getirme: Bir emir, meş ru emrin ş artlarını taş ıyorsa, yetkili makamdan verilip, yerine getirilmesi memurun görevi gereğ i ise hukuka aykırılığ ı ortadan kaldırıcı bir nitelik gösterir. Yargıcın tutuklama kararına uyarak ilgili kiş iyi özgürlüğ ünden mahrum eden polis suç iş lemiş olmaz. Konusu suç teş kil eden emir uygulanmaz.(Askeri ve kolluk kuvvetleri ile ilgili istisnalar hariç) Kim olursa olsun, konusu suç teş kil eden emri veren ve bunu yerine getiren kiş iler iş lenen fiilden sorumlu tutulurlar. 3-Yasal savunma (meş ru müdafaa): Gerek kendisinin gerek baş kasının nefsine ve ırzına vuku bulan haksız bir fiili hemen defi zaruretinin söz konusu olduğ u mecburiyetle iş lenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. Meş ru müdafaa için: a-Saldırı olacak b-Saldırı bir kimsenin nefsine veya ırzına yönelmiş olacak c-Saldırının hukuka aykırı olması gerekir. d-Saldırıyı o anda savuş turmak zorunluluğ u olacak e-Saldırıyla savunma arasında bir denge olacak 4-Zorda kalma durumu (zaruret hali): Gerek nefsini ve gerek baş kasını vukuuna bilerek mahal vermediğ i ve baş ka türlü tahaffuz imkanı da olmadığ ı ağ ır ve muhakkak bir tehlikeden korumak zaruretinin söz konusu olduğ u mecburiyetle iş lenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. Meş ru müdafaadan farklı olarak burada haksız bir saldırı ve ona karş ı kendini savunma söz konusu değ ildir. Zaruret haline örnek olarak dağ a tırmanmakta olan dağ cılardan birinin boş luğ a yuvarlanması ve diğ erlerinin tüm çabalarına rağ men onu kurtaramayıp kendilerini kurtarmak için tehlikede olan dağ cıyı tutan ipleri kesmeleri ya da deniz kazasında ancak bir kiş iyi taş ıyabilen can simidinden yararlanmakta olan kiş inin diğ erine izin vermeyerek boğ ulmasına sebebiyet vermesi halleri gösterilebilir. Zaruret halinde tehlikenin bazı nitelikleri vardır: a-Ağ ır ve muhakkak bir tehlike olacak: Bu tehlikeyi yaratan bir insan fiili ya da tabiat olayı olabilir. mesela bir vahş i hayvan saldırısında bir eve kapı kırarak girmek. Ya da açlıktan ölmek üzere olan bir kimsenin dükkanın tezgahından bir ekmek alıp yemesi (Tehlike basit nitelikte olmayacak) b-Tehlike kendisinin veya bir baş kasının nefsine yönelik olacak c-Tehlikeye bilerek yol açılmamış olacak: Tehlikenin ortaya çıkmasına zorda kalan kiş inin yolaçmamış olması gerekir. d-Tehlikeden baş ka türlü kaçınma ve korunma imkanı olmayacak: Baş ka bir eczane yoksa ve ilaca hayati ihtiyaç varsa, eczane de kapalıysa eczanenin camının kırılıp içeriden ilacın alınması e-Kurtarılan hak ile çiğ nenen hak arasında denge olacak 5-Suç mağ durunun rızası: Mağ durun rızası da fiili hukuka uygun bir hale getirmektedir. Baş kasının taş ınabilir malının mağ durun rızasıyla alınmış olması halinde hırsızlık söz konusu değ ildir. Ceza kanunu dış ındaki hukuka uygunluk nedenleri s Spor müsabakaları s Mesleğ in gerektirdiğ i bir takım faaliyetler: Ameliyat yapan bir doktorun yaralamadan suçlanamayacağ ı gibi Tipiklik Unsuru Failin harici alemde gerçekleş en fiilinin yasada yeralan bir suç kalıbına uyması Somut fiilin yasada yeralan soyut tanımla uyuş ması Suçun Ortaya Çıkış Biçimleri Ceza kuralının hüküm kısmında tanımlanan fiil gerçekleş tirildiğ i zaman, ş ayet manevi unsur varsa ve hukuka aykırılığ ı da ortadan kaldıran bir neden de yoksa suç iş lenmiş olur. Suça Teş ebbüs Suçların iş lenmesi bakımından her zaman gerekli olmamakla birlikte bir hazırlık, bir de tüm suçlarda gerekli olan icra aş aması vardır. A,B’yi öldürmek için silah temin ediyor, A tabancayı temin ettiğ i vakit B’ye doğ rultuyor, ateş edemeden yakalanıyor. Burada suç adam öldürmeye teş ebbüstür. a-Eksik Teş ebbüs: Eksik teş ebbüsün varlığ ı için, failin bir cürüm iş lemek kastıyla hareket etmiş olması, icra hareketlerine baş lamış ancak elinde olmayan nedenlerden dolayı tamamlayamamış olması ve elveriş li vasıtalarla hareket etmiş olması gereklidir. Adam öldürme amacıyla silahını doğ rultuyor ama silah tutukluluk yapıyor. b-Tam Teş ebbüs: Tam teş ebbüste, eksik teş ebbüsten farklı olarak, icra hareketlerinin tamamlanmış olmasına karş ın failin elinde olmayan nedenler yüzünden sonuç meydana gelmez. A,B’ye öldürmek amacıyla ateş ediyor ancak B sadece bir yara alıyor. Burada suç yaralama değ il öldürmeye teş ebbüstür. Hırsızın eş yaları torbaya doldurmuş evden çıkarken yakalanması hali de tam teş ebbüstür. Teş ebbüs sadece cürümler için öngörülmüş tür. İş tirak ise hem cürümler hem de kabahatler için öngörülmüş tür. Suça teş ebbüste 1-Hazırlık aş amasının tamamlanması 2-İ cra aş amasına geçilmesi 3-Elveriş li vasıta kullanılması 4-İ cra hareketlerinin kesilmesi veya icra hareketlerinin elinde olmayan nedenlerle tamamlanamaması (eksik teş ebbüs), icra aş amasının tamamlanması ancak istenilen sonuca ulaş ılamaması (Tam teş ebbüs) Eksik teş ebbüs: Tabancanın ateş almaması nedeniyle icra aş amasının tamamlanamaması Tam teş ebbüs: Öldürmek amacıyla ateş edildiğ inde isabet ettirilememesi İ htiyarıyla vazgeçme-Aktif piş manlık a-İ htiyarıyla vazgeçme: İ cra hareketlerine baş lıyor ancak icra hareketleri tamamlanmadan kendi ihtiyarıyla vazgeçiyor. O zamana kadar yapılan hareketler ayrıca suç teş kil etmiyorsa cezalandırılmamaktadır. A, B’ye ateş ediyor, ilk atış ta vuramıyor daha sonra kendi ihtiyarıyla B’yi öldürmekten vazgeçiyor. Hırsızlık için girdiğ i evi soymaktan vazgeçiyor. Böylece sadece konut dokunulmazlığ ının ihlali suçu iş liyor. b-Aktif piş manlık: İ cra hareketleri bittikten sonra failin, fiilinden ortaya çıkan sonucu engellemek ya da neticeyi hafifletmek amacıyla hareket etmesidir. A, B’y, öldürmek amacıyla vuruyor, ancak piş man olup hemen ambulans çağ ırıyor ve B’nin ölmesine engel oluyor. Ancak TCK’da aktif piş manlık suçun cezasını azaltmaz. TCK’da bazı suç tiplerine uygulanacak aktif piş manlık hükümleri vardır. Mesela yasadış ı bir örgüt kuran bir kiş i daha sonra bu örgütten çıkra ve örgütle ilgili bilgileri güvenlik kuvvetlerine haber verirse ceza almaz ya da cezada indirim olur. c-İş lenemez suç: Önceden mevcut fakat suçun iş lenmesi sırasında failin bilmediğ i bir engel yüzünden sonucun meydana gelmesi imkansız ise iş lenemez suç söz konusu olur. Suçu iş lemek için yapılan hareketin ya da vasıtanın veya suçun maddi konusunun elveriş sizliğ i dolayısıyla suçun boş a gitmesi Hareketin elveriş sizliğ i: Büyü ile adam öldürme Vasıtanın elveriş sizliğ i: A, aspirinin çocuk düş ürdüğ ünü duyuyor ve bir kadının çocuğ unu düş ürtmek için ona aspirin veriyor ama çocuk düş müyor. Maddi konunun elveriş sizliğ i: A dış arıdan bakınca B’nin içeride yatakta uyumakta olduğ u görüyor. Camı kırıp B’ye ateş ediyor ancak B’nin saatler önce kalp krizinden öldüğ ü anlaş ılıyor. Suç ve Cezaların Çokluğ u A-(Suçların İ çtimai) Birden fazla suçun tek suç sayıldığ ı haller a-Müteselsil suçlar: Yapılan hareketlerin kanunun aynı hükmünün birden fazla ihlaini teş kil etmeleri ve tek suç iş leme kararının bulunması gerekir. Aynı (tek) suçu iş leme kararı Aynı hüküm ihlal edilerek Bu ihlaller aynı zamanlarda olsa da müteselsil A, B ailesine kan davası güdüyor. İ çeriye girince B ailesinden birini öldürüyor, çıkarken aileden baş ka birini görüyor onu da öldürüyor. Müteselsil suç olmaktadır. Hırsızlık suçu iş lenirken bir eve beş defa girilerek soyuluyor ve bu farklı zamanlarda yapılıyor. Burada aynı suçu iş leme kararı var ve dolayısıyla suçlar arasında teselsül var. b-Mürekkep suçlar: Birden fazla suçun bir tek suç içerisinde birleş tirilmesi halinde mürekkep suç durumu ortaya çıkar. Ya biri diğ erinin unsuru olarak ya da ş iddet unsuru olacak. Yağ ma suçunda hem hırsızlık, hem de cebir, ş iddet ve tehdit vardır. Burada hırsızlık ve ş iddet yağ ma suçunun bir unsuru haline gelmiş tir. c-Muhtelit (karma) suçlar: Kanuni tarifte yeralan suç, daha hafif diğ er bir suçu da ihtiva ediyorsa bu durum söz konusudur. Memura mukavemet aynı zamanda cebir kullanma suçunu da içerir. Fikri İ çtimai: Tek fiille yasanın değ iş ik hükümleri ayrı ayrı ihlal edilecek sonuçta faile ihlal hükümlerinden hangisi daha ağ ır cezayı gerektiriyorsa o hüküm uygulanır. B-Cezaların İ çtimai: Birden fazla suçtan dolayı birden fazla ceza verilmesi halinde kanunumuz “toplama” sistemini kabul etmiş ancak üst sınırlar koyma yoluna gitmiş tir. Fail bir suçtan dolayı 10 yıl, diğ er bir suçtan dolayı da 5 yıl cezaya çarptırılmış sa ikisi toplanır ve 15 yıl hapis cezası verilir. Üst sınırlar s Ağ ır hapis s Hapis s Hafif hapis 36 yıl 25 yıl 18 yıl Suça Katılma (Suça İş tirak) Bir kimsenin bir suça katılmadan sorumlu tutulabilmesi için ş u ş artların bulunması gerekir. 1-Suç ortağ ının en geç suç iş lendiğ i sırada suç iş leme konusunda diğ er fail ya da faillerle anlaş ılmış olması 2-Suç teş kil eden fiilin tamamlanmış ya da eksik teş ebbüs aş amasında bulunması 3-Anlaş maya varılan suçla iş lenen suçun aynı olması 4-Suç ortakları arasında suça katılmanın kanunda yazılı hallerden biri ş eklinde ortaya çıkması Suça katılmanın türleri I-Asli İş tirak a-Asli maddi iş tirak: Fiili irtikap edenler ya da doğ rudan doğ ruya beraberce iş leyenler Fiili irtikap edenler suçu doğ rudan meydana getirecek hareketleri yapanlardır.mesela birden çok kiş inin aynı kimseyi bıçaklaması veya kalpazanlık suçunda sahte parayı çizme, baskıya hazırlama ve basma iş lemi. Hırsızlıkta kasayı kıranın veya banka soygununda gözcülük yapanın durumu b-Asli manevi iş tirak: Baş kalarını cürüm ve kabahat iş lemeye azmettirenlere de aynı ceza hüküm olunur. Azmettirenden maksat, suç iş lemeyi düş ünmeyen maddi faile suç iş leme kararı verdirmek, böylece suçun ilk ve etkili psiş ik nedenini oluş turmaktır. Suçu iş leyenin ş ahsi bir menfaati varsa azmettirenin cezası azaltılır. II-Feri İş tirak a-Feri maddi iş tirak: Suçun icrasını kolaylaş tıran hareketleri yapan kiş idir. 1-Suçun iş lenmesine yarayacak, kolaylaş tıracak iş ve vasıtaların tedariki 2-Suçun iş lenmesinden önce veya suçun iş lenmesi sırasında yardımıyla suçun icrasını kolaylaş tırmak A, B’yi öldürecek, C’nin A’ya silah vermesi. İş ve vasıta sağ lanması haricindeki bütün yardımlar ikinci maddeye dahil edilir. b-Feri manevi iş tirak: 1-Suçu iş lemeye teş vik 2-Suçu irtikap kararını takviye 3-Fiili iş ledikten sonra yardımda bulunma vaadi 4-Suçun ne suretle iş leneceğ ine dair talimat vermek Suça katılmada ağ ırlaş tırıcı ve hafifletici nedenlerin etkisi a-Ş ahsi ağ ırlaş tırıcı nedenler: Ş ahsi ağ ırlaş tırıcı nedenler suça katılma anında bunu bilen diğ er faillere de uygulanır. b-Fiili ağ ırlaş tırıcı nedenleri: Fiilin iş lenmesi sırasında bunu bilen suç ortaklarına uygulanır. a-Ş ahsi hafifletici nedenler: Ortaklara uygulanmaz. b-Fiili hafifletici nedenler: Fiili hafifletici nedenlerden hiçbir ş art aranmaksızın bütün ortaklar yararlanır. Ceza, suç iş leyen kimseye iş lediğ i suça karş ılık bir fenalık olmak ve tekrar suç iş lemeni önlemek amacıyla uygulanan bir yaptırım (müeyyide) dır. Suçla mücadele yolları arasında cezanın yeri: Önleyici olanlar suçun iş lenmesinden önce, bastırıcı olanlar suçun iş lenmesinden sonra baş vurulan yollardır. a-Önleyici yollar: s En etkili araçlardan biri genel toplumsal koruma önlemleridir. Eğ itim düzeyinin yükseltilmesi, refahın artırılması, çevre ş artlarının düzeltilmesi, sağ lık ş artlarının iyileş tirilmesi gibi s Suçların ve bunlara verilecek cezaların ilanı da önleyici etki yapar. s Önleyici önlemler daha özel, bireysel nitelikte olabilir. akıl hastalığ ı veya daha önce iş ledikleri suçlar nedeniyle tehlikelerini ortaya koymuş kiş ilere bazı güvenlik önlemlerinin uygulanması gibi b-Bastırıcı yollar: Suç iş lenmesi halinde baş vurulan yollardır. Suç iş lendikten sonra bir yandan topluma verilen zarar karş ılığ ı suçluya fenalıkta bulunulması (ödetme), diğ er yandan da kiş inin yeniden suç iş lemeyeceğ i bir durumda topluma kazandırılmasını sağ lamaya çalış ılması (iyileş tirme ve ıslah) ş eklinde kendini gösterir. Bu yollar ceza ve güvenlik önlemleridir. ü Ceza: Suç iş lenmesi halinde baş vurulan yollardandır. Ceza, bazı yargılama kuralları uyarınca uygulanacak ve infaz hükümleri uyarınca çektirilecek bir yaptırımdır. ü Güvenlik önlemleri: Suç iş lemeyen ancak durum ya da davranış ları nedeniyle tehlike gösterenlere uygulanan güvenlik önlemleri yanında, suç iş leyenlere uygulanan güvenlik önlemleri de vardır. Cezalarla ilgili ayırımlar 1-Cürüm-kabahat ayırımı: Cürüm cezaları, idam (ömür boyu ya da geçici) ağ ır hapis, hapis, ağ ır para cezası, kamu hizmetlerinden yasaklılık cezalarıdır. Kabahat cezaları ise, hafif hapis, hafif para cezası, belli bir meslek ya da sanat icrasının tatilidir. 2-Asli (birincil), Feri (ikincil), Seçimlik cezalar Asli cezalar: Suçun esas karş ılığ ını teş kil eden ceza birincil (asli) cezadır. Feri cezalar: Kanun asıl cezaya ek olarak tayin ettiğ i cezalar ikincil (feri) dir. İ kincil ceza bir suç için tek baş ına öngörülemez, asli ceza ile birlikte olması gerekir. Seçimlik cezalar: Seçmeli cezaların herbiri asıl ceza olup, bir suç için birlikte öngörülürler ve hakim tarafından birisi seçilir. Cezalarla İ lgili İ lkeler 1-Kanunilik ilkesi. Kanunsuz ceza olmaz. Bir kiş inin iş lediğ i bir suçtan dolayı çarptırılacağ ı ceza kanunda yazılı olmalıdır. 2-Bireysellik ilkesi: İş lenen suç her zaman aynı ağ ırlıkta olmayacağ ı ve suçluların kiş ilikleri birbirine uyayacağ ı için cezanın bireye uygun hale getirilmesi, bireyselleş tirilmesi bir zorunluluktur. Aynı suçu iş lemiş iki kiş iye birinin yaş ı küçükse veya birinde tekerrür mevcutsa ikisine de aynı cezanın verilmesi uygun olmaz. 3-Eş itlik ilkesi: Herkesin cezalar karş ısında durumunun aynı olmasını ifade eder. Yani suç iş leyen herhangi bir zümreye cezaların uygulanmaması gibi bir durum olamaz. İ stisnaları; Cumhurbaş kanının sorumsuzluğ u, yasama sorumsuzluğ u 4-Kiş isellik ilkesi: Cezanın sadece suç iş leyen kiş iye verilmesi, suç iş lemediğ i halde, suçluya herhangi yakınlığ ı dolayısıyla bir kimsenin cezalandırılmaması demektir. “Ceza sorumluluğ u ş ahsidir.” Genel müsadere cezası konamaz. Bir kimsenin cinayet iş lediğ i bir silaha el konabilir. Ancak cinayet iş lediğ i bir kimsenin tüm malvarlığ ına el konulamaz. 5-İ nsanlık: Cezaların insan haysiyeti ile bağ daş maz nitelikte olmaması demektir. Kimseye insan haysiyeti bağ daş mayan bir ceza uygulanamaz. Kimseye iş kence ve eziyet yapılamaz. 6-Cezaların düzeltilebilir olması: Adli iş lemlerde hata yapılması mümkündür. Bu nedenle hatanın meydana çıkması halinde cezanın tamirinin mümkün olması gerekir. Kuş kusuz cezayı ve sonuçlarının tamamen bertaraf etmenin imkanı yoktur. Fakat mali bir tazminatla bir dereceye kadar giderme imkanı olabilir. Ceza Çeş itleri (Cezalar ve Nitelikleri) I-Bedene yönelik cezalar İ dam cezası II-Özgürlüğ ü bağ layıcı cezalar ü Özgürlüğ ü bağ layıcı cezalar > Daimi > Geçici ü Ağ ır hapis > Daimi: Ömür boyu > Geçici:1 yıl- 24 yıl ü Hapis > 7 gün- 24 sene ü Hafif hapis > 1 gün-2 sene Kanunda belirli bir suçla ilgili olarak yukarı had açıklanmamış sa hapis cezasında yukarı had 5 yıl olarak kabul edilir. Yerine getirme ş ekilleri a-Uzun süreli özgürlüğ ü bağ layıcı cezalar: 1 yıldan daha uzun süreli cezalardır. Ömür boyu özgürlüğ ü bağ layıcı cezanın infazı hayat boyu devam eder. Birden fazla ömür boyu hapse mahkumiyet halinde hükümlü 6 ay ile 3 yıl arası hücrede tecrit edilir. Uzun süre özgürlüğ ü bağ layıcı ceza, taksirli suçtan dolayı verilmiş se kısa süreli özgürlüğ ü bağ layıcı cezası gibi para cezasında çevrilebilir. b-Kısa süreli özgürlüğ ü bağ layıcı ceza: 1 yıl ve daha az süreli özgürlüğ ü bağ layıcı cezalardır. Ağ ır hapis dış ında kısa süreli özgürlüğ ü bağ layıcı cezalar para cezasına çevrilebilir ve önlemler söz konusu olabilir. Özel infaz ş ekilleri: Cezayı oturduğ u yerde çektirme imkan; hükümlülük süresi 60 günü geçmiyorsa ve hükümlü 65 yaş ını bitirmiş se veya hükümlünün sağ lık durumunun cezaevinde bulunmasına engel olacak derecede bozuk olduğ u raporla tespit edilmiş se mahkeme talep üzerine bu infaz ş eklini kararlaş tırabilir. Aynı infaz ş ekli bir aydan fazla olmayan hapis cezasına hükümlü kadın ve küçüklerden mükerrer olmayanlar hakkında da öngörülmüş tür. Patronaj: Cezaevinden çıkan kiş inin topluma uyumunu kolaylaş tırmak için kiş iye yapılan yardım faaliyetlerine patronaj denir. III-Para cezaları Cürüm Kabahat > Ağ ır para cezaları > Hafif para cezaları Para cezalarının olumlu ve olumsuz yönleri vardır. Olumlu yönleri: Kısa süreli özgürlüğ ü bağ layıcı cezaların sakıncalarının önlenmesi, bölünebilir olması ve etkililiğ i Olumsuz yönleri: Ekonomik durumu farklı kiş ilerde etkisinin farklı olması, suçlunun yakınlarını etkilemesi, uygulamasındaki güçlükler, özgürlüğ ü bağ layıcı cezaya çevrilmesinin sakıncaları ve paranın kıymetindeki düş üş ler. IV-Kamu hizmetlerinden yasaklılık: Kamu hizmetlerinden yasaklılık, bazen bir ceza bazen mahkumiyet sonucudur. Ömür boyu veya geçici olur. Geçici olanı 3 aydan 3 yıla kadardır. İ çtima sonucu uygulanabilecek en fazla süre 10 yıldır. V-Bir meslek ya da sanatın icrasının tatili: Süresi 3 günden 2 yıla kadar olarak saptanmış tır. İ çtima sonucu uygulanabilecek en fazla süre 4 yıldır. Ceza mahkumiyetinin sonuçları 1-Kamu hizmetinden yasaklılık: Beş yıldan fazla ağ ır hapse mahkumiyet, ömür boyu; üç yıldan beş yıla kadar ağ ır hapse mahkumiyet hükmolunan ceza süresi kadar kamu hizmetlerinden yasaklanmayı gerektirir. 2-Belli bir meslek ya da sanatının icrasının tatili: 3-Kanuni mahcuriyet (yasal kısıtlılık): Mahkumun medeni hakları kullanma yeteneğ inin sınırlandırılmasını ifade eder. Beş yıldan fazla ağ ır hapis cezasına mahkum olanlar bakımından kanuni sonuç olarak mecburi hacir öngörülmektedir. Bunun için tek bir suçtan dolayı verilen ağ ır hapis cezasının beş yılı geçmesi gerekmektedir. Ceza süresi boyunca devam eder ve onunla birlikte sona erer. 4-Babalık ve kocalık haklarından mahrumiyet: Beş yıldan fazla ağ ır hapse mahkum olan kiş inin babalık hakkından ve kocalık sıfatının sağ ladığ ı haklardan mahrumiyetine mahkeme tarafından karar verilebilmektedir. 5-Zoralım (müsadere): Suç iş leyen bir kimsenin kendisine ait ya da elinde bulundurduğ u malların tamamının ya da bir kısmının mülkiyetinin kamuya geçirilmesi anlamını taş ımaktadır. Mahkumiyet halinde cürüm veya kabahatte kullanılan veya kullanılmak üzere hazırlanan ya da fiille ilgisi bulunmayan kiş ilere ait olmamak ş artıyla, mahkemece müsadere edilir. Kullanılması, taş ınması, bulundurulması ve satılması cürüm veya kabahat sayılan eş ya, bir ceza mahkumiyeti olmasa ve faile ait bulunmasa bile müsadere edilir. 6-Hükmün ilanı: İ dam ve ömür boyu hapis cezalarında kanuni sonuç olarak hükmün ilanı öngörülmektedir. Ceza kanunu veya diğ er kanunlarda baş ka tür veya miktarda cezalar için hükmün ilanı gereğ i öngörülmüş se yine cezanın sonucu niteliğ indedir. Bireyselleş tirme ve İ lgili Kurumlar Cezanın suça ve suçlunun kiş iliğ ine uygun olarak verilmesi ve yine buna uygun ş ekilde çektirilmesi gerekmektedir. I-Cezanın tayininde bireyselleş tirme A-Mahkemenin Cezayı Saptaması: Kanun, cezaların tayininde mahkemeyi, keyfiliğ e varacak ş ekilde serbest bırakmamış ;genellikle aş ağ ı ve yukarı hadler arasında cezayı öngörmüş ve mahkemeye bu hadler arasında cezayı gerekçeli olarak saptama imkanı vermiş tir. Önce suçla ilgili kanun maddesinde öngörülen aş ağ ı ve yukarı hadler arasında “temel ceza” tayin edilecektir. Temel cezanın belirlenmesinden sonra (tekerrür hariç olmak üzere) temel ceza ağ ırlaş tırıcı nedenler dolayısıyla artırılacak, daha sonra (yaş , akıl durumu, takdiri hafifletici nedenler hariç) hafifletici nedenlerle indirme yapılacaktır. En sonra sırasıyla yaş , akıl durumu, takdiri hafifletici nedenler ve tekerrür gözönünde bulundurulacaktır. 5 ve 10 yıllık süreler geçtikten sonra tekerrür hükümleri uygulanmaz. B-Yargısal Kınama (Adli Tevbih): İ htiyari yargısal kınama: Mahkemenin bu yola gidebilmesi için suç karş ılığ ı kanunda öngörülen cezanın yukarı haddi bir ay hapis ya da hafif hapis veya ............. .. lira ağ ır yahut hafif para cezasını geçmemesi , suçlunun daha önce bir cürümden veya bir aydan fazla hafif hapis cezasının gerektiren kabahatten dolayı mahkum olmamış bulunması ve hafifletici nedenler bulunması gerekir. Mecburi yargısal kınama: Hafif hapis , ağ ır veya hafif para cezasını gerektiren hallerde ş ayet kanuni nedenlerle (hafifletici nedenlerle) ceza genel aş ağ ı hadlerin altına düş erse taahhüt gereğ i olmadan yargısal kınama yoluna gidilir. C-Erteleme(Tecil): Erteleme ile ilk defa suç iş leyenlerin veya böyle sayılanların mahkumiyetlerinin yerine getirilmesinin geri bırakılması ve ş artlar gerçekleş miş se mahkumiyetlerinin vuku bulmuş sayılmasıdır. İ lk defa suç iş leyen kimsenin mahkumiyetinin geri bırakılması suretiyle kısa süreli özgürlüğ ü bağ layıcı cezaların sakıncalarını önlemek; bir daha suç iş lemeyeceğ ine kanaat getirilen kiş iye bir imkan sağ lanmak istenmektedir. Ş artları i-Failin daha önce adliye mahkemelerinde para cezasından baş ka bir ceza ile mahkum olmamış olması. Mesela askeri mahkemeden verilen mahkumiyet tecile engel değ ildir. ii-Hükmedilen cezanın ağ ır veya hafif para cezası veya bir yıla kadar (bir yıl dahil) ağ ır hapis ya da iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis veya hafif hapis cezalarından bir olması Tazminat niteliğ indeki para cezalarının, mecburi zoralımın ve mahkeme masraflarının ertelenmesi mümkün değ ildir. 18 yaş ını doldurmamış olanlar ve 65 yaş ını tamamlamış bulunanlarda ağ ır hapis 2 yıl, hapis veya hafif hapis 3 yıl olarak geçerlidir. Mahkum deneme süresini iyi halle geçirirse (suç iş lemezse) ceza hiç verilmemiş sayılır. Deneme süresi; kabahatlerde1 yıl, cürümlerde 5 yıldır. II-Cezanın Çektirilmesinde Bireyselleş tirme A-İ nfaz Rejimi: Suçlunun kiş iliğ ine en uygun ş ekilde uygulanmasına çalış ılır. B-Ş artla Salıverme (Meş ruten Tahliye): Ş artla salıverme, mahkumiyet süresinin kanun tarafından belirlenen bir kısmını iyi halle geçiren mahkumun, kalan süre zarfında konulan ş artlara uymadığ ı takdirde geri alınabilmek kaydıyla, serbest bırakılmasıdır. Hükümlülük süresinin yarısını ya da ömür boyu hapiste 16 yılını veya TBMM tarafından ölüm cezasının yerine getirilmemesine karar verilmesi halinde 20 yılını çekmiş olan mahkumlar kendi istekleri olmasa dahi, ş artla salıverilirler. Süreyi geri alınmayı gerektiren sebepler olmadan geçirenin cezası yerine getirilmiş sayılır. Uygun bir suç iş leyen ve uymakla yükümlü olduğ u ş artlara uymayan mahkumun ş artla salıverme kararı geri alınır. Bu durumda ş artla salıverme halinde geçen süre gözönünde tutulmadan, kalan ceza aynen çektirilir ve hükümlü ş artla salıverme esas teş kil hükmün infazıyla ilgili olarak bir daha ş artla salıvermeden yararlanamaz. Dava veya Cezanın Düş mesi Devletin dava açma veya ceza yerine getirme yetkilerinin kullanılmasına engel olan nedenler vardır. Dava veya cezanın düş mesi hali: 1-Sanık veya mahkumum ölümü: Sanığ ın ölümü kamu davasını, mahkumun ölümü ceza mahkumiyetini kaldırır. 2-Af: a-Genel af: Toplumsal yarar düş üncesiyle , tüm veya belirli suçlardan dolayı dava yetkisini ve hükmedilen cezaları bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran af ş eklidir. Af konusunda sanığ a red yetkisi verilmiş , sanık bu hakkını kullanmış sa, dava devam eder ve sonuçlandırılır. b-Özel af: Genel aftan farklı olarak sadece kesinleş miş cezaları etkiler yani bunlar kaldırır, azaltır ve değ iş tirir. Özel affın davayı düş ürme yetkisi yoktur ve sadece asli cezayı etkiler. 3-Ş ikayetten vazgeçme: Bazı suçların kovuş turulması suçtan zarar görenin ş ikayetine bağ lı tutulmuş tur. Doğ aldır ki ş ikayete bağ lı suçlarda, suçtan zarar görenin ş ikayetinden vazgeçmesi kamu davasını düş ürür. Ş ikayetten vazgeçmenin etkisini göstermesi için sanığ ın vazgeçmeyi kabul etmesi gerekir. Aynı fiilden dolayı birden fazla sanık varsa, biri hakkındaki vazgeçme diğ erleri için de geçerli olur. Birden fazla ş ikayetçi varsa birinin vazgeçmesi diğ erlerinin haklarına engel olmaz. 4-Zamanaş ımı: Belirli bir sürenin geçmesiyle, suç iş leyen bir kimse hakkında kamu davası açılamaması dava zamanaş ımını ifade eder. Ölüm veya ömür boyu yahut geçici ağ ır hapis cezalarını gerektiren cürümlerin (devletin ş ahsiyetine karş ı cürümler) yurtdış ında iş lenmesi halinde zamanaş ımı yoktur. Dava zamanaş ımının baş langıcı, tamamlanmış suçlarda fiilin iş lendiğ i gün, teş ebbüs halinde kalan cürümlerde son icra hareketi günü, mütemadi ve müteselsil suçlarda teselsül ve temadinin bittiğ i gündür. 5-Ön ödeme: Yalnız para cezasını gerektiren suçlarda, para cezası maktu ise bu miktarı, aş ağ ı ve yukarı hadler arasında ise aş ağ ı haddin soruş turma giderleriyle beraber Cumhuriyet savcılığ ından kendisine yapılan tebliğ den itibaren 10 gün içinde merciine ödediğ i takdirde kamu davası açılmaz. Yukarı haddi 3 ayı aş mayan özgürlüğ ü bağ layıcı cezanın hesaplanacak para cezasını miktarını aynı ş ekilde ödeyen fail hakkında da kamu davası açılmaz. Nispi para cezasını gerektiren suçlarda ise ön ödeme yapılamaz. Yeteneksizliklerin Kaldırılması (Yasaklanan hakların geri verilmesi ve adli sicildeki bilgilerin adli sicilden çıkarılması) 1-Yasaklanan hakların geri verilmesi: Kamu hizmetlerinden yasaklılık ve ceza mahkumiyetinden diğ er yeteneksizliklerin bu yolla kaldırılabileceğ i öngörülmüş tür. Kanun, cezanın çekilmesi, ortadan kalkması ve düş mesi hallerinde, belli sürelerin iyi halle geçirilmesi ş artı ile hakların geri verilmesinin istenebileceğ ini öngörmektedir. 2-Hükümlülük kaydının silinmesi: Cezanın çekildiğ i, ortadan kalktığ ı veya düş tüğ ü tarihten itibaren belli süreler içinde yeniden suç iş lenmediğ i takdirde, ilgilinin, Cumhuriyet savcısının veya Adalet Bakanlığ ı Adli Sicil ve İ statistik Genel Müdürlüğ ünün talebi üzerine hükümlülük kaydının silinebileceğ i kaydedilmiş tir. Yalnız ,15 yaş ını doldurmamış küçükler hakkında verilenler hariç, yüz kızartıcı suçlarla beş yıldan fazla ağ ır hapis cezasını gerektiren suçlarda kaydın silinmesi usulünün uygulanması kabul edilmemiş tir.