3 - Anatomi Dalak = Lien = Spleen DALAK: SPLEN (L İ EN) Lenfoid bir organ olan dalak fonksiyon bak m ndan dola ş m sistemi ile ilgilidir. Ancak abdomen i ç erisinde yer ald ğ ndan ve sindirim organlar ile yak n kom ş ulu ğu nedeniyle sindirim sistemi i ç erisinde anlat lmaktad r. İ ntrauterin hayatt a ve yeni do ğanda kan yap m nda g ö revli olan dalak eri ş kinlerde bu ö zelli ğini kaybeder. Eri ş kinlerde eritrositlerin y k m yeridir. Dalak yumu ş ak, bol damarl ve koyu mor renkli bir organ olup eri ş kinlerde yakla ş k olarak 150 gr. a ğ rl ğ ndad r. Ancak i ç eri sindeki kan miktar na g ö re a ğ rl ğ 80-300gr. aras nda de ği ş ebilir. Dala ğ n boyutlar eri ş kinlerde 12 x 7 x 4 cm.dir. Embryonel hayat n 5. haftas nda dorsal mesenter i ç erisinde mesodermde bir kal nla ş ma ile ortaya ç kar. Midenin d ö n üşü esnas nda dalakt a yer de ği ş tirir ve regio hypochondrica sinistran n derinine yerle ş ir. Dorsal mesenterin, curvatura ventriculi major ile dalak aras nda kalan b ö l ü m ü lig. gastrosplenicum ’ u meydana getirir. Dalak kar n bo ş lu ğu i ç erisinde, diaphragman n alt nda, regio hypoch ondrica sinistra i ç erisinde, midenin arkas nda sol b ö brek ve flexura coli sinsitra ’ n n ü st ü nde bulunur. Ancak ö n ucu regio epigastricaya kadar uzan r. Dala ğ n iki y ü z ü , iki kenar ve iki ucu vard r. Diaphragma ile kom ş u olan y ü z ü ne facies diaphragmatica , organlarla kom ş u olan y ü z ü ne facies visceralis denir. Facies diaphragmatica konvex olup diafragman n alt y ü z ü ne yaslan r ve diaphragma arac l ğ ile sol 9.-11. kaburgalarla kom ş uluk yapar. Bu kaburgalar ile diaphragma aras nda sol akci ğer ve pleura ’ n n alt ucu bulunur. Facies visceralis 3 organ ile kom ş uluk yapar. Bu y ü zde damar ve sinirlerin dala ğa girip ç kt ğ yere hilum splenicum (hilum lienale) denir. Hilum splenicumun ö n ü nde midenin arka y ü z ü ile kom ş u olan ç ukur k sma facies gastrica denir. Hilum spl enicum ’ un arkas nda kalan ve sol b ö brek ile kom ş u olan ç ukurlu ğa facies renalis denir. Facies visceralis ’ in alt ucu flexura coli sinistra ile kom ş uluk yapar ve facies colica denir. Dala ğ n ö ne ve yukar bakan kenar na margo superior denir. Bu kenar facies diaphragmatica ile facies gastrica aras nda meydana gelir. Bu kenar n alt k sm ç entikli oldu ğu i ç in margo creneatus olarak, ö ne ve yukar bakt ğ i ç in margo anterior olarak ta isimlendirilir. Dala ğ n a ş a ğ ya ve arkaya bakan kenar na margo inferior den ir. Bu kenar facies diaphragmatica ile facies renalis aras nda meydana gelir ve 11. kaburgan n seyrine uyar. Bu kenar k ü nt oldu ğu i ç in margo obtusus a ş a ğ ya ve arkaya bakt ğ i ç in margo posterior olarak ta isimlendirilir. Dala ğ n ö n-alt k sm nda bulunan u cuna extremitas anterior denir. Buras flexura coli sinstra ile kom ş udur. Dala ğ n arka ü st k sm nda bulunan ucuna extremitas posterior denir. Arka u ç 12.g ö ğü s omuru hizas nda bulunur. Ba ğlar : Hilum splenicum hari ç , dala ğ n her taraf periton ile ö rt ü l ü d ü r. Periton, hilum splenicumdan arkaya do ğru giderek diaphragmaya, ö n tarafa do ğru ilerleyerek mideye atlar. Dalak ve diaphragma aras nda uzanan periton yap s na lig. phrenicosplenicum (lig. splenorenale) denir ve i ç erisinden a. v. splenica ge ç er. Dalak ve mide aras nda olu ş an periton yap s na lig. gastrosplenicum denir ve i ç erisinden a. gastricae breves ve a. gastroomentalis sinistra ge ç er. Bazen dala ğ n d ş nda, periton yap lar i ç erisinde (omentum majus, lig. gastrosplenicum) ilave dalak dokular na rast lan r. Bunlara splen accessoius denir ve bunlar n b ü y ü kl ü kleri nohut b ü y ü kl ü ğü nden ceviz b ü y ü kl ü ğü ne kadar de ği ş ebilir. Regio hypochondrica sinistran n derininde yer alan dalak palpasyonla kontrol edilemez. Ancak g ö ğü s duvar n n yan taraf nda linea axi llaris ’ in hemen arkas nda, 9.-11.kaburgalar aras nda perkusyonla muayene edilebilir. Her hangi bir sebepten dolay dalak b ü y ü d ü ğü nde midenin ö n y ü z ü ile diaphragma aras ndan ge ç erek Traube alan na girer. Dalak daha fazla b ü y ü d ü ğü nde ise sol arcus costarum ’ u a ş ar ve palpasyonla hissedilebilir. Arterleri ve venleri: Dalak a. splenica (lienalis) taraf ndan beslenir. Truncus coeliacus ’ un en kal n dal olan a. splenica bursa omentalis ’ in arka duvar nda k vr nt l bir seyirle dala ğa do ğru uzan r. Hilum splenicum ’ dan dala ğa girmeden ö nce lig. splenorenale i ç erisinde 5-8 dala ayr l r. Bu dallar dala ğ saran tunica fibrosan n uzant lar ile sar l olarak hilum splenicum ’ dan i ç eri girer ve trabecula splenica ’ lar i ç erisinde ilerleyerek dala ğ n her taraf na da ğ l r. Tr abecula i ç erisinde seyreden arterlere a. trabecularis denir. Bu arterlerden ç kan dallar trabeculalar terk ederek dalak parankimi i ç erisine girerler. Bu ince dallar n adventitias bulunmaz ve bu dallar kom ş u arter dallar ile anastomoz yapmaz. Adventitia yerine lenfatik dokudan olu ş an bir k l f bulunur. Bu k l f baz yerlerde geni ş leyerek yuvarlak nod ü ller ş eklinde beyaz pulpay olu ş turur. Bu nod ü llere Malpighi cisimcikleri denir. Beyaz pulpa i ç erisindeki lenf follik ü lleri lenfosit yap m merkezidir. Bu fol lik ü llerde lenf damar bulunmaz ve ya ş ilerledik ç e bu follik ü ller atrofiye olurlar. Lenfatik nod ü lleri terk eden arter dallar ince dallar (f r ç a k llar gibi) meydana getirerek sinusoidlere a ç l rlar. Sinuzoidlerdeki kan, sinuzoid duvar ndan ge ç erek retic ulumdaki k üçü k venlere d ö k ü l ü rler. Bu venler trabeculalar i ç eresine girerek hilum ’ a do ğru seyrederler. Hilus splenicum ’ dan ç kt ktan sonra bu dalar birle ş erek v. splenica ’ y meydana getirir. Bu vende v. portaya kat l r. Lenfleri: Nodi lymphatici pancre aticosplenica ve coeliaci ’ ye d ö k ü l ü r. Sinirleri: Parasimpatik liflerin n. vagus ’ tan, simpatuik lifleri n. splanchnicus ’ tan gelir. Bu sinirler plexus coeliacus ’ tan ayr larak a. splenica etraf nda bir a ğ olu ş turarak dala ğa gelirler. Simpatik lifler d ü z kas lar kasarak dalak i ç erisinde depo edilen kan n genel dola ş ma verilmesini sa ğlarlar. Parasimpatik etki ise kan depo edilmesini sa ğlar ve limfatik dokunun faaliyetini artt r r. Dala ğ n yap s : Dalak d ş tan (lig. gastrosplenicum ve lig. phrenicosplenicum ’ u n dala ğa tutundu ğu yer ve hilum hari ç ) periton ile sar l d r. Peritonun olu ş turdu ğu bu yap ya tunica serosa denir. Tunica serosa olduk ç a d ü zg ü n ve ince bir yap d r. Tunica serosan n alt nda tunica fibrosa (dalak kaps ü l ü ) bulunur. İ ki tabaka birbirine s k c a yap ş kt r. Tunica fibrosa dala ğ n her taraf n ku ş at r. Hilum splenicum ’ dan i ç eri girerken damarlar saran bir k l f olu ş turur. Bu k l flardan ve dala ğ n her taraf ndaki tunica fibrosa ’ dan ayr lan fibr ö z uzant lar dala ğ n i ç erisine do ğru bir b ö lme gibi uzan rlar. Bu fibr ö z bantlara trabeculae splenicae denir. Fibr ö z kaps ü l ve trabek ü lalar s k ba ğ dokusundan ve d ü z kas h ü crelerinden meydana gelmi ş tir ve i ç erisinde elastik a ğlarda bulunur. Bu trabek ü lalar derine do ğru dalland k ç a birbirleriyle anastomos yaparlar ve dala ğ k üçü k b ö l ü mlere ay r rlar. Bu b ö l ü mlerin i ç erisinde pulpa splenica denilen dalak parankimas bulunur. Dalak parankimas yap ve fonksiyon bak m ndan k rm z pulpa ve beyaz pulpa olarak iki b ö l ü me ayr l r. K rm z pulpay dalak sin ü zoidle ri ve retik ü ler ba ğ dokusu olu ş turur ve bunlar aras nda eritrositler bulunur. Beyaz pulpa ise limfatik doku ihtiva eder ve lenfosit yapar. Dalak kaps ü l ü nde ve trabek ü lalar i ç erisinde bulunan d ü z kaslar ve elastik lifler, gerekti ğinde dala ğ n b ü y ü mesini (k an depo etmesini) ve k üçü lmesini (i ç erisindeki kan n genel dola ş ma verilmesini) sa ğlarlar.