Saha Raporu Edremit Körfezi Kuzeyinde Paleotetis Birimlerinin Jeolojisi itüdergisi/d mühendislik Cilt:3, Sayı:1, 67-79 Şubat 2004 * Yazı şmaların yapılaca ğı yazar: Cenk YALTIRAK. yaltirak@itu.edu.tr; Tel: (212) 285 62 98 . Bu makale, birinci yazar tarafından İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nde tamamlanmı ş olan "Edremit Körfezi ve kuzeyinin jeodinamik evrimi" adlı doktora tezinden hazırlanmı ştır. Makale metni 05.12.2003 tarihinde dergiye ula şmı ş, 26.12.2003 tarihinde basım kararı alınmı ştır. Makale ile ilgili tartı şmalar 30.06.2004 tarihine kadar dergiye gönderilmelidir. Özet İnceleme alanı Kuzeybatı Anadolu’da Biga Yarımadası’nın güneyinde, Edremit Körfezi ve kuzeyinde yer alan Kazda ğ ve çevresini kapsar. Kazda ğ Grubu, amfbolit-granulit fasiyesinde metamorfik bir istiftir. Kazda ğ Grubu üzerinde, bir sıyrılma fayı dokana ğı ile ye şil şist fasiyesinde metamorfik birimlerden olu şan Karakaya Karma şı ğı bulunur. Kazda ğ Grubu, okyanus kabu ğu, üzerinde geli şen okyanus platosu çökel ve volkanikleri, Karakaya Karma şı ğı, riftt çökelleri, denizaltı-da ğı, denizaltı platosu, hendek çökelleri, dalma- batma gerisi havza çökelleri temsil eden bir eklenir prizmadır. Kazda ğ Grubu ve Karakaya Karma şı ğı Paleotetis Okyanusu’nun Permo-Karbonifer’de olu şumu ve Triyas’ta kapanmasının hemen hemen tüm a şamalarını temsil eder. Anahtar Kelimeler: Paleotetis, Kazda ğ Grubu, Karakaya Karma şı ğı, jeodinamik evrim. Geology of the Paleotetis units at the northern part of Edremit Bay Abstract Study area is located to the south of the Biga Peninsula, NW Anatolia. It includes the Edremit Bay and the Kazda ğ Group to the north. The rock groups represent a geological period starting from the Carboniferous to present. On the basement a metamorphic series in amphibolite-granulite facies take place. These series form the Kazda ğ Group itself and are made up of the Babada ğ Formation, Sarıkız Formation, Kavurmacılar Formation and Altınoluk Formation. A detachment fault and the metamorphic Karakaya complex (green schist facies) take place on the Kazda ğ Group. To the east, the Karakaya Complex starts with the Fazlıca, Kınar and Kalabak units, which contain shale, schist, fillate, basalt and marble, on a Palaeozoic granodiorite basement. These units are overlain by the units of Nilüfer, which is made up of tectonically thrusted spilits, and Tepeoba, which is made up of felsic fillate and tuffs, respectively. The unit Hodul passes laterally into the unit Nilüfer and it is made up of arkozic sandstone, rare spilit and chert alternations. On top of these formations, the unit Çal is located with a tectonic contact and it contains Permian-Trias limestone blocks in a size of a mountain. The study area forms the pieces of Palaeotethys ocean dominated between Carboniferous and Triassic. The rocks of the Kazda ğ Group form the Laurassia part of the ocean crust while the Karakaya Complex represents the southern environments of the south-dipping oceanic crust. These environments include the sea-mount (Nilüfer unit), accretional prism (Hodul unit), marginal basin (Tepeoba unit) and passive Cimmeria margin of this basin (Fazlıca+Kınar+Kalabak). The Laurassia and Sakarya continents collided during Middle-late Triassic and the units between these continents formed the Karakaya Complex in the form of tectonic slices. Keywords: Paleotethys, Kazda ğ Group, Karakaya Complex, geodynamic evolution. Edremit Körfezi kuzeyinde Paleotetis birimlerinin jeolojisi Cenk YALTIRAK * , Aral İ. OKAY İTÜ Avrasya YerBilimleri Enstitüsü, Katı Yer Bilimleri Anabilim Dalı, 34469, Ayaza ğa, İstanbul C. Yaltırak, A. İ. Okay Giri ş Edremit Körfezi ve Kazda ğ, Sakarya Zonu'nun batı kesiminde yer alır. Kuzeyinde bulunan İntra-Pontid Süturu ile Rodop-Istranca ve Yunanistan’da Serbo-Makedonya masiflerinden ayrılır (Şekil 1). İntra Pontid Süturu'nun en güney cephesine ait olan Çetmi Ofiyolitik Melanjı çalı şma sahasının batı ucunda yer alır ( Şekil 1). Kazda ğ Grubu’nda bilinen ilk ara ştırma, Diller (1883), tarafından yapılan bölgenin jeolojisi ve petrografisini anlatan bir çalı şmadır. Kaaden (1959), çalı şmasında Kazda ğ Masifi ile Uluda ğ Masifi’ni kar şıla ştırmı ştır. Schuiling (1959), Kazda ğ Masifi’nde çalı şmasında Kazda ğ çekir- de ğinin K-G yönlü bir kıvrım oldu ğunu ve katazonal metamorfizma geçirdi ğini belirtmek- tedir. Gümü ş (1964), Kalabak civarındaki siyah mermerli fillat ve şistleri Silüryen-Devoniyen, serpantinize spilitleri geç Devoniyen, Tepeoba civarındaki mermerli felsik fillatları Karbonifer olarak ya şlandırmı ş, Eybek Granodiyoridi’ni bu birimleri kesen Hersinyen orojenezine ba ğlı sıkı şma sonucu olu şan sintektonik bir grano- diyorid olarak tanımlamı ştır. Bu birimlerin üzerinde uyumsuz olarak tanımladı ğı arkoz, şeyl ve kumta şlarını Triyas-Doger arasında uyumlu bir istif olarak tanıtmı ş, Jura ya şlı kireçta şı istifinin tabanında bulunan bir konglomera ile kırıntılı birimler arasında bir uyumsuzluk bulundu ğunu öne sürmü ştür. Kalabak Köyü’nden batıya do ğru çalı şan Aslaner (1965), Karakaya Karma şı ğı’na ait metamorfik birimlerin tümünü Kazda ğ Masifi’ne dahil etmi ş, gnays ve amfibo- litleri istifin alt kesimleri, ye şil şist fasiyesindeki mermer, spilit, fillat ve metakumta şlarını üst kesimleri olarak yorumlamı ştır. Eybek Grano- diyoridi ve Çamlık Metagranodiyoridi’ni bir tek granit olarak tanımlamı ş ve Permiyen ya şlı, Hersinyen sonrası sıkı şmanın ürünü olarak, bugün Kazda ğ Grubu ve Karakaya Karma şı ğı birimlerini kesti ğini öne sürmü ştür. Kazda ğ Masifi’ni anlatan çalı şmasında metamorfik kayaçları kendi içinde ikiye ayıran Bingöl (1969), mermer, gnays, amfibolit ve metaofiyolitleri kata-mezosomatik formasyonlar olarak gruplamı ştır. Bingöl (1969; 1971), Kazda ğ ve çevresinde yaptı ğı örneklerden 304±31 my yerle şme, 233±24 my metamorfizma ve 25±3 my Alpin metamorfizması ya şları saptamı ştır. Bingöl ve di ğerleri (1973), Biga Yarımadası’nda yaptıkları gözlemlere göre Alt Triyas ve Permo-Karbonifer ya şlı rekristalize Şekil 1. Türkiye ve yakın çevresinin tektonik konumu (Okay ve Tüysüz, 1999’dan alınmı ştır) Edremit Körfezi kuzeyinde Paleotetis birimlerinin jeolojisi kireçta şı blokları içeren, spilitli ve grovak hakimiyetindeki birimi Karakaya Formasyonu olarak tanımlamı ştır. Krushensky ve di ğerleri (1980), Kalabak ve çevresindeki metamorfikleri Kalabak Formasyonu olarak adlamı ş ve Pre- Kambriyen-Kambriyen ya ş vermi ştir. Sülzer (1990), Kazda ğ Masifi’nde yaptı ğı mikrotektonik çalı şmasında Kazda ğ Masifi’nin birbiri üzerine kuzeyden itilerek bindirmiş dilimlerden olu ştu ğunu öne sürmü ş, Kazda ğ zirvesinde yüzeylenen metaofiyolitleri nap olarak dü şünmü ştür. Biga Yarımadası’nda Okay ve di ğerleri (1990; 1991), Sakarya Zonu içinde, Karakaya öncesi olarak tanımladı ğı, Kalabak Formasyonu ile Çamlık ve çevresinde yaptı ğı gözlemlere göre Çamlık civarındaki granodiyoridi Eybek’ten ayırmı ş ve Çamlık Metagranodiyoridi olarak adlamı ştır. Çalı şma alanını içine alan kesimlerde Okay ve di ğerleri (1990; 1991) Karakaya Karma şı ğı içinde dört tektonostratigrafik birim ayırmı ştır. Bunlar, spilitlerden olu şan Nilüfer birimi, arkozik kumta şlarından olu şan Hodul birimi, Kireçta şı blokları içeren olistostromal nitelikli Çal birimi çalı şma sahasında da bulunmaktadır. Çamlık Metagranodiyoridi’nin üzerinde uyumsuz olarak bulunan arkozik kumta şlarını Hodul birimi olarak tanımlayan Okay ve di ğerleri (1990; 1991), Bayırköy kumta şları ile bu birimin arasında paralel bir uyumsuzluk önermi ştir. Okay ve di ğerleri (1990; 1991) Küçükkuyu kuzeyinde dilimli ve bloklu yapısıyla haritaladıkları ve geç Kretase olarak ya şlandırdıkları Çetmi Ofiyolitik Karma şı ğı’nı bölgede ilk defa tanımlayarak adlandırmı ştır. Çalı şma alanını içine alan çalı şmasında Pickett (1994), bölgeyi Karakaya Kompleksi içinde de ğerlendirmi ştir. Okay ve di ğerleri (1996), Paleo ve Neo-Tetis üzerinde yaptıkları çalı şmalarında Kazda ğ masifinden aldıkları numuneden 308±16 my ya ş elde etmi ş, Çamlık metagranodiyoridinden aldıkları numuneden 399±13 my kristallenme ya şı saptamı ştır. Bu çalı şmada, Edremit Körfezi Kuzeyi ve doğusuna do ğru olan alanda Kazda ğ Grubu ve Karakaya Karma şı ğı’nı olu şturan birimlerin tektonik ve stratigrafik konumları tanıtılmakta, söz konusu birimlerin jeolojik özellikleri dikkate alınarak Paleotetis Okyanusu’nun jeolojisi içindeki konumları hakkında evrimsel bir model öne sürülmektedir. Çalı şma alanının jeolojisi Çalı şma sahasında yer alan birimler, Devoniyen’den günümüze uzanan geni ş bir zaman dilimini içerir. Bölgede en ya şlı temel kayaç, Devoniyen ya şlı Çamlık Metagranodiyoridi’dir ( Şekil 2 ve 3). Bu birimin amfibolit-granülit fasiyesi metamorfik kayalarından olu şan Kazda ğ Grubu ile ili şkisi sahada gözlenmez ( Şekil 2 ve 3). Çamlık Meta- grondiyoridi (Dç) ile Kazda ğ Grubu’nun (PMKk) arasında melanj niteli ğinde, farklı tektono- sedimanter ortamları i şaret eden, Karbonifergeç Triyas ya şlı Karakaya Karma şı ğı (K-Trk), Kazda ğ civarında Kazda ğ Grubu ile tektonik dokanaklıdır. Do ğuda, Karakaya Karma şı ğı Çamlık Metagronidyoridi ile tektonik dokanaklıdır ( Şekil 2 ve 3). Kazda ğ Grubu’nun güney cephesindeki tektonik dokana ğın güneyinde Oligo-Miyosen ya şlı granodiyoridler (Edremit Granodiyorid Grubu: Ole), alt Miyosen ya şlı riyolitler (Kızıkıran Fm: Mk) ve gölsel türbiditler (Küçükkuyu Fm: Mkü) bulunur. Batıda ise aynı şekilde Kretase ya şlı Çetmi Ofiyolitik Melanjı (Kç), Kazda ğ Grubu ile tektonik dokanaklıdır ( Şekil 2 ve 3). Paleozoyik ve erken Mezozoyik ya şlı metamorfik birimlerin üzerinde do ğuda, geç Triyas-Erken Kretase ya şlı, karasaldan derin denizele ve sonuçta sı ğ denizele uzanan bir paleoco ğrafyanın ürünü olan, akarsu ortamında çökelmi ş Çamlık Formasyonu (Trç), delta ortamında çökelmi ş Çakaltepe formasyonu (Trça), derin denizel alüvyal yelpaze fasiyesinde çökelmi ş Sakarkaya Formasyonu (Tr-Js), derin denizel kireçta şlarıyla ba şlayan ve sı ğ denizel kireçta şlarıyla sona eren Bilecik Formasyonu (JKb) bulunur ( Şekil 3). Bilecik Formasyonu tabanında Çamlık, Çakaltepe, Sakarkaya formasyonlarının görülmedi ği kesim, Edremit kuzeydo ğusunu içine alan sahadır ( Şekil 3). Bu kesimde temel üzerinde yer alan karasal kumta şları ve konglomeradan olu şan Bayırköy Formasyonu (Jba), Bilecik Formasyonu’nun tabanında uyumlu olarak yer alır. Çalı şma sahasında do ğuya do ğru temel birimlerin üzerinde, Üst Miyosen ya şlı karasal-gölsel İnönü Formasyonu (Mi), Pliyo-Kuvaterner ya şlı alüvyal yelpaze fasiyesinde Hasanbo ğuldu Formasyonu (PlQh), Pleyistosen’den günümüze gelen Travertenler (Qt), Yamaç Molozları (Qy) ve Alüvyonlar(Qa) uyumsuz olarak bulunur. C. Yaltırak, A. İ. Okay Şekil 2. Çalı şma sahasının batısının jeoloji haritası Edremit Körfezi kuzeyinde Paleotetis birimlerinin jeolojisi Şekil 3. Çalı şma sahasının doğusunun jeoloji haritası (Açıklamalar Şekil 2’ dedir) C. Yaltırak, A. İ. Okay Kazda ğ grubu (PMKk) Bu çalı şmada Kazda ğları’nın ana yapısını olu ş- turan amfibolit-granülit fasiyesindeki metamorfik kayalar Kazda ğ Grubu olarak tanıtılacaktır. Kazda ğ Grubu olarak tanımladı ğımız amfibolit- granülit fasiyesindeki metamorfik kayalar kendi içinde taban ve tavan ili şkisi dört stratigrafik üniteye ayrılmı ştır (Şekil 4). Metadünitler, metagabrolar metapiroksenitler, bantlı ve şeritli amfibolitlerden olu şan Babada ğ Formasyonu (PMKkb), Kazda ğ zirvesinde yapısal olarak en altta bulunan birimdir ( Şekil 2 ve 3). Babada ğ Formasyonu üzerinde mermerlerden olu şan Sarıkız Formasyonu (PMKks) bulunur. Sarıkız Formasyonu, Kazda ğ zirvesinde metaofiyolitleri örten, pembemsi beyaz ve dalgalı bir rengi olan kalınlı ğı 1-150 cm arası de ği şen mermerlerden olu şur. Ara katkı olarak pembe renkli kalk şistler Sarıkız Formasyonu’nunda seyrek de olsa rastlanan di ğer bir kaya türüdür. Çalı şma sahasında Sarıkız Formasyonu üzerinde mermer arakatkılı amfibolitlerden olu şan Kavurmacılar Formasyonu (PMKkk) bulunur ( Şekil 2 ve 3). Kavurmacılar Formasyonu Şekil 4. Kazda ğ Grubu’nun basitle ştirilmi ş stratigrafik kesidi Edremit Körfezi kuzeyinde Paleotetis birimlerinin jeolojisi amfibolitleri içinde sık sık de ği şen kalınlıklarda mermer arakatkılar bulunur. Bu arakatkılar içinde amfibolit çakıl ve blokları gözlenir. Kavurmacılar Formasyonu üzerinde dereceli geçi şle, mermer arakatkılı gnayslardan olu şan Altınoluk Formas- yonu (PMKka) bulunur ( Şekil 4). Altınoluk Formasyonu, Kazda ğ Grubu’nun en dı ş ve en üst kesimlerini olu şturur ( Şekil 2 ve 3). Kazda ğ Grubu ile di ğer birimleri ayıran Kazda ğ Sıyrılma Fayı çevresi boyunca gnayslardan olu şan Altınoluk Formasyonu hakim birimdir. Gnaysların arasında yer yer amfibolit ara katkıları görülür. Altınoluk Formasyonu’nun di ğer bir özelli ği, kalınlı ğı 0.5-200 m arasında mermer arakatkılar içermesidir. Mermerler, yanal olarak süreksiz ve mercek görünümlüdür. Mermerler ile gnaysların geçi şli oldu ğu kesimlerde ve üste seviyelere doğru mermerlerin içinde kuvars kırıntıları görülür. Bu seviyelerde kalk şistlere ve açık renkli muskovitli gnayslara geçi ş yaparlar. Kazda ğ Grubu’nun do ğu ve batı kesimlerinde yaygın olan istif güneyde Kazda ğ Grubu’nu sınırlayan Kazda ğ Güney Sıyrılma Fayı çevresinde millonitik özellikler gösterir. Kazda ğ Grubu’nun stratigrafik konumu ve kökeni Kazda ğ Grubu istifleri teker teker de ğerlendiril- di ğinde birbiriyle ili şkili ortamları i şaret eder. Kazda ğı’nın çekirde ğindeki metaofiyolitler okyanus sırtı ve kabu ğunu, üzerine gelen pembe renkli ince tabakalı mermerler ve pembe renkli karbonatlı şistler okyanus kabu ğu üzerindeki çökelen pelajik kireçta şları ve kırıntılı istifleri, bunları izleyen amfibolit-mermer ardalanması okyanus platolarını ve denizaltı da ğlarını temsil edecek bir istif karakteri sunar. Üst kesimlerde yer alan gnays-mermer ardalanmasının ba şlangıcında yer alan mermerlerin üstte gnayslara yanal olarak amfibolitlere geçi şi sı ğla şan ve feldspatik kırıntılıların gelmeye ba şladı ğı aktif havzaları düşündürmektedir. Kazda ğ Grubu’ndan (Okay vd., 1996) 207 Pb/ 206 Pb metoduyla zirkondan yaptı ğı ya ş tayininde 292±8 my’den 323±14 my arasında bir ya ş (308±16 my)(Geç Karbonifer) elde etmi ştir. Bingöl (1969, 1971) tarafından bulunan K/Ar 233±24 my Barrow tipi metamorfizma ya şı ise erken Triyas sonları ile geç Triyas ba şına denk gelir. Bu durumda amfibolit fasiyesindeki metamorfizmanın kuvvetle orta Triyas öncesinde var olan bir okyanus kabu ğu ve üzerinde yer alan birimlerin orta-geç Triyas’ta bir dalma batma zonunda yitmesiyle olu ştu ğu söylenebilir. Karakaya karma şı ğı (K-Trk) Çalı şma sahası içinde Karakaya Karma şı ğı sahada birbirinden ayırtlanabilen, tektono-stratigrafik olarak en alttan en üste do ğru altı farklı birimden olu şur ( Şekil 5). Bu çalı şmada Fazlıca ve Çamlık köyü arasında Çamlık Meta-granodiyoridi üzerinde muhtemelen uyumsuz olarak metaarenitler Fazlıca Birimi(K-Trkf) olarak tanımlanmı ştır ( Şekil 2, 3 ve 5). Fazlıca Birimi, Fazlıca köyü do ğusunda tabanda kötü boylanmı ş ve yuvarlanmı ş olan granodiyorid blok (0.3-3 m), çakılları ile arenadan olu şan, zayıf lineasyon gösteren meta kumta şları ile ba şlar. Bu çakıl ve blokları, temelden türemi ş granitik bir arena sarmı ştır. Bu kesimlerin özelli ği foliasyonun iyi geli şmi ş olmasıdır. Ender olarak metakumta şı seviyeleri siyah fillatlarla ardalan- malıdır. Kınar Birimi (K-Trkkı), Çamlık Meta- gronodiyoridi ile Kalabak Birimi (K-Trka) arasında metakumta şı ve yapraklanmı ş metagrovaklardan olu şan bir birimdir. Kalabak Birimi ile uyumlu, homojene yakın kalınlıkta bir istiftir. Yanal olarak fillat ve şistler, birimde yer yer egemendir. Birim, Çamlık Metagranodiyoridi ile tektonik dokanaklıdır. Kalabak Birimi (K-Trka), ilk defa Krushensky ve di ğerleri (1980), tarafından formasyon seviyesinde adlandırılmı ştır. Bu adlama daha sonra Okay ve di ğerleri (1990; 1991) tarafından da benimsenmi ştir. Okay ve di ğerleri (1991)’e göre Kalabak Formasyonu, Karakaya öncesi bir birim olarak tanımlanmı ş ve Çamlık ve Eybek granodiyoridleri tarafından kesildi ği, Kalabak batısında ise Çamlık Metagranodiyoridi'nin üzerine itildi ğini belirtmi ştir. Kalabak Birimi, çalı şma sahasında Kalabak Köyü ve kuzeyinde, Edremit ve Kadıköy arasında kalan alanın kuzeyinde yüzeylenir ( Şekil 3). İstif, alt kesimlerde kalınlı ğı 0.3-5 m, boyu 1-30 m arasında de ği şen mermer merceklerinin budinle şmi ş blokları ile yanal geçi şli şistlerle ba şlar. Bu mercekler Kınar Birimi ile arasındaki dokana ğın sınırına denk gelir. Üste doğru kalk şist fillat C. Yaltırak, A. İ. Okay arakatkılı seviyeler görülmeye ba şlar. Silisifiye bazalt katkıları içermesi ve tamamen siyah renkli fillatlar ile kirli sarı renkli mika şistlerin hakimiyeti tipik özellikleri arasındadır. İstifin üst seviyelerinde ise hakim birim mika şist ve fillattır. Kalabak Birimi batıda Nilüfer Birimi’nin spilitleri ile tektonik dokanaklıdır (Şekil 3). Yer yer şist ve fillatların arasındaki türbiditik metakumta şlarında slump yapıları, taban yapıları, tabaka içinde konglomeradan ince kum boyutuna doğru dereceli tabakalanma, üste do ğru laminalar görülür. Bu metakumta şı seviyelerinde oturma yapıları ve kaval yapıları gözlenir. Nilüfer Birimi (K-Trkn), ilk defa Okay ve di ğerleri (1990) tarafından Nilüfer çayı (Bursa) civarında adlandırılmı ştır. Nilüfer Birimi çalı şma sahasında doğuda Kalabak Köyü ile Tepeoba köyü arasındaki vadide ve sırtlarda yüzeylenir. Bu lokalitede iki dokanak ta tektoniktir ( Şekil 3). Batıda ise Kazda ğ ile Pa şada ğ arasında kalan sırtlar ve vadilerde Nilüfer Birimi, Kalabak Birimi ve Hodul Birimi ile tektonik dokanaklı bazı kesimlerde Hodul ile yanal geçi şli veya Hodul Birimi, Nilüfer Birimi üzerinde uyumlu olarak yer almaktadır ( Şekil 3). Nilüfer Birimi sahada spilit hakimiyetinde metatüf, mermer Şekil 5. Karakaya Karma şı ğı’nın basitle ştirilmi ş stratigrafisi Edremit Körfezi kuzeyinde Paleotetis birimlerinin jeolojisi mercek ve blokları ile seyrek arkozik ara katkılarla tanınır. Spilitler, yeşil kahverengi ve ye şil renkli metatüflerle ardalanmalıdır. Nilüfer Birimi’nin en iyi görüldü ğü kesim, Zeytinli Çayı vadisinin iki yakası ve Bazlamaç tepesinden oba köylerine uzanan sırtın arasındaki yoldur. Spilitler masif tabakalı olup, Bazlamaç gözetleme kulesi yolu civarında tipik yastık lav yapısı gösterir. Homojen bir görünüm sunan spilitler az deforme olmu ştur. Bu kesimlerde Nilüfer Birimi içinde kalın tabakalı beyaz mermerler yer alırlar. Nilüfer Birimi’nin ya şı hakkında veri, içinde bulunan mermer bloklarından gelmektedir. Ergül ve di ğerleri (1980) spilitlerin içinde bulunan mermer bloklarından derledi ği fusulinlere göre Orta-Üst Permiyen ya ş bulmu ş, Üst Triyas konglomerası üzerinde uyumsuz oldu ğundan Alt Triyas ya ş önermi ştir. Kaya ve Mostler (1992), Bergama’da Kozak civarındaki metabazitler içinde yer alan karbonat seviyelerinden derledikleri konodont- lardan Orta Triyas, Okay (2000) ise, Bursa’nın güneyindeki tip kesitin alt seviyelerinden derledi ği konodontların Alt Triyas ya ş bulgusu elde etmi ştir. Çalı şma sahasında Bingöl (1971), Nilüfer Birimi metabazitlerinde K-Ar metoduyla 304±31 my yerle şme ya şı bulmu ştur. Bu ya ş, Okay ve di ğerleri (1996) tarafından Kazda ğ Grubu’nda bulunan Geç Karbonifer ya şa denktir. Hodul Birimi (K-Trkh), Okay ve di ğerleri (1990) tarafından adlandırılmı ştır. Ortaoba kuzeyinde Nilüfer Birimi, Hodul Birimi üzerinde tektonik olarak yer alır. Kozak Da ğı doğusunda Hodul Birimi’nin Nilüfer Birimi ile uyumlu oldu ğu Akyürek ve Soysal (1983) tarafından saptanmı ştır. Hodul Birimi, çalı şma sahasında Ortaoba Köyü’nden batıya do ğru olan vadi içinde ve kuzeye giden yol üzerinde en iyi şeklinde gözlenir. Hodul Birimi en genel haliyle arkozik metakumta şları egemenli ğinde, fillat ve şist, seyrek çört ara katkılı, az miktarda spilitik ara katkı ve mercekler içeren bir birimdir. Hodul Birimi’nin içinde ara katkılar halinde ince taneli spilitik seviyelerin bir özelli ği tabakalı olu şlarıdır. Hodul Birimi’nin di ğer dikkat çeken bir özelli ği de içinde bulunan kalın tabakalı grovak türü kumta şlarının içinde budinle şmi ş intraformasyonel kireçta şı çakılları bulunmasıdır. Bu seviyedeki kireçtaşları gri renkli mikritik özelliktedir. Bu seviden alınan az rekristalize bir numuneden elde edilen Hemigordiopside foraminifera? ve Diplosphaerinea sp.? fosilleri olasılı olarak Permiyen ya ş vermektedir (Altıner, 2003). Bu seviyenin alt kesimlerinde fillatlar metatüf arakatkılı olup arasında spilit budinleri bulunur. Hodul Birimi’nin içindeki kireçta şı bloklarından Okay ve di ğerleri, (1990) ve Okay ve Möstler (1994) İvrindi-Manyas çevresinde elde ettikleri fosillere orta Karbonifer-geç Permiyen arasında ya şlar vermi ştir. Okay ve di ğerleri (1990), Kazda ğ doğusunda gözlenen arkozik kumta şlarının tamamını Hodul Birimi’ne dahil etmi ş, Karakay Karma şı ğı içinde de ğerlendirmi ştir. Tepeoba Birimi (K-Trkt), ilk defa bu çalı şmada Karakaya içinde tanımlanmı ştır. Çalı şma sahasında Tepeoba ve Yaylaönü Köyleri ile Yayla Tepe arasında kalan sırt ve vadilerde gözlenir ( Şekil 3 ve 5). Hakim olarak açık renkli metatüfler ve fillatlarla ara katkılı ince taneli arkozik kumta ş- larından olu şur. Taban seviyelerinde dilimlenmi ş kireçta şı blokları bulunur. Hodul Birimi ile en önemli farkı spilitik ara katkıların çok az olması ve kumta şlarının çok ince taneli olu şu ile açık renkli fillat ve şistlerin hakim birim olmasıdır. Tepeoba Birimi’nin çevresindeki birimlerle ili şkisi tektoniktir. Do ğusundaki Nilüfer Birimi ile ilişkisi dike yakın bir bindirmedir. Dereoba De ğirmeni’nden Asartepe’ye uzanan yolun üzerinde bir ezik zonu boyunca bu ili şki izlenebilir. Çal Birimi (K-Trkç), Okay ve di ğerleri (1990) tarafından Çan-Yenice yolundaki Çal köyünde adlandırılmı ştır. Çalı şma sahasında Edremit kuzeyinde Pa şada ğ köyü doğusunda mostra veren birimin çevre dokanakları tektonik olup ( Şekil 3 ve 5), Pa şada ğ’da ki kireçta şı blo ğunun kalınlı ğı 300 m civarındadır. Bu lokalitede kireçta şı bloklarının üzerinde Liyas ya şlı Bayırköy Formasyonu’nun konglomeratik kumta şları ve kalın tabakalı Bilecik Formasyonu açısal uyumsuz olarak bulunur ( Şekil 3). Tabanında ise üzerlerine itildi ği Kalabak ve Nilüfer birimleri bulunur ( Şekil 3 ve 5). Çalı şma sahasında Çal Birimi, kırmızı ve şarabi renkli ezik şeyllerden olu şan bir matriksle içinde bulunan mega bloklardan olu şur. Edremit kuzeyinden yapılan ya ş C. Yaltırak, A. İ. Okay çalı şmalarında Leven ve Okay (1996) Üst Permiyen fosilleri tespit etmi ştir. Pa şada ğ lokalitesindeki mega kireçta şı blo ğunda bulunan fosiller ise Noriyen ya ş vermektedir (Duru, 2003). Bu durumda Çal Birimi’nin ya şı Üst Triyas’a kadar çıkmaktadır. Çal Birimi Karakaya Karma şı ğı geli şimi çindeki en son evreyi temsil eder Karakaya karma şı ğı’nın stratigrafik konumu ve kökeni Karakaya Karma şı ğı hakkında lokal olarak yapılan gözlemlerden çok farklı yorumlar yapılabilmek- tedir. Bu çalı şmada birbirine dereceli geçi şli birimleri içeren, bindirmelerle birbiri üzerine itilmi ş tektonik üniteler, bir okyanusun açılma ve kapanmasını gösteren ortamların parçalarını içerir. Fazlıca Birimi, Karbonifer öncesine ait Çamlık Metagranodiyoridi üzerinde temel selintisi olarak geli şen ilk birimdir. Kınar Birimi ise bölgede tektonik aktivitenin ilkel evrelerinde yaygın bir sedimantasyonun ba şladı ğını gösteren karasal kırıntılıları temsil eder. Üste do ğru dereceli geçi şli oldu ğu Kalabak Birimi, siyah, yanal olarak süreksiz ince tabakalı kireçta şı mercekleri ve kumta şı ardalanmalı kireçta şı bloklu birimler gölsel bir havzada tektonik etkinin artı ğını göstermektedir. Bu havzada görülen silisifiye, siyah kahverengi, iri amigdoller içeren bazaltlar ve laminalı mermer mercekleri içeren metagrovaklar ve üst seviyelerde at kesimlerde görülen siyah renkli mermerlerin bloklarını içermesi, çöken bir havzanın kendi içinde malzeme verdi ğini gösterir. Tepeoba Birimi ise bu havzanın okyanusal nitelik kazanmaya ba şladı ğı dönemi i şaret etmektedir. Distal türbiditler ile ardalanmalı ince metabazitler ve platform tipi merceksel beyaz renkli kireçta şları ve blokları, metatüfler, yay ardı havzaya benzer bir görünüm sunar. Nilüfer Birimi ise okyanus platosu ve denizaltıda ğı özellikleri göstermektedir. Hodul Birimi feldspatik türbiditler ile ardalanmalı spilitler, kimi mercek özelli ği gösteren beyaz kireçta şı blokları ile dalma batma zonunda yiten okyanus kabu ğunun üzerinde geli şen eklenir prizma önü çökelleridir. Çal Birimi ise devasa Üst Permiyen blokları içeren, ağırlıklı olarak kırmızı çamurta şları ve mor spilitler içeren karma şık yapılı bir birimdir. Karakaya birimlerini yanyana getirdi ğimizde bir biri üzerine itilen, kıta kenarında geli şmeye ba şlayan bir havzadan ba şlayarak okyanus tabanı üzerinde geli şen birimleri bir araya getiren bir eklenir prizma oldu ğu anla şılır. Bu eklenir prizmayı olu şturan kayalardan elde edilen fosil ya şları, yerle şme radyometrik ya şları ve metamorfizma ya şı Üst Karbonifer- Triyas’a aittir (Bingöl, 1971; Kaya ve Möstler, 1992; Leven ve Okay, 1996). Tektonik Çalı şma sahasında Triyas ve öncesi deformasyon, Karakaya birimlerinin ye şil şist fasiyesinde metamorfizması ve geçirdi ği deformasyonlar, Kazda ğ Grubu’nun amfibolit-granülit fasiyesinde metamorfik birimlerinin içinde Oligo-Miyosen ve geç Kretase deformasyonunun ayıklanmasıyla elde edilen yapılarla temsil edilir. Permo- Karbonifer olayları çalı şma sahasında farklı tektono-sedimanter ünitelerin ortamları ile temsil edilir. Triyas olaylarının gölgeledi ği Permo- Karbonifer evrimi ancak bölgedeki birimlerin litolojik karakteri ve geli şimi ile ilgili sınırlı bilgi verir. Karakaya Karma şı ğı dilimli bir tektonik yapıya sahiptir. Farklı farklı ünitelerin Permiyen-erken Triyas’ta bir dalma batma zonunda bir araya gelmesi ve Geç Triyas ba şında bir bütün olu şturmasıyla meydana gelmi ştir. Ye şil şist fasiyesindeki üniteleri birbirinden ayıran bindirme fayları geç Kretase deformasyonu ile bir ölçüde dikle şmi ş ve kıvrımlanmı ştır. Karakaya Karma şı ğı içinde yapılan çalı şmada tekonostratigrafik ünitelerin sınırlarının doğuya e ğimli bindirmeler oldu ğu saptanmı ştır. Her bir bindirmenin arasında kalan birimde yapılan foliasyon ve kıvrım analizlerinin ortak noktası yakla şık K-G do ğrultulu ana kıvrım eksenini vermeleridir. Farklı birimlerin içinde ölçülen kıvrımlar, kutu, kink ve “S’ tipi kıvrımlar olup, genel verjansları doğudan batıya do ğrudur. Karakaya birimlerinde farklı litolojilerde meta- morfizmaya ko şut yapısal geli şim bulunmaktadır. Çalı şma sahasında ye şil şist fasiyesinde metamorfik birimlerdeki dar ve kapalı kıvrımlar Geç Triyas öncesi yapılardır. Kazda ğ Grubu’nun geçirdi ği yapısal deformasyondan dolayı üç ana kıvrım ekseni bulunur. Bunların içinde en genç olanı D-B do ğrultulu gerilmeden olu şan dom Edremit Körfezi kuzeyinde Paleotetis birimlerinin jeolojisi yapısıdır. Bu yapının tavanı Kazda ğ S ıyrılma Fayı’dır. Günümüzde genç tektonik dönem yükselmesi dolayısıyla derin kanyonlarla parça- lanmı ştır. Bu domun sınırları Kazda ğ S ıyrılma Fayı ile belirlenir. Bu yapının altında ikinci kıvrım ekseni ise geç Kretase-erken Paleosen döneminde Rodop-Pontid İç Okyanusu’nun kapanmasının sonucu ortaya çıkan KD-GB doğrultuludur. Kazda ğ merkezi kesimlerinde ortaya çıkan en ya şlı yapı K-G do ğrultusundaki kıvrımlardır. Kazda ğ Grubu ve Karakaya Karma şı ğı farklı metamorfizmalarına ra ğmen Jura öncesinde aynı yönde şiddetli bir sıkı şma rejimi ile kıvrımlanmı ştır. Bu rejim Paleotetis Okyanusu’nun batıdan do ğuya dalması (Bugünkü yön) ile geli şen eklenir prizma ve Triyas sonunda gerçekle şen çarpı şma rejimidir. Kazda ğ Grubu ve Karakaya Karma şı ğı’nın Oligo-Miyosen’den ba şlayarak saatin tersine 40° dönmekte dalma- batma kuzeyden güneye gerçekle şmektedir. Dalan levhanın daha derine inen üst kesimlerini Kazda ğ grubu kayalarının, daha sı ğ olan eklenir prizmayı temsil eden kesimlerin Karakaya Karma şı ğı’nın olu şturdu ğu, Kazda ğ S ıyrılma Fayı’nın dalan levha ile eklenir prizma arasındaki dekolmana denk geldiği ve böylece Paloetetis’in gömülü olan süturunun reaktivasyonu ile Kazda ğ Grubu’nun yüzeylendi ği dü şünülmektedir. Tartı şma ve sonuçlar Çalı şma sahası Karbonifer’den ba şlayarak Paleotetis Okyanusu’nun evrimi içinde yer almaktadır ( Şekil 5). Çalı şma sahasında paleo- co ğrafik ve tektonik olarak biribiriyle ilintili ortamlar bulunmaktadır. Bu ortamlar; Paloetetis Okyanusu’nun Lavrasya Levhası’nı temsil eden kesimindeki okyanus kabu ğu, üzerinde geli şen pelajik karbonatlar, okyanusal plato ve üzerinde geli şen denizaltı da ğları, Lavrasya pasif kenarından gelen kuvarsofeldspatik kırıntılılarla Kazda ğ Grubu olarak adlandırdı ğımız birimlerden olu şur. Paloetetis Okyanus levhasının Gondvanya tarafını temsil eden kesiminde denizaltı platosu ve denizaltı da ğları (Nilüfer Birimi), denizaltı- da ğlarını ku şatan resifler (Çal Birimi; Permiyen Kçt), eklenir prizma üzerinden hende ğe kadar uzanan alanda çökelen kırıntılılar (Hodul Birimi), eklenir prizmanın olu şturdu ğu yükselimin ardında kalan alandaki ince taneli kırıntılılar ve volkanik ürünler (Tepeoba Birimi), eklenir prizmanın olu şumu öncesi kıta kenarını temsil eden kırıntılı birimlerle (Kalabak, Kıran, Fazlıca Birimleri) temsil olur. Çalı şma sahası (Karakaya birimleri), geç Karbonifer’de Paleotetis Okyanusu’nun güney sahilinde Gondvanya pasif kıta kenarında yer alır ( Şekil 6). Bu dönemde bölgede kıta kenarlarında olu şan karasal havzalar ve okyanus içinde platolar ve üzerlerindeki denizaltı da ğları olu şumu bulunmaktadır (Şekil 6). Bu, günümüzde Hindistan batısındaki Maldiv adaları ve üzerlerinde bulundukları plato alanı benzeri bir co ğrafyayı temsil etmektedir. Erken Permiyen’de Nilüfer denizaltı da ğları güneyinde olu şan yitim zonunda dalmaya ve eklenir prizma olu şmaya ba şlamı ştır ( Şekil 6). Dalma-batmada yiten denizaltıda ğı ve üzerindeki resifal kireçta şları yı ğı şım karma şı ğına eklenirken, yükselen eklenir prizmanın ardında, pasif kıta kenarı ile arasında kalan kesimde Karakaya Havzası geli şmeye ba şlamı ştır (Şekil 6). Erken Permiyen’de ba şlayan dalma-batma ile eklenir prizma gerisinde Karakaya Havzası biçimlenirken, Gondvanya üzerinde Neotetis rifti açılmaktadır ( Şengör ve Yılmaz, 1981; Şengör, 1984). Bu riftin okyanusla şmasıyla Gondvanya’dan ince bir kıta (Kimmerya) ayrılır (Şekil 6). Geç Permiyen’de büyüyerek yükselen Sakarya Kıtası’nın berisinde kalan kalıt Karakaya Havzası, okyanusla şmadan Karakaya yı ğı şım karma şı ğına dahil olur ( Şekil 6). Karakaya üniteleri bu haliyle Kimmerya’ya eklemlenir. Böylece Sakarya birle şik ülkesi olu şur. Erken-orta Triyas’ta Paleotetis Okyanusu üzerinde yer alan Kazda ğ okyanus platosu ve denizaltıda ğı Karakaya altına dalarak Karakaya yı ğı şım karma şı ğının altına yerle şir. Orta Triyas’ta ba şlayan Sakarya Kıtası ile Lavrasya çarpı şması esnasında Sakarya Kıtası güneyinde yer alan Menderes-Toros blo ğu, güneyinde açılan Neotetis Okyanusu’nun etkisi ile çökmeye ba şlamı ştır. Geç Triyas’ta iyice bir kısmı su üzerine çıkmı ş Sakarya Kıtası, kenarında sı ğ resifler ve Karakaya birimlerinden ta şınan kireçta şı blokları ve çökelleriyle (Çal Birimi, Üst Triyas kireçta şları) temsil edilen havzalar Karakaya Yı ğı şım Karma şı ğı’nın son evresini göstermek- tedir. C. Yaltırak, A. İ. Okay Kaynaklar Akyürek, B. ve Soysal, Y., (1983). Biga Yarımadası Güneyinin (Sava ştepe – Kırka ğaç – Bergama - Ayvalık) Temel Jeoloji Özellikleri, Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Dergisi, 95/96, 1-13. Altıner, D., (2003). Sözlü görü şme. Aslaner, M., (1965). Etude Geologique et Petrographique de la Region d’Edremit-Havran (Turquie), Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Yayını, 119, 98 s Bingöl, E., (1969). Kazda ğ Masifinin Merkezi ve Güneydo ğu Kesiminin Jeolojisi, Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Dergisi, 72, 110-123 Bingöl, E., (1971). Fiziksel Ya ş Tayini Metodlarını Sınıflama Denemesi ve Rb-Sr ve K-Ar Metodlarının Kazda ğ’da Bir Uygulaması, Türkiye Jeoloji Kurumu Bülteni, 14, 1-16. Bingöl, E., Akyürek, B., Korkmazer, B., (1973). Biga Yarımadası’nın Jeolojisi ve Karakaya Formasyonu- nun Bazı Özellikleri, Cumhuriyetin 50. yılı Yerbilimleri Kongresi, Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü, Ankara, 70-75. Diller, J. S., (1883). Notes on the Geology of the Troad. Quarterly Journal Geological Society of London, XXXIX, 627-639. Duru, M., (2003). Sözlü görü şme. Ergül, E., Öztürk, Z., Akçagören, F., Gözler, M. Z., (1980). Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Raporu, (Yayınlanmamı ş) Rap.No: 6760, 59 s. Gümü ş, A., (1964). Contribution a l’etude Geologique du Sectur Septentrional de Kalabak Köy-Eymir Köy (Region d’Edremit) Turquie. Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Yayını, 117, 109 s Kaaden, G., (1959). Anadolunun Kuzeybatı Kısmında Yer Alan Metamorfik Olaylarla Ma ğmatik Faaliyetler Arasındaki Ya ş münasebetleri. Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Dergisi, 52, 15-34 Kaya, O. ve Mostler, H., (1992). A Middle Triassic Age for Low Grade Greenschist Facies Metamorphic Sequence in Bergama (Izmir), Western Turkey: The First Paleontological Age Assignment and Şekil-6. Çalı şma sahası ve çevresinin Erken Karbonifer-geç Triyas paleoco ğrafyası (Haritalar, Stampfli ve Borel, 2002’den, çalı şma sahası verileri, Şengör ve Yılmaz, (1981), Tekeli, (1981), Şengör vd., (1984), Okay vd., (1991), Tüysüz ve Yi ğitba ş, (1994); çalı şmaları dikkate alınarak üretilmi ştir) Edremit Körfezi kuzeyinde Paleotetis birimlerinin jeolojisi Structural-Stratigraphic Implications, Newsletter for Stratigraphy, 26, 1-17. Krushensky, R. D., Akçay, Y., Karae ğe, E., (1980). Geology of the Karalar-Ye şiller Area, Northwest Anatolia,Turkey, Geological Survey Bulletin, 72s. Leven E. J. ve Okay, A. I., (1996). Foraminifera from the Exotic Permo-Carboniferous Limestone Blocks in the Karakaya Complex, Northwest Turkey, Rivista Italia a Paleontologia e Stratigrafia, 102, 139-174. Okay, A. I., Satır, M., Maluski, H., Siyako, M., Metzger, R., Akyüz, S., (1996). Paleo- and Neo- Tethyan events in Northwest Turkey: Geological and Geochronological Constraints. In: Yin, A., Harrison, T.M. (Eds.), The tectonic evolution of Asia, Camrbridge University Press, 420-441. Okay, A. I., Siyako, M., Bürkan, K. A., (1990). Biga Yarımadası’nın Jeolojisi ve Tektonik Evrimi, Türkiye Petrol Jeologları Derne ği Bülteni, 2/1, 83-121. Okay, A. İ. ve Möstler, H., (1994). Carboniferous ve Permian Radiolarite Blocs in the Karakaya Complex in Northwest Turkey, TUB İTAK Do ğa Yerbilimleri, 3, 23-28. Okay, A. İ. ve Satır, M., (2000). Coeval Plutonism and Metamorphizm Core Complex in Northwest Turkey, Geological Magazine, 137, 495-516. Okay, A. İ. ve Tüysüz, O., (1999). Tethyan Sutures of Northern Turkey, The Geological. Society of London, Special Issue, 156, 475-515. Okay, A. İ., (2000). Was the Late Triasic Orogeny in Turkey Caused by the Collision of an Oceanic Plateau?, The Geological Society of London, 173, 25-41. Okay, A. İ., Siyako, M. ve Bürkan, K. A., (1991). Geology ve Tectonic Evolution of the Biga Peninsula, Northwestern Turkey, İTÜ Bülteni, 44, 191-256. Pickett, E., (1994). Tectonic Evolution of Paleotethys Ocean in NW Turkey, Doktora Tezi, Edinburg Üniversitesi, (Yayınlanmamı ş) 526 s. Schuling, R. D., (1959). Kazda ğı Kristalininin Arzetti ği Bir pre-Hersinyen İltiva Safhası, Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Dergisi, 53, 87-91. Stampfli, G. M. ve Borel, G. D., (2002). A Plate Tectonic Model for the Paleozoic ve Mesozoic Constrained by Dynamic Plate Boundaries and Restored Synthetic Oceanic Isochrons, Earth and Planetary Science Letters, 196, 17-33. Sülzer, H., (1990). Tektonik und Gefügeentwicklung im Kristallin der Südlichen Biga-Halbinsel, Berliner Geowissen - schaftliche Abhandlungen 127, 74s. Şengor, A. M. C. ve Yılmaz, Y., (1981). Tethyan Evolution of Turkey; a Plate Tectonic Approach. Tectonophysics, 75, 3-4, 181-241. Şengör, A. M. C., (1984). The Cimmerid Orogenic System and the Tectonics of Eurasia. The Geological Society of America., Special Paper, 195, 1-77. Şengör, A. M. C., Satır, M., Akkök, R., (1984). Timing of Tectonic Events in the Menderes Massif, Western Turkey: Implications for Tectonic Evolution and Evidence for Pan-African Basement in Turkey, Tectonics, 3, 693-707. Tekeli, O., (1981). Subduction Complex of Pre- Jurrasic Age, Northern Anatolia, Turkey, Geology, 9, 68-72. Tüysüz, O. ve Yi ğitba ş, E., (1994). The Karakaya Basin: a Palaeo-Tethyan Marginal Basin and its Age of Opening. Acta Geologica Hungarica, 37/3-4, 327-3.