İnkılap Eleştirisel Okuma Teknikleri ( Ders Notu ) 1 DERS NOTLARI (1) (Gazi Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü) (Yrd. Doç. Dr. Hakan Gündoğdu.) FELSEFEDE ELEŞTİREL OKUMA TEKNİKLERİ: 1. Eleştirel Okuma nedir? Eleştirel okuma eleştirel düşünme becerilerinin 1 kullanıldığı bir okuma biçimidir ve genel okuma ya da tarayıcı okumadan ayrılır. Bir makale, rapor, bildiri ya da ödev yazma için okuma gibi hususi bir amaç için yapılan okumalarda eleştirel düşünme becerilerine dayalı bir okuma gerçekleştirilir. Böyle bir okumada şu noktalar öne çıkar: (1) Seçici okuma taktikleri geliştirme (2) Teori ile delil arasındaki bağıntıyı kavrama (3) Delilleri ve teorileri sınıflandırma (4) Metin yorumlarının doğruluğunu kontrol etme (5) Seçici ve eleştirel not alma taktikleri geliştirme Eleştirel okuma, yazılı metnin belli kısımlarına çok daha fazla dikkat etmenizi gerektirir. Metin çözümleme/analiz, refleksiyon, değerlendirme ve karar verme içerdiği ölçüde, daha yavaş bir okumayı gerektirir. Ancak eleştirel okuma becerileriniz geliştikçe bu okumalarınız daha hızlı ve doğru hale gelecektir. 2. Eleştirel Okumaya Hazırlık Yeni bir metni okumaya başlarken, metindeki malumatı, “sizin için” anlamlı kılmak her zaman kolay değildir. Yeni metinler okurken (ana iddianın veya delilin tutarlı olup olmadığını, tüm iddia veya delilin daha iyi akılda tutulmasını, metindeki spesifik malumatların daha iyi kavranmasını, ana iddia veya delile katkıda bulunan sebeplerin ve kanıtların nasıl tanınacağını sağlamada) temel bir takım hazırlıklar size yardımcı olabilir. Eleştirel okumayı kolaylaştırmak için şu tür önerilerde bulunulabilir: 1 Bu konuda ve genel olarak eleştirel düşünme hakkında geniş bilgi için bakınız: (1) Antony Flew, Dosdoğru Düşünmenin Yolu: Eleştirel Akıl Yürütmeye Giriş, Lİberte Yay, Ankara, 2008, (çev. Hakan Gündoğdu). (2) Hakan Gündoğdu, Eleştirel Düşünme ve Eleştirel Düşünme Öğretimine Dair Bazı Yanılgılar, C.B.Ü. Sosyal Bilimler Dergisi, 2009/1, cilt 7, sayı 1, ss. 57-74. 2 • (KİTAP OKUMALARINDA, önce,) sayfalara hızlıca göz atıp kitabın ne hakkında olduğuna ve değişik malumatların kitabın neresinde bulunduğuna dair genel bir kanaate sahip olmaya çalışın. (preliminary skim) • Yazarın girişte, kendi pozisyonuna veya ana iddiasına, konusuna işaret edip etmediğini görmek için giriş bölümünü hızlıca tarayın. Bu size, kitap hakkında genel bir kanaate sahip olduktan sonra, doğrudan sizin araştırmanız veya ilginizle en fazla alakalı bölümlere yönelme imkânı verecektir. (scan the introduction) • Kitabın sonunda ortaya konan sonuçlara bakın ve sonuç bölümünün iddiayı, akıl yürütmeyi ve kanıtı özetleyip özetlemediğini kontrol edin. Eğer yazar kitabın sonunda böyle bir özet vermişse, bu, diğer bölümlerde yazarın ana akıl yürütme çizgisini izlerken size kolaylık sağlaması bakımından çok değerlidir. • İlgili bölümlerin başlangıç ve bitiş kısımlarını tarayın. Bu tarama bölüm içindeki konu ve konunun işleyişi hakkında bilgilenmenize yardımcı olur. (scan beginnings and ends of chapter) • Felsefi bir yazıyı, önce, onun sonucunu ve yapısını kavramak için hızlıca gözden geçirin. Yazıyı tümüyle okumaya başlamadan önce, yazının “ana amacını” kavramak için yazıya bir göz atmak önemlidir. “Açılış ve kapanış paragraflarına” özel önem verilmelidir; zira yazarlar tartışacakları konuya ya da öne sürecekleri iddiaya bu bölümlerde işaret ederler. Yazarın ana amacını kavradıktan sonra onu kendi ifadelerinizle ifade etmeyi deneyin. Bu, yazarın amacını gerçekten anlayıp anlamadığınızı kavramanıza yardımcı olacaktır. • Yazının açılış ve kapanış paragrafları nasıl tüm yazıya dair bir fikir verirse, her paragrafın ilk ve son cümleleri de o paragrafın bütünü hakkında bir fikir verir. Yazıya gözgezdirirken iddia, araştırma ya da tartışmanın her bölümüne dair genel bir anlayış sahibi olmaya bakın. Yazıdaki başlık ve alt başlıklar hem (a) yazarın nereye varmak istediğini hem de (b) yazıda önem verdiklerinin neler olduğunu gösterir. • (MAKALE OKUMALARINDA ise,) Önce özeti okuyun ve makalenin ana iddiasını ve konusunu kavrayın. Makale bir araştırma veya sorgulama projesiyse, araştırmanın veya sorgulamanın varsayımları yazarın neyi ispatlamaya çalıştığına işaret eder. Sonuçlar ise yazarın bulgularını veya ulaştığı yargıları gösterir. Yazarın bulguları veya yargıları arasında en fazla neye önem verdiğini anlamak için tartışma bölümüne bakmak yararlı olacaktır. Yazarın sonuçları, sonuçlarla ilgili tartışmaları veya yöntemi gibi konulardan hangisi hakkında daha fazla bilgi edinmek istediğinize, makaleyi okumaya dair kendi amaçlarınız doğrultusunda karar vereceksiniz. • İDDİAYI VE DELİLLERİNİ BULUN: (1) Yazarın pozisyonunu tespit edin, yani metin sizden ne yapmanızı istiyor: düşünmenizi mi, kabul etmenizi mi, yoksa inanmanızı mı? (2) yazarın sonuçlarını desteklemek için kullandığı sebepleri 3 bulun. Bunları bulduğunuzda, artık metni eleştirel düşünme becerilerini kullanarak daha yavaş ve dikkatli okumaya hazırsınız demektir. Elbette okunan yazıların her zaman için, “burada kabul edilmesini beklediğim sonuç budur: Bu sonucun delili de şudur.” gibi doğrudan verilmiş bir yapısı olmayabilir. Yazarlar bazen ana sonuçlarını güçlendiren önemli öncüleri destekleyen ilave yardımcı argümanlar da kullanabilirler. Yardımcı argümanlarla ana argümanı karıştırmamaya özen göstermelisiniz !! Okurken yazarın ana amacını, iddiasını nasıl tartıştığını ve tartışmanın yapısını kavramanıza yardımcı olacak şu gibi sözcüklere dikkat edin !!! Çünkü, zira, buna göre, bu yüzden, o halde, dolayısıyla, demek ki, sonuç olarak, yine de, Fakat, öte yandan, ilkin, vs.………… • KURAMSAL PERSPEKTİFİ TESPİT ETME: Kuram, bir şeyin niçin olduğunu veya niçin belli bir şekilde olduğunu ve gelecekte muhtemelen nasıl olacağını açıklamaya yardım eden bir fikirler demetidir. Bu yüzden kuramlar, kanıta ve akıl yürütmeye dayanan, fakat yine de kesin olarak ispatlanmamış olan şeylerdir. Kuram günlük dilde de akademik dilde de sebeplerini veya sonuçlarını henüz kesin olarak bilmediğimiz şeyler için kullanılır. Ancak, akademik dilde kuram, (a) bir açıklamayı ispatlamak veya bir sonucu önceden kestirmek için, (b) henüz ispatlanmamış bir fikir için, (c) henüz bilinmeyen ama daha sonra bilineceği düşünülen olgulara dayanmak için kullanılır. • KURAMI BULMANIZ BOŞLUKLARI DOLDURUR: Metinlerin çoğu bir kurama dayalıdır ve fikirler farkında olunsun ya da olunmasın çoğu kez kuramsal bir bakış açısı çerçevesinde dile getirilmiştir. Söylenen ya da yazılan şeyler, sıkça, açıkça ifade edilmemiş varsayımlar içerirler. Bu yüzden eğer bir yazarın kuramsal perspektifini tespit edebilirsek, hem metindeki açıkça ifade edilmemiş varsayımları hem de onun akıl yürütmesindeki boşlukları görme bakımından daha iyi bir konumda oluruz. • Akademik ve felsefi düşüncede bir kuram, kendinden önceki kuramların, felsefi görüşlerin eleştirel bir çözümlenmesine, sınanmasına veya ilerletilmesine dayanır. Metnin temel kuramını bilmek bu bakımdan önemlidir. Bazen –en iyi metinlerde- yazar kendi kuramsal konumunu, (metnin türüne göre, akademik makale, felsefi kitap, tez, klasik metin vs) okuyucu için anlaşılır bir şekilde açıkça ifade edebilir. Bunun yapılmadığı metinlerde ise, yazarın kullandığı literatür, atıfta bulunduğu filozoflar veya felsefi akımlardan ve bunlardan söz ediş biçiminden hareketle, onun temel kuramsal çerçevesi tespite çalışılır. • İDDİALAR KURAMLARA (kuramların yanlışlanmasına, ve/veya yorumlara) DAYANDIRILABİLİR: Örneğin: ÖZET: “Platon’un siyaset kuramı (felsefesi), istikrarlı, güçlü ve sağlıklı olacak ideal bir devletin, ancak, işçiler, bekçiler ve yöneticiler diye birbirinden keskin şekilde ayrımlaşmış sınıfsal bir toplumsal düzenle sağlanacağını iddia eder. Bu makale, Platon’un siyaset kuramının (felsefesinin) günümüzde işlerliği olup 4 olamayacağını tartışmayı amaçlar; ve Popper’ın Platon yorumuna dayanarak, onun modern demokrasi anlayışı bakımından kabul edilemez varsayımları ve sonuçları olduğunu öne sürer. • OKUNAN METİN ÜZERİNDE SEÇİMLER YAPABİLME: Okuduğumuz metinlerde bir çok malumat vardır ve bazen neredeyse her şey bize ilginç ve önemli gelir: Oysa eleştirel düşünme ve okuma bizim belli kararlar vermemizi gerektirir: - Nerelere yeterli okuma zamanı ayırmalıyım - Eleştirel düşünmeyi nerelere odaklamalıyım. - İleride atıfta bulunmak için neleri not almalıyım ve nelerle uğraşmamalıyım. • Eğer bilgiyi “sınıflandırmada” becerikli iseniz seçim yapmak sizin için daha kolay olacaktır. • Şimdi, eğer okunan metindeki bilgiyi, “sadece dosyalar, fişler şeklinde değil”, ama “düşüncemizde sınıflandırırsak” seçim yapmak daha da kolaylaşır. • Sınıflandırma bizim farklı türden malumat arasında “bağ kurma”mıza yardım eder. • Sınıflandırırken “bağ kurma”, hem (a) “benzerlik ve b) zıtlık bakımından karşılaştırmalar yapmamıza hem de (c) birçok şeyi belli bir sınıf, grup altında kısa ve veciz bir şekilde ifade etmemize yardımcı olur. • KURAMIN TÜRÜNÜ TESPİT EDİP SINIFLANDIRMA: Yazarın kuramı, özünde sanat, hukuk, ahlak, siyaset, bilgi, din, toplum felsefesiyle veya bunların alt dallarından biriyle ilgili kuramlardan birisi olabilir. Bunu açığa çıkarma, metni okurken ve yazarken, karşılaştırma yapmamızı, metni bütünlüğü içinde kavramamızı temin eder. 3. Doğru Yorum meselesi • Metin okumada doğru yorum son derece önemlidir. Özellikle felsefe metinlerinde insanlar, metinde ne söylendiğini tam olarak anlamaya çalışmadan metne soru sormaya ve onu yorumlamaya başladıklarında, çoğu kez onların metne yanlış sorular sordukları görülür. O halde önce, metnin bütün olarak ana iddiasını kavramak önemlidir. • Metnin doğru olmayan bir şekilde yorumlanması, okumanın, (a) ya metindeki küçük ayrıntılara çok fazla takılınmasından ya da (b) ayrıntılara çok fazla dikkat edilmemesinden kaynaklanır. Bu konudaki bazı yaygın hatalar şunlardır: -Metindeki tek tek sözcükler ve hususi kısımlar üstünde çok fazla yoğunlaşmış çok yavaş okumalar yapmak ki bu tür okumalar eleştirel okumanın önemli bir parçası 5 olsalar da, onlar detayları metnin ya da metnin ana iddiasının bütünlüğü içinde yorumlamaktan uzaklaşmamıza da yol açabilirler (over-focused reading). -Metnin büyük resmini görmek için o kadar yüzeysel ve hızlı bir okuma yapmak ki bu tür okumalarda ana iddianın yan iddialarla ve kanıtlarla nasıl desteklendiğine dair ayrıntılar gözden kaçabilir. (insufficient focus) -Kelimelere yeterince dikkat göstermeden okumak: (insufficient attention to the exact wording) • Yazı hakkında sorular oluşturun ve bunları sınıfta sorun ! • Yazının bütünü hakkında genel bir fikir edindikten sonra, bu aşamada yazının muhtelif parçalarının birbiriyle nasıl uyumlu olduğuna dikkat edin!! • Yazarın temel iddia ve kanıt(lar)ının neler olduğunu tespit edin ! Yazar sonuçlarını desteklemek için hangi sebeplere ve nerede yer veriyor? • Yazarın “belli bir terim”le özel olarak ne kastettiğine veya buna dair cümlelerine dikkat edin ! • Yazarın yaptığı ya da tartıştığı ayrımlara dikkat edin ! • Yazarın iddialarının, veya kullandığı akıl yürütmelerdeki öncüllerinin yazar tarafından tartışılmamış varsayımlarının neler olduğunu tespit edin ! • Yazarın iddiasının veya argümanının izah edemediği kapalı ve muğlak konular bulunup bulunmadığına dikkat edin ! • Filozoflar, çoğu kez kendi argüman veya pozisyonlarının karşısında olan argüman veya pozisyonlara atıfta bulunup yer verirler; ve onların kendilerine göre niçin yanlış olduğunu göstermeye çalışırlar. Eğer dikkatli okumazsanız filozofun kendi konumuna karşıt bir iddiada bulunduğunu, başka deyişle kendi kendiyle çeliştiğini sanabilirsiniz. O yüzden kendinizi bir dedektif gibi düşünüp ilk değerlendirmelerinize kuşkuyla yaklaşın. Yazarı yanlış anlamış olmanız olasıdır. • Tüm bunları yaparken, bilhassa klasik metinlerin farklı bir zamanda ve dille yazıldığını unutmayın! Bu, çağdaş, güncel bir Türkçe metin okumadığınızı aklınızda tutmanızı sağlar. • Sizin için önemsiz görünen bir ayrıntı üstünde filozoflar çok fazla durmuş olabilirler. Yapmanız gereken siz önemli görmediğiniz için o konuyu dikkate almamak değil, o konunun yazar tarafından niçin bu kadar önemsendiğini anlamaya çalışmaktır. • Yazıdaki anahtar kelime, kavram vs’ye metnin kenarlarında işaret edin! 6 4. Not almanın önemi: • Not alma, okumayı kısa parçalara böler ve hem gözü hem beyni dinlendirir Bu, özellikle eleştirel okumada daha önemlidir. • Yazma hafızayı güçlendirir ve hafıza sayesinde ilerde fikirler arası bağlantı kurmayı kolaylaştırır • Ancak, not alırken, her şeyi yazmak yerine ne yazacağını seçmek önemlidir. Bu, okunan metinle daha yakından bir ilişki ve etkileşim içine girmek demektir ki ileride yazma sürecinde işinize yarar. • Kitap üstüne not almak mümkün, fakat bu, anahtar fikirleri tek bir yerde görmenize engel olur; O yüzden anahtar fikirleri ve kavramları belli bir bağlantı içinde ayrı bir kağıda not almanız bütünü kavramanız bakımından yararlı olabilir. • Okurken elinizdeki kalemi bırakın, Bu, sizi gerekli olmayan ve paraphrase edilmemiş notlar almaktan kurtarır. • Keçeli kalem vs ile paragrafların altını çizmek, ilk okumada tavsiye edilmez. Zira ilk okumada neyin önemli olduğu ile neyin ilginizi çektiği vs karışabilir. Üstelik çok fazla alt çizim diğer okumalara ket vurabilir. • “Alıntılar” kullanın ama “kısa tutun”! • İkincil kaynaktan yapılan alıntıları kısaca özetleyin; birincil kaynaktan yapılan alıntıları ise doğrudan iddianızla ilgili olan kısımlarını iddianızı destekleyecek şekilde bir kanıt olarak kullanmak için alıntılayın. • Alıntılarda alıntının iddianızla ilgili olması ile yetinmeyin, iddianızla “en iyi ilgili olanı” arayın ve aralarında ayrım yapın. 5. Eleştirel okumayı destekleyecek şekilde nasıl not alınır? • Aldığınız notlar, ana amacınızı desteklemelidir. Size ilginç geldiği veya sırf konuyla ilgili diye, ya da bir gün işinize yarar diye not almaktan kaçının. Eldeki mevcut bir projeyi (yazı ödevini) tamamlamaktan tutun da gelecekteki olası bir proje için not almaya kadar) birçok farklı amaçlarla not alınabilir. Eğer bunu yapacak olursanız her proje için ayrı not alın. • Okuduklarınız üstünde bilinçli bir şekilde düşünerek not alın - Bu okuduğum gerçekten ne manaya geliyor? - Buradaki iddiayı destekleyen kanıtlar nerede? - Destekleyici kanıt gerçekten var mı? 7 - Verilen kanıt benim ya da başkalarının daha önce bu konuda bildiklerimle uyumlu mu? - Bu, benim okuma amacımla ne kadar alakalı? - Bu akıl yürütmede herhangi bir aksaklık var mı? • Bir defa okumakla her şeyi kavrayabileceğinizi zannetmeyin. Okuma arkadaşlarınızla sınıf içinde veya sınıf dışında metnin parçalarını ve bütünü tartışın: “Plato, Lysis’te … şöyle şöyle diyor; ama bu, onun Şölen’de söylediğiyle tutarlı mı?... A iddiasından B sonucu çıkmalı değil mi? Platon burada C tartışmasını D sonucunu haklı çıkarmak için mi veriyor? Eğer öyleyse o niçin B delilinin de D sonucunu haklı çıkarabileceğini görmüyor?” • Yazarın iddia ve kanıtlarını değerlendirin. Unutmayın ki ancak yazarın gerçekten ne söylediğini ve nasıl akıl yürüttüğünü, argümanlarının nasıl işlediğini kavrarsanız, yazarı, iddialarını ve argümanlarını değerlendirecek konumda olursunuz. O yüzden önce sonucu, argümanı kendi sözcüklerinizle kısaca yeniden ifade edin! • Filozofun genel sistemi hakkında bir fikriniz olması filozofun okuduğunuz yazısını daha iyi anlamanıza yardım eder. Bu noktaya geldiğinizde kendinize şu soruları sorabilirsiniz: a) Yazar ile aynı fikirde misiniz? b) Eğer değilseniz yazarın akıl yürütmesinde neyin yanlış olduğunu düşünüyorsunuz? c) Yazarın akıl yürütmesini veya pozisyonunu, yazarın vardığı sonuca katılmadığınızdan dolayı göz ardı etmeyin! d) Yazar, sizin yanlış olduğunu düşündüğünüz bir öncüle mi dayanıyor? e) Siz bu öncülün niçin yanlış olduğunu düşünüyorsunuz? f) Yazarın açıkça ifade etmediği ama sizin yanlış olduğunu bildiğiniz üstü örtük varsayımları mı var? g) Yazar eşsesli lafız yanlışı mı yapıyor, ispat olunacak olanı delil alma yanlışı mı yapıyor? h) Bazen çeşitli ve farklı argümanlar ile akıl yürütmelerin oluşturduğu karmaşadan dolayı neye inanacağınıza karar vermede zorluk çekebilirsiniz. Bu, normaldir. Bu durumda farklı görüşlerin birbirleriyle olan bağını ve lehte ve aleyhte olan yönlerini değerlendirin. Her zaman net bir sonuca ulaşamayabilirsiniz; fakat her denemede yazı sizin için daha anlamlı hale gelecektir. • Kimi zaman bir felsefi problem sizi başka felsefi problemlere götürür ve onlar da başkalarına; bir problemle ilgili tüm diğer problemleri hemen keşfedemezsiniz. O 8 yüzden kesin cevaplar olmadan da işinizi görmeyi öğrenmeniz gerekir. Bazen bir felsefi problemin ilgili olduğu tüm diğer problemleri incelemediğinizden hareketle yazarın iddiasına katılıp katılmamaya karar vermede zorlanırsınız. Ama her zaman her şeyi tartışma ve değerlendirme zamanınız olmayacaktır. Bu durumda, yazınızı, yazarın öne sürdüğü iddianın, problemin size göre daha önemli gördüğünüz bir yönünü tartışmakla sınırlamak durumundasınız. 6. İddiayı, tartışmayı, delili analiz etmek amacıyla not alma 1) Yazarın kuramsal pozisyonu nedir?.... 2) Gerekli artalan bilgisi nedir?... 3) İddia, sav tam olarak nedir?... 4) Sonuç nedir?... 5) Destekleyici kanıt ve sebepler: a)... b)…. 6) Akıl Yürütmenin ve Destekleyici Kanıtın Gücü (nereden geliyor/derecesi) 7) Akıl Yürütmenin ve Destekleyici Kanıttaki zayıflıklar, hatalar ve boşluklar 8) Karşılaştırmalar neler? ELEŞTİREL VE ANALİTİK YAZMA • Okuyucunun perspektifinden yazılı metinleri değerlendirmekle, metin yazma perspektifinden hareketle eleştirel analitik yazma arasında fark vardır. Yazılı savlama ve kanıtlamaları sunarken dilin kullanımı çok önemlidir. İddianızın farklı yönlerini okuyucuya gösterecek sözcük ve ifadelerin seçiminden iddianın genel çerçevesinin mantıksal bir sırayla sunumuna kadar yazma dilde hassasiyet gerektirir. • O yüzden metninizin açık ve iyi yapılandırılmış bir hale gelmesini sağlamak için “Taslak metin” ve “tashih” aşaması önemlidir. • Eleştirel bir yazımda, bir iddiayı alakalı kanıtlar eşliğinde sunma, alternatif iddia ve kanıtları karşılaştırma, çatışan iddia ve kanıtları değerlendirme, ve kanıta dayalı olarak bir takım nihai yargılar oluşturma esastır. Eleştirel yazmada, konunun arka planına dikkat edilir ve sadece gerekli, olan ayrıntılar kullanılır. Betimleme asgari ölçüde tutulur. 9 • Eleştirel yazma, daima okuyucuyu dikkate alır; amaç başkalarını ikna etmektir. Yazan kişi yazdığının başkalarınca, özellikle de iddiasına katılmayan başkalarınca nasıl okunacağını dikkate almak durumundadır. O, okuyucunun potansiyel karşıtlığını bertaraf etmek için ne tür kanıt ve deliller kullanması gerektiğini tartar. • Eleştirel yazma mümkün olduğu kadar “açık” olmayı amaçlamalıdır. Yazma üslubu okuyucunun ana meseleyi kolayca kavramasına yardım etmelidir. İyi kurulmamış, uzun ve karmaşık cümleler, okuyucunun metindeki akıl yürütmeyi izlemesini güçleştirebilir. Bu, elbette iyi yapılandırılmış ve açık bir dille kaleme alınmış uzun cümlelerin kötü oldukları anlamına gelmez. Uzman yazarlar bazen bu tür cümleler kullanarak uzun paragraflar yazmaktan kurtulurlar ve bir cümlede birçok şeyi ifade edebilirler. Bu tür yazılarda okuyucu daha dikkatli bir okumaya ihtiyaç duyacaktır. • Eleştirel yazma için kullanılan dil nadir bir dildir: Eleştirel yazmada, duygusal içerikten, sıfatlardan, nitelemelerden, ve süslü retorik bir dil ve üsluptan kaçınılır. • Bir iddia veya kanıtlama ilk başta zihnimizde çok açık olabilir; fakat yazarken o kadar açık olmaz. Başkası tarafından okunduğunda hangi satırların farklı şekilde okunabileceğini veya başkalarına karmaşık gelebileceğini görmek ve gerekli önlemi almak her zaman kolay değildir. Becerikli bir yazar, yazdığı şeyi farklı zamanlarda birkaç kez kontrol eder, metnini çoğu kez yüksek sesle okur ve okuyucu için zor olabilecek veya başka başka okuyucular için farklı şekilde anlaşılmaya açık olabilecek ifadeleri bulur. • Analitik yazma, kanıta, eleştirel bir şekilde bakmak demektir. Böyle bir yazmada, yazar kanıtın kuvvetli ve zayıf olduğu yönleri okuyucuya göstermeye çalışır ki okuyucu yazarın kendi sonuçlarına nasıl vardığı konusunda açık bir kavrayışa sahip olabilsin. • Yazıda çok fazla ayrıntıya girme ana konuyu karışık hale getirir. Okuyucu yazarın akıl yürütme çizgisini kaybedebilir ve iddianın ve kanıtın zayıf olduğu sonucuna varabilir. O yüzden iyi yazarlar, iddialarını destekleyen veya onlarla alakalı olan her şeyin çok ayrıntılı analizlerine girmezler. Sadece onların farkında olduklarına işaret etmekle yetinirler. Güçlü bir eleştirel yazım, ayrıntılı bir çözümlemenin yapıldığı kısım ile ana iddia ve kanıtların ifade edildiği bölüm arasında bir denge kurar. • İyi bir yazar, metnini yazarken en önemli noktaları açıkça ve ardışık bir düzen içinde birbirine bağlayarak kaleme alır ve okuyucunun metni takibini kolaylaştırır. Böyle bir yazar metninde, bağlantıları gösterecek işaret levhaları kullanır. (signposting words) • Yazma düzeni içinde iddianızı ilk olarak sunmak hem okuyucuyu metninizi okuma konusunda yönlendirmek hem de okuyucunun metni iddianız temelinde değerlendirmesini kolaylaştırmak bakımından çok daha iyidir. 10 • Ancak eğer iddianız iyi düzenlenmiş ve kanıtlarla desteklenmiş görünen bir başka iddianın niçin yanlış olduğunu göstermek üzerine kurulu ise, o zaman önce söz konusu iddianın eleştirisine yer verebilirsiniz. • İyi bir eleştirel yazma, metindeki en önemli, tartışmalı, ihtilaflı noktaların ne olduğunu açıkça kavratabilen bir yazmadır. Okuyucular bu noktaları kavradıklarında ve onlar hakkında ikna edildiklerinde, başka şeyler üzerinde durmazlar. • Becerikli yazarlar kendilerine şunları sorarlar: -Metin düzeni en iyi halde mi yoksa daha da iyi kılınabilir mi? -Metin yeterince açık mı? -Metinde sunulanlar ana iddia ile ne kadar uyumlu? -Metinde sunulan bir bilgi sunulduğu yerden başka bir yerde sunulsa daha mı uygun olurdu? ÖRNEĞİN; PLATON’UN LYSİS DİYALOĞUNDA (SOKRATİK YÖNTEMİN İŞLEYİŞİNE DAİR) İPUÇLARI NELERDİR? METNİMİZİ YAZMADAN ÖNCE KENDİMİZE ŞUNLARI SORALIM !!! Sokratik Yöntem: • Soru ve yanıt yöntemi? evet • Sokrat tartışmaya pozitif katkı yapıyor mu? Evet • Sokrat tartışma açmak için ne tür sorular soruyor?..... • Geleneksel cevaplar aldığında ne yapıyor?...... (Sokratın soruları genelde zor sorulardır: bilgi nedir?, Adaletsiz olmak mı yoksa ona karşı durmak mı daha kötü?) • O, orijinal varsayımla alakasız görünen sıradan deneyimi sorgular. • Cevapların kabul edilen sıradan deneyimle tutarsız olduğu görülsün diye yapar bunu. • O halde, sonuç, temel bir kavramın (bilgi, dostluk, haz, adalet vs) yeniden tanımlanmasının yapılması gerektiğidir. • Fakat yeni tanımda eski tanım gibi eleştirel sorgulamaya tabidir. • Çoğu kez tüm tanımlar eksik bulunur. 11 • Okuyucu bu durumun negatif mahiyetinden dolayı hayal kırıklığı yaşamasına karşın, Sokrates, “yaygın kabul gören fikirlerin yetersizliğinin farkına varılmasını” önemli bulur. • Çünkü böyle bir farkındalık tatminkâr tanımlar aramanın ön gerekliliğidir. • Sokrates’in “mantık ve yönteme olan katkısı” açık olarak tanımlanmış kavramlar üstündeki vurgusudur. • Tabii bu çok çetin bir iş ve çoğu insan bu işle iradi olarak uğraşmak istemez. • Etik ve politik kavramların açıklığa kavuşturulması Platon’un Lysis’inde de görüldüğü gibi, Sokratik araştırmanın ivedi amacıdır. Ama nihayette “çözümleme” kişisel ve sosyal eylem için bir rehberdir. • Yöntem, politik sahaya taşınır. Çünkü amacı sözcükler değil ama adil bir devletin ve iyi bir yaşamın oluşturulmasıdır. Bunun yanı sıra, sokratik yöntemin kullanıldığı Lysis’de bu yöntemle Platon (sokrates’in ağzından) ---genellemelere karşı eleştirel bir tutum takınılmasını sağlar ---insanların kendilerini tanımalarına, pozisyonlarını daha yeterli olarak tanımlamalarına yardım eder. ---sofistlere karşı durmaya çalışır. ***