Tıbbi Biyoloji Hücre yaşlanması H Ü CRE YA Ş LANMASIYa ş lanma nedir? Ya şlanma genel anlamda bir eskime bozulma olay d r. Bu ç ok k sa tan mdan ba şka tan mlar yap lm ş ve bunlar n t ü m ü de ya şlanmay zaman n fonksiyonuna ba ğ lam şt r. Ya şlanma h ü crelerden organlara kadar t ü m yap larda fonksiyonlar n giderek azald ğ olduk ç a karma ş k bir s ü re ç tir. Ya şlanma bir organizma kadar bir h ü cre i ç inde ge ç erlidir, hatta y ld zlar, galaksiler gibi cans z maddelerle, k ü lt ü r gibi nicel olarak ö l çü lmeyen kavramlar i ç inde ya şlanmadan s ö z edilmektedir. Ç ok h ü creli organizmalar h ü crelerden yap ld ğ na g ö re v ü cudun ya şlanmas ndan sorumlu olan birimlerin h ü creler olup olmad ğ sorgulanm şt r.Ger ç ekten organizmalar h ü creleri ya şland klar i ç in mi ya şlan p ö lmektedirler? Bu sorunun kar ş l ğ baz durumlar i ç in evet ç o ğ u durumlar i ç in hay rd r. Ya şlanma ile organizman n hayat n n son bulmas ( ö l ü m) olaylar ayr ayr de ğ erlendirilmelidir. Çü nk ü ya şlanma ve ö l ü m birbirlerinden ayr kavramlard r. Kanser h ü creleri gibi tamamen gen ç le şmi ş g ö r ü nen, ancak a ş r derecede ç o ğ alan h ü crelerde organizman n ö l ü m ü ne neden olmaktad r. Ç o ğ u organizmalar n h ü creleri ö l ü m ü gerektirecek kadar ya şlanmad klar halde, de ğ i şik nedenlerle ö lmektedir. Organizman n ö lmesi i ç in bir h ü cre grubunun ya şlan p ö lmesi gerekmemektedir.Organizma ö ld ü ğ ü nde h ü cre ve dokular n ö nemli bir b ö l ü m ü , ç o ğ u kez de tamam ya şayacak durumda bulunmaktad r. O halde h ü cre ya şlanmas , organizma ya şlanmas ndan ayr olarak incelenmelidir. Ya şlanma bir s ü re ç tir, do ğ umla ba şlar ve bir daha durmaz. Ya şlanma asla tek boyutlu bir s ü re ç olarak ele al nmamal d r. Ya şlanman n farkl boyutlar vard r: Ki şinin takvim ya ş na g ö re kronolojik ya şlanmas , • Organizman n yap ve fonksiyonlar ndaki de ğ i şimlere • g ö re biyolojik ya şlanmas , Bu de ğ i şikliklerin d ü zenli bir şekilde geli şmesiyle fizyolojik • ya şlanmas , İ nsan n alg lama ö ğ renme ve davran şlar na g ö re • psikolojik ya şlanmas , Sosyal al şkanl klar ile toplum i ç indeki rol ü ne g ö re de • sosyal ya şlanma .T ü m Canl lar Ya ş lan r m ? Ya şlanma ile ilgili yap lan tan mlar, bir organizma kadar bir h ü cre İ ç inde • ge ç erlidir. Hatta, y ld zlar, galaksilerin, metallerin, atomlar n yar ö m ü rleri gibi cans z maddeler i ç in bile ya şlanmadan s ö z edilmektedir. Biyolojide ya şlanma; bir organizmadaki doku veya h ü credeki fonksiyonel • kapasite de azalmaya sebep olan k ü m ü latif de ğ i şikliklerdir. İ nsanlarda ya şlanma, deri, kemikler, kalp, kan damarlar , akci ğ erler, beyin ile di ğ er organ ve dokulardaki dejeneratif de ğ i şikliklerle ilgili olan s ü reci tan mlar. Bir h ü crelilerde ya şlanma var m d r? Burada prokoryot ve ö karyotik bir h ü crelileri ayr ayr ele almak gerekmektedir. Ya şlanm ş h ü creyi g ö rev yapamaz ve b ö l ü nemez duruma gelmi ş bir h ü cre olarak kabul edersek, bakterilerde ya şlanma g ö r ü lmez. Çü nk ü , kendilerine uygun bir ortam bulduklar s ü rece s ü rekli ç o ğ al rlar. Amip ve paramezyum gibi ö karyotik bir h ü crelilerde sanki ö l ü ms ü z gibi g ö r ü nseler de, bu h ü creler gamet olu şturup e şeysel ç o ğ alan h ü crelerdir. A ç kald klar zaman, ç o ğ alma yeteneklerinin s n rl kalmas bunlarda da ya şlanma olay n n varl ğ na i şaret etmektedir.İ nsan fibroblast h ü creleri yakla ş k 50 kez katland ktan ( ç o ğ ald ktan) sonra ö lmektedirler. Her h ü cre grubunun kendine has bir maksimum katlanma say s vard r. H ü cre gruplar na g ö re de ğ i şen bu maksimum katlanma say s na “ Hayflick limit ” denmi ştir. Bu limit say s gen ç bireylerden al nan fibroblastlarda daha y ü ksek (40 – 50) ya şl bireylerden al nanlarda ise daha d üşü kt ü r (10 – 20). Daha uzun ö m ü rl ü t ü rlerden al nan fibroblastlar n katlanma say lar daha da fazlad r.Neden canl lar n her biri kendine ö zg ü belirlenmi ş bir ya şam uzunlu ğ una sahiptir? İ ki t ü r veya bir t ü rdeki iki bireyde bile bu durum benzer de ğ ildir. Ya şlanmadaki ç e şitlilik t ü rler ve bireyler aras ndaki genetik fakt ö rler, ç evre vemetabolizmadaki farkl l klara ba ğ l d r. Ö rne ğ in; baz insanlar 65 ya ş nda olup, 45 ya ş nda g ö z ü kmekte, baz lar 65 ya ş nda olup 80 ya ş nda g ö z ü kmektedir. Çü nk ü insanlar gamet olu şumu s ras nda I.mayoz b ö l ü nmenin profaz evresindeki par ç a al ş-veri şinden dolay (krosing-over), ki şilerin herkesten farkl olmas n sa ğ layacak gen kombinasyonlar na sahiptirler.Hi ç ya şlanmaz g ö r ü nen, ö l ü ms ü z (katlanma say s sonsuz olan) ö karyot h ü cre gruplar vard r. Bunlar kontak inhibisyonunu ve h ü cre i ç i sentez kontrollerini yitirmi ş kanser h ü creleridir. Ancak, normal ö karyotik h ü creler, hem in vivo, hem de in vitro olarak ya şlanmaktad r.O halde bir t ü r ü n ö l ü ms ü zl ü ğ ü n ü n s rr nedir? Bunun s rr , mayoz b ö l ü nmedir. Bir t ü r ü n bireyleri, ya şlan p ö lseler bile, t ü r ku şaktan ku şa ğ a ge ç erek varl ğ n s ü rd ü rebilmektedir. Mayoz b ö l ü nme ve d ö llenme birbirini takip etmeden h ü cre gen ç le şmesi ve t ü rlerin devaml l ğ m ü mk ü n g ö r ü nmemektedir. Bu da bize mayoz/zigot evrelerinde bir DNA onar m n n (gen ç le şmenin) olabilece ğ ini d üşü nd ü r ü r. Ya şl dan gen ç bu mekanizmalardan sonra do ğ abilmektedir.YA Ş LANMANIN VE Ö L Ü M Ü N EVR İ MSEL Ö YK Ü S ÜD ü nyada inorganik yoldan sentezlenmi ş besinler bitince, bir ç ok canl ç e şidi a ç l k nedeniyle ortadan kalkm şt r. Ancak baz lar , karma ş k bir yolla fotosentezi geli ştirmi ştir. B ö ylece g ü ne ş ş nlar kullan larak su, serbest oksijen ve hidrojene kadar par ç alanmaya ba şland . Hidrojen, glikozun yap m nda kullan ld . Fakat bu arada O2 gibi ç ok tehlikeli olan bir madde ortama veriliyordu. Bu tehlikeli maddeden dolay bir ç ok canl oksitlenerek ö ld ü . Fakat i ç lerinden baz lar , karma ş k bir yolla bu zehirli maddeyi metabolizmalar nda kullanman n yolunu buldu ve b ö ylece mitokondriler evrimle şti.Hem fotosentez hem de mitokondri ö zelli ğ i ta ş yan bakterilerin h ü cre i ç erisine girmesi ve simbiyozis yapmas ile ç ok daha karma ş k h ü crelerin geli şti ğ i bir d ö nem ba şlam ş oldu.Evrimle şme s ü recinde, mitokondriden ç ekirde ğ e baz gen g öç leri olmu ş ve bu y ü zden mitokondrial DNA’n n b ü y ü kl ü ğ ü ve kodlama kapasitesi d üşüş g ö stermi ştir. Mitokondri ile yap lan bu i ş birli ğ i ö denmesi gereken bir “ ö l ü m faturas ” olmu ştur. Çü nk ü mitokontriler h ü cre i ç erisinde e şeyli ü reme ya da ba şka bir yolla gen al şveri şi yapmad klar i ç in, bireyin (h ü crenin) ya şam s ü reci i ç erisinde d ş ko şullar n etkisiyle mutasyona u ğ ramakta ve i şlevlerinde bozulmalar ortaya ç kmaktad r. İ şte “ programlanmam ş h ü cre ya şlanmas ” ilk kez bu a şamada ortaya ç kt . Daha sonra yap lan ara şt rmalar, mitokondrideki mutasyonlar n ka ç n lmaz oldu ğ unu ve mitokondri bulunduran her canl n n, programlanmam ş bir ya şlanma s ü recine girdi ğ ini g ö stermektedir. B ö ylece, programlanm ş h ü cre ö l ü m ü ve telomer k salmas olmasa bile, ö karyotik bir h ü creliler yani protozoa t ü rleri ö l ü mle kar ş kar ş ya kalm şlard r. Bu şekilde fazla enerji elde etmenin faturas ; ya şlanma ve ö l ü m ger ç e ğ i ile ö denmeye ba şlanm şt r.Mitokondriler neden yumurta h ü cresi ile kal t l r (anneden aktar l r) ? Ayr ca spermler ya şam boyu s ü rekli ü retilmesine kar ş n, yumurta h ü cresi neden anne karn nda ilk 3-4 ay i ç erisinde I.mayoz b ö l ü nmeyi ge ç irerek beklemeye ge ç mekte ve daha sonraki evrelerde yeni yumurta h ü creleri ü retilmemektedir ? Bunun temelinde, mitokondri ve DNA’s nda olu şacak mutasyonlar n direk olarak yavru h ü creler aktar lmas n ö nlemek i ç in ortaya ç km ş bir adaptasyonun oldu ğ u d üşü n ü lmektedir.DNA replikasyonu s ras nda, DNA kesintili ve kesintisiz zincir şeklinde sentezlenir ve bu ipliklerin sentezinde farkl l klar bulunur. Bunlardan biri de somatik h ü crelerde DNA replikasyonu s ras nda kesintili sentezlenen iplikte, telomer denilen (kromozomlar n u ç k s mlar ) u ç k s mlar n bir miktar k salmas d r. Telomer k salmas ya şlanmay ve ö l ü m ü haz rlayan fakt ö rlerin ba ş nda gelir.Telomerlerin k salmas d ş ndaki ö l ü m nedenine ek olarak programlanm ş ö l ü m (apopitoz) sorumlu tutulmaktad r. Bu evreden itibaren canl lar, saate ba ğ lanm ş bir ya şlanma s ü recini ve sonu ç ta ö l ü m olay n ka ç n lmaz olarak ya şamaya ba şlam şt r.G ü n ü m ü zde programlanm ş ö l ü m olarak nitelendirilen apopitoz da teti ğ in ç ekilmesinde rol oynayan organel mitokondridir. Mitokondri genomu histon proteinleri ile paketlenmemi ş haldedir ve enerji ü retimi sonucu ortaya ç kan serbest radikaller; ç ekirdek DNA’s ndan 16 kat daha fazla oranda mitokondri DNA’s na zarar vermekte ve ayn zamanda mitokondri zar n n zay flamas na, buna ba ğ l olarak zardan sitokrom C ç k ş na ve de apopitozun ba şlamas na neden olmaktad r. Nitekim, sistein proteaz sistemi (CASPAZ) apopitoz denetiminde rol oynayan bir kaskad olup, bu s ü recin ba şlat lmas nda mitokondrinin anahtar bir rol oymas bir rastlant olmay p, evrimsel adaptasyonun bir i şaretidir.Ya şlanma olgusunu a ç klamak ç e şitli teoriler olu şturulmu ştur. Ancak bu teorilerden hi ç biri tek ba ş na ya şlanmay a ç klamaya yeterli g ö r ü lmemi ştir. Bu teorilerden baz lar şunlard r;Somatik Mutasyon Teorisi : Somatik h ü cre • DNA’s nda zamanla ç e şitli mutasyonlar birikerek bu h ü crelerin normal metabolizmalar n devam ettirmelerini ö nler.Yanl ş l k felaketi teorisi: Protein sentezi s ras nda kendili ğ inden • olu şabilen hatalar (polipeptid i ç ine belli bir amino asitin girmesi yerine hatal olarak ba şka bir amino asidin girmesi gibi) RNA ve DNA sentezleyen enzim ve proteinlerin hatal ç al şmalar na neden olurlar. Bunun sonucu olarak da hatal DNA, RNA sentezlenece ğ inden sonu gelmez bir hatalar zinciri ba şlayacak ve h ü cre bir felakete do ğ ru s ü r ü klenecektir, h ü creler ya şlan p ö leceklerdir.Vir ü s İ ş gal Teorisi: Genomda viral kaynakl yabanc • DNA’lar n y ğ lmas sonucunda istenmeyen baz genler ç al şarak ü r ü n vremeye ba şlayacakt r. Yine bu yabanc DNA’lar y ü z ü nden gerekli baz genlerde ifade edilemez olacakt r. Bu da h.metabolizmas n bozarak h ü cre ya ş lanmas na neden olacakt r.H ü cresel bilgi kayb : H ü cre DNA’s nda • zamanla ve gen kayb ve sonradan devreye giren zararl genler vard r. Bu genler h ü cre ya ş lanmas ve ö l ü m ü ne sebep olur.Otoimm ü n Teori: Ya şlanma ile birlikte v ü cudumuzun • ba ğ ş kl k sistemi zay flad ğ i ç in, viral bakteriyel ve di ğ er hastal k yap c etkenlere giri ş yolu a ç lmaktad r. Ayr ca v ü cudun ya şlanma ile beraber tan ma ve ay rt etme yetene ğ i de azalmaktad r. Yani imm ü n sistem ya şlan nca, v ü cudun kendi h ü cre ve dokular ile yabanc h ü creler ve maddeler aras ndaki fark tan ma yetene ğ ini kaybetmeye ba şlar ve kendi v ü cuduna sald rarak (otoimm ü nite) ya şlanma olay ba şlar ve organizma y k ma gider.Zehirlenme Hipotezi: H ü creler kendi • metabolizma at klar ve ç evreden gelebilen ba şka toksik maddelerin i ç lerinde birikmesi sonucu ya şlan p ö l ü rler.Oksidatif Hasar (serbest Radikal Teorisi) : • Ya şlanmaya serbest radikallerin sebep oldu ğ unu savunan bu g ö r üş , en ç ok kabul g ö ren teoridir. Enerji elde etme mekanizmalar nda, oksijenli solunumu kullanan t ü m hayvanlarda do ğ al olarak olu şan serbest radikaller (e şle ş memi ş elektrona sahip molek ü llerdir) h ü cre i ç indeki proteinler, lipidler ve DNA’da oksidatif hasara neden olurlar.Serbest radikaller ya şamsal ö neme sahip, protein, lipit ve DNA’lar n normal g ö revlerini yapmalar n engelleyerek veya hasar olu şturarak etki g ö sterirler. Ya şam m z n kayna ğ olan oksijen ayn zamanda ya şam m z n paradoksudur. Besinlerden enerji ü retmek i ç in O2 gereklidir. Ama az bir oranda da olsa (% 3-5) kullan lan oksjinenin bir k sm biyolojik yap m za zararl olan serbest radikallerin olu şmas na neden olurlar. Serbest radikaller do ğ du ğ umuz g ü nden itibaren metabolizmam zla birlikte h ü crelerimizde olu şmaya ba şlamaktad r. Metabolizmam zdan kaynaklananlar n yan s ra olumsuz d ş etkenlerde radikal olu şumuna neden olurlar ve oksidatif h ü cre hasar na yol a ç arlar.Do ğ al olarak v ü cudumuzda bu oksidanlara kar ş antioksidan savunma mekanizmas geli şmi ştir. V ü cudumuzda oksidan / antioksidan aras nda denge vard r. Antioksidanlar serbest radikallere kar ş v ü cudun kendisini koruyabilmesini sa ğ lar ve serbest radikal hasar n n ç o ğ unu bloke eder. Bu teoriye g ö re v ü cudumuzda oksidanlar ve antioksidanlar aras ndaki denge ya şla birlikte bozulmaya ba şlar ve v ü cutta birikerek Alzheimer’den kansere kadar bir ç ok hastal ğ a neden olurlar.DNA Hasar ve Tamiri: Ya şad ğ m z her an DNA i ç ve • d ş etkilerle hasar g ö rmektedir ve h ü crelerde bu hasara kar ş DNA tamir mekanizmas geli şmi ştir. Ancak baz durumlarda DNA tamir mekanizmalar hasarlar d ü zeltmez ve zamanla DNA hasarlar birikmeye ba şlar. Biriken bu DNA hasarlar zaman i ç erisinde d ü zeltilemedi ğ i i ç in ya şlanman n temel nedeni olarak ileri s ü r ü l ü r. Ya şlanmaya ba ğ l olarak DNA tamir kapasitesi azalm şt r ve kan ve deri h ü crelerinin tamir kapasitelerinin gen ç lere g ö re ya şl larda daha d üşü k oldu ğ u bulunmu ştur.Lizozomlarda olan de ğ i ş ikliler: Serbest radikallerin • zamanla lizozom zarlar n etkilemesi, lizozom enzimi olan hidrolozlar n sitozole ç kmas na ve h ü creye zarar vermesine neden olur.Lizozoma al nan ve sindirilmeyen baz maddelerin lizozomdaki miktar zamanla artar ve lizozomlar n g ö rev yapmas na engel olur. H ü crede sindirilmeyen maddelerin birikimi de h ü cre ya şlanmas n n nedenlerinden biridir.Mitokondrial Hasar: Mitokondri h ü crenin dolay s yla da canl n n • ya şayabilmesi i ç in gerekli olan enerjiyi ü reten organeldir. Mitokondriler, al nan g dalardan ger ç ekle ştirdikleri enerji d ö n üşü m ü s ras nda oksijen kullan rlar ve neticede serbest radikal olu şumuna sebep olurlar. Olu şan serbest radikaller zamanla mitokondri zar ve DNA’s nda hasara neden olur. Mitokondrial DNA n ü klear DNA’ya g ö re daha az korunmaktad r. Çü nk ü histon proteinleri ile paketlenmemi ştir. Bu nedenle radikallerden daha kolay etkilenir ve ç e şitli mutasyonlar ortaya ç kar. Ayn zamanda serbest radikaller mitokondri zar n n hasarlanmas nave sitokrom-c ç k ş yla ba şlayan apopitoz teti ğ inin ç ekilmesine ö nc ü l ü k eder.Genomda ö nceden programlanm ş ya ş lanma teorisi (Genetik saat teorisi): H ü crenin zaman i ç indeki ya şlanma ve ö l ü m ü , kendi genomu taraf ndan ö nceden belirlenmi ştir. Ya şlanma ve ö l ü m bu program ç er ç evesinde meydana gelir. Her t ü r canl n n kendine g ö re az ç ok belirlenmi ş bir ortalama ö mr ü n ü n bulunmas buteoriyi desteklemektedir. Canl larda genetik saat replikasyon say s na ba ğ l olarak kurulmu ştur. Dr.Leonard Haylick ve arkada şlar k ü lt ü rde ü retilen bir ç ok memeli h ü cresinin kendilerini ç o ğ altma kapasitelerinin s n rl oldu ğ unu bulmu şlard r. F ö tal, embriyonik veya yenido ğ an dokular ndan al narak incelenen h ü crelerde bu h ü crelerin yakla ş k 40-60 h ü cre b ö l ü nmesi ge ç irdi ğ ini ve bundan daha fazla b ö l ü nmediklerini g ö sterdiler. Bu sonu ç lara g ö re, h ü crelerin maksimum b ö l ü nme say s na Hayfl ck limiti ad verildi. Hayfl ck limiti iki t ü r h ü cre grubunun varl ğ n a ç klar. Bunlar; Normal ö l ü ml ü h ü creler, • Ö l ü ms ü z kanser h ü creleri • H ü crenin ya şlanma ve ö l ü m ü n ü n genetik şifrede yaz l oldu ğ u yap lan deneylerle g ö sterilmi ştir. Hyflick ve ark; ç ekirde ğ i yok edilmi ş ya şl bir h ü cre ile, ç ekirde ğ i bulunan gen ç bir h ü cre hibritlendi ğ inde, bu melez h ü crenin ya şlanma ve ö l ü m seyri, ç ekirde ğ in kontrol ü alt nda olmdu ğ unu, ya şl sitoplazman n ö nemli bir etkisinin olmad ğ n g ö stermi şlerdir.12. Telomer – Telomeraz Teorisi (Replikatif H ü cre Ya ş lanmas ): • Son y llarda yap lan ç al şmalar, telomerik DNA uzunlu ğ u ile h ü cre replikasyonu aras nda ba ğ lant n n oldu ğ u şeklindedir. Ya şlanman n nedeninin genetik şifremizde yaz l oldu ğ unu, yani bizim ne zaman ya şlanaca ğ m z n belli oldu ğ unu ve bunu kromozomlar n u ç b ö lgelerinde bulunan telomer dizilerinin uzunlu ğ u ile ili şkilendiren g ö r üş t ü r.Telomerler; kromozom u ç lar ndaki (TTAGGG baz dizisinden olu şan) tekrarlanan n ü kleotid dizileri telomer b ö lgeyi olu şturur. Telomerlerin i şlevleri; DNA’daki tek zincirli u ç lar korumak ve ö l ü ms ü zl ü k • sa ğ lamak, Kro ü mozomlar yeni d ü zenlemelerden korumak, • Mayozun profaz nda e şle şme ve hareketi sa ğ lamak, • Kr k kromozom u ç lar n yap şmas n ö nlemek, •Telomerler, do ğ umda yakla ş k 1000-2000 kez tekrarlanan TTAGGG DNA dizileridir. Her h ü cre b ö l ü nmesinde telomerler bir pirimer uzunlu ğ u kadar k sal r ve belli bir noktaya gelinceye kadar her h ü cre b ö l ü nmesiyle k salma devam eder. Kritik noktaya gelince h ü cre bir daha b ö l ü nmez, b ö l ü nmesini durdurur. Telomer boyunun k salmas ya şl l k sinyalidir ve belli noktaya kadar k salmaya devam eder.Telomerazlar; k salan telomerler (DNA u ç lar ) ö zel bir enzim • taraf ndan uzat l r. Bu enzim telomeraz enzimi olarak adland r l r.Telomeraz enzimi; ribon ü kleoprotein ve RNA’dan olu şan bir revestranskriptaz enzimdir. Yap s nda bulunan RNA n ü kleotid dizileri ,telomer ucundaki tekraranan dizilere komplementerdir. Telomeraz, telomeri yakla ş k 10.000 n ü kleotid ç ifti kadar uzat r. Telomer boyu ve telomeraz aktivitesi h ü crenin ka ç kez b ö l ü nece ğ ini tayin eden mekanizmad r. Bir ç e şit molek ü ler saat-genetik saat olarak i ş g ö r ü r.Tahminen do ğ umda telomer uzunlu ğ u yakla ş k 15.000 bp’dir ve her b ö l ü nmeden sonra 25- 200 bp k sal r. İ nsan h ü crelerinde yakla ş k 100 h ü cre d ö ng ü s ü nden sonra telomer uzunlu ğ u kritik noktaya ula ş r ve b ö l ü nme durur. Ard ndan h ü cresel ya şlanma ve ö l ü m gelir. Somatik h ü creler telomer tekrarlar tam olarak do ğ arlar.Sa ğ l kl somatik h ü crelerde telomeraz geni kapal yani inaktiftir. Bu nedenle her h ü cre b ö l ü nmesinde telomerin boyu 25-200 n ü kleotid k sal r. Kritik noktaya gelindi ğ inde b ö l ü nme durur. Bu olay ayn zamanda “ replikatif h ü cre ya ş lanmas ” olarak tan mlan r. Bu mekanizma somatik h ü crede b ö l ü nmeyi kontrol eden kontrol mekanizmas gibi ç al ş r ve anormal b ö l ü nmelere yani kansere kar ş korunmay sa ğ lar.Telomeraz aktivitesi Embriyonik h ü crelerde – Germ h ü crelerinde – S ü rekli ç o ğ alan h ü crelerde (hematopetik k ö k h ü creler, aktif – lenfositler, intestinal h ü creler) Kanser h ü crelerinde g ö r ü l ü r. – Normal ko şullarda, somatik h ü creler telomeraz aktivitesi g ö stermezler.Somatik h ü crelerde, telomer kayb ve ya şl l k aras nda yak n ili şki vard r. PROGERIA’da (h zl ya şlanma hastal ğ ), ciddi telomer kayb ve k salmas g ö r ü l ü r.Progeria Hastal ğ : Olduk ç a nadir g ö r ü len bir genetik hastal ğ d r. En belirgin ö zelli ğ i, bu ki şilerin normale k yasla h zlanm ş bir ya şlanma s ü recine girmeleridir. Ö rne ğ in kronolojik ya ş 10 olan progeriali bir hasta ç ocu ğ un biyolojik ya ş 70 olan bir insan n g ö r ü m ü nde olmas ve onlarla benzer dola ş m, solunum rahats zl klar n ta ş mas , gecikmi ş di ş geli şimi ö m ü r uzunluklar n n 13-18 y l olmas hastal ğ n en belirgin ö zellikleridir.Ya ş lanma ve Apopitozis : Son zamanlarda ya ş lanma konusunda yap lan ç al şmalar, apoptozisin, memeli ya şam uzunlu ğ unu k s tlayabilece ğ i ihtimali ü zerinde durmu ştur. Bunun temel nedeni ise bir ç ok ya şl insanda motor ve bili şsel de ğ i şiklikler ile karakterize olan n ö rodejenerasyon bulgusunun s kl ğ d r. Bu de ğ i şikliklerin temelinde ilerleyen ya ş ile birlikte artan g ü nl ü k n ö ron kay plar n n k ü m ü latif etkisi ile olu şabilece ğ i ihtimali programlanm ş n ö ron kay plar n n ö nemini ortaya ç karm şt r.Apopitozis, h zl h ü cre b ö l ü nmelerinin • ya şand ğ ü reme d ö nemlerinde t ü m ö r denetleyicisi gibi davran rken, ü reme sonras d ö nemde ise ya şlanmaya ve organ fonksiyonlar n n bozulmas na neden olan iki kenar keskin bir b ç ak gibidir.Ya ş l h ü crelerin mikroskobik g ö r ü n ü mleri Ç ekirdekler yuvarlak g ö r ü n ü mlerini yitirmi ş ve loblar • olu şturmu ştur. Sitoplazmadaki lizozomal aktivite ve otofaji artm şt r. • vakuoler yap da art ş vard r. • ER daha az ribozomlu duruma ge ç mi ştir, aral klar da • daralm şt r. İ nsan fibroblastlar nda h ü cre hacmi ve ç ekirdek ç ap • artm şt r.H ü cre Ya ş lanmas nda Etkili Olan Olaylar Oksidatif hasar – Telomer – telomeraz aktivitesi – DNA hasar ve tamiri – H ü cresel ya şlanma (Replikatif ya şlanma) –Farkl Ya ş am S ü relerine Sahip Olma Nedenleri Genetik farkl l klar • Beslenme farkl l klar • Dokular aras farkl l k • Farkl replikasyon aktivitesi •Sonu ç olarak; kanserle şmemi ş her h ü crenin maksimum bir katlanma say s ( ö m ü r uzunlu ğ u) vard r. Canl lar n, kendilerini olu şturan h ü crelerin maksimum katlanma say lar na ula şmadan ö ld ü kleri de bir ger ç ektir. Ancak, bu s n ra kadar gelmi ş de olsalar, ö m ü rleri bu limitle s n rl d r. Bu s n r yukar do ğ ru ç ekmek i ç in, besin olarak kullan lmas m ü mk ü n g ö r ü len vitamin E, A, C ve di ğ er anti-oksidan maddelerle yap lan ç al şmalar Drosophila’da % 65’e varan art ş lar oldu ğ unu g ö stermi ştir.