1 - Halk Sağlığı İskemik Kalp Hastalıkları ( ikh ) epidemiyoloji İSKEMİK KALP HASTALIKLARI (İKH) EPİDEMİYOLOJİSİ PROF. DR. AHMET ÖZTÜRK Halk Sağlığı Anabilim Dalı Amaç Bu dersin sonunda, iskemik kalp hastalıklarının çeşitli epidemiyolojik özellikleri ve halk sağlığı yönünden önemi hakkında bilgi sahibi olunması amaçlanmaktadır. Hedefler Bu dersin sonunda iskemik kalp hastalıklarının; - Morbidite ve mortalite verilerine dayanarak önemini açıklayabilmeniz, - Kişi, yer ve zaman özelliklerini, sıralayabilmeniz - Risk faktörlerini sayabilmeniz ve korunmayla ilgili yapılması gerekenleri açıklayabilmeniz hedeflenmektedir. İskemik Kalp Hastalığı Koroner arterlerin daralması ve tıkanması sonucu miyokardın kan beslenmesinin yetersiz olması durumudur. • Koroner kalp hastalığı, koroner arter hastalığı ve aterosklerotik kalp hastalığı olarak da adlandırılır. • Damar lümenleri lipidler ve özellikle kolestrolden zengin aterom plakları ile daralmaktadır İskemik kalp hastalıkları genellikle 2 ana grupta incelenebilir : 1. Angina Pectoris 2. Miyokard infarktüsü İskemik Kalp Hastalıklarının Önemi Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle, kişilerin yaşamları boyunca karşılaşabilecekleri en önemli sağlık sorunlarının başında İskemik Kalp Hastalıkları gelmektedir. Dünya genelindeki tüm ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaktadır. Dünya’da her yıl gerçekleşen yaklaşık 55 milyon ölümün 8 milyonu ( % 14.5 ) doğrudan İKH nedeniyledir. Bir başka ifadeyle her gün yaklaşık 22.000 kişi, her saat ise 1000 kişi bu nedenle ölmektedir. Ülkemizde ise, TEKHARF (Türk Erişkinlerinde Kalp HAstalığı Risk Faktörleri) çalışmasına ve Türk Kalp Derneğinin verilerine göre; - yaklaşık 2-3 milyon iskemik kalp hastası yaşadığı, - her yıl 200-300 bin kişide yeni iskemik kalp hastalığı geliştiği ve - her yıl 160-170 bin kişinin bu nedenle öldüğü tahmin edilmektedir • Yapılan bir değerlendirmeye göre kalp- damar hastalıklarına yakalanmanın yaşam boyu ortalama risk oranı erkeklerde % 52, kadınlarda % 39'dur. • Bu oran elli yaşına kadar iki ya da daha fazla risk faktörü taşıyan erkeklerde yüzde 69'a, kadınlarda yüzde 50'ye çıkmaktadır. Her yıl ortalama olarak 20-64 yaş 1000 erkekten 5’i, 1000 kadından 1’i akut MI geçirmektedir. Akut MI geçirenlerin yaklaşık yarısı infarktüsün ilk saatlerinde, sağ kalanların da yine yarıya yakını hastaneden çıktıktan sonraki ilk yıl içinde ölmektedir. Monica populasyonu Erkek Kadın Çin-Pekin 58.8 73.6 Fransa-Lille 58.7 69.5 Polonya-Warsaw 59.9 59.2 ABD-Stanford 47.9 53.7 Finlandiya-North Karelia 48.1 41.3 İsveç-Northern Sweden 36.1 34.4 MONİCA projesinde 35-64 yaş erişkinlerde koroner vakalarda fatalite durumu (ilk 28 günde) • Ancak son yıllarda teknoloji ve tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastaneye gelebilenlerdeki fatalite düşmektedir. • Örneğin Avustralya’da 1999-2000 yıllarında meydana gelen koroner olayların % 48.9’u ölmüştür, bu ölümlerin dörtte biri ilk saat içinde olmak üzere % 87’si hastane dışında gerçekleşmiştir. Hastaneye canlı yetişenlerde ise fatalite % 15’e düşmüştür • Yine de, akut MI geçiren ve hayatta kalan bir hastanın mortalite ve morbiditesi genel popülasyona göre 1.5 - 15 kat yükselmektedir Morbidite İnsidans : • Ülkelere göre değişmekle birlikte, dünya genelinde 20-64 yaş arası erkeklerde 1 yılda MI geçirme olasılığı (insidans hızı) Binde 1-9 arasında, aynı yaş kadınlarda ise Binde 0.2-2 arasındadır. İzlem yeri Erkek Kadın Çin-Pekin 0.81 0.35 İspanya-Catalonia 2.10 0.35 İtalya-Brianza 2.79 0.42 Fransa-Lille 2.98 0.64 Almanya-Bremen 3.61 0.81 ABD-Stanford 4.31 1.34 İsveç-Northern Sweden 5.09 1.19 Polonya-Warsaw 5.86 1.53 Birleşik Krallık-Glasgow 7.77 2.65 Finlandiya-North Karelia 8.35 1.45 MONİCA projesinde 35-64 yaş erişkinlerde yıllık koroner vaka oranları (Binde) Ülkemizde 1970’lerin sonu, 1980’lerin başında yapılan çeşitli çalışmalarda 30 yaş üzeri grupta İskemik Kalp Hastalığı insidansı Binde 3 ile Binde 6.6 arasında bulunmuştur. Son yıllarda yapılan TEKHARF çalışmalarında ise daha yüksek oranlar karşımıza çıkmaktadır Örneğin 1995 yılı için 20 yaş üzeri erişkinlerde İKH yıllık yeni vaka sıklığı (insidans) Binde 7.1 olarak bulunmuştur. Aynı çalışmanın 2001 yılı verilerinde Binde 8.9 olan yeni koroner olayların sıklığı, 2003’de 10.6’ya, 2005’de ise 16.3’e yükselmiştir. Prevalans : TEKHARF çalışması bulgularına göre; 1990’ların başında 20 yaş üstü erkeklerde % 5.8, kadınlarda % 5.0 olarak belirlenen İKH prevalansı, 2007-2008 tarama döneminde ise 35 yaş üstü erkeklerde % 14, kadınlarda % 12 olarak saptanmıştır • Aynı prevalans, ABD’de 18 yaş üzeri erişkinlerde 2005 yılı için % 6.5 olarak bulunmuştur. • İngiltere’de 2003 Sağlık Araştırması sonuçları da İKH prevalansının erkeklerde % 7.4, kadınlarda % 4.5 olduğunu göstermiştir. • İskemik kalp hastalıkları 1987 yılında ülkemizdeki hastanelere yatan tüm vakaların % 1.5’ini teşkil ederken, bu oran 1997’de % 2.3’e, 2004 yılında ise % 3.4’e yükselmiştir. Mortalite Avrupa bölgesindeki ölümlerin % 40’dan fazlası kardiyovasküler hastalıklardan, yaklaşık % 20’si tek başına iskemik kalp hastalıklarından kaynaklanmaktadır. Gelişmekte olan bazı ülkelerdeki ölüm nedenleri arasında da ilk sıraya çıkmaya başlamıştır. İskemik Kalp Hastalığı Ölümlerinin Tüm Ölümler İçerisindeki Yeri Tüm Ölümlere Oranı ( % ) Ülke/Yıl Akut MI Tüm İskemik Hast. Mısır 2000 1.1 2.5 Brezilya 2004 6.4 8.5 Meksika 2005 8.8 10.5 ABD 2005 6.2 18.2 Almanya 2006 7.9 17.5 İsveç 2005 10.6 19.3 Finlandiya 2005 11.9 24.6 Azerbaycan 2004 25.4 Rusya 2006 28.0 Ukrayna 2005 41.6 Ülkemizde İKH ölümleri gelişmiş ülkelere göre daha az oranda olmasına rağmen, son yıllarda oldukça hızlı bir şekilde arttığı görülmektedir. İl ve ilçe merkezlerinde görülen iskemik kalp hastalığı ölümlerinin tüm ölümlere oranına bakılacak olursa; Toplam İKH nedenli Yıl Ölüm Ölüm % 1980 130.062 9 (?) 0.007 1985 141.324 68 (?) 0.05 1990 150.292 4.439 3.0 1995 169.856 8.579 5.1 2000 174.315 9.419 5.4 2003 184.330 12.534 6.8 2008 215.562 10.410 4.8 • 2000-2001 verilerine dayanarak yapılan Ulusal Hastalık Yükü ve Maliyet Etkililik (UHY-ME) çalışması sonuçlarına göre ise, ülke düzeyinde gerçekleşen ölümlerin % 21.7’sinden tek başına iskemik kalp hastalıklarının sorumlu olduğu tahmin edilmektedir. • TEKHARF çalışması verilerinin karşılaştırılmasında da, Türkiye’nin İKH mortalitesi bakımından en önde gelen ülkelerden biri olduğu görülmektedir. Ekonomik önemi ABD’de tüm kardiyovasküler hastalıklara bağlı yıllık maliyetin 2006 yılı için yaklaşık 400 milyar dolar olduğu (sağlık harcamaları + üretim kaybı ) hesaplanmıştır. Bunun içerisinde en önemli kısmı İKH teşkil etmektedir. Örneğin 2002 yılı verilerine göre İKH’nın yıllık doğrudan maliyeti 118 milyar dolar ve dolaylı maliyeti ise 214 milyar dolardır EPİDEMİYOLOJİK ÖZELLİKLER : 1. Kişi özellikleri : a. Yaş : Genellikle 30’lu yaşlarda meydana çıkmaya başlar ve ileri yaşlara doğru giderek artar. İlerleyen her on yaş, hastalığa yakalanma riskini yaklaşık 2 kat artırmaktadır Gelişmekte olan ülkelerde vaka ve ölümlerin % 50-75’i, gelişmiş ülkelerde ise % 80’den fazlası 65 yaş ve üzerindedir. Ülke/Yıl Y A Ş G R U P L A R I <35 35-44 45-54 55-64 65+ Türkiye 2007 1.6 4.7 14.6 20.2 58.9 Mısır 2000 4.1 6.0 13.7 27.1 49.1 Brezilya 2004 1.3 4.4 11.9 19.5 62.9 Arjantin 2005 0.4 1.7 7.2 15.1 75.6 Romanya 2007 0.3 1.4 5.7 11.1 81.5 ABD 2005 0.3 1.5 5.7 10.5 82.0 Ukrayna 2005 0.3 1.3 4.7 11.4 82.3 Almanya 2006 0.2 0.8 3.0 6.4 89.6 Bazı Ülkelerde İskemik Kalp Hastalıklarından Ölümlerin Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (%) ABD’de Miyokard İnfarktüsü ( MI ) insidansı 30-39 yaş erkeklerde 1000’de 1.4, kadınlarda 1000’de 0.1 iken; 70 yaş üzerinde bu oranlar erkeklerde 1000’de 40’a (28.5 kat daha fazla) kadınlarda ise 1000’de 24’e (240 kat daha fazla ) yükselmektedir. Ülkemizdeki TEKHARF çalışması verilerinde, 30- 39 yaş grubunda 1000’de 7 olan İKH prevalansı, 70 yaş ve üzerinde 1000’de 249 olarak (35.5 kat daha fazla) bulunmuştur b. Cinsiyet Hastalık erkeklerde kadınlara göre 2-3 kat daha fazla görülmektedir. Özellikle menapoz öncesi dönemde belirgin olan bu farklılık ilerleyen yaşla birlikte azalmaktadır. Öte yandan, hastalık erkeklerde kadınlardan yaklaşık 7 yaş daha erken başlamaktadır Ülkemiz İl ve İlçe merkezlerindeki ölümlerde, yaş gruplarına göre erkek/kadın ölümleri : Yaş Grupları Erkek/kadın oranı 15-24 1.7 25-34 2.6 35-44 4.3 45-54 4.6 55-64 3.2 65-74 1.9 75 + 0.9 c. Sosyo-ekonomik durum Hastalık; gelişmiş ülke toplumlarında düşük sosyoekonomik düzeydekilerde, gelişmekte olan ülke toplumlarında ise yüksek sosyoekonomik düzeydekilerde daha sıktır. • Ancak, gelişmiş ülkelerdekine benzer bir değişim, gelişmekte olan ülkelerde de yaşanmaya başlamıştır. • Dolayısıyla düşük sosyoekonomik durum, tüm dünya için artmış iskemik kalp hastalığı riski anlamına gelmektedir. • Ülkemizde de TEKHARF çalışmasındaki 12 yıllık izlem sonucunda, en düşük gelir düzeyindekilerde fatal veya fatal olmayan iskemik kalp hastalıklarının, en yüksek düzeydekilere göre 1.75 kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir d. Irk ve etnik gruplar Beyaz ırkta diğer ırklara göre daha fazla görülür. Son yıllarda Afrika kökenli Amerikalılarda da beyazlara yakın, hatta daha yüksek oranlarda görülmeye başlamıştır (hipertansiyonun fazla görülmesi nedeniyle) 2. Yer İKH, genel olarak gelişmiş ülkelerde az gelişmiş ülkelerden; kentsel bölgelerde de kırsal bölgelerden daha sık görülmektedir. Ancak son yıllarda gerek gelişmiş ülkelerdeki önlemler, gerekse gelişmekte olan ülkelerdeki ekonomik, sosyal ve epidemiyolojik değişimler nedeniyle bu durum tersine dönmektedir. İiskemik kalp hastalıklarının da halen en sık görüldüğü ve ölüme neden olduğu bölgeler Orta ve Doğu Avrupa ülkeleridir. Batı Avrupa ve ABD’de ise hastalığın insidansı ve mortalitesi giderek azalmaktadır. Bu azalma erişkinlerdeki sigara içiminin azalması, kan basıncı ve kolestrol düzeyleri ortalamasının daha düşük değerlere indirilmesi gibi önleyici tedbirlerin yanısıra tanı ve tedavideki gelişmelerden de kaynaklanmaktadır 3. Zaman Zamanla ilgisi olmamakla beraber, çok soğuk ya da çok sıcak havalar hastalığı uyarabilir. • Öte yandan, iskemik kalp hastalıklarının geçmişten bugüne zaman içerisindeki durumuna bakılacak olursa, giderek artan bir sorun haline geldiği görülmektedir. • 20. yüzyıl başlarında kalp ve damar hastalıkları dünya genelinde ölümlerin % 10’undan daha azından sorumluyken (Örneğin ABD’de 1900 yılında % 8.0 ile 4. ölüm nedeni), 21. yüzyıl başında ise gelişmiş ülkelerdeki ölümlerin yaklaşık yarısından, gelişmekte olanların ise % 25’inden sorumludur ETYOLOJİ VE RİSK FAKTÖRLERİ İskemik kalp hastalığı oluşmasında birçok faktör rol oynamaktadır. Bunlardan rolü belirgin olan ve kontrol altına alınabilen faktörlere Majör Risk Faktörleri, diğerlerine ise Minör Risk Faktörleri denilmektedir. • Önceleri hipertansiyon, sigara içimi ve hiperkolestrolemi’den oluşan 3 faktör majör olarak değerlendirilirken, son yıllarda obezite, fiziksel inaktivite ve diyabet de majör faktörler içerisine alınmıştır. • Yaş , cinsiyet ve aile hikayesi İKH’larının önemli ancak değiştirilemez risk faktörleridir • Ülkemizdeki TEKHARF (Türk Erişkinlerinde Kalp Hastalığı Risk Faktörleri ) çalışmasının sonuçlarına göre toplumumuz için en önemli bağımsız yedi risk faktörü ise; - sigara içimi, - hipertansiyon, - HDL düşüklüğü, - LDL yüksekliği - abdominal obezite, - Tip II DM ve - fiziksel aktivite azlığıdır 1. Hipertansiyon : Kan basıncı yüksek olanlarda İKH riski, normal olanlara göre 3-4 KAT daha fazladır. Yapılan değerlendirmelerde bütün aterosklerotik kardiyovasküler olayların % 35'inde hipertansiyonun sorumluluğu olduğu belirtilmektedir. • Öte yandan, kan basıncı yüksekliği hastalığın gidişatını da etkilemektedir. • Diyastolik kan basıncında 15 mmHg veya sistolik kan basıncında 25 mmHg'lık yükselme re-infarktüs riskini sırasıyla % 40 ve % 37 artırmaktadır 2. Hiperkolestrolemi : 200 mg./dl. nin üzerindeki total kolestrol veya 130 mg./dl.’nin üzerindeki LDL kolestrol seviyelerinde İKH riski artmaktadır MRFIT çalışması (Multipl Risk Factor Intervention Trial ) : 200mg./dl Risk 1 250 “ Risk 2 300 “ Risk 4 150 “ Risk 0.7 • Sadece total kolestrol değil, LDL ve HDL fraksiyonlarının düzeyleri de İKH riski açısından oldukça önemlidir. • LDL’nin primer olarak aterojenik bir faktör olduğu gösterilmiştir. • HDL kolesterol düzeyi ile, İKH gelişme riski arasında ise güçlü bir ters ilişki vardır. Ortalama 1 mg/dl HDL kolesterol düşmesi, iskemik kalp hastalığı riskini % 2-3 artırmaktadır. • Hipertrigliseridemi de hiperkoagulasyon durumunu artırarak İKH için risk faktörü oluşturmaktadır 3. Sigara : İskemik kalp hastalığı için önlenebilen en önemli risk faktörüdür. Sigara içmeyenlerde İKH riski 1 olarak kabul edilirse, bu risk günde 1-10 adet sigara içenlerde 2.4, 11-20 adet içenlerde 3.1, 20’den fazla içenlerde 3.4 olarak saptanmıştır. Ayrıca fatal vaka oranını da artırmaktadır. Angina pectoris ve MI riski günde 1 paket sigara içenlerde içmeyenlere göre 2-2.5 kat daha yüksekken, bunlara bağlı ani ölüm riski 5 kat daha fazladır. • Sigarayla ilişkili ölümlerin % 35-40’ını iskemik kalp hastalıkları oluşturmaktadır. • Öte yandan, pasif sigara içiminin de iskemik kalp hastalığını % 25-30 oranında artırdığı tespit edilmiştir. 4. Obezite : İKH şişmanlarda hem daha sık görülür, hem de daha fatal seyreder. Beden Kitle İndeksi<25 olan erkeklere göre; 25-29 arası olanlarda % 70, 29-33 arası olanlarda 3 kat daha fazla İKH riski vardır. • Bel çevresinin erkeklerde 102 cm, kadınlarda ise 88 cm.’nin üzerinde olması şeklinde tanımlanan abdominal obezite, BKİ’ye göre daha önemli bir göstergedir. Ülkemizde yapılan TEKHARF çalışması verilerine göre, erkeklerde bel çevresinde her 6 cm genişleme iskemik kalp hastalığı olasılığını % 24 yükseltmektedir 5. Diabetes Mellitus : Diyabeti olanlarda İKH hem daha sık görülür ( diyabetli erkeklerde 2, diyabetli kadınlarda 4 kat fazla), hem de daha erken yaşlarda ortaya çıkar. • Diğer bir özellik de diyabetlilerde İKH mortalite oranının daha yüksek olmasıdır. • Diyabetik hastalardaki ölümlerin yaklaşık 3/4’ü koroner arter hastalığı sonucunda olmaktadır. 6. Fiziksel inaktivite : Az hareketle ve oturarak iş yapan inaktif kişilerde İKH riski 2 kat daha sıktır. İskemik kalp hastalıklarının yaklaşık % 22’sinde fiziksel inaktivitenin de rolü olduğu gösterilmektedir. 7. Aile Öyküsü ve Genetik faktörler Bilinen bütün faktörler dışarıda tutulsa bile, 1. derece akrabaları MI geçirenlerin, geçirmeyenlere göre 2 kat daha fazla MI geçirme riski vardır. Familyal hiperkolestrolemili bir erkek 15 kat daha fazla risk altındadır ve % 50 ihtimalle 60 yaşına varmadan İKH’dan ölecektir. 8. Stres ve Kişilik yapısı : “A tipi” denilen stresli, dışa dönük, hırslı ve heyecanlı kişilerde İKH daha sıktır. INTERHEART çalışmasında göre MI açısından psikososyal faktörlere (stres, depresyon, yaşanılan olaylar vb. ) toplumda atfedilen risk (Population attributable risk - PAR) % 32.5 gibi oldukça yüksek bir oran olarak saptanmıştır 9. Alkol : Birçok çalışmada alkol tüketim derecesi ve İKH arasında "U" veya "J" şeklinde bir ilişki olduğu belirtilmiştir. Günde 2-3 kadeh (1 kadeh= 10-15 gr etanol) içki tüketiminin İKH riskini azalttığı ancak daha fazla alkol tüketiminin faydalı etkisi olmadığı, günde 75 gr. dan fazla alkol tüketiminin tersine yüksek risk taşıdığı gösterilmiştir Diğer bazı risk faktörleri : • Artmış ürik asit düzeyi • Oral kontraseptif kullanımı • Hormon replasman tedavisi • Kan homosistein düzeyi yüksekliği • Ferritin düzeyi yüksekliği • Fazla miktarda çay, kahve, şeker tüketimi • CRP ( reaktif protein ) yüksekliği • Fibrinojen düzeyi yüksekliği • Depresyon Korunma A. Bireysel Yaklaşım : 1. Primer ( Birincil ) Korunma : Etyolojide rol oynadığı düşünülen risk faktörlerinin ortadan kaldırılması esastır. Özellikle hipertansiyon, hiperkolestroemi ve sigara gibi majör faktörlerden kaçınarak ya da kontrol altına alarak ve beraberinde fizik aktiviteyi artırarak iskemik kalp hastalıklarından büyük oranda korunmak mümkündür. Çünkü bu 4 faktör iskemik kalp hastalıklarının yaklaşık % 80’inden sorumlu tutulan faktörlerdir. Hipertansiyonun kontrolü Kan basıncı 140/90 mm Hg’nın, diyabet gibi durumların varlığında ise 130/85 mm Hg’nın altında tutulmalıdır. • İlaçla • ilaç dışı önlemlerle (tuz kısıtlaması, alkol kısıtlaması, egzersiz, obezitenin önlenmesi vb.) Sigara ile mücadele : Toplumda sigara içenlerin oranının % 20 azalması ile İKH riskinde % 10.5 oranında azalma olacağı tahmin edilmektedir Sigarayı bırakan bir kişinin iskemik kalp hastalığı geçirme riski, 2 yıl içinde sigara içmeyenlerin risk seviyelerine (1.1- 1.2 kat) inmektedir. Eğitim, sigaradan caydırıcı politikalar, pasif sigara içiminden korunmayla ilgili düzenlemeler sigarayı bırakmada etkili olabilir. Esas hedef sigaraya başlamanın önlenmesi olmalıdır. Hiperkolestroleminin önlenmesi : Diyet ve ilaç uygulamaları ile kan kolestrolünün kontrol altına alınmasının, orta yaş erkeklerde İKH insidansının % 20 azalmasını sağlayacağı hesaplanmaktadır. HDL-kolesterolün 60 mg/dl üzerinde olması, hastalık riskini azaltmakta ve risk hesaplamalarında bir risk faktörünün düşülmesini sağlamaktadır. Obezitenin önlenmesi ve beslenmenin düzenlenmesi : Diyette doymuş yağ oranı azaltılmalı, tekli ve çoklu doymamış yağ asitlerini içeren yağların oranı arttırılmalıdır. Kompleks karbohidratlar ve posa içeren yiyeceklerin tüketimi artırılmalıdır. Alkol kullanılmamalı veya en az düzeye indirilmelidir. Süt ve süt ürünleri az yağlı olarak tüketilmeli Çocukluk çağı obezitesinin de önlenmesi gerekir. • Aşırı yağlı, tuzlu ve şekerli gıdaların 2 yaşından itibaren kısıtlanması ve • TV karşısında geçecek zamanın en fazla günde 2 saatle sınırlandırılması önerilmektedir. Fiziksel aktivite : Düzenli egzersizler İKH riskini azaltır. Orta derece yoğunlukta günlük olarak 20-30 dk. yapılan egzersiz, İKH ölüm riskini sedanter hayat sürdürenlere göre % 30 azaltmaktadır. Öte yandan kollaterallerin gelişmesi de fataliteyi azaltabilir. • İskemik kalp hastalıklarından korunmada etkili olacak diğer önlemler arasında; - diyabetin kontrolünü, - psikososyal etkenlerin azaltılmasını ve - aşırı alkol tüketiminin önüne geçilmesini sayabiliriz. 2. Sekonder ( ikincil ) Korunma : Hastalığın henüz klinik belirtilerinin görülmediği erken dönemde ortaya çıkarılmasıdır ( EKG, eforlu EKG, ekokardiyografi, angiografi, ... ) 20 yaş üzerindeki sağlıklı erişkinlerde total kolesterol, HDL kolesterol, LDL kolesterol ve trigliserid düzeylerinin her 5 yılda bir kontrol edilmesi ve en az 2 yılda bir kan basıncı ölçülmesi önerilmektedir 3. Tersiyer ( Üçüncül ) Korunma : Klinik hastalığı olanların tedavi ve rehabilitasyonu B. Toplumsal Yaklaşım : Risk faktörlerine yönelik çeşitli (yasal dahil) düzenlemeler ve eğitim ile çok az oranda bir iyileşme sağlanması bile, toplumdaki iskemik kalp hastalığına yakalanan ve ölenlerin sayısında önemli azalmalara yol açacaktır. Örneğin, ABD toplumu için yapılan bir değerlendirmede sadece sigara içimi sıklığında sağlanacak % 1’lik bir azalmanın, yedi yılda 63.840 akut miyokard infaktüsü nedenli hastaneye yatışı önleyeceği hesaplanmıştır • Toplumsal yaklaşım; özellikle sigara, beslenme alışkanlıkları ve fizik aktivite gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle birlikte hipertansiyon ve diyabetin kontrolüne yönelik olmalıdır. • Yerleşmiş olan yaşam tarzının ilerleyen yıllarda değiştirilmesi çok daha zor olduğundan, okul çocukları ve gençler de hedef gruba ilave edilmelidir. DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER……