5 - Ortopedi ve Travmatoloji Kompartman Sendromu Word Öğr.Gör.Dr. İbrahim KARAMAN Erciyes Üni. Tıp Fak. Ortopedi ve Travm. AD. 1 KOMPARTMAN SENDROMU Kapalı osseofasial kompartmanlarda mikrovasküler bozukluğa neden olacak şekilde interstisyel basıncın yükselmesidir. Sıklıkla, göreceli olarak daha az esnek olan, özellikle bacağın ön ve derin kompartmanları ve volar ön kol kompartman gibi, fasial ve kemiksel kompartmanlar tutulur. Kompartman sendromları artmış basıncın sebebine ve semptomların süresine göre akut ve kronik olarak sınıflanabilir. Akut kompartman sendromlarının en sık sebebi kırıklar, yumuşak doku travmaları, arteriyel yaralanmalar, bilinç bozukluğu sırasında dokuların basınç altında kalması, yanıklar, İV sıvı verilmesi ve antikoagülan kullanımıdır. Kronik kompartman sendromu genellikle aşırı kullanıma bağlı bacağın ön ve derin kompartmanlarındaki tekrarlayan basınç artışları ile olur. Uzun mesafe koşucuları, sporcular, balerinler ve askerlerde sıktır. Kompartman sendromunun patofizyolojisi, oksijen azalmasına bağlı doku basıncının artması, kapiller kan akımının azalması ve doku nekrozu sonucu normal doku hemostazında bozulma ile açıklanır. AKUT KOMPARTMAN SENDROMU İlgili kompartmanda gerginlik, kompartmandan geçen kaslarda pasif germe ile ağrı ve kaslarda güçsüzlük görülür. En önemli bulgu travma ile uyumlu olmayan şiddetli ağrı olmasıdır. Akut kompartman sendromunun tanısı multiple travma, bilinç kaybı ve çocuklarda fiziksel bulguların değerlendirilmesindeki zorluk nedeniyle geç konulabilir. Bu durumda erken tanı koymak için basınç düzeyleri ölçülmelidir. Klinik bulgular ve kompartman basıncının 30mmHg’nın üzerinde olması halinde acil fasiatomi yapılmalıdır. Öğr.Gör.Dr. İbrahim KARAMAN Erciyes Üni. Tıp Fak. Ortopedi ve Travm. AD. 2 KRONİK KOMPARTMAN SENDROMU Hastalar tipik olarak 20-30 yaşlarında, 20-30 dakika koşu sonrası ekstremitede ağrı ve gerginlik hisseden profesyonel koşuculardır. Bu hastalarda tipik olarak egzersizden 30 dakika sonra istirahat ile tüm semptomları ortadan kalkar. %80 civarında çift taraflı tutulum vardır. Ayırıcı tanıda periostit, yüzeyel peroneal sinir sıkışması, tibialis posterior tendiniti, tibial stres kırığı ve vasküler kladikasyo akla gelmelidir. Tedavisi genellikle cerrahidir. Atletik aktiviteyi kesmeyi kabul eden hastalarda konservatif tedavi denenebilir.