İmal Usülleri Lamelli cve Dökme journliyDemirlerin ışıkişlamöasi LAMELLİ VE KÜRESEL GRAFİTLİ DÖKME DEMİRLERİN ISIL İŞLEMLERİ Prof.Dr. Ahmet ARAN İTÜ MAKİNA FAKÜLTESİ 26 EYLÜL-1991 126THMOB Makina Mühendisleri Odası ietanbul Şubesi Döküm Teknolojisi Seminer Notu Prof.Dr.Ahmet Aran, İTO Makina Fakültesi LAMEL VK KÜRESEL GRAFİTLİ DÖKME DEMİRLESİN ISIL İŞLEMİ 1. GİRİŞ Lamel ve küresel grafitli dökme demirlerden üretilmiş parçaların kullanım özellikleri ısıl işlemler yardımıyla önemli ölçüde geliştirilebilir. Isıl işlemler sayesinde içyapıdaki bağlı karbonun miktarı ve icyapı oluşum şekli geniş sınırlar içinde değiştirilerek, dökme parçanın kullanıla amacına en uygun özelliklere sahip olması sağlanabilir. Dökme demirlere uygulanan ısıl işlemlerin başlıcaları şunlardır: a) Gerilme giderme tavı: Dökme parça içindeki ic gerilmelerin azaltılması amaçlanır; b) Yumuşatma tavı: Sertliğin azaltılması ve dolayısıyla tokluğun artırılması amaçlanır; c) Normallzasvon (perlitleme): icyapı kısmen veya tamamen perlite dönüştürülür. d) Suverme ve ıslah İşlemi: Kritik sıcaklığın üzerine ısıtılarak (yaklaşık 900^C) ostenitleme yapılır ve suverilerek sertlik, dayanım ve aşınmaya dayanıklılık artırılır. Malzemenin tokluğunu artırmak için bu işlemden sonra bir temperleme (menevişleme) uygulanabilir. e) Beynitleme (oetesperleme): Ostenitlemeden sonra, beynit kademesindeki bir sıcaklığa suverilen malzeme, bu sıcaklıkta tutularak ostenitin beynite izotermik dönüşümü sağlanır. Yukarıda sıralanan ısıl işlemlerle sağlanan icyapı oluşturmanın esasları demir-karbon diyagramı yardımıyla anlaşılabilir, Sekil 1. Her ne kadar bu ikili faz diyagramında silisyum ve benzeri alaşım elementlerinin etkisi görülmüyor ve burada verilen sıcaklık ve derişiklikler alaşımlama ile değişiyorsa da, aşağıda açıklanan ısıl işlem prensiplerinde önemli bir fark olmaz. Şekil 2'de yukarıda sıralanan ısıl işlemlerde geçerli olan sıcaklık-zaman değişimleri verilmiştir. Görüldüğü gibi ısıl işlemler çeliklerin ısıl işlemlerine oldukça benzemek- tedir. Dökme demir içinde bulunan bazı elementler dönüşümlerin kararlı veya yarı kararlı olmasını etkilediğinden bu malzemelerin ısıl işlemi, çeliklerin ısıl işleminden farklılıklar gösterir. Çelikteki imkanlara ek olarak dökme demirlerde bağlı karbon uygun bir sıcaklık kontrolü ile grafit olarak da ayrıştırılması mümkündür. Dökme demirde alaşım elementlerinin bulunması genellikle ısıl işlemlerin etkisini artırır. Alaşımlama işlem sıcaklıklarını biraz yükseltse de ısıl işlem uygulamalarının daha kolaylaştığı söylenebilir. Bunun yanında alaşımlama ile malzemenin sertleşme kabiliyeti de artar. En önemli alaşım elementlerinden biri olan silisyum derişikliğinin artması ile ötektoid sıcaklığı değişir, Şekil 3. Ostenitin perlit veya grafit/ferrite dönüştüğü bu sıcaklık kritik sıcaklık (Acı) olarak da adlandırılır. Görüldüğü gibi artan silisyum miktarı ile kritik sıcaklık artmakta ve dönüşün genişliği giderek artan bir sıcaklık aralığında gerçekleşmektedir. Bunun yanında % 0,8 C derişikliğindeki 128ötektoid noktası da artan silisyum miktarı ila daha düşük derişikliklere ötelerunektedir. Bası ısıl işlemlerde kritik sıcaklığın kesin olarak bilinmesi çok önemlidir. Alaşimsiz dökme demirlerde bu değer yaklaşık olarak aşağıdaki formülle hesaplanabilir: Acı = 730 + 28.%Si - 25.%Mn (<>C) 2. GERİLME GİDERME TAVI Döküm yöntemiyle üretilmiş bir parçanın iç gerilmesiz olarak elde edilmesi hemen hemen imkansızdır. Diğer derair- karbon döküm alaşımları ile karşılaştırıldığında dökme demir- lerin iç gerilmeleri en düşüktür, çünkü katılaşma sırasındaki yoğunluğu düşük grafitin ayrışması nedeniyle kendini çekme en alt düzeydedir. iç gerilemelerin oluşum nedenleri üç grup altında toplanabilir: a) So&uma hısı farklılıkları: Soğuma hızı farklılıkları parçanın yüzeyi ile iç kısımları arasında olabildiği gibi, farklı cidar kalınlıklarına sahip bölgeler arasında da ortaya çıkabilir. Hızlı soğuyarak büzülmesini tamamlamış kısımlar, daha sonra sonra soğuyarak büzülmek isteyen bölgelere engel olacağından ve bu uyumsuzluk soğumuş parçada bir plastik şekil değişimi ile giderilemeyeceğinden parçada iç gerilmeler kalacaktır. b) Serbest büzülememe.- Parçanın kalıp içinde serbestçe büzülememesi sonucu da gerilmeler oluşabilir. Gerek kalıp, gerekse maça malzemelerinin büzülmeyi engelleyebilecek dayanıma sahip olmaları durumunda büyük iç gerilmeler ortaya çıkabilir. c) Yüzev temizleme işlemleri: Kum veya bilya püskürtme gibi yüzey temizleme işlemleri basma iç gerilmeleri yaratabilir. iç gerilmeleri önlemek için değişik tedbirler alınabilir. Bunlar arasında döküm tekniğine uygun biçimlendirme ve boyutlandırma ile döküme özgü tekniklerle farklı kalınlıklardaki cidarların soğuma hızlarını etkilemek sayılabilir. Döküm sonrasında parçayı kalıptan çıkarma sıcaklığını ve dolayısıyla soğuma hızını uygun seçmek de çok önemlidir. Döküm iç gerilmelerinin azaltılması için en emin metod ısıl işlem uygulamaktır. Bu işlem sırasında yüksek sıcaklıklarda tutulan malzemenin akma sınırı düşer ve mevcut iç gerilmeler sonucu plastik şekil değişimleri oluşarak iç gerilmeler ortadan kalkar. Parçada kalıç* şekil değişimleri olabileceğinden gerilme giderme tavının parçanın islenmesinden önce yapılması gereklidir. Ancak akma sınırı hiçbir zaman sıfıra düşürülemeceğinden gerilmelerin tamamen giderilmesi söskonusu değildir. Gerilme giderme ısıl işlemi ostenit dönüşüm sıcaklığının altında gerçekleştirilir ve parça yavaş soğuma ile oda sıcaklığına getirilir, Şekil 2. Gerilme giderme tavmdaki ana parametreler tav sıcaklığı ve süredir. Artan sıcaklık ve süre ile işlemin etkinliği ar- tar. Ancak artan sıcaklık, içyapı dönüşümlerine (perlitin grafit ve ferrite dönüşmesi) neden olacağı için aşırı yükseltilemez, aksi halde dayanım düşüşleri oluşur. Sıcaklığın gerilme giderme üzerine etkisi Şekil 4'te görü İnektedir. Buna göre 400 °C'm altındaki sıcaklıklarda iç gerilmelerin ancak % 20-30'u giderilebilmektedir. 500°C sıcaklıkta ise gerilmeleri %75'inin kaybolduğu görülmektedir. 130Şekil 4 ve 5: Lamel ve küresel grafitll dökme demirlerde tav sıcaklıklığıyla gerilme giderme yüzdesinin değişimi Alaşımsız dökme demirlerde 600°C'ın üzerindeki sıcaklıklarda veya usun sürelerde içyapı değişimleri sonucu dayanım ile sertlik düşer, buna karşın işlenebilroe kabiliyeti artar. Isıl işlem sonrasında yapılacak basit bir sertlik ölçümü ile içyapı değişimlerinin olup olmadığını anlaşılabilir. Alaşımsız dökme demirlerde gerilme giderme ısıl işleminin sıcaklığı 500-550°C arasında seçilir. Grafitin serbest olarak bulunduğu dökme demirler daha az iç gerilmeler içereceğinden (daha as çekme!) ve lamel grafitli dökme demir» lerin ak»a dayanımları düşük olacağından bu tür malzemelerde ısıl işlem sıcaklığı daha düşük seçilebilir. Buna karşın per-" lit içeren yüksek dayanırolı dökme demir türlerinde %70 oranında bir gerilme ^giderme sağlamak için bu sıcaklık aralığının üst sınırı 570-580°C'a yükseltilmelidir. Düşük alaşımlı dökme demir için 550-60Ü°C arasında bir sıcaklık aralığı önerilmektedir, çünkü krom, molibden, nikel ve vanadyum gibi elementler malzemenin yüksek sıcaklık özelliklerini iyileştirmekte ve gerilme giderme tavı sıcaklığında malzemenin akma dayanımını yükselterek plastik şekil değiştirmeyi ve dolayısıyla gerilmelerin azalmasını güçleştirmektedir. Bana ek olarak krom, molibden ve vanadyum gibi karbür stabilisasyonu sağlayan elementlerin varlığı içyapı dönüşümü tehlikesini (örneğin perlitin parçalanması) azaltmaktadır. Bu nedenle bu tür malzemelerde sıcaklığın 620°C'a kadar artırılması düşünülebilir. Yüksek alaşımlı malzemeler tercihan 600-650DC sıcaklıklarında tavlanırlar. Şekil 5'te verilen Örnekte görüldüğü gibi ostenitik dökme demirde 6D0*C'da iç geril- melerin X40'ı, 650°C'da ise %80'i giderilebilmektedir. içyapısmda martenzit, beynit veya temperlenmiş marten- zit bulunan dökme malzemelerde içyapı değişimlerine neden ol- madan etkin bir gerilme giderme yapmak olanaksızdır. -131-Gerilme giderme tavı için ısıtmada özellikle karmaşık biçimli ve cidar kalınlığı farklılıklarının bulunduğu parçalarda homojen bir ısıtma önerilir. Isıtma hızları 10 ile 25 "C/saat arasında kalmalıdır. Basit geometrili ve cidar kalınlıklarının dengeli olduğu durumlarda ısıtma hızı 30 ila 50 "C/saat'a çıkarılabilir. Gerilme giderme genellikle ilk 1 saat içinde gerçekleştiğinden yüksek sıcaklık ve kısa sürelerin kullanılması, düşük sıcaklık ve uzun sürelerin kullanılmasından daha ekonomiktir. Sekil 6'da tav süresinin gerilim gidermeye etkisi görülmektedir. Tav sıcaklığında tutma süresi olarak her 25 mm kalınlık için 1 saat alınabilir. Isıl işlem sonrasında yerti iç gerilmelerin oluşmasını önlemek için dökme parçalar en azından üst sıcaklık bölgelerinde yavaş soğutulma!xdır. 650 ile 300 °C sıcaklıkları arasındaki soğuma hızı 40 *C/saat'ı geçmemelidir. Birçok halde 25 - 35 "C/saat uygun olmaktadır. Genellikle ısıtma ve soğutma hızlarının eşit seçilmesi tav- siye edilir. Çoğu kez fırında soğutma önerilmektedir, ancak izolasyonların mükemmel olduğu modern fırınlarda soğuma hızları çok düşüktür, bu durumda fırın içine hava üflenerek soğuma hızı artırılabilir. önerilen soğuma hızına yaklaşık 300°C sıcaklığa kadar uyulması zorunludur, bundan sonra parça sakin havada soğutulabilir. Karmaşık parçalar ve cidar kalınlığı farklılıklarının büyük olduğu durumlarda 100 "C sıcaklığa kadar fırında soğutma gerekebilir. Şekil 6: Alaşımsız lamel grafitli bir dökme demirde tutma süresinin gerilme gidermeye etkisi -131-3. YUMUŞATMA TAVI Yumuşatma tavında dökme demirler, içyapılarında bulunan serbest ve/veya perlit içindeki sementitin ferrit ve grafit fazlarına ayrışacağı sıcaklıklarda yeterli sürelerde tutularak mümkün olduğu kadar yumuşak bir icyapı durumu elde edilir. Bu işlemin amacı malzemenin izlenebilirlik özelliğini iyileştirmektir. Yumuşatma tavı, ferrit tavı, ferritleme veya grafitleme olarak da adlandırılmaktadır. Yumuşatma tavının bir diter yararı da yavaş soğutmaya da dikkat edilmesi halinde parça içindeki iç gerilmelerin de giderilmesidir. Yumuşatma tavı Sekil 7'den de görüldüğü gibi çok değişik sıcaklıklarda yapılabilir. Çok usun tav sürelerinde alaşımsız dökme demirlerde 400 "C'tan itibaren perlit az da olsa parçalanmaya başlamaktadır. Ancak perlit parçalanmasının hızı 620°C 'dan sonra hızla artmakta ve kritik sıcaklığın hemen altında en yüksek değerine ulaşmaktadır. Bu sıcaklık alaşımsız ve az alaşımlı dökme demir türleri için 740 ile 829 eC arasında değişmektedir. Dökme demirlerde içyapınm ferritlenmesi sementit içinde bulunan karbonun grafit fazı oluşturacak şekilde yayınması ile olur. Karbonun daha düşük yoğunluklu grafit olarak ayrışmasında hacim artmaları ve malzemenin "büyümesi" sözkonusudur.Bu hacim artışı malzemenin kimyasal bileşimine» tav sıcaklığına ve tav sıcaklığına bağlıdır. Çekil 8 ve 9 "da lamel ve küresel grafitli dökme demirlerin "büyümesinin" tav sıcaklığı ve tav süresi ile değişimi görülmektedir. Başlangıçta her iki malzeme de perlitik içyapıya sahiptir. Bu şekillerden sınır büyümenin lamel grafitli de daha yüksek olduğu görülmektedir. Bu şekillerden ayrıca ekonomik bir tav için sıcaklık ve sürenin uygun olarak seçiminde yararlanılabilir. Görüldüğü gibi ayrışma hızı kritik sıcaklığın hemen altında yüksek ol- makta ve çok uzun tav sürelerine gitme zorunluğu ortaya çıkmadan grafit oluşumu sağlanmaktadır. Kritik sıcaklık bölgesinin seviyesi kimyasal bileşime ve alaşım elementi miktarına bağlıdır, özellikle silisyumun etkİ6İ büyüktür; silisyum her %1 artışı ötektoid sıcaklığını 25°C artırır, bunun yanında karbon yayınmasını da teşvik eder. Ostenit bölgesini genişleten alaşım elemanları dönüşüm sıcaklığını düşürürler. Nitekim %1 kalay bu sıcaklığı 10 *C, %1 nikel ise 30"C düşürür. Krom katkıları kritik sıcaklığı yükseltir, buna karşın vanadyum katılmasıyla vanadyum karbür oluştuğundan önemli bir etki görülmez. Molibden ise ostenit dönüşümünü geciktirir ve kritik sıcaklığın düşmesine neden olur. Yumuşatma tavı sıcaklıklarında yeni grafit çekirdeklerinin oluşumu mümkün olmadığından perlit parçalanması ile açığa çıkan karbon yayınarak en yakın .grafit çökeltisi üzerinde kristalleşir. Bu olayı kolaylaştıran veya engelleyen her etki parçalanmayı da etkiler. Bakır ve kalay gibi alaşım elemanları grafit çökeltilerinin üzerine veya çevrasinde biriktiklerinden, karbon yayınmasını yavaşlatırlar ve yumuşatma tavı sırasında perlit parçalanmasını yavaşlatırlar. Nikelin ise bu olaylara önemli bir etkisi yok- tur. Aİaşı» elemanlarının miktarı ayrıca eementitin kararlılığını belirler. Silisyum ve alüminyum gibi sementitte çözüneaeyen ve ferritte biriken elementler sementitin kararlılığını düşürürler. Yani silisyum ve alüminyum ferrit- lenmeyi teşvik ederler. Buna karşın karbür oluşturan element- -/33-1er seroentit içinde tercihan çözünürler ve bu fazın kararlılığını artırırlar. Bunlar arasında krom, mangan, vanadyum ve yüksek derişikliklerde kükürt sayılabilir. Bu elementler sementitin parçalanmasını yavaşlatırlar ve hatta tümüyle önlerler. Bunlar arasında krom en etkin olanıdır. Sekil 10'da aynı kimyasal bileşime sahip dökme demir- lerde bası alaşım elementlerinin değişik sıcaklıklarda sertlik deëeri «serindeki etkileri görülmektedir, içyapıda krom ve/veya vanadyum karbürlerin bulunması halinde kısmi veya tam bir karbür çözünmesi için çok yüksek sıcaklıklar ve/veya tav süreleri gerekmektedir. Perlitik bir yapının ferritik bir iç yapıya dönüşmesinde lamel grafitli dökme demirde çekme dayanımının % 10..30 düşeceği dikkate alınmalıdır. En büyük düşüşler alaşımsız dökme demirlerde ortaya çıkar. Karbür kararlılığını sağlayan elementlerin miktarına bağlı olarak yumuşatma tavı sonrasında Brinell sertliği 30..150 birim düşer. Bunun sonucu talaşlı işlenebilme kabiliyeti artar, aşınmaya karşı dayanıklılık ise önemli ölçüde azalır. Malzemenin tokluğu, titreşimleri sönümleme kabiliyeti, ısıl ve elektriksel İletkenliği Önemli ölçüde artar. Yorulma dayanımı ve kırılma tokluğu bakımından önemli bir fark saptanamamıştır. Ancak yumuşatma tavı yapılmış malzemede çatlak başlangıçlarının çok daha önce oluştuğu bilinmektedir. Bu olgu grafit/matris arayüzeyindeki bağın sayıf olması ile açıklanmaktadır, öte yandan ferritin matriste çatlak ilerleme hızı daha yavaş olmaktadır. Yumuşatma tavı sırasında dökme parça yüzeyinde ok- sidasyon oluşması daha sonra uzaklaştırılabilecek uygun yüzey kaplamaları veya koruyucu atmosfer kullanılarak önlenebilir. Malzemenin kimyasal bileşimi ve dolayısıyla başlangıçtaki içyapısma bağlı olarak yumuşatma tavı düşük, orta ve yüksek sıcaklıklarda yapılabilir. Bu üç farklı sıcaklık bölgesindeki uygulamalar aşağıda ayrıntılı olarak ele alınmıştır: 3.1. Düşük Sıcaklıkta Yumuşatma Tavı •(Aci'in altında ferritleme) Alaşımsız dökme demirlerin kısmen veya tamamen ferrit- lenmesi için genellikle Acı sıcaklığının üzerine çıkmak gerekmez. Hatta yüksek sıcaklıklarda karbon kısmen ostenit içinde çözüneceği ve soğuma sırasında perlit oluşturacağı için yüksek sıcaklıiflar sakıncalıdır. Sekil 7'deki 850°C sıcaklığa tekabül eden eğride sertliğin düşmemesinin nedeni budur. Genellikle ?00..760°C arasındaki bir sıcaklıkta her 25 mm kalınlık İçin 1 saat tutmak uygundur. Acı'e yakın sıcaklıklarda 25 mm kalınlık için tutma süresi 1 saatten 45 dakikaya indirilebilir. Soğutma 300eC sıcaklığa kadar fırında ve en çok 50 °C/saat hızla yapılmalıdır. Düşük sıcaklıktaki yumuşatma tavı ile bu sıcaklıklarda kararlı olan serbest sementitin (perlit dışındaki) ve diğer karbürlerin çözünmesi sağlanamaz. 3.2. Orta Sıcaklıklarda Yumuşatma Tavı (Aci'in biraz üzerinde, tam tavlama) Silisyum miktarının düşük olması ve karbür kararlılığını Bağlayan alasın elementlerinin yüksek miktarlarda bulunması halinde yumuşatoa tavının 790,.900"C arasında uygulanması gerekir. Dökme demir türlerinin büyük çoğunluğu bu orta sıcaklıklarda tavlanmalıdır. Her 25 mm için tutma süresi 1 135saat seçilir. Soğutma sırasında özellikle kritik sıcaklık bölgesindeki 800 ile 680 "C arası düşük hızla (10..20 oC/saat) geçilmelidir, aksi halde perlitin yeniden oluşması tehlikesi vardır. Bunu takiben 300 *C sıcaklığa kadar soğuma hızı 40..60 °C/saat olarak seçilebilir. 3.3. Yüksek Sıcaklıkta. Yumuşatma Tavı ( Acı'İn çok üzerinde, karbür çözündürme) Dökme demirin içyapısmda serbest sementit veya diğer karbürler varsa , bunların çözünmesi için en as 8550C'a çıkmak gerekecektir. Tav süresini kısaltmak için genellikle 900 ile 955 °C sıcaklıkları arasında işlem yapılır. Tutma süresi 1 ile 3 saat arasında seçilir ve buna her 25 mm kalınlık için ayrıca 1 saat eklenir. Fosfor derişikliği % 0,3'ü aşıyorsa tav sıcaklığı 955 "C'ı kesinlikle geçmemelidir, aksi halde fosfür ötektiğinin eriyerek sıvı fa3a geçmesi sözkonusudur. Daha düşük fosfor miktarlarında da yüksek sıcaklıklardan kaçınılmaya çalışarak parçaların aşırı oksidasyonu önlenmelidir. Soğuma hısı istenen nihai içyapıya göre seçilmelidir. Çekme dayanımı ve sertlik muhafaza edilerek sadece yerel sertlikler yaratan sementit ve diğer karbürlerin uzaklaştıtırılması amaçlanıyorsa, yani perlitik bir içyapı isteniyorsa, soğutma 550*C sıcaklığa kadar havada yapılmalıdır. iç gerilmelerin oluşmasını önlemek için bundan sonraki soğutma fırın içinde gerçekleştirilmelidir. Ferritik bir içyapı elde etmek istenirce 800 ile 680 °C arasındaki sıcaklık bölgesi yavaş (10..20 °C/saat) geçilmelidir. Bundan sonra 300°C sıcaklığa kadar fırında 40..50 oC/saat hızlarına çıkılabilir. 3.4. iki Kademeli Yumuşatma Tavı Küresel grafitli dökme demirden yüksek tokluk özellikleri isteniyorsa, bu sadece iki kademeli bir ısıl işlem ile sağlanabilir. Bu işlem genellikle 850..920°C arasında ostenitleme (l.tav kademesi), bunu izleyen fırında veya havada soğutma ve kritik sıcaklık bölgesinde sabitsıcaklıkta tutmadan (2.tav kademesi) oluşur. Suda soğutmadan sonra 350eC sıcaklıkta bir teroperleme yapılır. Bu işlemler Şekil ll'de şematik olarak gösterilmiştir. 1.tav Birasında 900 "C sıcaklığının üzerinde tane irileşmesi olabilir, l. tav kademesinde 650..740 *C sıcaklıkları arasında 5 ila 10 saat tutularak ya ostenit doğrudan grafit ve ferrite dönüşür, ya da mevcut perlit parçalanır. 4. NORMALİZASYON (Perlitleroe) Perlitleroe tavının amacı içyapıyı kısmen veya tamamen perlite dönüştürmek ve bu sayede dayanım özelliklerini geliştirmektir. Bu ısıl işlem çoğu saman normalizasyon olarak da adlandırılmaktadır. Perlitieroe tavında başlangıç içyapısının türü önemli değildir. Ancak başlangıç içyapısmda büyük oranda Gerrit bulunması halinde ostenit bölgesinde tutma süresi artırılarak karbonun ostenit İçinde yeterince çözünmesine fırsat veril- melidir. , , Perlitleroenin ilk kademesi bir ostenitleme tavı olup bu işlem yüksek sıcaklıkta yumuşatma tavına benzer. Solutma hızı ferrit degü perlit oluşumunu sağlayacak şekilde seçilmelidir, ancak bu his roartenzit oluşumuna neden olacak- kadar yüksek olmamalıdır. Perlitleroe isleroindeki sıcaklık- zaman eğrisi Şekil 12'de görülmektedir. Ostenit bölgesindeki tutma sıcaklığının asın yüksek seçilerek tane irileşmesine neden olmaktan kaçınmalıdır. Soğutma ortamı ise parçanın iriliğine göre belirlenmelidir. Perlitik bir içyapı için iri parçaların hareketli hava içinde soğutulmaları gerekirken, bası durumlarda su püskürtmek dahi zorunlu olur. ilerde de ele alınacağı gibi arzulanan dönöşümlerin gerçekleşmesi için çoğu saman bakır, nikel ve/veya molibden gibi alaşım elementlerinin katılması yolu seçilebilir. ince parçalar için . genellikle havada soğutma yeterli olmaktadır. Yapının sadece kısmen perlitik olması istenirse bu durum tav sıcaklığı, süresi ve soğutma hızı İle ayarlanabilir. Fer- rit oranı arttıkça malzemenin tokluğu artar ve çatlak iler- leme hızı azalır. Şekil 12: Dökme demirlerin norroalisasyon ısıl işleminin şematik gösterimi -/J9-Hızlı soğutma nedeniyle oluşabilecek gerilmelerin azaltılması için teorik olarak sadece 550 "C'a kadar hızlı soğutmak , gerektiğinde bu sıcakjıkta bir süre tutmak ve daha sonra fırında soğutmak uygundum. Ancak bu sıcaklığa tam olarak inmenin güç olduğu durumlarda, önce soğutma yapılarak daha sonra gerilme giderme tavı uygulanır. 5. SUVERME VE ISLAH ETMS Dökme demirlerin mekanik özellikleri ve aşınmaya karşı dayan ık lık lan suverme ve ıslah etme ile önemli Ölçüde iyilestirilebilir. Suverme sırasında ostenit bölgesinden yağ veya suda ortamında hızla soğutulan malzemede normal ostenit ferrit dönüşümü gerçekleşemez. içinde daha yüksek oranda karbon çözündüren ostenit, içinde hemen hemen hiç karbon çözündüremeyen ferrite değil, ostenitle aynı kimyasal bileşime sahip iğneli yapıya sahip sert martenzite dönüşür. Çok gevrek olan martensite kritik sıcaklığın altında temper- iere (menevişlenerek) bir miktar süneklik kazandırılır. Bilindiği gibi demir esaslı malzemelerin dönüşüm davranışları ZSD-diyagramlarmda gösterilebilir, Şekil 13. Martenzitik bir içyapı elde etmek için perlit burnunu kes- meden geçecek bir hızda soğutmak gereklidir, 1 çizgisi. Mar- tenzit oluşumu için gerekli mimimum soğuma hızı kritik soğuma hızı olarak adlandırılır.Karbon miktarı çok yüksek olan dökme demirlerin hemen hepsi sertleşebilir özelliklere sahiptir. Ancak tüm karbonu grafit olarak ayrIŞBIŞ ve bağlı seroentit miktarı çok düşük olan dökme demirlerin sertleştirilroesi pratik olarak uygun değildir, çünkü karbonu ostenit idinde çözeltiye alabilmek için çok usun tav süreleri gerekir. Kimyasal bileşim ve alaşım elementi miktarları gerekli tav sıcaklığını, tutma süresini, kritik soğuma hızını, oluşan sertliği ve sertleşme kabiliyetini etkiler. Lamel grafitii dökme demirde karbon mümkünse % 3,3'ün altında kalmalı, silisyum ise % 1..2 olmalıdır, %2'den fazla silisyum bulunması karbonun ostenit içinde çözünmesini engel- ler ve elde edilen sertlik değerleri düşük olur. Daha yüksek karbon ve silisyum derişikliklerinde de yeterli bir sertliğe uleşılabilmesine rağmen maximum değerlerin X 3,3 C ve % 2,0 Si ile sınırlandırılması uygun olur. Lamel grafitli dökme demirde grafit mürakün olduğunca ince laroelli olmalıdır. Lamelli dökme demirlerde sertleştirme sırasında oluşan iç gerilmelerin lamel uçlarındaki çentik etkisiyle mikro çatlaklar oluşturma İhtimali unutulmamalıdır. Alaşım elementleri de sertleşme kabiliyetini etkilerler. Döküm tekniği bakımından gerekli olabilecek yüksek karbon ve silisyum oranlarında dahi alaşımlaroa yardımıyla başarılı bir sertleştirme yapılabilir. Kobalt dışında tüm alaşım elemanlarıZSD diyagramlarını sağa kaydırır ve kritik soğuma hızını düşürür. Böylece hızlı soğutma sırasında oluşabilecek çatlak ve çarpılmalar ortadan kalkar. Ostenitleme Sıcak!ı&ı ve Süresi Ostenitleroe tavı sıcaklığı ferrit/ostenit dönüşüm sıcaklığına bağlı olarak seçilmelidir. Bu sıcaklık ne kadar yüksek olursa gerekli tutma süresi o kadar asalir. Karbonun grafitten çözünme hızı, grafitin içyapıda ne kadar ince dağıldığına bağlıdır. Yani yayınma mesafesi ne kadar kısa ise çözünme o kadar hızlı olur. Dönüşüm sıcaklığının 30., 60 °C üzerindeki bir sıcaklık yeterli olmasına rağmen, genellikle 850..950 °C arasındaki sıcaklıklar tercih edilir. Tam bir ostenitlese sağlamak için gerekli tutma süresi 1 saat olup buna her 25 ®m kalınlık için 1 saat eklenir, ince dağılmış lamel grafitler içeren mal- zemelerde bu süre 15 dakikaya kadar inebilmektedir. Suverme Suverroe sonucunda ostenit tümüyle veya kısmen sert mar- tenzit fazına dönüşür. Gerekli soğuma hızı ZSD diyagramlarından alınabilir. Bu hıza uyulamadığı zamanlar martenzit yanında perlit ve beynit de oluşabilir. Dökme demirlerde suverme ortamı olarak yağ banyoları yaygın olarak kullanılır. Bazı alaşımlı türler için havada soğutma da yeterli olur. Bilindiği gibi parçalar suverme banyosunda hareket ettirilmeli ve kalın kesitler banyoya önce daldırılmalıdır. iç gerilmeleri azaltmak için yaklaşık 150°C'a soğuyan parçalar banyodan çıkarılarak hemen temper- lenir. Teıcperleroe i Meneviş lerne) Dökme parçalar suverroeden eonra genellikle menevişlenirler. Bu işlem sırasında parçalar dönüşüm Bıçaklığının altında 150 ile 650 "C arasında tutulurlar. Menevişleroe sıcaklıiı parçanın kullanım sıcaklığından yüksek seçilmelidir. 250eC sıcaklığa "kadar tetragonal martenşit kübik bir 139yapıya dönüşür ve bu sırada dislokasyonlarm bulunduğu bölgelere e-karbürler çökelir, sertlik çok fazla değişmemesine rağmen kırılganlık bir miktar giderilmiş olur. 250.,400 "C sıcaklıkları arasında e-karbürlerin ve/veya tane sınırındaki çökeltilerin sementite dönüşümü gerçekleşir. Bu durumda sertlik ve gevreklik giderek kaybolur. 400"C sıcaklığın üzerindeki temperleme sıcaklıklarında sementit taneciklerinin büyüklüğü artar, sertlik daha da azalarak süneklik yükselir. Tutma süresi olarak her 25 mm kalınlığa 1 saat yeter- lidir. Menevişleme işlemiyle gerilmeler giderilir, kırılganlık azalır ve birçok mekanik özellik iyileşmiş olur. Suvarİlmî« ve Tslah Edllrol« Dökme Demirlerin özellikleri Suverme sonrasında sertlik 45 ila 60 RC (430 ila 600 BSD) değerine yükselir, bu arada süneklik ve çekme dayanımı düşüktür. Dökme demirlerin sertleşme kabiliyeti çelikler için kullanılan Jominy Deneyi ile saptanabilir. Bu deneyde sap- tanan sertlik derinliği malzemenin serleşme kabiliyetinin ölçütüdür. Şekil 14'te değişik alaşımlı lamel grafitli dökme demirlerin sertleşme eğrileri görülmektedir. Küresel grafitli dökme demirlerde de benzer şekilde molibden, krom, bakır, mangan gibi elementlerle alaşımlama ile sertleşme kabiliyeti iyileştirilebiiir.Küresel grafitli dökme demirlerin 540 °C "m üzerinde teaperlenmesi halinde marten3.it ikincil grafite dönüşmektedir. Martensitten ayrışan ikincil grafit matris içinde çok ince dagıldığmdan dayanım yaklaşık %1Q..15 artar, kopma uzaması ise % 20 azalır. Çentik vurma dayanımı ise en çok etkilenerek , %60'in üzerinde düşüş gösterir, Şekil 16. ikincil grafit bunun yanında gevrek/sünek geçiş sıcaklığını -20'den -100 "C'a düşürür. Silisyum miktarının düşük seçilmesi ve alaşımlama ile bu ikincil grafit ayrışması azaltılabilir, ancak tamamen önlenemez. 6. BEYNİTLEME TAVI Bu işlem genellikle küresel grafitli dökme demirde uygulanır ve malzemeye uygun bir dayanım+tokluk özellik çifti kazandırılması amaçlanır. Bu şekilde küresel grafitli dökme deairde 1000..1600 N/mm2'ye varan dayanımlar ve % 14 ile 2 arasında değişen kopma uzamaları elde etmek mümkün olur. Beynitlemenin suverme + temperleaeden üstünlükleri şunlardır: a) Ostenit içindeki karbonun beynite dönüşmesi sırasında oluşan hacim değişimleri çok küçüktür, bu sayede çatlak oluşma tehlikesi ve çarpılma olasılığı azalır. b) Genellikle 250..450 "C arasında sabit sıcaklıkta yapılan ve suverme sonrası uygulanan temperlemeden daha düşük olan sıcaklıklarda gerçekleştirilen bu işlem sırasında ikincil grafit ayrışması ve ferrit oluşumu tehlikesi yoktur. Beynitleme işlemi ostenitleme, beynitleme sıcaklığına soğutma, tutma ve oda sıcaklığına soğutma işlemlerinden oluşur. Sekil 13'te bu kademeler ZSD diyagramı üzerinde gösterilmiştir. Ostenitleme 850..950 °C sıcaklık aralığında yapılır ve perlit oluşumunu önlemek için hızla beynitleme sıcaklığına inilir. Kritik soğutma sıcaklığı cidar kalınlığı ve kimyasal bileşime bağlıdır. Sadece ince parçalar sıcak banyoda soğutularak bu hıza erişebilirler. Kalın cidarlı parçalarda veya havada soğuma istendiğinde molibden, ve kısmen bakır ve nikelle alaşımlama yapılmalıdır. Ayriôa tus banyosu sıcaklığının örneğin 410'dan 290 "C'a düşürülmesi de soğuma hızını artırılabilir. Beynitleme sıcaklığında tutma süresi dönüşüm sıcaklığı, kimyasal bileşim ve cidar kalınlığına bağlı olarak 15 dakika ile birkaç saat arasında değişir. Parçalar beynit dönüşümü tamamlanmadan banyodan çıkarılır ise geri kalan ostenit mar- tezite dönüşür, yani sertlik artar, süneklik düşer. Beynitlemede silisyum miktarının da önemli bir etkisi vardır. Silisyum miktarının % 2..4 'ten yüksek olması halinde karbür oluşumu engellenecek ve içyapıda kalan kararlı artık ostenit miktarı artacaktır. Yeni araştırmalar optimum silisyum miktarının % 2,5 dolayında olduğunu göstermiştir. Mangan da beynit oluşumunu engelleyen elementlerden biridir ve mümkün olduğunca düşük tutulmalıdır, aksi halde beynit yerine tane sınırına yakın bölgelerde martenzit oluşur. istenen özelliklerin elde edilmesi için soğutma hızı ile beynitleme sıcaklığının uygun seçilmesi çok önemlidir. 300 °C gibi düşük dönüşüm sıcaklıklarında en yüksek sertlik, akma ve çekse dayanımı elde edilir. 350..400 "C aralığında ise çentik darbe tokluğu ve kopma uzaması yüksektir. Ancak tuz banyosu sıcaklığının yüksek olması halinde soğuma hızı düşük olaca- ğından, içyapıda perlit bulunur ve dayanım değerleri düşer. 142Şekil 17: % 0,53 Ni ve % 0,12 Mo içeren küresel grafitli beynitik bir dökme demirde mekanik özellikler ve artık ostenit miktarının beynitleme sıcaklık ve süresi ile değişimi Şekil 17'de beynitieme sıcaklığı ve tutma süresinin et- kileri görülmektedir. % 0,53 Ni ve % 0,17 Mo içeren bu alaşım önemli oranda artık ostenit içermektedir. Bu sünek içyapı bileşeni malzemeye tokluk kaşandırmaktadır. Ayrıca sert man- gan çeliklerinde olduğu gibi kullanım, yerinde eözkonusu olabilecek şekil değişimleri ile martensite dönüşen bu faz, sertliği ve aşınma dayanımını artırır. -/4S-7. YÜZEY SERTLEŞTİRME İŞLEMLERİ Dökme demirlerde uygulanan defiişik yüzey sertleştirme yöntemlerinin tümünde amaç sert ve aşınmaya dayanıklı bir yüaey ile, tok bir ana kütle elde etmektir. Yüaey sertleştirme işlemleriyle dış kısımlarda .genellikle basma iç gerilmeleri oluşturarak , parçanın yorulma dayanımı da artırılır. 7,1. Yüzeye sınırlı ısıtmanın uygulandığı yöntemler Bu yöntemlerde sertleştirileeek bölgeler yerel olarak 850..950 °C sıcaklığa çıkarılarak yağda veya suda suverilir. Isıtma alevle veya endüksiyonla yapılabilir. Bunlardan ısıtma süresi daha usun olan alevle ısıtmada sertleştirilen bölgenin kalınlığı daha büyük olur. Isıl İletkenliği daha düşük ve karbonun yayınma mesafeleri daha büyük olduğundan küresel grafitli dökme demir lamel grafitliye göre yüaey sertleştirmeye daha as uygundur. Ferrit miktarının yüksek olması sertleşebilirliği olum- suz etkilerler, normalise edilmiş içyapılar daha uygundur. Dolayısıyla başlangıçtaki sertlik değeri malzemenin sertleşebilirliği için uygun bir ölçüttür. Sertlik yüksek olursa içyapıda ferritin az, perlitin çok, grafit ve perlit dağılımının ince olduğu anlaşılır ve böyle bir içyapı yüaey sertleştirme için en uygun olanıdır. Ferritik veya ferritik-perlitik içyapılarda iki veya daha Cok kademeli bir işlem uygulanması daha uygun olacaktır. Burada sertleştirileeek yüaey birkaç kez 800°C'ın üzerine ısıtılarak perlit oluşumu için tekrar 600"C'a soğutulur. Sertleştirme için 840...900 "C'a ısıtılarak suverilir. 200 °C civarında yapılacak bir temperleme sertlikte düşüşe neden ol- madan iç gerilmelerin azalmasını sağlar. Yüzey serleştirmenin en yeni uygulamalarından biri eritme ile sertleştirmedir. Burada güçlü lazer, plazma veya elektron ışınları ile yüzeydeki malzeme eritilir. Yüzeydeki bu sıvı faz içinde karbon hızla çözünür ve tekrar hızlı soğuma ile katılaşan malzemede ledeburitik bir içyapı ortaya çıkar. Bu ince taneli ledeburit tabakası birçok uygulama alanı için martensitlk içyapıdan da daha yüksek bir aşınma dayanıklılığı sağlar. 8007.2. Yüzeyde kimyasal bileşimin değiştirildiği yöntemler Burada malzeme yüzeyine alaşım elementleri yaymdırılarak bunların sert ve açınmaya dayanıklı bileşikler oluşturması sağlanır. Nitrürlemede değişik yöntemler yardımıyla asot 500..580 "C'da malzeme içine yaymdırılır. Bu sıcaklıklarda ana mal- zemede herhangibir İçyapı değişikliği sözkonusu olmayıp, azot alaşımda bulunan alüminyum gibi nitrür yapıcı elementlerle bileşikler oluşturur. Asot bileşiklerinin bulunduğu ve ısıtma uygulanan yöntemlere oranla çok daha ince olan bu yüzey tabakasında 800 Vickers'in üzerinde sertliklere ulaşılabilir, Şekil 19. Yüzeye azot yayındırılmasmda çeşitli ortamlardan yararlanılır. Tuz banyosunda nitrürieroede parça 570°C sıcaklıkta yaklaşık 20 saat siyanür banyolarında tutulur._Qa_z. nitrürjesede parça amonyak içeren bir ortamda 500..550eC sıcaklıklarda uzun süreler tutulur, iyon nitrürlemede parça yüzeyine bir gaz ortamında bulunan azot iyonize edilerek yüklenir. Toz nitrürleme basit ve temiz bir yöntemdir. Parçalar azot içeren katı malzemelerin bulunduğu sızdırmaz kaplara konur. Tutma süreleri tuz banyolarından daha uzundur. Bu seminer notu, "D.B.Wolters, Waermebehandlung von Gusseisen mit Lamellen- oder Kugelgraphitf Zentrale für Gussverwendung" adlı yayın esas alınarak hazırlanmıştır. -US.