Uzaktan Algılama Türkiye Jeolojisi Menderes Masifi - 2 C- Üst Miyosen – Pliyosen D- Kuvaterner• Bu sıkışma daha önceki orojenik olaylar sonucunda hayli kalınlaşmış olan kıta kabuğunun kuzey-güney yönlü bindirmelerle kalınlaşma yerine doğu-batı doğrultulu normal faylarla kuzey-güney yönünde genişlemesine neden olmuştur.• Diğer bir deyişle doğu-batı yönlü sıkışma-kuzey-güney yönlü genişleme ile karşılanmıştır. • Ege’deki gerilme tektoniği Anadolu levhasının daha fazla sıkışıp daralamayacağı kıtasal ortamdan Doğu Akdeniz’in okyanusal ortamına iten kinematik sistemin bir parçasıdır. • Kısacası Ege graben sistemi de Doğu Anadolu sıkışma bölgesi gibi Avrasya-Arabistan çarpışmasının bir ürünüdür ve hareketin buradan KAFZ ile batıya transfer edilmesi sonucu oluşmuştur.• Batı Anadolu sismik olarak oldukça aktif bir bölgedir ve hızla genişlemeye uğramaktadır. • K-G yönlü genişleme oranı yılda 30- 40 mm civarındadır (13-170) • Yunanistan, Makedonya, Bulgaristan ve Albaniya’nın bir bölümünü kapsaya Ege genişleme bölgesinin bir parçasıdır.• Yaklaşık doğu-batı gidişli Edremit, Bakırçay, Kütahya, Simav, Gediz Küçük ve Büyükmenderes ve Gökova grabenlerini kapsar. Diğer yapıları ise KKD gidişli graben ve horstlardır (Gördes, Demirci, Selendi, Uşak, Güre, Şengör, 1987; Yılmaz ve diğ., 2000; Nebert, 1960)• Grabenlerle ilgili fay düzlemi çözümleri genellikle kuzey- güney yönlü bir gerilmeyi gösterir (Mc Kenzie, 1972).• Ege graben sisteminin içindeki grabenlerin kenar faylarının hemen hemen hepsi, eğimleri derinlere doğru hızla azalan listrik (kürek) şekilli normal faylardır. • Egedeki gerilme tektoniği yerel olarak tipik bir rift volkanizması içerir. • 6.2.3. EGE GRABEN SİSTEMİ •Küçük Menderes grabeniGediz grabeniGördes grabeniEge bölgesindeki kabuksal genişlemenin kökeni ve oluşum nedeni ile ilgili olarak değişik modeller öne sürülmüştür 1- Tektonik kaçış modeli 2- Yay-ardı havzası gerilme modeli 3- Orojenik Çökme Modeli 4- İki aşamalı model1-Tektonik kaçıs modeli [~12 My:Geç Serravaliyen’ den beri] Bitlis-Zagros Kenet Kuşağı boyunca Tetis Okyanusunun kapanması ile 11 Ma önce Paleotektonik dönem sona ermiş ve Neotektonik dönem başlamıştır. Neotektonik dönemde de Arap Levhası Ölü Deniz Fayı ile kuzeye doğru hareketini sürdürmüş ve Doğu Anadoluda sıkışmalı rejim şekillenmiştir. Pliosen döneminin başlangıcı ile (~5 Ma) bu sıkışmalı tektonik rejim, kaçış tektoniğine dönüşmüştür. KAFZ Ganosdag bölgesinden itibaren güneybatıya dönmektedir. Yanal atımlı sistemin önüne çıkan bu engel Batı Anadolu’da dogu-batı yönlü bir sıkıstırma doğurmuştur. Dogu-batı yönlü sıkısma-kuzey-güney yönlü genisleme ile karsılanmıstır. Kısacası Ege graben sistemi de Dogu Anadolu sıkısma bölgesi gibi Avrasya-Arabistan çarpısmasının bir ürünüdür ve hareketin buradan KAFZ ile batıya transfer edilmesi sonucu olusmustur.Tektonik ekstrüzyon veya Kaçış tektoniği Anadolu blokunun KAFZ ve DAFZ boyunca geç Serravaliyen’ den (12 my) beri batıya doğru ekstrüzyonu (Şengör ve diğ., 1985; Dewey ve Şengör, 1979; Şengör, 1979; Şengör, 1987; Görür ve diğ., 1995).2- Yay-ardı havzası gerilme modeli [60 - 5 My: Erken Paleosen sonu – Erken Pliosen] Yüksek açı ile dalan kıta kabuğunun geriye doğru hareket etmesi, yani hendek sisteminin gerileyerek güney-güneybatıya doğru göçü (subduction roll-back), üzerleyen Ege levhasında, en az Orta Miyosen’den beri gerilmeli bir rejim oluşturur (Le Pichon ve Angelier, 1981). Yakınlaşan kıtalar arasındaki dalma açısının zaman içinde değişmesi, orojeni sıkışma halinde tutan kuvvet bütçesinde değişimlere sonuç olarak da, gerilmeye neden olabilir.Ege hendek sisteminin güney güney batıya doğru göçü nedeniyle oluşan yay gerisindeki gerilme (Mc Kenzie,1972; Le Pichon ve Angelier, 1979). Bu modelde dalma-batmanın hendek ekseni göçü sürecinin başlangıcı ile ilgili görüş birliği yoktur ve öneriler 60 ve 5 my arasında değişir (Mc Kenzie,1972; Le Pichon ve Angelier, 1979, 1981; Meulenkamp ve diğ., 1988; Kissel ve Laj, 1988).Kıbrıs’taki dalma-batma hızı Helen yayına göre daha azdır. Diğer bir deyişle Türkiye göreli olarak Yunanistan’a göre kuzeydoğuya doğru hareket etmektedir, uzaklaşmaktadır, yaklaşmamaktadır. Bu çekmeye bağlı olarak oluşan faylar litosferin tabanındaki dekolmana doğru eğimlerinin azalması gerekir.3-Orojenik Çökme Modeli (Orogenic Collapse) [25-18 My, Geç Oligosen – Erken-Miyosen] Dag kusaklarının kendi agırlıkları nedeniyle yanal olarak yayılması ve çökmesi modeli Kalınlaşan kıta kabuğu kendi ağırlığını taşıyamıyacak kadar zayıflar ve yer çekimine bağlı olarak akmaya başlar Orojenlerin Çekirdeğinde Gelişen Migmatitler (kısmi ergimeye işaret eder) ve bu modelin en önemli verilerini oluştururlar. Katı konumdan sıvı konuma geçen kıta kabuğunun dayanım gücü zayıflar; kısmen ergimiş alt kıta kabuğu üst kıta kabuğunun en üst kesimleri ile litosferik manto arasındaki ilişkiyi kopararak gerilmeye neden olur.Orojenik çökme (Orogenic collapse: Dağ kuşaklarının kendi ağırlıkları nedeniyle yanal olarak yayılması ve çökmesi) modeli Geç Paleosen Neotetis çarpışmasını izleyen aşırı kalınlaşmış kabuğun geç Oligosen-Erken Miyosen’deki yayılması nedeniyle oluşan incelme (Seyitoğlu ve diğ., 1991; Seyitoğlu ve Scott, 1992).4- İki aşamalı model Orojenik Çökme ve Tektonik kaçış modeli birlikte 1.Evre: Erken – Orta Miyosen Orojenik çökme nedeniyle graben oluşumu 2.Evre: Pliyo-Kuvaterner Batıya doğru kaçış ve K-G gerilme ile modern graben oluşumu [~5 My den beri] Epizodik grabenleşme modeliçekme tektoniği denetiminde gelişen karasal tortullaşma, onunla yaşıt kıta içi volkanizma ve Blokfaylanmayla karakterize olmaktadır. • Bu çökeller birbirleriyle yanal-düşey geçişli fay sarplığı, akarsu yatağı, delta ve göl ortamında oluşmuş çakıltaşı, kumtaşı, kil, marn, jips ve kireçtaşlarıdır. • Bunlar aynı yaşlı levha içi volkanizma ürünleri tüf, tüfit, aglomera, bazaltik, andezitik ve trakitik özellikli lavlarla da yatay-düşey geçişlidir. • Türkiye’nin büyük ve önemli kömür yatakları da bu karasal tortuların içinde• 2- Levha içi volkanizma • Neotektonik dönemde karasal tortullaşma ile yaşıt volkanizma olayları da etkin olmuştur. • Genel olarak bazı Ege adaları, Uşak- Beyşehir-Karaman dolayında kalkalkalen, Midilli adası Bodrum dolaylarında şoşonitik, Urla, Foça, Kula ve Afyon yörelerinde alkalen kayaçlar yüzeyler (…..)