Genel Mineraller ve Kayaçlar ( jeoloji Mühendisliği ) MÜHENDGSLGK JEOLOJGSG MÜHENDGSLGK JEOLOJGSG Hakan ERSOY, 2008 Jeoloji, yeryuvarının geçmiGini, onun kayaç, zemin ve sudan oluGan bileGimini ve evrimini inceleyen bilim dalıdır. Daha açık bir ifadeyle, yerin yapısal özelliklerini yerkabuğunun geliGimini ve onun kayaç, zemin ve sudan oluGan bileGimini ve geçmiGten günümüze değin ortamsal değiGimleri de gözeterek doğal süreçleri, yerin fiziki yapısını ve tarihçesini inceleyen bilim dalıdır. Mühendislik, güvenlik ve ekonomiklik koGullarını gözeterek, bilimsel verileri uygulamaya yönelik amaçlarla kullanma sanatıdır. Mühendislikte temel amaç bilimin ilkelerini ve kuramlarını esas alarak güvenli, ekonomik ve uygulanabilir çözümler üretmektir. JEOLOJG VE MÜHENDGSLGK Jeoloji Mühendisliği, insanlığın sorunlarına çözüm üretmek amacıyla jeolojik verileri uygulamalı, güvenli, ekonomik ve pratik olarak kullanma sanatıdır. MÜHENDGSLGK JEOLOJGSG Mühendislik jeolojisi, jeolojik verilerin sayısal olarak belirlenmesi ve mühendislik iGlerine uygulanması olarak tanımlanabilir. Burada esas amaç, diğer disiplinler için gerekli olan ve mühendislik amaçlı çalıGmalara temel olacak jeolojik bilgileri, kesit, harita, Gekil ve sayılarla ifade etmektir. Kütle hareketleri (heyelanlar), kaya şev duraylılığı, barajlar, tünneller,temel jeolojisi, kazılar ve kazıların sağlamlaştırılması, yeraltı suyu, çevre jeolojisi ve çevre kirliliği, arazi kullanımı, doğal yapı taşları Mühendislik jeolojisinin çalışma alanları nelerdir….? MÜHENDGSLGK JEOLOJGSGNGN ÖNEMG Alan araGtırmalarında; inGa edilmesi düGünülen mühendislik yapısı için seçilecek sahanın, yüzey ve yer altı zemin koGullarının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Yetersiz bilgilerle belirlenen zemin özellikleri kullanılarak inGa edilen mühendislik yapılarında ciddi tehlikeler görülebilir ve yapıda önemli hasarlarla karGılaGılabilir. Alan araGtırmalarının gereksiz bir harcama olarak düGünüldüğü projelerde, daha sonra ek maliyet gerektiren yapı deformasyonlarının meydana geldiği görülmüGtür. Gerçekte, alan araGtırmalarının maliyeti toplam inGa maliyetinin % 1-2’si kadar küçük bir bölümünü oluGturmaktadır. Oysa beklenmeyen zemin koGulları ile karGılaGıldığında bu oran % 10 gibi değerlere ulaGabilmektedir. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda mühendislikte emniyet birinci, ekonomiklik ikinci sırada düşünülmelidir……... ! BÖLÜM 1.YERYUVARI 1.1.YER YUVARININ OLUgUMU VE GÇ YAPISI YER YUVARININ OLUgUMU Dünyamızın yaklaGık olarak 4,5 milyar yıl önce oluGtuğu tahmin edilmektedir. Dünyamızın küçük bir bir parçası olduğu evrenin ise 10 ile 15 milyar yıl önce oluGtuğu kabul edilmektedir. Evrenin ve dünyamızın oluGumu için ileri sürülen çok sayıda teori vardır. Big Bang (Büyük Patlama) Nebula Teorisi’dir. Big Bang (Büyük Patlama) Bugün bilim camiasında en çok taraftar bulan bir görüGe göre 10-15 milyar yıl kadar önce evrendeki tüm madde ve enerji tek bir yüksek yoğunluklu noktada birikmiGti. Bu madde daha sonra büyük bir patlama ile saçılarak geniGledi ve dıGarıya doğru incelerek galaksileri oluGturdu. Nebula Teorisi Ünlü Alman filozofu Kant tarafından 1755 de ortaya atılan bu teoriye göre güneG sistemi dönerek hareket eden gaz ve toz bulutlarının yoğunlaGması ile oluGmuGtur. Son yıllarda bilhassa astronomlar tarafından elde edilen bulgular bu eski teoriyi yeniden gündeme getirmiGtir. YER YUVARININ OLUgUMU İç çekirdek Dış çekirdek Kabuk Manto Litosfer (katı) 70 km Alt Manto (katı) Astenosfer (plastik) Üst manto Kıtasal kabuk (20-90 km) Okyanusal kabuk (3-10 km) 150 km 660 km Deniz KABUK MANTO ÇEKGRDEK Bilindiği gibi dünyamız iç içe geçmiG zarflardan oluGan bir iç yapıya sahiptir. Farklı fiziksel özelliklere sahip olan bu zarfların sıcaklığı Dünya'nın çekirdeğine doğru giderek artmaktadır. YER YUVARININ GÇ YAPISI KONVEKSGYON AKIMLARI Dünyamız sürekli olarak ısı kaybetmektedir. İç kesimlerde yüksek olan yer sıcaklığı konveksiyon akımları ile yukarıya taşınmakta, yukarıda soğuyan kesim yoğunluğu arttığı için tekrar aşağı dönmekte böylece sürekli bir döngü sağlanmaktadır. Plastik halde hareket etme yeteneğine sahip olan Astenosfer konveksiyon akımları ile farklı yönlere doğru hareket ederken üzerinde yer alan ve yoğunluğu daha az olduğu için Litosferi yavaş bir şekilde (her sene birkaç santimetre) farklı yönlere hareket ettirmektedir. Litosferin farklı yönlerde hareket eden bu parçalarına Levha adı verilir. Okyanusal Kabuk Kıtasal Kabuk Konveksiyon akımları sonucunda, bu levhaların birbirlerine göre hareketi yaklaGma, uzaklaGma ve sürtünme Geklinde gerçekleGir ve bu hareket depremlere neden olur. Plakaların Hareketi KONVEKSGYON AKIMLARI DÜNYAMIZIN SGSTEMLERG Dünya'nın en dıGını saran Atmosfer'den en içindeki çekirdeğine kadar bir kesit alınırsa farklı fiziksel özelliklere sahip katmanlardan oluGtuğu görülür. Bu katmanların her biri içerisinde çeGitli olaylar cereyan etmektedir. DIg DGNAMGK GÇ DGNAMGK DıG Dinamik Dünya'nın en dış katmanı olan Atmosfer ve Hidrosfer içerisinde meydana gelen olayları çoğunlukla günlük hayatımızda takip edebilmekteyiz. Yağmur, kar, rüzgar gibi olaylar Dünya'nın bugün üzerinde yaşadığımız en dış katı kesimini etkilemekte onun aşınmasına, ayrışmasına, aşınan bu malzemenin taşınmasına ve fiziksel koşulları uygun ortamlarda birikmesine neden olmaktadır. Dünyamızın en dış katmanında meydana gelen bu olaylar topluca Dış Dinamik adı ile bilinirler. ÇÖLLER DALGALAR DÜNYAMIZIN SGSTEMLERG Gç Dinamik Dünyamızın üzerinde yaşadığımız kesiminden çekirdeğine kadar olan Katı Arz kesimi içerisinde de çeşitli olaylar cereyan etmektedir. İnsan ömrüne oranla son derece yavaş olan bu hareketlerin çoğu gözle izlenebilir nitelikte değildir. Depremler ve volkanlar bu hareketlerden insan hayatına etki eden ve gözlemlenebilen iki tanesidir. Dünyanın iç kesiminde meydana gelen bu hareketlerin tümü İç Dinamik adı ile bilinir. VOLKANLAR DÜNYAMIZIN SGSTEMLERG 1.2.MGNERALLER VE KAYAÇLAR MGNERALLER MGNERALLER ve KRGSTALLER Mineraller, doğal olarak oluGmuG, belli bir kimyasal formülü olan genellikle inorganik, katı, kristalli nesnelerdir. Kayaların temel yapı taGlarını oluGtururlar. Mineraller homojendir ve mekanik olarak farklı bileGiklere ayrılamazlar. MGNERAL Belli sayıda ve cinsteki atomların karakteristik bir Gekilde dizildikleri bir birim hücrenin üç boyutlu olarak tekrarlanmasından meydana gelmiG cisimlerdir. KRGSTAL Oksijen Atomları Oksijen Atomları Silisyum Atomu Kuvars Minerali (Si O 2 ) KRGSTALLER Kristaller ergiyiklerden, ergimiG maddelerden veya buharlardan oluGur. Atom veya iyonlar dağınık ve rasgele durumda bulundukları ortamlardaki ısı ve basınç değiGmeleri neticesinde belli bir düzen içerisinde birikerek kristalleri oluGtururlar. Burada en önemli unsur soğumadır. KRGSTAL OLUgUMU Kuvars Kristali KRGSTALLER Birim hücrelerin belirli sayıda değiGik tipleri vardır. Bunlar a, b ve c eksenlerinin karGılaGtırılmalı boyutlarına ve ?, ?, ? açılarının değerlerine göre 7 değiGik Gekilde bulunurlar. KRGSTAL SGSTEMLERG KÜBGK TETRAGONAL ORTOROMBGK HEGZAGONAL MONOKLGNGK TRGKLGNGK ROMBOEDRGK KRGSTALLER PGRGT KUVARS KRGSTAL SGSTEMLERG (KÜBGK) (HEGZAGONAL) Kristaller nadiren ideal Gekillerde geliGir. Büyüme Gekilleri çoğunlukla kristallerin asimetrik olarak geliGmesine neden olur. Bununla birlikte, bir eriyikte aynı anda oluGan kristaller bile birbirlerinden farklı olabilirler MGNERALLER Minerallerin tanınmasında, kristal Gekilleri ve atomik yapılarının yanında fiziksel özelliklerinden de yararlanılır. Bunlar, renk, özgül ağırlık, sertlik, kırılma, dilinim, parlaklık, manyetik özellik ve çizgi rengidir. MGNERALLERGN FGZGKSEL ÖZELLGKLERG Renk Minerallerin çoğu renklidir. Bu renkler karakteristik renkler olabildiği gibi ayrıGma sonucu geliGen renklenmelerde olabilir. Minerallerin esas renkleri tanınmalarında yardımcı olan önemli bir özelliktir. Muskovit (GümüG renkli) Ortoklas (Pembe, turuncu) Plajiyoklas (Mat, pastel beyaz) Kuvars (Camsı betaz) MGNERALLER MGNERALLERGN FGZGKSEL ÖZELLGKLERG Özgül ağırlık Bir minerale ait kristalin, hacmine eGit damıtık sudan kaç defa daha ağır olduğunu gösteren sayıdır. Yoğunluğu fazla olan mineraller az olanlara göre daha ağırdır. Dilinim Bir mineralin belirli bağlantı zayıflığı gösteren düzlemler boyunca kırılması özelliğidir. Bu özellik atomların dizilime bağlıdır. Bazı mineraller dilinim göstermeyebilir. 3 farklı yönde dilinim gösteren KALSGT Dilinim Göstermeyen DOLOMGT MGNERALLER MGNERALLERGN FGZGKSEL ÖZELLGKLERG Sertlik Minerallerin aGınmaya veya çizilmeye karGı gösterdikleri dirençtir. Minerallerin sertliği MOHS Sertlik Cetveli ile saptanır. Mineral adı Sertlik Talk 1 (tırnakla çizilir) Jips 2 Kalsit 3 (toplu iğneyle çizilir) Florit 4 Apatit 5 Feldispat 6 Kuvars 7 (camı çizer) Topaz 8 Korund 9 Elmas 10 (herGeyi çize) Camın sertliği 5.5 Örnek camı çizdiğine göre sertliği 5.5’den fazladır (KUVARS) Çizgi rengi Minerallerin porselene sürüldüklerinde bıraktıkları renktir.ve bazı mineraller için karakteristiktir. (Sarı renkli piritin çizgi rengi siyah) Manyetik Özellik Bazı mineraller manyetik özelliğe sahiptir. Yani demirleri çekme özelliğine sahiptir. (Manyetit ataçları çekmektedir) MGNERALLER MGNERALLERGN FGZGKSEL ÖZELLGKLERG Kırılma Bir mineralin dilinim düzlemi haricinde geliGigüzel bir yüzey boyunca kırılmasıdır. Örneğin kuvars minerali midye kabuğu Geklinde konkoidal kırılır. Parlaklık Taze bir mineral yüzeyinin yansıttığı ıGığın görüntüsüne parlaklık denir. Metalik ve metalik olmayan olmak üzere 2’ye ayrılır. Kuvars konkoidal kırılır MGNERALLER MGNERALLERGN FGZGKSEL ÖZELLGKLERG MGNERALLERGN SINIFLANDIRILMASI Minerallerin sınıflandırılması sertliğe, kristal yapılarına vb. özelliklerine göre bir çok Gekilde yapılabilmektedir. Ancak kimyasal bileGime göre yapılan sınıflama sistemi, jeolojik ve mineralojik amaçlar için en uygun olanıdır. Bunlar aGağıda belirtilmiGtir. Silikatlar En yaygın mineral grubudur. Yerkabuğu yapısındaki minerallerin % 90’ı bu grupta bulunur. Bunlar SiO anyonlu minerallerdir. Karbonatlar CO 3 anyonunun değiGik metal katyonları ile oluGturdukları bileGikleridir. En yaygın olanı Ca CO 3 bileGimli kalsittir. Sülfitler FeS 2 (pirit), PbS (Galen) gibi minerallerin oluGtuğu gruptur. Çok önemli cevher mineralleri bu gruptadır. Oksitler Oksijen anyonları içeren Al 2 O 3 gibi minerallerin oluGturduğu gruptur. Sülfatlar (jips), Fosfatlar (halit), Boratlar (boraks)….. MGNERALLER KAYAÇLARIN BGLEgGMGNE GGREN MGNERALLER Kuvars Kristal Gekli: Prizmatik veya büyük kristaller Renk: Camsı beyaz Kırık Gekli: Konkoidal Sertlik: 7 Dilinim: Yok Yoğunluk: 2,6 Alkali feldispat Renk: Pembe veya turuncu Kırık Gekli: Dilinim düzlemleri boyunca Sertlik: 6 Dilinim: Gki adet dilinim sistemi Yoğunluk: 2,6 Plajiyoklas Renk: Mat beyaz Kırık Gekli: Dilinim düzlemleri boyunca Sertlik: 6 Dilinim: Gki adet dilinim sistemi Yoğunluk: 2,6 MGNERALLER Amfibol Kristal Gekli: Prizmalar, yassı, iğne kristaller Renk: Siyah Kırık Gekli: Dilinim düzlemleri boyunca Sertlik: 5-6 Dilinim: Gki dilinim sistemi (eğik) Yoğunluk: 3 Piroksen Kristal Gekli: Yassı kübik kristaller Renk: Siyah Kırık Gekli: Dilinim düzlemleri boyunca Sertlik: 6 Dilinim: Gki adet dilinim sistemi (dik) Yoğunluk: 3.2-3.5 Olivin Kristal Gekli: Kısa prizmatik Renk: YeGil Kırık Gekli: Konkoidal veya geliGigüzel Sertlik: 6-7 Dilinim: Nadiren Yoğunluk: 3.2-4.3 MGNERALLER Biyotit Kristal Gekli: Bükülebilir ince pullar Renk: Siyah, kahverengi, yeGi Sertlik: 2-2.5 Dilinim: Çok ince dilinim sistemi Yoğunluk: 3.02-3.12 Muskovit Kristal Gekli: Bükülebilir ince pullar Renk: Saydam gümüG Sertlik: 2-2.5 Dilinim: Çok ince dilinim sistemi Yoğunluk: 2.8 Kalsit Kimyasl bileGim: kalsiyum karbonat Renk: Renksiz, mat beyaz Kırık Gekli: Dilinim düzlemleri boyunca Sertlik: 3 Dilinim: EGkenar dörtgenler Geklinde 3 adet Yoğunluk: 2.7 MGNERALLER KAYAÇLAR Kayaçlar mineral topluluklarıdır. ÇeGitli minerallerin mineral veya kayaç parçacıklarının bir araya gelmesinden veya tekbir mineralin çok sayıda birikmesinden meydana gelir. Yerkabuğunu oluGturan kayaçlar oluGum koGullarına ve kökenlerine göre üç ana gruba ayrılır. Bunlar, magmatik, tortul ve metamorfik kayaçlardır. SOĞUMA VE KATILAgMA (KRGSTALLEgME) ERGME AgINMA, TAgINMA DEPOLANMA ÇGMENTOLANMA SICAKLIK VE BASINÇ (METAMORFGZMA) MAGMA TORTU MAGMATGK KAYAÇLAR Eriyik halde bulunan magma, katı halde bulunan kayaçların manto içerisinde kısmi ergimesi neticesinde oluGur. Magmanın yoğunluğu çevresinde bulunan kayaçlardan daha az olduğu için sürekli olarak yeryüzüne doğru hareket eder ve bu hareketlilik çoğunlukla volkanik patlamalarla son bulur. Volkanik Patlama Erime Volkanik Patlama MAGMATGK KAYAÇLAR ErimiG halde silikat hamuru durumundaki magmanın yerkabuğunun derinliklerinde veya yeryüzünde soğuyarak katılaGması sonucu oluGan kayaçlara ise magmatik kayaç adı verilir. Magmanın yerkabuğunda soğudu derinliklere (soğuma hızına bağlı olarak) göre yapı bakımından 3 tür kayacın oluGumu söz konusudur. 1. Derinlik Kayaçları 2. Yarı Derinlik Kayaçları 3. Yüzey Kayaçları DERGNLGK KAYAÇLARI Magmanın soğuması ve katılaGması yerkabuğunun derinlerinde meydana geldiği zaman oluGan kayaçlardır. Soğuma yavaG geliGtiği için kayacı oluGturan tüm mineraller kristalleGecek zaman bulurlar. Bunun sonucu olarak gözle seçilebilir boyutta mineraller oluGur. DERGNLGK KAYACI DERGNLGK KAYACI Kristallenme Alkali feldispat granit Granit Granodiyorit Diyorit Gabro ALKALG FELDGSPAT KUVARS PLAJGYOKLAS MAFGK MGNERALLER Amfibol Piroksen Biyotit DERGNLGK KAYAÇLARI YÜZEY KAYAÇLARI Magmanın yeryüzüne çıktıktan sonra çok hızlı bir Gekilde soğuması sonucu oluGan kayaçlardır. Hızlı soğuma minerallerin gözle görülecek bir boyuta katılaGmalarına neden olmaktadır. Bu nedenle derinlik kayaçları sadece iri taneli mineraller ile, yüzey kayaçlarında ise ince taneli mineraller ve hamur maddesi ile tipiktir. YÜZEY KAYACI YÜZEY KAYACI Bazalt BoGluklu bazalt Andezit PLAJGYOKLAS Obsidiyen Dasit MAFGK MGNERALLER HAMUR Tüf KUVARS YÜZEY KAYAÇLARI Yarı Derinlik Kayaçları Magmanın yerkabuğu içerisinde yüzeye yakın derinliklerde hızlı soğuması sonucu geliGen kayaçlardır. Bunlar derinlik kayaçları ile yüzey kayaçları arasında bir geçiG teGkil ederler ve porfirik kayaçlar diye adlandırılırlar. Bunların karakteristikleri iri ve ince minerallerin bir arada bulunmasıyla tipiktir. PLAJGYOKLAS AMFGBOL BGYOTGT HAMUR ANDEZGT PORFGR Diyabaz Dolerit MAGMATGK FAALGYETLER TaG hamuru anlamına gelen magma, yerkabuğu içindeki yükseliGi sırasında meydana gelen bazı değiGiklikler (özellikle soğuma) nedeniyle magmatik kayaçlara dönüGür. Magma, ergime sıcaklığı 1000 o C’nin üstinde olan silikat mineralleri ile, kritik noktaları 500 o C’nin altında olan uçucu maddelerin heterojen karıGımı Geklinde tanımlanabilir. Volkanik patlama MAGMATGK KAYAÇLARIN DOĞADAKG gEKGLLERG Lakolit Sil Dayk Batolit Magmatik kayaçlar Gekil, boyut ve yan kayaçlarla iliGkilerine göre sınıflandırılmaktadır. Çoğu durumda plütonun içine girdiği yan kayaçlar daha yaGlıdır. Plüton kendinden yaGlı yan kayaçlara nüfus ederken kayaç katmanları arasına uyumlu olarak girebildiği gibi, onları keserek de uyumsuz olarak yerleGebilmektedir. Bunlar yeryüzünde üzerlerindeki örtü kayacın aGınmasıyla yüzeylenme verir. Dayk Sil Lakolit Batolit Dayk: Magmanın daha yaGlı kayaçları keserek, damar Geklinde uyumsuz olarak yerleGmesi ile oluGur. Sil: Tabaka veya foliasyon düzlemleri arasına giren ve iki yüzeyi birbirine paralel olan magmatik kayaçlardır. Lakolit: Mantar veya mercek Geklinde yerleGmiG olan magmatik kayaçlardır. 5-6 km çapında, yaklaGık 1 km kalınlığında olabilirler. Batolit: Granit gibi derinlik kayaçlarının 100 km2’den daha fazla alan kaplayan Geklidir. Magma yerkabuğunda yükselirken üzerindeki kayaçları yükselterek kubbeleGtir. Magmanın volkanlardan çıktığı bölgeye krater, volkanizma faaliyetini durdurduktan sonra alttaki magmanın tükenmesiyle geliGen çöküntü alanlarına da kaldera adı verilir. Kaldera Krater Volkanlar katı olarak piroklastik malzeme, sıvı olarak lav ve sonunda buhar ve gaz açığa çıkarırlar. Bunların katılaGması volkanik kayaçları (yüzey kayaçları) oluGturur. Piroklastik malzeme ve gazlar TORTUL KAYAÇLAR TABAKALI TORTUL KAYAÇLAR Magmatik, metamorfik ve tortul kayaçların çeGitli koGullar altında kimyasal, fiziksel ve biyolojik bozuGma, erime ve dağılması sonucu oluGan malzemenin taGınarak belirli çökelme ortamlarında (göller, denizler) çökelmesi ile oluGan ürüne tortu adı verilir. Bu tortu taneleri arasındaki boGlukların çimento adı verilen daha ince tane malzeme ile dolarak sıkıGması ve katılaGması ile TORTUL KAYAÇLAR oluGur. En tipik özellikleri tabakalı olmaları ve fosil içermeleridir. TORTUL KAYAÇLAR Var olan kayaçlar buzul, akarsular ve rüzgarlar vasıtasıyla aGınmakta ve denizler gibi çeGitli çökelme ortamlarında birikip taGlaGırlar. Birikme esnasında en altta bulunan tabakalar en üstte bulunan tabakalara nazaran daha yaGlıdır. TGPGK ÇÖKELME ORTAMI Taşkın alanı Alluvyal fan Buzul Kumullar Resif Delta Derin deniz tabanı Deniz altı fanı Lagün Bariyer adası Kıtasal self Denizaltı kanyonu Kıta yamacı Yükselme TORTUL KAYAÇLAR Alansal olarak yerkabuğunun yaklaGık % 75’ini kapsayan bu kayaçlar, içerisinde petrol ve doğal gaz gibi enerji kaynaklarını bulundurmaları nedeniyle büyük önem taGımaktadır. Tortul kayaçlar bileGen tiplerine göre 3 ana guruba ayrılır. Bunlar aGağıda verilmiGtir. 1. Kırıntılı Tortul Kayaçlar 2. Kimyasal Tortul Kayaçlar 3. Organik Tortul Kayaçlar Grand Kanyon’daki (Amerika) tortul kayaçlar Kırıntılı Tortul Kayaçlar Daha önceden var olan magmatik, metamorfik ve tortul kayaçların çeGitli koGullar altında kimyasal ve fiziksel olarak parçalanması sonucu oluGan değiGik boyutlardaki kırıntıların değiGik mekanizmalar ile (akarsu, rüzgar, buzul) çökelme ortamlarına taGınmaları, çökelmeleri ve bu ortamlarda katılaGmaları ile kırıntılı tortul kayaçlar oluGur. Kırıntılı tortul kayaçlar içerdikleri parçaların boyutlarına göre çakıltaGı, kumtaGı, silttaGı ve kiltaGı gibi gruplara ayrılırlar. Değişik boyutlardaki kırıntılı tortul kayaçların ardalanmalı olarak çökelmesi Kırıntılı Tortul Kayaçlar KONGLOMERA (taneler yuvarlak ve 2 mm den büyük) BREŞ (taneler köşeli ve 2 mm den büyük) KUMTAŞI (taneler 2-0.0625 mm arasında) SİLTTAŞI ve KİLTAŞI (taneler sittaşı için 0.065 mm den, kiltaşı için 0.002 mm den küçük ) Kimyasal Tortul Kayaçlar Bu tür kayaçlar doygun haldeki eriyikten çökeltilmek suretiyle (kimyasal) oluGurlar. En önemlisi kireçtaGı ve marndır. Organik Tortul Kayaçlar Bu tür kayaçlar bitki ve hayvan organizmalarının parçalanması ve çökelerek değiGim geçirmesi ile oluGan kayaçlardır. BOL FOSGLLG KGREÇTAgI METAMORFGK KAYAÇLAR Tortul veya magmatik kayaçların sıcaklık, basınç, gerilme ve kimyasal olarak etkili olabilecek sıvı ve gazların etkisiyle değiGikliğe uğramaları metamorfizma bunun sonucunda oluGan kayaçlara ise metamorfik kayaç denir Mineraller belirli sıcaklık ve basınç altında durağan durumda bulunurlar. Eğer sıcaklık ve basınç değerinde bir artma meydana gelirse mineral değiGerek aynı kimyasal bileGimde olan baGka bir minerale dönüGür. Bu olaya metamorfizma adı verilir. Metamorfik kayaçlar foliasyon özellikleriyle tipiktirler METAMORFGK KAYAÇLAR FOLGASYON Metamorfik kayacı oluGturan belirli minerallerin birbirlerine paralel düzlemler veya çizgisellikler oluGturacak Gekilde toplanmaları. METAMORFGK KAYAÇLAR Metamorfizma derecesinin artmasıyla beraber kayaçlardaki tane boyunda artıG gözlenir. Sıcak magmanın yüzeye çıkarken yan kayaçları piGirmesi, fay zonlarındaki basınç metamorfizmayı sonuçlar Şeyl Sleyt Fillat Şist Gnays Migmatit METAMORFGK KAYAÇLAR Fillat gist Gnays Mermer Kuvarsit FOLGASYONLU FOLGASYONSUZ