Mısır Arkeolojisi MISIR ARKEOLOJİSİ MISIR ARKEOLOJİSİ       M.Ö. 2. binlerde, Asyalı kavimlerin Mısır'ı yağmalamaları sonucunda, Mısır kabuğundan sıyrılmak zorunda kalmıştır. Nil Nehri, Mısır için önemli bir geçim kaynağı olmasına rağmen, Mısır'da yaşayan insanların eyaletlerini büyütmesinin ve mücadele yapmalarının da karşısında duruyordu. Kısacası Nil Nehri, bütün eyaletlerin düşmanıdır. Bunun nedeni taşkınlardır. Taşkınlardan korunmak için setler oluşturmuşlardır.       Güneydeki Nom'lar birlik oluşturarak, kuzeydeki Nom'lara karşı olmuşlardır. Mısır'ın güney kesiminin doğu çöllerinde altın, maden, işlenen, işlenemeyen, değerli ve değersiz çok sayıda taş zenginliği vardı. Mısır'ın kumu ve çölü, koruyucu nitelikte olup, organik maddelerin çürümesini ya engellemiştir ya da geciktirmiştir. Bunun benzeri Orta Asya'daki çöllerde ve buzul alanlarda görülebilmektedir.       İhtişam ve görkemlilik açısından Mısır, Mezopotamya'dan daha ileri bir seviyedeydi. Eski Mısır, Mezopotamya'ya kıyasla yazıya daha iyi adapte olmuştur. Resim yazısı ile yazı dönemine başlanmıştır. Mezopotamya'nın kullandığı çivi yazısını benimsememişlerdir. Eski Mısır kentleri terkedildikten sonra, halk harabelerin üzerindeki yazıları kutsal olarak kabul etmiştir ve bu kutsal yazılara "Hiyeroglif" adını vermişlerdir.       Mısırlı tarihçi Manetho, Memfis'i Hut-Ka-Ptah ( Ptah'ın Ka'sının Koruma Duvarı ) olarak adlandırmış ve Grekçe'ye Ai-gy-ptos olarak çevirmiştir. Bu kelime Latince'ye EGYPTVS olarak geçmiştir. Manetho, Mısır'daki sülaleleri tek tek kronolojik bir sıra içerisinde bize sunmuştur. Papirüslere yazdığı eserlerin sadece bir kısmı günümüze ulaşabilmiştir. Mısır Krallığı'nı 30 sülaleye ayırmıştır. Memphis, Eski Mısır'ın kilit noktasıdır. Ancak Asya'lılarla mücadele başladığında "Tonis" ve "Avaris" gibi eyaletler ön plana çıkmıştır.   MISIR PREHİSTORYASI     Mısır'daki Neolitik Dönem, M.Ö. 4500'lerde başlar. Asyut'un güneyindeki Tasyan ve Badaryan kültürleri olasılıkla avcı-toplayıcılardır.   1-) Tasyan Kültürü       Orta Mısır'da Deir Tasa'da bulunmuş mezarlarla temsil edilir. Daha çok Nubia/Sudan etkili bir kültürdür. Çizi bezekli kalsit bardakları vardır. İçi ve dışarıda üst kısmı siyah boyalı çömleklerle bilinir.   2-)Badaryan Kültürü       Kökleri M.Ö. 5500'lere dayanır. Al Badari'de ele geçen yaklaşık 600 mezarla temsil edilir. Yaşam mekânları ve evleri hakkında herhangi bir bulguya rastlanmamıştır. Güneyli bir kültürdür. Badaryanların siyahî ırka mensup oldukları düşünülmektedir. Mısır'ın ilk çiftçi, avcı ve madenci kültürünü yansıtır. Arpa, buğday ve keten tarımını biliyorlar. Koyun ve keçiyi evcilleştirmişlerdir. Bazalttan ve fildişinden yapılmış kap-kacakları mevcuttur. Hartum Neolitik Seramiği'nden etkilenmişlerdir.       Ölülerini yaşadıkları yerin dışına, çöle yakın alanlara gömmüşlerdir. Ölüler, gövde güneye, yüz batıya dönük hocker biçimde, keten veya deri örmeye sarılı olarak gömülmüştür. Güney yönü "Başlangıç Ülkesi ve Ata Ruhların Ülkesi" olarak algılanmıştır. Yüzün batıya döndürülmesi de "Bedenden çıkan ruhun gittiğine inanılan saklı ülke" anlamındadır. Bu ölü gömme gelenekleri, Sülaleler Dönemi'ni de etkilemiştir. Koyun, sığır, çakal ve köpek gömüleri mevcuttur. İnsan gömülerinde gazel ve hipopotam gibi hayvan amuletleri bulunmuştur. Mezarlara süs eşyaları, makyaj malzemeleri ve ölen kişinin kişisel eşyaları konulmuştur. Özellikle malakit ithalatı yapılmış ve gözlerde kullanılan yeşil süsleme rengi bu cevherden elde edilmiştir.       Turkuaz ve ahşap oymacılığı görülür. Bazı mezarlarda cam, fildişi, kristal ve bakır buluntulara rastlanmıştır. Buluntular arasında; boncuklar, kemik iğneler (bız), bakır iğneler, kilden kayık modelleri, taraklar, aynalar, bilezikler, fildişi yüzükler, burun ve kulak çivileri, deniz kabuklarından amulet ve kolyeler, keten örme kumaşlar, hayvan derileri, fildişi kaşıklar, pişirme kapları, sepet işleri ve ok uçları vardır.       Badaryanların çok barışçıl bir topluluk olduğu tahmin ediliyor. Nispeten uzun yaşamışlardır. İskeletlerde savaş ölümünü gösterecek bulgulara rastlanmamıştır. Savaş aletleri de bulunmamıştır. Bu durum onların izole durumda yaşamış olmaları ile açıklanabilir.     KALKOLİTİK (ENEOLİTİK) ÇAĞ (M.Ö. 4000-3000) AMRATYAN KÜLTÜRÜ NAKADA I M.Ö. 4000-3500 GERZEYAN KÜLTÜRÜ NAKADA II M.Ö. 3500-3200              ÖN SÜLALELER DÖNEMİ NAKADA III M.Ö. 3200-3000                AMRATYAN (NAKADA I) KÜLTÜRÜ (GÜNEY KÜLTÜRÜ)-M.Ö.4000-3500     İlk olarak El Amra'da tespit edilmiştir. Bu dönemin en iyi buluntuları Nakada kazılarında açığa çıkarılmıştır. Önceleri Badaryan Kültür ile paraleldi fakat sonradan onun yerini almıştır. Sosyal tabakalaşmanın olmadığı yerel köy kültürüdür. Nil Vadisi'nde tarımsal etkinlikler başlamıştır. Bu dönem buluntuları kilden yapılmış kalçaları ve bacakları abartılı Ana Tanrıça heykelcikleri, siyah ağızlı ve çizi bezekli çanak çömlekler, çakmaktaşından yapılmış bıçak vb. taş aletlerdir. Ana Tanrıça heykelciklerinin yanı sıra sakallı erkek heykelcikleri ortaya çıkmıştır.       Köylülerin ait oldukları klan ile ilgili kutsal hayvan totemlerinin ortaya çıkması, Nom sisteminin oluşumuna işaret eder. Ölüler basit mezar çukurlarına hocker durumda gömülmüştür. Baş güneye, yüz batıya yönelmiş cesetler, bakır iğnelerle tutturulmuş hasır veya deriye sarılmıştır. Mezara çanak çömlek, silah ve süs eşyası gibi çeşitli hediyeler bırakılmıştır.     Amratyan Kültürü'nün çanak çömlekleri:   Basamaklı Piramit'in kuzeydoğusundaki Kutsal Hayvan Mezarlığı'nda, çömlekler içinde binlerce İbis Kuşu bulunmuştur.       EK BİLGİLER   MEMPHİS     Heredot'a göre Menes, başkent yapacağı Memphis topraklarının güneyine bir set yaptırararak, buradaki bataklıkları kurutmuş ve Memphis şehrini kurmuştur. Buraya, Tanrı Ptah'a atfedilmiş bir mabet yaptırmıştır. Ancak Memphis ve civarı, Eski Mısır kaynaklarında "Beyaz Duvar Nomu" olarak bilinmektedir. Anlaşılan Menes'ten önce burada beyaz bir setle çevrili bir yerleşme vardı. Eski Mısır'ın dilinde Inebou-Hedjou (Beyaz Duvarlar), 1. Dönem'de Djed-Sut (Ebedi Yerler), Orta Krallık Dönemi'nde Ankh-Tawy (İki Ülkenin Hayatı), Yeni Krallık Dönemi'nde Men-Nefer (Ebedi ve Güzel) ve Koptik (Kıpti) yazılımında "Menfe" ye dönüşen kentin ismi, Grek yazılımında Memphis (Μέμφιϛ) şeklini almıştır.       Memphis başkent haline geldikten sonra, krallar güneyde Abydos'a, soylular ise kuzeyde Memphis'in yakınındaki Sakkara'daki mezarlara gömülmüşlerdir. Bu mezarlardan Abydos'takiler daha sade, Sakkara'dakiler ise tapınak mezar biçiminde görkemli mezarlardır. Ancak biri kuzeyde Aşağı Mısır'da, diğeri güneyde Yukarı Mısır'daki bu mezarların kralların, her iki mezarlığa da birer mezar yaptırmış olabilecekleri de düşünülmektedir. Antik Dönem soygun ve tahribatları nedeniyle, bu durum tam olarak açığa kavuşturulamamaktadır.       Sakkara'daki büyük bir dikdörtgen mezarın, yüzey seviyesinde 27 depo odası, toprak altında ise 5 odası mevcuttur. Tuğla mezar, sarayı andırır. Bu yapının hemen kuzeyindeki mahzen içerisinde ahşap bir güneş kayığı bulunmuştur. Abydos'ta da 12 kayık yan yana bulunmuştur. Bunların boyları 30 m civarındadır. Bu kayıkların, kraliyet cenaze törenleriyle ilgili olduğu kesindir.   BASAMAKLI PİRAMİT     Önceki sülalelerin yüksek memurlarının (vezirler) Sakkara'daki mezarları, kraliyet başkenti olarak Memphis'in gelişmesini sağlamıştır. O dönemde söz konusu mezarlar bir grup alçak mastabalar olarak, ufuk çizgisindeki alçak tepeler görünümündeydi.       Djoser, kendi anıtını kıyıdan yaklaşık 1.6 km içeri çekmeye ve orada görkemli bir yapı kompleksini yaptırmaya karar vermiştir. Bu meşhur "Basamaklı Piramit"tir. Sakkara'daki Djoser'in "Basamaklı Piramit"i 109x125 m boyutlarında ve 62 m yükseklikte olup, bilinen ilk piramittir. Bu büyük kompleks Djoser'in veziri ve doktoru olan İmhotep tarafından planmış ve gerçekleştirilmiştir. Piramidin yapımı sırasında 6 adet plan değişikliği uygulanmıştır. Piramidin yapımına ilk önce büyük bir mastaba mezar olarak başlanmış, ama sonunda altı basamaklı bir piramit ortaya çıkmıştır. Duvarları içe doğru hafif eğik olup, bir dehliz ile mezar odasına ulaşılır. Ayrıca iç kesimde birçok kuyu ve tüneller mevcuttur.   APİS KÜLTÜ       Başında üçgen şeklinde beyaz bir alameti olan ve beyaz lekelere sahip olan siyah renkli Apis Boğası, Memphis'te tapınım görmüştür. Boğanın alnındaki üçgenden, sırtında akbabaya benzeyen bir şekilden, sağ yanında bir hilalden ve dili üzerinde skrabe işaretinden bulunması gerekiyordu. Kuyruğu ise siyah-beyaz iki renkli olmalıydı. Apis Boğası, Tanrı'nın yeryüzündeki temsilcisi olarak görülürdü. İnsanlar adına Tanrı ile aracılık yapan diğer hayvanlardan farklıydı. Apis Boğası, Ptah Mabedi'nin karşısına yapılmış bir mabette, rahipler tarafından özenle beslenir ve bakılırdı. Ölümü büyük bir matem, yenisinin ortaya çıkması ise büyük bir sevinç kaynağıydı. Ölen Apis Boğası mumyalanırdı. Bir Firavun'un ölümü gibi ihtişamlı cenaze töreni ile Sakkara'da bulunan yer altı galerilerindeki lahitlere konulurdu. Apis Boğası, Osiris ile özdeşleştirilmiş olsa da, boğa tapınımı daha erken dönemlerde başlamıştır.   MNEVİS BOĞA KÜLTÜ     Heliopolis'in kutsal boğasıdır. Güneş Tanrısı Ra ile ilgili olup, "Büyük Siyah" olarak tapınım görmüştür. Apis Boğası gibi mumyalanarak gömülür. Mitolojiye göre, güneş sabahleyin bir altın genç boğa olarak doğar, gün boyu büyür ve akşamleyin en büyük halini aldıktan sonra Mnevis Boğası'nı doğurması için "Göksel İneği" döller.   MENDES KEÇİSİ/MENDES KOÇU KÜLTÜ     Mendes kentindeki bilgi ve zekâ tanrısı Ptah kültüne aittir. Ptah, Mendes'te bir keçi/koç haline dönüşmüştür. Bilgelik ve zekâ aynı zamanda şeytani özelliklerdir. Mendes Keçisi, Eski Mısır dilinde "ruh" anlamına gelen Ba'yı temsil eder. Ptah "Büyük Büyücü" ve "Yılanların Efendisi" olarak da anılır.   ****MASTABA: Ebedi ev, piramitlerin öncü tipi. Eski Mısır'da, içinde daha derin yapılmış bir mezar odası bulunan, kerpiç veya tuğladan yapılmış, düz çatılı, dikdörtgen planlı, dışa eğimli, mezar anıtı. Ev planına sahip mastabanın içi, ortada lahdin bulunduğu merkezi oda çevresindeki mezar eşyasının konulduğu odalardan oluşmaktadır. ****TANRI SETH: Vadi Mısır'da, II. Nom'un koruyucu tanrısı Seth tapınımı, M.Ö. 3400 yılında Nubt'ta (Yunanca 15) başlamıştır. Seth, dört köşe kulaklı, kuyruğu püsküllü, sivri burunlu bir tanrıdır. Karınca yiyen, eşek, domuz ve tazı gibi hayvanların karışımıdır. Gökyüzü, çöl, fırtına, kargaşa ve savaş tanrısıdır.       ****Horus Adı: Bu ad bir saray fasadı olarak gösterilen Serekh içine hiyeroglifle yazılır ve bunun üzerinde veya yanında bir şahin (Tanrı Horus) tasviri bulunur. Bununla, kralın Tanrı Horus'un yeryüzündeki görünümü olduğu anlatılmıştır. ****Nepty Adı: "İki Bayan" anlamındaki bu ad, Aşağı ve Yukarı Mısır'ın heraldik (karşılıklı duran) tanrıçalarını gösterir. Bunlar, Yukarı Mısır'ın akbaba ile sembolize edilen baş tanrıçası Nekhbet ile Aşağı Mısır'ın kobra yılanı ile temsil edilen baş tanrıçası "Wadjet" tir. Bu isim, bir kartuş veya Serekh içine yazılmaz, daima iki sepet üzerinde gösterilen akbaba ve kobrayla gösterilir. ****Altın Horus Adı: Altını simgeleyen güneş hiyeroglifi üzerine veya yanına tünemiş Horus Şahini ve altta kralın adının yazılmasıdır. Bu düşmanına galip gelmeyi sembolize eder.