Bilgisayar Donanımı Sabit Diskler 74 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya SAB İT D İSKLER Bilgisayarlarda bilgi depolama ünitesi. Sabit diskler büyük miktarda bilgiyi uzun süreli olarak saklamak için kullanılan manyetik disklerdir. Genellikle ta şınabilir olma özelli ği yoktur. Zaten bu yüzden de sabit disk adını almı şlardır. Bilgisayar kasasının içinde kendileri için ayrılmı ş yuvalara yerle ştirilirler. Sabit diskler özellikle disketlerle kar şıla ştırıldı ğında çok büyük miktarda bilgi depolama özelli ğine sahiptirler. Sabit Disklerin Yapısı Sabit disklerin temel ve istenildi ğinde bu bilgileri geri vermektir. Temelde sabit diskler birer mıknatıstır. Söz konusu bilgiler sabit disklere mıknatısların kutuplarında yaratılan de ği şmeler sayesinde kaydedilir. Sabit diskin içini açtı ğınızda kar şınıza verilerimizin kaydedildi ği silindirler çıkar. Bir sabit diskte a şa ğıdaki şemada gösterilen ana bile şenler vardır. Silindirden az önce bahsetmi ştik. Motor olarak gösterilen siyah göbek silindiri döndürmekle görevlidir. Kırmızı çubuk okuma-yazma i şini yapan kafadır. Çubu ğun altındaki kısım ise; kafayı, devreden gelen komutlar çerçevesinde sa ğa sola oynatarak silindirin üzerinde gezmesini sa ğlar. Kafa ile silindir arasında 0.000001 inç bo şluk vardır.Elektrik devre modülü ise sabit diskin kendi kontrol merkezidir ve i şlemciden gelen sinyalleri çözümleyerek bünyesindeki parçaların nasıl davranması gerekti ğini belirler. Elektrik devre modülü sabit diskin alt tabanına monteli haldedir. Bu yüzden dikkat edilmesi gerekir. Devrede anakart (Main Board) üzerinden i şlemci ile verisel ileti şim kurmasını sa ğlayan IDE connector ba ğlantısı ve güç ba ğlantı BÖLÜM 5 75 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya noktası vardır. Bu kabloların özel olarak belirtilen renkleri vardır. Veri ileti şimini sa ğlayan kablo ile güç kabloları devreye, kabloların kırmızı tarafları birbirine bakacak şekilde takılır. Yandaki şekil bu anlatılanı göstermektedir. Siyah renkli kablo topraklama için kullanılmakta. Bunların biri biriyle 12 volt, di ğeri ile 5 volt elektrik sa ğlar. IDE kablosu ise gri renktedir. Sadece bir tarafına kırmızı bir çizgi çekilmi ştir ki az önce söyledi ğim şekilde kabloların takılmasında bir yanlı şlık olmasın diye. Son olarak devre üzerinde Jumper ayar bölgesi vardır ama bu apayrı bir konu oldu ğu için şimdi girmeyece ğim. Bunlardan ba şka devre üzerinde; i şlemci ile ba ğlantı kurarken i şe yarayan ve motorları hareket ettiren kontrol çipleri vardır. Sabit disk içindeki silindirler bilmem kaç bin devirle dönerken kafalar da sa ğa sola sürekli hareket ederler. Aralarındaki mesafe yok denecek kadar azdır. Ancak bu hızla bir dönme gerçekle şti ğinden silindir ile kafa arasında bir hava sirkülasyonu olu şur temas gerçekle şmez. Hava yastı ğı görevi gören bu aralı ğa gözle görülmeyecek bir tozun bile girmesi tüm mekanizmayı bozmaya yeter. Söz konusu anlattı ğımız bu mekanizma kusursuz denilecek bir mükemmellikle i şlemektedir. Öyle ki bir silindirin 1mm2`lik alanında yer alan 1-2 milyon mıknatıs dakikada 10000 devirle tek tek ayırt edilerek okunur ve yorumlanır. SAB İT D İSK İ OLU ŞTURAN TEMEL PARÇALAR Bütün hard diskler temelde aynı yapıdadır. Bir hard disk en basit haliyle şu parçalardan olu şur: Bilgilerin manyetik olarak depolandı ğı bir veya daha fazla sayıda plaka (platter), okuma yazma kafaları, plakalarla okuma yazma kafalarının hareketini sa ğlayan motorlar ve diskin kontrolünden sorumlu devreleri üzerinde barındıran kontrol kartı. Plakalar Bilgileri saklamak için kullanılan plakalar alümünyum, cam gibi manyetik duyarlılı ğı olmayan maddelerden yapılır. Plakalarda daha uygun ısı direnci özellikleri ve daha ince yapıda kullanılabildi ği için temel madde olarak modern disklerde alüminyum yerine cam kullanılır ve cama kırılmasını engelleyecek kadar da seramik karı ştırılır. Daha sonra bu plakaların yüzeyleri manyetik duyarlılı ğı olan bir filmle kaplanır. 76 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya Bir hard diskte birden fazla plaka bulunabilir. Eskiden plakaların yüzeylerine temel maddesi demir oksit olan bir sıvı da ğıtılarak sürülürdü fakat hard disklerin kapasitelerinin artmasıyla bu teknolojinin sınırlarına ula şılması çok sürmedi. Ayrıca okuma/yazma kafasının plakaya çarpması durumunda da bu yöntemle üretilen plakalar kurtulamıyordu ve diski de ği ştirmekten ba şka çare yoktu. Günümüzdeyse electroplating denen bir yöntemle plakaların yüzeyi kobalttan olu şan bir filmle kaplanır. Son olarak da bu filmin üzerine kafa çarpmalarına kar şı bir miktar koruma sa ğlayan bir tabaka daha çekilir. Bilgiler plakalarda sektörler (sector) ve izler (track) halinde saklanır. Her sektör 256, 512 gibi belirli bir sayıda byte içerir ve plaka boyunca yanyana duran bütün sektörlerin olu şturdu ğu yapılara da iz denir. Diskin kendisi veya i şletim sistemi sektörleri gruplayarak onları cluster denen yapılar halinde topluca i şler. Low level formatting denen i şlemle plakalar üzerinde sektörler ve izler olu şturulur, bunların ba şlangıç ve biti ş noktaları plakalar üzerinde belirlenir. Daha sonra da high level formatting yapılarak dosya depolama yapıları olu şturulur ve dosyaların plakalarda olu şturulan sektörlere ve izlere hangi düzende yazılaca ğı belirlenir. Low ve high level formatting i şlemleri sonrasında plakalar okuma/yazmaya hazır hale gelir. A şa ğıdaki şekilde mavi renkle bir sektör, sarıyla da bir iz gösteriliyor. Plakar üzerinde veri depolanan noktalar moleküler boyutta olduklarından hard diskin içindeki bir toz tanesi bile plakaları çizerek onlara zarar verebilir. Bunun için hard diskler tozsuz ortamda üretilir ve üretildikten sonra kapatılır. İç basınçla dı ş basıncın dengelenmesi için de çok iyi filtrelenmi ş bir havalandırma deli ği bulunur. 77 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya Plakalar ortalarından geçen bir mil üzerine belirli aralıklarla yerleştirilirler ve bu mil etrafında bir motor tarafından belirli bir hızda sürekli döndürülürler. Böylece plakanın üzerinde duran okuma/yazma kafası plakanın yaptı ğı bu dönme hareketi sayesinde bir iz boyunca i şlem yapabilir. OKUMA YAZMA KAFALARI VE KONTROL KARTLARI Okuma/Yazma Kafaları Bir okuma/yazma kafasının görevi adından da anla şıldı ğı gibi plaka üzerinde okuma/yazma i şlemlerini yapmaktır. Aslında bir okuma/yazma kafası yakla şık 1 mm 2 çapındaki minyatür bir elektromıknatıstan ba şka bir şey de ğildir. A şa ğıdaki resimde en basit haliyle bir okuma/yazma kafasını görebilirsiniz. Kafalar okuma yazma i şlemi sırasında plakayla temas etmezler, dönen plakaların yarattı ğı hava akımı kafaları plakaların sürekli bir miktar yukarısında tutar. Eski disklerde plakayla kafa arasında 0,2 mm civarında bir bo şluk varken modern disklerde bu bo şluk 0,07 mm civarındadır. Disk çalı şmadı ğı zaman da kafalar plakalar üzerinde Landing Zone denilen bölgelerde sabit olarak dururlar. Bu bölge bilgi depolamak için kullanılmaz. Güçte ani bir kesilme veya dengesizlik sonucu kafa disk yüzeyine çarpar ve Head Crash dedi ğimiz kafa çarpma olayı olur. Kafa landing zone yerine bir sektörün üzerine dü şerse o sektör hasar görerek kullanılamaz hale gelir ve kullanılamayan bu bozuk sektöre Bad Sector denir. Diski tekrar sorunsuz kullanabilmek için Scandisk gibi bir araç kullanarak diskteki bad sectorler kullanılmamaları için i şaretlenmelidir. Ba şka bir yöntemse diske low level format atarak sektörleri tekrar olu şturmaktır, bu esnada sektörler plakadaki bozuk kısımlar atlanarak sa ğlam bölgelerde tekrar olu şturulur. Okuma/yazma i şlemi aslında çok karma şıktır; bunu sizlere en basit haliyle anlatmaya çalı şaca ğım: Bir plakaya bilgi yazmak için kafadan plakaya akım dalgaları gönderilir ve bu akımla yüzeydeki hedef nokta polarlanır. O nokta manyetik polarizasyonuna göre 0 veya 1 de ğerini alır ki ikili sistemle çalı şan bilgisayarlarımız için anlamı olan tek de ğerler bunlardır. Okuma sırasındaysa okunacak noktanın kafadaki bo şlukta yarattı ğı manyetik alanın yönüne göre o noktanın de ğerine (0 veya 1) ula şılır. 78 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya Aslında bir kafada okuma ve yazma için ayrı k ısımlar bulunur ve yukarıdaki şekilde oldu ğundan çok daha karma şıktır. Kafaların disk yüzeyinde içeriye ve dı şarıya do ğru hareketini sa ğlayan ayrı bir motor vardır ve kafalar bu motora ba ğlı kolların ucunda dururlar. Kafayı tutan kolla kafadan olu şan yapıya Head Gimbal Assembly (HGA) denir. Bu motor sayesinde kafa, plaka üzerindeki farklı izler üzerinde i şlem yapabilir. Modern disklerde voice coil adı verilen motor teknolojisi kulanılır. Çalı şma prensibi hoparlörle aynıdır. Sarımlardan akım geçti ğinde HGA denen yapı hareket eder ve sarımlardan geçen bu akımın yönüne göre kafa plaka yüzeyinde içe ve dı şa do ğru hareketler yapar. Bu sayede bir okuma/yazma kafası palaka üzerindeki farklı izlere gidip gelebilir. Kontrol Kartı Son olarak inceleyece ğimiz kısım ise kontrol kartı. Bir kontrol kartının diski “kontrol” etti ğini söyleyebiliriz. Plakalardaki sektölerin, izlerin, hatalı sektörlerin ve landing zone denen bölgenin fiziksel yerleri kontrol kartına kaydedilir ve kontrol kartı da kafaları bu bölgelere yönlendirir. Hard diskler bilgisayarlarımızla veriyollarını kullanarak haberle şirler ve veriyoluyla hard disk arasındaki ba ğlantıyı kurmak da kontrol kartının en önemli görevlerindendir. Diskin tamponlama için kullandı ğı bellek ve veriyoluyla haberle şmesini sa ğlayan kontrol yongaları bu kartın üzerindedir. Hard disk arızaları kontrol kartı yüzünden de meydana gelebilir, bu durumda diskinizin kontrol kartını aynı model bir kontrol kartıyla de ği ştirerek diskinizi tekrar kullanılabilir hale geitrebilirsiniz. Kontrol kartı hard diskin alt kısmına vidalanır ve sadece tek bir ba ğantıyla diske ba ğlanır, bu yüzden kontrol kartını de ği ştirmek çok kolay bir i ştir. Verilerin Kayıt Edilmesi... Bilgiler sabit diske yazılırlarken geli şi güzel yazılırlar ancak hepsinin yazıldı ğı yer ve konum adreslenmektedir. Aksi halde yazılan bir veri bir daha bulunamaz. Yandaki şekil bir silindir üzerini göstermektedir. Silindir üzerinde yar alan kırmızı halkalar track adını almaktadır. Yüzeyde bulunan her track sektör adı verilen küçük parçacıklara ayrılır. Her silindirde 1024 track ve her track içinde 63 sektör bulunur. 79 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya Dosyalar kaydedildikten sonra diskin indeksine nereye kaydedildi ği hakkında bilgiler dü şülür. (a dosyası silindir4, track 573, sektör 12 gibi) Bir dosyanın büyüklü ğü e ğer 63 KB ise sabit diskte kaplayaca ğı alan 1 sektördür. E ğer 63’den küçük olursa (mesela 10 KB) yine 63 KB‘lik bir yer; yani 1 sektör yer kaplar. E ğer 64 KB olarsa 2 sektör yer kaplar. Bu alan kaybına yol açar. Sorunun giderilmesi için sektörler i şletin sistemlerinde parçalara ayrılır. Bu ayırma işlemi sanal olarak gerçekle ştirilmektedir ve ayrılan her parçaya cluster adı verilir. Windows 95 (ilk sürümleri) ve önceki i şletim sistemleri 16 bitlik bir dosya sistemini kullanmakta idi. Bunun anlamı her sektör 32 KB’lik cluster halinde bölünüyor. Az önce verdiğimiz örne ği şimdi incelersek; 63 KB’den az olan bir dosya (mesela 10 KB) artık 1 sektör (63 KB) de ğil 32 KB cluster‘lük yer kaplıyor. Ve 32 KB cluster bo şta kalıyor. Günümüzdeki Windows 95 (yeni sürümleri), 98, 2000 ve sonrası i şletim sistemleri ise FAT 32 formatında dosya sistemini desteklemektedirler. Bu sistem 1 sektörü 4 ila 16 KB’lik parçalara bölerek daha fazla yer kazandırıyor. Dü şünün ki elimizde 5 KB’lik ufak bir yazı dosyası var. Bu dosya FAT 16 sisteminde 32 KB, FAT 32 sisteminde 8 KB yer kaplar. Bu anlatılanlar dosya sıkı ştırma i şlemlerinde kullanılan mantı ğın aynısıdır. Yalnız unutulmamalıdır ki her cluster içine o programa ait veriler yazılır; bir di ğerleri yazılamaz. Yani şöyle; FAT 32 sisteminde kar şımıza 1 KB’lik bir dosya çıkarsa 1 cluster yer kaplar (4KB), 3KB’lik bo ş kalan alana ba şka bir şey yazilamaz, yani dosyalar cluster‘lerce bir bütün olarak algılanır. Öyle ki dosyalar ta şınır, silinir veya kopyalanırken cluster‘lar halinde i şlem görürler. Dü şünsenize bir cluster‘da 2 ayrı dosyaya ait veri olsa ve biz bunlardan birini silsek di ğerinin de aynı cluster‘e denk gelen kısmını silmi ş olaca ğız. Bu durumda di ğer dosya eksik veri nedeniyle çalı şmayacaktı. 80 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya FAT (File Allocation Table)... Dosya ayrıma tablosu anlamına gelen bu terim disk(et)’lerde indeks olarak kullanılan bölümdür. İşletim sistemleri bir dosya kaydederken nereden ba şlaması gerekti ğini bilmek zorundadır. Aynı şekilde bir dosyayı okuyacaksa yine bunun nereden ba şladı ğını bilmek zorundadır. Aksi halde tüm veriler birbirlerinin üzerlerine yazılırdı. Az önce yukarıda anlatılan dosya ayırma sistemleri FAT 16 ve FAT 32 isimlerini buradan almaktadır. Bu tabloda bir sorun ortaya çıkarsa dosyalarınızı yava ş yava ş kaybetmeye ba şlarsınız. Windows 98 e ğer ba şlat menüsünden kapatılmazsa bir dosya kaybı olabilir dü şüncesiyle, bir sonraki açılı şında scandisk‘i çalı ştırır. (Scandisk disk üzerindeki bozuklukları gidermeye yönelik yazılmı ş bir programdır.) Hatırlarsanız daha önce dosyaların geli şi güzel kaydedildi ğini ve bu dosyaya ait tüm verilerin nereye kaydedildi ğini indekse yazıldı ğını söylemi ştik. Aksi halde okuma-yazma i şlemlerinde hata olu şur. Mesela 5 MB büyüklü ğünde bir dosya sildi ğinizde, söz konusu i şlem FAT‘e kaydedilecektir ve ilgili alan bo ş olarak tanimlanacaktir. Dosya aslinda silinmiyor sadece yok varsayiliyor. Format i şleminde kullanilan ve hizli biçimlendirme yapan bir parametre de (/q) bu i şlemi yapmaktadir. Yüzeye yeni track (iz) açmak yerine FAT‘i siliyor. Silme i şleminden sonra 8.5 MB‘lik bir dosya yüklemek isterseniz; ilk 5 MB‘lık kısmı silinerek bo şaltılan yere geri kalan 3.5 MB‘lık kısmı ba şka bir yere kaydedilecektir. İşte dosyaların geli şi güzel yazılmasından kasıt dosyaların sürekli da ğınık olmasıdır. A şa ğıdaki ilk şekil düzenlenmemi ş bir sabit diski göstermektedir. Sabit disk içindeki plakalar belli hızlarda dönerek aynı merkezli birçok halkaya yani “track”lere ayrılmı ştır. Bu tracklerde adına sektör denilen di ğer yapılardan olu şurlar. Bu hiyerar şinin olu şmasında trackleri olu şturan sektörlerin ve plakaları meydana getiren tracklerin sayısı da büyük önem ta şımaktadır. Çünkü adresleme bu sayılar üzerinden yapılmaktadır. Günümüzün ço ğu sabit diskinde bu sayılar GB’ da 8 veya 16 tane plaka, her bir plakada 2 yada 4 tane kafa. her kafanın ula şabilece ği 1024 track ve track ba şına 63 tane sektör şeklinde sıralanmaktadır. Bir diskin manyetik yüzeyine kayıt yapma i şlemi floppy ve di ğer dijital teyplerden farklı de ğildir. Temelde dedi ğim gibi yüzeyler nokta şeklindeki dizilere ayrılmı ş ve verilerde bu dizelerin belli isimler adreslenmesi ile bulunmaktadır. Bu adreslerin olu şturulması i şlemi ise kafanın verileri disk yüzeyi üzerinde bulmasını sa ğlayacak bir rehberin bulunması sayesinde olacaktır. İşte bu rehberi sabit diskleri kullanmadan önce yaptı ğımız “format” i şlemi gerçekle ştirir. Formatlanmı ş bir diskte kafa her şeye hakimdir ve neyin nerde oldu ğu anında bulur. Format her bir track ve sektöre birer adres verir ve verilerin yönetimini kolayla ştırır. Ama 81 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya bazen verilerin bu şekilde tasnifi, diki daha verimli kullanmayı engellemektedir. Bu sebeple sektörlerde “cluster” denilen ve i şletim sistemince sanal olarak olu şturulan daha ufak parçalara ayrılmı ştır. Bir diskteki clusterların büyüklü ğü ise “partition” denilen disk parçalarının büyüklü ğüne göre de ği şmektedir. Partitisyon Büyüklü ğü - FAT32 Cluster Büyüklü ğü 3GB-7GB - 4KB 8GB-16GB - 8KB 16GB-32GB - 16KB 32GB’dan büyük - 32KB Yandaki tablodan da anla şılabilece ği gibi disk sı ğası büyüdükçe yönetim daha da zorla şmaktadır. Bir bilgisayar istenilen veriyi okumak istedi ği zaman, verinin yerini bulması i şletim sisteminin görevidir. İşletim sistemi ise ilk olarak adına FAT (File Allocation Table-Dosya Yerle ştirme Tablosu) denilen ve bir verinin yerini bilen, nerede ba şlayıp nerede son bulaca ğını aklında tutan bir tabloya bakar. Bu tablo i şletim sistemine verinin hangi track üzerinde hangi sektörde oldu ğunu söyler. Bu bilgileri alan i şletim sistemi de kafayı “git şu adresteki bilgiyi bana getir” şeklinde bir emirle görevlendirilir ve veri oradan okunur. Ama Cluster şeklindeki bir yapının olu şumu da tam anlamıyla diskin verimli kullanılmasını sa ğlamamaktadır. Çünkü her cluster tek bir veri kümesini yani tek bir programa ait veriyi tutabilir. Mesela 4 Kilobyte’lık bir cluster yapısı içerisine 6 Kilobyte’lık bir veriyi sı ğdırmak istiyoruz. Bu verinin 4 KB’lık kısmı clustere sı ğar geri kalan 2 KB’lık kısım ise ba şka bir cluster’a yazılır. Peki bu cluster’ın kalan bölümü ne olacak? Tabiki bo ş kalacak. Yani kullanılmayacak. Bu da fazla yer kaplamasına ve diskin performansının dü şmesine neden olacaktır. Yandaki grafikte sarı renkle gösterilen kısım izlere ye şil renkle gösterilen kısım ise sektörlere i şaret etmektedir. Sabit diskler üzerinde verinin tutuldu ğu yerlerin belirlenmesi için önce formatlanması gerekir. Şimdi de sabit diskinizi lojik formatlama i şlemi gerçekle ştirmek için gereken Boot Sector bilgisini olu şturmak ve i şletim sisteminin bilgisayarı açması için çe şitli partitisyonlara ayırmanız gerekir. Bu şart bir ko şul de ğildir. Ama verilere daha hızlı ula şmak ve diski daha verimli kullanmak için önerilen bir durumdur. Ayırma i şleminin gerçekle ştirdikten sonra sıra dosya sistemine gelmi ştir. Günümüzün en çok tutulan dosya sistemleri NTFS ve FAT32’dir. Bir sabit diskin üzerinde sistemi yönetecek olan i şletim sistemi için ayrılmı ş çe şitli sektörler bulunmaktadır. Bu sektörler i şletim sisteminin 82 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya yönetimini ba şlatması, bitirmesi ve ara i şlerin gerçekle ştirilmesi için kullanılan yönteme “Boot Sector” denir. Bilgisayarı açma tu şuna bastıktan sonra bilgisayarın sabit disk üzerinde baktı ğı ilk yer ana kayıt noktası MBR (Master Boot Record)’dir. MBR, i şletim sistemini içeren ilk sektör i şaretçilerine sahiptir. Ve bu sektör, i şletim sisteminin bilgisayarı açması için gerekli bilgileri içerir. Bu bilgileri okuyan i şletim sistemi de, sistemi kontrol ettikten sonra bilgisayarı açar. FAT16’da bir cluster’ın boyutu 2 GB’lık bir sabit disk partitisyonunda 32KB büyüklü ğündedir ve kullanaca ğınız alan 1KB bile olsa bu kadar büyük bir alanı i şgal etmek gerekecektir. FAT16 dosya sistemi 12 veya 16 bitlik adresleme sistemini kullanır ve maksimum 65526 adet cluster’ı adresleyebilir. Bu türlü fazla yer kaplama gibi sebeplerden dolayı Windows 95 i şletim sistemini kullanan ço ğu profesyonel kullanıcı diskini 512 MB’dan daha küçük parçalara ayırmaktadır. Çünkü bir disk üzerindeki partitisyonların boyutları ne kadar küçükse cluster boyutları da o oranda ufalmakta ve böylece disk daha verimli kullanılmaktadır. Ama ne kadarda bölsek FAT16 artık eskimi ş bir sistemdir. FAT32 ise FAT16’dan farklı bir şekilde 2 üzeri 28 adet cluster’ı adresleyebilir. Bu kadar çok cluster’ın adreslenebilmesi sadece 4KB’lık bir cluster boyutunda 8GB’lık partitisyon büyüklü ğünün kullanılabilmesini mümkün kılmı ştır. Bu sayede disk üzerindeki alanın daha uygun şekilde kullanımı ve kontrolü sa ğlanmı ştır. Ama FAT32’nin getirdi ği en önemli özellikler çok büyük partitisyonlara maksimum 2TB (2048GB)’lık imkan tanımasıdır. Bu yüzden diskin verimli ve performanslı kullanılması açısından disk üzerine kuraca ğımız i şletim sistemi de disk seçimi kadar önemlidir. Sabit disklerin hızlı çalı şmasında bir çok önemli etken rol oynamaktadır. Bunlar e ğer kombine bir şekilde araya getirilir ve çalı şırsa o diskten en üst düzeyde verim almak mümkün olacaktır. Bir sabit diskin hızlı olup olmadı ğını genel sistem performansı üzerinde dü şündü ğünüzden daha fazla rol oynamaktadır. Sistem ne kadar güçlü olursa olsun sabit disk yava ş olursa o sistemden hiçbir verim elde edemeyiz. Bu yüzden performansı yüksek bir bilgisayar sisteminin ana anahtarını sabit disk olu şturur diyebiliriz. Defrag... Defragment kelimesinin kısaltması olan DEFRAG dosya sistemini düzenlemeye yarayan bir programdır. Yukarıdaki ilk sekil bir dosyaya ait verilerin silindir üzerindeki yerlerini göstermektedir.Bu dosyanın okunması normalden daha uzun bir zaman alacaktır. Bunun nedeni okuyucu kafanın da ğınık yerlerde bulunan dosya parçacıklarına ula şmasında geçirece ği süredir. Yukarıdaki şekilde ise aynı sabit diskin defrag yapılmı ş halini görmektesiniz. Dosyalar belirli bir öncelik sırasına göre arka arkaya getirilmektedir. Önce sistem dosyaları birle ştirilir ve silindirin en ba şına yazılır. Daha sonra di ğerleri. Bu sayede okuyucu kafa bir dosyayı okumak istedi ğinde FAT‘ten adresini ö ğrenecek ve bir kere 83 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya konumlanmayla okuma i şlemini gerçekle ştirecektir. Aksi halde konumlama i şlemi 4-5 kere gerçekle şecektir. Unutulmamalıdır ki yapılan bu i şlem sabit diskin performans artı şında en büyük paya sahip i şlemdir. Veri Yolları... Bilgilerin sabit disk arkasından çıkan gri kablo üzerinden akı ş mantı ğı ve çe şitleridir. Veri yolları sabit diskten gelen bilgilerin aktı ğı, kontrol edildi ği ve bir nevi yorumlandı ğı yollardır. Bu yollar belli arabirimler kullanırlar ki performans üzerinde oldukça etkilidir. Şimdi bu arabirimleri inceleyece ğiz. IDE : Intehrated Drive Electronics cümlesinin kısaltması olan IDE "Entegre Sürücü Elektroni ği" anlamına gelmektedir. ATA olarak da bilinir. Bu yoldan akan verileri denetleyen elektronik denetleyici sabit diskin üzerinde, veri aktarımını kontrol eden çip ise çip anakart üzerindedir. Bu iki i şlemin birbirinden ayrılması 1986 yılında Compaq ve Western Digital firmalarınca ATA standardının benimsenmesiyle gerçekle ştirildi. ATA (AT Attachement-AT Eklentisi) cihazların birbirleriyle uyum içinde çalı şması için nasıl üretilmesi gerekti ğini anlatan bir tür teknik kılavuzdur. İlk kez 1986 yılında IDE tekni ği sayesinde sabit disklerin kapasiteleri 528 MB üstüne çıkartılmı ş ve aynı anda 2 sabit diskin kullanılması sa ğlanmı ştır. 1993 yılında Western Digital ve Quantum firmaları ortak bir çalı şmayla EIDE (Enhanced IDE- Geli ştirilmi ş IDE) arabirimini çıkartmı şlardır. Bu veri yolu standardı sayesinde 16.7 MB/sn veri aktarımı ve disk ba şına 137 GB’lık kapasite kullanımı gerçekle ştirilmi ştir. Ancak her firma kendi üretti ği sabit diske özel bir yönetim şekli vermekte idi ve yeni çıkan disk tipi cihazlarla uyum sa ğlanamamakta idi. (Özellikle CD-ROM) 1992 yılında ATAPI (ATA Pack Interface-ATA paket Arabirimi) adlı bir eklentiyle CD-ROM’lar da Floppy Disk’ler gibi kullanılarak bu sorun giderilmi ştir. EIDE içinde verilerin nasıl ve ne hızla aktarılaca ğını belirleyen 5 adet mod vardır. Bunlar PIO (Programmed Input/Out - Programlı Giri şi/Çıkı ş) 0, 1, 2, 3 ve 4’tür. Ve sırasıyla 3.3, 5.2, 8.3, 11.1 ve 16.6 MB/sn veri aktarırlar. Daha sonra DMA (Direct Memory Access ) olarak bilinen ve do ğrudan bellek eri şimi anlamına gelen bir arabirim ortaya çıkmı ştır. Bu yolla disk üzerinde okunan veriler i şlemciye u ğramadan ana kart üzerindeki kontrol çipleri sayesinde belle ğe yazılırlar. DMA arabiriminin bir çok modeli vardır. Ancak bu modeller firmaların sabit diskte yapmı ş oldukları küçük eklentilerin adlarıdır. Bu veri yollarının dönü ş hızları 5400 rpm (Rotates Per Minute-Dakikadaki Dönü ş Hızı)’dir ve 16.7 MB/sn veri aktarırlar. Ancak bu dönü ş h ızları ne kadar fazla olursa o kadar fazla veri aktarılabilir demek de ğildir. Verinin gönderildi ği veri yolunun, gönderilecek büyüklükteki veri kapasitesini desteklemesi gerekir. 84 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya Bir ba şka DMA arabirim modu ise ULTRA DMA(ATA) 33 yoludur. Bu yol teorik olarak saniyede 33 MB kapasitelik bir verinin aktarılmasına izin veriyordu. Ancak yeni çıkan bir teknoloji ise; (ULTRA DMA 66) saniyede 66 MB veri aktarımına izin vermektedir. Normal SCSI veri yollarından daha hızlıdırlar. Bu yeni çıkan veri yolunu kullanabilmek için sabit diskin, ana kartın bu mantı ğı desteklemesi gerekmektedir. Normal olarak kullanılan ATA 33, 40 Pin’lik IDE connector’ü (40 damarlı gri kablo. Damarlar kablo üzerindeki tel sayısıdır.) ile veri akı şını sa ğlarken ATA 66 veri yolları 80 Pin’lik IDE connector’ü ile veri akı şını sa ğlamaktadır. Bu sebeple bu şekil bir kablo kullanılması gerekir. Ayrıca sistem BIOS’u ATA 66 veri yolunu desteklemeli. Serial ATA (Serial Advanced Technology Attachment veya SATA) Hard diskleri bilgisayar sistemlerine ba ğlanabilmesini sa ğlayan yeni bir standarttır. İsminden de anla şılaca ğı üzere, seri ba ğlantı teknolojisini kullanır. Günümüzdeki IDE diskler ise paralel ba ğlantı teknolojisini kullanır. SATA/PATA mı? Serial ATA (Serial Advanced Technology Attachment veya SATA), hard diskleri bilgisayar sistemlerine ba ğlanabilmesini sa ğlayan yeni bir standarttır. Seri ba ğlantı teknolojisini kullanır. Günümüzdeki IDE diskler ise paralel ba ğlantı teknolojisini kullanır. SATA’nın, Paralel ATA (PATA)’ya göre bazı üstünlükleri vardır: Daha az pin ve daha dü şük voltaj. SATA disklerde 7pin varken, PATA disklerde 40 pin vardır. Daha ince ba ğlantı kablosu Daha geli şmi ş hata bulma ve düzeltme olanakları. SCSI : Small Computer System Interface cümlesinin kısaltması olan SCSI Küçük Bilgisayar Sistem Arabirimi anlamına gelmektedir. IDE veri yolundan en büyük farkı, elektronik denetleyici disk üzerinde de ğil ayrı bir karttadır. Gri kablo önce bu karta takılır, kartta ana karta monte edilir. Veriler bu kart üzerinden akar. Veri transfer hızları yeni SCSI teknikleriyle 160 MB/sn’yi bulabilmektedir. Dönü ş hizlari 6000 ve 7200 rpm‘dir. Bu sistem daha çok windows NT i şletim sistemi için öngörülmü ştür. Ev bilgisayarlarina önerilmez, yüksek maliyetlidir. Büyük i şyerlerinde ana bilgisayarlara takilir. Nedeni ayni anda isterse 30 ki şi diske veri yazabilir veya diskten veri okuyabilir. Bu i şlem SCSI kartlariyla i şlemlerin belli bir siraya konulmasi ile gerçekle şir. SCSI sistemlerin veri aktarimlari IDE veri yolundan daha fazladir. ULTRA DMA 33’e göre IDE‘ler 33 MB/sn veri aktarırlarken SCSI’lar ULTRA SCSI-2 moduyla 40 MB/sn veri aktarabilmektedirler. Ancak yeni çıkan ULTRA WIDE LVD SCSI-2 (LVD: Low Voltage Differential) modunu kullanan SCSI sabit diskler, saniyede 80 MB veri aktarabilmektedirler. SCSI hakkında anlatılanlara ek olarak IDE veri yolunu kullananlara nazaran daha fazla sabit diski kontrol kartıyla birbirine ba ğlayabiliriz. Öyle ki, Fast Wide SCSI kartı sayesinde 15 adet sabit diski birbirine ba ğlayabilirsiniz. 85 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya SMART Teknolojisi... SMART Teknolojisi 1992 yılında IBM tarafından 3.5 inçlik diskler için tasarlanmı ş olan bir teknolojidir. Smart sayesinde diskler kendi kendilerini denetleyip olması muhtemel konularda, BIOS’a ve kontrol kartına sinyaller gönderiyorlar. Bu bir anlamda kendi durumlarını ve olu şabilecek hataları denetleme mekanizmasıdır. Smart kendi içerisinde PFA (Predictive Failure Analysis - Olası Bozukluklar Analizi) teknolojisini içerir. Bu sayede sürekli kendini denetleyen bir disk, bozulma durumunda sizi uyarır. Bu özellik için BIOS’unuz ve kontrol çipleriniz smart teknolojisine uyumlu olmalıdır. Bu teknolojide bozulmalar 2 gruba ayrılır. Tahmin edilebilir ve edilemez. Tahmin edilemez hatalar genelde statik elektrik, ısınma veya darbesel nedenlerden dolayı bir anda ortaya çıkar. Tahmin edilebilir hatalar ise mekanikseldir. Mesela okuyucu kafanın normalden hızlı veya yava ş hareket etmesi gibi. GMR Teknolojisi... Yine IBM tarafından bulunan ve disk kapasitelerini çok yüksek düzeylere çıkartmayı amaçlayan bir teknolojidir. Bu teknoloji oldukça kuvvetli manyetik okuyucu kafaların kullanılmasıyla gerçekle şmektedir. Teknolojinin temeli kullanılan maddede yatmaktadır. MR ismi verilen ala şımda elektrotlar, manyetik bir etki altındayken daha rahat dola şıyorlar. Bu da atomlarla çarpı şmayı arttırıyor. Bir madde üzerinde elektronlar rahat dola şırsa o maddenin geçirgenli ği azalıyor demektir. GMR alıcıları bu farkı algılıyor ve elektronlardaki quantum hareketlerini açı ğa çıkarıyor. Atomların çevrelerinde dönen elektrik iletecek olan elektronlar belli bir yörüngede dönerken, manyetik direnç gösteren elektronlar bu yörünge yerine ba ğımsız olarak atom etrafında dönüyor. Bu da sensörler tarafından algılanarak, bitlerin kaydı için kullanılıyor. Şu anki GMR diskleri 6 cm 2‘lik bir alanda 1 GB yer tutuyor. Söz konusu teknolojide kullanılan kafaların duyarlılı ğı 1 mikronun yüzde 1’i veya 2’si kadardır. Bu da 1 milimetrenin binde 2’si kadarlık bir kafa hareketiyle verilerin algılanmasıdır. IBM’in yaptı ğı açıklamalara göre 2001 yılında 6 cm2‘lik bir alanda 2.5 GB, 2004 yılında aynı alanda 8 GB kapasite olu şturacaklar. OAW Teknolojisi... GMR teknolojisi ile her ne kadar cm 2`de 8 GB veri yo ğunlu ğuna ula şmak amaç olsa da, yan yana yazılan bu yo ğunluktaki verilerin 3 GB’lık kısmının kaybolabilece ği dü şünülüyor. Bu nedenle alternatif teknolojiler geli ştirilmeye devam ediliyor. OAW teknolojisi bunlardan en can alıcısıdır. Ünlü disk üreticisi olan Seagate’in yan kurulu şu olan Quinta Corp. tarafindan geli ştirilen bu teknoloji, manyeto-optik disklerle büyük benzerlik gösteriyor. Bu modelin temelinde lazer i şini (i şigi degil) vardir. Polarize edilmi ş i şin kimi materyallere uygulandiginda manyetik kutbun yönü degi şiyor. Bu yöntemle harcanan enerji azaliyor ve veriler üzerinde gezinen bir kafa olmadigindan sürtülme veya çizilme olmuyor. LBA (Large Block Area)... Geni ş blok alani anlamina gelen LBA, BIOS tarafindan yürütülen bir tekniktir. Amaç 528 MB’den daha büyük sabit diskleri kullanmak için EIDE kontrol çiplerinden gelen ve disklerin üzerinde belli bir noktayı i şaret eden 28-bit uzunlu ğundaki adresleri, 86 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya BIOS’un kullandı ğı 8 ve 16-bitlik adreslere çevirmektir. 28-bit uzunlu ğundaki EIDE adresleri 8.4 GB’lık disk kapasitelerini kullanabilirler; daha fazlasını de ğil. Bu özellik BIOS’larda “HDD Block Mode” olarak ayarlanıyor. Şimdiki BIOS’larda 28 bit üzerindeki adresleri kullanabilme özelli ği vardır ki bu 8.4 GB sınırını 137 GB’ye çıkartıyor. SCSI’mi Daha Hızlı, IDE’mi? Sabit diskler anakarta IDE (Integrated Drive Electronics-Ba ğlı Cihazlar Elektronik Yapısı) veya SCSI yuvalarından ba ğlanırlar. IDE yuvalarının bugünkü halini 1986 yılında Compaq ve Western Digital firmaları meydana getirdi ği yenilik disklerin kontrol çiplerinin öncesinin aksine disk üzerinde toplanması ile verilerin sisteme transferinde kullanılan çiplerin ise anakart üzerinde bir standart halini almasıdır. Bu arabirimin belirlenmesinden sonra ise anakartlar ve di ğer elemanların IDE gibi arabirimlerle uyumlu çalı şmasını sa ğlayacak olan ATA (AT Attachment) eklentisi olu şturulmu ştur. İki diskin birlikte kullanımına (Master-Birincil ve Slave- İkincil) izin veren IDE’den sonra yeni bir arabirim geli ştirildi buna da E-IDE denildi. IDE kablosu üzerinden saniyede 16,6 MB’lık veri transfer etmek mümkündür. SCSI’ ler ise IDE’lerden daha hızlı olup geli şmi ş sabit diskleri desteklemektedir. Fakat SCSI diskler genellikle Server’larda kullanılmaktadır. Wide SCSI, Fast SCSI gibi standartlara ayrılırlar. Bu anlattıklarımın dı şında Ultra DMA denen bir yapı daha var ki buna da IDE arabirimlerini geli şmi ş versiyonları diyebiliriz. UDMA 33 (Saniyede 33MB), UDMA 66 (Saniyede 66MB) ve UDMA100 (Saniyede 100MB) olarak transfer kapasitelerine göre 3’e veya 4 ‘e ayrılırlar. En ünlü arabirimler E-IDE ve UDMA100’dür Disk Performansı... Bir disk satın alırken, performansını en azından firmanın verdiği bilgilere göre anlamak için genel olarak beş kritere bakmak gerekiyor. Bu kriterler: i. Motor Hızı (rpm) : Devir/dakika cinsinden hızı. IDE disklerde 5400 ve 7200 devirler daha yaygın. 7200 rpm disklerin motor hızı sayesinde 5400 devir disklerden %20 daha hızlı oldu ğu söylenir. ii. Eri şim Süresi (ms) : Ne kadar dü şük olursa o kadar iyi. Bilgisayar Kurdu'nda sabit diskleri anlartırken de ğinmi ştim. Sıralı verileri okurken, izler arasında geçi ş yaparken, rasgele verileri kurken olu şan gecikme sürelerinin (latency) de hesaba katıldı ğı karma şık bir yöntemle hesaplanıyor. Neyse ki test yazılımımız bize ortalama bir eri şim süresi veriyor. iii. Tampon Bellek Kapasitesi (KB) : Yukarıda "cache hit", "cache miss" kavramlarından bahsederken, tampon belle ğin önemini vurgulamı ştık. Hızlı tampon bellek kapasitesi ne kadar yüksekse o kadar iyi. iv. Dahili Transfer Hızı (Mbit/sn) : Genel kriterlere göre, bir diskin Ultra ATA/66 standardına ayak uydurabilmesi için dahili transfer hızının 200 Mb/sn'nin üstünde olması gerekiyor. Ne kadar yüksekse disk o kadar hızlı demektir. 87 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya v.Arabirim Standardı : Yani UDMA/33 veya UDMA/66 olup olmadı ğı. Disk yeterince hızlıysa ama hala UDMA/33 arabirimini kullanıyorsa, bu darbo ğaz yaratır ve diskin gerçek performansı göstermesini engeller. SCSI Kartlar SCSI, Small Computer System Interface'in (Küçük Bilgisayar Sistem Arabirimi) kısaltmasıdır. PC'ler, Apple bilgisayarlar, Unix sistemler tarafından çevre birimlerini sisteme ba ğlamak için kullanılan bir paralel arabirim standardıdır. İlk Mac modelleri ve yenilerdeki iMac'ler hariç olmak üzere tüm Macintosh bilgisayarlar bu arabirime sahiptir. PC'lerde ise ayrı bir SCSI denetleyici kart (SCSI host adapter) veya anakart üzerinde bütünle şik SCSI denetleyiciler aracılı ğı ile SCSI cihazlar (sabit disk, CD-ROM sürücü, CD yazıcı, tarayıcı, yazıcı, yedekleme üniteleri vb.) sisteme ba ğlanabilir. SCSI standart seri ve paralel portlardan çok daha hızlı (160 MB/sn'ye kadar) veri iletim hızlarına sahiptir. Ayrıca bir SCSI porta sabit diskinden tarayıcısına kadar çok çe şitli aygıtlar takılabilir; yani basit bir arabirim de ğil, gerçek bir I/O (giri ş/çıkı ş) veriyoludur. SCSI arabirimi ve çalı şma mantı ğı IDE, seri ve paralel portlardan farklı oldu ğu için bu arabirime ba ğlanacak cihazların da SCSI uyumlu olması gerekir. Yani, anakartınızın üzerinde bütünle şik olarak veya geni şleme yuvalarınıza kart şeklinde takılı bir SCSI denetçisi olmadan bir SCSI diski, CD sürücüyü vs. sisteminizde kullanamazsınız. Bunun yanı s ıra, tek bir SCSI standardı olmadı ğı için bazı aygıtlar bazı SCSI kartlarda çalı şmayabilir. Bu yüzden SCSI standartlarına bakmakta fayda var. SCSI Standartları... 1986'da tanımlanan ilk SCSI şartnamesi, sadece sabit diskler içindi. SCSI veriyolu transfer hızı, standard asenkron (handshake) modda, 8 bitlik veriyolu üzerinde yakla şık 3MB/sn idi. Senkron (streaming) modda, SCSI veriyolu 5 MB/sn'yi geçiyordu. Bu arabirimin temeli, halen SCSI aygıtlar arasında veri transferini ve ileti şimi kontrol eden komut setini belirler. Bu komutlar SCSI'nin gücünü ortaya koyar, çünkü arabirimi akıllı yapan bu komutlardır. Ancak ba şlangıçta bizzat bu komutlar zayıflıklara yol açıyordu, çünkü komut standartları aygıt üreticilerinin verimli şekilde kullanabilece ği kadar oturmamı ştı. Böylece SCSI komutlarını standart hale getirmek için Ortak Komut Seti (Common Command Set - CCS) geli ştirilip bir SCSI uzantısı olarak kabul edildi. 1990'da hazırlanıp 92'de kullanıma geçirilen SCSI-2 şartnamesi ile birlikte, diskler dı şındaki aygıtlar da (CD-ROM sürücüler, optik sürücüler, "media changer" adı verilen aygıtlar, yazıcılar, ileti şim aygıtları vb.) desteklenmeye ba şladı. SCSI-2 ile birlikte iki önemli performans seçene ği de geldi: Wide SCSI ve Fast SCSI. Wide SCSI aygıt ile SCSI denetçisi arasına eklenen ikinci bir kablo ile (B-cable) 32-bit transfer olana ğı sundu. Fast SCSI is senkron moda saat hızını 10 MHz'e çıkardı, yani veri transfer hızı 10 MB/sn'ye çıktı. Bu iki teknolojinin birle ştirilmesiyle de Fast/Wide SCSI do ğdu ve transfer hızını 40 MB/sn'ye kadar çıkardı. SCSI-2'de ayrıca CCS talimatları ve yeni SCSI 88 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya aygıtları daha verimli şekilde kontrol eden ba şka talimat setleri bulunmaktadır. Wide Ultra SCSI aynı zamanda SCSI-3 olarak da adlandırıldı. Bunu Ultra 2 SCSI ve transfer hızını 80 MB/sn'ye çıkaran Wide Ultra 2 SCSI takip etti. 1996'da tasla ğı hazırlanan Wide Ultra SCSI-3, SCSI3 ile çok karı ştırıldı ğından 98 yılında Ultra 160/m olarak adlandırılmaya ba şlandı. Ultra160/m, SCSI-2'deki transfer hızlarını iki katına ve daha üstüne çıkaran bir en yeni SCSI standardı. Böylece SCSI arabirimi, çe şitli standartlara bölündü. Bunun yanında SCSI kabloları ile ilgili şartları belirleyen Paralel Arabirim (Parallel Interface) şartnamesi, veri transferini gerçekle ştirmek için gerekli talimatları tanımlayan Mimari Model, tüm SCSI aygıtlar için komutları tanımlayan Brincil Komutlar şartnamesi bu standarda eklendi. Ultra160/m ile Fast SCSI veya Wide SCSI için ikinci kabloya da gerek kalmadı, fiber-optik kablo deste ği geldi ve komut setine yeni talimatlar eklendi. Ultra160/m standardına uygun aygıtları yeni yeni görüyoruz. SCSI şartnamesi hem SCSI veriyolunun, hem de aygıtlar arasındaki veri transfer protokolünün detaylarını tanımlar. SCSI aygıtlarda SCSI karttan gelen komutları yorumlayan bütünle şik bir denetçi bulunur. IDE aygıtlar içinde de bir IDE denetleyici vardır ancak SCSI kartlar, IDE denetleyicilerden daha karma şıktır. Çünkü IDE'de aygıtlar arası veri transferi gibi i şlevler için CPU kullanılırken, SCSI kartlar tüm olası SCSI komutlarını bilir ve bunlar için CPU'ya ba ğlı kalmaz. SCSI Çalı şma Prensibi Bazı PC'lerde SCSI arabirimleri (portları) anakart üzerinde gelir. SCSI'nin avantajlarından birinin harici SCSI cihazların ba ğlanmasıdır. Bu anakartlar ile kablo, konnektör ve ba ğlantı plakasından olu şan bir bile şen gelerek kasanın arkasından harici SCSI cihazlarının ba ğlanmasına olanak tanır. Anakart üzerinde harici ve dahili cihazlar için oldu ğu kadar, kullanılan bütünle şik SCSI adaptörünün cinsine göre farklı SCSI standartlarına uygun portlar da bulunabilir. SCSI aygıt kullanmaya ba ştan karar verdiyseniz, bu tür bir anakart seçmeniz yerinde olur. Zaten i ş istasyonu ve sunucu sistemlerin ço ğu da bütünle şik SCSI denetçisi ile gelir. Sonradan SCSI bir cihaz almaya karar verdiyseniz, bu i şi her yerde bulunabilecek bir PCI SCSI kartla yapabilirsiniz. Özellikle Adaptec firmasının kartları bizzat SCSI aygıt üreticileri tarafından önerilmektedir. SCSI kartların kurulumu herhangi bir karttan saha zor de ğildir. Ancak sisteminize bir SCSI kart kurduktan sonra sisteminizi bot etti ğinizde SCSI arabiriminin BIOS'unun devreye girdi ğini gösteren yeni bir boot ekranı ile kar şıla şırsınız. SCSI BIOS, sisteminizin BIOS'undan ayrıdır ve yeni eklenen SCSI veriyolunun CPU ve di ğer SCSI aygıtlarla veri alı şveri şi yapmasına izin verir. SCSI'nin en önemli avantajlarından biri, denetleyebilece ği aygıt sayısıdır. Günümüzde bir IDE portu 2 IDE aygıt ile sınırlıdır. PC'lerde de 2 IDE portu bulundu ğundan en fazla 4 aygıt desteklenir. Bütünle şik veya ayrı kart halinde UDMA/66 denetçileri ile IDE sayısı artabilir, ancak bu tür çözümlerde 4'ten fazla aygıt ba ğlandı ğında sorunlar ya şandı ğı bilinmektedir. Bir SCSI denetçisi ise (aygıt olarak sayılan SCSI kart da sayılırsa), 8 aygıta kadar izin vermektedir. Ayrıca ba ğlanabilecek aygıtlar disk, CD-ROM, DVD-ROM, CD-RW sürücü ile sınırlı de ğildir. Tarayıcılar, yazıcılar, optik sürücüler ve SCSI arabirimini kullanan ba şka aygıtlar da vardır. Bu 89 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya geni şleyebilirlik nedeniyle ileri uç sunucularda IDE kullanılmayıp sadece SCSI kullanılmaktadır. Tabii bu bir zorunluluk de ğildir, IDE ve SCSI arabirimleri bir PC içinde birlikte rahatça kullanılıp terfi olanaklarını artırır. SCSI kartı bir IRQ i şgal eder, ama bu karta ba ğlanan aygıtlar i şgal etmez. Bu da geni şleyebilirlik açısından olumlu bir özelliktir. İsterseniz, ikinci bir SCSI kart ile 7 ilave aygıt daha takılması mümkün olur. Daha da iyisi, "çift kanallı" (twin-channel) bir SCSI kart ile tek IRQ üzerinden 15 çevre birimi kullanmak mümkündür. SCSI, 7 aygıtın tek bir kablo üzerinde ba ğlanabilmesine izin veren paralel bir arabirimdir. Kablo ve SCSI kartı SCSI veriyolunu olu şturur; bu veriyolu PC'nin geri kalanından ba ğımsız çalı şır. Bu veriyolu CPU döngülerini, dolayısıyla sistem veriyolunu i şgal etmeden aygıtlar arasında veri alı şveri şine izin verir. Bu yüzden SCSI veriyolunun potansiyel hızı IDE gibi sistem veriyolunu kullanan arabirimlerden daha yüksektir. Örne ğin, SCSI bir diskten SCSI bir teyp yedekleme ünitesine yedekleme yapılıyorsa (ve kullanılan yedekleme yazılımı da tam SCSI deste ğine sahipse), bu i şlem arka planda çok rahat bir biçimde gerçekle ştirilebilir. Aynı şekilde paralel porta ba ğlanan tarayıcılarda, tarama i şlemi sırasında genelde PC'nizde ba şka hiçbir i ş yapamazsınız ama SCSI tarayıcılarda bu sorun yoktur. Tabii, CPU ve sistem veriyolunu devreye sokan, SCSI kartın sistem ile etkile şime geçmesini isteyen durumlar elbette vardır. SCSI'nin bir di ğer avantajı da, Ultra 2 standardıyla birlikte kablo uzunluklarının 12 m'ye kadar çıkmasıdır. Özellikle harici cihazların PC'den PC'ye ta şındı ğı ofislerde i şe yarayacak bir özellik. SCSI Ba ğlantıları... SCSI BIOS sayesinde her bir aygıta, SCSI arabiriminin türüne göre 8 bitlik dar veriyolu kullanıyorsa, 0'dan 7'ye, 16 bitlik geni ş veriyolu kullanılıyorsa 0'dan 15'e kadar de ği şebilen belirli bir adres, yani SCSI ID'si verilir. SCSI'de, I/O (giri ş/çıkı ş) prosesleri isteyen aygıtlara ba şlangıç aygıtı (initiator) adı verilir. Ba şlangıç aygıtları tarafından istenen i şlemleri yerine getiren aygıtlara da hedef aygıt (target) adı verilir. Hedef aygıtlara - içlerindeki bütünle şik denetçiler sayesinde - 8'e kadar sayıda ilave SCSI aygıt ba ğlanabilir. Bunlara mantıksal birim (logical units) adı verilir ve her birine bir mantıksal birim numarası (Logical Unit Number- LUN) atanır. SCSI denetçiye gönderilen komutlar, aygıtları LUN numaralarına göre tanır. Her bir SCSI adresi bir hedeftir; bu hedeflerin her biri de kendi denetçisine sahip bir SCSI aygıt oldu ğundan, ilave SCSI aygıtlara adres atayabilirler. En basit SCSI sistemlerde, sistem içindeki ilk hedef olan SCSI kartı hem kendisini hem de ilave 7 (veya 15) SCSI adresini denetler. Sözgelimi, SCSI kartına bir SCSI disk, SCSI CD-ROM sürücü ve SCSI tarayıcı ba ğlı olsun. Sabit diske SCSI ID 0, CD-ROM sürücüye SCSI ID 1, tarayıcıya SCSI ID 2 numaraları atanır. Bu adreslerin her birinin LUN numarası 0'dır, çünkü bu aygıtların (mantiksal birimlerin) tümü kapalı, kendi ba şlarına i şlevi olan donanım aygıtlarıdır. Yani SCSI ID 0 sabit diski denetler ve ona LUN 0 numarasını atar; çünkü disk o adresteki ilk ve tek mantıksal birimdir. Tümüyle ayrı bir adres olan SCSI ID 1 de, CD-ROM sürücüye LUN 0 numarasını atar, çünkü CD-ROM sürücü o adresteki ilk ve tek mantıksal birimdir. Bu böyle devam eder. Bu SCSI ID'lerin her biri daha fazla 90 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya sayıda aygıtı (LUN 1'den LUN 7'ye) kontrol edebilir. Bu yüzden örne ğin bir tarayıcıya, üzerindeki SCSI portu sayesinde ba şka bir SCSI aygıt takılabilir. Tabii, sabit disk gibi kapalı, kendi ba şına i şleyen aygıtlarda SCSI'nin bu potansiyeli kullanılmaz. Bu karma şık zincirleme yapı nedeniyle, SCSI veriyolunun her iki ucunun sonlandırılması (kapalı olması - termine edilmesi) gerekir. Tipik olarak SCSI kartı zincirin bir ucunda sonlandırma görevini üstlenir, SCSI kablonun en ucundaki aygıt ise di ğer ucu sonlandırır. Sonlandırma, devrenin ucuna bir rezistör takılması demektir, ve genel olarak bir jumper ayarı ile bu i şlem gerçekle ştirilir. Tek bir SCSI kartınız ve tek bir SCSI aygıtınız varsa (örne ğin SCSI CD sürücü) sonlandırma kolaydır: Aygıtın default jumperları zaten sonlandırmaya göre ayarlanmı ştır, özel bir ayar yapmanız gerekmez. Ancak SCSI veriyoluna ba şka aygıtlar takacaksanız, zincirdeki sonuncu aygıt hariç, di ğer aygıtlarda sonlandırıcı çıkarılmı ş olmalıdır. SCSI aygıt kitapçıklarında, bu aygıtlara nasıl ID numarası verilece ği, nasıl sonlandırma yapılaca ğı açıkça anlatılır. Ancak harici ve dahili SCSI aygıtlar birlikte kullanılıyorsa i şler biraz karı şabilir. SCSI kartların üzerindeki dahili portların yanı sıra, kasanın arkasına gelen plakalarında tarayıcı, harici CD sürücü gibi harici cihazları takabilece ğiniz bir port bulunur. Tek bir SCSI aygıt takıyorsanız yine problem yoktur: SCSI kart veriyolunun bir ucunu, harici cihaz di ğer ucunu olu şturur. Ancak veriyoluna ilave bir dahili aygıt, örne ğin bir SCSI disk taktı ğınızda bizzat SCSI karttaki sonlandırıcıyı çıkarmanız gerekir. Böylece dahili aygıt bir ucu, harici aygıt di ğer ucu olu şturur. Kısacası SCSI veriyolu üzerinde iki sonlandırıcı olmalıdır; ne eksik ne de fazla. SCSI veriyolu üzerindeki her SCSI birim ba şlangıç aygıtı olarak belirli bir hedef aygıta yönelik denetim sinyalleri (komutları) göndererek veriyolunu denetleyebilir. SCSI ilk çıktı ğında mantıksal birim ba şına tek seferde sadece bir komut gönderilebiliyordu; SCSI-2 ile birlikte komut kuyru ğu olu şturulmasına izin verildi ve böylece ba şlangıç aygıtı ba şına 256 komutun kuyru ğa alınarak gönderilebilmesi mümkün oldu. Dahası, hedef aygıtın denetçisi kuyru ğu analiz ederek daha verimli bir çalı şma için kuyruk sırasını de ği ştirebilir. SCSI tasarımının temellerinden biri şudur: Ba şlangıç aygıtları SCSI veriyolunu sadece komut ve verileri iletmek için kullanır; veri iletimi yokken veriyolunu di ğer aygıtlar için bo ş b ırakır. Örne ğin hedef aygıtlardan birinin denetçisine bir komut önbelleklenmi şse, ve bu komut sadece bu hedef aygıt ile ilgiliyse, denetçi, bir şey iletmeye gerek olmadı ğı sürece veriyolunu kullanmayacaktır. Bu sistem komut ve veri iletimlerinin hassas koordinasyonunu gerektirdi ğinden, akıllı SCSI denetçilerinin önemi ortadadır. SCSI çalı şma mantı ğı hakkında daha fazla şey söylenebilir, ancak SCSI ile ilgili teknik konular son kullanıcının üzerinde kafa yormasını gerektirmeyecek kadar karı şık. Elbette daha fazla bilgi almak isteyenler, PC Magazine ABD'nin bu yazıda da yararlandı ğımız ve http://www.zdnet.com/pcmag/pctech/content/17/05/tu1705.001.html adresinde yer alan "SCSI Just Keeps On Rolling" ba şlıklı yazıya bakabilirler. 91 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya SCSI arabiriminin yetenekli ve karma şık bir teknoloji oldu ğu açık. SCSI ile ilgili olarak teknik düzeyde tartı şılabilecek çok konu var; ancak bunların tümüne yerimiz yeterli olmadı ğı gibi, son kullanıcı açısından da çok fazla anlam ta şımıyor. Örne ğin, SCSI için gerçekten standart bir programlama arabiriminin olmayı şı, bu yüzden SCSI kartlara olması gerekti ğinden fazla i ş dü ştü ğü sık tartı şılan bir konudur. Kullanılan iki temel programlama arabiriminden ASPI (Advanced SCSI Programming Interface), SCSI kart üreticisi Adaptec tarafından yürürlü ğe sokulmu ştur. Di ğeri olan CAM (Common Access Method) ise bir standartlar kurulu şu olan ANSI tarafından geli ştirilmi ştir. Her iki arabirim de SCSI aygıtları denetlemeye yöneliktir, ancak farklı şekilde çalı şırlar. SCSI geli ştiricilerinin gündemindeki pek çok konudan bir di ğeri de uyumluluktur. SCSI gelecek için (hatta şimdiden) SCSI daha hızlı veri transferi, daha fazla aygıt denetleme becerisi ve çok çe şitli aygıtlar kullanabilme konusunda esneklik vaat ediyor.IDE gibi arabirimlerin popülerli ğine kar şın, SCSI geli şiminin hız kesti ğini, üstünlü ğünü yitirdi ğini söylememizi gerektirecek hiçbir i şaret yok. SE, HVD, LVD... SCSI standartlarında denetçinin sinyal gönderip alma özellikleri kullanılan kablo boyutu ve desteklenen SCSI aygıt sayısında önemli rol oynar. Ultra 2 SCSI'ye kadar SE (Single Ended) sinyalle şme türü çok yaygındı; ancak kablo uzunlu ğunu 3 metre ile sınırlıyor ve kablo üzerinde veri kayıplarına (noise) neden oluyordu. HVD (High Voltage Differantial) sinyalle şme türü ile veriyolu uzunlu ğu 25 metreye çıktı ama bu da SE ile uyumlu de ğildi; yani teyp yedekleme birimi, CD/DVD sürücü gibi yava ş aygıtları denetleyemiyordu. Ultra 2 SCSI ile birlikte LVD (Low Voltage Differantial) adı verilen yeni bir sinyalle şme tekni ği geli ştirildi. Bu teklnoloji daha az güç tüketir, veriyolu uzunlu ğunu 12 metreye çıkarır, eski SCSI aygıtlarla uyumludur, daha iyi veri bütünlü ğü ve güvenli ği sa ğlar; ayrıca darbo ğaz yaratmadan15 aygıtı destekler. Bu arada Ultra 2 SCSI disklerin UltraWide konnektörler üzerinde çalı ştı ğı ancak eski tip kablo ve sonlandırıcılar kullanıldı ğında performansın bazı durumlarda yarı yarıya dü ştü ğü gözlenmi ştir. 92 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya CD SÜRÜCÜLER CD-ROM (Compact Disk Read Only Memory i Kompakt Disk Salt Okunur Bellek) sürücüleri kısaca tanımlamak gerekirse; plastik özlü, yüksek kapasiteli CD’leri okumak için tasarlanmı ş günümüzün standart donanımlarından biridir. İlk CD-ROM sürücüleri 1978 yılında Sony ve Philips firmalarının ses CD’si üretmek için yaptıkları ortak çalı şmanın ürünüdür. 1982 yılında ise bu iki firmanın çalı şmaları bugünkü standardın temellerini olu şturmu ştur. İlk piyasaya çıktıklarında tek hızlı olarak sunulan CD-ROM sürücüleri bugün neredeyse bir sabit diskin veri eri şim hızına yetirmek üzereler. Günümüzde 52X hızlı olanları standart olarak kullanılmaktadır. Bir CD-ROM sürücü de ği şik formatlarda yazılmı ş CD'leri okuyabilir. Örne ğin müzik setlerimizde dinledi ğimiz ses CD 'leri (Audio CD) , veri CD 'leri (Data CD) ve CD-I formatındaki film CD 'leri (Video CD) gibi. Boyut olarak bilgisayar CD 'leri ile ses CD 'leri arasında fark bulunmamasına kar şın en önemli fark bilgisayarlarda kullanılan sürücülerin geli şmi ş bir hata düzeltme sistemine sahip olmalarıdır. CD ROM SÜRÜCÜLER İN YAPISI ve ÇALI ŞMA PRENS İB İ CD ROM sürücüleri dört parçadan olu şmaktadırlar. Bunlardan üçü step motor di ğeri ise bir devredir. Tepsiyi hareket ettiren motor, CD'yi döndüren motor, lazeri ta şıyan motor ve de CD 'den olu şabilecek hataları düzeltebilen bir devreyi içeren kart. CD-ROM içinde veriler 2 KB'lik sektörler içinde saklanır. Byte'ların birço ğu hata tespiti ve düzeltmesi için ayrılmı ştır. 1 KB 'lik veriyi i şlemciye yollanmadan önce, ilgili kısım, sürücü tarafından dört kez okunur. Hata düzeltmenin gereklili ği CD'lere yakından bakılınca daha iyi anla şılır. Parmak izleri, tozlar, çizikler yansıma prensibini bozabilecek problemlerdir. Hata düzeltme mekanizması, çe şitli sebeplerle düzgün yansımayı engelleyen bu sorunlarla ba ş edebilmeli ve güvenlik verilerinden hareketle hataları düzeltebilmelidir. Sürekli daha da hızlanan sürücülerde hata düzeltme için gerekli olan süre de gittikçe azalıyor. Sürücü hatayı düzeltecek zamanı bulamayınca, hızını dü şürerek gerekli düzeltmeyi yapar. Çizik bir CD'yi, CD sürücü kimi zaman okuyamazken, kimi zaman da çok dü şük hızda okur. CD ROM SÜRÜCÜLER İN ÇALI ŞMA ŞEK İLLER İ CA V - CLV - TRUEX Günümüzdeki CD-Sürücüler, Cd Medyalarından veri okurken CA V -CL V - TrueX gibi teknolojileri kullanıyor. 93 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya CA V ( Constant Angular Velocity = Sabit Açısal Hız ) Motor hep aynı h ızda döner yani devir/dak sabittir. İç tarafta izler daha kısa daireler çiziyor. 1 devirde iç izlerde de dı ş izlerde de tam bir tur attırılır. Bu durumda kısa olan iç izlerde daha az veri okunmu ş olur. Veya birim sürede içte daha az bilgi okunurken dı şta daha fazla bilgi okunur. Transfer hızı iç izlerde dü şük, dı ş izlerde fazladır. CLV (Constant Linear Velocity = Sbit Çizgisel Hız) İzlerin içte ve dı şta farklı uzunluklarda olması veri transfer hızını etkilemiyor. Motor dı ş izlerde yava şlıyor, iç izlerde hızlanıyor; CDlnin her yerinde transfer hızı sabit kalıyor. TrueX Teknolojisi Günümüzdeki geleneksel CD-Sürücülerde veri okunurken, ince bir lazer ı şı ğı tarafında istenen iz'deki veriler okunur. Motorun dönmesiyle birlikte bir devamlılık sa ğlanmaya çalı şılır. Ancak bir grup ara ştırmacı tarafından aynı anda birden fazla izlerin okunmasına bir engel olmadı ğı kanısına varılarak TrueX denilen bir teknolojiyi geli ştirilmi ş. Bu teknolojiye göre aynı anda 7 iz birlikte okunabiliyor. İşte burada önemli bir nokta ortaya çıkıyor: Günümüzde 48-50-52X Cd-Sürücülerin motor dönme hızı 8-10 bin devir iken, TrueX teknolojisi ile motor dönme hızı azaltılmı ş. Böylece gürültü seviyesi daha aza indirilmi ş. TmeX teknolojisini kullanan Kenwood 72X CDSürücüsü yakla şık olarak 5000 devir/dak. motor dönme hızına sahip. TmeX teknolojisi hem CA V hem de CL V sistemleri üzerine kurulabilir bir sistem. Yukanda bilgilere dayanarak, CA V sisteminin iç izlerde daha az veri transfer etti ğini anlayabiliriz. Fakat CL V sisteminde öyle de ğiL. Çünkü CL V sistemi bir CD'nin her bölümünden veriyi aynı h ızda ve etkinlikte okuyabiliyor. Dolayısı ile TrueX tekni ğini geli ştiren Zen firması bu tekni ği CL V sistemi üzerine kurmu ş. CD ROM SÜRÜCÜ YÜKLEME MEKAN İZMALARI Günümüzde kullanılan iki tip CD yükleme mekanizması bulunmaktadır. CD 'ler standart CD ROM tepsisine yüklenirler. Bu günümüz sürücülerinin kullandı ğı en yaygın kullanım şeklidir. Yalnız hatalı CD yerle şimi yapılırsa tray'in takılma veya bozulma riski vardır. Yalnız kolay kullanımları sebebiyle yaygınla şmı ştır. Di ğer yükleme şekli ise Caddy'dir. Bu mekanizmada CD'ler Caddy adı verilen verilen özel bir CD koruyucunun içinde bir CD sürücüsüne yüklenirler. Bu tip sürücüler büyük bir floppy disk sürücüne benzerler. CD caddy'lerin kullanılması tepsi mekanizmasına göre çok daha uygun ve verimlidir. çünkü caddy kullanımı Cd 'lerin çizilmesini, kirlenmesini ve hatalı yerle ştirilmesini engellerler, daha az mekanik sistem gerektirdi ğinden di ğerine göre daha uzun ömürlü olur, CD'lerin sürücüye devamlı temasını engellediklerinden CD'ler daha uzun ömürlü olabilmektedir; kullanılı şında sürücü ile tam bir temas olmadı ğından Şekil TrueX teknolojisi kullanan Kenwood marka bir CD sürücü 94 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya sürücünün bozulması ihtimalini azaltır. Buna ra ğmen Caddy Loading mekanizmalı sürücülerin biraz daha pahalı olması ve daha da önemlisi kullanıcı rahatlı ğı için daha elveri şsiz olması, bunların daha az tercih edilir olmasına yol açıyor. CDROM SÜRÜCÜ HIZLARI Bu seçim, sizin CD’leri hangi amaçla kullanaca ğınıza ba ğlı olarak de ği şiklik göstermektedir. Yalnız unutmayın ki sisteminizin en yava ş elemanı sürücülerdir. O yüzden seçiminiz, tüm sistem performansını etkileyecektir. Öncelikle hız kavramını açalım. Burada hız X simgesi ile gösterilir. Anlamı da Cd sürücü kafasının bir seferde 150 Kb veriyi okuyabilmesi demektir. Bu açıdan baktı ğımızda bir müzik Cd' sini okuyabilmek için sürücünün iki hızlı olması yeterlidir. Çünkü CD sürücünün hızı ne olursa olsun müzik CD'lerini maksimum 2 hızlı okuyacaktır. Ancak bu hız di ğer i şlemler için kafi gelmedi ğinden kısa bir sürede CD sürücülerin 4X, 6X, 10X, 16X, 20X' VE 52X’lere ula ştı.. Bazı 72X hızlı CD sürücülere de rastlamak mümkündür. Günümüzde veri, ses ve film dosyalarını kolayca çalı ştırmak için 48X ile 52X hızları arasında bir CD Sürücü yeterli olacaktır. CD-ROM SÜRÜCÜ ARAB İR İMLER İ CD-ROM sürücülerini farklı arabirimlerle sisteme ba ğlayabiliriz. En yaygın olarak kullanılan arabirim ana kart üzerinde bulunan iki IDE arabiriminden biridir. Ana kart üzerindeki IDE arabirimine CD-ROM LU ikincil (slave) disk olarak ba ğlayabiliriz. Bu ba ğlantıyı yaparken CD-ROM 'un arkasındaki master/slave jumper ayarlarına dikkat edilmelidir. E ğer ana kartın üzerinde ikinci bir IDE arabirimi varsa CD- ROM 'u ikincil master olarak ba ğlamak daha verimli bir kullanım şekli olur. CD-ROM'un ikinci IDE arabirimine ba ğlanmanın en önemli avantajı daha yüksek eri şim hızına sahip olan sabit diskin kendi hızında çalı şmasını sa ğlamaktır. E ğer CD-ROM 'u IDE sabit diskin kablosuna slave disk olarak ba ğlanırsa sistem performansının dü ştü ğünü görürüz. Bu performans dü şü şünün nedeni IDE arabiriminin üzerine ba ğlı bulunan aygıtlardan daha dü şük hızlı olanının veri ileti şim hızını kullanmasıdır. CD-ROM 'u ba ğlanabilece ği di ğer bir arabirim ise bazı ses kartları üzerindeki ba ğlantı noktalandır. Bunu kullanırken ses kartının hangi CD sürücülere destek verdi ğini kılavuzundan bakarak karar vermelidir. Bu ba ğlantı noktası IDE CD-ROM sürücülerinden önce kullanılmı ş olan bir yöntemdir. Dolayısı ile günümüzde pek kullanılmamaktadır. CD-ROM 'u ba ğlayabilece ğimiz bir ba şka arabirim ise SCSI arabirimidir. Bunun için CD Sürücünün bu arabirimi desteklemesi gerekir. Bu arabirim IDE'ye göre daha hızlı oldu ğu için sistem performansının artaca ğını söyleyebiliriz. Yalnız günümüzde IDE CD Sürücülerin ula ştı ğı hız yüzünden pek tercih edilmemektedir. 95 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya CDROM SÜRÜCÜLER İN SAH İP OLMASI GEREKEN ÖZELL İKLER 1 ) Tampon Bellek ( Cache Memory ) CD-ROM 'un performansını etkileyen etkenlerin biri de üzerindeki CACHE bellektir. CD-ROM 'un üzerindeki ön bellek ne kadar yüksek olursa CD-ROM 'un hata düzeltIDe i şlemi o kadar sa ğlıklı olacaktır. Cache bellekler sürücü kartının üzerinde bulunurlar ve bilginin sisteme gönderilmesinden önce büyük paketler halinde yüklenebilmesini sa ğlarlar. Standart olarak bir CD-ROM sürücüsünün üzerinde genellikle 256 Kbyte CACHE bellek bulunur. Cache bellek CD'nin üzerinde farklı yerlere yazılmı ş veriye daha hızlı ula şılmasını sa ğlar. Bunun önemini en iyi video ve ses CD 'lerinde anlarız. Cache olmasa bu tür CD 'leri kesik kesik izlemek ve dinlemek zorunda kalırız. Cache 'nin di ğer bir özelli ği de bazı programlar yardımıyla CD içeri ğinin kopyalanarak eri şimin hızlanmasını sa ğlamaktır. 2 ) Sürücüm Yeterli Toz Koruması Sa ğlıyor mu? Sürücünün ba ş dü şmanı olan tozun, lazer okuma kafasını kaplamasıyla sürücü tamamen bozulabilir. Toz ile ba ş edebilmenin en iyi yolu onu içeri sokmamaktır. Bunu sa ğlamak için üreticiler birtakım korumalar olu şturmu şlardır. Sürücü tamamen kapalı olmalı, CD'yi içine yerle ştirdi ğinizde ayrı bir kapak da bunun üstünü kapatıp, bu tek açıklı ğı da korumaya almı ş olmalıdır. Bilgisayara yerle şik sürücülerin içindeki fanın sıcak havayı d ı şarı ç ıkartırken, mesela sürücünün dı şarıya açılan bo şluklarından da içeriye havanın (dolayısıyla tozun) girmesini sa ğladı ğını unutmamalıyız. Ayrıca, kullandı ğımız CD'lerin, en azından kullanım anında tozsuz olması gerekir. Çünkü, bu hem CD'nin bozulmasını, hem de lazer okuma kafasının bozulmasına sebep olacaktır. Seçerken, sürücünün uzun ömürlü olması bakımından bu kriteri de göz önünde bulundurmakta fayda var. 3 ) Sürücüm XA Uyumlulu ğu Sa ğlıyor mu? Ço ğu sürücüde 'XA Ready' uyumluluk etiketini görebilirsiniz. XA formatı, genelolarak ses ve video verilerini aynı iz üzerine yazabilme kapasitesi sa ğlıyor. Bu sayede daha etkin bir kullanım mümkün. 4) Dual Speed ve Multi-spin ? Sürücünün kaç hızlı oldu ğu, onun maksimum veri okuma hızını vermektedir, yalnız bu hız sürücünün veri okumada her zaman bunu kullandı ğı anlamına gelmez. Özellikle ses dosyalarını okurken, sürücü hızını 2X'e yani 150 KB/sn’ye dü şürmek durumundadır çünkü ses dosyalan ancak bu hızda bilgisayara ula ştırılırsa do ğal halinde çıkmaktadır. Yani, mesela 4 hızlı bir sürücü, bilgisayar verilerini okurken 600 KB/sn hızda dönerken, ses dosyasına geldi ğinde hızını 150 KB/snllik bir hıza dü şürür. Dual Speed (ikili hız) teknolojisi bu olayı anlatmaktadır ve her sürücü bu teknolojiye sahiptir. Multi-spin teknolojisi ise CD sürücünün CD 'yi gereken her hızda döndürebilmesini anlatmaktadır, oysa ki zaten sürücülerin tümü, i şlevlerini yerine getirebilmek için bu i şi yapmak zorundalar. Çünkü verileri (mesela) 7200 KB/sn'lik 96 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya sabit bir! hızda okuyabilmek için, daire şeklinde olan ve okudu ğu 'izlerin çapının devamlı arttı ğı bir CDROM üzerinde, sürücünün Constant Linear Velocity (sabit lineer hız) tekni ğini uygulaması gerekir, i şte bu dairesel yüzeyde, sabit lineer hız, de ği şen açısal hız dolayısıyla de ği şen disk dönme hızı gerektirmektedir. Kısacası her sürücü Multi-spin teknolojisine de sahiptir. 5) Muttisession Kodak Photo CD 'lerini CD Sürücü Çalı ştırabilecek mi? Photo CD'leri, foto ğrafçılık alanında çok iyi bir kullanım sa ğlamaktadırlar. Artık çekilen foto ğrafların negatifleri ve yıpranmaya elveri şli baskıları saklanmak yerine foto ğraflan CD'de saklanabiliyor. Yalnız ilk pozları (mesela 36'lık), bu tekni ği kullanan bir foto ğraf stüdyosuna götürüp CD'ye yüklettirdikten sonra, bu pozların sona erdi ğine dair CD'ye Ilead-out' bitiri ş komutu yerle ştiriliyor. Single session (tek oturumlu) sürücüler, ilk 'lead-out' komutunu gördüklerinde CD'yi okumayı durduruyorlar. Halbuki, ikinci kez negatiflerinizi bu CD'ye yüklendi ğinde, CD 'de bu bölümün basına 'lead-in' komutu ve sonuna da 'lead-out' komutu yerle ştiriliyor. Böylece CD'niz multi-session bir CD olmu ş oluyor. Multi-session özelli ğine sahip sürücüler, ilk 'lead-out' komutundan sonra yeni bir 'lead-in' komutu aradıklarından bu ikinci bölümü de okuyabiliyorlar. Di ğerleri ise bu i şlemi gerçekle ştiremiyor. 6) LoadlEject Mekanizması Ne Kadar Dayanıklıdır? Üreticiler, CD-ROM sürücülerinin bozulmaya en elveri şli parçasının load/eject mekanizması oldu ğunu söylüyorlar. Otomatik load/eject mekanizmaları Tray tiplerinde uygulanmakta. Belki bu mekanizmaya ve rahatlı ğına belki birkaç kullanımdan sonra alı şabiliriz ama aynı sürücüyü kullanacak olan bir ba şkası, sürücünün floppy sürücülerdeki mekanizmayla aynı oldu ğunu dü şünüp, tablayı tamamen ittirmek istedi ğinde bir sonın çıkması ihtimali do ğacaktır. Ve sonuna kadar ittirilmek istenen bu mekanizma belki ilk seferde de ğil ama be şinci yada onuncu kullanımdan sonra birtakım bozukluklar çıkartabilecektir. Bu nedenlerle, alınacak sürücü çok kullanıcılı bir hizmet içinse manuel mekanizmalı olanlar en uygunudur. 7) CD Sürücünün MTBF'si Nedir? Sürücünün dayanıklılı ğını ya da kullanılan parçaların kalitesini özellikler tablosundaki MTBF de ğerine bakarak anlamak mümkündür. MTBF (Mean Time Between Failures), cihazın normal kullanım şartlarında bozulmadan çalı şabilece ği süreyi vermektedir. Sürücünün özelliklerine bakarken (özellikle kaliteli ürünlerde görmeniz muhtemel) bu veri de incelenmelidir. Yine de, mesela 30.000 saatlik MTBF'si olan bir sürücü için, bu süre deneme yoluyla bulunmuyor. Esasen bu de ğer, içinde kullanılan parçaların dayanıklılık süresine göre belirleniyor, yani o de ğer de o parçaların içinde kullanılan parçaların dayanıklılı ğına göre belirleniyor. Bu yüzden MTBF de ğerleri genelde normalin çok üstünde görünmektedir, yine de firmalar arasında bir kar şıla ştırma yapabilmeyi sa ğlar.' Ayrıca bu de ğerin hesaplanmasında yüzde kaç tam çalı şır durumda oldu ğu hesabı da yapılmaktadır. 97 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya CD-ROM CD-ROM (Compact Disc Read- Only Memory), optik bir veri saklama ortamıdır. Bilgisayar, içindeki bilgileri lazer ı şı ğı kullanarak okur. CD-ROM ('optik medya olarak nitelendirilir'), ı şık ve lensler ile verileri okur. Bu CD-ROM ile manyetik medya'(floppy ve sabit diskler) arasındaki en önemli farklardan birisi. Manyetik medya, veri okuma ve yazma i şlemini elektromanyetizma ile gerçekle şir. Cd' ler, bilgisayar dünyasına girmeden önce müzik amaçlı ç ıkmı şlardı ve özellikleri de dijital ses verilerini okuyabilecek hıza göre geli ştirildi. Bu hız, bilgisayar i şlevi için yeterli olmadı ğından ilk zamanlarda bilgisayarda kullanımı dü şünülemiyordu. Daha sonra hız konusunda bir takım geli şmeler olunca ve yüksek kapasitelerinden dolayı data saklama birimi olarak kullanılmaya ba şlandı. CD sürücülerinin ucuzlaması ve hızlarının gün geçtikçe artmasından dolayı PC'lerin standart donanımı olmu ştur. Cd'ler bilgisayarlar için biçilmi ş kaftandı, çünkü her biri bir sabit disk büyüklü ğünde bilgi içerebiliyor ve maliyet açısından 5-6 disketlik bir yazılımı bile CD'de vermek daha uygun oluyordu. Yukarıda belirtildi ği gibi CD' ler, yüksek ses kalitesiyle yıllardır müzik için kullanılmı ştır. Bu CD'lere "Audio CD" adı verilir. En fazla 74 dakika süre ile yüksek kalitede ses verebilmektedir. Kayıtlar dijital yapıldı ğından ses kalitesi iyidir. CD'ye dijital ses kaydından sonra dijital veriler kaydedilmeye ba şlandı. Bunlara da "Data CD" adı verildi. Bir de görüntülerin yani filmlerin kaydı da digita1 ortama aktarılınca bu CD'lere Video CD adı verildi. Hem Audio-Video hem de Data CD’lerinin yapıları ve çalı şma prensipleri aynıdır. Bir CD'nin fiziki yapısı basit bir plastik disktir. Bu temel plastik disk üzerine presleme i şlemiyle küçük çukurlardan (pits) bir desen i şlenir. Ayrıca yine saf plastikten bir tabaka veri tabakasını korur. Bu plastik özlü diskler 120mm ve 80mm ebatlarda üretilirler. CD'ler üç katmandan olu şur, en altta lazer ı şınını geçiren saydam bir tabaka, alt kısmına verilerin yazıldı ğı alüminyum katman ve en üstte de renkli (koruma) tabaka vardır. Renkli tabakanın bulundu ğu tarafa yazı yazılabilir ya da resim yapılabilir. Bu i şlemler CD’yi etkilemez fakat di ğer yüzeyde olu şan ufak bir çizik bile ço ğunlukla CD’nin okunmamasına neden olabilir. Şekil Philips marka bir CD-R 98 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya Dijital elektronik "0" ve "1'lerden olu şur. Dolayısı ile CD'ye dijital kayıt "0" ve "1"'ler kullanılarak yapılır. Di ğer bir deyi şle CD üzerinde tüm bilgiler (yazılar, çizimler, fotoğraflar, sesler, resimler, bilgisayar komutları vb.) sadece (1)'ler ve (0)'lar halinde kodlanmı ş şekildedir. CD'nin alt yüzeyi incelenirse merkezden çıkan spiral biçiminde bir yol üzerinde dizilmi ş çukurlar (pit) ve tümsekler (land) görülebilir. Bunlar 0 ve 1 'leri ifade eder. CD'nin çok kolay bir çalı şma mantı ğı vardır. E ğer art arda gelenler aynıysa, de ğeri "0", e ğer düzen bozuluyorsa "1" bulunur. Bu şekilde tümsekler ve çukurlar anlam kazanır. CD-ROM 'lar adından da anla şıldı ğı gibi sadece okunabilir. Bir CD-ROM sürücü CD üzerinde veri kayıt i şleminde bulunamaz. CD 'lerin üzerine kayıt i şlemi CD-RW (CD WRITER) di ğer adıyla CD yazıcılar tarafından yapılabilir. CD ROM 'lar piyasaya çıktıkları ilk günden bu yana oldukça popüler bir multimedya donanımı olarak kabul gördüler bunun nedeni floppy disklere göre daha yüksek kapasiteye sahip olmaları ( 400 katı) ve veri eri şim hızlarının bir sabit disk kadar olmasa da çok hızlı olmasıdır. Ayrıca CD yazıcıların piyasaya sürülmesiyle Mbyte ba şına dü şen maliyet oldukça azalmı ştır. Bugün hemen hemen tüm bilgisayarların üzerinde standart bir CD- ROM sürücü bulunmaktadır. CD-ROM 'ların yüksek kapasiteleri sayesinde filmler, ansiklopedi ve benzeri yüksek veri kapasiteli belgeler tek bir CD içerisine sı ğdırılabilmektedir. Bir CD 'ye 650 MB veri ya da 74 dakikalık bir film kaydedilebilir. CD ÇEŞİTLER İ Bunlar CD-R ve CD-RW olmak üzere iki çe şittir. a) CD-R: CD-Recordable kelimesinin kısaltılmı şıdır. Yazılabilir disk demektir. Yalnız bilgi kaydı üzerine bir kez yapılır. Tekrar silinip üzerine kayıt yapılamaz. Ancak Multisession metodu ile Cd'nin sonu kapatılmadı ise bo ş kalan yere bilgi eklemek mümkün olur. Bir kere yazıIabilen CD-R'lerde ise veri de ği ştirilebilir. Burada veri kısmı Dye adı verilen organik renkli bir maddeden olu şuyor. CD'nin rengini belirten ve ço ğunlukla Ye şil, Mavi, yada Altın renginde olabilen bu madde CD'nin kalbini olu şturuyor. CD yazıcı veriyi lazer ı şınlarıyla yazıyor ve bu i şlem sırasında 300 Celsius'luk bir ısıyla ı şın, renkli yüzeye dü şüyor bu sayede bu kısımda bir derinle şme gerçekle şir yani bir Pit olu şur. Bir CD-R üzerine 74 dakikalık ses veya 650 MB bilgi kaydı yapılabilir. 80 dakikalık ses ve 700 MB bilgi kaydı yapılan modelleri de mevcuttur. Ayrıca yine piyasada özel amaçlı üretilmi ş olan 50 ve 180 MB'lık mini CD'lerde mevcuttur. Şekil Bir CDROM'un kesiti görülüyor. 99 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya b) CD-RW : CD-ReWritable kelimesinin kısaltılmı şıdır. Yeniden yazılabilir disk demektir. Aslında buna silinip yeniden yazılabilir disk demek daha do ğru olur. Yüzlerce defa silinip tekrar yazıla9ilir. Aynen CD-R gibi muamele görebildi ği gibi, aynı zamanda . Packet Writing metoduyla bir sabit diskmi ş gibi de davranabilir. 1996 yılında CD-R cihazlarında ile lazer ı şınının farklı fazlarda çalı şması prensibi sayesinde yeniden yazılabilir CD' ler (CDReWritable = CD-RW) do ğmu ştur. Farklı fazlardaki lazer ı şınına de ği şik tepkiler veren özel bir boya ile kaplı ham CD-RW'lar üzerine 1000 defadan fazla kayıt yapmak ve CD-R dan farklı olarak silmek mümkündür. CD-R'de oldu ğu gibi bunda da metal yansıtıcı bir yüzey üzerinde renkli bir kısım bulunmakta. Bu yüzeyde veri kodlanmı ş halde saklanıyor. CD-RW'deki renkli kısım iki farklı tipi bir arada bulundurabiliyor. Kristallin ve Amorph, Kimyacılar kristalle şmeden katıla şan sıvılara Amorph adını veriyorlar. Örne ğin: Cam, Renkli tabakadaki Amorph kısımları ı şını yansıtmadan geçirir. Geçen ı şık ancak metal kısımdan yansıyarak geri döner. Kristallin kısımlar ise lazer veriyi okurken yansıtır. Kristallin ve Amorph iki farklı yansıtıcı yüzey olu şturur ve bu sayede dijital veriler birle ştirilir. CD-RW'nin yazılması sırasında yazıcı renkli yüzeye yo ğun lazer ı şınlan yollamaktadır. Bu esnada ısı 500 Celsius'u bulabilir. Bu i şlemden hemen sonra renkli madde hemen so ğumakta ve Amorph bir duruma gelmekte. CD-R'daki gibi CD' yi eski haline döndürmek mümkün. Amorph bölgeler 200 Celsiusa kadar tekrar ısıtıldı ğında daha yava ş so ğuyarak kristalle şiyor ve veri siliniyor. Böylece CD-RW tekrar yazılmaya el veri şli hale geliyor. Bu silme i şlemi sırasında CD'nin sarmal kalıbı da yok olmasın diye üreticiler şeffaf olan yüzeye bir de sarmal kalıbı basıyor ve bu sayede tekrar aynı şekilde CD' ye veri yazmak mümkün oluyor. CD'LERDE RENKLERİN PERFORMANSA ETK İS İ Ço ğu CD 650 MB kapasiteye sahiptir. Ancak bu de ğer günümüzde artık büyük bir kapasite de ğil. Bazı diskler 655 hatta 700mb kapasiteye sahip olabilir. Bunların arasındaki fark izler arasındaki açıklıktır. Üreticiler bu izler arasındaki bo şlu ğu daraltarak daha fazla izi disk yüzeyine ekleyebiliyorlar. Yeni CD'lerle bir sorunu olmuyor. Ancak eski sürücüler problem yaratabilir. CD-RW'lerde ise üzerinde yazan hıza dikkat etmelisiniz. CD Yazıcının destekledi ği hızlardaki CD'ler alınmalı. Daha geni ş bilgi CD' nin paketinin üzerinde yazar. Ayrıca CD'lerdeki renk farkları da kalitede rol oynar. Mavi yada ye şil renkdeki CD'ler ucuzdur ancak daha az dayanır (10 sene kadar). Ayrıca bu CD'lere Audio kayıt etti ğinizde bazı müzik setleri bunları okumakta zorlanabilir. Bu yüzden biraz daha pahalı olan ancak daha fazla dayanan (100 sene kadar) ye şil san parlayan altın rengindeki CD'leri tercih edilmelidir. CD STANDARTLARI CD-DA: Compact Disc Digital Audio'nun kısaltılmasıdır yani bilinen müzik CD'si. Genelde Stereo, 16bit, 44.IKHz frekansa sahiptirler ve kula ğın duyabilece ği en kaliteli müzi ğin 74 dakikasını içlerinde bulundururlar. 100 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya CD-ROM Digital Data: Standart veri (data) CD'si demektir. İçerisinde 650MB'lık bilgi saklanabilir. İki çe şidi vardır Model ve Mode2. Mode1 içerisinde hata düzeltme kodlan da içeren standart bir moddur. Mode2 ise içerisinde hata düzeltme kodlarını içermez, genellikle sıkı ştırılmı ş ses, video veya grafik verileri içerir. CD-ROM XA : CD ROM Extra Architecture kelimelerinin kısaltılmı şıdır. Mode1 ve Mode2 standartları birle ştirilerek yeni bir .standart olarak kar şımıza çıkmı ştır. Veri, ses, sıkı ştırılmı ş ses, video, grafik ve di ğer türlerdeki verileri içerebilir. CD-I : CD Interactive kelimelerinin kısaltılmı şıdır. TV'ye bağlanan CD-I Player'lar için bulunmu ş bir formattır. VCD : Video CD yani piyasada bol miktarda bulanabilen film CD'lerinin formatı. İçersinde. MPEG sıkı ştırma yöntemiyle sıkı ştırılmı ş 74 dakika video bulundurabilir. Photo CD: Foto ğraf görüntülerini saklamak için kullanılan bir formattır. TV'ye ba ğlanan CD-I sürücülerle, içerisindeki foto ğraflan TV ekranında izlemek için bulunmu ştur. MultiRead : Çoklu okuma. CD-R ve CD-RW medyalar üzerindeki müzik ve veri için belirlenmi ş bir standarttır. Diskin her CD sürücüde okunabilmesi için bu standardı desteklemesi gerekir. Multisession : Bir CD-R ya da CD-RW medya üzerine farklı zamanlarda birden fazla kez yazma metodudur. CD-Recordable (CD-R) : Kaydedilebilir CD demektir. Standart olarak 650MB veri ya da 74 dakika ses barındırabilir. Sarı, ye şil, mavi gibi renklerde olur. CD-ReWritable (CD-RW) : Yeniden yazılabilir CD demektir, bu medyalara defalarca kayıt yapılabilir, format çekilip yeniden yazılabilir, bu sebepten ötürü yeniden yazılabilir CD ismi verilir. 650MB veri ya da 74 dakika ses barındırabilir. Koyu gümü ş renginde olur. CD -Recorder : CD yazımı olayının ba ş kahramanı, yani CD'yi yakan ya da yazan alet. Recorder diye tabir edilen bu aletler sadece CD-R'lara yazabilir, CD-RW'lara yazma kabiliyeti ve istidadı yoktur. CD- Writer : Hemen üstte bahsetti ğimiz CD yazıcı canavarının karde şi ya da büyük abisi denebilir. Bunlar CD-R'ların yanında CD-RW medyalara da yazabilir; çok kabiliyetlidirler, bu kabiliyetleri fiyatlarına da yansır tabi ki. Session : CD yazma oturumu demektir. İster CD-R isterse de CD-RW medyaya yazılmı ş olsun fark etmez, bir yazım seansı bu adla ça ğırılır. DAO: Disk At Once kısaltmasıdır. CD-R'ı ya da CD-RW'yi bir kerede yazmak demektir. 101 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya TAO : Traek At Onee kısaltmasıdır. CD-R'ı ya da CD-RW'yi birkaç oturumda (session) yazma i şlemi için kullanılır. Multivolume : Bir CD-R ya da CD-RW medya üzerine birden fazla oturum (session) yapıldı ğında bazen bu oturumlar birbiriyle ili şkilendirilemez. Bu ili şkilendirme i şleminde kullanılan metoda verilen addır. UDF : Universal Dise Format kelimelerinin kısaltılmı şıdır. Packet Writing yöntemi ile yazılan CD-RW'lerin normal CD-ROM okuyucularda okunabilmesi için geli ştirilmi ştir. CD YAZICILAR ( CD WRlTER : CD - RW ) CD Kayıt cihazları (CD Recorder = CD-R) özel kaydedilebilir ham CD’ler (CD-R Medya) üzerine yazabilirler. Lazer ı şınına duyarlı bir boya tabakası ile kaplı bu ham CD'lerin yüzeyleri lazer ile yakılarak düzlükler ve çukurlar olu şturulur. Böylece, basılı CD’lerden farkı olmayan bir CD, herhangi bir bilgisayar ortamında üretilebilir. CD üzerine veri dı şında ses, görüntü gibi farklı formatlarda bilgi de kaydedilebilir. Bunun için ek yazılım ve donanım ürünlerine ihtiyaç vardır. Bilindi ği gibi CD-Recorder teknolojisi 5 yıldan beri giderek daha yaygın kullanılmaktadır. Bu cihazların en önemli özelli ği hem CD-R medyaya hem de silinebilen özel CD- RW medyaya kayıt yapabilmeleridir. Bu nedenle CD-RW cihazlar hem CD-ROM okuyucu, hem CD-R cihazı hem de CD-RW cihazı olarak çalı şmaktadırlar. Ancak CD- RW diskler her CD-ROM sürücüde okunamayabilir. Sadece "MultiRead" özelli ği olan, yani CD-RW formatını destekleyen CD-ROM sürücüler CD-RW diskleri okuyabilmektedir CD yazıcılar sistemdeki dosyaların yedeklenmesi veya dijital resim ar şivinin saklanması gibi i şlemlerdeki birçok bilgiyi gümü ş plakalarda saklamamızı sa ğlar. Bunun dı şında CD yazıcılar yardımıyla el kamerasıyla kaydedilen görüntüleri VideoCD formatında kaydedilebilir ya da amatör müzik çalı şmaları AudioCD formatında kaydedilebilir. D ı ş görünü ş itibariyle CD yazıcılan CD sürücülerden ayırt etmek güçtür. İkisinde de CD çekmecesini açmak için bir dü ğme, ses ayan için bir dü ğme ve birkaç da LED bulunur. CD YAZICILARIN ÇALI ŞMA PRENS İB İ CD yazıcısının nasıl çalı ştı ğını anlayabilmek için önce CD'nin temel çalı şma prensibini bilmek gerekir. CD'ler genellikle aynı yapıya sahiptir. Ta şıyıcı kısmı olu şturan CD'deki kalın tabakadır. ço ğu üretici bu tabakayı polikarbon'dan yapmaktadır. Bu ta şıyıcı tabakanın üzerinde ise bilgilerin kaydedildi ği kısım yer alır. Bilgilerin okunması sırasında lazer bu kısımdan yansır. Bilgilerin yazıldı ğı k ısımda koruyucu bir kaplama bulunur. Bunun sayesinde hassas kısım, VV ı şınlarından korunur. Aynca bu kaplama CD'nin ön yüzünü de olu şturur. 102 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya Yazılabilen kısım 0,05 ile 0,1 mikrometre arasındaki mikroskobik girintilerden olu şuyor. Derinli ği 120 Nanometre olan bu girintilere pit denir. Pit'ler arasındaki araya da yani tümsek kısma "Land" deniyor. Pit ve Land'lann yardımıyla iki dijital temel bilgi yani 1 ve O olu şmakta. Bu iki de ğer iki harften olu şan bir alfabeye benzetilebilir. Bu iki de ğerin kombinasyonları sayesinde bilgiler bir araya gelir. Bu girintiler ve çıkıntılar sarmal bir şekilde tüm CD'nin etrafında binlerce kez dönerek izler olu şturuyor. Bu izler okuyucu kafa ile takip ediliyor. Bilgisayarın bunca sarmalı içerisinde do ğru bilgiye ula şabilmesi için bu sarmalların ba şladı ğı yer olan "Le ad-in" kısmında bir içerik listesi bulunmakta (TOC- Table Of Contents). Lazerle Okuma İçin Kullanılan Teknik Bilgilerin okunması lazer teknolojisi sayesinde gerçekle şiyor. Bu lazerin kafası bir motor sayesinde tüm CD yüzeyinde hareket edip yarı geçirgen bir aynaya lazeri yansıtıyor ve bu, lazerin sadece bir yöne (lazer kafasından CD'ye ) do ğru geçi ş yapmasına izin vermekte. CD yazıcılarda kullanılan lazerin dalga boyu 780 Nanometre. Bu tür dalga boyları infrared kategorisinde uzun dalga boyları olarak adlandırılır. Lazer i şini lens'den çıkarak 008 milimetre geni şli ğindeki ta şıyıcı yüzeye yansır. Lazerin bilgileri saklayan yüzeye ula şması için plasti ği a şındırması gerekir ve bu 1,6 milimetre geni şlemeye sebep olur. CD'de verilerin bulundu ğu yüzey, lazer ı şınını bir ayna gibi yansıtmaktadır. Ancak yüzeydeki Pit ve Land'ler sayesinde yansıma yüzeyi lazeri yönlendirir ve modüle eder. Böylece yansıyan ı şın geri gelirken de ği şmi ş olur. CD sürücüsüne dönen i şin buradan tekrar yan geçirgen aynaya dü şer ve buradan bir foto diyot'a yönlendirir, burada gelen ı şın, iki farklı gerilimde (1 ya da 0) elektrik sinyallerine dönü şerek bilgisayarın anlayabilece ği veriler haline gelir. CD sürücüler verileri okuyabilmek için dü şük bir güç harcarken CD yazıcılar veriyi CD'ye yazabilmek için daha güçlü bir lazere ihtiyaç duyar. Örne ğin Bir CD-R, veriyi yazabilmek için 300 Celsius'luk bir ısı kullanır ki bunun 200 celsius'u verinin tekrar silinebilmesi için gereklidir. Veriler yazdırma sırasında kaynak medyadan (disk, CD-ROM) önce CD yazıcının tampon belle ğine ula şıyor. CD yazıcı, lazer ı şını ile buradan alınan verileri CD-R disk yüzeyine yazıyor. Lazer ı şınının bu süre içinde (oturum tamamlanana dek) kesintiye u ğramaması gerekiyor. Ama tampon bellekte veri bulamazsa, i şlem kesintiye u ğruyor ve "buffer underrun" durumu meydana geliyor. Terminolojik olarak açıklamak gerekirse, "buffer" tampon bellek anlamını ta şıyor. İngilizce'de "ta şma" anlamına gelen 'overrun'ın zıttı "underrun" yani "yetersizlik", işlenebilecek veri bulunamaması durumu. CD yazıcının tampon belle ği yeterince büyükse, bir kısım veriyi önceden bu alana atıyor ve veri akı şı bu alanda dengelenerek yazıcı kafanın durması engelleniyor. Tabii kaynak c İhaz (disk veya CD-ROM) veya arabirim yava şsa yine tampon belle ğe yazıcı' kafaya kesintisiz veri gönderecek hızda veri akı şı olmuyor. Örne ğin CD yazdırmak için (artık pek yava şı kalmadı ama) en fazla 19 ms eri şim hızına sahip disk kullanılması önerilir. 103 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya CD-RW'ler CD sürücüler arasındaki en geli şmi ş teknoloji olarak dikkat çekiyorlar. Alı şılagelmi ş CD-ROM'lan okuyabiliyorlar ve CD yazabiliyorlar. Aynca yeniden yazılabilir CD'lere veri yazıp silebiliyorlar. CD-R'ler her tip CD'yi okuyabilmekte, ancak sadece CD'lere veri yazabilmekte. Yeniden yazılabilir medyalarla ba şa çıkamıyorlar. Yakın zamana kadar CD-RW'ler CD-R'lerden pahalıydı. Fakat zamanla CD-R'ler silinerek yerlerini CD-RW'lere bırakmaya ba şladılar. CD-RW'LER İN PERFORMANSINI ETR İLEYEN FAKTÖRLER CD-R/RW sürücüler, fıyat, performans ve özellik unsurlarının en iyisini sunan sayılı ürünlerdendir. Yalnız a şa ğıdaki noktalara dikkat edilirse ; 1.Sürücü Hızı: CD-R/RW Sürücünün: yazma hızı, yeniden yazma hızı, okuma hızı en çok dikkat edilen kriterlerdir. Bir CDR/RW sürücünün hızını belirtmek için örne ğin 8X-4X-24X şeklinde bir ifade kullanılır. 8X, CD-R/RW Sürücünün bir CD-R'ye yazma hızını; 4x, bir CD-RW'ye yeniden yazma hızını; 24x ise bir veri CD' sini okuma hızını ifade eder. Bu hızlar, farklı cihazlara göre de ği şir. Fakat, hızlarının ifade edilme şekli aynıdır. Günümüzdeki güncel CD-R/RW Sürücülerin ço ğunlu ğu genelde 8x yazma hızına sahiptir. Yani saniyede 1.2 MB veri transferi yaparak CD yazma i şlemini yapar. Yenilerde ise, 12x ve 16x yazma hızına sahip CD-R/RW sürücüler çıkmı ş durumda. Temel kuralolarak hızlı CD-R/RW daha iyi denebilir. Yalnız, CD-R/RW sürücü ile kullanılan bo ş CD-R medyalarının da, CD-R/RW Sürücünün maksimum yazma hızına dayanabilece ğine emin olmak gerekir. Bo ş CD-R medya alırken bilinen ve dayanıklı medyalardan almak gerekir. Aksi halde bir dolu yanmı ş CD-R ile kar şı kar şıya kalınz. 2. Arabirim : CD-R/RW Sürücülerde, arabirim oldukça önemlidir. Bu hususta günümüzde genel olarak iki farklı arabirime sahip CD-R/RW sürücüler bulunmaktadır. 1) IDE ( Atapi ) 2) SCSI Genel performans açısından SCSI, IDE yapısına göre biraz daha iyi denebilir. Yalnız bu arabirimin sundu ğu performansın getirdi ği bazı ek maliyetler bulunmaktadır. İlk olarak; SCSI CDR/RW Sürücüler, aynı tür IDE sürücülerden daha pahalıdır. Bunun dı şında, SCSI CD-RJRW sürücüler için, SCSI kart almak gerekmektedir. Bu kart günümüzde şartlarında 50-60$ civarındadır. Performans bakımından arada bir fark' olmamasında ra ğmen, bilgisayarın çalı şması esnasında SCSI, IDE'ye göre i şlemciye daha az yüklenir. Bunun sebebi ise, SCSI sürücüler, komutlarını i şlemciye de ğil de kendi kontrol kartı üzerindeki denetçiye yaptırır. IDE CD- RJRW sürücüler ile i şlem yapılırken, bilgisayarda ba şka programlar kullanılmamalıdır. E ğer, IDE CD-RJRW Sürücü ile kayıt yaparken, di ğer programlar çalı ştmlırsa, Buffer Underrun gibi hatalar ile kar şıla şılır. Bunun sebebi ise, IDE yuvasının, veri transferi yaparken i şlemciye fazlaca yüklenmesi şeklinde açıklanabilir. Fakat SCSI CD-RJRW Sürücü ile kayıt yapılırken, i şlemler SCSI denetçi tarafından yapılaca ğından, i şlemciye hemen hiç yüklenmeyece ğinden, bu tür bir kayıt i şlemi 104 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya esnasında genelde di ğer birkaç program kullanılabilir. Yalnız hiç bir SCSI CD- R/RW sürücü sıfır hata ile çalı şmayı garanti etmez. E ğer 8-15 dakikalık CD kayıt süresince herhangi bir program kullanılmayacaksa IDE CD-RJRW sürücüler tercih edilmelidir. Ama di ğer türlü SCSI kullanmak gerekir. Yalnız günümüzde IDE ve SCSI CD-RJRW sürücüler arasında pek bir fark kalmadı. Dolayısı ile hızlan bugün için 8X- 12X-16X aralı ğında olan IDE sürücüler tercih edilebilir. 3. Disk Kapasitesi : Günümüzde artık 80 dakikalık kayıt yapılabilen ve yüksek hızlarda (8X-12X gibi) kayıt yapmaya izin veren bo ş CD-R medyalar kullanılıyor. Bazı CD-R/RW sürücüler bu bo ş medyaları desteklememekte. CD-RJRW sürücü seçerken bu nokta göz önüne bulundurulmalı. 4. Tampon Bellek : CD-R/RW sürücüde, en az 2 Mb tampon belle ğe sahip olunmalıdır. Tavsiye edilen miktar ise 4MB. Buffer Underrun dedi ğimiz hata, tampon bellek ne kadar fazla olursa, bu hatayı verme ihtimali o kadar azalır. Çünkü CD yazma i şinde sürekli veri akı şına ihtiyaç vardır. Bu süreklilik sa ğlanmaz ise, veriler tampon bellekten okunur. Dolayısı ile e ğer hem veri süreklili ği sa ğlanamaz hem de tampon bellekte saklanan veri akı şı durdu ğu zaman kullanacak olan veri de kullanırsa ve sonunda veri akı şı kesilirse Buffer Underrun denilen hata olu şur. O yüzden ne kadar yüksek tampon bellek olursa, o kadar daha az hata olur. 5. Yazma Modları : Ço ğunlukla geni ş yazma moduna sahip CD-RIRW sürücüleri kullanmak tavsiye edilir. Disc-at-Once : Data! Audio Cd’lerini bir seferde yazar. Lazer, CD yazma i şi bitine ve oturum kapatılana kadar hiç durmadan yazar. Bundan sonra artık veri eklenemez. Track-at-Once : Data! Audio Cd’lerini tek seferde yazmaz. Lazer kafa, her iz bitti ğinde durur ve tekrar devam eder. Dolayısı ile izler ( track) arasında 2 sn’lik bir bo şluk olur. Müzik Cd'si kayıt edilirken, bu mod kullanılmalıdır. Session-at-Once : Veri ve Ses izlerinin (track) aynı Cd'de kullanılmasına olanak tanır. Bu CD-Extra olarak adlandırılmaktadır. Bu mod ile yazım yapılırken, ilk oturum ses ( audio) izlerini yazmak içindir. Oturum biti ğinde lazer kafa kapanır fakat CD halen açıktır. Ve ikinci oturumda ise veri (data) izler yazılır ve CD kapatılır. Multisession : Birden fazla seferde, daha önce yazılan verilere yeni veri eklerneye olanak sa ğlayan yazma modudur. Packet Writing : Bu mod ile, CD-RIRW sürücüsü bir hard disk gibi davranacak ve bilgiler kolayca kopyalanıp, silinebilecektir. 6. Disk Formatları: Günümüzde bulunan birkaç Disk formatı bulunmaktadır. Hemen hemen bütün formatlar ile uyumlu olan bir CD-RIRW Sürücü almak oldukça mantıklı olacaktır. Daha önce açıklanan bu formatlar şöyledir ; a) CD-DA ( Müzik CD'leri için fıziksel format) b) CD-ROM(/XA): Mode-2, Form-I, Form-2 c) CD Extra d)CD-Text d)CD-UDF e)Photo CD f) Video CD 105 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya Şekil 80dakikalık yada 700 Mbyte'lık bir CD örne ği FLOPPY DISK (D İSKET) Disketler, bilgisayarların yaygınla şmasından bugüne kadar en çok kullanılan saklama birimidir. Bunun birçok nedeni var. İlk zamanlarda programların kısa olmasından dolayı çok tutulmu şlardı. Günümüzde ise kapasiteleri az (CD'ye ve HDD'ye göre) gelse de, ekonomik (backup üniteleri ve CD kayıt edicilerine göre) oldukları için ve tekrar kaydedilip silinebilir olduklarından h~ila kullanılmaktadırlar. Disketler genelde 5,25 inç ve 3,5 inç çapında olmak üzere iki türlüdür. Bunlar kapasiteleri bakımından da high-density (HD) ve double-density (DD) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Saklı olan bilgiyi okuyabilmesi için disket sürücüsü kullanılır. Şekill.b.2.1' de 5,25 inç ve 3,5 inç disketlerin bazı özellikleri görülmektedir. 5,25 inç disketleri çizilme, toz ve parmak izlerinden korumak için özel olarak disketle birlikte verilen zarfların içinde ta şınır. Bazı zarflar statik elektrikten disketi koruma görevini de yapar. 3,5 inç disketler bu gibi etkilere kar şı daha iyi korundu ğu için özel zarf içinde ta şınmazlar. Disketin dı şındaki plastik dı ş kaplama, disketin sürücü içinde daha düzgün dönmesini sa ğlar. Dı ş kaplama üstünde bulunan okuma/yazma yuvalan ise disk sürücüsünün okuma/ yazma kafasının disket üstüne temasını sa ğlar. Disket ilk alındı ğında kullanıma hazır de ğildir. İlk önce formatlama (biçimlendirme) dedi ğimiz i şlemin yapılması gerekmektedir. Bu i şlem ile diskin üzerine yazılacak olan kısımlar belirlenir ve diskin kapasitesi (DD-HD) belirlenir. Okuma/yazma gözü, kapalı tutulursa disket üstüne yazma, yani kayıt etme i şlemi yapılmasını önler. 3,5 inç disketlerde yazmaya kar şı korumak için bu gözde bulunan küçük kapakçık itilerek gözün açık kalması sa ğlanır (bu göze bakıldı ğında tam açık olması gerekir). Disket sürücü devresinde bulunan sistem, bu gözün açık oldu ğunu anlayınca, diskete kayıt yapılmasını önler. Bu durumda disketten yalnızca okuma i şlemi yapılır. Burada bulunan kapakçık elle geriye çekilerek göz kapatılırsa, hem okuma ham da yazma i şlemi yapılır. DD (double-density)HD (hi2h-density) 5.25 inch 360 KB 1.2MB 3.5 inch 720KB 1.44MB 106 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya 5,25 inç disketlerde, yazmayı koruma gözü açık oldu ğunda okuma ve yazma i şlemleri yaptırılır. E ğer bu göz koyu renk bir bant ile kapatılırsa, yalnızca okuma i şlemi yapılır, yazma i şlemine izin verilmez. Disketlerdeki bilgileri de ği ştirmemek ya da yanlı şlıkla silmemek için yazma koruma gözleri kapalı tutulmalıdır Disket ilk alındı ğında kullanıma hazır de ğildir. İlk önce formatlama (biçimlendirme) dedi ğimiz i şlemin yapılması gerekmektedir. Bu i şlem ile diskin üzerine yazılacak olan kısımlar belirlenir ve diskin kapasitesi (DD-HD) belirlenir. Okuma/yazma gözü, kapalı tutulursa disket üstüne yazma, yani kayıt etme i şlemi yapılmasını önler. 3,5 inç disketlerde yazmaya kar şı korumak için bu gözde bulunan küçük kapakçık itilerek gözün açık kalması sa ğlanır (bu göze bakıldı ğında tam açık olması gerekir). Disket sürücü devresinde bulunan sistem, bu gözün açık oldu ğunu anlayınca, diskete kayıt yapılmasını önler. Bu durumda disketten yalnızca okuma i şlemi yapılır. Burada bulunan kapakçık elle geriye çekilerek göz kapatılırsa, hem okuma ham da yazma i şlemi yapılır. 5,25 inç disketlerde, yazmayı koruma gözü açık oldu ğunda okuma ve yazma i şlemleri yaptırlır. E ğer bu göz koyu renk bir bant ile kapatılırsa, yalnızca okuma i şlemi yapılır, yazma i şlemine izin verilmez. Disketlerdeki bilgileri de ği ştirmemek ya da yanlı şlıkla silmemek için yazma koruma gözleri kapalı tutulmalıdır. Disketin ortasında bulunan büyük delik disket sürürcüsünün disketi döndürmesini sa ğlar. Disket üstünde bulunan sektör deli ği, bilgisayarın disket üstünde nereden veri okunaca ğını ve nereye veri saklanaca ğını belirtir. Bilgisayar disket sürücüsünde bulunan optik bir sistemle bu delik hissedildi ğinde bilgisayar sektör ba şlangıç yeri olarak burayı kabul ederek okuma ve yazma i şlemleri yapar. İlk defa kullanılacak olan disketi önce formatlarnak' gerekir. Bilgisayarın kullandı ğı disket sürücüsüne ve i şletim sisteminin özelli ğine göre disket formatlandıktan sonra kullanılabilir duruma getirilir. Disket formatlama i şleminin nasıl yapılaca ğı bölüm. 8 de açıklanacaktır. Formatlanmı ş bir diskete veri saklanır ve saklanan veriler okunabilir. Disket formatlandıktan sonra manyetik olarak disket yüzeyi dairesel iz (track) adı verilen yerler ve bu izleri bölgelere ayıran sektörler olu şur. Bu iz ve sektörlerden olu şan bölgeler formatlama i şleminden sonra bo ştur. Her sektörde bulunan izler üstüne veriler seri olarak saklanır. Daha sonra anlatılacak olan disket kapasitelerinde, bu iz ve sektör sayılan açıklanacaktır. Burada, iz ve sektör sayısının az ya da çok olması disket kapasitesinin büyüklü ğünü belirler. Diskette saklı veya saklanacak verilerin yerlerinin belirlenmesi için disket üstünde sektör deli ği bulunur. Sektör deli ği, ba şlangıç yeridir ve verilerin saklı oldu ğu iz ve sektör numaralarının yerinin bulunmasında yardımcı olur. Sektör deli ği optik sistem tarafından bulundu ğunda, okuma yazma kafası, okuyaca ğı yerin adresini yani iz ve sektör numaralarını okur. Verinin bulundu ğu iz ve sektöre giderek gerekli verileri disketten okuyarak, bilgisayarın RAM'ına gönderir. Buraya ön yükleme sektörü (boot sector) adı verilir. Geçmi şte üretilen disketlerin tek yüzüne veri saklanıp, okunabiliyordu, günümüzde disketlerin her iki yüzü de kullanılmaktadır. Dolayısıyla disketlerin kapasitesi arttırılmı ştır. Daha öncede belirtildi ği gibi disketlerin kapasitesi, iz sayısı ile ilgilidir. Piyasada bulunan 3,5 inç ve 5,25 inç disketlerdeki iz sayısını belirten TPI (Track Per 107 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya Inch) terimi bir inch'deki iz sayısı için kullanılır. Bazı üreticiler disket kapasitesini disket üstüne yazarlarken TPI terimini, bazıları da KB ya da MB terimini, bazı firmalar da DSDD (Double Sided Double Density. - Çift yönlü çift yo ğunluklu anlamında) ya da HD (High density - yüksek yo ğunluklu anlamında) terimlerini kullanmaktadır. A şa ğıdaki açıklamalar dikkatle okunursa, konu daha iyi anla şılacaktır. 5,25 İnç disketler kapasite yönündün genelde ikiye ayrılır; · DSDD terimleri olan 5,25 inç disketler 360 KB'a kadar veri saklayabilir. · HD terimleri olan 5,25 inç disketler 1.2 MB'a kadar veri saklayabilir. Şekil l.b.2.3 - 5,25 inç disket 3,5 inç disketler küçük boyutlu oldu ğu için bundan sonraki bilgisayar sistemlerinde daha çok kullanılacaktır. Üretici firmalar da sürekli olarak 3,5 inç disketleri daha fazla kapasitelerde kullanabilme çalı şmaları yapmaktadır. Bu disketler, kapasite yönünden en son teknolojik yeniliklerle şöyle sınıflandırılabilir: · DSDD: Bu tür disketler 720 KB'te kadar veri saklar. Üstünde DSDD, 1 M yazılı olan disketlerde 720 KB 'ta formatlanarak kullanılır. · BD veya 2M : Bu tür disketler ise 3,5 inç disketler 1.44 MB' ta formatlanır. · ED: Bu tür 3,5 inç disketler sınıfına 2,88 MB 'ta kadar bilgi saklanabilen 4 MB disketlerde 1991 yılında katılmı ştır. Bu disketlerde ED (Extra- Density, ekstra yo ğunluklu) i şareti bulunur. . En son olarak firmalar 20 MB'ta kadar veri saklanabilen 3,5 inç disketler de üretmi ştir. Yalnız bu tür disketler özellikle ülkemizde pek kullanılmamı ştır. 3,5 inç ve 5,25 inç disketleri kullanırken şu noktalan göz önünde tutmak gerekir. . 5,25 inç disketlerde; a) Kullandı ğınız bilgisayann disket sürücüsü yalnızca 48 TPI, DSDD disketleri (360 KB'ta formatlanmı ş) kullanıyorsa, 96 TPI; HD (1,2 MB'ta formatlanmı ş) disketleri kullanamazsınız. b) Kullandı ğınız bilgisayarın disket sürücüsü 1,2 MB'lık ise hem 48 TPI DSDD; hem de 96 TPI HD kullanabilirsiniz. 3,5 inç disketlerde: a) DSDD ya da 1 MB yazılı disketler, 720 KB'lık disket sürücüsünde kullanılabilir. HD 1,44 MB'lık disketleri 720 KB disket sürücüsünde kullanmak mümkün de ğildir. b) 1,44 MB'lık disket sürücüsü ile HD, 2 MB disketleri ve 720 KB 'ta formatlı olan DSDD disketleri kullanmak mümkündür. 108 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya c) 2,88 MB disket sürücülerinde 4 MB disket 2,88 MB' ta formatlanmaktadır. Bu sürücü 1,44 MB ve 720 KB'ta formatlı disketleri kullanma izini vermektedir. Buradaki açıklamalardan sonra iki önemli nokta ortaya çıkmaktadır: 1. Üstünde 1 MB yazılı olan disketler 720 KB'ta fonnatlandı ğında, en fazla 720 KB'ta kadar veri saklanır. Benzer şekilde üstünde 2 MB yazılı disketler 1,44 MB'ta formatlandı ğından, 1,44 MB 'ta kadar veri saklanabilir. 2. 2- Dü şük' kapasiteli disketleri kullanan disket sürücülerinde, daha yüksek kapasiteli disketler fonnatlanamaz ve kullanılamaz. Yüksek kapasiteli disket sürücüsünde kendinden daha dü şük kapasiteli disketler de fonnatlanır ve kullanılabilir. D İSKET KULLANIMINDA D İKKAT ED İLECEK NOKTALAR . Disk yüzeyine elinizle 'dokunmayınız (özellikle 3,5 inç disketleri okuma yazma yuvasını elinizle açıp dokunmayınız). Vücudunuzda biriken elektrostatik yük nedeniyle diskette manyetik olarak saklı bilgileri siler. Aynı zamanda parmak izi dolayısıyla okuma yazma i şlemini etkiler. Disketleri, disket sürücü içerisine gayet yava ş ve dikkatli itiniz. E ğip, bükmeyiniz. . Disketleri çok nemli, çok so ğuk ve çok sıcak ortamlardan uzak tutunuz. Güne ş ı şı ğı altından, soba ve kalorifer radyatörlerinden uzak tutunuz. Disketler 10 ile 50 oC arasındaki ortamlarda saklanabilir. Disketleri mıknatıs, elektrik motoru, televizyon gibi elektromanyetik ortamlardan uzak tutunuz. Disketlerin üstüne yumu şak uçlu (kur şun kalem gibi) kalem ile yazınız. . Disketleri kitap arası veya herhangi basınç yapacak bir yerde tutmayınız, ta şımayınız. En önemlisi disketinizi kayıp edebilirsiniz ya da yukarıda açıklanan nedenlerle içindeki bilgiler yok olabilir. Bu gibi durumlarda yaptı ğınız çalı şmaların ve programların da kaybolmaması. için mutlaka diskin yedek bir kopyasını alınız. Bilgisayar ta şırken disket sürücüsünün içerisine bilgisayarla birlikte verilen karton ya da plastik kart koruyucuyu yerle ştiriniz. Bu noktalara dikkat edilirse disket uzun süre kullanılır, yine de insanlar nasıl ya şlanıyorsa disketler de kullanıldıkça belirli süre sonunda ya şlanır ve yava ş yava ş verileri kaybetmeleri söz konusudur. Bu gibi durumlarda, disket yeniden formatlanarak biraz daha kullanılabilir. 109 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya DVD ROM DVD (Digital Versatile Disk : Sayısal çok yüzeyli disk) yüksek veri depolama kapasitesine sahip olan ve boyutları CD-ROM boyutları ile aynı olan yeni bir optik veri saklama medyasıdır. DVD'ler üretim şekillerine göre 4.7 Gbyte ve 17 Gbyte arasında kapasiteye sahiptirler. Böylece tek bir CD-ROM'a sı ğmayan pek çok programın yanı sıra çok CD- ROM'lu oyunlar (Örne ğin 3-7 Cdlik oyunlar) ve CD-I formatında kayıtlı ve birden fazla CD içeren (2 yada 3 CD) filmler artık DVD-ROM denen tek bir medya üzerinde üretiliyor. DVD'ler ilk önceleri video uygulamaları için dü şünülmü ş ve uygulanmaya ba şlanmı ştır. Ancak şu anda DVD'ler, film, bilgisayar verileri ve müzik için kayıt aracı olarak kullanılırlar. Çünkü DVD resim ve ses kalitesinde oldukça mükemmel sonuçlar ortaya çıkıyor. Örne ğin bir filmi yüksek görüntü kalitesinde kayıpsız olarak oynatabilme, yedi farklı dilde altyazı, yüksek ses kalitesinde (Örne ğin Dolby Digital, AC3 vb.) ve 3 farklı yabancı dilde seslendirilmi ş olarak izleme şansımız var. Ayrıca film kesitlerine do ğrudan eri şim için menüler, filmlerin olu şumu için arka plan bilgileri ("making of') ve daha pek çok farklı özelli ğe sahip bir şekilde izleyebiliyoruz. Bunların dı şında DVD'ler bilgisayar verileri içinde yüksek veri depolama alanı sunuyor. Dolayısı ile burada bilinmesi gereken noktalardan biride kapasite olarak kar şımıza çıkıyor. En dü şük kapasiteli DVD bir CD Inin dört katıdır. Bu da bazı çok kapsamlı çalı şmaların örne ğin bir şehrin tüm harita bilgilerini (6CD) tek bir DVD üzerine kayıt yapabilmemizi sa ğlıyor. Ayrıca Microsoft'un Encarta Plus'ı gibi bazı ansiklopediler (Britannica vb.) ve oyunlar gibi uygulamalar DVDlnin büyük kayıt kapasitesinden yararlanıyorlar. Buna kar şın fiyatları yüksek oldu ğundan kullanımı ülkemizde pek yaygın de ğildir. Yalnız yakın gelecekte yaygın kullanımdan dolayı üretim maliyetlerinin dü şmesiyle CDlnin yerini alaca ğı dü şünülüyor. DVD Disk, standart ses CD’lerinde oldu ğu gibi 120 mm çapındadır. Fakat kullanılan lazer dalga boyu daha kısadır (650 nm). Daha ince ı şın demeti sayesinde, disk üzerindeki çok daha küçük girintiler (çukurlar) okunabilmekte ve yüzey üzerine bu girintilerden daha fazlası yerle ştirebildi ğinden, DVD'de kapasite artı şı sa ğlanabilmektedir. DVD'nin ÇALI ŞMA PRENS İB İ Günümüzde kullanılan tek bir DVD'ye en az 4,7 Gigabyte veri aktarmak yani 7 CD'lik veri depolamak mümkündür. En fazla ise 17 Gigabyte'a kadar veri sı ğdırmak mümkün. Bu da kapasite olarak günümüzde kullanılan tam 27 CD'ye kar şılık gelir. Bütün bunlara ra ğmen bu yeni medya teoride CD-ROM'lardan pek farklı de ğil ve yakla şık aynı teknolojiyi kullanıyor. Her iki medyada da bilgiler, oldukça hassas olan yüzeye lazer ı şınıyla tek tek bit' ler halinde yazılıyorlar. 110 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya DVD ve CD-ROM teknolojileri arasındaki temel fark, kullanılan lazer ı şınının dalga boyudur. CD lazeri 780 nanometrelik bir dalga boyuna sahip. Buna kar şın DVD lazeri 635 ile 650 nanometre arasında bir dalga boyu ile çalı şır. Böylece aynı büyüklükteki yüzeye dört buçuk kat daha fazla miktarda veri depolamak mümkün oluyor. Yalnız CD'lerde medyanın sadece bir yüzü veri depolamak için kullanılıyor. Di ğer yüz ise etiket amaçlı kullanılıyor. Oysa DVD'de veri depolanan medyanın iki yüzü de veri yazmak için kullanılınca kapasite artıyor. Depolama kapasitesini bir defa daha iki katına çıkaran di ğer bir özellik de DVD'lerin veri yazılabilen çift katmana sahip olmaları. DVD'nin en üst veri katmanı yarı şeffaf biçimde tasarlanmı ş: Böylece her iki katman da birbirlerinden ba ğımsız olarak veri yazılmasına ve okunmasına olanak tanıyorlar. Bu durumda DVD sürücünün, verileri okumak için lazer ı şınını her defasında istenen verilerin yer aldı ğı katman üzerinde kullanması gerekiyor. Tek yüzlü tek katmanlı DVD ROM'un kapasitesi 4.7 GB 'dir. Bu kapasite, 3400 adet bilgisayar floppy disketine e şde ğerdir. Yada 7 adet CD'ye e şde ğerdir. Bütün bunların sonucu ise 4.7 GB 'lik bir DVD'nin 9 saatlik müzik veya 5000 tane 300 sayfalık romanı saklayabilece ği anlamına gelir. Bir yüzündeki tek katmanda 2.6 GB veri saklayabilmesi ile tekrar yazılabilir DVD ROM, alı şılagelmi ş CD ROM'a göre dört kat daha fazla bilgi saklayabilir. En son nesil yüksek performanslı video DVD ROM 17 GB'lik kapasiteye sahip olacaktır. Bu ürün çift taraflı olup, iki katmandan olu şur. A şa ğıda standart DVD kapasiteleri verilmi ştir. Dı şarıdan bakıldı ğında aynı gibi olan CD ve DVD , yandaki şekilde görüldü ğü gibi aslında bir birinden çok farklıdır. En önemli fark ise DVD'nin çift katmanlı ve çift yüzeyli olabilmesidir. Bu kapasitenin çok fazla artmasını sa ğlar DVD formatı 120mm disk 80mm disk DVD ROM tek yüz-tek katman 4.7 GB 1.4 GB DVD ROM tek yüz-iki katman 8.5 GB 2.6 GB DVD ROM tek yüz-tek katrnan 9.4 GB 2.9 GB DVD ROM tek yüz-iki katrnan 17 GB 5.3 GB Şekil - CD-ROM ile DVD-ROM yüzeyleri arasındaki fark 111 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya DVD'leri Kopyalamak DVD'lerde de ki şisel ihtiyaca yönelik olarak bir güvenlik kopyası olu şturulabilir. Ancak CD kopyalamada oldu ğu gibi DVD filmlerinin dijital birebir kopyalarını olu şturmada bazı teknolojik zorluklar var. Bu bazen yaygın kopyalama koruması yüzünden bazen de DVD kopyalama uygulamalarının ba şarısız olması yüzünden oluyor. Resim ve ses kalitesindeki dü şü ş göze alınırsa DVD filmler kullanıcının kendi olu şturaca ğı video CD üzerine kopyalanabilirler. Yalnız bu noktada da DVD üreticiler, bir video enhancer ile video kaseti üzerine film kopyalamayı. ikinci bir kopyalama koruması olan Macrovision ile engellemeye çalı şıyorlar. DVD STANDARTLARI Tüm DVD'ler UDF standardına uygundur. UDF yani Universal Disk Format denen ve ISO-13346 standardına ba ğlı bir formdur. UDF'nin buradaki faydası DOS, WINDOWS 98/ME, WINDOWS NT, mM OS/2 vb. birden fazla i şletim sisteminde tek bir disk formunun kul1anabileee ğini gösterir. DVD SÜRÜCÜLER DVD ilk önceleri "Digital Video Disk" anlamına geliyordu. Bunun temel nedeni, ilk uygulamaların video alanında ortaya çıkmı ş olmasıdır. Fakat bir süre sonra, veri saklama uygulamalarının da önemli oldu ğu anla şılmı ş ve DVD "Digita! Versatile Disk (Çok-yönlü Sayısal Disk)" anlamında kullanılmaya ba şlanmı ştır. İşte bu DVD diskleri okumak için geli ştirilen sürücülere DVD-ROM sürücü denir. Yalnız henüz tam anlamı ile yaygınla şamayan DVD-ROM sürücülerin yaygın olarak kullanılan CD-ROM sürücülerin yerini alabilmesi için şu ko şulların yerine gelmesi gerekir; . Herkes tarafından kabul edilen bir standart olu şturulmalı, . Yüksek kapasiteli olmalı, . Dü şük maliyetli olmalı, . Mevcut CD'ler ve gelecekteki DVD'lerle uyumlu olmalı, . Yüksek güvenilirlik, . Çe şitli disk formatları için kullanılabilecek tek bir sürücü. 112 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya DVD SÜRÜCÜNÜN ÇALI ŞMA PRENS İB İ DVD sürücülerin çalı şma şekli aynen CD sürücüler gibidir. Buradaki en önemli fark DVD disk üzerindeki çukur ve tümsek kısımların aralarındaki mesafenin CD'ye göre çok daha az olmasıdır. Buna ba ğlı olarak DVD'leri okumak için kullanılan lazer ı şını çok daha kısa bir dalga boyuna sahiptir. Örne ğin CD sürücülerin lazeri 780 nanometrelik bir dalga boyuna sahipken buna kar şılık DVD sürücülerin lazeri 650 ile 635 nanometre arasında bir dalga boyu ile çalı şıyor. İşte bu lazer ı şını DVD diske gönderilir. E ğer ı şın tepeye denk gelirse. do ğrudan geri yansır ve bu yansıyan ı şın prizma aracılı ğı ile foto elektrik hücre yi ( foto diyot ) uyarır. E ğer ı şın çukura denk gelirse ı şın farklı yönlere yansır, böylece ı şın foto diyot'u uyarmaz. Foto diyot'un aldı ğı bu uyanlar "0" ve "1 "'lere dönü ştürülür ve bunlarda lojik ( dijital) bilgiyi olu şturur. Ku şkusuz DVD sürücülerin en büyük avantajlarından biri de CD'leri de okuyabilmesi. Yani DVD-ROM disklerin yanında CDROM diskleri de günümüz şartlarında 32X ile 40X hızlan arasında okuyabilir. Bunun için okuyucu lazer demetinin farklı dalga boylarında çalı şmasını sa ğlayan özel bir lens kullanılır. Bu lens DVD üzerinde farklı katmanlara kaydedilmi ş verilerin okunmasında önemli bir rol oynar. Bilgisayarlarımızda kullandı ğımız DVD sürücüler, DVD'lerin yanında audio CD, CD - R ya da CD - RW gibi yaygın CD tiplerini de destekliyor. ŞekiI DVD sürücü örne ği DVD-ROM Sürücünün çalı şma düzeni 113 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya DVD SÜRÜCÜLERDE BÖLGE KODU UYGULAMASI Cd'ler yeni ortaya çıktı ğında, telif haklarını korumanın zor olaca ğına dair şüpheler kısa zamanda do ğru çıkınca, DVD sürücü üreticileri DVD'ler konusunda daha farklı bir yöntem izlediler. Dolayısı ile her filmin DVD'si film sektörünün kendi co ğrafi Pazarını korumayı hedefledi ği bir ülke kodu ile (co ğrafi kod da denir) tanımlanır. DVD'ler üzerinde kopyalanmaya kar şı birkaç çe şit koruma vardır. CSS (Content Scrambling System) ile DVD üzerindeki dosyaların sabit diske kopyalanmasının önüne geçilmeye çalı şılırken Macrovision korumasıyla DVD görüntülerinin VHS videolara aktarılmasının önüne geçiliyor. Yalnız bu her iki koruma şekli de oktan a şıldı. Di ğer yandan bazen baya ğı can sıkıcı olabilen bölge kodu koruması dünyayı 6 adet bölgeye ayırarak farklı bölgeler için üretilmi ş DVD'lerin ba şka bölgeler de izlenmesini belli ölçü de imkansız hale getirmeye çalı şır. Bu ülke kodu sayesinde Amerika'dan alınan bir DVD (ülke kodu 1), Türk cihazı üzerinde (ülke kodu 2) bloke edilmi ştir, çalı şmaz. Ancak DVD'nin ve oynatma cihazının ülke kodlan birbiri ile aynıysa görüntü elde edilir. Ba şka bölgeye ait bir DVD'i yasal olarak sadece 5 kere izlenebilir. Günümüzde de özellikle 10X ve daha hızlı DVD sürücülerin içinde bölge koruması temel olarak yer alıyor. Bölge korumasına ait bilginin saklandı ğı küçük programlara Firmware denir. E ğer bu Firmware aynı sürücüyle çalı şan fakat bölge koruması bilgisine sahip olmayan yeni bir Firmware ile de ği ştirildi ğinde bölge kodu koruması da ortadan kalkar. Hemen her DVD sürücüye ve bunların sahip oldukları hızlara (LOX veya 12X gibi) ait korumayı kaldıran Firmware'ler Internet'te Undergound sitelerde bulunuyor. Burada yapılması gereken i şlem BIOS bilgisini de ği ştirmek gibidir. Bu kısa i şlemin ardından uygun bir programla her bölgeye ait DVD'ler izlenebilir ya da dinlenebilir. DVD sürücüyü bilgisayarda verimli çalı ştırmak DVD sürücülerde DVD video filmlerini seyretmek için PC'nin en az 400 MHZ hızında bir i şlemci gereklidir. Bu da en az Pentium II, Celeron ve AMD K62 gibi bir i şlemci 114 B İLG İSAYAR DONANIMI Kaya demektir. Bunun dı şında Power DVD veya Cinemaster gibi bir DVD oynatma programına da ihtiyaç vardır. E ğer bilgisayarın işlemcisi yava ş ise DVD film verilerinin yüksek performans gerektiren şifre çözme i şini üstlenen bir MPEG-2 decoder kartına ihtiyaç olacaktır. E ğer yüksek resim kalitesine sahip bir film seyretmek dı şında bilgisayarda DVD'nin dijital ses özellikleri de istenirse, ses kartının (Örne ğin, SoundBlaster Live Player 5.1 modeli) Dolby Digital Decoder üzerinden uygun bir hoparlör seti ile desteklenmesi gerekir. Bu tip 5.1 veya en az 4.1 hoparlör setleri İle DVD kullanımı biraz daha aslına uygun olarak hizmet verecektir. Yoksa ülkemizde ço ğu yerde yapıldı ğı gibi DVD sürücüsü olup sadece CD çalınan bir sürücü verimsiz bir şekilde kullanılmı ş olur. 12X HIZLI B İR DVD-ROM SÜRÜCÜNÜN ÖZELL İKLER İ TÜR 12 hızlı DVD-ROM sürücü Hafıza 512KB Data Transfer Hızı 66.6MB/sn 120ms DVD-ROM, 90ms CD-ROM, 180ms DVD-RAM, Eri şim Hızı 300ms DVD-R 2.60B ve 4.70B (tek katman) DVD-RAM, 3.950B (4.70B) DVD-R, 4.70B (tek katman) ve 8.50B (çift katmanlı) DVD-ROM 9.40B (çift yüz, tek katman) ve 170B (çift yüz, çift katmanlı) DVD-ROM, 650MB (mode 1) ve 742MB (mode 2) CD-ROM Kapasite DVD-ROM 16.6MB/sn, DVD-RAM 2.77MB/sn, CD-ROM 6MB/sn (40X hızında) Okuma hızları DVD-RAM, DVD-R, DVD-ROM, CD-ROM (CD- Medya ROM, CD-R, CD-RW, CD-L.) IDE (ATAPI) UltraDMA66 Ara Birim 125.000 saat