Saha Raporu Saha Jeolojisi Çalışma Notları SAHA JEOLOJİSİ ÇALIŞMA NOTLARI Yer yüzeyinin tamamını veya bir kısmını birtakım çizgi, işaret, renk, desen ve simgelerle kuşbakışı ve belli bir ölçeğe göre küçültülmüş olarak, kağıt üzerinde gösteren iki boyutlu şekillere harita denir.Yeryüzü şekillerini birtakım çizgi, renk, işaret, desen ve simgeler yardımıyla, belli bir ölçeğe göre küçültülmüş olarak gösteren haritalara topoğrafik harita denir topoğrafik haritaların içeriği ? Eş yükseklik eğrileri ve nirengi noktaları, ? Engebe (yeryüzü şekilleri, rölyef)- Tepeler, sırtlar, vadiler, düzlükler vs. ? Drenaj ağı (esas olarak akarsu ağları)- Dereler, çaylar, nehirler, kuru dereler vs. ? Durgun sular- Denizler, göller, barajlar, göletler. ? Buzullar ve sürekli kar alanları. ? Bitki örtüsü. ? Kültürel yapıtlar- Binalar, yollar, köprüler vb. gibi insan eliyle yapılmış yapıtlar. Eş yükseklik eğrisi deniz seviyesine göre belli bir yükseklikte seçilmiş hayali yatay bir düzlemle yer yüzünün (topoğrafik yüzeyin) arakesiti olan eğrinin, harita düzlemi (yatay düzlem) üzerindeki dik izdüşümüdür. 1- Eş yükseklik eğrileri daima birbirlerine paralel uzanır ve her zaman kendi üzerlerine kapanırlar. 2- Eş yükseklik eğrilerinin deniz seviyesine göre olan yükseklikleri veya alçaklıkları belli olup, belli aralıklardakilerin değerleri eğriler üzerinde belirtilmiştir. 3- Bir morfolojik yapıya (sırt, tepe, vadi,vs) ait eş yükseklik eğrileri o morfolojik yapının kuş bakışı genel şeklini yansıtır. 4- Eş yükseklik eğrileri arasındaki mesafenin daralması topografyanın eğim kazandığını, mesafenin artması ise eğimin azaldığını gösterir. 5- Eş yükseklik eğrileri vadilerde ve sırtlarda (V) şeklinde görülür. Ancak vadilerde V nin sivri tarafı daha yüksekteki, sırtlarda ise V nin sivri tarafı daha aşağıdaki eğriye doğrudur. Bir bölgenin, bir havzanın sularını boşaltan vadilerin ve vadi kollarının bütün olarak meydana getirdiği ağa drenaj ağı denir. yeryüzünde bulunduğumuz noktayı, gözetlediğimiz noktaya birleştiren doğru parçasının gözetlediğimiz nokta tarafına yön adı verilir ve . Yön açısı kuzey oku ile, herhangi bir AY yön oku arasında, yatay düzlemde okunan açıdır. Yer yüzeyinde bulunduğumuz bir noktayı kuzey kutup noktasına birleştiren doğru üzerinde, ucu kuzey kutbunu gösteren okun gösterdiği yön coğrafik kuzey yönüdür. Yerküresinin manyetik alanı içinde bulunduğumuz zaman, serbestçe dönebilen bir mıknatıs iğnesinin kuzey ucunun gösterdiği yöne manyetik kuzey adı verilir. Harita yapımında boylam ve enlemleri her tarafta birbirine dik olan özel bir koordinat sistemi kullanılmaktadır. Türkiye topoğrafik haritalarında da kullanılan bu özel koordinat sistemine grid koordinat sistemi denir. Bir grid boylamı üzerinde, ucu kuzeye doğru konulmuş olan okun gösterdiği yöne de grid kuzeyi denir. > Bir bölgede grid kuzeyi (GN) ile manyetik kuzey (MN) arasındaki açıya iğne sapması ( ? açısı); > Grid kuzeyi (GN) ile coğrafik kuzey (CN) arasındaki açıya boylam açınımı ( ? açısı) adı verilir. > Coğrafik kuzey ile manyetik kuzey arasındaki açı da denklinasyon (d) adını alır. ………………………………………………………………………………………………….. Geriden kestirme: Gözlemci, A ve B noktalarına nişan alır ve iğne sapmasının değerini de göz önünde bulundurarak, önce AC ve BC yönlerini (bilinen noktadan bilinmeyen noktaya doğru) dikkatle ölçer ( ?1 ve ?2 açıları). Sonra bu yön açılarıyla A ve B den geçen doğrular çizilir. Ölçme ve çizim işlerinin hatasız yapılması durumunda, söz konusu iki doğrunun kesim noktası aranan C noktasıdır. İleriden kestirme: Bu yöntemde gözlemci bilinen noktalar (A ve B) üzerinde durarak bilinmeyen C noktasının yeri ileriden kestirme yöntemiyle belirlenebilir. Bunun için: Gözlemci sırasıyla A ve B noktalarına giderek AC ve AB yönlerini dikkatle ölçer ( ? ?1 ve ? ?2 açıları). Bu ölçü değerleri ile A ve B den geçen doğrular çizilirse, doğruların kesiştikleri nokta bilinmeyen C noktası olacaktır. Yer yüzeyinin, yani topoğrafik yüzeyin belli bir yerde düşey bir düzlemle olan arakesitine topoğrafik kesit (kesit çizgisi); buradaki düşey düzleme de kesit düzlemi adı verilir. Düzlemsel bir yapı unsurunun doğrultusu, o unsurun kendisi ile yatay düzlemle yapmış olduğu arakesittir. Çizgisel bir yapı unsurunun doğrultusu bu unsurdan geçen düşey düzlem ile yatay düzlemin arakesitidir. Çizgisel bir yapı üzerinde alınan ve oku başlangıç noktasına göre daha aşağı seviyede bulunan vektöre eğim vektörü denir. Eğim vektörünün yatay bir düzlem üzerindeki dik iz düşümüne ise eğim yönü vektörü veya eğim yönü denir. Eğim yönü çizgisel bir yapı unsurunun doğrultusu üzerindedir. Fakat bu doğrultunun yönlerinden yalnızca biriyle çakışır. Eğim vektörü ile eğim yönü vektörü arasındaki açıya eğim açısı veya eğim adı verilir. Düzlemsel bir yapının eğim vektörü düzlemin doğrultusu ile bunun doğrultusuna dik düşey bir düzlemin arakesiti üzerinde bulunan ve oku aşağı seviyeyi gösteren vektördür. Eğim yönü açısı ; eğim yönü vektörünün kuzey ile yapmış olduğu, saat yelkovanı yönündeki, açıdır. ? Pusula öğeleri ? Pusula iğnesi (ağırlıklı taraf güneyi gösterir) ? İğne ayağı ? Pusula tabanı ? ölçek çemberi ? Nişan delikleri ve nişan kılı ? Kabarcıklı düzeçler ? Klinometre (eğim ölçer) ? Pusula tabanı üzerinde yön harfleri (N: kuzey, S: güney, E: doğu, W: Batı). Taban üzerinde E-W yer değiştirmiş olarak yazılıdır. Çünkü pusula tabanını saat ibresi yönünde döndürdüğümüzde pusula iğnesi saat ibresinin tersi yönünde dönme hareketi yapar. a-) Manyetik kuzey grid kuzeyinin doğusundadır; bu durumda x= a 1 -a 2 , b-) Manyetik kuzey grid kuzeyinin batısındadır; bu durumda ise, x= a 2 -a 1 ? pusula ayar vidasıyla, ölçek çemberi x açısının değeri kadar çevrilir.Bunun için pusula ayar kuralı dikkate almak gerekir. Şöyle ki: ? Bir bölgede grid kuzeyi manyetik kuzeyin x°batısında ise, ölçek çemberi x° batıdan doğuya; ? Grid kuzeyi manyetik kuzeyin doğusunda ise, ölçek çemberi x° doğudan batıya çevrilerek pusula bölge grid yönlerine bağlanmış olur. ? Eğim açısının büyüklüğüne göre bir yapısal unsur ? f = 0° (yatay), ? 0 < f < 90° (eğik) ? f = 90° (dik) durumlarında bulunabilir. ? Şayet pusula kapağı düzleme dayandırıldığında pusula tabanın N yi tabakanın eğim yönü tarafında ise okuma iğnenin kuzey ucundan yapılır. Aksi halde güney ucundan okunur. Doğrultu Ölçülmesi ? Pusula tabanının N-S çizgisine paralel bir kenarı, ölçülecek düzleme, örneğin tabaka yüzeyine bitiştirilir ve yuvarlak düzeç yardımıyla pusulanın tabanı yataylanır. ? İğnenin N ile yaptığı dar açı okunur. Düzlemsel yapı unsurlarında eğim yönü ve eğim açısının ölçülmesi Bu iş için pusula kapağı ölçülecek düzleme bitiştirilir. Eğer düzlemin üzeri düzgün değilse jeolog defterinden yararlanılabilir. Pusula tabanı düzeç yardımıyla yataylanır ve pusula okuma kuralına göre değer doğrudan okunur. Çizgisel yapı unsurlarının eğim yönü ve eğim açılarının ölçülmesi a) j=0° ise: ? Bu durumda çizgisel yapı unsuru yatay bir doğru durumundadır. ? Bunun için pusulanın N-S’ ye paralel kenarı yapı unsuruna birleştirilir. ? Sonra kabarcıklı düzey yardımıyla pusula tabanı yataylanır ve iğnenin N veya S ucundan okuma yapılır. 0 < 90° ise; ? Bu genel bir durumdur. ? Bunun için pusula tabanın N-S doğrultusunu yönünü ölçeceğimiz doğrultuya paralel getirmek için düzgün yüzeyli bir parçadan (jeolog defteri) yararlanılır. ? Defterin bir kenarını ölçülecek yapı unsuruna çakıştırdıktan sonra defterin kapak düzlemi düşey duruma getirilir. ? Sonra pusulanın N-S'ye paralel kenarı defter kapağına birleştirilir. ? Pusula tabanı yataylanarak pusula okuma kuralına göre okuma yapılır ve yazılır. j = 90° ise; ? Eğim vektörü düşeydir. ? Bunun yatay bir düzlem üzerindeki dik izdüşümü ise bir noktadır. Dolayısıyla düşey durumdaki çizgisel bir yapı unsurunun yönü söz konusu olamaz. ? 90° lik eğimi ölçmekle uzaydaki duruş saptanmış olur. Jeolojik haritalarda görülen yatay haç işareti üzerinde bulunmuş olduğu birimin yatay olduğunu işaret eder Jeolojik haritalarda görülen yarım haç işareti üzerinde bulunmuş olduğu birimin eğik olduğunu işaret eder Jeolojik haritalarda görülen üzerinde bulunmuş olduğu birimin düşey olduğunu işaret eder Jeolojik enine kesitlerin geçirileceği hatlara kesit çizgisi veya kesit güzergahı, adı verilir. 1. Kesit çizgisi, tabaka doğrultusuna tam dik olarak geçiyorsa: görünür eğim = gerçek eğim 2. Kesit çizgisi, tabaka doğrultusuna tam paralel olarak geçiyorsa: gerçek eğimi ne olursa olsun, görünür eğim sıfır olacaktır (tabakalar yatay görünür). 3.Kesit çizgisi, tabaka doğrultusuna ne tam dik, ne de tam paralel değilse: Nomogramda görünür eğimden gerçek eğim bulunur Tabaka sınırlarının vadilerde yaptıkları şekillere dikkatlice bakılacak olursa, bunların; ? YATAY TABAKA sınırlarının vadilerde eş yükselti eğrilerinle tamamen paralel olarak geçtikleri, eşyükselti eğrilerini kesmezler. ? DÜŞEY TABAKA sınırlarının vadilerde dümdüz ve doğru hatlar şeklinde geçtikleri, eşyükselti eğrilerini keser ama vadilerde asla V yapmazlar. ? EĞİMLİ TABAKA sınırlarının ise vadilerde V—şekilli enteresan modeller oluşturduğu görülecektir Tabaka eğimi vadi eğiminden küçük ise: Vadide meydana gelen V 'nin sivri ucu, vadinin (suyun) ak Tabaka eğimi vadi eğiminden büyük ise: Vadide meydana gelen V 'nin sivri ucu vadinin (suyun) akış yönündedir, Yani V 'nin sivri ucu vadi aşağısına doğrudur ışının tersine yani vadi yukarısına doğrudur Tabaka eğimi ile vadi eğimi eşit ise: v oluşmaz(sırtlar ve vadilerde yani ikisi için de geçerli bu kural) Sırtlarda, eğimli tabakalar ve vadiler için geçerli olan şeylerin tam tersi geçerlidir Doğrultu çizgileri, bir eğik düzlem üzerinde bulunan aynı yükseklikteki noktaları birleştiren doğrunun yatay düzleme izdüşümüdür. ? Tabakaların arasındaki düzlemlere tabaka yüzeyi denilmektedir. Eğim yönüne bakılmaksızın, sadece eğim açısı dikkate alınarak: ? Yatay (j= 0°), ? Eğik (0° < j <90°), ? Düşey (j = 90°), ? Devrik (180° > j > 90°), ? Yatık (j = 180°) ve ? Batık (360° > j > 180° ) tabakalar tanımları yapılmaktadır . Arazi üzerinde bir tabakanın, ya da tabaka grubunun alt yüzeyinde seçilen bir Pa noktası ile, üst yüzeyinde seçilen bir Pü noktası arasındaki en kısa arazi uzaklığına genel anlamda yüzeyleme genişliği adı verilir. Bir bölgede toprak ve bitki örtüsü gibi örtülerin bulunmadığı, arazide dorudan doğruya zemin kayaçlarının görülebildiği yerlere yüzeyleme (mostra) denilmektedir.