Genel Şehircilik i T.C. ANA DOLU ÜN İ VERS İ TES İ YAYINI NO: 2559 AÇIKÖ Ğ RET İ M FAKÜLTES İ YAYINI NO: 1529 Ş EH İ RC İ L İ K Yazarlar Yrd.Doç.Dr. Mehmet İ NCEO Ğ LU ( Ünite 1,2,3,5,6,7 ) Doç.Dr . Leyla Y. TOKMAN ( Ünite 4,8 ) Editör Doç.Dr. Bülent AÇMA ??? ANADOLU ÜN İ VERS İ TES İ ??? ii Bu kitabn basm, yaym ve sat ş haklar Anadolu Üniversitesine aittir. “Uzaktan Ö ğ retim” tekni ğ ine uygun olarak hazrlanan bu kitabn bütün haklar sakldr. İ lgili kurulu ş tan izin almadan kitabn tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kayt veya ba ş ka ş ekillerde ço ğ altlamaz, baslamaz ve da ğtlamaz. Copyright © 201 2 by Anadolu University All rights reserved No part of this bo ok may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic, tape or otherwise, without permission in writing from the University. UZAKTAN Ö Ğ RET İ M TASARIM B İ R İ M İ Genel Koordinatör Doç.Dr. Müjgan Bozkaya Genel Koordinatör Yardmcs Doç.Dr. Hasan Çal ş kan Ö ğ retim Tasarmclar Yrd.Doç.Dr. Seçil Banar Ö ğ r.Gör.Dr. Mediha Tezcan Grafik Tasarm Yönetmenleri Prof. Tevfik Fikret Uçar Ö ğ r.Gör. Cemalettin Yldz Ö ğ r.Gör. Nilgün Salur Kitap Koordinasyon Birimi Uzm. Nermin Özgür Kapak Düzeni Prof. Tevfik Fikret Uçar Ö ğ r.Gör. Cemalettin Yldz Dizgi Açkö ğ retim Fakültesi Dizgi Ekibi Ş ehircilik ISBN 978 - 975 - 06 - 1228 -2 1. Bask Bu kitap ANADOLU ÜN İ VERS İ TES İ Web - Ofset Tesislerinde 4.500 adet baslm ş tr. ESK İ Ş EH İ R, Haziran 201 2 ??? iii İ çindekiler Önsöz ……………………………………………………………………………………………… .... iv 1. Ş ehir ve Ş ehirle ş me …………………………………………………………………………… . 2 2. Ş ehirle ş menin Nedenleri ……………………………………………………………………… . 30 3. Ş ehir Planlamas ………………………………………………………………………………… 46 4 . Mesken Politikas ……………………………………………………………………………… .. 58 5. Gecekondu ……………………………………………………………………………………… . 86 6. Büyük ş ehir (Metropolitan Alan) ……………………………………………………………… 104 7. Büyük ş ehir Planlamas ve Yönetimi ……………………………………………………… … 114 8. Çevre Sorunlar ve Çevrenin Korunmas ……………………………………………… ... ... 128 iv Önsöz Efsanelerde, destanlarda ya da ütopik olarak da ele alnan ş ehirler, ayn zamanda insanl ğn geldi ğ i bugünkü medeniyet seviyesinde, ya ş amn gizemli anlam yerleri olarak insanl ğ a yeni, farkl ya ş am tarzlar sunmaktadrlar. Ş ehir insanlarn bir arada ya ş amaya ba ş ladklar uzun zamandan bu yana insanlk tarihi içinde do ğ aya kar ş verilen amansz mücadelenin en önemli sembolüdür. İ nsan ili ş kileri ve gereksinmelerinin kar şland ğ yer olarak ş ehirler medeniyetin en önemli göstergelerinden biri olmu ş tur. Özellikle 20.yüzylda dünyadaki teknolojik, bilimsel geli ş meler paralelinde ş eh irle ş me kavramnn yeniden sorgulamasyla (Ekonomi, Sa ğ lk, E ğ itim, Güvenlik, Ş ehir hayat, Kültür sanat vb kavramlarla) birlikte; ş ehirlerdeki ya ş anabilirlik, insanlarn ya ş am kalitesi ve bunun paralelinde ş ehirlerin kalitesinin geli ş tirilmesine yönelik, bu konu üzerinde ciddi ara ş trmalar yaplmakta, bunlarn sonuçlar ara ş trma raporlar olarak sunulmaktadr. Hatta baz ülkeler bunu devlet ara ş trmalar olarak desteklemekte ve programl bir ş ekilde bu konunun iyice ara ş trlmas için, konu üzerinde ciddiyetle durmaktadrlar. Bu anlamlandrma ya da küreselle ş me ile ş ehirler kendi ataletlerinden kurtulup eski yaratclklar, bilgelikleri, insan gücü ve vizyonlaryla birbirleriyle yar ş a ba ş lam ş lardr. Bu durum ayn zamanda büyük modern ş ehirleri, frsat y eri veya tehlikeli, güçlü ya da çaresiz, sürekli canl ya da çökü ş yerleri haline getirmektedir. Dünyadaki insan nüfusunun, gerekli temel gereksinim, ihtiyaç, arzu ve isteklerini kar şlayabilme do ğ rultusunda ş ehirlerde ya ş amak istemesi, kar şmza göç olgusu ve nüfus y ğlmas, ş ehirlerdeki yap yo ğ unlu ğ unun artmas gibi, ş ehirlerin var olan problemlerine yenilerini eklenmesine yol açmaktadr. Dünya nüfus yo ğ unlu ğ unu büyük bit bölümünü barndran Çin , Afrika ve Hindistan gibi ülkelerde ş ehirle ş me oran dü ş ük olmasayd, dünyann ş ehirle ş me oran %50 nin üzerine çkm ş olaca ğ günümüz istatistik verileri göstermektedir. Buna göre 21.yy.da ş ehirlerin varolu ş unda en önemli bilim dallarndan, mimarlk ya da planlama gibi disiplinler, yaptklar tasarmlarnda toplumsal çevreyi, fiziksel çevreyi ve kentsel gereklilikleri de bir mesleki yükümlülük olarak ele almalar gerekmektedir. Tüm bu dü ş ünsel de ğ i ş imler geleneksel ş ehir planlama anlay şn da farkl bir noktaya do ğ ru çekmektedir. Bu noktada planlama ve tasarm a rasndaki dil birli ğ ini temel alan bir mekân anlay ş giderek güçlenmektedir. Bu ortak dil, ne salt planlamadan gelen kuralc ve toplumcu bir anlay ş , ne de geleneksel mimari tasarmdan gelen birey odakl anlay şn izlerini ta şmaktadr. Gelece ğ in ş ehirler i, gerek ekonomik, sosyal ve yönetimsel gerekse politik olarak bu durumu çoktan kabullenmi ş gözükmektedir. Bugünkü büyük modern ş ehirlerin ana problemini yerel ya da u lusal yönetimlerin belirledi ğ i trafik/ula şm , mesken politikalar ve buna benzer birçok k onudaki, bilgi ya da zamannda müdahale yetersizli ğ i ; ş ehirlerin ve ş ehir mekânlarnn verimli kullanmn azaltmaktadr. Bunun sonucunda ş ehirlerin ve ya ş ayanlarnn; ula şm, barnma, altyap, gerekli servis ve hizmet almnda da kstlamalarn olu ş masna neden olmaktadr. Bu kitabmz da, ş ehir ve ş ehirle ş me ana kavramn irdelenmesi e ş li ğ inde, Ş ehir Planlamas, Mesken Politikas, Gecekondu, Büyük ş ehir, Büyük ş ehir Planlamas ve Yönetimi, Çevre Sorunlar ve Çevrenin Korunmas gibi konularda, teorik ve örneklerle, konu ve kavramn güncel bilgilerini vermektedir. Kitabmz, uzaktan ö ğ renim tekni ğ ine uygun formata dönü ş türülmü ş ve sizlerin konular kavrayabilme niz için gerekli görsel yada istatistiki bilgilerle desteklenerek, kitaptaki her bir ünitenin daha kolay anla şlabilir olmas hedeflenmektedir. Ünitelerimiz kavram açklayan ya da tarihi bilgi birikimi ile ba ş lamakta , metin içerisinde sra sizde soru lar ve sizlere yardmc kaynak kitap ve metinlerin açklayc tanmlar yer almaktadr. Ünite sonlarnd a ise, kendimizi snayalm sorular ve cevaplar; özet metinleri ve sra sizde cevap anahtarlar da yer almaktadr. Bu kitabn, olu ş turulmasnda katks olan tüm ö ğ retim üyelerine , basmnda, grafik düzenlemesinde çal ş anlara te ş ekkürlerimi sunarm. Editör Doç.Dr. Bülen t AÇMA ??? ??? 2 ??? ??? ??? ??? ??? ??? A maçlarmz ? ? Bu üniteyi tamamladktan sonra; Ş ehir ve ş ehirle ş me kavramn açklayabilecek, Ş ehir tanmn ifade edebilecek , Ş ehirle ş menin özelliklerini açklayabilecek, Ş ehrin snflandrlmas ve öze lliklerini açklayabilecek, bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Ş ehir Ş ehirle ş me Polis Civitas Mekansal Yap Ş ehir Devleti Yer Tipo - Morfoloji Ekoloji Ekonomi Üretim İ stek ve Gereksinim İ çindekiler ? Giri ş ? Ş ehirle ş me ? Ş ehi rle ş me ve Geli ş imi ? Ş ehirle ş menin Geli ş imi 1 ??? ??? ??? 3 G İ R İ Ş Polis (Yunanca), kelimesinin kök anlam, Yunanistan'da bir ş ehir, veya ş ehir devleti olarak kabul edilmektedir. Polis kelimesinin bir di ğ er anlam ise “bir ş ehrin vatanda ş lar toplulu ğ u” olmakla birlikte, Klasik Atina ve ayn dön emdeki ş ehirler için bu terim ço ğ u zaman literatürde " ş ehir devleti" olarak da çevrilmektedir. Latincede ise “civitas” olarak kullanlmaktadr. (Detayl bilgi için baknz Owens, E. J., 2000, syf. 1,2,58) Mackenney, R., (2004, 9) bat ş ehir medeniyetinin d ayand ğ orijin olarak polis kavramn : “Özerk siyasal konuma sahip ş ehirler Bat medeniyetinin en dinamik güçlerindendir. Bu cümlenin ana fikri, bizim siyaset ve tarih üzerine dü ş ünürken ve bunlardan bahsederken izledi ğ imiz yolda, ş ehir devlet kavramnn ne büyük bir etkiye sahip oldu ğ unu gösterir. Ayrca ş ehir devlet kavram olmadan gerçek maksadmz tanmlamay ba ş armamz da mümkün olmayacaktr. "Siyasal” olgunun eski Yunan ş ehir devletindeki (polis) ya ş am ve dü ş ünce tarzndan kaynaklanan” bir kavram olarak aktarmaktadr. Mackenney, "Medeniyet" kavramn da Roma’da bir ş ehir veya “civitas” gibi daha büyük bir topluluk içinde ya ş ayan ve vatanda ş (civis) olarak tanmlanan insanlardan kaynakland ğ n vurgulamaktadr. Aristo , ço ğ unlukla asl ba ğ lam d şnda kullanlan bir ifadede, "insan do ğ as gere ğ i bir poliste ya ş ama ya e ğ ilimli bir hayvandr" demektedir. Lonis, R. ( 2004), tarafndan Polis kavramnn ü ç farkl boyutunun bulundu ğ u nu: ? Sosyal anlamda belli haklar olan vatanda ş lar toplulu ğ u. ? Mekansal olarak, ş ehir ve onun topraklar, onu besleyen bir ekosistem. ? Egemen, ba ş ka devletlerle ili ş kileri olan bir devlet, olarak belirt il mektedir. Antik dünyada, “ Ş ehirlerin genelde bir tepenin üzerinde bulunan bir kale ile birlik te (akropol) ve bir agora nn (ticaret meydan) var oldu ğ unu, yönetimininde ş ehirin merkezinde, ama vatanda ş larn ş ehrin içinde veya ona ait civar topraklarda ya ş ad ğ tarihten günümüze arkeolojik bilgi ve bulgularla aktarlm ş tr. Sosyal anlamyla polis in, “yönetime katlan bir vatanda ş lar kurulu oldu ğ unu, ama idarenin çe ş itli biçimler alabildi ğ i: tarihte görülme srasna göre bunlarn oligar ş i, tiranlk ve demokrasi biçimiyle sraland ğ; Yönetim, vatanda ş lar meclisi, bir konsey ve hakimlerden olu ş tu ğ u” be lirtilmektedir. Lonis, R. ( 2004), baz polislerde farkl seviyelerde vatanda ş lk tanmnn varl ğndan bahsetmektedir. Bu tanmda en üstte siyasî haklar olan vatanda ş larn, ardndan siyasî haklar olmayan vatanda ş lar, en sonda da vatanda ş olmayanlarn ge ldi ğ i belirtilmektedir. Kadnlar, çocuklar, yabanclar ve esirlerin vatanda ş saylmad ğn ve vatanda ş lk genelde do ğ umla aktarlan, farkl ş ehirlerin bu konuda farkl kurallar oldu ğ u belirtilmi ş tir. Örne ğ in baz polislerde “hem anne hem babann vatanda ş olmasn ş art ko ş tu ğ u bilinmektedir. Baz ş ehirlerin de anne babasndan dolay vatanda ş olamayacak ki ş ileri özel kararla vatanda ş yapmay seçebildi ğ ini belirtmektedir. Bilim adamlarndan bazlar ş ehirlerin uzun zaman içinde, köylerin ortak bir merkez etra fnda toplanmasyla, ayrca ş ehirlerin genelde co ğ rafi, etnik ve dinsel olarak birbirinden ayr dü ş mü ş insanlardan olu ş mu ş olabilece ği vurgulam ş tr. Jacobs, J., (1969) de “Polislerin Bronz Ça ğnda mevcut olduklarn iddia” etmi ş tir. ( Ş ehirle ş me bölümüne k adar olan metin Mackenney, R., (2004) Ş ehir Devletler kitabnn 9 - 40 sayfalar arasndan özetlenerek alnm ş tr. ) Ş ehir ve Ş ehirle ş me ??? ??? 4 Resim 1.1: Priene Antik Kenti ve Agora Plan Kaynak: James Whitley. 2001. The Archaeology of Ancient Greece. Cambridge: Cambridge University Press: fig. 12.10. , http://www.trentu.ca/ “Polis” idare tarz Büyük İ skender'in Anadolu'yu fethinde önemli bir araç olmu ş tur. Daha evvel ş ehir hayatnn olmad ğ yerlerde kendisinin 70 'i a ş kn ş ehir kurdu ğ u söylenir, bu yeni ş ehirler Yunan nüfuzunun merkezleri oldu ğ unu ve Büyük İ skender’in bu politikas onun halefleri tarafndan da sürdürülmü ş tür. Mackenney, R., (2004) MÖ 8.yy'da ilk Yunan ş ehirleri olu ş masna ra ğ men, vatanda ş larn hak ve görevlerinin tanml oldu ğ u biçimiyle polislerin M.Ö. 6. yy'da belirmeye ba ş lad ğn belirtmektedir. Roma döneminde imparatorlar, polis sistemini te ş vik etmi ş lerdir. Uzak bölgelerin bu ş ekilde kendi kendilerini yönetmeleri sayesinde imparatorlu ğ un idare si kolayla şyordu. Yunan tarz ş ehirler iç politikalarn kendileri düzenliyorlar ama d ş politikalar Roma imparatorunun elinde oluyordu. Aristo ' ya göre ideal yönetim birimi, duvarlarla çevrili, birbiriyle yakn ili ş kili bir topluluk ve boyutlar bir halk toplants için yaplan ça ğ rda herhangi ba ş ka yardmc araçlar kullanlmadan sadece bir ki ş inin sesinin ula ş abilece ğ i insan saysyla snrl olmaldr. Polis, egemen bir güç kabul etmez ve yeti ş kin erkek vatanda ş larn kamusal ya ş ama katlmna izin verir ve bunu destekler. Ayn zamanda özgürlü ğ ün getirdi ğ i çeli ş kiler de ş ehir devletinde kendini gösterir. Mackenney, R., (2004) ş ehir devletini anlamaya yönelik ş u sorularla yant aramaya çal ş maktadr: Bir vatanda ş her istedi ğ ini yapabilir mi ya da ço ğ unlu ğ un iradesi tek ki ş inin özgürlü ğ ünden önce mi gelir? Bir polisin di ğ er topluluklarla ili ş kileri nasl olmaldr? Bir ş ehir devleti yiyecek ihtiyacn kar şlamak için krsal bir bölgeyi ele geçirirse yine de ş ehir devleti olarak kalabilir mi? Elbette ki bu tür baz yönetim birimlerinin krsal alanlar üzerinde denetim kurmu ş olduklarn belirtmektedir. Ş ehir devletlerin kurdu ğ u federasyonlar en güçlü üyenin liderli ğ ini kabul etti ğ ini, baz ş ehir devletleri de imparatorluklara dönü ş üp kendi tiranlklarn uyguladklarn vurgulamaktadr. Onun yerine, içinde ya ş adklar ça ğn ve toplumun ekonomik, toplumsal, kültürel ve tarihsel snrlar içinde hareket eden ve kendi menfaatleriyle toplumun geri kalannn ve di ğ er devletlerin menfaatleri arasnda bir denge kurmaya çal ş an insanlan dü ş ünmek zorunda oldu ğ umuzu, böylece, Mackenney, R., (2004) Aristo ’nun siyaset teorisinin tarihsel önemini daha iyi kavrayabilece ğ imizi vurgulamaktadr. Menfaatlerin dengelenmesi, ço ğ unlukla cumhuriyetin mükemmel olmayan özgürlü ğ ü adna, bir prensin iyi ya da kötü tiranl ğna kar ş durmay gerektirdi ğ ini belirtmektedir. ??? ??? 5 Böylece l000'li yllardan sonra ortaya çkmaya ba ş layan yeni ş ehir modelinin siyasal ya ş amna da temel olu ş turmu ş olan polis dilini muhafaza etti ğ ini, Mackenney, R., (2004), bu yeni türün, farkl ş ekilde bir özgürlükle besleniyor oldu ğ unu; ekonomisi kölelere de ğ il de, vatanda ş lara ba ğ l oldu ğ unu vurgulam ş tr. Ş ehirlerin in ş a edildi ğ i materyaller, Perikles'in zamanndan Sanayi Devrimi ‘ne kadar temelde de ğ i ş meden kald ğn söyleyebiliriz. Onlar yok edebilecek ş ey ise 16. ve 17. yüzyllarda belirgin ş ekilde de ğ i ş ti. Monar ş ilerin ortaya çk ş, ş ehirlerin siyasal alandaki önemlerinin tamamen ortadan kalkt ğ anlamna gelmez. Merkezi devlet, ş ehirlerin hakimiydi, fakat sahip oldu ğ u kurumlar ve dü ş ünce tarzyla onlar yönetebilmekten çok uzakt. 16. ve 17. yüzyllarda galip konumdaki devlet, ma ğ lup konumdaki ş ehirleri kendine göre yeniden ş ekillendirmi ş tir. Devlet, ş ehirlerin fiziki görünümünü kendince de ğ i ş tirmeye ba ş lad. Devletin askeri etkisi mimaride de baz temel de ğ i ş iklikler in yaplaca ğ anlamna geliyordu. 17. yüzyla gelindi ğ inde, k ş lalar ve geçit törenleri için gereken yer çoktan aynlm ş t. Ş ehir tasarmnda birliklerin rahatça ha reket edebilmesi için geni ş caddelere a ğrlk verildi. Bazen geni ş bulvarlar, merke zinde top bulunan bir alanla kesi ş ecek ş ekilde düzenlendi. Her iki e ş le ş tirme de (ilerici - tutucu, ortaça ğ - modem) yeterince tatminkâr de ğ ildir. Çünkü bu terimler ne ş ehir halkn ne de hükümdarlar tam olarak açklayabilir. Anla şlmas gereken ş ey, erken modem dönemde hem ş ehir hem de devletin dinamik güçler olduklardr. Fakat bu iki birimin bir arada bar ş içinde ya ş ayamad ğ da açktr. Bu arada Rönesans’n geçici şltsna ra ğ men, İ talyan ş ehir devletleri çökmü ş tür. Modern Avrupa dilleri polis kelimesi nin türevlerini yaygn olarak kullam ş tr. Bu Helenistik dünyann görü ş etkisinin göstergesidir. Polis kelimesinden ayrca; politika, siyaset, kelimeleri de türetilmi ş tir. Yunan ça ğndan bugüne, türeyen kelimeler polis dahil; Polites ve politismos olan tam benzeri de, Latin, ve di ğ er Avrupa dillerine, srasyla Civis (vatanda ş), civilisatio (uygarlk) vb benzer ş ekilde türetilmi ş tir. Kelime " - polis" sözcük sonuna eklenerek ç o ğ u ş ehir ve / veya devlet e özel bir anlam katm ş tr . Baz örnekler i ş unlardr: Ast ropolis - yldz ölçekli ş ehir / sanayi bölgesi; karma şk bölge, Cosmopolis - birçok farkl kültürlerden bir nüfusa sahip büyük bir kent merkezi; Ecumenopolis - bütün bir ş ehri kapsayan bir evren , Megapolis - çe ş itli kentler ve banliyöler tarafndan bir le ş tirilerek olu ş turulmu ş ş ehir. Metropolis - bir koloni ş ehir, metropol büyük alanda bir Büyük ş ehir kentsel nüfus merkezi -. Nekropol - 'ölü ş ehir' - bir mezarlk . Di ğ er bir deyi ş le ş ehir ya da ş ehirlerde, bir grubun parças olarak: Akropolis - 'yüksek ş eh ir' - Bir polisin üst ksm, genellikle kale ve / veya büyük tapnak (lar) yerle ş kesi. Decapolis, - on kenttin bir araya gelerek olu ş turtu ğ u bir grup, Dodecapolis , - oniki kenttin bir araya gelerek olu ş turtu ğ u bir grup, Pentapolis , - be ş kenttin bir araya g elerek olu ş turtu ğu bir grup, olarak da kullanlm ş tr. ??? ??? 6 Resim 1. 2 : Atina Akropolünün görünü ş ü Kaynak: http://commons.wikimedia.org/wiki/File:The_Acropolis_Hill.jpg ” Ş ehir sözü kar şl ğnda İ slamiyetin Türkler tarafndan kabulünden önce “Balk” sözcü ğ ü kullanlmaktayd. “Kend” sözcü ğ ünün, ş ehir kar şl ğ olarak eski tarihlerde Türkler tarafndan kullanld ğn Ka ş garl Mahmud’un eserlerinden anlamaktayz. Di ğ er taraftan “ Ş ar” “ Ş eher” ve “Medine” sözlerinin ş ehir için kullandklar Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giri ş Cilt:1., Ankara 1978, 175; İ ş pir, E., G., (2000, 4). Türk Dil Kurumu Tarama Sözlü ğ ü 1969, “Kend, (kent) :Kasaba, ş ehir” anlamlarna gelmektedir. Gün cel Türkçe Sözlükte “Nüfusunun ço ğ u ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili i ş lerle u ğ ra ş an, genellikle tarmsal etkinliklerin olmad ğ yerle ş im alan, kent, site:” anlamnda kullanlmaktadr. Metin içerisinde ş ehir ve kent kelimeleri birliktede kullanlm ş tr. Ş EH İ RLE Ş ME Broadbent’e göre (1990, 79) Eski Yunan ça ğndan beri ş ehrin ya da ş ehir mekânlarnn tasarm felsefesini belirleyen üç ana yakla şm olagelmi ş tir: a. Kusursuz bir planla ba ş lanmal ve bitirilmeli ki bu rasyonalist bir yakla şmdr. b. İ nsan duyularnn anlayabilece ğ i bir olguyla ba ş lanmal ki bu da deneyci bir yakla şmdr. c. Deneme yanlma yoluyla ş ehirde nelerin ayakta dur abilece ğ i belirlenmeli ki bu da pragmatik bir yakla şmdr. Yunan medeniyetinde, kentsel mekân, agoray ve onun etrafnda ş ekillenen odeon, hamam vb. gibi o kentin kutsal tanrs/tanrças için yaplan tapna ğn arasnda kurulan yol ba ğyla tanmlanmaktadr. Roma medeniyetindeyse, bu kurgu; forum ve di ğ erleriyle olan ili ş kileri, örne ğ in stadyum, ana cadde veya tören mekanlar ile kurulan askeri ve politik ili ş kiyle snrl di ğ er bina gruplarn da içine mekan bütün ü dür. Yunan medeniyetinde sosyal ve politik ili ş kiler ana kentsel mekânlar olu ş tururken, Roma medeniyetindeki mekânlarda ise düzen ve gücün bir arada denetlendi ğ i, a skeri – politik görü ş lerin birbirleriyle rekabet halinde oldu ğ u, devaml gerilimin – de ğ i ş imin oldu ğ u görülmektedir. Romallar, uzun ömürlü olarak tarihte var olabilen, süreklili ğ iyle de en güçlü karakteristik kentlerini ve kent mekânlarn meydana getireb ilen dünya üzerindeki nadir medeniyetlerden biridir. Bu nedenle kentsel mekânlar inceleyen birçok çal ş mada; Roma kent dokusu ve mekân biçimleri, temel veri olarak kullanlmaktadr. http://www.istanbul.edu.tr/edebiyat/edebiyat/dekanlik/dergi/sosyoloji/ ??? ??? 7 Yunan medeniyetinde sosyal ve politik ili ş kiler ana kentsel mekânlar olu ş tururken, Roma medeniyetindeki mekânlarda ise düzen ve gücün bir arada denetlendi ğ i, askeri – politik görü ş lerin birbirleriyle rekabet halinde oldu ğ u, devaml gerilimin – de ğ i ş imin o ldu ğ u görülmektedir. Romallar, uzun ömürlü olarak tarihte var olabilen, süreklili ğ iyle de en güçlü karakteristik kentlerini ve kent mekânlarn meydana getirebilen dünya üzerindeki nadir medeniyetlerden biridir. Bu nedenle kentsel mekânlar inceleyen birç ok çal ş mada; Roma kent dokusu ve mekân biçimleri, temel veri olarak kullanlmaktadr. Resim 1.3 : Roma Antik Kentinin Tiber nehriyle görünü ş ü Kaynak: http://www.romereborn.virginia.edu Msr da ise bu olgu dini ve tekil güç etrafnda ş ekillenmi ş tir. Antsal olan ve gelecekte ya ş anacak ya ş am için in ş a edilmi ş piramitler, tapnaklarla kentsel mekân kurgulanm ş tr. Mimari ürünlerinin kalcl ğ, antsal tapnak ve saray binalar ile snrl kalm ş tr. Alberti bir ş ehre girildi ğ inde ş ehrin caddelerinin ş öyle olmas gerekti ğ ini tavsiye eder: “e ğ er ş ehir asil ve kudretli ise yollarn da azametli ve görkemli bir havaya bürünebilmesi için geni ş ve düz olmalar gerekir.” Sitte, kamu mekânlarnn estetik kalitesini kentsel planlamann bir amac olarak ortaya koyar. Kentsel planlamann amac insanlar mutlu etmek ve güvende hissettirmektir. O’nun zamannda endüstrile ş medeki art ş kentsel problemleri olan ş ehirleri tehdit etmi ş ve sonunda da kent mekânlarn yok etmi ş tir. Sitte “halk e ğ itecek” binalar ve güzel kent mekanlar in ş a etmeyi önermi ş tir. Sitte, (1983, 149) kentsel mekânlar için ş u önerilerde bulunmaktadr. ? Ş ehir yapsnn do ğ al geli ş me süreci ş ehrin canll ğna katkda bulunur. ? Antik ş ehir yapsnn esteti ğ i sadece ş ekil demek de ğ ildir, ayn zamanda fonksiyon ve duyularla da ba ğ lantldr. ? Eski ş ehirlerin güzel yaps oldu ğ u gibi kopyalanmamal, aksine, sadece modern ba ğ lamda uygulanm ş ve ş ehrin güzelli ğ ine katkda bulunan unsurlar ku llanlmaldr. ? Caddeler ve meydanlar kapal birer sanatsal bütünlük olarak alglanmamaldr: ş ekillerinden gelen etki planlamann temelinde kullanlmaldr. Bina parsellerini temel unsurlar olarak ayrmak yerine, cadde ve meydanlar kentsel tasarmn giri ş noktas olarak kullanlmaldr. ? Baz ana caddeler ve açk mekanlar yüksek sanatçlk seviyesiyle tasarlanrken, geri kalan maddi gereksinimleri kar şlamak için feda edilir. Ş ehir devlet ve polis kavramlarn irdeleyiniz. Kentlerin olu ş umunda tarihsel süreklili ğ in kabulü soyut olmamakla birlikte insan ya ş amnn olu ş turdu ğ u medeniyet ve onun devamll ğ ile birlikte bu süreçte kentlerin biçimsel olarak de ğ i ş imi ve geli ş imi de, toplumlaryla birlikte var olmu ş ya da zamanla dünya üzerinden yok ol mu ş tur. ??? ??? 8 Cullen’a, (1976) göre ş ehir iki dünyann birle ş imidir: İ lki insanlarn maddi ihtiyaçlarn kar şlayan dünya (sa ğ lk, konfor, özel ya ş am) ve maddi dünyay bizzat tecrübe eden ki ş isel de ğ erler, ikincisi kentin ki ş ili ğ ini belirleyen duyu ş sal seviyedir ve a ş a ğda belirtilen özelliklere sahiptir: ? Kent ve insan arasnda yakn bir ili ş ki olu ş masn sa ğ lar. ? Çok etkileyici ve dramatiktir. ? Kentsel mekanda te ş vik edici ve heyecan verici aktiviteler içerir. Cullen açklamasn teorik olarak ortaya koymaz; aksine, bunu, bir özyapya sahip, mekân olu ş umlarnn çok sayda taslak ve foto ğ raf örnekleriyle açklar. Mekânsal tecrübeye dayanarak insanlarn sadece kentlerdeki günlük hayat incelemeye ve anlamaya ihtiy aç duyduklarn ve kentsel mekânn tasarm ilkelerinin, gözlem yapanlarn duygusal tepkileri ve görsel tecrübeleriyle ili ş kili oldu ğ unu belirtmektedir. Ş ehir Tanm Çe ş itli bilim dallar tarafndan ş ehir farkl yöntemlerle ve ilgi alanlar dahilinde tanmlanm ş tr. İ ş pir, E., G., ( 2000, 2) tarafndan ş ehircilik bilimi nin birçok bilim dalyla yakndan ili ş kili oldu ğ unu “disiplinler aras” özelli ğ ini vurgulam ş , ve ş ehircili ğ in “kamu yönetimi, ekonomi, co ğ rafya, mimarlk, mühendislik, sosyoloji, sosyal psi koloji, tarih ve sanat tarihi, kriminoloji” ile ilgili oldu ğ unu belirtmi ş tir. Avc, S. (2004 ,10 ) tarafndan da ş ehircili ğ in çe ş itli bilim dallaryla ili ş kisi “ ş ehir ile ilgilenen her bilim kendi amacna uygun olarak bir ş ehir tanm yapm ş tr. Bu tanmlama lar yaplrken de belli kriterler kullanlm ş tr. Bu kriterler; idari merkez olu ş , nüfus büyüklü ğ ü, ekonomik veya toplumsal özellikler olabilmektedir ” ş eklinde yorumlanmaktadr. Marx & Engels ( 2004 ; Avc, S. 2004 , 10 ) ş ehir i , "nüfusun, üretim aletlerinin, sermayenin, zevklerin ve gereksinimlerin bir merkezde toplanmas" olarak tanmlanmaktadr . Ş ehir, 442/3367 SAYILI KÖY KANUNU : Madde 1 de “ Nüfusu iki binden a ş a ğ yurtlara (köy) ve nüfusu iki bin ile yirmi bin arasnda olanlara (kasaba) ve yirmi binden çok nüfusu olanlara ( ş ehir) denir. Nüfusu iki binden a ş a ğ olsa dahi belediye te ş kilat mevcut olan nahiye, kaza ve vilayet merkezleri kasaba itibar olunur. Ve Belediye Kanununa tabidir ” olarak tanmlanmaktadr . http://www.mevzuat.gov.tr; www.cygm.gov.tr; www.bayindirlik.gov.tr Simmel , G. ( 2000, 180 ; Avc, S. 2004, 10 ) ş ehri "her ş eyden önce en yüksek düzeyde ekonomik i ş bölümünün gerçekle ş ti ğ i mekânlar " olarak tanmlamaktadr . Avc, S. (2004, 13 - 14) “bir yerle ş menin ş ehir olarak tanmlanabilmesi için baz kr iterler kullanlmaktadr. Bu kriterlere zaman içinde yenileri eklenmekte veya bazlar eski önemlerini” kaybetmekte oldu ğ unu, Frey & Zimmer’in (2001, 25 - 26) yerle ş melerin krsal veya ş ehirsel karakterlerinin belirlenmesinde kullanlan unsurlar: ? Ekolojik, ? Ekonomik, ? Sosyal nitelikler oldu ğ unu belirtmektedir. Avc, ekolojik unsurlarn, nüfus büyüklü ğ ünü ve yo ğ unlu ğ unu içerdi ğ ini, Ekonomik unsurlar sahada yer alan fonksiyonlara ve faaliyetlere, sosyal niteliklerin ise ş ehirle ş menin derecesine i ş aret etmekt e oldu ğ unu günümüzde bir yerle ş menin ş ehir olup olmad ğnn belirlenmesinde en fazla kabul gören kriterler arasnda: ? Nüfus büyüklü ğ ü, ? Nüfus yo ğ unlu ğ u, ? Mekansal olarak kaplad ğ alan, ? Ekonomik ve sosyal organizasyon, ? Ekonomik fonksiyonlar, ??? ??? 9 ? İ ş gücü talebi ve arz, ? İ dari merkez olu ş unun saylabilece ğ ini belirtmektedir. O'Flaherty, Brendan (2005). City Ec onomics. Cambridge Massachusetts: Harvard University Press. ISBN 0 - 674 - 01918 -0 Ş ehirler, ş ehirdeki mekânlardan olu ş ur. Rob Krier (1979) tarafndan ş ehir; “ Ş ehrin özelliklerine uygun, ş ehirdeki di ğ er mekânlar içeren ya da onunla birlikte yaplandrlan yerle ş me” olarak tanmlanr. Bir ş ehir, gözlemcinin o ş ehir içinde yürümesi veya bir ta şma arac kullanarak gezmesi sonucu görülür ve ya ş anr. Gözlemcinin deneyiminin, kalitesi bu geziyi yaparken yol ald ğ hz ile orantldr. Birçok ara ş trmac yürüme hznda hem etraftaki binalar hem de içinden geçilen mekânlar çok daha fazla detayl olarak inceleme imkân olur görü ş ünde hemfikirdirler. Genelde ara ş trmaclar çevreyi görsel açdan ele alrlar. Gordon Cullen bu i ş leyi ş in nasl oldu ğ unu alglamada ve çevreyi anlamada üç yol önermektedir. Görsellik, mekân ve içerik açsndan çevreyi anlamak: ? Görsellik: Biz bir ba ş ka ortama ta şnsak da, daha önce ya ş ad ğmz ortam hala hatrmzda oldu ğ undan “Ardl Görünüm” i ş e kar şr. Bunun önemi ş udur: bir yaya ş ehrin içinden geçerek sabit bir hzla yürüse de, ş ehrin görünümü pek çok sarsnt ve ani aç ğ a çkmalarla hatrmza gelir. İ ş te buna “Ardl Görünüm” denir.(Cullen, 1976:9) ? Mekân: İ nsann, ortamdaki konumuna tepkisidir. Cullen “Burada” ve “Orada” olmak arasndaki fark vurgular. Bu fark, ki ş inin bir mekânn içinde veya d şnda olmas veya o mekâna girip çkmasyla ortaya çkar. Bu seviyede, aç ğ a ç kma ve ku ş atlma duygularndan kaynaklanan bir dizi tecrübe devreye girer. İ nsanlar yüksek bir uçurumun kenarndayken canl bir konum hissi duyarlar. Ama derin bir ma ğ arann içinde, ku ş atlma gerçe ğ ine tepkide bulunurlar. İ nsan vücudu, kendisini sürekli ol arak çevreyle ili ş kilendirdi ğ i bir içgüdüye sahiptir. Bu konumlandrma hissi, çevrede faydmekanlmas gereken bir faktör haline gelmi ş tir. (Cullen, 1976, 10) Resim 1.4 : Roma Antik Kentinin Tiber nehriyle görünü ş ü Kaynak: http://www.romereborn.virginia.edu ? İ çerik: Bu nokta ş ehirlerin dokusuyla ilgilidir; ş ehrin rengi, dokusu, ölçüsü, sitili, karakteri, ki ş ili ğ i, benzersizli ğ i vb. Ş ehrin dokusu, mimari stilleri ve plann çe ş it li rastlantlar açsndan birbirinden farkl dönemlerin bir kantdr, çünkü pek çok ş ehir eski temellere dayaldr. Pek çok ??? ??? 10 ş ehir stillerin, materyallerin ve ölçülerin bu kar şmn sergiler. Buna ra ğ men insanlar simetrisi, dengesi, mükemmelli ğ i ve uyumu olan ş ehirler tasarlamaya e ğ ilimlilerdir. Ancak, uyum skcdr ve planlar yapanlar açsndan kaçnlmazdr. Yine de, yapay oyalanmalar yaratarak bile bile bu uyumdan kaçnmak, gerçek skntdan çok daha kötüdür. (Cullen, 1976: 11) Anar ş i de ğ il sa ğ duyu gösteren kabul görmü ş bir çerçeve içinde, doku, renk, karakter ve bireyselcili ğ in ölçü ve stilinin yan yana konmu ş küçük farklarn, ortak faydalar sa ğ lamak için kendi yararmza kullanabiliriz. Aslnda, bu nedenle çevre, uyum içinde de ğ il, “Bu” ve “ Ş u”’nun birbirlerini kar şlkl etkile ş imiyle ortaya çkar. (Cullen, 1976: 12) Avc, bu kriterlerin ülkeden ülkeye farklla ş ma gösterebildi ğ i gibi, ayn ülke içinde kurumlar arasnda da farkllklar olabildi ğ ini ve bu farklla ş may ülkelerin (baknz Resim 1. 5 ) geli ş mi ş lik düzeyi de ğ il, daha çok kurumlarn amaçlarnn de ğ i ş ik olmasnn etkili oldu ğ unu belirtmektedir. Ülke Kriter Fransa 2,000 veya daha fazla daimi yerle ş ik nüfusa sahip veya evler arasnda 200 metreden daha fazla ara olmayan yerle ş meler İ spanya 10,000 veya daha fazla nüfusa sahip belediyeler Do ğ u Almanya 2,000 veya daha fazla nüfusa sahip yerle ş meler Belçika 5,000 veya daha fazla nüfusa sahip yerle ş meler Danimarka 250 veya daha fazla nüfusa sahip yerle ş meler Kanada 1961 'den soma 10,000 veya daha fazla nüfusa sahip yerle ş meler Japonya 30,000 veya daha fazla nüfusu barndran belediyelerin yer ald ğ kümeler (Ancak bu ş ehirsel kümelerin içinde krsal yerle ş meler de olabilmektedir. Ayrca "yo ğ un yerle ş me bölgeleri" olarak tanmlanan en az 5,000 nüfusa sahip yerle ş meler de bulunmaktadr.) İ srail 2,000 den fazla nüfusa sahip tüm yerle ş meler Meksika 2,500 veya daha fazla nüfusa sahip yerler Hindistan 5,000 den fazla nüfusa sahip yerle ş meler Resim 1. 5: Ş ehir kriterinin ülkelere göre de ğ i ş imi Ş EH İ RLE Ş ME VE GEL İ Ş İ M İ 1933 ylnda Atina da yaplan Uluslararas Modern Mimari Kongresi CIAM (Congress Internationaux d'Architecture Moderne) sonucu ortaya çkarlan Atina Sözle ş mesi mimari ve Modern Akmn ş ehir planlamasndaki teorisini belirginle ş tirmi ş tir. Yirminci yüzyln ilk yarsnda ya ş am ş olan Le Corbusier, Gropius, Jacobus gibi ve di ğ er büyük ş ahsiyetlerin fikirleri, kent planlamaclarna rasyonal izmin birer dogmalar olarak kendini göstermi ş tir. 1950’li yllarda i ş lev, yap ve standardizasyona verilen öncelikli önem sarslm ş ve insani katlm ve kentsel planlamann, mimarinin daha hafif yanlar üzerine olan fikirlere daha çok önem verilmeye ba ş lanm ş tr. Bu akmn ön saflarnda genelde CIAM’n iç indeki bir grup olan Takm 10 (Team 10) ile ad geçen Peter ve Alison, Smithson gibi ki ş iler olmu ş tur. Baz mimar - kent plancs ki ş ilerin dü ş üncesinde bu de ğ i ş iklik ş öyle bir sonuç vermi ş tir: ş ehirdeki caddelerin, sokaklarn, tasarm baznda me ş ru bir unsu r olarak tekrar gözden geçirilmesini sa ğ lam ş tr. Mackenney, R., (2004) Ş ehir Devletler, çeviri : Cem Demirkran, İ stanbul, Babil Yaynlar. Pluta, K.,’ da (2003), günümüz dünyasnda geni ş pazar ekonomisi geli ş imi ve bilgi ve ileti ş im teknolojilerindeki hzl geli ş melerle bir çok insan ihtiyac arasndan üç tanesinin: fizyolojik ihtiyaçlar, (Affiliation) yakn ili ş ki ve estetik ihtiyaçlarn insanlar için özellikle önemli oldu ğ unu belirtir. Ş ehirle ş meyi tart şnz . ??? ??? 11 İ NSAN İ HT İ YAÇ VE ARZULARI M İ MAR İ TASAR IM PRENS İ PLER İ (EV İ Ç İ ) KENTSEL TASARIM VE PLANLAMA PRENS İ PLER İ (EV DI Ş I) F İ ZYOLOJ İ K (YEMEK, BARINMA, SA Ğ LIK) ? YETERL İ İ SKAN ? (DEVAMLILI Ğ I OLAN B İ NA TASARIMI, EKOLOJ İ K MATERYALLER VE TEKN İ KLER, vb.) ? RAHATLIK – rahat iç mekân mobilyalar, detaylar ve modern tesisatlar ? ER İ Ş İ LEB İ L İ RL İ K – çocuk, yeti ş kin ve özürlü gibi çe ş itli kullanmlar için ? SA Ğ LAMLIK ? YETERL İ (DEVAMLILI Ğ I OLAN) YERLE Ş İ M PLANLAMASI VE KENTSEL TASARIM, GEÇ İ RGENL İ K ? RAHATLIK (rahat kentsel detaylar ve cadde mobilyalar) ? ER İ Ş İ LEB İ L İ RL İ K (de ğ i ş ik kullanclar ve de ğ i ş ik ula şm yöntemleri için) ? YETERL İ ELEKTR İ K, SU VE TELEFON H İ ZMETLER İ VE SERV İ SLER ? SA Ğ LAMLIK EMN İ YET, GÜVENL İ K, MAHREM İ YET, K İ RL İ L İ KTEN KORUNMA ? KAMERALI İ ZLEME S İ STEM İ (iç mekânlarda B İ REYSEL ve KURUMSAL KORUNMA) ? MAHREM İ YET SA Ğ LAMAYA YETERL İ TASARIM (örne ğ in duvar veya çitle çevirme) ? İ Ç MEKANLARIN GÜVENL İ Ğİ (merdiven, asansör, balkon ve galeri gibi unsurlarn do ğ ru dizayn) ? ER İ Ş İ LEB İ L İ RL İ K ? K İ RL İ L İ Ğİ N EN AZA İ ND İ RGENMES İ ? KAMERALI İ ZLEME S İ STEM İ (d ş mekânlarda B İ REYSEL ve KURU MSAL KORUNMA) ? GÜVENL İ K ELDE ETMEK İ Ç İ N YETERL İ KENTSEL TASARIM VE PLANLAMA (yol güvenli ğ i dahil) ? ER İ Ş İ LEB İ L İ RL İ K ? K İ RL İ L İ Ğİ N EN AZA İ ND İ RGENMES İ YAKIN İ L İ Ş K İ E Ş YA ? AÇIKLIK, ? B İ R YER K İ ML İ Ğİ ( İ ç mekann iyi mekansal kompozisyonu, uygun, ya ş anabilir iç mekanlar yaratma, yeterli iç ileti ş im sistemleri, düzgün yap sistemleri ve fonksiyonel atk) ? AÇIKLIK, ? B İ R YER K İ ML İĞ İ (kentsel mekann iyi mekansal kompozisyonu – araçlar: kentsel kompozisyonun unsurlar, uygun kamusal mekanlara ş ekil verme de dahil) ? TOPLULUK AKT İ V İ TELER İ B İ L İ Ş SEL/ ESTET İ K, ENTELLEKTÜEL VE TENSEL UYARILMA ? KÜLTÜREL VEYA E Ğ LENCE İ MKANLARI ? ZENG İ NL İ K (Özel bir tür iç dizayn ile uygun bir atmosfer, detay, mobilya, sembol, aydnlatma tipleri; zarafet, basitlik ve karma şklk) ? GÖRSEL UYGUNLUK ? KÜLTÜREL VEYA E Ğ LENCE İ MKANLARI ? ZENG İ NL İ K (özel bir tip mimari ve kentsel detaylarla yaratlm ş uygun bir atmosfer; mobilya, aydnlatma, vb.) ? KAL İ TEL İ PEYSAJ ? GÖRSEL UYGUNLUK İ T İ BAR, STATÜ VE TANINMA SAH İ PL İ K, B İ REYSELL İ K, A İ LEYE, GRUBA A İ TL İ K, vb. SAH İ PL İ K, B İ REYSELL İ K, YEREL TOPLULU Ğ A A İ TL İ K YARATICILIK, ÖZGÜVEN, DAVRANI Ş ÖZGÜRLÜ Ğ Ü ? K İ Ş İ SELLE Ş T İ RME VE TASARIMA KATILIM İ MKANLARI ? ÇE Ş İ TL İ L İ K ( İ Ç MEKANLARIN VE FONKS İ YONLARIN ESNEKL İ Ğİ VE ÇE Ş İ TL İ L İ Ğİ ) ? TÜRLÜ İ HT İ YAÇLARIN G İ DER İ LMES İ (ku ş ak farkllklar) ? K İ Ş İ SELLE Ş T İ RME VE TASARIMA KATILIM İ MKANLARI ? ÇE Ş İ TL İ L İ K (DI Ş KENTSEL MEKANLARIN ESNEKL İĞ İ VE ÇE Ş İ TL İ L İ Ğİ ) ? TÜRLÜ İ HT İ YAÇLARIN G İ DER İ LMES İ (ku ş ak farkllklarna adaptasyon) Ş ekil 1 .6: İ nsan ihtiyaçlar ve kentsel tasarm prensipleri arasndaki ili ş ki (Maslow 1954,Walmsley 1988, Bentley vd. 1985, Punter ve Carmona 1996) ??? ??? 12 Devamll ğ olan mimari tasarm, devamllk arz eden yerle ş im planlamas ve kentsel tasarm gibi fizyolojik ihtiyaçla r gidermek için gerekli araçlar ilk adm olarak görülür. Önem srasnda ikinci adm, bir yer kimli ğ inin olu ş turulmas ve vurgulanmas için yakn ili ş ki ve estetik ihtiyaçlara ve bu ihtiyaçlar gidermek için gerekli temel araçlara (kentsel mekânlarn ş ekil sel kompozisyonu) yer verilir. Ş EH İ RLE Ş MEN İ N GEL İ Ş İ M İ Pustu, Y., (2006, 148) Ş ehirlerin , “ tarihsel süreçte insanlarn çe ş itli gereksinimlerinin ürünü olarak sürekli bir geli ş me göstermi ş tir. Bu geli ş me sürecinde hem insanl ğn birikiminin gelecek ku ş aklara ta şycs, hem de ta şd ğ uygarlk birikimi ile insano ğ lunun gelece ğ ini ş ekillendiren en önemli faktörlerden biri olmu ş tur. Bu nedenle uygarl ğn do ğ u ş u ile kentlerin ortaya çkmas arasnda bir paralellik oldu ğ u ifade ” edilmekte oldu ğ unu belir tmi ş tir . Pustu, Y. ”,g ünümüzde kentler insanlk tarihinde önemli bir dönü ş üme daha katkda bulunmaktadr. İ çinde bulundu ğ umuz küreselle ş me sürecinin ta şycs ve belirleyicisi, dünya üzerindeki kentsel yerle ş imlerdir. Bu süreçte yerel birimler olarak kentler önemli i ş levler yüklenmektedir. Özellikle büyük kentler bu süreçte önemli de ğ i ş im ve dönü ş üm mekânlar haline ” gelmi ş oldu ğ u vurgulamaktadr . Tarihten günümüze ş ehirlere kronolojik olarak baklrsa: ? Antik Ça ğ Dömemi ? Roma Dönemi ? Ortaça ğ Dönemi ? Moder n Dönem ş eklinde saralanabilir. Bir Avrupa ş ehrinin oldukça belirgin hatlara sahip iki farkl fiziksel kavram mevcuttur. Birinci kavrama göre caddeler ve kamusal meydanlar orijinal bir kat materyal blo ğ undan oyularak ortaya çkarlm ş tr. Sitte bildi ğ i ve sevdi ğ i ş ehir tipi buydu; görsel analizini bu kavram üzerine oturtmu ş tur. Di ğ er ana kavrama göre ş ehir açk bir park arazisi ş ekline sahiptir ve bu arazi içerisine binalar üç boyutlu nesneler olarak yerle ş tirilirler. Ellis, W.,C., (1986, 115) Lynch, (19 81) “iyi ş ehir yaps” için be ş kategori veya teori belirlemi ş tir. Bu teoriler ş unlardr: canllk (sa ğ lkl bir çevre), hissiyat (mekân veya kimlik hissi), uyma (bir yerin adapte olabilme yetene ğ i), eri ş im (insanlara, aktivitelere, kaynaklara, mekânlara, bilgiye), ve kontroldür (çevrenin sorumluluk içinde kontrolü). 1970 ve 1980’lerin sonunda, o zamanlar Oxford Teknik Okulu olarak bilinen takm kentsel tasarma “Yant Veren Çevreler: Tasarmclar İ çin Bir Elkitab” adyla (Responsive Environments: A Manua l for Designers) bir yakla şm geli ş tirmi ş tir. Bentley vd., (1985). Bu yakla şm daha demokratik, çevreyi kuvvetlendiren, kullanclarna uygun tercih derecelerini arttran ihtiyaçlar vurgulam ş tr. Bir yerin tasarmnn, insanlarn tercihlerini nasl etkil edi ğ i tart şlm ş tr: ? Nereye gidebilecekleri ve gidemeyecekleri, ? Kullan ş l kullanm mekânlar, ? Sunduklar frsatlar ne kadar kolaylkla kavrayabildikleri, ? Sunulan bir mekân farkl bir amaç için ne derece kullanabildikleri, ? Bir yerin detayl görünümünün tercihlerinin kullan ş ll ğnn farkndal ğ yaratp yaratmad ğ, ? Duyusal deneyimdeki tercihleri, ? Bir yere kendi damgalarn ne kadar vurabildikleri, gibi özetlenebilinir. Bu yakla şm göreceli olarak mekânlar tepki verici hale getirmek konusunda yedi ana htar konuya odaklanm ş tr: geçirgenlik, çe ş itlilik, uyumluluk, dinçlik (canllk), görsel uygunluk, zenginlik ve ki ş iselle ş tirmedir. ??? ??? 13 Ş ehirlerin Mekansal Yaps Yerle ş im merkezlerinin mekansal yaps, a ğ sistemleri, altyap sistemleri ve tesislerinin düzenl enmesidir. Tüm bu i ş levsel hiyerar ş iye dayal destek, sosyo - ekonomik faaliyetler olarak hizmet vermektedir. Yapsal düzen ve yaplanma veya mekansal de ğ il, kullanm modeli ş eklidir. Kentsel mekann yapsn olu ş turan unsurlar(Sinulingga, 2005, 97) ? Ticaret, yönetim de dahil olmak üzere hizmet topluluklarn, finans gruplarn ve servis istasyonlarn da ğtma e ğ ilimindedir. ? Ikincil sanayi (üretim), depolama ve toptan bir araya toplanma e ğ ilimindedir. ? Mahalle ki ş ilerin açk ye ş il alanlar ve toplanma yeridir. ? Ula şm a ğ yukardaki üç yerde ba ğ lanmaktadr. Sinulingga, (2005:103 - 105) Modeli alan ş ekil ve yap, servis merkezlerine göre bakld ğnda üçe ayrlm ş tr. 1. Monosentrik ş ehir Monosentrik ş ehir, henüz hzla büyüyen bir ş ehir yapsna sahip de ğ ildir. Nüfus u fazla de ğ ildir ve sadece ayn zamanda M İ A (Merkezi İ ş Alanlar) olarak i ş leyen bir servis merkezine sahiptir. 2. Çok merkezli Ş ehir Ş ehir geli ş imi bir servis merkezi tarafndan sonuçlandrlrsa e ğ er, artk verimli olamaz. Ş ehirlerin büyümesi birden fazla servis merkezinin ula ş t ğ ş ehirlinin saysna ba ğ ldr. Yeni servis merkezi tarafndan devralnan M İ A servis fonksiyonlar, alt - merkezi (bölgesel merkez) olu ş turur. a. Yani MIA,eski ş ehir merkezinde ofis kompleksi olur. b. Ş ehir MIA tarafndan ancak baz alt merkezleri olarak ş ehrin bir parças olan iç banliyölerde geli ş imi sunmaktadr. c. Alt merkez merkezi hizmet ile büyüyen yerdir. d. Banliyölerde kentin yaylmac faaliyetlerinin azaltlmas hedeflenir ve alt - merkez tarafndan hizmet edilir . 3. Metropol Ş ehir B üyük bir metropol, bir ş ehrin bo ş luk ile yeterince ayrlm ş banliyöleri ile çevrili, ama hepsi büyük ş ehir hizmet alan , nüfus entegre bir sistem olu ş turmak oldu ğ unu. Alann modeli yaps merkezi tarafndan bakld ğnda - kendi bakanl ğnn merkezi ş unlard r: 1. Mono merkezli merkezi ve alt merkezler çe ş itli alt - merkezi arasnda birbirine olmayan bir di ğ er alt - merkezleri ile biridir. olu ş ur 2. Çok nodal birbirine ba ğ l bir merkezi ve birçok alt merkezler ve alt - alt - merkezleri olu ş ur. Alt - merkezi ile do ğ rudan ba ğ layan ek olarak alt - alt - merkezi de merkezi ile do ğ rudan ba ğ lanm ş tr. 3. Çok merkezli birbirine ba ğ l birkaç merkezleri ve alt merkezleri olu ş ur. Büyük bir metropol kentsel saçak ile ayrlm ş banliyölerle çevrili, ama büyük ş ehir hizmet alan tarafnda n entegre bir sistem olu ş turulmu ş ş ehir yapsdr. Mekansal yapnn modeli merkeze göre ş u ş ekildedir: 1. Tek Merkezli: Tek merkez ve bir çok alt merkezin , bir di ğ er alt merkezle yanyana olan alt merkezle ba ğ lants yoktur. 2. Çok Ba ğ lantl: Ana merkezi bir çok alt merkezle ba ğ lar. 3. Çok Merkezli: Birbirine ba ğ l ana merkezlerden ve alt merkezlerden olu ş ur. 4. Non - merkezli ??? ??? 14 Bu modelde, herhangi bir merkezi ba ğ lat gibi alt - merkez vardr. Tüm ba ğ lantlar ayn hiyerar ş i içerisindedir ve birbirlerine ba ğ lanrlar. Ş eh irleri, kentsel mekânlar kentsel tasarm üzerine stratejiler geli ş tiren baz ara ş trmaclar kentsel mekânlar birçok yönden incelemi ş lerdir. Ara ş trmaclarn, kuramclarn “kentler” ve “kentsel mekân” için ortaya koydu ğ u görü ş leri ve çal ş malar ksaca ş u ba ş lklar altnda toplanabilir: ? Kentsel mekân “pozitif ve negatif” mekân olarak yorumlayan çal ş malar ? Kentsel mekân “pitoresk” bakmdan inceleyen çal ş malar ? Kentsel mekân “tipo - morfolojik” olarak inceleyen çal ş malar ? Kentsel mekân “yer” olarak inceley en çal ş malar Kenti “Pozitif ve Negatif” Mekân Olarak Yorumlayan Çal ş malar Carmona vd., (2003, 138 - 139) göre “pozitif” ve “negatif” “yap d ş mekanlar arasndaki fark onlarn “d ş bükeyli ğ i” ile ba ğ lantl olarak dikkate alnabilir” olarak özetlemektedir . ? Pozitif mekân, nispeten çevrilmi ş , kentsel mekân (d ş yap mekân) kesin ve ayrt edici ş ekle sahiptir. “Makuldür”, ölçülebilir ve belli snrlar vardr. Onu akabinde nispeten daha yava ş bir ş ekilde akan suyla dolu olarak dü ş ünebiliriz. Süreklili ğ i olma yan (esas itibariyle), kapal, statik ancak nitelikte diziseldir. Ş ekli etrafn çevreleyen yaplar kadar önemlidir. (Carmona, vd., 2003, 138) Ş ekil 1. 7 : Pozitif ve Negatif Mekan1 Kaynak: Alexander, C., (1977, 518) Negatif mekân ş ekilsizdir. Biçimlenmemi ş kalnt, genellikle olumlu olarak görülen yaplarn çevresinde arda kalm ş tr. “Makul de ğ ildir” sürekli ve belirli snr ve ş ekillerden yoksundur. Böyle bir mekânn suyla dolu oldu ğ unu hayal etmek zordur çünkü basit olarak mekan kavramak zor dur. (Alexander, C., vd., 1977, 518; Paterson, 1984, Trancik, 1986, 60) Trancik’de (1986, 60) kentsel mekân tart şrken, ço ğ unlukla mimari duvarlarla ba ğ lantl ol an “sert mekân” (hard space) ve daha az kapsaml ya da belirlenmi ş snrlaryla do ğ al çevren in egemenli ğ i altnda olan parklar, bahçeler ve çizgisel ye ş il yollarn “yumu ş ak mekân” (soft space) arasnda yararl bir ayrm yapmaktadr. Kenti “Pitoresk” Bakmdan İ nceleyen Çal ş malar Pitoresk çal ş malar nesne odakldr ve kurulmu ş bir sahne veya in san hareketlerinin destekleyicisi gibi gözüken çevrenin görsel manzarasnn altn çizer. Pitoresk tarzdaki kentsel tasarm üzerine en çok hatrlanan çal ş malardan biri Gordon Cullen’n (1961), “Concise Townscape”dir. Cullen modernizmin teknik ve ksr dur u ş u ile zarar görmü ş oldu ğ unu belirterek, tasarmc ve mimarlarn dikkatini çekmi ş tir. Hem mimari hem tasarm becerilerine sahip birkaç bilim dal ile ilgili aktivite olarak kentsel tasarmn kapsamn biçimlendirmede yardmc olmu ş tur. ??? ??? 15 Mimarlk kitle ve mekândan olu ş maktadr, Bacon, (1974, 21) mimarl ğ “daha önceki ve beklenen mekân deneyimi ile ili ş kili olarak katlmcda belirgin bir mekân deneyimi üretmek için mekânn bo ğ umlanmas” olarak tanmlam ş tr. Tasarmclar, kendilerini tasarlanan nesnenin ku llanclar gibi görebilmek ve hissedebilmek için katlmclar gibi bir duru ş edinmelidirler. Kenti “Tipo-Morfolojik” Olarak İ nceleyen Çal ş malar Tipoloji ve morfoloji çal ş malar kentlerin, ş ekillerini ve özellikle üretimlerini yöneten sosyo ekonomik süreçlerin uzun geleneklerini kapsamaktadr. Bu tür çal ş malar ço ğ unlukla Krier Karde ş ler (1979, 1990) ve Aldo Rossi (1964, 1973) ile özde ş le ş mi ş tir. Daha dar anlamda tipoloji ve morfoloji çal ş malar kentsel mekân geometrilerinin temel özelliklerini aç ğ a çkarmak için u ğ ra ş maktadr. Bu konuyla ilgili çal ş malardaki ara ş trmalar, kentsel mekânn niteliklerini ve geometrisini anlamaya çal şr. Bu çal ş malarn arkasndaki taban varsaym, kentsel ş ekli olu ş turan mekân ö ğ elerinin; meydanlarn, sokaklarn (ula şm kanallar gibi) varl ğn ve hem ö ğ elerini hem de ili ş kilerini incelemesini de içermektedir. Christopher Alexander (1964), Lynch ve Lloyd Rodwin (1958), Martin (1972) ve March’n (1977) çal ş malar bu kategoriye örnektir. Tipo - morfolojik çal ş malar bina türlerini, kentsel ş ekli ve kentin dokusunu ş ekillendirme sürecini tanmlama ve açklamada kullanlmaktadr. Bu konuda çal ş an co ğ rafyaclar kentsel morfoloji hakknda sadece kentin ş eklini belgeleme üzerinde dururken, di ğ erleri, mimarlar da kapsayarak, binalar ve bunlarla ili ş kili açk mekânlarn kentin ş eklinin önemli ö ğ eleri oldu ğ una ikna olmu ş ve kentin fiziksel özelliklerini açklamak için türlerine gore snflandrmaya odaklanm ş lardr. Her tipo - morfolojik çal ş ma belirli bir yönde yap türleri ile ilgili çal ş malardr, yaplarn ş ekillerinden ve mimari biçemlerinden çok bu yaplarn ve onlarn çevreledi ğ i açk mekânlarn arasndaki ili ş ki ile ilgilidirler. Böylece, yaplar ve onlar tamamlayan açk mekânlar, genellikle toprak mülkiyetinin snrlar ile tanmlanan bir araya getirici birim mekânlar olarak görmektedirler. Bu mekânlarn sahipleri ya da kullanclar buralar yaratr veya i ş letirler. Hepsi bir arada kentsel dokuyu olu ş turur. ? Moudon, (1992, 342) kentsel dokuyu: “binalar ve açk mekânlar türlerine göre snflara ayrarak: ? Birbirini takip eden bina geleneklerine ait olan farkl ku ş aklar ya da her ku ş a ğ temsil eden türler, kastedilen insanlarn bulundu ğ u farkl sosyo - ekonomik snflar temsil eden türler” olarak iki türde inceler Aldo Rossi (1973) kentin iki ş eyi içerdi ğ ini ortaya koymu ş tur: genel kentsel doku ve antlar. Genel kentsel doku, sokak ve meydanlar belirleyen binalardan olu ş mu ş tur. Bu durum kesinlikle zamanla, insanlar yeni binalar in ş a ettikçe ya da onlar yeniledikçe de ğ i ş ir. Bu antlarn varl ğ, her ş ehre kendine has karakterini veren geni ş ölçekli yaplardr. Kentin sakinleri tarafndan bir ku ş aktan di ğ erine geçen kentin hatralarn ş ekillendirirler. Ş ehirsel geli ş meyi ve gelece ğ ini tart şnz. Kent i “Yer” Olarak inceleyen Çal ş malar Yer çal ş malar köklerini, psikologlarn mülkilik çal ş malarndan alm ş tr. Mekân teorileri insanlarn çevreleri ile olan ili ş kilerinin önemine dayanmaktadr ve henüz birçok nedenden dolay çevre - davran ş kategorisi içine tam olarak oturm amaktadr. Moudon, (1992, 340 – 341) yer çal ş malarnn üç türde olabilece ğ ini belirtmi ş tir: “ilk olarak, sadece pozitivist ara ş trma stratejilerini uygulamazlar. İ kinci olarak, ilgi hem nesne hem özne için merkezi olmasna ra ğ men, nesneyi tasarmn önemli b ir u ğ ra ş olarak belirtmi ş lerdir. Üçüncü olarak, bu çal ş malar insan - çevre ili ş kilerinin algsal taraf kadar hissi yann da ara ş trmaktadr. Son olarak ve belki de en temel fark, türetilmi ş eti ğ e ve snrsz etik yorumlarna olan e ğ ilimleridir”. ??? ??? 16 Yer çal ş malar geni ş çapta ara ş trmay içine alr. Moudon Norberg - Schulz (1980, 1985) ’un çal ş malarna atfta bulunmu ş tur , Thiel (1986), Lynch (1972, 1981) ve Charles Moore (1988) ’dan yer çal ş malarnn temsilcileri olarak bahsetmi ş tir. Ashihara’da (1983) bu gr uba dahildir ancak pitoresk ve imaj çal ş malaryla olan sk ba ğ lar nedeniyle farkl yerde durmaktadr. Moudon “yer çal ş malar” ismini bu seçici çal ş malar kapsayabilmek ve fiziksel çevre ile onun duyusal ve hissi içerikleri üzerindeki önemi yanstabilm ek için seçmi ş tir. Buna ra ğ men, çevre davran ş çal ş malar ayrca onlarn çabalarnn merkezi olarak yer kavramn vurgulad ğ belirtilmelidir. (örne ğ in, Canter 1977; Rapoport 1982, 1990; Appleyard 1981) Gelecekte Ş ehirle ş me Yüce ş ahin, M. M. vd. (2004) ş ehirle ş meyi, “endüstrile ş meye ve ekonomik geli ş meye paralel olarak ş ehirsel yerle ş me saysnn artmas ve bu yerle ş im birimlerinin büyümesi sonucunu do ğ uran nüfus birikim süreci ş eklinde tanmlanabilir (Sencer, 1979:2; Kele ş , 1998:80) ” olarak belirtmekted ir. Yüce ş ahin, M. M. vd. (2004) Tunçdilek ve Tümertekin, (1959:69); Kele ş ,(1984:11;) Avc, (1993:255)’nn görü ş lerine katlarak “Endüstri devrimi sonrasnda, endüstrile ş menin bir yan ürünü olarak ortaya çkan ş ehirle ş me, XX. yüzylda nüfus patlamasnn da etkisi yle az geli ş mi ş veya geli ş mekte olan ülkelerin de gündeminde” oldu ğ unu belirtmektedir. Resim 1.8: Gelecekte 2030 Paris . http://www.gooddeal - hunting.com/blog/i - love - paris - in - the - springtime - 2030/ 21. yüzylda nüfus art ş larnn da etkisiyle ayn zamanda, insanlarn kentlere göç etmesiyle az geli ş mi ş veya geli ş mekte olan ülkelerde de kentle ş me oranlarnn artaca ğ tahmin edi lmektedir. A ş a ğdaki resimde Avrupa, Asya, Amerika, ktasnda 2030 ylnda insanlarn yüzdelik oran verilmi ş tir. ??? ??? 17 AVRUPA KITASI 2030 2020 2010 Arnavutluk 60.6 54.3 48 Andorra 85.1 84.9 88 Avusturya 73.8 70.3 67.6 Beyaz rusya 81.1 78 74.3 Belçika 98 97.7 97.4 Bosna - Hersek 61.7 55.2 48.6 Bulgaristan 78.2 74.8 71.7 Channel Islands 39.1 34.2 31.4 Kbrs 76.4 73 70.3 Çek Cumhuriyeti 78 75 73.5 Danimarka 90.8 89.3 87.2 Estonya 73.8 70.9 69.5 Finlandiya 71.8 67.6 63.9 Fransa 82.9 80.2 77.8 Georgia 60.2 55.5 52.9 Almanya 78.3 75.6 73.8 Yunanistan 69.3 64.8 61.4 Macaristan 76.1 72.3 68.3 İ zlanda 93.3 92.7 92.3 İ rlanda 69.8 65.5 61.9 İ talya 74.6 70.9 68.4 Letonya 73 69.8 68.2 Liechtenstein 18.6 15.2 14.2 Litvanya 72.5 69.2 67.2 Lüksemburg 84.1 82.4 82.2 Malta 96.6 96 94.7 Moldova 46.3 41.7 41.2 Monaco 100 100 100 Karada ğ 62 58.9 59.5 Hollanda 88.6 86.5 82.9 Norveç 81.4 79 77.6 Polonya 66 62.4 61.2 Portekiz 71.4 66.4 60.7 Romanya 63.1 58.1 54.6 Rusya Federasyonu 76.4 73.8 72.8 San Marino 95.5 94.9 94.3 Srbistan 61.2 55.8 52.4 Slovakya 64.7 59.8 56.8 Slovenya 51.8 47.9 48 İ spanya 81.9 79.4 77.4 İ sveç 87.3 85.8 84.7 Switzerland 77.9 75.2 73.6 TFYR Macedonia 76.6 72.5 67.9 Ukraine 73 69.9 68.1 United Kingdom 92.2 91.1 90.1 Resim 1. 9: 2030 Avrupasnda Kentle ş me yüzdesi . Kaynak : http://www.unhabitat.org/stats/Default.aspx ??? ??? 18 ASYA KITASI 2030 2020 2010 200 1 1990 Afganistan 36.2 29.7 24.8 22 18 Ermenistan 69.1 65.2 63.7 -- -- Avustralya 91.9 90.6 89.1 -- -- Azerbeycan 60.1 55.1 52.2 -- -- Bahreyn 90.6 89.4 88.6 -- -- Banglade ş 41 33.9 28.1 26 20 Butan 56.2 47.7 36.8 7 5 Brunei 82.3 79.3 75.7 -- -- Kamboçya 37 29.6 22.8 18 13 Çin 60.3 53.2 44.9 37 27 Hindistan 40.6 34.3 30.1 28 26 Endonezya 68.9 62.6 53.7 42 31 İ ran 77.9 74 69.5 65 56 Irak 70.5 67.3 66.4 67 70 İ srail 93 92.2 91.7 -- -- Japonya 73 69.4 66.8 -- -- Ürdün 82 79.8 78.5 79 72 Kazakistan 66.8 62.3 58.5 -- -- Kuveyt 98.7 98.6 98.4 -- -- Krgzistan 46.2 40.1 36.6 -- -- Lübnan 90 88.6 87.2 90 84 Malezya 82.2 78.5 72.2 -- -- Maldivler 60.7 52.1 40.5 -- -- Mo ğ olistan 65.7 60.7 57.5 57 57 Myanmar 48.4 41 33.9 28 25 Nepal 30.6 23.9 18.2 12 9 Umman 76.4 73.3 71.7 76 62 Pakistan 49.8 42.8 37 33 31 Filistin Topraklar 77.2 74.1 72.1 67 64 Filipinler 76.7 72.3 66.4 59 49 Katar 96.9 96.5 95.8 -- -- Kore Cumhuriyeti 72.4 67.8 63.4 82 74 Suudi Arabistan 86.2 84.2 82.1 87 78 Sri Lanka 21.4 16.9 15.1 23 21 Suriye 64 59 54.9 52 49 Tacikistan 34.1 28.8 26.5 -- -- Tayland 45.8 38.9 34 20 19 Timor - Leste 39.9 33.2 28.1 -- -- Türkiye 77.7 74 69.6 66 61 Türkmenistan 60.4 54.6 49.5 -- -- Birle ş ik Arap Emirlikleri (BAE) 82.4 80 78 -- -- Uzbekistan 46.1 40 36.9 -- -- Vietnam 41.8 34.7 28.8 24 20 Yemen 45.3 38.2 31.8 25 23 Resim 1.10: 2030 Asya Ktasnda Kentle ş me yüzdesi . Kaynak : http://www.unhabitat.org/stats/Default.aspx ??? ??? 19 OKYANUS ADA ÜLKELER İ , KUZEY AMER İ KA KITASI 2030 2020 2010 2001 1990 Amerikan Samoas 95.6 94.8 93 -- -- Kanada 84 82 80.6 -- -- Cook Adalar 87.3 83.6 76.3 -- -- Fiji 64.4 58.8 53.4 -- -- Fransz Polinezyas 58.8 53.8 51.6 -- -- Grönland 87.9 86.1 84 82 79 Guam 94.2 93.5 93.2 -- -- Kiribati 52.3 46.9 44 -- -- Marshall Adalar 78.8 75.3 71.8 -- -- Mikronezya (Fed. Devletleri) 30.3 25.1 22.7 -- -- Nauru 100 100 100 -- -- Yeni Kaledonya 73.5 69.4 65.5 -- -- Yeni Zelanda 89.5 88.1 86.8 -- -- Niue 53.7 46.7 39.9 -- -- Kuzey Mariana Adalar 93.3 92.4 91.3 -- -- Palau 91.6 89 82.7 -- -- Papua Yeni Gine 18.2 14.1 12.5 -- -- Pitcairn -- -- -- -- -- Samoa 33.2 27.1 23.4 -- -- Solomon Adalar 29.2 23 18.6 -- -- Tokelau -- -- -- -- -- Tonga 36.9 30.1 25.3 -- -- Tuvalu 61.5 55.6 50.4 -- -- U.S.A 87 84.9 82.3 -- -- Vanuatu 38 31 25.6 -- -- Wallis ve Futuna Adalar -- -- -- -- -- Resim 1. 11: 2030 Okyanus Ada ülkeleri, Avustralya Ktas Kentle ş me yüzdesi . Kaynak : http://www.unhabitat.org/stats/Default.aspx AFR İ KA KITASI ÜLKELE R İ 2030 2020 2010 2001 1990 Cezayir 76.2 71.9 66.5 58 51 Angora 71.6 66 58.5 35 28 Benin 53.7 47.2 42 43 34 Botsvana 72.7 67.6 61.1 49 42 Burkina - Faso 32.6 25.8 20.4 17 14 Burundi 19.8 14.8 11 9 6 Kamerun 71 65.5 58.4 50 40 Cape Verde 72.5 67.4 61.1 64 44 Orta Afrika Cumhuriyeti 48.4 42.5 38.9 42 38 Çad 41.2 33.9 27.6 24 21 Komorlar 36.5 30.8 28.2 34 28 Kongo (Brazzaville) 70.9 66.3 62.1 66 56 Fildi ş i Sahili 62.8 56.6 50.1 44 40 Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DKC) 49.2 42 35.2 31 28 Cibuti 92 90.6 88.1 -- -- Msr 49.9 45 42.8 43 44 Equitorial Gine 49.4 43.3 39.7 49 36 ??? ??? 20 Eritre 34.4 27.5 21.6 19 16 Etiyopya 27.4 21.6 17.6 16 13 Gabon 90.6 88.8 86 82 68 Gambiya 71 65 58.1 31 25 Gana 64.7 58.4 51.5 36 34 Gine 48.6 41.4 35.4 28 23 Gine Bissau 38.6 32.8 30 32 24 Kenya 33 26.6 22.2 34 24 Lesoto 42.4 34.5 26.9 29 20 Liberya 73.7 67.9 61.5 46 42 Libya 82.9 80.3 77.9 88 82 Madagaskar 41.4 34.9 30.2 30 24 Malawi 32.4 25.5 19.8 15 12 Mali 47.4 40 33.3 31 24 Moritanya 51.7 45.4 41.4 59 44 Mauritius 51.1 45.4 42.6 -- -- Fas 65.9 61 56.7 56 48 Mozambik 53.7 46.3 38.4 33 21 Namibya 51.5 44.4 38 31 27 Nijer 23.7 18.9 16.7 21 16 Nijerya 63.6 56.8 49.8 45 35 Réunion 96.3 95.7 94 -- -- Ruanda 28.3 22.6 18.9 6 5 saint Helena 49.8 43.4 39.5 -- -- Sao Tome ve Prensibi 74 69 62.2 -- -- Senegal 53.2 47.1 42.9 48 40 Sey ş eller 66.6 61.1 55.3 -- -- Sierra Leone 49 42.8 38.4 37 30 Somali 49.9 43 37.4 28 24 Güney Afrika 71.3 66.6 61.7 58 49 Sudan 60.7 53.2 45.2 37 27 Svaziland 37 30.3 25.5 -- -- Tanzanya 38.7 31.8 26.4 33 22 Togo 57.3 50.5 43.4 34 28 Tunus 75.2 71.2 67.3 66 58 Uganda 20.6 15.9 13.3 14 11 Bat Sahara 85.9 83.9 81.8 -- -- Zambiya 44.7 38.9 35.7 40 39 Zimbabve 50.7 43.9 38.3 36 28 Resim 1.1 2: Gelecekte 2030 Afrika Ktas ülkeleri Kentle ş me yüzdesi . Kaynak : http://www.unhabitat.org/stats/Default.aspx LAT İ N AMER İ KA KITASI VE KARAY İ PLER 2030 2020 2010 2001 1990 Anguilla 100 100 100 100 100 Antigua ve Barbuda 38.4 32.5 30.3 37 35 Arjantin 94.6 93.8 92.4 88 86 Aruba 52.5 48.8 46.9 -- -- Bahamalar 87.9 86.1 84.1 -- -- Barbados 53.4 46.6 40.8 -- -- Belize 63.7 58 52.7 48 48 ??? ??? 21 Bermuda 100 100 100 -- -- Bolivya 75.2 71 66.5 63 56 Brezilya 91.1 89.5 86.5 82 75 İ ngiliz Virgin Adalar 51.6 45.2 41 -- -- Cayman Adalar 100 100 100 -- -- Ş ili 92.3 91 89 86 83 Kolombiya 81 78 75.1 76 69 Kostarika 73.8 69.3 64.3 60 54 Küba 79.3 77 75.7 -- -- Dominika 81.3 78.1 74.6 71 68 Dominik Cumhuriyeti 80 76.2 70.5 66 58 Ekvador 76.8 72.5 66.9 63 55 El Salvador 69.5 65 61.3 62 49 Falkland Adalar (Malvinas) 96.3 95.4 92.9 -- -- Fransz Guyanas 81.4 78.6 76.4 75 75 Grenada 40.5 34.2 31 38 34 Guadeloupe 98.5 98.3 98.2 100 98 Guatemala 60.6 54.7 49.5 40 38 Guyana 37 31.2 28.5 37 33 Haiti 68 60.7 49.6 36 30 Honduras 60.3 54.3 48.8 54 42 Jamaika 62.3 57.2 53.7 57 52 Martinik 98.4 98.2 98 -- -- Meksika 83.3 80.7 77.8 75 72 Montserrat 21.6 16.9 14.3 -- -- Hollanda Antilleri 95.5 94.7 93.2 -- -- Nikaragua 65.8 61 57.3 56 53 Panama 83.6 80.3 74.8 56 54 Paraguay 71.9 67.1 61.5 57 49 Peru 76.5 73.6 71.6 73 69 Portoriko 99.6 99.5 98.8 -- -- Saint Kitts ve Nevis 41.6 35.4 32.4 -- -- saint Lucia 36.1 30.6 28 38 37 Saint Vincent ve Grenadinler 58.6 52.6 47.8 -- -- Saint - Pierre - et - Miquelon 91.3 90.2 89.3 92 100 Surinam 82 79 75.6 75 65 Trinidad ve Tobago 23.7 18.1 13.9 74 69 Turks ve Caicos Adalar 97.4 96.5 93.3 -- -- ABD Virgin Adalar 97 96.5 95.3 -- -- Uruguay 94.3 93.5 92.5 92 89 Venezuela 96.6 95.9 94 87 84 Virgin Adalar -- -- -- -- -- Resim 1.13: Gelecekte 2030 Latin Amerika Ktas ve Karayipler Kentle ş me yüzdesi. Kaynak : http://www.unhabitat.org/stats/Default.aspx K aygalak, İ ., - I şk, Ş , (2007 , 20 - 21 ) “Kentlesme süreci özellikle II. Dünya Savas sonras dünya genelinde hzl bir sekilde artms ve günümüzde de artmaya devam etmektedir. Öyle ki 2000 ylna gelindi ğ inde gelismis bloktaki kentlesme oran %70’i asarken, dünya genelinde kentli nüfusun oran 2010 ylnda toplam nüfusun yarsn asacaktr. Yine Birlesmis Milletlerin yapt ğ nüfus projeksiyonlarna bak ld ğnda merkez ve çevre ülkeler baznda kentlesme oranlar açsndan büyük farkllklar görülse de çevre ülkelerde kentli nüfusun giderek yükselen bir art ş oran gösterebilce ğ ini” belirtmektedir. ??? ??? 22 http://www.unhabitat.org/ Dünya Nüfusunun 2030 da 8.5 mi lyar ki ş ye ula ş abilece ğ i Kaygalak, İ ., - I şk, Ş , (2007, 20 - 21) “ Azgelismis ülk elerdeki veya çevre ülkelerdeki kentsel nüfusun arts 1950’lerden bu yana gelismis bloktakilerin üzerinde seyretmektedir. Her ne kadar kentli nüfus oran bakmndan, çevre ülke ler gelismis ülkeleri yakalamamssa da yükse düzeydeki arts hzlar aradaki farkn ksa bir sürede azalaca ğna isaret etmektedir. Bununla birlikte söz konusu fark çevre ülkelerin kendi arasnda da gözlenmektedir. Sözgelimi Afrika ülkelerindeki kentsel nüfus oran çok yavas artarken, Latin Amerika’nn ve Asya’nn baz ülkelerinde bu oran hzl bir sekilde artmakta ” oldu ğ unu vurgulam ş tr . Yl Dünya toplam nüfusu (000) Dünya kent nüfusu (%) Geli ş mi ş ülkeler (%) Geli ş mekte olan ülkeler (%) Azgeli ş mis ülk eler (%) 1950 2 535 093 29,1 52,5 17,9 7,4 1960 3 031 931 32,9 58,6 21,7 9,5 1970 3 698 676 36,0 64,7 25,2 13,0 1980 4 451 470 39,2 69,2 29,5 17,5 1990 5 294 879 43,2 71,8 35,2 20,9 2000 6 124 123 47,1 73,9 40,5 25,2 2005 6 514 751 49,2 74,9 43,2 30,5 2010 6 906 558 51,3 76,1 45,9 30,5 2020 7 667 090 55,9 78,7 51,4 36,5 2030 8 317 707 60,8 81,7 51,1 43,3 Resim 1.14 : Yllara göre dünya toplam nüfusu ve kent nüfusu oranlar . Kaynak : Kay galak, İ ., - I şk, Ş , (2007, 21) Kaygan ve I şk küreselle ş me parelelinde “de ğ isen ekonomik iliskiler ve kentler arasndaki a ğ ekonomisi metropollesme sürecini geçmis dönemlerinkinden çok daha güçlü ve hzl bir sekilde gelismesine neden olmaktadr. Basta Asya olmak üzere bu süreç çevre ül kelerde daha belirgin bir sekilde hissedilmektedir. Yeni kentlesmeyi sekillendiren üretim iliskilerinin merkez - çevre ba ğ lamnda farkllasmas her iki bloktaki kentlerin bu yeni sürece uyumunu farkllastrmakta, kentlesme süreci arasnda derin farkllklara neden olarak yeni çevresel, sosyal, ekonomik ve kültürel sorunlarn” olu ş tu ğ unu belirtmektedir. ??? ??? 23 Özet Ş ehirlerin in ş a edildi ğ i materyaller, Perikles'in zamanndan Sanayi Devrimi ‘ne kadar temelde de ğ i ş meden kald ğn söyleyebiliriz. Onlar yok edebilecek ş ey ise 16. ve 17. yüzyllarda belirgin ş ekilde de ğ i ş ti. Monar ş ilerin ortaya çk ş, ş ehirlerin siyasal alandaki önemlerinin tamamen ortadan kalkt ğ anlamna gelmez. Merkezi devlet, ş ehirlerin hakimiydi, fakat sahip oldu ğ u kurumlar ve dü ş ünce tarzyla onlar yönetebilmekten çok uzakt. 16. ve 17. yüzyllarda galip konumdaki devlet, ma ğ lup konumdaki ş ehirleri kendine göre yeniden ş ekillendirdi. Devlet, ş ehirlerin fiziki görünümünü kendince de ğ i ş tirmeye ba ş lad. Devl etin askeri etkisi mimaride de baz temel de ğ i ş ikliklerin yaplaca ğ anlamna geliyordu. 17. yüzyla gelindi ğ inde, k ş lalar ve geçit törenleri için gereken yer çoktan aynlm ş t. Ş ehir tasarmnda birliklerin rahatça ha¬reket edebilmesi için geni ş caddelere a ğrlk verildi. Bazen geni ş bulvarlar, merkezinde top bulunan bir alanla kesi ş ecek ş ekilde düzenlendi. Her iki e ş le ş tirme de (ilerici - tutucu, ortaça ğ - modem) yeterince tatminkâr de ğ ildir. Çünkü bu terimler ne ş ehir halkn ne de hükümdarlar tam olarak açklayabilir. Anla şlmas gereken ş ey, erken modem dönemde hem ş ehir hem de devletin dinamik güçler olduklardr. Fakat bu iki birimin bir arada bar ş içinde ya ş ayamad ğ da açktr. Bu arada Rönesans’n geçici şltsna ra ğ men, İ talyan ş ehir devl etleri çöktü. Böylece lOOO'li yllardan sonra ortaya çkmaya ba ş layan yeni ş ehir modelin in siyasal ya ş amna da temel olu ş turmu ş olan polis dilini muhafaza etti. Bu yeni tür, farkl ş ekilde bir özgürlükle besleniyordu. Ekonomisi kölelere de ğ il, vatanda ş lara ba ğ lyd. Ortaça ğ ş ehri teba tikrinin ortadan kalkp yeniden vatanda ş lk bilincinin do ğ u ş una ş ahit oldu ve bu vatanda ş lar, geçimieri için ya n köle konumunda zora ki çal ş maya de ğ il, kendi el emeklerine ba ğ lyd lar. Ortaça ğ Almanya‘snda “ Ş ehir havas özgürle ş tirir" (Stadtluft maclt .frei) yasal bir özdeyi ş e dönü ş mü ş tü ve bu havay bir yl ve bir gün solumu ş olar bir fert bir daha esaretine geri gönderilemezdi. Ksacas ş ehir, krsal bölgedeki malikanenin tezatyd ve iradenin de ğ il kanunun , tabiyetin de ğ il dayan ş mann temsilcisi olarak ayakta duruyordu. Çeli ş kili de olsa ortaça ğ özgürlük kavram dayan ş ma fikrine ba ğ l olarak ş ekil ald ğ için, hem ş ehir içinde hem de ş ehirleraras ili ş kilerde birlikte hareket etmek prensip halin e gelmi ş tir. Komün birbirine ba ğ l e ş itlerden olu ş mu ş bir topluluktu ve birbirlerine olan ba ğmllklan di ğ erlerinden ba ğmsz olabilmelerinin garantisiydi. Ekonomik hayat geli ş ip çe ş itlendikçe, toplum daha karma şk bir yapya büründü. Kurumlar sa ğ lkl hü creler gibi ço ğ almaya devam ederken, üretim ve pazar yerleri loncalar tarafndan düzenlenmeye ba ş land. Loncalar ayn zamanda hayr i ş leriy le de ilgilendiler ve imtiyazl kurumlara mensubiyet ş ehrin siyasal ya ş arnnn temelini olu ş turdu. Di ğ er ş ehirlerle ekonomik ili ş kiler, diplomatik yollarla birliklerin ve federasyonlarn kurulmasn gerektirebiliyordu. Ş ehirlerin ekonomik önemi ve alternatif devlet biçimlerinin zayfl ğ ş ehirlerin siyasal gücünü artrd. Bu güç sadece derebeylik dünyasnda hayatta kal may de ğ il, ayn zamanda bu dünyaya meydan okuma, ona kar ş zafer kazanma ve hatta ona hükmetme imkann da sa ğ lyordu. Bu, ş ehirle ş mi ş Avrupa 'nn türnündeki genel durumdu. Endüstri devrimi sonrasnda, endüstrile ş menin bir yan ürünü olarak ortaya çkan ş ehirle ş me, XX. yüzylda nüfus patlamasnn da etkisiyle az geli ş mi ş veya geli ş mekte olan ülkelerin de gündeminde oldu ve gelecektede da bunun devam edece ğ i gözlenmektedir. ??? ??? 24 Kendimizi Snayalm 1. Polis kavram a ş a ğdaki seçeneklerden hangisinde do ğ ru ol arak verilmi ş tir ? a. Ş ehir devleti b. İ ndianapolis c. Tetrapolis d. Persepolis e. Nulla polis 2. A ş a ğdaki seçeneklerden hangisinde , Polis kavramnn farkl boyutlarndan biri do ğ ru olarak verilmi ş tir ? a. Loncalar ayn zamanda hayr i ş leriy le de ilgilendiler ve imtiyazl kurumlara mensubiyet ş ehrin siyasal ya ş arnnn temelini olu ş turdu. b. Ş ehirlerin fiziki görünüm ünü kendince de ğ i ş tirmeye ba ş latmas c. Mekansal olarak, ş ehir ve onun topraklar, onu besleyen bir ekosistem d. Z afer kazanma ve hatta ona hükmetme imkann da sa ğ lyordu. e. F akat sahip oldu ğ u kurumlar ve dü ş ünce tarzyla onlar yönetebilmekten çok uzakt. 3. A ş a ğdaki seçeneklerden hangisi , Eski Yunan ça ğndan beri ş ehrin ya da ş ehir mekânlarnn tasarm felsefesini belirleyen üç ana yakla şmdan biri de ğ ildir ? a. Ş ehir, krsal bölgedeki malikanenin tezatyd ve iradenin de ğ il kanunun, tabiyetin de ğ il dayan ş mann temsilcisi olarak ayakta duruyor, bu rasyonalist bir yakla şmdr. b . Deneme yanlma yoluyla ş ehirde nelerin aya kta durabilece ğ i belirlenmeli ki bu da pragmatik bir yakla şmdr. c . Sembolik sanatn geli ş tirilmesi pragmatik bir yakla şmdr. d . Ticaret ve hammadde ithalat deneyci bir yakla şmdr . e . Hiçbiri . 4. Sittenin kentsel mekânlar için önerileriden biri hangi şkta bulunmamaktadr ? a. Ş ehir yapsnn do ğ al geli ş me süreci ş ehrin canll ğna katkda bulunur. b. Antik ş ehir yapsnn esteti ğ i sadece ş ekil demek de ğ ildir, ayn zamanda fonksiyon ve duyularla da ba ğ lantldr. c. Eski ş ehirlerin güzel yaps oldu ğ u gibi kopyalanmamal, aksine, sadece modern ba ğ lamda uygulanm ş ve ş ehrin güzelli ğ ine katkda bulunan unsurlar kullanlmaldr. d. Caddeler ve meydanlar kapal birer sanatsal bütünlük olarak alglanmamaldr: ş ekillerinden gelen etki planla mann temelinde kullanlmaldr. Bina parsellerini temel unsurlar olarak ayrmak yerine, cadde ve meydanlar kentsel tasarmn giri ş noktas olarak kullanlmaldr. e. Bu snflandrma açklayc, ve eski bir ş ehir göz önüne alnd ğnda, tüm özellikleri h er bir sahip olmamakla birlikte bunun, genel bi r kurgu olarak kullanlr. 5. 442/3367 Sayl Köy Kanunu göz önüne alnd ğnda hangisi söylenemez ? a. Nüfusu iki binden a ş a ğ yurtlara (köy). b. N üfusu iki bin ile yirmi bin arasnda olanlara (kasaba). c. Y irmi binden çok nüfusu olanlara ( ş ehir) denir. d. Nüfusu iki binden a ş a ğ olsa dahi belediye te ş kilat mevcut olan nahiye, kaza ve vilayet m erkezleri kasaba itibar olunur. e. Y ukardaki verilen bilgilerin hepsi göz önüne alnd ğnda, İ mar kanuna tabidir. 6. Yerle ş melerin krsal veya ş ehirsel karakterlerinin belirlenmesinde kullanlan unsurlardandr ? a. Snflama b. Ekonomi c. Fiziksel yap d. Teknoloji e. Felsefe ??? ??? 25 7. Günümüzde bir yerle ş menin ş ehir olup olmad ğnn belirlenmesinde en fazla kabul gören kriterler arasnda de ğ ildir ? a. Nüfus büyüklü ğ ü, b. Nüfus yo ğ unlu ğ u, c. Mekansal olarak kaplad ğ alan, d. Ekonomik ve sosyal organizasyon e. Siyaset 8 . “ Bir ş ehi r, gözlemcinin o ş ehir içinde yürümesi veya bir ta şma arac kullanarak gezmesi sonucu görülür ve ya ş anr. Gözlemcinin deneyiminin, kalitesi bu geziyi yaparken yol ald ğ hz ile orantldr.” Cümlesindeki bir ş ehrin nasl görülece ğ i ve ya ş anaca ğ; ş ehirde bu geziyi yaparken edinece ğ i deneyimin hangi kavrama ba ğ l olaca ğ hangi seçenekte do ğ ru olarak verilmi ş tir? a. Y ürümesi - hz b. B a ş lams - hz c. B ulunmas - çabukluk d. G ezmesi - mesafe e. H içbiri 9. Tarihten günümüze ş ehirlere kronolojik olarak baklrsa hangi dönem kriterler arasnda de ğ ildir ? a. Antik Ça ğ Dömemi b. Roma Dönemi c. Ortaça ğ Dönemi d. Modern Dönem. e. Ezoterik Dönem 10 . “ Her tipo - morfolojik çal ş ma belirli bir yönde yap türleri ile ilgili çal ş malardr, yaplarn ş ekillerinden ve mimari biçemlerinden çok bu yaplarn ve onlarn çevreledi ğ i açk mekânlarn arasndaki ili ş ki ile ilgilidirler. Böylece, yaplar ve onlar tamamlayan açk mekânlar, genellikle toprak mülkiyetinin snrlar ile tanmlanan bir araya getirici birim mekânlar olarak görmektedirler.” Verilen metinde her tipo - morfolojik çal ş mann hangi kavramlara ba ğ l olaca ğ hangi seçenekte do ğ ru olarak verilmi ş tir? a. M imari- biçimlerinden - açk mekanlar b. B üyük - alanlar c. R enkli - yer d. Ş ehir - alan e. M imari- yer Kendimizi Snayalm Yant Anahtar 1. a Yantnz yanl ş ise “Giri ş ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 2. c Yantnz yanl ş ise “Giri ş ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 3.b Yantnz yanl ş ise “ Ş ehirle ş me .” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 4. e Yantnz yanl ş ise “ Ş ehirle ş me.” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 5. e Yantnz yanl ş ise “ Ş ehirle ş me.” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 6. b Yantn z yanl ş ise “ Ş ehirle ş me.” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 7. e Yantnz yanl ş ise “ Ş ehirle ş me.” ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 8. a Yantnz yanl ş ise “ Ş ehirle ş me.” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 9. e Yantnz yanl ş ise “ Ş ehirle ş menin Geli ş imi” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 10 .a Yantnz yanl ş ise “ Ş ehirle ş menin Geli ş imi ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. Sra Sizde Yant Anahtar Sra Sizde 1 Polis (Yunanca), kelimesinin kök anlam, Yunanistan'da bir ş ehir, veya ş ehir devleti olarak kabul edilmektedir. Polis kelimesinin bir di ğ er anlam ise “bir ş ehrin vatanda ş lar toplulu ğ u” Klasik Atina ve ayn dönemdeki ş ehirler için bu terim ço ğ u zaman literatürde " ş ehir devleti" olarak da çevrilmektedir. Latinced ise “civitas” olarak kullanlmaktadr. bat ş ehir medeniyetinin dayand ğ orijin olarak polis kavramn : “Özerk siyasal konuma sahip ş ehirler Bat medeniyetinin en dinamik güçlerindendir. Bu cümlenin ana fikri, bizim siyaset ve tarih üze rine dü ş ünürken ve bunlardan bahsederken izledi ğ imiz yolda, ş ehir devlet kavramnn ne büyük bir etkiye sahip oldu ğ unu gösterir. Ayrca ş ehir devlet kavram olmadan gerçek maksadmz tanmlamay ba ş armamz da mümkün olmayacaktr. "Siyasal,” olgunun eski Yunan ş ehir devletindeki (polis) ya ş am ve dü ş ünce tarzndan kaynaklanan” bir kavram olarak aktarmaktadr. Mackenney, "Medeniyet" kavramn da Roma’da bir ş ehir veya “civitas” gibi daha büyük bir topluluk içinde ya ş ayan ve vatanda ş (civis) olarak tanmlan an insanlardan kaynakland ğ n vurgulamaktadr. ??? ??? 26 Sra Sizde 2 Yunan medeniyetinde sosyal ve politik ili ş kiler ana kentsel mekânlar olu ş tururken, Roma medeniyetindeki mekânlarda ise düzen ve gücün bir arada denetlendi ğ i, askeri – politik görü ş lerin birbirle riyle rekabet halinde oldu ğ u, devaml gerilimin – de ğ i ş imin oldu ğ u görülmektedir. Romallar, uzun ömürlü olarak tarihte var olabilen, süreklili ğ iyle de en güçlü karakteristik kentlerini ve kent mekânlarn meydana getirebilen dünya üzerindeki nadir medeniy etlerden biridir. Bu nedenle kentsel mekânlar inceleyen birçok çal ş mada; Roma kent dokusu ve mekân biçimleri, temel veri olarak kullanlmaktadr. Yüce ş ahin, M. M. vd. (2004) ş ehirle ş meyi, “endüstrile ş meye ve ekonomik geli ş meye paralel olarak ş ehirsel yer le ş me saysnn artmas ve bu yerle ş im birimlerinin büyümesi sonucunu do ğ uran nüfus birikim süreci ş eklinde tanmlanabilir . Ş ehirlerin in ş a edildi ğ i materyaller, Perikles'in zamanndan Sanayi Devrimi ‘ne kadar temelde de ğ i ş meden kald ğn söyleyebiliriz. Onlar yok edebilecek ş ey ise 16. ve 17. yüzyllarda belirgin ş ekilde de ğ i ş ti. Monar ş ilerin ortaya çk ş, ş ehirlerin siyasal alandaki önemlerinin tamamen ortadan kalkt ğ anlamna gelmez. Merkezi devlet, ş ehirlerin hakimiydi, fakat sahip oldu ğ u kurumlar ve dü ş ünce tarzyla onlar yönetebilmekten çok uzakt. 16. ve 17. yüzyllarda galip konumdaki devlet, ma ğ lup konumdaki ş ehirleri kendine göre yeniden ş ekillendirdi. Sra Sizde 3 Dünya Nüfusunun 2030 da 8.5 milyar ki ş ye ula ş abilece ğ i Kaygalak, İ ., - I şk , Ş , (2007, 20 - 21) “Azgelismis ülkelerdeki veya çevre ülkelerdeki kentsel nüfusun arts 1950’lerden bu yana gelismis bloktakilerin üzerinde seyretmektedir. Her ne kadar kentli nüfus oran bakmndan, çevre ülkeler gelismis ülkeleri yakalamamssa da yükse düzeydeki arts hzlar aradaki farkn ksa bir sürede azalaca ğna isaret etmektedir. Bununla birlikte söz konusu fark çevre ülkelerin kendi arasnda da gözlenmektedir. Sözgelimi Afrika ülkelerindeki kentsel nüfus oran çok yavas artarken, Latin Amerika’nn ve Asya’nn baz ülkelerinde bu oran hzl bir sekilde artmakta” oldu ğ unu vurgulam ş t r. Yararlanlan Kaynaklar Alexander, C., (1964), Notes On The Synthesis Of Form. Cambridge: Harvard University Press Alexander, C., Silverstein, M., Ishikawa, S. (197 7), A Pattern Language . New York: OxfordUniversity Press. Ashihara, Y., (1983), The Aesthetic Townscape , Translated By Lynne E. Riggs: Cambridge,Mass: MIT Pres. Appleyard, D. (1981), Livable Streets, London: University of California Press. Ate ş , T. (1994). Siyasal Tarihimiz Nerele re Gidiyor: İ stanbul, Der Yaynevi. Avc, S. (1993). Türkiye'de ş ehirle ş me ve ş ehirli nüfusun da ğl ş. Türk Co ğ rafya Dergisi 28 . Bacon, E., (1974), Design Of Cities. London: Thames And Hudson. Bentley, I., Alcock, A., Murrain, P., McGlynn, S. and Smith, G. (1985), Responsive Environments: A Manual for Designers . Oxford: Butterworth Architecture. Bozkaya, M. ve Klç, L. (2010). Ders Kitab Hazrlarken, Anadolu Üniversitesi Basmevi, Eski ş ehir. Broadbent, G., (1990), Emerging concepts in urban space design. London. Canter, D., (1977), The Psychology of Place. London: Architectural Press. Carmona, M., Heath T., Oc T., & Tiesdell, S. (2003) Public Places, Urban Spaces , (Oxford,Architectural Press). Moore, C., et al. (1988). The Poetics of Gardens. Cambridge: the MIT Press. Cullen, G., (1976), The Concise Townscape. New York: Van Nostrand. Cullen, G., (1961) Townscape. New York: Reinhold Publishing Corporation. Ellis W. C., (1986) “ The Spatial Struct ure of Streets” , In On Streets, edited by Stanford Anderson, MIT Press,. Frey W.H. & Zimmer, Z. (2001 ). Defining the city. Handbook of Urban Studies (Ed. R. Paddison). London: SAGE Publications Ltd. İ spir, Eyüp G., (2000) Ş ehirle ş me, Editör: ziyaettin Bild irici, Eski ş ehir: Anadolu Üniversitesi Yaynlar ??? ??? 27 Jacobs, Jane (1969). The Economy of Cities. New York: Random House Inc Kele ş , R., (1984) Kentle ş me ve Konut Politikas (Kentbilim İ lkeleri) , Ankara, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yaylar:540 Kele ş , R. (1998) Kentbilim Terimleri Sözlü ğ ü , İ mge Kitabevi Yaynlar( İ kinci bask), Ankara. Krier, R., (1979), Urban Space, New York, Rizzoli. Krier, L., (1990), Urban Components, in Pa padakis, A. And Watson, H. (1990) (eds), New Classicism: Omnibus Edition, Academy Editions, London, pp. 96 – 211 Lonis, R. (2004). La cité dans le monde grec : Structures, fonctionnement, contradictions , 7, Fac Histoire. Lynch, K. and Lloyd Rodwin (1958). " A theory of urban form. " Journal of the AmericanInstitute of Planners 24. Lynch, K. (1972). What Time is This Place?. Cambridge: the MIT Press. Lynch, K. (1981): A theory of good city form. The MIT Press, Cambridge MA/London. Mackenney, R., (2004) Ş ehir De vletler , çeviri Cem Demirkran, İ stanbul, Babil Yaynlar March, L.,(1977). Architecture of Form. Cambridge: MIT Press. Martin, Leslie and Lionel March, ed. (1972). Urban Space and Structures. Cambridge:Cambridge University Press Maslow A.H. (1954), Motivation and Personality , Harper & Row, New York. Marx,K.&Engels,F.(2004) German Ideology(PartI:Feuerbach)( www.marxists.org/a rchive/marx/works/1845/genna n- ideology/ch01c.htm. son eri ş im 15.07.2004 ) Moore, Charles et al. (1988). The Poetics of Gardens. Cambridge: the MIT Press. Moudon, A. V., (1992). " A catholic approach to organizing what urban designershould know" in Journal of Planning Literature, Vol. 6, No. 4. O'Flaherty, Brendan (2005). City Economics . Cambridge Massachusetts: Harvard University Press. ISBN 0 - 674 - 01918 -0 Owens, E. J. (2000) Yunan ve Roma Dünyasnda Kent, çeviri Cana Bilsel, İ stanbul, Homer Kitapevi Pluta, K., (2003), IFHP 47TH WORLD CONGRESS ”Cities & Markets” Vienna. Punter J.V. and Carmona M. (1996), Design policies in English local plans: the search for substantive principles and appropriate procedure s, in URBAN DESIGN International 1(2),125 - 143 Rapoport, A. (1982). The meaning of the built environment: A nonverbal communication. Beverly Hills, CA: Sage Publications. Rapoport, A. (1990). The meaning of the built environment: A nonverbal communication approach. Beverly Hills: Sage Publications. Rossi,A. ,(1964). Aspetti della tipoligia residenziale a Berlino. Casabella 288 (June). Rossi, A., (1973). Die Architektur der Stadt: Skizze zu einer grundlegenden Theorie desUrbanen. Düsseldorf: Bertelsmann . Ori ginal: Rossi, Aldo (1966). L' Architettura della Città. Schulz - Norberg, C., (1980), Genius Loci: Toward a Phenomenology of Architecture. London:278 Academic Editions. Schulz - Norberg, C., (1985) The Concept of Dwelling: On the Way to Figurative Architecture New York: Rizzoli Sence r , Y. (1979) Türkiye'de Kentle ş me. Ankara: Kültür Bakanl ğ Yayn Simmel, G. (2000) Metropol ve zihinsel ya ş am (Çeviren A. Aydo ğ an). Ş ehir ve Cemiyet. İ stanbul: İ z Yaynclk Sitte, Camillo (1983 reprint of 4th ed. 1909). Der Städtebau nach seine künstlerischenGrundsätzen: vermehrt um 'Grossstadtgrün'. Braunschweig: Vieweg. Thiel, P., (1986). N otations for an Experimental Envirotecture. Seattle: College of Architecture and Urban Planning, University of Washington. Trancik, R., (1986), Finding Lost Space, Van Nostrand Reinhold Co., New York. Tunçdilek,N.; Tümertekin,E. (1959) Türkiye Nüfusu, İ stanbul Üniversitesi Yay.No:802, İ stanbul Walmsley D.G. (1988), Urban Living: The Individual in the City, Longman, Harlow. Yücel, T. (1983) . Yapsalclk ve Tarihsel Süreç İ çinde İ nsan, İ stanbul: Can Yaynlar. ??? ??? 28 İ nternet Kaynaklar Avc, S. (2004) www.istanbul.edu.tr/turkiyecografyasi/pdfs/.../So syoloji09_ 02.pdf eri ş im, Ş ubat 2012 Lonis, R. (2004) http://tr.wikipedia.org, eri ş im, Ş ubat 2012 Pustu, Y., (2006, 148) http://dergi.sayistay.gov.tr/icerik/der60m7.pdf eri ş im, Ş ubat 2012 Sinulingga, (2005, 97) http://urbanplanology.blogspot.com/2011/12/spat ial- structure.html eri ş im, Ş ubat 2012 Yüce ş ahin, M. M. vd. (2004) dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/33/824/10459.pd eri ş im, Ş ubat 2012 Tütk Dil Kurumu Tarama Sözlü ğ ü (1969) www.tdk.gov.tr eri ş im, Ş ubat 2012 http://www.istanbul.edu.tr/edebiyat/edebiyat/dek anlik/dergi/sosyoloji/ eri ş im, Ş ubat 2012 http://www.mevzuat.gov.tr; www.cygm.gov.tr; www.bayindirlik.gov.tr eri ş im, Ş ubat 2012 Kayga lak, İ ., - I şk, Ş , (2007) http://cografya.ege.edu.tr/16 - 2%20KAYGALAK&ISIK.pdf eri ş im , Ş ubat 2012 Resim 1.1 http://www.trentu.ca/ eri ş im, Ş ubat 2012 Resim1.2 http://commons.wikimedia.org/wiki/File:The_Ac ropolis_Hill.jpg eri ş im, Ş ubat 2012 Resim1.3 http://www.romereborn.virginia.edu eri ş im, Ş ubat 2012 Resim1.4 http://www.romereborn.virginia.edu eri ş im, Ş ubat 201 2 Resim 1.8: Gelecekte 2030 Paris. http://www.gooddeal - hunting.com/blog/i - love - paris - in - the - springtime - 2030/ eri ş im, Ş ubat 2012 Resim 1.9 - 13: 2030 kentle ş me ya ş am yüzdeleri http://www.unhabitat.org/stats/Default.aspx eri ş im, Ş ubat 2012 ??? ??? ??? ??? 30 ??? ??? ??? ??? ??? ??? A maçlarmz ? ? Bu üniteyi tamamladktan sonra; Klasik ş ehirle ş menin nedenlerini tart ş abilecek , Ça ğ da ş ş ehirle ş menin nedenlerini ifade edebilecek , Türk ş ehirlerinin geli ş im sürecini yoru mlayarak dönemsel analizini açklaya bilecek , bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Klasik Ş ehirle ş me Ça ğ da ş Ş ehirle ş me Göç Ekonomik İ ş birli ğ i Serbest Bölge Toplu Ta şmaclk Sanayi Türk Ş ehirleri İ çindekiler ? Giri ş ? Klasik Ş ehirle ş me Nedenleri ? Ça ğ da ş Ş ehirle ş me Nedenleri ? Türk Ş ehirlerinin Geli ş imi 2 ??? ??? ??? 31 G İ R İ Ş Ş ehirle ş menin ba ş langcn çok eski ça ğ lara kadar götürebiliriz. İ lk kentler, MÖ 3000 ylndan önce Nil vadisinde ve Mezopotamya’da do ğ mu ş , daha sonra Filistin, Anadolu, Orta Asya, İ ran, Suriye ve İ ndus vadisine yaylm ş tr. O tarihten bu güne ş ehirle ş me e ğ ilimi dünyann çe ş itli bölgelerine yayldysa da, belirli bir tarihten itibaren hz kazand ğn görmekteyiz. Özellikle Sanayi Devrimi’yle birlikte ş ehirlerin geli ş mesi ola ğ anüstü bir güç kazand. 1800’de ş ehirlerin toplam nüfusu 30 milyondan azd; 1900’de 200 milyonu çoktan geçmi ş ti. Bugün ise 2 milyar a ş maktadr. Ş ehirle ş menin bu ş ekilde hzl geli ş im göstermesinin nedenlerini “klasik ş ehirle ş me nedenleri” ve “ça ğ da ş ş ehirle ş me nedenleri” olarak iki genel ba ş lk altnda toplayabiliriz(Aç ma, 2005, s.23). KLAS İ K Ş EH İ RLE Ş ME NEDENLER İ Ş ehirle ş menin ba ş langc n çok eski ça ğ lara kadar götürebiliriz. İ lk kentler, MÖ 3000 ylndan önce Nil vadis inde ve Mezopotamya’da do ğ mu ş , d aha sonra Filistin, Anadolu, Orta Asya, İ ran, Suriye ve İ ndus vadisine yaylm ş tr. O tarihten bu güne ş ehirle ş me e ğ ilimi düny ann çe ş itli bölgelerine yayldysa da, belirli bir tarihten itibaren hz kazand ğn görmekteyiz. Özellikle Sanayi Devrimi’yle birlikte ş ehirlerin geli ş mesi ola ğ anüstü bir güç kazand. 1800’de ş ehirlerin toplam nüfusu 30 milyondan azd; 1900’de 200 milyonu çoktan geçmi ş ti. Bugün ise 2 milyar a ş maktadr. Ş ehirle ş menin bu ş ekilde hzl geli ş im göstermesinin nedenlerini “klasik ş ehirle ş me nedenleri” ve “ça ğ da ş ş ehirle ş me nedenleri” olar ak iki gene l ba ş lk altnda toplayabiliriz (Açma, 2005, s.23) . Arkeolojik verilere dayanarak tarihteki ilk kentlerin nerelerde ortaya çkt ğnn ve kentle ş me düzeylerinin bilgisini Özlem Çevik’in “ Arkeolojik Kantlar I ş ğnda Tarihte İ lk Kentler ve Kentle ş me Süreci Kurumsal Bir De ğ erlendirme ” adl kitabn (Arkeoloji ve Sanat Yaynlar, 2005) okuyarak edinebilirsiniz. Klasik kentle ş me nedenlerini ş u ş ekilde sralayabiliriz: Tarm Tekniklerinin İ lerlemesi Tarm teknik lerindeki ilerlemelerin ş ehirle ş meye olan etkilerinin oran üzerinde farkl görü ş ler bulunmasna ra ğ men, bu etkinin göz ard edilemeyece ğ i açktr. Sanayile ş me öncesindeki tarm ekonomisi devrinde, tarm i ş leri daha ilkel ko ş ullarda yaplmaktayd. Çiftçiler zamanlarnn ço ğ unu tarm ürünlerinin üretimine ayryor, tarm arazilerinde yo ğ un bir i ş gücüne ihtiyaç duyuluyordu. Tarm tekniklerindeki ilerlemeler üretimin daha az i ş gücüyle yaplmasna olanak sa ğ lam ş ve tarm i ş çilerinin bir bölümünün bu alandan ba ş ka i ş alanlarna geçmesine sebep olmu ş tur. Tarm tekniklerindeki geli ş meler olumlu sonuçlannca tarm alanndaki i ş gü cü “sanayi kentlerine” akn etmi ş tir. Buradan da anla şlaca ğ gibi, tarm tekniklerinde sa ğ lanan ilerleme ş ehirle ş me e ğ ilimini artrm ş tr. Tarm alanndaki hangi teknik geli ş meler ş ehirle ş meyi etkilemi ş tir? Ş ehirle ş menin Nedenleri ??? ??? 32 Çal ş ma Olanaklar Ş ehirlerdeki i ş sahalarnn çe ş itlili ğ i ve sa ğ lad ğ olanaklar ş ehirle ş me için “çekici” bir etki olu ş turmu ş tur. Ayrca, i ş bölümündeki uzmanla ş mann artmasyla do ğ ru orantl bir ş ekilde daha fazla i ş imkan sa ğ lanabilmi ş tir. Ş ehirlerdeki çal ş ma ol a naklar, ş ehirden ş ehire farkllk gösterebilir. Ş ehirlerden birisi ülkedeki i ş sahas açsndan “kamu kesimine çal ş ma” açsndan önem ta şrken, bir ba ş ka ş ehir “özel kesimde çal ş ma” açsndan önem ta şyabilir (Türkmen, 2002, s.17) . Ula şm Tekniklerinin Geli ş mesi Geli ş en teknolojinin en etkili kollarndan biri de ula şm teknikleri ve onunla beraber ilerleyen haberle ş me olanaklardr. Ş üphesiz ki, bu alanlarda sa ğ lanan ilerlemeler ş ehirle ş menin hzlanmasnda büyük bir paya sahiptir. Ula şmn yeterince geli ş medi ğ i dönemlerde, sanayi kurulu ş lar üre t tikleri mallar snrl bir alanda pazara sunabiliyorlard. Ula şmn geli ş mesiyle beraber bu kurulu ş lar mallarn çok uzaklardaki pazarlara sunabilmi ş ler ve bu s ayede önemli üretim merkezleri haline gelebilmi ş lerdir. Ay rca bir yerden ba ş ka bir yere hareket hz ve kolayl ğ sa ğ layarak , nüfusun krlardan sanayi merkezlerinin bulundu ğ u ş ehre do ğ ru kayma sürecini hzlandrm ş tr. Öte yandan, haberle ş menin geli ş mesi kr nüfusunun kentin olanaklarndan haberdar olmasn sa ğ lam ş tr. H aberle ş menin sa ğ lad ğ di ğ er bir olanak da , insanlarn birbirleriyle daha kolay ileti ş ime geçip bilgi ve fikirlerini aktarabilmesi olmu ş tur. Bu sayede , fikir ve bilgilerin geli ş tirilmesinin bir uns uru olarak kültürel üretimin de merkezi o lan kentlerin çekicili ğ i daha da artm ş tr. Co ğ rafi Nedenler Ş ehirlerin kurulmaya ba ş lad ğ ilk zamanlardan bu yana “nereye kurulaca ğ” sorusu kendini hissettirmi ş tir. Ş ehirlerin olu ş umunda ola ğ an seyir bunlarn co ğ rafi açdan hem hammade kaynaklarna yakn hem de ula şma (deniz - kara) elveri ş li yerlerde kurulmas olmu ş tur ve nitekim geli ş mi ş ülkelerdeki birçok büyük ş ehir – Rotterdam, Londra, New York, San Fransisco gibi – deniz ta şmacl ğnn önem ta şd ğ zamanlarda kurulmu ş ky yerle ş me alanlardr( T ürkmen, 2002, s.18 ve Açma, 2005, s.24). Bundan ba ş ka, eski ça ğ lardan bu yana ş ehirlerin nehir kenarlarnda veya yaknnda bulunmas önemli bir tercih sebebi olmu ş tur. Nehirler, ula şm, sulama ve enerji sa ğ lama gibi pek çok amaçla kullanlabildi ğ i için ş e hirle ş me aç sndan hayati bir öneme sahip olmu ş tur . Hukuki ve Siyasi Nedenler Birçok ülkede yönetim yapsnn özellikleri, hukuki yap ve yönetimlerin verdi ğ i siyasi - hukuki kararlar ş ehirle ş me üzerinde etkili olmu ş tur. Özellikle toprak mülkiyetini düzenleyen yasalar hukuki açdan etkili olmu ş tur. Miras yoluyla payla şlan arazilerin mirasçlardan yalnz biri tarafndan tamamnn veya büyük ksmnn elde tutuldu ğ u kapal veraset sisteminde, di ğ er mirasç çocukla r ya ba ş ka arazilerde çal ş ma k durumunda kalm ş lar ya da i ş olana ğ bakmndan daha cazip ko ş ullara sahip kente göç etmi ş lerdir. Ülke yönetimlerinin belirledikleri plan - program çerçevesinde ş ehirle ş meyi geli ş tirmek istemeleri ve bu konula rla ilgili yasal düzenlemeler getirmeleri de ş ehirle ş me açsndan önemli faktör olmu ş tur. İ ngiltere’de Ebenezer Howard’n öncülü ğ ünde “bahçe kentler” ya da “yeni kentler” ba ş lklar altnda tart şlan ve kentleri fiziksel çevre sorunlarndan kurtarmay ama çlayan “Y eni Kentler Yasas”nn çkarlmas buna bir örnektir . 1946 ylnda çkarlan bu yasayla önerilen çözüm, sanayile ş me ile do ğ aya dönük yerle ş im yerlerini bir arada barndracak çevre yaratmakt. Bu yasa çerçevesin de 30’dan çok yeni kent kurularak, f arkl bir kentle ş me modelinin admlar atld . ! ! 33 Göç Etme E # ilimi # ehirlerin d !ndaki yerle ! im yerlerinden ! ehirlere göçe sebep olan etkilerin ba !nda köy ve kent arasndaki ya ! am standard fark ile sosyal ve ekonomik nedenler gelmektedir. # ehirler barndrd " çe ! itli olanaklar itibariyle “ çekici ” , krsal alanlar ise yoksunluklarndan dolay “ itici” bir etki yaratm ! tr . Sanayi merkezlerine ve geli ! mi ! sosyal olanaklara sahip olmas genellikle ! ehirle rin çekici yandr. Krsal kesimdeki i ! sahalar nn darl " ve çe ! itli sosyal olanaklarn götürüleme mesi ise krsal alanlarn itici yandr diyebiliriz. Bu s ebeplerle , krsal alanlardan ! ehirler e do " ru olan göç e " ilimi ! ehirle ! meyi etkilemektedir. A ! a "daki haritada 1995 - 2000 yllar arasnda Türkiye’deki illere göre net göç hzn görebilirsiniz. Harita 2.1 : Kaynak: ( http://www.yardimx.net/wp - content/uploads/2011/01/trkyennnetgverenllernhaam1.png , eri ! im " ubat 2012) Krsal alandan kente do # ru olan göçü etkileyen faktörler n elerdir? ÇA % DA " " EH ! RLE " ME NEDENLER ! # ehirle ! meye etki eden ça " da ! nedenler ; devletler arasnda olu ! turulan ekonomik i ! birli " i topluluklar, serbest bölge uygulamas, yabanc i ! çiler ve halkn hareket etme olana "nn artmas olarak sralanabilir(Açma, 2005 , s.25). Ekonomik !$ birli # i Topluluklar Dünya’da ekonomik geli ! meler hzla devam etmektedir. Ticaret hacminin gitgide artmas ve rekabet ortamnn ! iddetlenmesiyle beraber devletler ayakta kalabilmek için yeni yollar aram ! lardr. Bu sebeple, yo " un rekabetten korunabilmek ve dünya ile bütünle ! ebilmek için ekonomik i ! birli " i sürecine yönelmi ! lerdir. Genel anlamyla ekonomik i ! birli " i, ulusal düzeyde örgütlenen ekonomilerin dünya ölçe " indeki bölünmü ! lük derecesini azaltmak için bu ekonomilerin bütünle ! mesidir . Karluk’a göre ekonomik bütünle ! me: “ Birle ! meye giden ekonomilerde mal ve hizmet akmlarna serbesti sa " layp, mal ve ticarete engel olan kstlamalarn ortadan kaldrlarak bir ortak pazarn olu ! turulmasdr .” Böylelikle, ülk elerin ekonomileri daha büyük bir pazara sahip olacak ve üretim a " lar geni ! leyecektir. 14 Aralk 1960 tarihinde imzalanan Paris Sözle ! mesi’ne dayanlarak kurulan ve 30 Eylül 1961 tarihinde resmen faaliyete ba ! layan OECD ( $ ktisadi $! birli " i ve Geli ! me Te ! k ilat) , 1948 ylnda kurulan OEEC’nin (Avrupa Ekonomik $! birli " i Örgütü) mirasçsdr. Birçok üyesi bulunan OECD’nin Paris Antla ! mas’nn 1. maddesinde belirlenmi ! amaçlar ! öyledir: ??? ??? 34 ? Üye ülkelerde kendi kendine yeterli en yüksek ekonomik geli ş me ve istihda m sa ğ lamak, bu esnada mali istikrar korumak. ? Üye olan ve olmayan ülkelerde ekonomik kalknmaya katkda bulunmak. ? Dünya ticaretinin uluslararas taahhütler çerçevesinde ve ayrmc olmayan bazda geli ş mesine yardmc olmak. [1] Ekonomik i ş birli ğ i bakmndan b ir di ğ er önemli adm ise Avrupa Kömür ve Çelik Toplulu ğ u Antla ş mas’dr. 1952 ylnda yürürlü ğ e giren Antla ş ma ayn zamanda bugünkü Avrupa Birli ğ i’nin de temellerini olu ş turan 1951 Paris Antla ş masyla imzalanm ş tr. Bu Antla ş maya göre sava ş sanayinin hamm addeleri olan kömür ve çeli ğ in üretimi ve kullanm uluslarüstü bir organn yönetimine braklm ş tr. Kurulu ş unda 6 üye ülkenin (Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, İ talya ve Lüksemburg) bulundu ğ u toplulu ğ un hedefi, üye ülkeler arasnda ortak bir kömür ve çelik pazar olu ş turmakla beraber eko nomi k ve hayat seviyelerini yükseltmektir. Belirtilen amaçlar gerçekle ş tirecek ve bir ileri a ş amaya ta şyacak olan AET (Avrupa Ekonomik Toplulu ğ u), Avrupa Kömür ve Çelik Toplulu ğ unu kuran üye devletler tarafndan 25 Ma rt 1957’de imzalanan Roma Antla ş mas ile kurulmu ş tur. 1 Ocak 1958 ylnda yürürlü ğ e giren antla ş mayla , AET fiilen uluslar aras bir kurulu ş niteli ğ i kazanm ş tr. AET’nin amac Roma Antla ş mas’nn 2. maddesinde özetlenmi ş tir: “Toplulu ğ un görevi, ortak pazarn kurulmas ve üye ülkelerin ekonomik politikalarnn giderek yakla ş trlmas suretiyle, Toplulu ğ un bütünü içinde ekonomik etkinliklerin uyumlu olarak geli ş mesini, sürekli ve dengeli bir yaylmay, artan bir istikrar, ya ş am düzeyinin hzla yükseltilmesini ve birle ş tirdi ğ i devletler arasnda daha sk ili ş kileri gerçekle ş tirmektir.” Türkiye ile AET arasndaki ili ş kiler ilk olarak Türkiye’nin bir ortaklk anla ş mas yapmak için 1959 ylnda toplulu ğ a ba ş vurmasyla ba ş lad. Bunun üzerine iki taraf arasnda görü ş meler yaplarak 1963’ te imzalanan ve 1 Aralk 1964’te yürürlü ğ e giren Ankara Antla ş mas ile somut admlar atlm ş oldu. Antla ş ma’nn amac 2. maddesinde ş öyle belirtilmi ş tir: “ Anla ş ma'n n amac, Türkiye ekonomisinin hzlandrlm ş kalknmasn ve Türk halknn çal ş trlma seviyesinin ve ya ş ama ş artlarnn yükseltilmesini sa ğ lama gere ğ ini tü mü ile gözönünde bulundurarak, taraflar arasndaki ticari ve ekonomik i li ş kil eri aralksz ve dengeli olarak güçlendirmeyi te ş vik etmektir. ” Ekonomik bütünle ş me kavramn tarihsel geli ş iminin ve bugüne kadar kurulmu ş ekonomik bütünle ş me amaçl birliklerin olu ş umunun ayrntl bir bilgisini Canan Balkr’n “Uluslararas Ekon omik Bütünle ş me” adl kitabn ( İ stanbul Bilgi Üniversitesi Yaynlar, 2010) okuyarak edinebilirsiniz. Daha sonra 1970 ylnda An t la ş maya “Katma Protokol” maddeleri eklenmi ş tir. Bu protokol maddeleri ile gümrük ortakl ğ ve serbest dola şm ile taraflar arasndaki ekonomik i ş birli ğ inin geli ş tirilmesi karara ba ğ lanm ş tr. Özellikle “ topluluk üyeleri arasndaki i ş çilerin serbest dola şm ” uygulamas ş ehirle ş me açsndan önemli bir faktördür. Sanayi bölgelerinin bulundu ğ u ş ehirler i ş bulabilme açsndan çek icilik arz etti ğ inden bu bölgelerdeki ş ehirle ş me oran yüksek olacaktr. Böyle bir dola şm olana ğ ş ehirle ş menin etkilerini ülkesel ölçekten çkarp daha küresel bir ölçe ğ e dönü ş türecektir. AET, 1992 ylnda Maastricht Antla ş masnn yürürlü ğ e girmesi sonuc u siyasal bir nitelik de kazanarak Avrupa Birli ğ i (AB) ismini alm ş tr. Avrupa Birli ğ i, tüm üye ülkeleri ba ğ layan standart yasalar aracl ğyla, insan, e ş ya, hizmet ve sermaye dola şm özgürlüklerini kapsayan bir ortak pazar (tek pazar) geli ş tirmi ş tir [2]. Ortak bir pazar olu ş umu üretilen mallarn birçok devlete rahatça pazarlanmasnn önünü açt ğndan üretim yerlerinde ticaret de yo ğ unla ş acaktr. Bu yo ğ unla ş ma nihayetinde buralara hizmet çal ş anlarn çekece ğ inden ş ehirle ş meyi önemli ölçüde etkileyecektir. ! ! 35 Serbest Bölge Uygulamas Serbest bölge uygulamasnn genel amac, ticaret yapan ki ! i veya kurulu ! lara bu ticaretleri esnasnda gereken güvenli " i sa " lamak ve vergi almamaktr. Serbest bölge uygulamas çe ! itli ! ekillerde olabilmektedir. $ lk uygulama örne " i 1547 ylnda Livorno’da serbest liman ! eklinde olmu ! tur. Ba ! langçta ülke içerisinde üretimi yetersiz olan mallarn ithalinin sa " lanmas açsndan devletler tarafndan te ! vik edilen bu uygulama , sanayi geli ! tikten sonra fazla üretimin di " er ülkelere ihr ac için te ! vik edilmeye ba ! lanm ! tr. Genel olarak, “ ülkede geçerli ticari, mali ve iktisadi alanlara ili ! kin hukuki ve idari düzenlemelerin uygulanmad " veya ksmen uyguland ", snai ve ticari faaliyetler için daha geni ! te ! viklerin tannd " ve fiziki olarak ülkenin di " er ksmlarndan ayrlan yerler [3]” olarak tanm yaplan serbest bölgeler ülke içi ve ülke d ! yerlerden yo " un göçe maruz kalmaktadr. Bundan dolay da ! ehirle ! meye etki eden bir faktör olarak göze çarpmaktadr. Ülkemizde, 3218 sayl Serbest Bölgeler Kanunu’nun 1985 ylnda yürürlü " e girmesiyle de " i ! ik yllarda 21 adet serbest bölge hizmete girmi ! tir: Mersin ve Antalya Serbest Bölgeleri (1987), Ege ve $ stanbul Atatürk Havaliman Serbest Bölgeleri (1990), Trabzon ve Adana (Yumurtalk ) Serbest Bölgeleri (1992), $ stanbul (Tuzla Deri), Do " u Anadolu (Erzurum), Mardin Serbest Bölgeleri (1995), Avrupa (Çorlu) Serbest Bölgesi (1996), $ stanbul Menkul Kymetler Serbest Bölgesi (1997), $ zmir (Menemen), Rize, Samsun, $ stanbul (Trakya), Kayser i ve Gaziantep Serbest Bölgeleri (1998), Bursa ve Denizli Serbest Bölgeleri (2000), Kocaeli ve TUB $ TAK - MAM Serbest Bölgeleri (2001). Harita 2. 2 : Türkiyede’ki serbest bölgeler, ( http://www.cografya.biz/forum/ulkemiz - serbest - bolgeleri - t9482.0.html , eri ! im Ocak 2012) Yabanc !$ çiler A ilevi, sosyal, ekonomik gibi çe ! itli birçok nedenden dolay ba ! ka ülkelere göç ederek oradaki i ! gücüne katlan ve bulunduklar kentin nüfusunu önemli ölçüde de " i ! tiren “yabanc i ! çiler” ! ehirle ! me açsndan bir faktördür. Günümüzde, özellikle geli ! mi ! batl devletlerde çal ! an birçok yabanc i ! çi bulunmaktadr. Bu ki ! ile r sanayi bölgelerinde yo " unla ! arak buradaki nüfusun dengeli da "lm n etkilemekle beraber ülkeler aras demografik yapy da bozmaktadrlar. Toplu Ta $maclk Alanndaki ! lerlemeler 20.yy’n ba ! larnda geli ! en otomobil sektörü insanlarn yer de " i ! tirme faaliyetlerini hzlandrm ! tr. Daha sonralar motorlu sanayideki ilerlemelerle birlikte araç, demir - yolu ve hava ta !macl "nda önemli admlar atlarak “toplu ta !ma”daki dönü ! ümler son derece hz kazanm ! tr. Artk insanlar n toplu halde bir yerden ba ! k a bir yere ula !m çok kolay bir hal alm ! tr. Bununla birlikte, ta !macl " sa " layan araç üretimi sanayi geli ! mi ! , ayrca kendi içinde bir hizmet sektörü de olu ! turmu ! tur. Sanayinin ve hizmet sektörünün geli ! ti " i yerlere nüfus kaymasyla beraber ! ehircil ik de bu yerlerde artm ! tr. Buradan da ??? ??? 36 anla şlaca ğ gibi hem ula şm hzlandrmas sebebiyle ş ehirle ş meyi daha etkin hale getirmi ş , hem de sa ğ lad ğ i ş gücü olanaklaryla ş ehirle ş mede yo ğ unla ş maya neden olmu ş tur. TÜRK Ş EH İ RLER İ N İ N GE L İ Ş İ M İ Anadolu Türk Ş ehirlerinin Tarihi Geli ş imi Türklerin; göçebe ve yerle ş ik ya ş ama dair tüm kültürleri ile birlikte; IX. yüzylda ba ş layan ve yakla şk ikiyüz yl süren Orta Asya’dan Anadolu’ya göç hareketi sürecinde, kar şla ş tklar birtakm farkl millet ve kültürlerle te maslar sonucunda, Orta Asya kent ya ş amna ait kültürlerinin, Horasan, Mavera - ün - nehir ve Acem - i Irak yörelerinde yaylm ş İ ran - İ slam ve Hint kültürü ile Anadolu’da kar şla ş tklar Roma - Yunan kültür ve medeniyetlerinin kar şlkl etkile ş iminin bir ürünü ol arak; Anadolu’da İ slam dünyasnda görülmeyen bir anlay ş la, taassuptan uzak Türk - İ slam kültür ve medeniyeti olarak adlandrlan yeni ve özgün bir kent medeniyeti meydana getirdikleri söylenebilir. (Özcan, 2006/2, s.21) Orta Asya bozkr kültür çevresinde Uyg urlar’ önceleyen Hunlar ve Göktürkler göçebe toplumlardr. Ama köy ve kasabalarn da tarmla u ğ ra şld ğ da bilinmektedir. Bu dönemden kalma sulama kanallar, yerle ş imin varl ğ için önemli bir kant olarak kar şmzdadr. Ayrca, a rap aknlarnn, Maveraün nehir’den ileriye, Türkistan’a yöneli ş i srasnda, kaleyle çevrili Türk kentlerinin varl ğ ortaya çkyor. Yine Arap kaynaklar 6. yüzyldan itibaren Türk kale kentlerinden söz etmektedirler Türkler’in Uygurlar’dan önce yerle ş ik ya ş am bildikleriyle ilgil i bir ba ş ka kant da Ergenekon Destan’ndan çkarlabilir. Bu destanda yerle ş ik bir toplumun, nüfus art ş ve co ğ rafi sorunlar nedeniyle göç edi ş i anlatlmaktadr. [4] Uygurlar’n 840 ylndan sonra geldikleri bölgede yerle ş ikli ğ e geçtikleri genel kabul gör mektedir. Türkdo ğ an, g öçebe nitelikte bir toplumu yerle ş ikli ğ e yönelten ne gibi gerekçeler olabilece ğ ine dair iki neden öne sürüyor: 1. Bölgenin verimli topraklar olmas ve 2. Maniheizme ba ğ landktan sonra yaptklar ma betlerin çevresine toplanmalar(Türkdo ğ an, 1978, s.261) . Belki bunlardan daha etkili bir neden de, bölgenin co ğ rafi konumunda gizlidir. Çünkü Turfan bölgesi, ünlü ve zengin İ pek Yolu ile Çinli budistlerin Hindistan’a varan hac yolunun kav ş ak noktasndadr. Uygurlar, Maniheizmi benimsedikten sonra, uzun menzilli ticaretle u ğ ra ş an So ğ dlular’n etkisiyle daha yo ğ un ş ekilde ticaret yapmaya da ba ş lam ş lard. Turfan bölgesinin bu özelli ğ i, Uygurlar’daki ticaret e ğ ilimin in kuvvetlenmesine yol açm ş tr . Tabii, din etkisinin yerle ş imi özendirici y ann vurgulamak gereklidir. Bunun kant olarak, Turfan’a gelindikten sonraki dönemlerde de göçebe Uygurlar’n varl ğ ve bunlarn hala eski dinlerini sürdürüyor olmalar sunulabilir (Cezar, 1977, s.24) . Turfan bölgesinde kurulan Uygur Devleti, tüccar ve kentli bir halka dayanyordu. Göçebelikten yerle ş ikli ğ e geçi ş e ğ iliminin güçlendi ğ i dönem, Uygurlar’n kültürel olgunluk dönemi (10. yüzyl) ile çak şyor. Uygur halk, yerle ş ime eski kentlere oturarak geçtikleri gibi, kendilerinin kurdu ğ u kentlere de yer le ş mi ş lerdir. Uygur kentlerinin genel özelliklerinin ayn oldu ğ u söylenebilir: Kerpiçten sur ile çevrilmi ş kareye yakn bir dörtgen olan kentin d şnda da hendeklerle sur tahkim edilmi ş tir. Kalenin çevreyle ba ğ lant kuran yollara açlan kaplar, dört yan nda en az birer tanedir(Güngör, 2000, s.9). İ lk kentli Türk toplulu ğ u kabul edilen Uygurlardan sonra özellikle XIII. yy.’dan sonra Anadolu’da ş ehirle ş me faaliyetleri hz kazanm ş tr. Türkler’in Anadolu’ya hakim olmalarndan sonra buradaki kentlerin Türkle ş mesi üç ş ekilde olmu ş tur: ? Eski kentlerin geli ş erek yeni bir yapsnn ortaya çkmas, ? Yeni kentlerin kurulmas veya kendili ğ inden olu ş malar, ? Göçebelerin kentlere yerle ş meleri(Açma, 2005, s.28). ? Anadolu Türk ş ehirlerinde mekansal yap ş u ş ekilde geli ş mi ş ti r: ??? ??? 37 Selçuklular döneminde kurulan kentler olmakla beraber, eskiden kurulan kentlerin imar da yaplm ş tr. Öte yandan, mekansal kedemelenme açsndan bir de ğ erlendirme yaplrsa, Selçuklu kentler sisteminin; ? Dönemin askeri – siyasal ko ş ullar gere ğ ince örgütle nen suba şlk merkezleri i ş levindeki kentler, ? Selçuklu da ğtm sisteminin bir unsuru olmalarnn ötesinde gerekti ğ inde savunma i ş levi de üstlendi ğ i anla şlan ve süreç içinde kentsel yerle ş me niteli ğ i kazanan kervansaray ya da ribat yerle ş meleri, ? Milletlera ras ticaret yollar üzerinde co ğ rafi e ş iklerin a şld ğ bölgelerde kuruldu ğ u anla şlan ekonomik etkinlik ve mübadele merkezleri i ş levinde mevsimlik pazar ya da panayrlardan geli ş en bölgesel ticaret merkezleri, ? Dönemin kültürel ve siyasal yaplanma farkl lklar kapsamnda Türk – İ slâm kolonizasyon faaliyetlerinin örgütlendi ğ i dinsel etkinlik ya da propaganda merkezleri, ? Göçebe ya ş am gelene ğ inin Anadolu co ğ rafyasna aktarlm ş miras olarak mevsimlik yer de ğ i ş tirme tercihleri ile Selçuklu kolonizasyon politikalarnn yönlendirdi ğ i, özellikle Uc olarak tanmlanan Bizans– Selçuklu snr bölgelerindeki, mevsimlik yaylak ve k ş lak alanlar ile göçebe ve yar - göçebe Türk kitlelerinin çe ş itli te ş viklerle iskân edildi ğ i tarmsal üretim merkezleri olmak üzere , i ş levsel farkllklara dayanan bir kademelenme gösterdi ğ i belirlenm i ş tir(Özcan, 2006/2). Harita 2.3 : Anadolu’da Selçuklu dönemi yerle ş im sürecinin mekansal çözümlemesi(Özcan, 2005). Osmanl devletinin kurulu ş ve yükseli ş dönemlerinde, özellikle yükseli ş dönemindeki zenginli ğ e paralel olarak yeni mahallelerin kurulmasyla kent snrlar oldukça geni ş lemi ş tir. Ancak, yükselme döneminin bitimiyle beraber bu geni ş leme de durmu ş ve 19.yy’n sonlarna kadar kent snrlarnda göze çarpan bir de ğ i ş iklik olmam ş tr. 19.yy sonlarnda ise ya ş anan teknolojik ve siyasi geli ş melerle beraber kentlerin mekansal yapsnda geli ş me oldu ğ u gözlenmi ş tir. Demiryollarnn geçti ğ i kentlerde ticaret geli ş mi ş ve buralara ula şm kolayla ş t ğ kentsel yapda geni ş leme olmu ş tur. Siyas i geli ş melere paralel olarak idari merkezler ve askeri k ş lalar kurulmas, bunlarn bulundu ğ u kentleri çekim merkezi haline getirmi ş tir. Böylece, bu kentlerin mekansal yapsnda da bir de ğ i ş ikli ğ e gidilmi ş tir. Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Ş ehirle ş me En düstri devrimi sonrasnda, endüstrile ş menin bir yan ürünü olarak ortaya çkan ş ehirle ş me, XX. yüzylda nüfus patlamasnn da etkisiyle az geli ş mi ş veya geli ş mekte olan ülkelerin de gündemine oturmu ş tu r (Tunçdilek ve Tümertekin,1959,s.69; Avc,1993,s. 255). Ne var ki ş ehirle ş menin bu yeni ??? ??? 38 görünümü, endüstrile ş mi ş ülkelerdeki i ş leyi ş i sergilememi ş , ş ehirlerdeki i ş siz ve gizli i ş siz saysn a şr ölçüde artran, endüstriyel geli ş meye dayanmayan, hzl ve düzensiz bir ş ehirle ş me ile kar ş kar şya kalnm ş tr (E miro ğ lu, 1981, s.51; Dinler, 2001, s. 242). Ş ehirle ş me, pek çok geli ş mekte olan ülkede oldu ğ u üzere Türkiye’de de XX. yüzyln ortalarndan itibaren ivme kazanan bir süreçtir. Onun içindir ki günümüzde Türkiye nüfusunun 2/3’ünden fazlas ş ehirsel karakterli yerle ş melerde oturur hâle gelmi ş tir. Bir yanyla olumlu kabul edilmesi gereken bu olay, di ğ er taraftan, endüstrile ş meyle paralel geli ş medi ğ i ve ölçüsü kaçm ş iç göçler krsal kesim insann ş ehirlere y ğ d ğ için, ülkenin ba şna yeni sorunlar aç m ş tr (Ke le ş , 1962, s. 36; Tümertekin, 1973, s.20 ; Kartal, 1983, s.33 ). Cumhuriyetin kurulma süreci ş ehirle ş meyi nasl etkilemi ş tir? Türkiye’de 1927 ylnda kasaba ve ş ehirlerin da ğlm ile ş ehirle ş me d üzeyi : Cumhuriyetin ilk yllarn ele ald ğmzda referans olarak 1927 ylndaki , ş ehir le ş me ve kentsel yerle ş me de ğ erlendirilmelidir. O yln verilerine göre 383 yerle ş me bulunmaktadr ki, bunlardan 355 tanesi kasaba yerle ş mesidir. Bu saysal veriler de gösteriyor ki 1927 ylnda ş ehirsel yerle ş melerin büyük bir ksmn kasabalar , ve daha küçük kasabalar olu ş turmaktadr. Orta ölçekli ve daha fazla nüfusa sahip olanlar ülkenin özellikle bat kesiminde yer alrken , di ğ er bölgelerde 10.000’den az nüfuslu merkezlerin da ğld ğ gözlenmektedir . Bu dönemde, ülke yerle ş i minde önemli bir paya sahip kasabalar genele ş imdiye oranla dengeli bir yerle ş im göstermi ş tir.’’ Bu yerle ş melerin do ğ al ko ş ullarn da etkisiyle Türkiye’nin her tarafnda daha çok idarî ve ticarî fonksiyonlar yerine getirebilmek üzere da ğldklar belirlenm ektedir. Kasaba yerle ş melerinin en fazla bulundu ğ u bölgeler, Do ğ u Anadolu ve Orta Anadolu olmakla birlikte, bu yerle ş melerin Ege Bölgesi’nin oluklarnda, Do ğ u Karadeniz Bölümü ky ku ş a ğnda, Ye ş ilrmak olu ğ unda, Tunceli ve Bursa Bilecik yörelerinde de yo ğ u nluk gösterdiklerigözlenmektedir. (Yüce ş ahin; Bayar; Özgür, 2004, s.25) Harita 2.4 : Türkiye’de kasaba ve ş ehirler ile ş ehirle ş me düzeylerinin da ğlm (1927) , (Yüce ş ahin; Bayar; Özgür, 2004, s.26 ) Ş ehirle ş me düzeyi; kasabala ş madan ksmen farkl bir görünümler arz etmektedir. Ülke geneline iller baznda bakt ğmzda zayf bir gerçek ş ehirle ş meden söz edebiliriz. İ stanbul ili, hem bulundu ğ u bölgenin hem de Türkiye’nin ş ehirle ş me düzeyini yukar çeken bir alan konumundadr. 1927 yl için ş u noktalarn alt çizilebilir: ? 1927’de, ş ehirsel yerle ş melerin % 93’ü kasabalardan meydana gelmekte, bunlar, ülke yerle ş me sistemi ve genel ş ehirle ş me olgusu içinde önemli yer i ş gal etmektedir. ? 1927’de saylar çok az olan Türkiye ş ehirleri, genelde orta büyüklüktedir. Ş ehirlerden sadece iki tanesi büyüklük olarak 100.000 nüfusu a ş m ş durumdadr. ??? ??? 39 ? Türkiye bu tarihlerde, büyük ş ehir ve ş ehirsel hiyerar ş i olu ş turma sürecinin henüz ba ş langç evresini ya ş amaktadr. ? Cumhuriy etin ilk yllarnda, ülke nüfusunun ancak ¼ ’ü kasaba ve ş ehirlerde toplanm ş , ¾ ’ü krsal yerle ş melerde ya ş amaktadr. ? Kasaba ve ş ehirler neredeyse ayn oranda ş ehirsel nüfusun topland ğ yerlerdir. ? Ülke genelinde kasabala ş ma ve ş ehirle ş me düzeyleri oldukça dü ş üktür. ? 1927 ylnda Türkiye’nin bölgelere göre kasabala ş ma oranlar birbirine yakn, ş ehirle ş me oranlar ise, çok farkldr. ? Genel ş ehirle ş me düzeyi en dü ş ük bölge, Karadeniz’dir. Do ğ u Anadolu ve Orta Anadolu bölgeleri de ülke ortalamasnn altnda oran lar sahip di ğ er alanlardr. Marmara Bölgesi, Cumhuriyetin kurulu ş yllarnda dahi % 50’ye yakla ş an genel ş ehirle ş me düzeyi sergilemektedir. (Yüce ş ahin; Bayar; Özgür, 2004, s.29) Türkiye’de 1960 ylnda kasaba ve ş ehirlerin da ğlm ile ş ehirle ş me d üzeyi : Türkiye’de 1950’lilerden itibaren iç göçlerin yaratt ğ ivme ile hz kazanan ş ehirle ş me süreci, 1960’a gelindi ğ inde ş ehirsel yerle ş me saysn; 580’i kasaba, 82’si de ş ehir olmak üzere 662’ye çkartm ş tr. Yine bu devrede, 1927’de 2 olan 100.000’den fazla nüfuslu ş ehir says 9 ula şrken, 1950 - 1955 devresinde İ stanbul, milyonu a ş an nüfusuyla bir metropol konumuna yükselmi ş tir. Her bölgede kasaba says artmakla birlikte, en fazla art ş , Güneydo ğ u Anadolu ve Karadeniz bölgele rinde gerçekle ş mi ş tir. Ky bölge leri, yer ş ekillerinin olu ş um süreçleriyle ilgili olarak ortaya çkm ş do ğ u - bat do ğ rultulu oluk alanlar, büyük ş ehirlerin çevreleri, kasabalarn en fazla artt ğ kesimlerdir. 1960’da bütün bölgelerdeki ş ehir says, 1927’ye göre 1,4 ile 5,3 kat arasnda art ş göstermi ş tir. Ege ve Karadeniz, ş ehir saysndaki art şn en fazla oldu ğ u bölgelerdir. Yine bu dönemde Karadeniz ve Do ğ u Anadolu d şndaki bölgelerde, nüfusu 100.000’i a ş an büyük ş ehirler belirmi ş tir ki, bu konuda en fazla dikkatleri üzerinde toplayan bölge, Orta Anadolu’dur. Ankara’nn d şnda Eski ş ehir, Konya ve Kayseri hem bulunduklar alanda bölgesel rolleri belirginle ş mi ş hem de ülke ölçe ğ inde önemli ş ehirle r arasnda boy göstermi ş lerdir. (Yüce ş ahin; Bayar; Özgür, 2004, s.29) Harita 2.5 : Türkiye’de kasaba ve ş ehirler ile ş ehirle ş me düzeylerinin da ğlm (1960) (Yüce ş ahin; Bayar; Özgür, 2004, s.30) . Türkiye’de 2000 ylnda kasaba ve ş ehirlerin d a ğlm ile ş ehirle ş me d üzeyi : 1960 ylndan sonra Türkiye’de sosyo - ekonomik sorunlara plânl/p rograml çözümler getirilmeye çal şlm ş ve bu amaçla be ş er yllk kalknma plânlar ve birer yllk icra programlar uygulama arac olarak kullanlmaya ba ş lanm ş tr. Sözü edilen kalknma plânlarndan ilkinde (1963 - 1967), tarm sektöründe çal ş an nüfusun e ndüstri ve hizmetlere kaydrlmas hedeflenmi ş , dolayl olarak da ş ehirle ş me ??? ??? 40 özendirilmi ş tir(Avc, 1993, s.252). İ kinci plân döneminde ş ehirle ş me, ekonomi için itici bir güç, sosyal de ğ i ş me için ise hzlandrc bir unsur ş eklinde dü ş ünülmü ş tür. Böylelikle ş ehirle ş me tarmda modernle ş me ve endüstrile ş meyle birlikte kalknma ve geli ş menin üç temel bil e ş eninden biri kabul edilmi ş tir (Suher, 1996, s.55). 1973 - 1978 aras yllar kapsayan üçüncü plân döneminden ba ş lamak suretiyle, 500.000’den fazla nüfuslu ş ehirl erdeki nüfusun dikkat çekici art ş kar şsnda, özellikle de metropollere nüfus y ğlmasnn önlenmesi; ş ehirle ş menin mekânda dengeli da ğlmn sa ğ lanmak amacyla, mali ve fiziki özendirici tedbirlerin 50.000 - 500.000 nüfuslu ş ehirlere yönlendirilmesini hedef koymu ş tur. Böylece devlet ş ehirle ş menin daha çok orta büyüklükteki ş ehirler üzerinden gerçekle ş mesini istemi ş tir. Ancak ba ş langçta nerede olursa olsun ş ehirle ş elim dü ş üncesinin ula ş aca ğ nokta iyi kestirilemedi ğ inden, 2000 ylna gelindi ğ inde ş ehirle ş me, büyük ş ehirlerde, özellikle de metropollerde nüfus birikim sürecin e (metropolle ş meye) dönü ş mü ş tür (Suher, 1996, s.62). 2000 ylnda, toplam ş ehirsel yerle ş me says 1326’i bulurken, bunlarn 1018’i kasaba(tüm ş ehirsel yerle ş melerin %77’si), 308’i de ş ehir niteli ğ i ta şmaktadr . Buna göre kasaba ve ş ehirlerin says 1927’ye göre 3,5 kat, 1960’a göre ise 2 kat artm ş tr. Olay sadece ş ehirler ölçe ğ inde ele alnd ğnda 1927 den 2000’e bu art ş 11 kat bulmu ş tur. 1960’da 100.000’den fazla nüfus barndran ş ehir says 9 iken 2000’de bu say 58’e çkm ş tr (6 kattan fazla art ş ). Bunlardan 11 tanesi 500.000’in üzerinde nüfuslu önemli toplanma alanlardr. Ayrca 2000 ylnda; Türkiye’nin (ikisi 1,1 milyon, biri 2,2 milyon, bir di ğ eri 3,2 milyon ve nihayet so nuncusu yakla şk 9 milyon ki ş inin ya ş ad ğ) 5 metropolü olu ş mu ş tur. Önümüzdeki 10 yl içerisinde Gaziantep, Konya ve Antalya 1990 - 2000 arasnda gösterdikleri yllk art ş hzlarn (% 3.5 - 4.6) korurlarsa Türkiye’nin milyonluk ş ehir says 8’e ula ş acaktr. Karadeniz ve Do ğ u Anadolu bölgeleri d şndaki bölgelerde metropoller en önemli nüfus top lanma alanlarn olu ş turacaktr ( Yüce ş ahin; Bayar; Özgür, 2004, s.33). 2000 ylnda ş ehirsel yerle ş me saysnn artmas yannda, ş ehirsel yerle ş meler arasndaki hiyerar ş inin iyice belirginle ş ti ğ i gözlenmektedir. İ stanbul ve Ankara’nn ülke metropolü, İ zmir, Bursa ve Adana’nn ise bölgesel metropol kimli ğ i kazand ğ, Gaziantep’in böyle bir hiyerar ş ik göreve çok yakla ş t ğ bu devrede, Konya, Kayseri, Antalya, Diyarbakr, Er zurum, Malatya, Samsun, Trabzon gibi bölgesel ş ehirlerin, Van, Ş anlurfa, Denizli, Mersin gibi eksik i ş levli bölgesel merkezlerin ortaya çkt ğ tespit edilmektedir (Bazin, 1986, s.113). Harita 2.6 : Türkiye’de kasaba ve ş ehirler ile ş ehirle ş me düzeylerinin da ğlm (2000) (Yüce ş ahin; Bayar; Özgür, 2004, s.34 ). ??? ??? 41 Özet Klasik ş ehirle ş me nedenleri Klasik ş ehirle ş menin nedenleri olarak; tarm tekniklerinin ilerlemesi, çal ş ma olanaklar, ula şm tekniklerinin geli ş mesi, co ğ rafi nedenler, hukuki ve siyasi nedenler ile göç etme e ğ ilimleri gösterilir. Tarm tekniklerindeki ilerlemelerin ş ehirle ş meye olan etkilerinin oran üzerinde farkl görü ş ler bulunmasna ra ğ men, bu etkinin göz ard edilemeyece ğ i açktr . Bu alanda sa ğ lan an hzl ilerlemeler olumlu sonuçlar vermeye ba ş laynca krsal kesimdeki insanlar kentlere göç etmeye ba ş lam ş lardr. Ş ehirlerdeki i ş sahalarnn çe ş itlili ğ i ve sa ğ lad ğ olanaklar ş ehirle ş me için “çekici” bir etki olu ş turmu ş tur. Ula şmn geli ş mesiyle ber aber sanayi kurulu ş larnn üretim ve da ğtm a ğ geni ş lemi ş tir. Bununla beraber sa ğ lanan haberle ş medeki ilerlemeler ise krsaldaki insanlarn ş ehrin olanaklarndan haberdar olmasn sa ğ lam ş tr. Ş ehirlerin olu ş umunda ola ğ an seyir bunlarn co ğ rafi açdan he m hammade kaynaklarna yakn hem de ula şma (deniz - kara) elveri ş li yerlerde kurulmas olmu ş tur . Bu sebeple co ğ rafi özeller kentlerin olu ş masnda önemli faktödür. Bir ba ş ka etken olarak hukuki ve siyasi nedenler, özellikle devletlerin yasal düzenlemelere gi tmeleri ile kentleri ş ekillendirmesidir. Son olarak, temel etken olarak köy ile kent arasndaki ekonomik ve ya ş am standard farkndan kaynaklanan göç sebepleri ş ehirle ş me açsndan bir etkendir. Ça ğ da ş ş ehirle ş me nedenleri Ş ehirle ş meye etki eden ça ğ da ş ne denler; devletler arasnda olu ş turulan ekonomik i ş birli ğ i topluluklar, serbest bölge uygulamas, yabanc i ş çiler ve toplu ta şmaclk alanndaki ilerlemeler olarak sralanabilir . Genel anlamyla ekonomik i ş birli ğ i, ulusal düzeyde örgütlenen ekonomilerin dünya ölçe ğ indeki bölünmü ş lük derecesini azaltmak için bu ekonomilerin bütünle ş mesidir. Serbest bölge uygulamasnn genel amac, ticaret yapan ki ş i veya kurulu ş lara bu ticaretleri esnasnda gereken güvenli ğ i sa ğ lamak ve vergi almamaktr. Serbest bölge uyg ulamas çe ş itli ş ekillerde olabilmektedir. Ailevi, sosyal, ekonomik gibi çe ş itli birçok nedenden dolay ba ş ka ülkelere göç ederek oradaki i ş gücüne katlan ve bulunduklar kentin nüfusunu önemli ölçüde de ğ i ş tiren “yabanc i ş çiler” ş ehirle ş me açsndan bir f aktördür. Toplu ta şmadaki ilerlemeler ise hem ula şm hzlandrmas sebebiyle ş ehirle ş meyi daha etkin hale getirmi ş , hem de sa ğ lad ğ i ş gücü olanaklaryla ş ehirle ş mede yo ğ unla ş maya neden olmu ş tur. Türk ş ehirlerinin geli ş mesi Anadolu Türk ş ehirlerinin tar ihi geli ş mesi açsndan: “ Türklerin; göçebe ve yerle ş ik ya ş ama dair tüm kültürleri ile birlikte; IX. yüzylda ba ş layan ve yakla şk ikiyüz yl süren Orta Asya’dan Anadolu’ya göç hareketi sürecinde, kar şla ş tklar birtakm farkl millet ve kültürlerle temas lar sonucunda, Orta Asya kent ya ş amna ait kültürlerinin, Horasan, Mavera - ün - nehir ve Acem - i Irak yörelerinde yaylm ş İ ran - İ slam ve Hint kültürü ile Anadolu’da kar şla ş tklar Roma - Yunan kültür ve medeniyetlerinin kar şlkl etkile ş iminin bir ürünü olara k; Anadolu’da İ slam dünyasnda görülmeyen bir anlay ş la, taassuptan uzak Türk - İ slam kültür ve medeniyeti olarak adlandrlan yeni ve özgün bir kent medeniyeti meydana getirdikleri ” söylenebilir. Cumhuriyet dönemi Türkiye’de ş ehirle ş me açsndan: Endüstrile ş me hareketiyle beraber ş ehirle ş mede köklü de ğ i ş iklikler ortaya çkm ş tr. Nüfusun hzl art şndan dolay da ş ehirle ş me ülkenin gündemine oturmu ş tur. Cumhuriyetin ba ş langcndan günümüze kadar olan sürede, sürekli bir art ş ş eklinde krsal kesimden ş ehir merkezlerine göç olgusu ya ş anm ş tr. Nüfus oranlarnn hiç durmadan de ğ i ş mesine yol açan bu durum ş ehirle ş me açsndan merkezi bir rol üstlenmi ş tir. ??? ??? 42 Kendimizi Snayalm 1. A ş a ğdakilerden hangisi klasik ş ehirle ş me nedenlerinden biri de ğ ildir? a. Tarm tekniklerinin ilerlemesi b. Çal ş ma olanaklar c. Co ğ rafi nedenler d. Yabanc i ş çiler e. Ula şm tekniklerinin geli ş mesi 2. İ lk kentler nerede do ğ mu ş tur? a. Amerika’da b. Helen medeniyetinde c. Roma medeniyetinde d. Nil vadisi ve Mezopotamya’da e. Bat Avrupa’da 3. OECD ( İ ktisadi İ ş birli ğ i ve Geli ş me Te ş kilat) hangi antla ş maya dayanlarak kurulmu ş tur? a. 1960 Paris Antla ş mas b. 1963 Ankara Antla ş mas c. 1957 Roma Antla ş mas d. 1997 Amsterdam Antla ş mas e. 1965 Brüksel Antla ş mas 4. İ lk “ Serbest Bölge” uygulamas nerde görülmü ş tür? a. New York b. Londra c. Livorno d. Paris e. Atina 5. Arap kaynaklar hangi yüzyldan itibaren Türk kalelerinden söz etmektedir? a. 6.yy b. 7.yy c. 8.yy d. 9.yy e. 10.yy 6. Türkiye’de 2000’li yllara gelindi ğ inde hangi ş ehirler ülke metropolü kimli ğ i kazanm ş tr? a. İ zmir ve Bursa b. İ stanbul ve Ankara c. Edirne ve Malatya d. Adana ve Kayseri e. Trabzon ve Konya 7. Türkiye’de be ş er yllk kalknma planlarnn ilki hangi yllar kapsar? a. 1963 - 1967 b. 1968 - 1973 c. 1973 - 1978 d. 1980 - 1984 e. 2001 - 2006 8. Türkiye’de, 1927’deki ş ehir yerle ş melerinin yüzde kaç kasabalardan olu ş maktadr? a. %45 b. %50 c. %66 d. %75 e. %93 9. Ülkemizde 3218 sayl “Serbest Bölgeler Kanunu”nun yürürlü ğ e girmesiyle beraber toplam kaç adet serbest bölge hizmete girmi ş tir? a. 20 b. 21 c. 22 d. 23 e. 24 10 . AET (Avrupa Ekonomik Toplulu ğ u) , 1992 ylnda Maastricht Antla ş masnn yürürlü ğ e girmesi sonucu hangi ismi alm ş tr? a. Dünya Bankas b. Uluslararas Para Fonu (IMF) c. NAFTA d. İ ktisadi İ ş birli ğ i ve Geli ş me Te ş kilat (OECD) e. Avrupa Birli ğ i (AB) ??? ??? 43 Kendimizi Snayalm Yant Anahtar 1. d Yantnz yanl ş ise “Klasik Ş ehirle ş me Nedenleri ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 2. d Yantnz yanl ş ise “Klasik Ş ehirle ş me Nedenleri ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 3. a Yantnz yanl ş ise “ Ekonomik İ ş birli ğ i Toplu luklar ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 4. c Yantnz yanl ş ise “ Serbest Bölge Uygulamas ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 5. a Yantnz yanl ş ise “Anadolu Türk Ş ehirlerinin Tarihi Geli ş imi ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz . 6. b Yantnz yanl ş ise “ Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Ş ehirle ş me ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 7. a Yantnz yanl ş ise “ Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Ş ehirle ş me ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 8. e Yantnz yanl ş ise “ Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Ş ehirle ş me ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 9. b Yantnz yanl ş ise “ Serbest Bölge Uygulamas ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 10 . e Yantnz yanl ş ise “ Ekonomik İ ş birli ğ i Topluluklar ” ba ş lkl konuy u yeniden gözden geçiriniz. Sra Sizde Yant Anahtar Sra Sizde 1 Tarm arazilerinin ekimi ve biçiminde kullanlan ilkel aletler makinele ş meyle birlikte yerini modern makinelere (Traktör, biçerdöver, mibzer vb.) brakm ş tr. Bu geli ş me ş ehirle ş meyi etkilemi ş tir. Sra Sizde 2 Sanayile ş me ş ehirlerde geli ş ti ğ i için ş ehirler i ş bulma açsndan çekim merkezi haline gelmi ş tir. Ayrca, krsal kesimlerin kentlere göre geli ş memi ş hayat ko ş ullar krsal itici hale getirmi ş tir. Sra Sizde 3 Cumhuriyet sürecinde ş ehirle ş meden en çok etkilenen kent Ankara’dr. Siyasi hareketin merkezi haline gelerek Ba ş kent olan Ankara, daha önceleri Anadolu kasabas görünümünde iken giderek hzl bir ş ekilde ş ehirle ş meye ba ş lam ş tr. Ayrca, cumhuriyet dönemin de özellikle fabrikala ş ma konusuna ayr bir önem verilerek, fabrikalarn oldu ğ u bölgeler göçün de etkisiyle ş ehirle ş me açsndan önem kazanm ş tr. ??? ??? 44 Yararlanlan Kaynaklar Açma, B., (2005), Kentle ş me ve Çevre Sorunlar , Anadolu Üniversitesi Yaynlar, Eski ş ehir Avc, S., (1993), Türkiye'de Ş ehir ve Ş ehirli Nüfusun Da ğl ş, Türk Co ğ rafya Dergisi say:28, s.249 - 269 , İ stanbul. Bazin, M., (1986), Le réseau urbain de la Turquie, Travaux de I’Institut deReims. Cezar, M., (1977), Anadolu Öncesi Tür klerde Ş ehir ve Mimarlk, T. İ ş Bankas Yaynlar, İ stanbul. Dinler, Z., (2001), Bölgesel İ ktisat , Ekin Kitabevi Yaynlar, 6. Basm, Bursa. Emiro ğ lu, M., (1981), Türkiye'de Son Saymlar ve Kentle ş me Olaynn Boyutlar , Co ğ rafya Ara ş trmalar Dergisi, Say :10., Ankara. Güngör, S., (Sonbahar/K ş 2000), Uygurlarn Yerle ş mesi ve İ dik Kut Ş ehri Hoço , Avrasya Etüdleri, Say:18. , Ankara. Karluk, R., (1996), Avrupa Birli ğ i ve Türkiye, IMKB Yaynlar, İ stanbul. Karluk, R., (1998), Uluslararas Ekonomi, Beta Yaynla r, 5.Bask, İ stanbul. Kartal, S.K., (1983), Ekonomik ve Sosyal Yönleriyle Türkiye'de Kentlile ş me, Yurt Yaynlar:6, Ankara. Kele ş , R., (1962), Türkiye'de Köylü Nüfus ve Ş ehirlere Akn, 5. İ skan ve Ş ehircilik Haftas Konferanslar, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, İ skan ve Ş ehircilik Enstitüsü Yaynlar, No: 9. , Ankara. Özcan, K., (2006/2), Anadolu' da Selçuklu Kentler Sistemi ve Mekansal Kademelenme (1), METU JFA . Suher, H., (1996), Ş ehircilik , İ stanbul Teknik Üniversitesi Yaynlar, No: 1572, İ stanbul. Tunçdilek, N., Tümerteki n, E., (1959 ), Türkiye Nüfusu, İ stanbul Üniversitesi Yaynlar, No: 802, İ stanbul. Tümertekin, E., (1973), Türkiye'de Ş ehirle ş me ve Ş eh irsel Fonksiyonlar, İ stanbul Üni versitesi Yaynlar, No: 1840, İ stanbul. Türkdo ğ an, O., (1978), Türk Tarihinin Sosyolojisi, Hasret Yaynlar, Ankara. Türkmen, A., (2002), Tür kiye'de Büyük ş ehir Yönetimi ve Geli ş imi , 113828 nolu Yüksek Lisans Tezi, Konya. Yüce ş ahi n, M.M, Bayar, R., Ö zgür, E.M., (2004), Türkiye'de Ş ehirle ş menin Mekansa l Da ğl ş ve De ğ i ş imi, Ankara Üniversitesi Co ğ rafi Bil imler Dergisi, Cilt:2, Say:1, Ankara. ??? ??? 45 İ nternet Kaynaklar [1] http://www.rekabet.gov.tr/word/Oguzkarakoc. doc , eri ş im Ş ubat 2012. [2] http://europa.eu/pol/singl/index_en.htm , eri ş im Ocak 2012. [3] http://www.ekonomi.gov.tr/index.cfm?sayfa= 790C7AE3 - 19DB - 2C7D - 3D034B137591651F , eri ş im Ş ubat 2012. [4] http://turktarih.net/tarih/107/ergenekon - destani , eri ş im Ş ubat 2012. ??? ??? 46 ??? ??? ??? ??? ??? ??? A maçlarmz ? ? Bu üniteyi tamamladktan sonra; Ş ehir Planlamasn tanmlayabilecek, Ş ehir Planlamasnn evrelerini tart ş abilecek , Türkiye’deki ş ehir planlamann geli ş imini açklayabilecek , bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Ş ehir Planlama İ mar Plan Denetim İ mar Kanunu v İ çindekiler ? Giri ş ? Ş ehir Planlamas ? Ş ehir Planlamasnn Evreleri ? Türkiye’de Ş ehir Planlamas 3 ??? ! ! 47 G ! R !" ! ehirle " me çok eski tarihlerden bu yana gelen ve sürekli geli " en bir olgudur. Özellikle üretim biçimlerinin de $ i " imi ve sanayile " meyle birlikte insanlar krsal alanlardan " ehirlere göç ederek bu geli " imi hzlandrm " lardr. ! ehirlerin en belirgin özelli $ i krsal alanlara göre nüfus ve yapla " ma yo $ unlu $ unun fazla olmasdr. Bu yo $ unluk içerisinde insanlarn rahat ya " amalar, hareket etmeleri, yerle " meleri ve günlük i " lerini yerine getirebilmeleri için bir organizasyona gerek duyulur. Bu organizasyon " ehir ölçe $ inde ve her birimi kapsad $ndan genel olarak “ " ehir planlamas” diye adlandrlr. ! ehir planlamas insanlarn uygun ko " ullarda ya " amlarn sürdürebilmeleri ve " ehrin geli " iminin devam edebilmesi için büyük öneme sahiptir. " EH ! R PLANLAMASI Kele " ’in tanmlamasna göre kent; sürekli toplumsal geli " me içinde bulunan ve toplumun, yerle " me, bar nma, gidi " - geli " , çal " ma, dinlenme, e $ lenme gibi gereksinimlerinin kar " land $ , pek az kimsenin tar msal u $ ra " larda bulundu $ u, köylere bakarak nüfus yönünden daha yo $ un olan ve küçük kom " uluk birimlerinden olu " an yerle " im birimle r idir(Kele " , 1998, s.75 ). Böylesine büyük bir yapnn organizasyonun yaplmas da do $ al olarak gereklidir. Kent planlamas ile amaçlanan, kentin artan nüfusunun ve yerle " im alanlarnn kontrol altnda tutularak kentteki ya " am kalitesinin yükseltilmesi hede flenmektedir. Kent planlamas hukuki - yasal düzenlemelerle mevzuatlara uygun olarak kent ölçe $ inde planlama yaplmasdr. Kentle " me kavram ile farkl anlamlar olan kentlile " me ve " ehircilik kavramlarn birbirine kar " trmamak gerekir. Bu kavramlar " öyl e tanmlayabiliriz. K entlile " me, her " eyden önce bir toplumsal de $ i " me süreci, bir uyum ili " kisi olmakla birlikte, ayn zamanda bir fiziksel yerle " me sürecidir. Daha yerinde bir deyi " le kentlile " menin toplumsal içeri $ i en somut kar "l $n yerle " me süreci nde bulmu " tur. Kentlile " me, a " amasnda beliren farkl yerle " me evreleri, ayn zamanda kentle bütünle " me sürecinde çe " itli geli " me a " amalarn simgelemektedir. Ksaca kentlile " me; kente göçle birlikte ba " layan nüfus dinami $ inin kentin belirli bir kesiminde kararllk kazanmasna kada r süregelen a " amadr(Kele " , 2000, s.19). ! ehircilik ise en ksa ve öz tanm ile; insanlarn refah ve mutlulu $ u için çal " an, ülke ve bölge planlamas ile ilgili olarak fiziksel, ekonomik, sosyal, teknik, tarihsel, mali, hukuki ve estetik ko " ullar arasnda en uygun düzeni arayan bir u $ ra " alan, bir bilim (kentbilim) daldr ( Sencer, 1979, s.2; Özde " , 1972, s.10) . " ehir Planlamas üzerine daha detayl bilgileri www.planlama.org adresinden ara # trarak ö $ renebilirsiniz. Tarih boyunca kentlerin düzenlmesi konusunda çe " itli yöntem ve dü " ünceler üretilmi " tir. Kent planlamasnda inceleyece $ imiz temelde iki yakla "m mevcuttur. Bunlardan birincisi klasik yakla "mlardr. Bir di $ eri ise modern yakla "mlardr. " ehir Planlamas ??? ??? 48 Ş ehir Planlamasna Klasik Yakla şmlar Eski ça ğ larda tarmsal üretime geçi ş le birlikte örgütlü ya ş am biçimi de geli ş ti. Yaplarn mimarisi kerpiç ve pi ş mi ş tu ğ la kullanlmasyla beraber farklla ş maya ba ş lad. Tarihte bilinen ilk yerle ş meler topra ğ a ba ğ l üretim biçiminin ba ş lad ğ Cilal Ta ş Devri'nin (M.Ö. 8000 - 5500) sonlarna do ğ rudur. Kent niteli ğ i ta şd ğ bilinen en eski yerle ş meler Mezopotamya’daki Uruk ve Eridu gibi kentlerdir. Daha sonra M.Ö. 2000 yllarnda Msr'da kurulan kentler ve ardndan Eski Yunanistan’da kurulan Girit ve Makedonya’daki ky kentleri sahip olduklar siyasi alt yaplar ve yerle ş im mimarisi sebeb iyle kentle ş menin ilk örneklerinden saylabilirler. Arkeolojik kazlar sonucunda İ lk ça ğ kentlerinde sokak olu ş umu, avlulu yaplar, bahçe planlamas, kamusal alan olarak pazaryerleri ve dini yaplar tespit edilmi ş ve gerçek anlamda bir ş ehirle ş meden sözedilmektedir. Resim 3.1 : Amsterdam 1649 , Kaynak : (Wikipedia, eri ş im Ş ubat 2012) Fakat kent planlamasna klasik yakla şmlar ba ş l ğ altnda incelenmesi gereken dönem 15. yüzyldan itibaren ba ş layp 20. yüzyla kadar olan süre tanmlanabilir. 15.yüzyl ve 16. yüzyl arasndaki dönem Rönesans Ça ğ’dr. Bu ça ğ bilim ve sanat ça ğdr. Klasik dönem eserlerinin incelenip sorguland ğ, sistematize edildi ğ i bir dönemdir. Mimaride oran ve boyutlar irdeleniyor. Bu bak ş açs kent mimarl ğna da yansyo r. Sanayi kentinin ve modern kavramlarn kökleri bu dönemlerdeki dönü ş ümlerde yatyor. Resim 3.2 : Piazza del Popolo - 00187 Roma Campo Marzio (Area 1) Kaynak: ( http://www.roma -o-m atic.com/monumenti_en.php3?cod_ric=24 , eri ş im Ş ubat 2012. ) ??? ??? 49 Rönesans döneminde kentlerin biçimleni ş inde temel alnan unsurlar; ? Kentteki açk alanlar ve meydanlar ? Kent merkezinde kamu binalarnn yer almas ? Düzgün yol akslarnn sa ğ lanmas ? Izgara Sistem ? Kent Surlar Resim 3.3 : Place Royal (Place des Vosges)Paris Kaynak: ( Voyagesmillebornes.com/post/2009/07/13/Paris - La- place- des- Vosges, eri ş im Ş ubat 2012 ). Bu sistemde uygulananlarn en dikkat çekeni ise; Ortaça ğ dokusundaki organik yollar düzenlenerek y ol düzenlemesinin yaplmas ve kent içinde koordine edilmesidir. Rönesans döneminde tasarlanan fikirler ancak Barok dönemde uygulamaya geçilmi ş tir. Kentlerin ilk kez 3.boyutta dü ş ünülmesi ve bunun yannda biçimsel kaygnn artmas yine bu dönemde yaplan k ent planlamasnn omurgasn olu ş turmaktadr. Bu noktada , kentin formalist y akla şmla tasarlanmas ya ş am ka litesinde olumlu bir de ğ i ş ikli ğ e yol açmamakla beraber ya ş am kalitesi göz ard edilmi ş tir. Rönesans dönemi kent planlamasnn özelliklerini tart şnz. Ş ehir Planlamasna Modern Yakla şmlar 18. yüzylda Avrupa’da geli ş en S anayi Devrimi ile kentler teknolojiy le paralel olarak büyümeye ba ş ladlar. İ vm e kazanarak büyüyen bu ş ehirler de geli ş me merkezden çeperlere yaylarak oluyordu. Bu biçim , önce sinde Rönesans, Roma ve Eski Yunan kentlerinde de uygulanm ş t. Merkezden çepere yaylarak olu ş an bu kentlere ‘’örümcek a ğ’’ planl kentler denilmektedir. ABD'de Washington, Almany a Federal Cumhuriyeti'nde Karls ruhe, Avustralya'da Canberra ve Brezilya'da Brasilia kenti bu tip planlamaya örnektir. Kent yerle ş iminde zengin insanlar daha geni ş caddelerin, bulvarlarn ve parklarn oldu ğ u merkezdeki alana yerle ş irken maddi açdan daha zayf olanlar ya da kente göç edenler kentin merkezinden uzak bölgelere yerle ş mi ş lerdir. Kentin çevresindeki yerle ş imler de ksmen konut sorunlar çözülse de sosyal ve fiziki alt yaplarn yetersizli ğ i sonucunda zayf kalan bu alanlarda gecekondula ş ma ba ş lam ş tr. ! ! 50 Resim 3.4 : Conceptual Master Plan for the Central Spine and CBD, 6th of October City, Cairo, Egypt, 2009 – 2011 Kaynak: ( http://www.as- p.de/projects/urban - planning/203709 - conceptual - master - plan - for- the - central - spine- and- cbd- 6th - of - october - city.html , eri ! im , " ubat 2012) Özetle , Firidin’in de belirtti $ i üzere ( Fridin, 2004/2, s.44 - 45 ); Planl kalknma modellerinin üretildi $ i dönem olarak 1900’lerin ortalar, uzun vadeli ve geni " k apsaml planlama anlay "nn hakim oldu $ u bir süreçti. 2. Dünya Sava " sonrasndan 1980’lere kadar süren bu dönemde, modernite ve ulus devlete güven ile kent planlama, ekonomik kalknma ve sosyal ilerlemenin sa $ lanmas için istenen / gerekli görülen bir araç olarak kabul edilmekteydi. Geni " kapsaml planlama yakla "m, plancnn kentin tüm mekansal ve sosyal sorunlarn çözebilecek rasyonel seç me yetisine sahip olabilece $ i ve gelece $ i do $ ru tahmin ederek sorunlar önleyebilece $ i görü " üne dayanmaktadr. Bu görü " , 2. Dünya Sava " sonrasnda modernizmin ele " tirilmeye ba " lanmas ile ypranma sürecine girmi " tir. Hzla de $ i " en ko " ullara ve bu ko " ullarn üretti $ i sorunlara paralel olarak i " göremeyen planlamann me " ruiyeti sorgulanmaya ba " lam " tr. Kent planlamasnda modern yakla #mlarnn çk # sebeplerini tart #nz. " EH ! R PLANLAMASININ EVRELE R ! Çal " mann yöntemi kent planlamas ile ilgili veri toplanp, literatür taranmas, planlama sürecinde kar "la "lan sorunlarn tespit edilmesi ve çözümünü içermelidir. Planlamada bilgi toplamann ardndan plann belirli bir sistematik çerçeve içerisinde formüle edilmesi gerekmektedir. Son a " ama olarak da hazrlanan plann uygulanmas ve denetiminin yaplmasdr . Ancak böyle bir sistematikle çal "ld $nda sonuç verim ili " kisi do $ ru orantl olabilir. Bilgi Toplama Evresi Kentle " me hareketleri ekonomik, teknolojik, siyasal ve psiko - sosyal etkiler altnda olu " ur. Gerçekte, bu dört kümede toplanan kentle " me etmenlerini birbirinden kesinlikle ayrmak olana $ yoktur. Her biri di $ erinden etkilenen, birbirlerinin içinde olan etmenlerdir (Kele " , 2000 , s.22 ). Klasik yöntemle yaplan geleneksel veri toplama i " i maliyet, zaman ve insan gerektiren bir yapdr. Bu da günümüz teknolojisine uygun de $ ildir . Planlamada veri toplama için KBS sistemi geli " tirilmi " tir. KBS’nin açlm Kent Bilgi Sistemidir. 1960 l yllarda ba " layan bilgi edinme sistemleri planlama sistemine de kaçnlmaz olarak entegre edilmi " tir. KBS sistemi ile ara " trmalara altlk olu " turac ak veri taban taramas daha kolay ve ksa zamanda yaplabilmektedir. ??? ??? 51 Ancak bunun yaplabilmesi için ş ehrin m evcut durumu tamamiyle bilinmesi ; planlamann ba ş arl olabilmesi için de ş ehrin problemlerinin do ğ ru tespit edilmesi gerekir. Kele ş ’ e göre; kent planlamas için yaplan ara ş trmalar, kentin bölgesi ve ülke içindeki co ğ rafi durumunu, iklimini, jeolojik yapsn, toprak kaynaklarn, tarihsel geli ş imini, eski yaptlarn, yürürlükteki kent plann, kent nüfus yapsn, istihdam, gelir ve geli ş me özel liklerini, e ğ itim, sa ğ lk, ye ş il alan, kültür, e ğ lence, turizm kurulu ş lar gibi toplumsal donanm ile, elektrik, su, havagaz ve kanalizasyon gibi teknik donanmn, ula şm ve ileti ş im durumunu, belediye bütçesi, toprak iyeli ğ i ve de ğ erlerine ili ş kin paras al bilgileri sürekli olarak saptamak, de ğ i ş iklikleri izlemek, eksiklerini tamamlamak, bu aland a ki geli ş melere uyarak, ileti ş im sistemleri, bilgi bankala r, kurmak zorundadrlar(Kele ş , 2000, s.115). Aynu zamanda, bilgisayardan artan oranda yararlanma ve öte ki teknolojik geli ş meler, planclara, bu alanda geni ş ufuklar açmaktadr. Özetle kent planlamaya yönelik veri toplama safhas; kentin fiziki durumunu, fonksiyonel kullanmn, kentte ya ş ayanlarn soyolojik ve ekonomik verilerinin elde edilmesini yani kentin bütün anlamdtannmasn sa ğ layarak kente idari, sosyal ve mekansal anlamda geli ş im sa ğ layacak ilk a ş amay olu ş turur. Yomralo ğ lu v e ri toplama evresinde elde edilen bilgilerin sahip olmas gereken nitelikleri ş u ş ekilde sralam ş tr (Yomralo ğ lu, 2005): ? St andart olmas ? Tek olmas ? Do ğ ru olmas ? Güncel olmas ? Konumsal hassasiyete sahip olmas Plann Formüle Edilmesi Hali “ Plan yapma süreci; kentsel - krsal arazi kullanmlarnn yer seçimi, yo ğ unluk, yapla ş ma v.b. kararlarn belirlenmesi, geli ş me ve koruma dengesinin kurulmas v.b. ve uygulamaya ili ş kin esaslarn belirlenmesini kapsam aktadr.’’ (Meslekte Uzmanlk Ayrm Komisyonu 1995). Plann formüle edilme sürecinde veri toplama a ş amasndan kopmadan geri dönü ş ler yaparak, tüm olaslklar göz önünde bulundur arak en do ğ ru planlama yaplr. Uygulamadan önceki son a ş amadr. Plann Uygulanmas ve Denetimi A ş amas Verilerin toplanmas, planlama stratejisnin belirlenmesinden sonra son a ş ama olarak plann uygulamaya konulmas gerekir. Verilerin analizinden sonra sentez a ş amasna geçilerek sonuç ürüne ula şlr. Plann uygulanmasnda önce tasarnn gerçekli ğ i belirlenir yani uygulanabilir olmasna baklr . Uygulama evresinde hem uygulama hem de denetim bir arada yaplr. Ksacas KBS’nin ürün a ş amas diyebiliriz. TÜRK İ YE’DE Ş EH İ R PLANLAMASI Tarihi Geli ş imi Bir kentin biçimleni ş i hiç planlama olmadan da do ğ al ak şnda yönlendirilebilir. Yap do ğ al ak şnda kendine bir düzen kurabilir fakat buna planlama denmez. Planlama olabilmesi için bir takm ön ko ş ullara ihtiya ç duyulmaktadr. Birincil ko ş ul haritadr. Bu haritann hazralnams da modern tekniklerle bilimsel yöntemlerle olmaldr. Ayrca verilerin de ğ erlendirilmesi için de kurumsal yapya ihtiyaç vardr. Tüm bu sebeplerden dolay Türkiye’de ki gerçek anlamda ilk planlamay Von Moltke İ stanbul’un kent haritasn kullanarak 1836 - 1839 yllar arasnda yapm ş tr. Ardndan 1839 da Von Vincke Ankara’nn ilk haritasn yapm ş tr. Bu haritalar ülkemizdeki modern planlamann ilk örnekleridir. ! ! 52 Planlamann i lk imar mevzuat 1848 tarihli “ Ebniye Nizamnamesi’’ dir. Daha sonra bu Nizamname 1882 tarihli ‘’Ebniye Kanunu’’ tarafndan yürürlükten kaldrlm " tr. Ebniye Kanunu, Osmanl # mparatorlu $ u’nun ilk imar kanunu olup, belediyelerin imar faaliyetleriyle ilgili düzenlemelere yer vermi " tir. Türkiye’nin " ehir Planlama tarihi üzerine daha ayrntl bilgiyi ! lhan Tekeli’nin “Modernizm, Modernite ve Türkiye’nin Kent Planlama Tarihi” adl kitabn (Tarih Vakf Yaynlar, 2009) okuyarak elde edebilirsiniz. Osmanl # mparatorlu $ u’nda, özellikle istanbul’un imar i " iyle u $ ra " mak için ‘’ ! ehremaneti’’, ‘’ # ntizam - ! ehir Komisyonu’’, ‘’Islahat - Turuk komisyonu’’ gibi çe " itli komisyonlar kurulmu " tur. Cumhuriyet’in ilan edildi $ i dönemlerde kent planlamasyla ilgili geli " meler, sava " zaman y angnlar sonucunda zarar gören yerle " imlerin yeniden planlanmas ve yollarn geni " letilmesini esas alan istikamet planlarnn yaplmasn zorunlu klan kanun hazrlatlm " fakat yürürlü $ e girmemi " tir. Plansz dönem olarak adlandrlan 1928 - 1956 döneminde, bütün belediyelerin, imar faaliyetlerini yönlendirmek için imar planlarn yapmak durumunda kaldklar dönemdir. 28 Mays 1928 tarih ve 1351 Kanunla ‘’Ankara ! ehri # mar Müdürlü $ ü’’ kurulmu " tur. 18 Haziran 1933 tarihinde çkartlan kanunla belediyeler 50 y llk " ehir planlarn yapmak zorunda kalm " tr. B u süreden itibaren 1956 ylna kadar kent planlamasna yön verilmi " tir. Cumhuriyet sonras kent planlamas yakla #mn tart #nz ! mar Kanuna Göre " ehir Planlamas Türkiye’ de plansz kentle " me sürecin in yo $ unla " t $ ba " ta Ankara , # stanbul ve # zmir olmak üzer e büyük metropoller olu " mu " tur. Görmez’in tanmlamasyla; “ 1940’lardan sonra krdan kente göçün hzlanmas ve Türk kentlerinin göçe hazrlksz yakalanmas, büyük kentleri birer sorun yuma $ haline dön ü " türmü " tür. Bu durumda bir çok faktör etmenken planlama ve imar uygulamalarnn paynn büyük oldu $ u gözlemlenmektedir.’’ (Görmez, 2001, s.135) Kent planlamasnn temel yasal dayanaklarndan biri imar mevzuatdr. Türkiye’de imar mevzuat oldukça kar "ktr. # mara ili " kin faaliyetler imar d "ndaki pek çok yasal düzenlemede de ele alnd $ için kar "kl $ n boyutlar giderek artmaktadr(Görmez, 2001, s.135). Ülke ve bölge planlar açsndan dü " ünüldü $ ünde daha karma "k bir durumla kar " kar "ya kalnmaktadr. Kent imar planlarnn öncelikle bölge planlarna ve ardndan ülke planlarna uyumlu olmas zorunlulu $ udur. Fiziksel planlama kararlar hem yerel olarak hem de merkezi hükümet düzeyinde, Kültür ve Turizm Bakanl $, Çevre ve ! ehircilik Bakanl $, Büyük " ehir Belediyesi, Valilik ve di $ er belediyelerce onanabilmektedir. Görüldü $ ü üzere planlama yet kisi farkl kurumlar arasnda da $tlm " tr. ! mar Planlarnn Amac # mar, Arapça “umran” dan türetilmi " olup , " enlendirme, bayndr hale getirme anlamna g elmektedir(Ya " ar, 2008, s.7). Kavram bug ün ayn anlam içermekle birlik te daha geni " olarak, nizam, düzenlilik (planlam a) kavramn da kapsamaktadr. # mar, soyut bir kavram olup, mevcut bir kamusal ya da özel araziyi yine soyut çizgilerle (plan) kurmaca bi r gelece $ e yönelik olarak düzenleme, kararla " trma yolunda bir araçtr . Günümüzde kent planlamas mevzuat çok sayda kurum ve kurulu " un yetki alanlarna girmekte ise de bu alanda temel yasa 3194 sayl # mar Kanunudur. Bu yasa ve ilgili yönetmeliklerinde, fiziki plan kademelenmesi ile bu planlarn yapm ve onaylanmasna ili " kin yetki ve yükümlülükler belirlenmi " tir(Ersoy, 2006, s.217) . ??? ??? 53 İ mar Kanunu’nun “ İ mar Planlar İ le İ lgili Esaslar Planlama Kademeleri” ba ş lk l 6. maddesinde de “Planlar, kapsadklar alan ve amaçlar açsndan; “Bölge Planlar” imar planlar ise, “Nâzm İ mar Planlar” ve “Uygulama İ mar Plan lar” olarak hazrlanr” hükmü getirilmi ş tir. Di ğ er bir deyi ş le, mekânsal planlar, a ş a ğdaki kavramlar açkça kullanlmamakla birlikte, iki ana kad emede tanm lanm ş tr: Üst Ölçekli Planlar (Bölge Plan) ve Alt Ölçekli Planlar ( İ mar Planla r). İ mar Planlar da kendi içinde Nazm ve Uygulama İ mar planlar olarak ikiye ayrlmaktadr. Yasann, “Tanmlar” ba ş lkl 5. maddesinde yer alan bir ba ş ka plan t ürü ise Çevre Düzeni Plandr. Bu plan türü gerek tanmda verilen içerik gerek se “imar planlar” tanm içinde yer almad ğ için, yine üst ölçekli bir plan türü olarak görülmelidir. Özetle, İ mar Kanunu’nun ilgili maddeleri birlikte de ğ erlen dirildi ğ inde, sistematik bir biçimde tanmlanmamasna kar şn 3 ana plan kademe sinden söz edilebilir: Bunlar; 1) Bölge Planlar, 2) Çevre Düzeni Planlar ve 3) İ mar Planlardr. İ mar planlarndaki temel amaç; mücavir alan snrlar içindeki yerle ş me yerleri ile yapla ş m alarn imar planlar ve ilgili mevzuat hükümleri ile sosyal ve teknik altyap, fen, sa ğ lk ve sürdürülebilir çevre ş artlarna uygun te ş ekkülünü sa ğ lamaktr. Ancak imar planlarnda, parselasyon durumlar ve bina kitleleri bilhassa bu amaçla etüd edilerek öl çüleri verilmedi ğ i takdirde; sadece ayrk veya biti ş ik bina yaplaca ğn, ön bahçe veya ön bahçesiz nizamn kabul olunaca ğn, binalarn tertip ş eklini ve yüz alacaklar cepheyi tespit amacyla ş ematik olarak gösterildi ğ inden, bunlara ait ifadeler imar pla nlarnn kaytlarndan saylmazlar. Yasalarda belirt il en kanun hükmüne göre imar plannn amac; “ Bu Kanun, yerle ş me yerleri ile bu yerlerdeki yapla ş malarn; plan, fen, sa ğ lk ve çevre ş artlarna uygun te ş ekkülünü sa ğ lamak amacyla düzenlenmi ş tir.’’ ş eklinde açkça belirtilmi ş tir.( Kanun Numaras : 3194, Kabul Tarihi: 3/5/1985, Yaymland ğ R. Gazete: Tarih : 9/5/1985 Say : 18749, Yaymland ğ Düstur: Tertip : 5 Cilt : 24 Sayfa : 378 - B İ R İ NC İ BÖLÜM,Genel Hükümler) Uygulama İ mar Plan; tasdikli h alihazr haritalar üzerine varsa kadastral durumu i ş lenmi ş olarak nazm imar plan esaslarna göre çizilen ve çe ş itli bölgelerin yap adalarn, bunlarn yo ğ unluk ve düzenini, yollar ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarna esas olacaktr. (B u Kanunda, 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayl İ l Özel İ daresi Kanunu hükümlerine aykrlk bulunmas durumunda, 5302 sayl Kanun hükümlerinin uygulanaca ğ, söz konusu Kanunun 70 inci maddesi ile hüküm altna alnm ş tr.) İ mar Planlarnn Yaplmas ve Yürürlü ğ e Girmesi Kentlerin, özellikle de b üyük ş ehirlerin, sürekli göç alr hale gelmesi, ş ehir merkezlerinin kalabalkla ş mas ancak ayn oranda yerle ş im alanlarnn artrlamamas, kent nüfusunun yerle ş im tercihlerinin kontrol altna alnmasn ve denetlenebilir olmasn zorunlu hale getirmi ş tir. Planl ve öngörülebilir bir yapla ş mann sa ğ lanmas, kent yerle ş im alanlarnn kontrol edilebilir, denetlenebilir, yönlendirilebilir bir yapya kavu ş turulmas, estetik bir mimarinin ya ş ama geçirilmesi ve imar uygu - lamalaryla birlikte çevresel sorunlarn ya ş anmamas için toprak kullanm kararlarnn belirli bir plana - düzene ba ğ lanmas ve bu plan kararlarnn da hukuksal bir t emele dayanmas gerekmektedir( Tazegül, 2010, s.165). İ mar planlamas, bir kentin yerle ş im ş ekli, alan ve toprak yaps gibi fiziksel ve co ğ rafi; nüfus, geçim kayna ğ, ula şm, barnma, gibi toplumsal ve ekonomik özelliklerinin kenti çevreleyen tüm ş artlarla birlikte belirlenerek, bunlarn gelecekteki yönelimlerine ili ş kin tahminlerde bulunma ve kentsel hizmetleri bu tahminlere göre gerçekle ş tir me eylemi olarak tanmlanabilir ( Kalabalk, 2002, s .33 ). 3194 sayl İ mar Kanununun 7. maddesinin B fkrasnda nüfusu 10.000 ? i a ş an yerle ş im birimlerinin imar planlarnn yaplmasnn mecburi oldu ğ u ifade edilmi ş tir. Bu ifadeye göre bir yerle ş im biriminin son nüfus saymndaki güncel nüfusunun 10.000 ? i a ş mas halinde burada imar plannn yaplmas artk ihtiyari bir durum olmaktan çkarak bir zorunluluk halini alacaktr. Ancak Kanunun ifadesinden de anla şlaca ğ üzere nüfus oran 10.000 ? in altnda bulunan yerle ş im birimlerinde imar plannn yaplmas bir zorunluluk arz etmemektedir. Bu durumda imar plan bulunmayan yerle ş im birimlerinde Plansz Alanlar Tip Yönetmeli ğ i uygulama alan bulacaktr. Bireyl erin mülkiyetinde bulunan arazi ve arsalarn hukuki durumlarnn ve niteliklerinin belirlenmesi, konut, ticaret, sanayi bölgesi gibi arazi kullanm ??? ??? 54 kararlarnn alnmas, yollarn, sosyal donat alanlarnn tespit edilmesi, yap adalarnn, parselasyon planlarnn, kat says ve yap ş artlar gibi imar ilgilendiren birçok hususun belirli bir kurallar bü tününe ba ğ lanlarak, ilan edilmesi ve hukuki bir de ğ er kazandrlmas açsndan imar planlar önemli fonksiyon gören uygulamalard r. Bu an lamda imar planlam asnn amac, belediye ve mücavir alanlar ile bu alanlar d şnda kamu ve toplum yararn gerçekle ş tirecek hukuki çerçevenin olu ş turulmasdr. Dolaysyla imar mevzuatn her türlü toprak kullanmn hukuk kurallarna ba ğ layan, planlarn uygulanmasndan önc e bilinmesi gereken hukuki veriler olarak tanmlamak mümkündür. İ mar planlamas kamu yarar amacyla yapld ğ için, kamu düzenini ve yararn koruyan kanunlarla yerle ş im birimlerinin fiziksel mekânlarnn ş ekillenmesi amaçlanr(Kalabalk, 2002, s.37 - 38.) . İ mar Planlarnda De ğ i ş iklik Yaplmas Planlarda de ğ i ş iklik yaplmas ana kural olmayp, ihtiyaçlar dolaysyla ortaya çkan hallerde zorunlu olarak ba ş vurulmas gereken son çare olmaldr. Bu planlarn uygulamaya ili ş kin imar kararlarn içerdikleri ve y erle ş im birimlerinin kolay de ğ i G tirilmesi mümkün olmayan mimari yapsn düzenledikleri dü ş ünüldü ğ ünde, imar planlar, kamu yarar içeren bir zorunluluk olmad ğ sürece, her an ba ş vurulabilir, bireysel amaçlarla kolay de ğ i ş tirilen bir düzenleme olarak dü ş ünülmemeli, ancak zorunluluk halinde ve kamu yararnn gerekli kld ğ durumlarda bu de ğ i ş ikli ğ e gidilmelidir. İ mar planlarn idarenin her hangi bir i ş lemi olarak dü ş ünüp, idarenin i ş lemleri üzerindeki yetkisinden hareketle, bu i ş lemleri kolaylkla de ğ i ş ti rip ya da kaldrp, yerine her zaman yenisini tesis edebilece ğ ini dü ş ünmek, imar planlarnn kendine has düzenleme sahas için bir istik - rarszlk do ğ uraca ğ ve uygulamas sorunlu baz kararlarn alnmasna neden olaca ğn unutmamak gerekir. Çünkü imar planlar hukuki birer düzenleyici i ş lem olmalar yannda ayn zamanda teknik öz ellikler de içeren i ş lemlerdir( Tazegül, 2010, s.177- 178). İ mar Kanununun 8. maddesinde de; onaylanm ş planlarda yaplacak de ğ i ş iklikler de yukardaki usule tabidir hükmüne yer verilerek, plan yapmnda uygulanan usullerin, bu planlarn de ğ i ş tirilmelerine ili ş kin süreçte de uygulanaca ğ kurala ba ğ lanm ş tr. O halde idare hukukunun egemen ilkelerinden olan, usulde paralellik ilkesi gere ğ i imar plan hangi usul izlenerek, hangi makam tarafndan yaplm ş ise planlardaki de ğ i ş ikli ğ in de ayn ş ekilde yaplmas gerekir. Plan yapm ve de ğ i ş ikliklerine yönelik temel ilkeler ile uyulmas gereken usul ve esaslar 3194 sayl İ mar Kanununda ayrntya girilmeden belirtilmi ş tir. Buna kar şn, imar plan de ğ i ş ikliklerine ili ş kin uyulmas gereken planlama ilkeleri, usul ve esaslar Plan Yapmna Ait Esaslara Dair Yönetmelik’de ayrntl olarak düzenlenmi ş tir. Buna göre Yönetmelikte imar plan de ğ i ş ikli ğ i; plan ana kararlarn, süreklili ğ ini, bütünlü ğ ün ü, teknik ve sosyal donat dengesini bozmayacak nitelikte, bilimsel, nesnel ve teknik gerekçelere dayanan, kamu yararnn zorunlu klmas halinde yaplan plan düzenlemeleridir, ş eklinde tanmlanm ş tr. Yönetmeli ğ in bu tanmndan, plan de ğ i ş ikli ğ inin yeni bir plan anlamna gelmeyecek, yürürlükteki plan ana kurallarn, süreklili ğ ini, bütünlü ğ ünü, teknik ve sosyal donat dengesini bozmayacak nitelikte ve fakat kamu yararnn zorunlu kld ğ yeni unsurlar mevcut plana ekleyecek de ğ i ş ik likler olarak anlamak m ümkündür(Ya ş ar, 2008, s.167). Ayrca, Plan Yapmna Ait Esaslara Dair Yönetmeli ğ in imar plan de ğ i ş iklikleri nde uyulmas gereken esaslar ba ş lkl 27. maddesinde plan de ğ i ş ikliklerinde dikkat edilmesi gereken hususlar belirtilmi ş tir. Buna göre; imar planlarnda bulunan sosyal ve teknik alt yap alanlarnn kaldrlmas küçültülmesi veya yerinin de ğ i ş tirilmesine dair plan de ğ i ş iklikleri zorunluluk olmadkça yaplmaz. ??? ??? 55 Özet Ş ehir planlamas K ent; sürekli toplumsal geli ş me içinde b ulunan ve toplumun, yerle ş me, barnma, gidi ş - geli ş , çal ş ma, dinlenme, e ğ lenme gibi gereksinimlerinin kar şland ğ, pek az kimsenin tarmsal u ğ ra şlarda bulundu ğ u, köylere bakarak nüfus yönünden daha yo ğ un olan ve küçük kom ş uluk birimlerinden olu ş an yerle ş im birimleridir . Böylesine büyük bir yapnn organizasyonun yaplmas da do ğ al olarak gereklidir. Kent planlamas ile amaçlanan, kentin artan nüfusunun ve yerle ş im alanlarnn kontrol altnda tutularak kentteki ya ş am kalitesinin yükseltilmesi hedeflenmektedir. Kent planlamas hukuki - yasal düzenlemelerle mevzuatlara uygun olarak kent ölçe ğ inde planlama yaplmasdr . Ş ehir planlamasnn evreleri ? Bilgi toplama evresi: K entin fiziki durumunu, fonksiyonel kullanmn, kentte ya ş ayanlarn soyolojik ve ekonomik ve rilerinin elde edilmesini yani kentin bütün anlamdtannmasn sa ğ layarak kente idari, sosyal ve mekansal anlamda geli ş im sa ğ layacak ilk a ş amay olu ş turur. ? Plann formüle edilmesi hali: Plann formüle edilme sürecinde veri toplama a ş amasndan kopmadan geri dönü ş ler yaparak, tüm olaslklar göz önünde bulundurarak en do ğ ru planlama yaplr. Uygulamadan önceki son a ş amadr. ? Plann u ygulanmas ve denetimi a ş amas: Verilerin toplanmas, planlama stratejisnin belirlenmesinden sonra son a ş ama olarak plann uygulamaya konulmas gerekir. Verilerin analizinden sonra sentez a ş amasna geçilerek sonuç ürüne ula şlr. Plann uygulanmasnda önce tasarnn gerçekli ğ i belirlenir yani uygulanabilir olmasna baklr. Uygulama evresinde hem uygulama hem de denetim bir ar ada yaplr . Türkiye’de ş ehir planlamas Türkiye’deki gerçek anlamda ilk planlamay Von Moltke İ stanbul’un kent haritasn kullanarak 1836 - 1839 yllar arasnda yapm ş tr. Ardndan 1839 da Von Vincke Ankara’nn ilk haritasn yapm ş tr. Bu haritalar ü lkemizdeki modern planlamann ilk örnekleridir. Planlamann ilk imar mevzuat 1848 tarihli “Ebniye Nizamnamesi’’ dir. Daha sonra bu Nizamname 1882 tarihli ‘’Ebniye Kanunu’’ tarafndan yürürlükten kaldrlm ş tr. Ebniye Kanunu, Osmanl İ mparatorlu ğ u’nun ilk imar kanunu olup, belediyelerin imar faaliyetleriyle ilgili düzenlemelere yer vermi ş tir. Günümüzde kent planlamas mevzuat çok sayda kurum ve kurulu ş un yetki alanlarna girmekte ise de bu alanda temel yasa 3194 sayl İ mar Kanunu ’ dur. Bu yasa ve ilgili yönetmeliklerinde, fiziki plan kademelenmesi ile bu planlarn yapm ve onaylanmasna ili ş kin yetki ve yükümlülükler belirlenmi ş tir . ??? ??? 56 Kendimizi Snayalm 1. Merke zden çepere yaylarak olu ş an kentlerin planna ne denilmektedir? a. Kovan b. Örümcek a ğ c. Merkezi d. Çember e. Ş erit 2. A ş a ğdakilerden hangisi ve ri toplama evresinde elde edilen bilgilerin sahip olmas gereken niteliklerden de ğ ildir? a. Standart olmas b. Tek olmas c. Do ğ ru olmas d. Güncel olmas e. Sorgulanabilir olmas 3. Türkiye’deki gerçek anlamda ilk planlamay kim yapm ş tr? a. Von Moltke b. Turgut Cansever c. Wolf Prix d. Richard Meier e. Vedat Dalokay 4. Türkiye’de hangi yllar aras p lansz dönem olarak adlandrlm ş tr? a. 1923 - 1953 b. 1928 - 1951 c. 1928 - 1956 d. 1931 - 1961 e. 1938 - 1951 5. Günümüzde kent planlamas mevzuat çok sayda kurum ve kurulu ş un yetki alanlarna girmekte ise de bu alanda temel yasa hangidir? a. 3094 sayl İ mar Kanunu b. 1194 sayl İ mar Kanunu c. 2194 sayl İ mar Kanunu d. 3194 sayl İ mar Kanunu e. 4194 sayl İ mar Kanunu 6. Y erle ş me yerleri ile bu yerlerdeki yapla ş malarn; plan, fen, sa ğ lk ve çevre ş artlarna uygun te ş ekkülünü sa ğ lamak amacyla düzenlen en plan türü hangisidir? a. Bölge Planlar b. İ mar Planlar c. Çevre D üzeni Planlar d. Kat Planlar e. Belediye Planlar 7. 3194 sayl İ mar Kanununun 7. maddesinin B fkrasnda nüfusu ne kadar olan yerle ş im birimlerinin imar planlarnn yaplmasnn mecburi oldu ğ u ifade edilmi ş tir ? a. 10.000’i a ş an b. 20.000’i a ş an c. 30.000’i a ş an d. 40.000’i a ş an e. 50.000’i a ş an 8. Tarihte bilinen ilk yerle ş meler yakla şk olarak hangi dönemde ortaya çkm ş tr? a. M.Ö. 11000 - 8000 b. M.Ö. 10000 - 7000 c. M.Ö. 8000 - 5500 d. M.Ö. 5500 - 2500 e. M.Ö. 3000 - 1000 9. Planlamada very to plama için hangi system geli ş tirilmi ş tir? a. ABS b. BBS c. BKS d. BCS e. KBS 10 . A ş a ğdakilerden hangisi Rönesans döneminde kentlerin biçimleni ş inde temel alnan unsurlardan biri de ğ ildir? a. Kentteki açk alanlar ve meydanlar b. Kent merkezinde kamu binalarnn yer almas c. Düzgün yol akslarnn sa ğ lanmas d. Izgara Sistem e. Kanallar ??? ??? 57 Kendimizi Snayalm Yant Anahtar 1. b Yantnz yanl ş ise “ Ş ehir Planlamasna Modern Yakla şmlar ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 2. e Yantnz yanl ş ise “ Bilgi Toplama Evresi ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 3. a Yantnz yanl ş ise “ Türkiye’de Ş ehir Planlamas ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 4. c Yantnz yanl ş ise “ Türkiye’de Ş ehir Planlamas ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 5. d Yantnz yanl ş ise “ İ mar Planlarnn Amac ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 6. b Yantnz yanl ş ise “ Ekonomik Faktörler ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 7. a Yantnz yanl ş ise “ İ mar Planlarnn Yaplmas ve Yürürlü ğ e Girmesi ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 8. c Yantnz yanl ş ise “ Ş ehir Planlamasna Klasik Yakla şmlar ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 9. e Yantnz yanl ş ise “ Bilgi Toplama Evresi ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçirin iz. 10 . e Yantnz yanl ş ise “ Ş ehir Planlamasna Klasik Yakla şmlar ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. Sra Sizde Yant Anahtar Sra Sizde 1 Kentlerin ya ş am alanlarnn birbirleriyle koordinesi sa ğ lanm ş ve planlar 3. Boyutta dü ş ünülmü ş tür. Bu yakla şmlar ça ğnn ilerisinde bir plan anlay şna sahip olduklarn gösterir. Sra Sizde 2 Sanayi Devrimiyle beraber ş ehirler büyümeye ve geli ş meye ba ş lam ş tr. Ş ehirlerin kalabalkla ş mas, teknolojide ilerlemeler ya ş anmas ile beraber ş ehirler insanlar n ihtiyaçlarna kar şlk verememeye ba ş lad. Bu sebeplerle ş ehirlerin modern biçimde planlanmas gerekmi ş tir. Sra Sizde 3 Her ne kadar planlama çal ş malar yaplsa da, ş ehirlerin nüfus olarak büyümesiyle ekonomik ve sosyal geli ş imi ayn paralellikle olama m ş tr. Büyük ş ehirler in , alt yap olu ş turamadan çok hzl bir ş ekilde göç almasndan dolay orantsz bir büyüme ya ş anm ş , bu da, planlama çal ş malarn olumsuz etkilemi ş tir. Yararlanlan Kaynaklar Arslan, R., (1997), Arazi Kullanma Ekonomisi, Yldz Teknik Üniversitesi Basm - Yayn merkezi, İ stanbul. Ersoy, M.,(2006), İ mar Mevzuatmzda Planlama Kademeleri ve Üst Ölçek Planlama Sorunu, Bölgesel Kalknma ve Yöneti ş im Sempozyumu, ODTÜ, Ankara. Firidin, E., (2004), De ğ i ş en Paradigmalar Ekseninde K ent Planlamaya Yeni Yakla şmlar, Planlama Dergisi, TMMOB Ş ehir Planclar Odas, Say: 2004/2, İ stanbul. Görmez, K., (2001), Büyük Kentlerde Kent Planlamas ve Baz Sorunlar, G.Ü. İ . İ .B.F. Dergisi, Ankara. Gürpnar, E., (1993), Kent ve Çevre Sorunlarna Bir Bak ş , Der Yaynlar, İ stanbul. Kalabalk, H., (2002), İ mar Hukuku(Planlama, Arsa, Yap, Koruma), Seçkin Yaynclk, Birinci Bask, Ankara. Kele ş , R., (2000), Kentle ş me Politikas, İ mge Kitabevi, Ankara. Özde ş , G., (1972 ), Ş ehircili ğ e Giri ş ve Toplum Ölçe ğ i, İ TÜ yay., İ stanbul. Sencer, Y., (1979), Türkiye'de Kentle ş me, Kültür Bakanl ğ yay., Ankara. Tazegül, İ ., (2010), İ mar Mevzuatnn Uygulanmas Ve Kent Planlamas Bakmndan Kazanlm ş Haklar Sorunu, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Cilt:1, say:3, Ankara. Ya ş ar, H.N., (2008), İ mar Hukuku, Filiz Kitabevi, İ stanbul. Yomralo ğ lu, T., (2005), Co ğ rafi Bilgi Sistemleri Temel Kavramlar ve Uygulamalar, Karadeniz Teknik Üniversitesi Yay., Trabzon. ??? ??? 58 ??? ??? ??? ??? ??? ??? A maçlarmz ? ? Bu üniteyi tamamladktan sonra; Mesken i tanmlayabilecek, Mesken politikalarn açklayabilecek , Mesken politikalarn tart ş abilecek , bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Mesken Konut Politikalar Kullanc Merkezli Yakla şmlar Sosyal Konut Site Kent Konut T ipleri Eri ş ilebilirlik Deprem Kentsel Geli ş im/ De ğ i ş im/ Dönü ş üm İ çindekiler ? Giri ş ? Konut : Tanm ? Anayasamzda ve İ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinde Konut Hakk ? Konut ve Barnma Ko ş ullar ? Konut Tipleri ve Özellikleri ? Konut Politikalarn Belirlerken Kritik Üç Önemli Nokta: Kullancnn Katlm, Engelli Uyumlu Tasarm Ve Depreme Dayankl Konut Üretimi ? Konutun Sosyal Bir Proje Olarak Geli ş iminde Önemli Tasarmlar ? Ülkemizde Konut Sorunu Ve Politikalar ? Toplu Konut Kan unu ? T.C. Ba ş bakanlk Toplu Konut İ daresi Ba ş kanl ğ ? Dünyada Konut Politikalar 4 ??? ??? ??? 59 G İ R İ Ş Konut, insann barnma ihtiyac var oldu ğ u günden itibaren tart şlan, geli ş tirilen, çe ş itlendirilen, zaman içinde dönü ş türülen boyutlaryla bilinen bir mimari konudur. Bu konu özellikle çevresiyle birlikte ele alnarak, toplum menfaati gözeterek, farkl ya ş am standartlarna göre farkl mekan örgütlenmeleri olan, altyap özelliklerinin de ekonomik ba ğ lamda da önem kazand ğ, sosyal konut uygulamalar da dahil olmak üzere maliyet/ fayda dengesi gözetilen çok kapsaml bir alan olmu ş tur. Bu noktada, standart olmas gereken ihtiyaçlar ile kullanc belirli veya belirsiz olmas durumunda dü ş ünülebilecek istekler ve bunun sonucunda bir tasarm problemi olara k konutun esnekli ğ i herzaman tart şlan bir boyutta süregidecektir. Bu nedenle öncelikle konut bir ürün olarak nedir veya buna yönelik politikalar nelerle ilgilidir ve kimin yönetimindedir gibi konulara açklk getirmek gereklidir. KONUT: TANIM Konut, insanlarn içinde ya ş adklar ev, apartman vb. yer, mesken, ikametgâh olarak tanmlanr (TDK1, Güncel Türkçe Sözlük, http://www.tdk.gov.tr, Eri ş im Ş ubat 2012 ve Hasol, 1979 ) . Hasol’a göre, çekirdek konut, özellikle az geli ş mi ş ülkelerde ya ş ayan dar gelirl i ailelere devlet deste ğ i ile sa ğ lanan ve ilerde aile geli ş tikçe ailenin olanaklar ile yeni odalar eklenen küçük konut, nüve mesken olarak adlandrlr. Sosyal konut ise, yoksul veya dar gelirli ailelerin barnma gereksinimlerini kar şlayabilecek biçimde standartla ş trlm ş en az boyut ve nitelikte, sa ğ l ğ a elveri ş li, ucuz konut, halk konutu olarak Hasol tanmlamaktadr (Hasol, 1979). Sosyal konut politikas, gelir seviyesine, konut standardna (konutun fiziki nitelikleri, hanehalk says, sosyo - ekonomik durumdur) ve devletin korunmasn gerektiren belirli bir sosyal gruba öncelik tanyan, kent, bölge ve kalknma planlar içinde yer alan ilke ve önlemler bütünüdür ( İ sbir, 2005). Mimarlk terimleri içinde ikamet birimi diye de adlandrlan konut yani mesken ayn zamanda Le Courbusier’in konut bloklar içinde kullanlmaktadr. Hasol’a göre (1979), 4 hektarlk alan kaplayp 1600 ki ş iyi barndran konut blo ğ u/konut üniteleri (Fr. Unite d’habitation,), 50 m. Yükseklikte olup do ğ a ortasnda birbirlerine 150m. ar a ile yerle ş tirilirler. Le Courbusier’in önerisine göre, pilotilere oturduklar için altlar ye ş il kalan ve damlar ayrca bir bahçe olarak düzenlenen ikamet birimleri bir araya gelerek şyan kenti meydana getirirler (Hasol, 1979). Bu ikamet birimlerinin en ünlüsü Marsilya’da, 1947 - 52 yllar arasnda yaplm ş tr. Di ğ erleri Nantes - Rezé’de 1952 - 53 yllar arasnda ve Berlin’de 1956 - 58 yllar arasnda in ş aa edilmi ş tir. Bu bloklar içinde hiç d ş arya çkmadan neredeyse tüm ihtiyaçlarn kar şlanabildi ğ i bir bina programna sahiptirler. Örne ğ in, bu konut üniteleri içinde al ş veri ş birimleri, spor ve e ğ itim birimleri, sa ğ lk merkezi bulunmaktadr. Çatlar özellikle teras çat olarak adlandrlan düz yürünebilir çatlardr ki, toplant gibi etkinlikler için ideal dir. Mesken Politikas ??? ??? 60 Resim 4 .1: Unité d'habitation / Konut üniteleri, Berlin Foto ğ raf, Günter Heine, 1989 çal ş mas, http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Dosya:Corbusier_Unite_Berlin.jpg&filetimestamp=20050731143008 , eri ş im ş ubat 2012) Bugün bu tip konut komplekslerine bir blokta toplanm ş olarak de ğ ilde daha çok alana yaylm ş olarak “site” diye adlandrd ğmz ş e kliyle rastlyoruz. Hatta bu siteler bütünüyle özelle ş tirilmi ş , snrlandrlm ş , site giri ş ve çk ş lar özel güvenlik ile sa ğ lanan bir yapdaysa isim olarak İ ngilizce literatürde “gated community denilen kapal özel konut siteleri” alanlarn ifade eder. Bu alanlar gelir seviyesi ortann üstünde bir kesime hitap eder ki ya ş am ş eklinin gelir seviyesine ba ğ l olarak de ğ i ş kenli ğ ini de gösterir. Snrlandrlm ş bu siteler, kentin yapsn etkileyecek bir miktarda dünya çapnda art ş göstermektedir. Bu durum kentin yapsn da etkilemektedir. Güvenlik ve verilen hizmetler nedeniyle bu tür konut yerle ş imlerinin ilerde de art ş gösterece ğ i tahmin etmek zor de ğ ildir. Ancak bu tür yapla ş malar d ş arda kalanlar için fiziksel, ekonomik, kültürel, sosyolojik açlardan bir bariyer yani engel te ş kil etmesi nedeniyle de kentin bütünlü ğ ünü bozdu ğ undan olumsuzdur. Konutu tanmlaynz. Bu ba ğ lamda, ismi konut olan ancak geni ş bir de ğ i ş kenlik gösterebilen yap grubunun ne gibi çerçevelerde de ğ i ş ebildi ğ ini ve bu de ğ i ş imin konut politikalar ad altnda neler oldu ğ unu ilerdeki bölümlerde inceleyece ğ iz. Resim 4.2: Bir özel site/gated community, Ezeiza, Canning, Buenos Aires, Arj a ntin., foto ğ raf, Alex Steffler, 2009, http://en.wikipedia.org/wiki/File:Gated_community_near_Ezeiza.jpg, eri ş im ş ubat 2012) ??? ??? 61 “Konut politikas, bir ülkede konut yapmyla, konut üretimiyle ilgili gerekli olan her türlü düzenlemelere ili ş kin bir kavramdr. Yani d evletin konut üretimiyle ilgili yapaca ğ her türlü düzenlemeler konut politikas kavram içindedir. Yine bunun içinde de ba ş lca öncelikler, kalknma politikalarna, kalknma hedeflerine uygunluk ve bir de bölgesel, ş ehirsel geli ş melere uygunluk açsndan konut politikalar ortaya konmaldr.” (Panel kitab: Demoratikle ş me Sürecinde Konut Politikalar, Y.Sey’den R.Kele ş , s.42). Kele ş ’e göre (1990), ülkemizdeki konut tipi gecekondular ve lüks konutlar olmak üzere ikiye ayrlr. Gecekondular imar ve yap yasalarna aykr olarak yaplm ş dü ş ük ölçümlü, sa ğ lk ko ş ullar elveri ş siz, dar ve kalabalk yaplardr. İ kinci tip konut ise, varlkl ailelerin oturdu ğ u, geni ş , pahal ve lüks konutlardr. Bunlar arasnda kalan konutlara toplumsal yani sosyal konut ad ver ilir. Bayndrlk ve İ skan Bakanl ğ sosyal konutu yoksul veya dar gelirli topluluklarn barnma gereksinimini kar şlayabilecek biçimde standartla ş trlm ş en az boyut ve nitelikte, sa ğ lk ko ş ullarna uygun, sa ğ lam ve ucuz konut olarak tanmlar (Kele ş , 199 0). ANAYASAMIZDA VE İ NSA N HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMES İ NDE KONUT HAKKI T.C. Anayasas’nn 57.maddesine göre ( http://www.tbmm.gov.tr/ develop/owa/ anayasa.maddeler? p3=57 , eri ş im Ş ubat 2012), “B.Konut Hakk: Devlet, ş ehirlerin özelliklerini ve çevre ş artla rn gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacn kar şlayacak tedbirleri alr, ayrca toplu konut te ş ebbüslerini destekler.” olarak konut hakk tanmlanmaktadr. Universal Declaration of Human Rights olarak İ ngilizce literatürde geçen İ nsan Haklar Evrensel Beyannamesi’ne göre (1948, http://www.ihd.org.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=156:insan - haklari - evrensel - beyannames&catid=37 , eri ş im ş ubat 2012), “ 25.madde: Herkesin, kendisinin ve ailesinin sa ğ l ğ ve iyi ya ş amas için ye terli ya ş ama standartlarna hakk vardr; bu hak, beslenme, giyim, konut, tbbi bakm ile gerekli toplumsal hizmetleri ve i ş sizlik, hastalk, sakatlk, dulluk, ya ş llk ya da kendi denetiminin d şndaki ko ş ullardan kaynaklanan ba ş ka geçimini sa ğ layamama du rumlarnda güvenlik hakkn da kapsar.” olarak konut hakkn ilgili madde içinde tanmlar. Anayasamzda konut hakkn tanmlaynz KONUT VE BARINMA KO Ş ULLARI Konut bir barnak olmaktan öte, sosyo - kültürel ba ğ lamlar içinde ele alnmas gereken nitel ve n icel de ğ erler vardr. Konut büyüklü ğ ü, konut maliyetini olu ş turan ve etkileyen faktörlerden yalnzca biridir. Büyüklü ğ ün maliyet üzerindeki etki oran, biçim, malzeme, teknoloji gibi de ğ i ş kenlerin a ğrlklarna ba ğ l olarak de ğ i ş ir (Tokman, 1995). Bir sos yal konut projelendirilmesinde baz kriterlere uygun olmas gereklidir. Konutta barnma ko ş ullar ve yo ğ unlu ğ u önemli bir kriterdir. Kele ş ’e (1990) göre, barnma ko ş ulu konutlarn say ve nitelik yönünden, ailelerin gereksinimlerini kar şlamaya yeterli olup olmadklarn gösteren de ğ erlere denir. Barnma ko ş ullarn belirleyen konut nitelikleri, sa ğ lamlk durumu, teknik özellikleri, oda saylar, kullancsnn özellikleri ve barnma yo ğ unlu ğ u ş eklinde sralanabilir (Geray, 1983). Kullanc ile alan arasndaki minimum oran ifade eder. Barnma yo ğ unlu ğ u, oda ba şna dü ş en ki ş i saysdr. Bu de ğ er konutun niteli ğ ini anlatan bir standart olarak ki ş ilerin ruh ve beden sa ğ l ğ açlarndan bu standardn optimum 1.0 ki ş i/oda olarak belirlenmi ş tir. Yörükan’n ara ş t rmalarna göre, optimum de ğ er 1, kritik de ğ er 2 ve patolojik de ğ er 2,5 ki ş i/oda’dr (Pulat’dan Yörükan, 1965 ). Bu de ğ erlerden kritik ve patolojik de ğ erler sa ğ lksz bir aile ortamna zemin hazrlamaktadr. Barnma yo ğ unlu ğ unu tanmlaynz . Toplumsal k onut politikalarnda uygulanabilecek konut alan ve hane halk kullanc says arasnda bir ili ş ki bulunmaktadr. Dünya sa ğ lk örgütü tarafndan hazrlanan raporda ve Yörükan’n ??? ??? 62 ara ş trmalarnda ki ş i ba şna dü ş mesi gerekli alan14 m2den fazla olmaldr. Bu durumda 4 ki ş ilik bir ailenin beden ve ruh sa ğ l ğ açsndan ya ş ayabilece ğ i konut en az 4 odal ve minimum 56 m2den büyük olmas gereklidir. Konut ölçünleri geni ş ve dar anlamda incelenebilir. Geni ş anlamda, oda says, barnma yo ğ unlu ğ u, konutun sahip oldu ğ u kolaylk ve hizmetler, yap sistemi ve yap gereçleri ile konutun çevresi, toplumsal hizmetlere yaknlk ve kente olan i ş levsel ba ğ lants belirleyicidir. Dar anlamda ise, konut politikasnda kullanlan bir norm olarak, konutun büyüklü ğ ü, nitelikleri, kullanc saysn anlatr (Kele ş , 1990). Sa ğ lkl bir de ğ erlendirmede ve sa ğ lkl bir kent yaps için konut ölçünleri geni ş anlamda incelen meli ve yeni toplu konut alanlar ve politikalar yaratlrken geni ş anlamda ele alnmaldr. Konutun sa ğ lkl bir ya ş am sundu ğ unu, sadece oda says ve metrekare alan ölçünlerine indirgemek gerek teoride gerekse uygulamada do ğ ru olmayacaktr. Ülkemizde konut politikas de ğ i ş ken bir büyüklük ile, 1964de en dü ş ük ölçün 64m2 iken, 1984de bu ölçün 150m2’ye kadar ula ş m ş tr (R.G. 1 Mart 1984, no:18323). Türkiye İ statistik Kurumu D İ E2000 genel nüfus saym (s.241 - 242) sonuçlarna göre ( http://www.tuik.gov.tr/V eriBilgi.do?tb_id=40&ust_id=11 , eri ş im mart 2012), konutun kullanm kolaylklar kapsamnda tuvaleti olmayan, banyosu olmayan, mutfa ğ olmayan ve borulu su ba ğ lants olmayan konutlar bulunmaktadr. Ayn sonuçlara göre (D İ E2000), barnma yo ğ unlu ğ u yani han e halk büyüklü ğ ü ve konutun oda says ili ş kisi açsndan, toplam saylar üzerinden bakld ğnda, 4 ki ş ilik aileler ço ğ unlukta olup ya ş adklar konutun oda says ço ğ unlukla 4(salon dahil) olarak görülmektedir. Konut büyüklü ğ ü ile konutun maliyeti arasndaki ili ş ki de konut politikalarn belirlerken önemli bir durum olarak etki etmektedir. Bina maliyeti, Okan’a (1975) göre, ilk te ş ebbüsten binann yok edilmesi sürecinin sonuna dek geçen sürede belirlenen ve finanse maliyeti, ilk maliyet, in ş aat mal iyeti, i ş letme maliyeti ile bakm maliyeti ba ş lklarnda toplanan parasal de ğ erleri tanmlar. Bina maliyetine seçilen arsann bedeli, mimari ve mühendislik proje bedelleri, deprem faktörü, in ş aat bedeli, malzeme seçiminde kalitesine ba ğ l olarak bakm ve d ayanm bedeli, otopark imkanlar ve bedeli, peyzaj projesi ve uygulamas, ula şm masraflarna ba ğ l bedeller, altyap uygunlu ğ u ve bedeli, standardizasyon, iklim ve kütle biçimi ili ş kisi sebebiyle yaltm gerektirecek yüzey alan büyüklükleri gibi de ğ erlerde bina maliyetini do ğ rudan belirleyen faktörlerdir. Bu nedenle toplu konut için arsa üretiminde bu de ğ erlerle birlikte uygun bir maliyet olu ş turmak üzere analizler yaplmaldr. Tokman’a (1995) göre, konutun kullanc says ile ba ğ lantl olarak alan art ş de ğ i ş ken olarak ele alnp, maliyetine kar şlk fayda yönünden kar şla ş trlm ş ve di ğ er de ğ i ş kenler sabit tutuldu ğ u zaman, sonuç konut büyüklü ğ ü arttkça birim alan maliyeti ters orantl olarak azalr, maliyet art şnda slak hacimlerin gerek büyüklük de ğ i ş imi gerekse saysndaki art ş e ş ik olu ş masnda en önemli etkendir ve alan art ş yüzdesinin maliyet art ş yüzdesine oran dikkate alnarak maliyet fayda ili ş kisi içinde en uygun seçime ula ş mak mümkündür. KONUT T İ PLER İ VE ÖZELL İ KLER İ Maliyetlerine g öre konutlar farkl tiplerde olu ş turulabilir. Özellikle toplu konut uygulamalarnda farkl özellikte ve maliyette olan konutlar bulunmas ile kullancya ekonomik gücüne ba ğ l seçim sunulmu ş olur. Toplu konut kavram olarak dü ş ük maliyetli genelde apartman tipini ça ğ r ş trsa da insan için en sa ğ lkl ya ş am toprak seviyesine olan yaknl ğ ile ili ş kilidir (Mutlu, 1983). Bu nedenle bahçeli evler yani tek aile evi (dört taraf bahçeli, ba ğmsz konut), ikiz evler (üç taraf bahçeli bir taraf yandaki konutla bi ti ş ik) ve sra evler(iki yönde bahçesi ve iki yönde biti ş ik olan, bir sra olu ş turan) bu ba ğ lamda en sa ğ lkl çevrelerin ve ye ş il alan yo ğ unlu ğ unun oldu ğ u konut tiplerini olu ş tururlar. Bu tipler maliyet olarak apartman tipiyle kar şla ş trld ğnda daha mal iyetli olmalarna ve daha büyük arsa gerektirmelerine kar şn maliyet - fayda analizleri yapld ğnda sundu ğ u ya ş am standartlar açsndan en sa ğ lkl grubu olu ş turmaktadrlar. Apartman tipi ise ayn arsann katlanarak yukarya do ğ ru arttrd ğndan altyap ma liyetini en aza indiren konut tiplerini olu ş turmakla beraber daha yo ğ un insan yerle ş imlerini getirdiklerinden bir arada ya ş amn getirdi ğ i kstlar ve gürültü faktörünü barndrrlar. ??? ??? 63 KONUT POL İ T İ KALARINI BEL İ RLERKEN KR İ T İ K ÜÇ ÖNEML İ NOKTA: KULLANICININ KATILIMI, ENGELL İ UYUMLU TASARIM VE DEPREME DAYANIKLI KONUT ÜRET İ M İ Bir mimari ürün olarak konut hepimizin ya ş amnda olan bir bina türüdür. Temelde alan ve metrekare maliyetinin ara ş trlmas politikalarn belirlenmesinde etmen olmu ş tur. Ancak bunun d şnd a bugün önemli üç etmen de hümanist bir yakla şm için bulunmaktadr. Romal Mimar Vitruvius tarafndan yazlm ş olan Mimarlk üzerine 10 kitap De Architectura Libri Decem’ da mimarl ğ üç ana noktaya oturmas gerekti ğ ini ifade etmi ş tir. Vitruvius’a göre(200 5), “Mimarlk, düzen, düzenleme, uyum, oran, uygunluk ve ekonomiye dayanr . Mimarlk uygunluk, dayankllk ve güzelli ğ e gereken önemi vererek yaplmaldr. ”. Vitruvius’a göre, birinci önemli kriter uygunluk yani i ş levselliktir. Bu ba ğ lamda, binann sa ğ la mas gerekli olan tüm fonksiyonlar yer almal, konut i ş levini en i yi ş ekilde yerine getirebilmeli yani gerekti ğ i gibi ili ş kilendirilmi ş olmaldr. Vitruvius’a göre(2005), ikinci önemli kriter binann sa ğ lam olmasdr. Bu nedenle, bina deprem, rüzgar, harek etli ve sabit olan di ğ er yüklere mukavemetli olmal, fonksiyonuyla birlikte do ğ ru bir ş ekilde çözümlenmi ş strüktüre sahip olmaldr. Üçüncü kriter, Vitruvius’a göre(2005), estetiktir. Bina i ş levsel, sa ğ lam ve ayn zamanda estetik olmaldr. Çevresinde dola şld ğnda insana bir haz, bir memnuniyet duygusu verebilmeli , kullanclar hem d ş mekanda hem de iç mekanda bulunmaktan memnun olduklarn hissetmelidirler. Gerek boyutsal gerekse biçimsel olarak bina estetik olan bir tasarma sahip olmaldr. Di ğ er yand an bugün için bu üç ana kriter iyi bir mimariyi tanmlamak için yeterli olmamaktadr. Bugün için dördüncü kriter olarak ekolojik yani sürdürülebilir ve be ş inci kriter olarak engelli uyumlu olmaldr. Özellikle konut politikalarnn geli ş iminde , toplu konut uygulamalarnda ve sosyal konut üretiminin amaçland ğ tasarmlarda dü ş ük maliyetli olmasna kar şn di ğ er be ş kriteri de optimumda sa ğ lamak zorundadr. Vitruvius, 2005, “Mimarlk Üzerine On Kitap”, Çev: Suna Güven, Ş evki Vanl Mimarlk Vakf Yaynlar Konut Ve Kullanc Etkile ş imi: Tasarmda Katlmc Yöntemler Konut aslnda dünya üzerinde ya ş ayan insanlarn ihtiyaç duyduklar ortak mimari bina çe ş ididir. Çünkü konut bina olarak insann en temel ihtiyac olan barnma ve kendini güvende hissetme i ş levler ine öncelikle kar şlayan bir mekan organizasyonudur. Herkesin bir eve ihtiyac vardr. Bu durumda her insan her gün bir evden i ş yerine gelmekte veya evde çal ş malar – ev ofis gibi - yapmaktadr ki ev yani konut her insan için özel bir ya ş am alann tarif etm ektedir. Her insan kullancs oldu ğ u evinde kendi be ğ enilerini, mekan anlay şn hayal gücü, bilgi ve becerileri ve bütçesi ba ğ lamnda kimliklendirir yani düzenler. Bu durumda konut gerek büyüklü ğ ü, manzaras, konumu gibi kullancnn yönlendiremeyece ğ i a ma seçebilece ğ i etmenleri ve iç mekanlarn rengi, dokusu, aydnlatmas, mobilyas gibi düzenledi ğ i unsurlar barndrr. Ksaca konut ve kullancs son derece etkile ş im içinde bir ya ş am birlikte tanmlarlar. Aydnl’ya göre, “Konut mimarl ğnda sosyolojik, psikolojik, ekolojik sorumluluk, anlam olu ş umuna katk sa ğ layan bütünün bile ş enleri olarak dü ş ünülebilir; söz konusu disiplinleri içeren kavramlar ancak kar ştlaryla birarada yer ald ğnda dengeler yeniden kullanlabilir. Anlam as lnda konut ve kullanc arasnda kar şlkl bilgi al ş veri ş ini sa ğ layan bir “arayüz” olarak i ş lev görür. Kullanan ve kullanlan arasndaki tüm ili ş ki boyutlarn içeren, her iki taraf hakknda bilgi veren bir arayüz…” (Aydnl, 2005). Arayüz aslnda kelime anlam olarak, Bil i ş im teknolojisi kökenli olan bir sözcük tür ve bilgisayar yazlmlarnn yani programlarnn kullanc tarafndan kolay kullanlmas için geli ş tirilen grafik, renk, resim gibi ögelerin bulundu ğ u web sayfa düzenidir. Ancak bilgisayar yazlmlar d şnda da arayüze sahip ürünler bulunmaktadr. En basit bir örnek olarak krmz kalemin kalem renginin krmz olarak seçilmesi, araba kaplarnda açma noktalarnda araba kap renginden farkl bir renk seçilmesi gibi. ??? Bu ba ğ lamda, Aydnl’ya gör e (2005), konutlarda nitelik ara ş trmalar sosyoloji, kültürel antropoloji ve politika bilimi gibi disiplinlerde do ğ al, etnografik ve katlmc yöntemlerle yaplmaktadr. ??? ??? 64 Sanoff, Henry (1990), Participatory Design: Theory and Techniques , Cornell Univer sity. Sanoff, Henry ( 2000 ), Community Participation Methods in Design and Planning, NY , ABD: Wiley Sanoff, Henry (2011) "Multiple Views of Participatory Design," Focus: Journal of the City and Regional Planning Department : Vol. 8: Iss. 1, Article 7. Available at: http://digitalcommons.calpoly.edu/focus/vol8/iss1/7 Katlmc yöntem (participatory design) ile tasarm do ğ rudan kullancnn tasarm sürecine dahil edilmesiyle ş ekillenen yöntem olarak tanmlanabilir. Sanoff’a göre (2011), katlmc yöntem in verimli olabilmesi için ne zaman toplulu ğ un katlmnn gerekli oldu ğ una do ğ ru karar vermek gereklidir. Kavramsal ba ğ lamda, kim, ne, nerede, nasl ve ne zaman sorular önemlidir: ? Katlmc olarak kimler vardr? ? Katlmc programa göre ne mutlaka yaplm aldr? ? Katlmclk nereye do ğ ru yönlenmelidir? ? İ nsanlar nasl dahil olabilirler? ? Katlmcl ğn gerekti ğ i zaman tasarm sürecinde ne zamandr? Katlmc tasarm yöntemi tasarmc ile katlmclar arasnda bir etkile ş imi gerektirir ve bu yöntem de tasarmc /mimar bilgi açsndan en donanml ki ş i oldu ğ u için, katlmc insanlarla birlikte çal şrken onlarn her ne kadar dü ş üncelerini, istek ve ihtiyaçlarn ortaya çkarmaya çal ş makla birlikte, baz durumlarda seçeneklerin de katlmclara aktarlm as ile ayn zamanda yönlendirici/ ö ğ retici de olma rolünü üstlenebilir. Yani tasarmn geli ş im sürecinde yönetim mimarn elindedir, bu nedenle sadece katlmclarn süreci yönlendirmesi do ğ ru olmayacaktr. Katlmcnn sosyal yaps, farkl mekansal istekler, farkl arsa kullanm kararlar, ilgili yönetmelikler, zorunluluklar gibi konular her zaman farkl mekânsal çözümleri getirecektir. Konut politikalar, kentsel geli ş im/ iyile ş tirme/ dönü ş üm /de ğ i ş im hedefleri gibi konularda di ğ er d ş etmenler olarak konutu ve konut alanlarn ş ekillendiren unsurlardr. Aydnl’ya göre (2005), “bir ya ş am çevresi olarak konut tasarm, ancak benimseme duygusu ve ev ortam yaratan, ait olma duygusu uyandran, anlamsal gerilime neden olan iç dinamiklerin yaratlmas ile ge rçekle ş ebilir.” Toplu konut uygulamalar gibi kullancnn belirsiz oldu ğ u durumlarda mimar, katlmcl ğ esnek bir mekan anlay ş ile ve/veya mekânsal ba ğ lamda seçenek sunarak çözümlenmek durumundadr. Engelli Uyumlu Tasarm: Eri ş ilebilirlik Konut yerle ş i mlerinin tüm farkl özellikte olanlarnda sa ğ lkl insanlarda oldu ğ u gibi engelli, ya ş l, görme veya yürüme engelli ve çocuklarn da kullanmlarna uygun mimari çözümler/ tasarmlar olmas gereklidir. Seçilen malzemelerden, uygulanan yüksekliklerden d ş veya iç mekanlarn kullanmlarna kadar eri ş ilebilir dedi ğ imiz çözümler yaplmaldr. Bu çözümlerde farkl mobilya kullanm gerektiren özel üretimlerde bulundu ğ undan getirilecek çözümlerde belli bir yüzdeyi geçmeyen miktarda konut üretilmeli ve d ş m ekan mobilyalar yerle ş tirilmelidir. Bu ba ğ lamda, konut yerle ş imlerinde yaya yollar, kaldrmlar, otopark alanlar, bina giri ş leri, merdiven ve rampalar, kaplarn otomatik veya bir buton ile çal ş trlabiliyor olmas, uygulanan çözümlerde belli standartlara ba ğ l düzenlenmesi gereklidir. TSE 9111 , “ Özürlü İ nsanlarn İ kamet Edece ğ i Binalarn D üzenlenmesi Kurallar” standard, Ankara: Türk Standartlar Enstitüsü ??? ??? 65 ADA Standards for Accessible Design, http://www.ada.gov/stdspdf.htm TS 9111 standardndan ya rarlanlarak ( http://www.ozida.gov.tr/guncel/yerelrehber.htm , eri ş im ş ubat 2012) ; ? Yeni yaplacak tüm konutlar, özürlülerin giri ş ine ve katlara ula şmna uygun asansör, merdiven, rampalar belirlenen ölçü ve nitelikte yaplmaldr. ? Yarm kat merdiven engel inin ortadan kaldrlmas ve kot farknn giderilerek asan söre ula şlmas sa ğ lanmaldr. ? Banyo ve tuvaletler özürlü ve ya ş llarn eri ş imi ve kullanmna uygun yaplmaldr. Konutlarda ev kazalarnn en aza indirilmesi için gerekli düzenlemeler ve basit donanmlar sa ğ lanmaldr. Evin birçok noktasna tutunma kollar konulabilir. Dolaplar uygun yükseklikte düzenlenmelidir. Keskin kö ş eler ve kaygan zeminler ortadan kaldrlmaldr. ? Yeni yaplacak binalara in ş aat ruhsat verilirken, projelerde özürlülerle ilgi li düzenlemelerin yaplp yaplmad ğ kontrol edilmeli, bu düzenlemeler yoksa ruhsat verilmemelidir. ? Tamamlanm ş yaplara yap kullanma izni verilirken, bina giri ş lerinde, asansörlerde ve di ğ er ortak alanlarda özürlülerle ilgili standartlara uygun düzenle meler yaplmam ş sa yap kullanma izin belgesi verilmemelidir. ? Mevcut konutlarn giri ş leri özürlülerin eri ş imine uygun hale getirilmelidir. TS 12576 “ Ş ehir İ çi Yollar – Özürlü ve Ya ş llar İ çin Sokak, Cadde, Meydan ve Yollarda Yapsal Önlemler ve İ ş aretlemelerin Tasarm Kurallar” , Ankara: Türk Standartlar Enstitüsü TS 12576 standar dndan yararlanlarak (http://www.ozida.gov.tr/guncel/yerelrehber.htm , eri ş im ş ubat 2012) ; ? Halen kullanlan meydan, park, yaya yolu, kaldrm, geçitler, rampalar, mer divenler, duraklar, istasyonlar, otoparklar, telefon kabinleri, sinyalizasyon ve i ş aretlemeler gibi bütün kentsel altyap özürlülerin eri ş imine uygun hale getirilmelidir. ? Bu hizmetlere ili ş kin yeni projeler özürlü vatanda ş larn eri ş imine uygun olarak yap lmaldr. ? Kaldrmn ba ş lad ğ ve bitti ğ i yerlerde tekerlekli sandalyenin rahatlkla inip çkabilece ğ i rampalarn olmas, kaldrmlarn üzerinde bulunan direkler, çöp kutular, trafik panolar, çiçeklikler, zincirler, demir kazklar, sarkan a ğ aç dallarn n kaldrlmas ve ta ştlarn park etmesinin önlenmesi, ticari i ş yerlerinin önlerine tezgah açlmasnn kstlanmas ve yaya geçitlerindeki trafik şklarnn sesli hale getirilmesi gibi tedbirlerle, görme özürlü ve ortopedik özürlü vatanda ş larn ş ehir içinde eri ş ebilirli ğ i sa ğ lanmaldr. ? Görme özürlülerin güvenli eri ş imini sa ğ lamak üzere kaldrmda, hissedilebilir yönlendiriciler, kontrast ve fosforlu renk düzenlemeleri yaplmaldr. ? Zihinsel özürlülerin ula ş abilirli ğ inin sa ğ lanmasnda basit i ş aretlemeler ve yönlendirici - bilgilendirici donanmlar gereklidir. Özellikle ula şm sistemlerini kullanrken, tek ba şna bir yerden bir yere gitmek istediklerinde, kentsel hizmetlerin düzenli olmas (örne ğ in; otobüs saatlerinin, durak yerlerinin süreklili ğ i ve ayn ol mas) gerekmektedir. Ayrca yazl bilgilendirmenin büyük puntolar ile ve yaln olmas da zihinsel özürlülerin bulunduklar yeri alglamas ve gidecekleri yeri planlamasnda kolaylk sa ğ layacaktr. ??? ??? 66 Depreme Dayankl Konut Üretimi VIII . be ş yllk kalknma plan (VIII.Be ş yllk kalknma plan, s.205, paragraf no. 2005), Konutu hasar gören herkesi hak sahibi yaparak devleti do ğ al sigorta durumuna getiren Umumi Hayata Müessir Afetler Dolaysyla Alnacak Tedbirlerle Yaplacak Yardmlara Dair Kanun de ğ i ş tirilerek bu uygulamann kapsam sigortalamann mümkün olmad ğ ko ş ullar ile snrlandrr ve kamunun sorumluluk alan n daralt r. Konut politikalarn belirlerken kritik üç önemli nokta nedir? KONUTUN SOSYAL B İ R PROJE OLARAK GEL İ Ş İ M İ NDE ÖNEM L İ TASARIMLAR Mimar Le Courbusie, Marselyas Toplu Konut Kompleks Binas, Unite d'Habitation at Marseilles (1946 - 1952) : Courbusier’in önem verdi ğ i be ş mimarlk ilkesini toplu konut uygulamalarnda da görmek mümkündür. Projelerinde yapy ayaklar/ kolonlar üzerinde yükselterek zemin katta yaratt ğ bo ş lukla kentin yayalar için görsel bir süreklili ğ ini, ye ş il alanlarn süreklili ğ ini sa ğ lamay hedefler. Bu özelli ğ i, en ünlüsü olan Marsilya toplu konut uygulamasnda da görebilmekteyiz. Ayn zamanda her bir konut ünitesi bu projede kuzey güney yönünde uzanan bina sayesinde do ğ u ve bat cephelerinde yer almaktadr. Bu ba ğ lamda, her konut gün içinde güne ş alabilmekte ve iki katta bir tam kat kullanld ğndan konutlar bir tam kat ve üstte veya altta bir yarm kata sahiptir. Bu sayede blo ğ un her iki yönünden de e ş it yararlanabilmektedirler. Yani bir konut batya di ğ er konut do ğ uya bakmamaktadr. Bu durumda bir katn ortasnda konut giri ş lerini birle ş tiren koridor varken di ğ er katta bu koridor konutun alanna dahil edilmi ş tir. Ayn zamanda bir di ğ er tasarm ilkesi olan çat bahçesini de görebilmekteyiz. Çatlarn teras olmalar durumunda kullanma yönelik kazanlmalar gerekti ğ i ve hatta bir bahçe - çat bahçesi - olarak de ğ erlendirilmesini mimari bir ilke olarak uygulamaktadr. Le Courbusier’in Marsilya toplu konut uygulamasnda yap neden zemine oturmaz, ayaklar üzerinde yükselir? Resim 4 .3 : Mimar Le Courbusier, Unite d'Habitation , Marsilya, Fransa, ( http://maps.google.com/ , eri ş im ş ubat 2012) Mimar Moshie Safdie, Habitat’67, Montreal, Kanada (http://www.msafdie.com/#/projects/habitat67, eri ş im ş ubat 2012) : Prefabrike konut ünitelerinin biraraya geli ş indeki üç boyutlu estetik kütlesi ve büyük bir konut kütlesinin parçalanarak insan ölçe ğ ine indirgenmesiyle öncü bir toplu konut bloklardr. 354 adet konstruksiyon modüllerinin 158 adet konutu meydana getirmek üzere birle ş tirilmesiyle olu ş mu ş tur. Bu konutlar tek yatak odal 1+1lerden, 4 yatak odal 4+1lere kadar farkl boyutlarda ve programdadr. H er konutun kendi çat bahçeleri bulunmaktadr. Ayn zamanda çocuk oyun alanlar da vardr. Her 4 katta bir yaya yollar bulunmaktadr ki dü ş ey bir kent olarak dü ş ünülebilir. Ancak aslnda tpk binann di ğ er birimleri gibi her 4 katta bir yaya yolu olan ya tay dö ş eme bir ta şyc elemandr. Proje hem tüm kullanclara kapal otopark sa ğ larken misafirler için de açk otopark bulunmaktadr. ??? ??? 67 Safdie’nin Montreal’daki toplu konutlarnda özellikle dikkati çeken dura ğ an de ğ il dinamik bir estetik getirmi ş olmasyla birlikte yaratt ğ çat bahçeleri ve parçal kütleler ile son derece ye ş il yo ğ un ve insancl bir konut kompleksini ba ş arl bir tasarmla çözümleyebilmi ş ve bu projesiyle mimarlk tarihinde önemli bir yer edinmi ş olmasdr. Toplu konut projeleri bu örnekte oldu ğ u gibi ye ş il doku ile iç içe, fonksiyonel ve estetik olabilece ğ i açktr. Resim 4 .5 : Mimar Mosfie Safdie, Habitat’67, Montreal, Quebec, Kanada, http://www.msafdie.com/#/projects/habitat67 , eri ş im ş ubat 2012) Resim 4.6 : http://www.msafdie.com/#/philosophy/videos adresinde HAB İ TAT’67 in daha verimli ve maddi olarak daha ekonomik olmas açsndan geli ş im olaslklarnn fikir çal ş malar olarak video kaydyla izlenebilmektedir. ??? ??? 68 Resim 4.7 : Scak iklimlerde konuttun do ğ al hava ventilasyonunun sa ğ lanmas kesitte görülmektedir, Mimar Charles Correa, Tube Housing, Ahmedabad, Hindistan, 1961 - 1962 ( http://www.charlescorrea.net/ , eri ş im mart 2012) . Charles Correa, konutun slak hacimleri dedi ğ imiz çekirdek birimlerinin in ş aa edilmesi ve geri kalan ksmlarn kullanclar/yöresel ustalar tarafndan yaplmas ile g eleneksel malzemelerle kolayca in ş aa edilebilen dü ş ük maliyetli insani ölçeklerde iklime ve hint kültürüne uygun konut binalar y akla şm ile tannr. Mimari tasarmlarndan en ünlüleri Tube Housing (1961 - 1962), Cablenagar Township Kota(1967), Previ Housing (1969 - 1973), Hudco Courtyard Housing (1986) ve lüks apartman olmasna kar şn iklime uygun ve insani ölçe ğ i sa ğ layabilen Kanchan junga(1970 - 1983)dr . Charles Correa Assoc., http://www.charlescorrea.net/ eri ş im mart 2012 ÜLKEM İ ZDE KONUT SORUNU VE POL İ T İ KALARI Tokman’ a göre (1995), konut sorunu tüm dünyada sanayile ş me ve kentle ş me ile önem kazanm ş tr. Sorunu ortaya çkaran sebepl er nüfus hareketleri, göç ve hzl kentle ş me, dengesiz gelir da ğlm, konut sunumunun az olmas, eskime ve yenileme ihtiyac, mevcut konutlardaki nitelik sorunudur. Bu sorunun çözümü için ülkemizde izlenen politikalar a ş a ğdaki gibidir (Tokman, 1995): 1 923 - 1945 yllar arasnda, Ankara’nn ba ş kent olmasyla bu kentin insan profili memur a ğrlkl oldu ğ undan konut politikalar daha çok memurlara yönelik geli ş mi ş tir. Tokman’dan Kele ş ’e göre(1990), memurlarn konut sorunlarn çözmek üzere 1925 tarih ve 586 sayl yasa ile memurlarn konut kooperatifleri kurmalar te ş vik edilmi ş ve 1928 ylnda 1352 sayl yasa bu paralelde çkartlm ş tr. Tekeli’ye göre (Pulat’dan Tekeli, 1982), 1928 ylnda 1351 sayl yasa ile Ankara Ş ehri İ mar Müdürlü ğ ü kurulmu ş ve Herman Jansen’in Ankara İ mar Plan kabul edilmi ş tir. Ankara’da ilk memur konutlar uygulamas Saraço ğ lu (Namk Kemal) mahallesidir. Kele ş ’e göre(1990), 583 sayl yasa ile Trakya’dan gelen göçmenlerin Anadolu’ya yerle ş tirilmelerine öncelik tanyan konut edindir me çabalar ve konut kiralarn snrlayan 1939 yl Milli Koruma Yasas dönemin önemli politik geli ş melerindendir. 1945 - 1960 yllar arasnda, devletçilik politikas ve kalknma ilkeleri de ğ i ş tirilmi ş tir. Ş enyapl’ya göre (Pulat’dan Ş enyapl, 1985), ön ceki dönemde uygulanan devlet öncülü ğ ünde, öz kaynaklara dayal, kendine yeten sanayi ve ekonomi modeli terk edilmi ş tir. Yerine özel kesimlere ve d ş yardmlara dayanan, sanayile ş me yannda tarmsal yapnn geli ş mesine ve alt yap yatrmlarna yönelik bir model ??? ??? 69 ba ş latlm ş tr. 1945 ylnda ABD’den alnan Marshall yardm tarm sektörünün makinele ş mesini sa ğ larken, baz tarm i ş çilerinin ve küçük toprak sahiplerinin i ş siz kalmalarna sebep olmu ş , bu da 1950lerde kent nüfusuna etkileri görülen kente göçe neden olmu ş tur (Pulat’dan Ş enyapl, 1985). Tekeli’ye göre(1993), bu sorun kar şsnda gecekondu ve yapsatçlk geli ş mi ş tir. Dönem politikas gecekondunun önlenmesine yöneliktir. İ nkaya’ya göre (1972), 1948 sayl 5218 sayl yasann amac Ankara belediye snrlar içinde yer alan gecekondularn durumunun iyile ş tirilmesi, gecekondu yapacaklara arsa sa ğ lanmas ve gecekondu yapmnn kontrolü olmu ş tur. Belediye bu yasa ile çok çocuklu, dar gelirli, eski kentli ailelere kar şl ğ 10 yl içinde ödenmek üzere arsa verebilecektir ( İ nkaya, 1972). Bu yasay gecekonduyu yasalla ş tran 5228 (1948), 6188 (1953), 7367 (1959) sayl yasalar takip eder. 1945 ylnda Çal ş ma Bakanl ğ ve SSK i ş çi sigortalar kurumu kurulmu ş ve %20sinin ipotek kar şl ğnda konut kooperatiflerine aktarlarak i ş çi konutlarnn yapm te ş vik edilmi ş tir (Kara, 1990). 1946 ylnda 4987 sayl yasa ile kurulan Türkiye Emlak Kredi bankas, konut üretip satmak, kredi vermek, yap sanayini geli ş tirmek gibi görevleri üstlenmi ş tir. Tekeli’ye göre, 1948 yl 5228 sayl yasa ile Ankara’da Emlak Bankasnn deste ğ iyle, daha çok alt - orta gelir grubuna yönelik Yenimahalle kurulmu ş tur. Bu proje tekrarlanamam ş tr . 1950lerde göç ve kentle ş me hznn artmas ile arsa fiyatlar yükselmi ş , apartman yapm gündeme g elmi ş tir (Pulat’tan Tekeli, 1982). Ankara’da 1957 ylnda uygulanmaya ba ş lanlan yeni bir imar plan olu ş mu ş tur. Türkiye ilk be ş yllk kalknma plann 1963 - 1967 yllar arasnda uygulam ş tr. Bu tarihten itibaren olan dönem planl dönem olarak adlandrlr. Bu dönemde belli bir yatrm tavann a ş mamak üzere daha çok sayda konut üretilmesini amaçlar ki sosyal konut kavramn ortaya çkarm ş tr. Bu amac gerçekle ş tirmek için sosyal konut ölçütleri kamu kesimi için zorunlu, özel kesim içinse özendirici o lmas benimsenmi ş tir (Kele ş , 1990). Bu plan ile kredilendirilecek konutlarn 100m2 altnda olmas, arsa spekülasyonunun önlenmesi için alm satm vergisi verilmesi, kendi evini yapan dar gelirlilere yardm edilmesi, hazrlanacak konut yasas ile konut poli tikasnn belirlenmesi gibi uygulamalar göze çarpmaktadr (DPT 1963). 1.plan’n uygulama yllarnda, tüm yatrmlar içinde konut yatrmlar için konulan %20 snr a şlm ş , buna kar şn, gereksinmeyi kar şlamaya yeterli konut da üretilememi ş tir (Kele ş , 199 0). Hedef 418, 370 konut iken, sadece 348, 420 konut üretilebilmi ş tir (DPT, 1963). İ kinci be ş yllk kalknma plannda (1968 - 1972) özellikle 1967lerden itibaren konut sorununun çözümünde toplu konut fikri geli ş tirilmi ş tir. Bu plan ile konuta dair ilkelerde n bazlar ş öyledir: konut sorununun genel yerle ş me politikas çerçevesinde kent ve çevre düzeni içinde ele alnmas, yöresel malzeme ve teknolojiden yararlanlarak çözülmesi, belirtilmi ş ; konut kredisi veren kurulu ş kaynaklarnn tek elde toplanmas, topl u konuta öncelikle kredi verilmesi, dar gelirli ailelere kredi kolayl ğ ve önceli ğ i sa ğ lanmas, lüks konut yapmnn azaltlmas için ek vergi ile vergilendirilmesi benimsenmi ş tir. Bu planla 900bin konut ünitesi hedeflenmi ş , 713 720 adet konut üretilmi ş ti r (DPT, 1967). 1969 ylnda kurulan Arsa Ofisi Genel Müdürlü ğ ü sanayi ve turizm amaçlaryla, kamuca arsa sto ğ u, arsa düzenleme sat ş lar i ş ini üstlenmi ş tir (Kele ş , 1990). Üçüncü be ş yllk plan (1973 - 1977) kooperatifçili ğ i özendirmek, gecekondula ş may ön lemek, dü ş ük gelirliler için kiralk konut yapmnn özendirilmesi, toplu konut için kentsel yerle ş im planlarnda yer ayrlmas, konut standartlarnn saptanmas ve sosyal standartl toplu konutlarn desteklenmesi ba ş lca hedeflerdir ve 1 220 000 konut hed eflenmi ş , 978 361 konut üretilmi ş tir (DPT 1973). Dördüncü be ş yllk plan döneminde (1978 - 1983), 1980li yllarn en önemli özelli ğ i, eldeki tasarruflarn yüksek faizlerle bankere veya bankalara verilmesidir. Konut sahibi pek çok ki ş i, konutunu satarak par alarn bankerlere yatrnca konut sektörü bunalma sürüklenmi ş , alc bulamayan konutlar olmu ş , bu sektörle do ğ rudan veya dolayl ilgili sektörler de etkilendi ğ inden ekonomi çok zor bir sorun olmu ş tur (Pulat’dan Kele ş , 1990). Bu plan dönemi, çe ş itli sosy al güvenlik kurumlarnn ve kamu yardmla ş ma kurulu ş larnn fonlarnn arttrlmas ve emekli sand ğnn konut yapmaya ba ş lamas, kamu kaynakl konut kredilerinin bir politika bütünü içinde kullanlmas, toplu konut üretimine öncelik verilmesi, sosyal konu t üretilmesi, kira denetiminin etkinle ş tirilmesi, kentsel arsa üretilmesi, gecekondu bölgelerine altyap hizmetlerinin götürülmesinin hzlandrrlmas, gecekondu iyile ş tirme bölgelerindeki ??? ??? 70 ki ş ilere uzun süreli kullanm hakk tannmas, standartlarn saptan mas gibi konut politikalarn kapsamaktadr ve hedef 1 705 065 iken 708 bin konut üretilmi ş tir (DPT, 1979). Bu dönemde yeni kentsel yerle ş im alanlar kararnamesi, sosyal sigortalar kurumunun bireysel kredi giri ş imi, devlet memurlar konut edindirme yönet meli ğ i, bankalar yasasnn de ğ i ş tiren yasa gücünde kararname, ba ğ - kur kredisi yönetmeli ğ i, milli konut politikas kararnamesi bu dönemin ürünleridir (Kele ş , 1990). Arsa ofisi genel müdürlü ğ ünün görevi nedir? Ara dönem (1981 - 1983) de 1981 ylnda çkar lan 2487 sayl Toplu Konut Yasas o güne kadar çkartlan ilk geni ş kapsaml yasadr. Ancak 1984de yürürlükten kaldrlm ş tr. Bu yasa ile, bütçe gelirlerinin %5inin her yl toplu konut için ayrlmas, konut edinmede biriktirimde bulunmay özendirmesi, konut için yaplacak kamula ş trmalarda ödenecek kar şl ğn vergi bildirimi de ğ erlerine daynamas yani toprak iyeli ğ inin toplumsal içeri ğ ine ili ş kin durum tutarldr (Kele ş , 1990). Bu planda da konut büyüklü ğ ü 100m2nin altnda yer almaktadr. İ spir’e göre (20 00), toplu konut yerle ş me alanlarn, Bayndrlk ve İ skan Bakanl ğ mahalli idarelerle birlikte tespit edecek ve tarm arazisinin korunmas ile ş ehirlerin geli ş me yön hzlarnn de ğ erlendirilmesi gerekti ğ i Kanun tarafndan hükme ba ğ lanm ş tr ve toplu konu t yerle ş me alan tespit edilen yerlerin kadastro ve imar planlarnn öncelikle yaplmas gerekmektedir. Maliye Bakanl ğ’nn denetimi altnda i ş lemesi esasna dayal olarak “Kamu Konut Fonu” Türkiye Emlak Bankas’nda 2487 sayl Toplu Konut Kanunu ile geti rilmi ş tir ( İ spir, 2000). Tekeli, İ lhan, İ lkin, Selim, (1984), “Bahçeli Evlerin Öyküsü Bir Bat Kurumunun Yeniden Yorumlanmas”, 1979 - 1984, Ankara: Kent Koop. 1984 ylnda çkarlan 2982 sayl yasa, yeni konut yapmna vergi ba ğ şkl ğ getirerek sosya l konut yapmn te ş vik eder (Pulat, 1992). Be ş inci be ş yllk kalknma plannda (1985 - 1989), kentin imar ve konut konusunda maliyetin kar şlanmas ilkesinin benimsenmesi, gecekondu yerle ş imlerine altyap götürülmesi, ruhsata ba ğ lanmalar, bütçe d ş kayn aklarla bir toplu konut fonu kurulmas, konut ortalama alanlarnn dü ş ürülmesi gibi konut politikalar bulunmaktadr (DPT, 1985). 1984 ylnda 2985 sayl Toplu Konut Kanunu’yla getirilen yeni düzenlemeye göre, bu kanunun amac konut ihtiyacn kar şlanmas , konut in ş aatn yapanlarn tabi olaca ğ usul ve esaslarn düzenlenmesi, memleket ş art ve malzemelerine uygun endüstriyel in ş aat teknikleri ile araç ve gereçlerin geli ş tirilmesi ve devletin yapaca ğ desteklemeler için Toplu Konut Fonu’nun meydana getirilm esi ve kullanlmasn düzenlemektedir (T.K.K.Md.1) ( İ spir, 2000). Bu kanuna ilerdeki konularda detayl yer verilecektir. 1986 ylnda toplu konut uygulamas ile ilgili bir önemli yasa daha çkarlm ş tr. 3320 sayl “memurlar ve i ş çiler ile bunlarn emekli lerine konut edindirme yardm yaplmas hakkndaki kanun” ile belirlenen esas ve usuller dahilinde konut edindirme yardm yaplmas öngörülmektedir ( İ spir, 2000). 1989 yl ortalarnda Toplu Konut Uygulama yönetmeli ğ i de ğ i ş tirilmi ş , yazlk konuta ve 100m2den büyük konuta kredi verilmesi uygulamas kaldrlm ş alc pay uygulamas getirilmi ş tir ve 15.10.1989da yaynlanan konut sertifikalar uygulama yönetmeli ğ i ile yeni bir a ş amaya gelinmi ş tir (Pulat’dan Kele ş , 1990). Konut sertifikas, yönetmelikte toplu konut ve kamu ortakl ğ idaresi tarafndan toplu konut alan konutlarna ba ğ l olarak çkarlan 5 yl vadeli brüt 1 m2 konuta e ş de ğ erde bir menkul kymet olarak tanmlanmaktadr (Resmi Gazete, 1989). Sertifikalar, 120 m2den küçük ve Toplu Konut Yönetimin ce desteklenen toplu konut projelerinde kullanlabilecek ve en çok 30 m2lik bir bölümü için konut kredisi verilebilecektir (Kele ş , 1990). Bu plan konut alannn aile yaps ve ya ş am biçimine uygun seçilmesini, i ş levsel ve ekonomik olmasn gerektiriyordu ( Tokman, 1995). Altnc be ş yllk kalknma plan (1990 - 1994), konut sektörü yatrmlar yerle ş me hedefleri ile bir bütün halinde ele alnarak yönlendirilmesini, konutun çevresi ile bir bütün te ş kil etti ğ i dikkate alnarak konut tasarm ve çevre nitelikl erinin yükseltilmesine imkan sa ğ layacak mevzuatn geli ş tirilmesini, ??? ??? 71 altyaps hazr arasa üretimini, konutsuz ki ş iler için yaplan sosyal konutlara a ğrlk verilmesini, belediyelerin alt gelir gruplar için kiralk ve mülk konut üretimini sa ğ lamalarn, be lediyeler gecekondula ş may önlemek amacyla kendi evini yapana yardm program içinde nüve - çekirdek - konut projeleri hazrlamalarn, yap bile ş eni eleman ve malzemesi ile ilgili standartlarn geli ş tirilmesi ile modüler koordinasyon kurallarna uyulmasn a te ş vik etmeyi, uygun konut in ş a teknolojilerinin belirlenmesini, tasarruf amacyla mahalli malzemeleri de ğ erlendiren, iklim ş artlarn göz önüne alan, israf azaltan proje ve teknolojilerin te ş vik edilmesini, depreme dayankl bina yapm gibi konut poli tikalarn kapsar (DPT, 1990). Bu plan ile önemli bir nokta, hem yapm hem de kullanm a ş amalarnda tasarruf sa ğ lanmas dü ş ünülmektedir (Tokman, 1995). 1994 ylnda yaplan “Demokratikle ş me Sürecinde Konut Politikalar” isimli panelde (s.18 - 19) Kele ş , “Kooperatiflerin arsa konusunda kendi yazglaryla ba ş ba ş a braklm ş durumda oldu ğ unu belirtmi ş tir. Ayn zamanda Kele ş , kooperatifçilerine toprak ve arsa sa ğ lamakta her ne gerekçe ile olursa olsun o denli kskanç ve a ğrdan davrananlarn yabancy toprak sahibi etmeyi ödev göstermelerinin ardndaki çeli ş kiyi, gerçe ğ i anlamak mümkün olmad ğn” da belirtmi ş tir. Gerçekten de, bir olaslk olarak, yabanclara toprak sat ş ve gated community/d ş a kapal özel site kavramlar bir arada telaffuz edilmesi durum unda, ülkemiz topraklarnda konut sorunu nedeniyle nitelikli arsa üretmek için ayrlmas gereken yerle ş ime uygun alanlar etkileyecektir. Kalknma Planlar 1 - 9, T.C. Ba ş bakanlk Devlet Planlama Te ş kilat Müste ş arl ğ, http://ekutup.dpt.gov.tr/plan/plan.a sp Kele ş , Ru ş en, (1984), “Kentle ş me ve Konut Politikas”, Ankara: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yaynlar: 540. Yedinci Be ş Yllk Kalknma Plannda (1996 - 2000), do ğ ann, kültür ve tabiat varlklarnn zarar görmemesi, yerle ş melerin ve g eli ş me alanlarnn yer seçimlerinin belirlenmesinde mevcut do ğ al ko ş ullar ve ekolojik dengenin gözetilmesi üzerine vurgu yaplmaktadr. Bu durum sadece eko - sistemleri de ğ il ayn zamanda kültür ve tabiat varlklarnn da korunmas ve sürdürülebilir bir kalknma anlay şn temel almasyla ça ğ da ş dünya görü ş ü ile paralellik göstermektedir. Bu yakla şmn bölgesel kalknmay destekleyece ğ i de planda ön görülmektedir ( VII.Be ş Yllk Kalknma Plan : Amaçlar, İ lkeler ve Politikalar /Bölgesel Geli ş me: s.176). Fizik i planlama ve kentle ş me konusunda (VII. Be ş Yllk Plan, s.180), kentlerde arsa temini, altyapnn geli ş tirilmesi, özellikle konut ve altyap konular bir bütün olarak ele alnmas getirilmi ş tir. Gerçekten de tüm yerle ş kelerde üst yapdaki yo ğ unlu ğ u kald rabilecek bir altyapya ihtiyaç vardr. Yol boyutlar, kanalizasyon, kablolama gibi teknik altyap destekledi ğ i yap grubuyla uyumlu olmaldr. Bu noktada, imar planlarnda az katl yapla ş mann oldu ğ u bölgelerde altyap ve yol çözümleri ile öngörülen insa n yo ğ unlu ğ u ile çok yo ğ un olarak ayrlan alanlarda gerekli altyap ayn kapasitelerde olmayaca ğ açktr. Yedinci be ş yllk kalknma plannda ayn zamanda, yeni gecekondula ş malara imkan vermemek için yaratlan rantlarn kamuya aktarm ön görülmü ş tür. Bun unla birlikte mevcut kent kimli ğ inin korunmasna önem verilmekte, kentlerde tarihi, do ğ al ve kültürel de ğ erlere sahip alan ve eserlerin korunmas ve yenilenmesine önem verilerek, kent kimli ğ ini olu ş turan ş ehircilik ve mimari tarzlarn koruma te ş vik edilmektedir. Bu te ş vik, mevcut konut potansiyeline de olumlu bir uygulama olarak yansmaktadr. VII’nci Plan döneminde (VII. Be ş Yllk Plan, s.181), konut konusuna yo ğ unla ş arak, kalknmada öncelikli yörelerde konut üretiminin hzlandrlmas öngörülmektedir. Yeni konut ihtiyac ve demografik veriler birarada de ğ erlendirilmi ş tir. Bunun d şnda, yenileme ihtiyac ve afet konutlar olarak birikmi ş ihtiyaçtan do ğ an konut yapmn da kapsamaktadr. Konut üretimi ve sahipli ğ i te ş vik edilmekte ancak kamuya ilave yük getirmeden do ğ ru bir finans modellerinin geli ş tirilmesi ara ş trlmaktadr. Di ğ er yandan, kentle ş me, arsa, konut ve kentsel altyap ile ilgili tüm uygulamalar bir bütünlük içinde ele alnmas gereklili ğ i, bunun merkezi yönetimler ile yerel yönetimler arasnda bir koordinasyonla gerçekle ş mesi ??? ??? 72 uygun görülmü ş tür. Gecekondula ş ma mevzuatnn günün ko ş ullarna uygun hale getirilmesi, konut teknolojisindeki geli ş melerin yaygnla ş trlmas, afete ili ş kin mevzuatn günün ş artlarna göre yeniden düzenlenmesi ile afe t riskini en aza indirmek için çal ş malar yaplmasn kapsamaktadr. Ayn zamanda konut saymnn düzenli olarak yaplmas ve güncel tutulmas için Konut Bilgi Bankas kurulmas sa ğ lanmaktadr. Bu plan döneminde ( VII. Be ş Yllk Plan , s.183), hukuki ve k urumsal düzenlemelerle toplu yerle ş im alanlarnda yönetim ve i ş letme sorunlarn mülkiyete ba ğ l kalmadan çözümlemek için Kat Mülkiyeti Kanunu’nu kapsayan mevzuat düzenleme çal ş malar yaplmas, mevcut gecekondularn yasal konuta dönü ş türülmesi ve sa ğ lanan rantn kamuya aktarlmas için kent yenilenmesine imkan tanyan ve kendi kendini finanse edebilecek düzenlemelerin yaplmas ve belediyelere arsa sa ğ lanmas için 775 sayl Gecekondu Kanunu’nda gerekli de ğ i ş ikliklerin yaplmas öngörülmektedir. Ayn zamanda hazineye ait tarm arazileri ile i ş letilemeyen tarm arazilerinin almsatmn düzenlenmesi, krsal alan yerle ş imlerinin düzenlenmesi ve yurtd şndan gelen göçmenlerin yerle ş tirilmesi amacyla 2510 sayl İ skan Kanunu’nun yeniden düzenlenmesi, eski kadastro bilgilerinin yenilenmesi amacyla 2859 sayl Tapulama ve Kadastro Paftalarnn Yenilenmesi Hakknda Kanun’da gerekli düzenlemelerin yaplmas, devletin hüküm ve tasarrufu altnda bulunan tespit d ş olup özel mülkiyete açlabilir nitelikte alanlarn yüz ölçümlerinin hesaplanmas ve snrlarnn belirlenmesi amacyla 3402 sayl Kadastro Kanunu’nda de ğ i ş iklik yaplmas, topra ğ a dayal bilgilerin toplanabilmesi ve istifadeye sunulabilmesi amacyla Tapu ve Kadastro Genel M üdürlü ğ ü bünyesinde Tapu ve Kadastro bilgi sistemi kurulmasn kapsamaktadr. Metropoller içinde s.185den (VII. Be ş Yllk Plan, s.185 ) itibaren kalknma plannda istenen amaçlar, ilkeler ve politikalar verilmektedir. Buna göre, metropollerin finans, turi zm, kültür ve sanat ş ehri kimlikleri çerçevesinde, geli ş tirilecek konut politikalar ile çevre ve mekân kaliteleri korunmas, kentsel büyüme denetim altna alnmas, merkezdeki yo ğ unla ş may önlemek amacyla uydu kentler kurulmas, ba ş ta kamu arazileri kull anlmak üzere altyaps hazr, planl arsa üretilmesi ve toplu konut uygulamalar yaplmas ve bu ş ekilde kamuya gelir sa ğ lanmas öngörülmektedir. Hazine arazileri ve özellikle koruma ve sit alanlar ile orman d şna çkarlan yerleri i ş gal edenler için, ü zerine in ş aat yapan ve yaptranlar için, bunlardan menfaat temin edenler için caydrc nitelikte cezai hükümler getirilmektedir. Di ğ er yandan 775 sayl Gecekondu Kanunu’ndaki cezai hükümlerin gecekondu ve imara aykr yapla ş may önlemede yaptrm gücünün kalmad ğ da ifade edilmektedir. VII . Be ş Yllk Kalknma Plannda, hukuki ve kurumsal düzenlemeler kapsamnda, (s.187), metropollerle ilgili düzenlemeleri yapmak ve var olan aksaklklar gidermek amacyla; İ l İ daresi Kanunu, Gecekondu Kanunu, Arsa Ofis i Kanunu, Orman Köylülerinin Kalknmalarnn Desteklenmesi Hakknda Kanun, Bo ğ aziçi Kanunu, Kültür ve Tabiat Varlklarn Koruma Kanunu ve Büyük ş ehir Belediye Kanunu'nda gerekli de ğ i ş iklikler yapabilece ğ i öngörülmektedir. Bu planda, 1164 sayl Arsa Ofisi Kanunu’nda yaplacak de ğ i ş iklikle, Arsa Ofisine kamu kurum ve kurulu ş larnn yansra özel hukuk tüzel ki ş ileri aracl ğyla da arsa satma imkan sa ğ lanmas, bu tasar yasalla ş t ğnda kentsel arsa ve konut üretiminin hzlanaca ğ, toplu konut uygulamalar ö zendirilmesi ve hazineye ait ta şnmazlarn sat ş gelirinden verilecek pay ile belediyelerin desteklenmesi bulunmaktadr. Ayn planda, (s.200), konut ihtiyacnn kar şlanabilmesi için konut üretimi ve sahipli ğ i te ş vik edilmesi, bu amaçla uygun finansman modelleri geli ş tirilmesi öngörülmektedir. ??? ??? 73 Tablo 4 .1: Yedinci be ş yllk kalknma plannda yer alan hukuki ve kurumsal düzenlemeler , VII. Be ş Yllk Kalknma Plannda (s.304), Bölgesel Geli ş me ve Fiziki Kalknma, Konu İ lgili Mevzuat İ lgili Mevzuat Açklama PROJE ADI: BÖLGESEL GEL İ Ş ME VE F İ Z İ K İ PLANLAMA Hazine Arazilerinin Tespiti Tespit d ş Hazine arazilerinin yüzölçümü ve snrlarnn kadastro paftalarna i ş lenmesi görevinin TKGM’ne verilmesi 3402 sayl Kadastro Kanunu De ğ i ş ikli ğ i Ta ş lk ve ve rimsiz Hazine arazileri, kadastro d şnda tutulmu ş tur. Özellikle büyük ş ehir çevresindeki bu yerler zamanla büyük de ğ er kazand ğndan i ş gal edilmekte haksz bir ş ekilde özel mülkiyete konu olabilmekte, gecekondula ş maya zemin olu ş turmaktadr. Bu Hazine araz ilerinin yüzölçümleri ve snrlar kadastro paftalarna zamannda i ş lenmesi halinde gecekondula ş mann önlenebilmesi ve toplu konut alanlarn kolaylkla temini amaçlanmaktadr. PROJE ADI: METROPOLLERLE İ LG İ L İ DÜZENLEMELER Kentsel Arsa Üretimi Arsa Ofisine özel hukuk tüzel ki ş ileri aracl ğyla da arsa satma imkân getirilmesi 1164 sayl Arsa Ofisi Kanunu Kentsel arsa ve konut üretimini arttrmaya yönelik olarak Arsa Ofisi’ne kamu kurum ve kurulu ş larnn yansra özel hukuk tüzel ki ş ileri aracl ğy la da arsa satma imkân getirilecektir. Kaynak: VII. Be ş Yllk Kalknma Plan , http://ekutup.dpt.gov.tr/plan/plan.asp, eri ş im ş ubat 2012) ??? VIII. Be ş yllk Kalknma Plannda (2001 - 2005), (http://ekutup.dpt.gov.tr/plan/viii/plan8str.pdf, s.64, paragraf no. 503) krsal kesimden gelen ve kent çevrelerinde sa ğ lksz yaplarda ya ş ayan i ş siz nüfusun kent ile uyumunu ve bütünle ş melerini sa ğ lamak üzere, istihdam sorununun çözümüne yönelik Meslek Edindirme çal ş malar hzlandrlacak ve Toplu Konut İ daresi Ba ş ka nl ğ ’ nca, konut finansman ihtiyaçlarnn kar şlanmasna öncelik verilmesi amaçlanmaktadr. Bu planda, (VIII. Be ş Yllk Plan, s .68, paragraf no. 545. ) Marmara Bölge Plan ile, depremin yaratt ğ olumsuzluklarn giderilmesi, kentsel alanlara yönelik göçün istikrarl bir yapya kavu ş turulmas, tarm, sanayi, ticaret, konut, turizm, vb. konularyl a ili ş kin yerle ş im alanlarnn afet riskleri de dikkate alnarak hazrlanacak bir arazi kullanm planna göre yönlendirilmesi, çevre ve mekan kalitelerinin korunarak kentsel büyümenin denetim altna alnabilmesi ve sosyo ekonomik orta vadeli geli ş me deseninin belirlenmesi amaçlanmaktadr. VIII. Be ş yllk Kalknma Plannda ( s.102, paragraf no. 918. ) E ğ itim, sa ğ lk ve sosyal hizmetlerin dar gelirli ve yoksul kesimler i çin ula şlabilir ve kullanlabilir olmasnn sa ğ lanmas, bu kesimlerin konut ihtiyacn gidermeye yönelik projeler te ş vik edil mesi amaçlanmaktadr. Bu planda, ( s.106, paragraf no. 957. ), s endikalarn mesleki e ğ itim tesisi yaptrmalarna ve do ğ al afet bölge lerinde, üyelik ş art aranmakszn konut, sa ğ lk ve e ğ itim tesisi yapmalarna imkân tannm ş tr. ??? ??? 74 Bu plan döneminde mevcut konut durumu “konut” ba ş l ğ altnda a ş a ğdaki gibi tespit edildi ğ i açklanmaktadr ( s.171, “2. KONUT”, http://ekutup.dpt.gov.tr/plan/viii/plan8str.pdf , eri ş im ş ubat 2012): a. Mevcut Durum 1627 . 2000 yl itibaryla T ürkiye’de toplam14,8 milyon civarnda konut mevcut olup, bunun 10,2 milyonunun 20.000 ve daha fazla nüfuslu yerle ş im yerlerinde yer ald ğ tahmin edilmektedir. 1628. Planl dönemde devam eden nüfus art ş, göç ve ş ehirle ş me hzna ba ğ l olarak ortaya çkan çarpk ş ehirle ş menin en büyük göstergesi olan konut sorunu, ekonomik ve sosyal politikalar açsndan önemini devam ettirmektedir. 1629 . VII. Plan döneminde in ş a edilen konut saysnn 1,3 milyon civarnda oldu ğ u tahmin edilmekte olup, bu dönem için ihtiyaç olarak belirlenen 2.540.000 rakamnn çok altnda kalnm ş tr. Aradaki farkn kaçak yapla ş ma ve gecekondu ile kapand ğ tahmin edilmektedir. To plu Konut İ daresi (TOK İ ) kaynaklarndan 1995 - 1999 döneminde kredilendirilen konutlardan 185.379.u tamamlanm ş tr. Bu, in ş a edilen konut saysnn yüzde 14.üne kar şlk gelmektedir. 1630 . VII. Plan döneminde toplam sabit sermaye yatrmlar içinde konut sektörünün cari fiyatlarla pay, 1995.te yüzde 37,3 seviyesinde iken, 2000 ylnda yüzde 31,1 olarak öngörülmü ş tür. Toplam kamu sabit sermaye yatrmlar içinde konut sektörünün cari fiyatlarla pay, 1995.te yüzde 1,4 iken, 2000 ylnda yüzde 2,1; toplam ö zel kesim sabit sermaye yatrmlar içinde konut sektörünün cari fiyatlarla pay 1995.te yüzde 45,1 iken, 2000ylnda yüzde 43,0 olarak öngörülmü ş tür. 1631 . 1990.l yllarn ba şndan itibaren TOK İ tarafndan ba ş latlan 43.131 konutun 2000 ylnda tamamlana ca ğ tahmin edilmektedir. TOK İ kaynaklar bugüne kadar daha çok konut finansmanna tahsis edilmi ş olup, kaynaklarn altyapl arsa üretimine yönlendirilmesi ihtiyac devam etmektedir. 1632. Konut ihtiyacnn kar şlanamamas, aç ğn ruhsatsz yapla ş ma ile kapatlmasna yol açmaktadr. 1984 ylndan bu yana bina saym yaplmamasndan kaynaklanan veri eksikli ğ i dolaysyla yap ve kaçak yap sto ku hakkndaki bilgiler snrl kalmaktadr. 1633. Kaçak yap stokunun yakla şk 2milyon civarnda oldu ğ u tahmin edil en üç büyük k ente ilave olarak tüm ülkedeki bu tür yapla ş ma kentlerin yap ve çevre kalitesini bozmakta, denetimsiz yap stoku özellikle sel, deprem, yangn gibi felaketler kar şsnda alnmas gereken önlemleri zorla ş trmaktadr. 1634 . 1999 ylnda ya ş anan Marmara ve Bolu - Düzce depremleri çok büyük can ve mal kaybna yol açm ş tr. Her iki deprem sonucunda,18.373 vatanda şmz hayatn kaybetmi ş ,48.901 vatanda şmz yaralanm ş tr.93.010 konut, 15.165 i ş yeri ykk veya a ğr hasarldr. 104.440 konut, 16.120 i ş yeri orta derecede, 113.283 konut, 14.656 i ş yeri ise hafif derecede hasar görmü ş tür. 1635. 595 sayl Yap Denetimi Hakknda Kanun Hükmünde Kararname 10 Nisan 2000tarihinde yürürlü ğ e girmi ş tir. 1636 . Marmara ve Bolu - Düzce depremlerinden sonra gündeme gelen d ş kredi imkanlar ile birlikte, konut ve altyap yapm çal ş malar ba ş latlm ş tr. Hak sahipli ğ i çal ş malar sonucunda 42.761 kalc konutun yaplmas gerekmekle birlikte, rakamlar henüz kesinle ş memi ş tir. Ayrca, evini yapana yardm program ile 5 .867 ki ş iye 2 milyar lira,9.729 ki ş iye ise hak sahipli ğ i kar şl ğ 6 milyar lira yardm yaplmas programlanmaktadr. Bayndrlk ve İ skan Bakanl ğ projeleri ve özel sektör hibeleri ile birlikte toplam 41.813prefabrike konutun yapm programlanm ş , bunlarn 2000 Mays ay itibaryla 39.693.ütamamlanm ş , 38.431.i afetzedelere teslim edilmi ş tir. 2.120 prefabrike konutun yapm devam etmektedir ( s.171, “2. KONUT”, http://ekutup.dpt.gov.tr/plan/viii/plan8str.pdf , eri ş im ş ubat 2012) . Ayn plan döneminde, “b) Amaçlar, İ lkeler ve Politikalar” ba ş l ğ altnda baz tespitler, ön görüler ve hedefler verilmektedir (http://ekutup.dpt.gov.tr/plan/viii/plan8str.pdf , eri ş im ş ubat 2012). Buna göre: 1637 . VIII. Plan döneminde, nüfusu 20.000 ve üstü olan yerle ş me yerlerinde demografik geli ş melerden do ğ acak yeni konut ihtiyac 2.714.000 adet olacaktr. Yenileme ve afet konutlar olarak birikmi ş ihtiyaç dahil, her yl 72.200 olmak üzere, be ş ylda toplam 361.000 konutun yaplmas ??? ??? 75 gerekmektedir. Bu durumda, Plan döneminde ken tle ş me ve nüfus art ş ile yenileme ve afetten kaynaklanan toplam konut ihtiyac 3.075.000 adettir. 1638 . Konut üretimini ve sahipli ğ ini te ş vik etmek ve alt gelir gruplarnn konut sorununu çözmek amacyla alternatifli finansman modelleri geli ş tirilecektir . 1639. Kentsel alanlarda bilimsel esaslara dayal planlara göre, arsa sunumu ve düzenli yapla ş may sa ğ layacak yöntemler ile etkin denetim ve yönetim biçim ve araçlar geli ş tirilecektir. 1640. Kentlerdeki barnma sorununa sa ğ lkl bir çözüm getirilmesi am acyla kamu kaynaklar altyaps hazr arsa üretimine yönlendirilecektir. 1641. Kaçak yapla ş may ve gecekondu yapmn önleyici tedbirler alnacaktr. 1642 . Yap üretiminde kullanlan in ş aat malzemelerinin standartlara uygunlu ğ u üretim a ş amasnda etkin olarak denetlenecektir. Konut yapm sürecinde kalite kontrol yöntemi geli ş tirilecek ve uygulamas yaygnla ş trlacaktr. 1643. Konut in ş aatlarnn çe ş itli a ş amalarnda kaliteli üretim yapabilmek amacyla nitelikli eleman yeti ş tirilmesi için yaygn e ğ itim imkanlar geli ş tirilecektir. 1644. Konut üretiminde yap ve çevre kalitesi artrlacak, tarihi, do ğ al dokunun, sosyal ve kültürel de ğ erlerin korunaca ğ, sa ğ lkl, güvenli, kaliteli ve ekonomik konut ve çevrelerinin olu ş turulabilece ğ i yap ve çevre standart lar geli ş tirilecektir. 1645 . Konut ve kentle ş meye ili ş kin, co ğ rafi bilgi sistemlerine dayal bir veri taban olu ş turulacaktr ( http://ekutup.dpt.gov.tr/plan/viii/plan8str.pdf , eri ş im ş ubat 2012) . Belirlenen amaçlar, ilkeler ve politikalar konut sorununu ç özmeyi, kaliteli yapma yönelmeyi, gecekondula ş may önlemeyi ve bir veri tabannn olu ş turulmasn gerektirmektedir. Ancak bu politikalarn yaplabilmesi için VIII. Kalknma plannda hukuki ve kurumsal düzenlemelerde a ş a ğdaki gibi belirtilmektedir. Bu ba ğ lamda, ş ehirle ş me ile ilgili bir bakanl ğn kurulmas gerekli görülmektedir: b. Hukuki ve Kurumsal Düzenlemeler: 1646. Konut arz ve talebine yeterli kaynak sa ğ lamak üzere sermaye piyasas içinde faaliyet gösterecek k onut kredisi açabilecek kurumlar olu ş turulacak ve bankalar sistemi bu amaçla yeniden düzenlenecektir. 1647. 3194 sayl İ mar Kanunu, gecekondula ş may caydrc ve önleyici tedbirleri etkin olarak içerecek ş ekilde yeniden düzenlenecektir. İ mar planlama ve uygulamasnda sorumluluk, denetim ve müeyyide kriter ve süreçleri AB standartlar ile uyumlu hale getirilecektir. 1648. Kentle ş me ve sorunlar ile ilgili olarak yerel yönetimler esas sorumlu olmakla birlikte, merkezi yönetimde gerekli kurumsal ve hukuki altyapnn hazrlanmas, denetim mekani zmalarnn kurulmas yönünde düzenlemeler yaplacak, bu amaçla ş ehirle ş me ve konuttan sorumlu bir bakanlk kurulacaktr. 1649. Kat Mülkiyeti Kanunu site yönetimini de içine alacak ş ekilde yeniden düzenlenecektir ( http://ekutup.dpt.gov.tr/plan/viii/plan8str.pdf , eri ş im ş ubat 2012) . IX . Kalknma Plannda (2007 - 2013), Kurumlar Aras Yetki ve Sorumluluklarn Rasyonelle ş tirilmesi kapsamnda konut müste ş arl ğ kapatlm ş tr ( http:// http://ekutup.dpt.gov.tr/plan/ix/9kalk inmaplani.pdf, eri ş im ş ubat 2012) . Ülkemizde sonuç olarak planl dönemler a ş a ğdaki gibidir: Birinci Be ş Yllk Kalknma Plan 1963 - 1967 İ kinci Be ş Yllk Kalknma Plan 1968 - 1972 Üçüncü Be ş Yllk Kalknma Plan 1973 - 1977 Dördünc ü Be ş Yllk Kalknma Plan 1978 - 1983 Be ş inci Be ş Yllk Kalknma Plan 1985 - 1989 Altnc Be ş Yllk Kalknma Plan 1990 - 1994 Yedinci Be ş Yllk Kalknma Plan 1996 - 2000 Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Be ş Yllk Kalknma Plan 2001 - 2005 Dokuzuncu Kalknma Plan 2007 - 2013 ??? ??? 76 Hangi kalknma plannda, do ğ ann, kültür ve tabiat varlklarnn zarar görmemesi, yerle ş melerin ve geli ş me alanlarnn yer seçimlerinin belirlenmesinde mevcut do ğ al ko ş ullar ve ekolojik dengenin gözetilmesi üzerine vurgu yaplmaktadr? Konut Fiyat Endeksi (KFE), http://www. tcmb.org.tr, “ Konut fiyatlarndaki geli ş melere ili ş kin bir gösterge olu ş turmak amacyla TCMB tarafndan aylk olarak üretilmektedir. Konut kredisine konu olan konutlara ili ş kin de ğ erleme raporlarnda yer alan de ğ erler bankalardan derlenerek fiyat yerine gösterge olarak kullanlmaktadr. Her ay itibaryla hesaplanan endeks de ğ erleri, 2012 Ocak ay verilerinden ba ş l amak üzere her ayn ilk on günü içerisinde TCMB nternet sayfasnda http://www.tcmb.gov.tr) yaymlanacaktr ” ( http://www.tuik.gov.tr/rip/doc/II_RIP_2012 - 2016_04012012.pdf , “Resmi İ statistik Program 2012 - 2016”, Ankara: Türkiye İ statistik Kurumu, Yayn No.3646, eri ş im mart 2012) . TOPLU KONUT KANUNU 17 Mart 1984 tarihli 18344 nolu resmi gazetede yaynlanan 2985 sayl kanun, konut ihtiyacnn kar şlanmas, konut in ş aatn yapanlarn tabi olaca ğ usul ve esaslarn düzenlenmesi, memleket ş art ve malzemelerine uygun endüstriyel in ş aat teknikleri ile araç ve gereçlerin geli ş tirilmesi ve Devletin yapaca ğ desteklemeler toplu konut yasas hükümlerince yönetilmektedir. (http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/672.html, Toplu Konut Kanunu, eri ş im ş ubat 2012). Toplu Kon ut İ daresinin kaynaklar a ş a ğdaki amaçlar için kullanlr (R.G.18344, 2985 sayl Toplu Konut Kanunu): a. (De ğ i ş ik bend: 31/07/2003 - 4966 S.K./3. md.) Ferdi ve toplu konut kredisi verilmesi, köy mimarisinin geli ş tirilmesine, gecekondu alanlarnn dönü ş ümüne , tarihi doku ve yöresel mimarinin korunup, yenilenmesine yönelik projelere kredi verilmesi ve kredilerde faiz sübvansiyonu yaplmas. b. Toplu konut alanlarna arsa temin edilmesi. c. Ara ş trma, turizm alt yaplar, konut alt yaplar, okul, karakol, ibadethane , sa ğ lk tesisleri, spor tesisleri, postane, çocuk parklar, benzeri tesisler ve konut sektörü sanayiini te ş vik için yatrm ve i ş letme kredisi verilmesi. d. İ ş ve istihdam yaratmak üzere esnaf ve sanatkarlara ait i ş yerleri ve küçük sanayi te ş ebbüslerinin kredi yoluyla desteklenmesi. e. Afet mahallerinde konut yapmnn te ş vik ve desteklenmesi. T.C. BA Ş BAKANLIK TOP LU KONUT İ DARES İ BA Ş KANLI Ğ I Konut sorunun büyüklü ğ ü ve önemi yeni konut sunum modellerini gerekli klmaktadr. Belediye - Toplu Konut İ dairesi - Konut Kooperatifleri modeli bu bakmndan önemli avantajlar sunmaktadr. Kenti biçimlendiren, her türlü kentsel sorun karssnda halkn ilk ba ş vurdu ğ u adres olan belediyeler ile yaps gere ğ i dayan ş mann esas alnd ğ konut kooperatiflerinin i ş birli ğ inin merkezi idare (TOK İ ) tarafndan desteklenmesi arsa ve konut maliyetlerini dü ş ürecek, halk katlmn artracak, kentsel rant kamuya kazandracak, ça ğ da ş kentsel yasam alanlarnn ortaya çkmasn sa ğ layacaktr (Karasu, 2005) . Toplu konut idaresi ba ş kanl ğ, 1984 ylnda Toplu Konut ve Kamu Ortakl ğ İ daresi Ba ş kanl ğ adyla kurulmu ş olup 1984 yl 2985 sayl Toplu Konut Kanunu ile sürekli ve yeterli kayna ğ a sahip özerk toplu konut fonu kurulmu ş tur. Ancak bu fonun yürürlükten kaldrlmasyla, 2001 ylnd an itibaren Toplu Konut İ daresi gelirleri, gayrimenkul sat ş ve kira gelirlerinden, kredi geri dönü ş lerinden, faiz gelirlerinden ve bütçe ödeneklerinden olu ş maktadr. Toplu Konut İ daresi Ba ş kanl ğnn i ş levi Türkiye'de konut üretim sektörünün te ş vik ediler ek hzl artan konut talebinin planl bir ş ekilde kar şlanmasn sa ğ lamak yönünde belirlenmi ş tir ( http://www.toki.gov.tr/ptext.asp?id=2 , eri ş im ş ubat 2012 ). ??? ??? 77 Toplu Konut İ daresi’nin görevleri ba ş lca, tahvil ve menkul kymetler çkarmak, kullanma alanlarnd a kredi almaya karar vermek, bankalarla konutlarn finansman için kredi i ş birli ğ i yapmak, konut in ş aatn destekleyen çal ş anlar desteklemek, konut in ş aat ş irketlerine i ş tirak etmek, gerekti ğ inde ara ş trma, proje ve taahhüt i ş lemlerinin sözle ş meyle yaptrlmasn temin etmek, kanunlarla ve di ğ er mevzuatla verilen görevleri yapmaktr (http://www.toki.gov.tr/ptext.asp?id=2, eri ş im ş ubat 2012 ). 06/08/2003 tarih ve 4966 sayl kanunla eklenen Toplu Konut İ daresi’nin yeni görevler i ş unlardr: a. Konut sektörüyle ilgili ş irketler kurmak veya kur ulmu ş ş irketlere i ş tirak etmek; b. Ferdi ve toplu konut kredisi vermek, köy mimarisinin geli ş tirilmesine, gecekondu alanlarnn dönü ş ümüne, tarihi doku ve yöresel mimarinin korunup yenilenmesine yönelik projeleri kredilendirmek ve gerekti ğ inde tüm bu kredi lerde faiz sübvansiyonu yapmak; c. Yurt içi ve yurt d şnda do ğ rudan veya i ş tirakleri aracl ğyla proje geli ş t irmek; konut, altyap ve sosyal donate uygulamalar yapmak veya yaptrmak; d. İ dareye kaynak sa ğ lanmasn teminen kar ama çl projelerle uyg ulamalar yapmak veya yaptrmak; e. Do ğ al afet meydana gelen bölgelerde gerek görüldü ğ ü taktirde konut ve sosyal donatlar, altyaplar ile birlikte in ş aa etmek, te ş vik etmek ve desteklemek. TOK İ ’nin i ş levi nedir? Bayndrlk ve Iskan Bakanl ğ Kentle ş me Ş uras 2009 tarihli çal ş mada Konut Politikalarna Yönelik Stratejiler den bazlar (kaynak ve detayl bilgi: http://www.bayindirlik.gov.tr/turkce/kentlesme/kitap3.pdf , ş ubat 2012, sayfa 76 - 87 ) a ş a ğdaki gibidir: ? “ Ke ntle ş me ve konuttan sorumlu merkezi bir kurumun olu ş turulmas ? Konuta yönelik katlmc yöntemlerle üretilmi ş tutarl ve ortak bir kamu politikas ve vizyonu olu ş turulmas ? Kentle ş me ve konuta ili ş kin verilerin bir bilgi bankas ş eklinde toplanmas ? Toplu kon ut yapmn ve ipotekli kredi mekânizmasn destekleyecek finans sisteminin geli ş tirilmesi ? “Sosyal konut” ve “kiralk sosyal konut” tanmlarnn yaplarak buna uygun politika ve projelerin geli ş tirilmesi ? Konut projelendirilmesi ve üretiminde engelliler ve ya ş llarn gereksinmeleri de dikkate alnarak ya ş am kalitesini sa ğ layacak tasarm kontrol mekanizmalarnn geli ş tirilmesi, ? Y a ş llar için konut sunumunun ve finansman olanaklarnn çe ş itlendirilmesi ? Sa ğ lkl ya ş am için yayaya ve özel ihtiyaç gruplarna ön celik veren ula şm ve açk alan düzenlemelerine öncelik verilmesi ? Arsa ve konut üretimi ile sosyal ve teknik altyap arasnda e ş güdüm sa ğ lanarak altyapnn konut yapmndan önce üretilmesi ? Ye ş il alanlarn her kentin topo ğ rafik ve iklimsel özelliklerine ba ğ l olarak bir sistem bütünlü ğ ü içinde geli ş tirilmesi, ula şm plan gibi ye ş il alan planlarnn da imar plannn bir parças olarak e ş zamanl olarak devreye sokulmas ? Manevi, tarihi ve kültürel anlam bulunan yap, bölge ve ya ş am pratiklerinin ya da gelenek lerin korunmas (Türkiye Ulusal Rapor, 1996, s.78) ? Do ğ al, arkeolojik ve kentsel sit alanlarndaki kaçak yapla ş m ş alanlara öncelikle müdahale edilmesi ??? ??? 78 ? Kentlerde dolu - bo ş dengesini gözeten yo ğ unluklarn tercih edilmesi, gerekli seyrekle ş tirme kararlarnn uygulanmas ? Yap üretiminde ve kullanmnda afetlerden koruyucu standartlarn geli ş tirilmesi ? Ya ş am kalitesini de ğ erlendirmede kullanlacak nesnel göstergelere ili ş kin verilerin sa ğ lanmas ? Kullanm sonras de ğ erlendirme çal ş malarnn artrlmas ? Kent genel inde yaya ve bisiklet eri ş iminin güçlendirilmesi ? Enerji etkin ve iklime duyarl konut üretiminin te ş vik edilmesi ve mevcut binalarn enerji etkin hale getirilmesi ? Ya ş anabilir ve sürdürülebilir bir kent hedefine do ğ ru ekosistem duyarl bir ya ş am kültürünün geli ş tirilmesi ? Konut alanlarnda güvenli ya ş amn sa ğ lanmasna yönelik düzenlemeler yaplmas ? Yerle ş im esteti ğ inin, sanat, mimari, kent tasarm ve planlamas alanlarndaki geleneksel, yerel, modern ve di ğ er stillerdeki geli ş meleri dikkate alan ve bunlar ar asnda müzakere sonucu olu ş mu ş bir dengeyi gözeten bir yöntemle olu ş turulmas (Türkiye Ulusal Rapor, 1996, s.78) ? İ mar aff sonucunu do ğ uracak mevzuat de ğ i ş iklikleri yerine ruhsatsz yapla ş m ş alanlarn mevcut plan ve yasalardaki i ş levlerine dönü ş türülmesi ni öngören düzenlemelerinin yaplmas ? Kaçak yapla ş ma ve gecekondula ş may önlemek üzere yasalarn öngördü ğ ü Kamu ve özel kurulu ş larn konut üretiminde i ş birli ğ i içinde çal ş mas ”. DÜNYADA KONUT POL İ T İ KALARI IX. Be ş Yllk Kalknma Plan ’ nda (2007 - 2013) belirtildi ğ i gibi “ ABD ekonomisinde dü ş ük düzeydeki uzun dönemli faizler ve 1990’l yllarn sonundan itibaren ortaya çkan konut fiyatlarndaki hzl yükseli ş hane halk harcamalarnda, yüksek cari i ş lemler aç ğ yaratacak ölçüde, bir art ş a yol açm ş tr . Çekirdek enflasyonda görülen kprdanma nedeniyle Amerika Birle ş ik Devletleri Merkez Bankasnn (FED) son bir kaç yldr uygulamakta oldu ğ u faiz artrm politikasn sürdürmesi olasdr. A şr yükselen konut fiyatlarnn bu politikadan hzl bir biçimde etkilenmesi veya ABD’nin d ş politikasndan kaynaklanabilecek etkiler nedeniyle ABD ekonomisinde ya ş anabilecek olumsuz geli ş melerin bu ülkeyle snrl kalmayaca ğ açktr. Önümüzdeki dönemde ABD ekonomisinin yllk ortalama yüzde 3,5 civarnda büyümesi beklenmektedir. ” ( http://ekutup.dpt.gov.tr/plan/ix/9kalkinmaplani.pdf, eri ş im ş ubat 2012). Bu ba ğ lamda, konut fiyatlar dünyada etkin ülkelerin politikalarndan da etkilenmekte oldu ğ u anla şlmaktadr. Yüksek konut fiyatlarnn kayna ğ sadece malzeme, i ş çili k, arsa maliyeti gibi etmenler d şnda son kalknma plannda da belirtildi ğ i gibi d ş ülke kaynakl da olabilmektedir. Bu noktada geli ş mi ş ülkelerde ne gibi konut politikalarnn üretildi ğ i bilinmelidir. Housin Policy / Konut politikas http://www.unhab itat.org/categories.asp?catid=281 Birle ş mi ş Milletler İ nsan Yerle ş imleri Program (The United Nations Human Settlements Programme/ UN - HABITAT) yeterli düzeyde barnma hedefi ile sosyal ve çevresel sürdürülebilir kasaba ve kentlerin üretilmesini te ş vik etmektedir. 1950lerde dünya nüfusunun 1/3ü kentlerde ya ş amaktayken sadece 50 yl sonra bu oran 1/2ye yükselmi ş ve artmaya devam etmektedir ki 2050de bu oran 2/3 olaca ğ sanlmaktadr (www.unhabitat.org, eri ş im mart 2012). Bunun sebebi kentlerin zenginlik ve frsat olarak görülmesidir. Bu durum bir ulusun e ğ itim, sa ğ lk hizmetleri, barnak, su ve kanalizasyon gibi temel olanaklar bulabilece ğ i yerler aranmasnn bir etkisidir. Bu da kent olgusunun bir ülkenin geli ş iminde önemli bir role sahip olaca ğn göstermek tedir. Sürdürülebilir kentle ş me küresel boyutuyla en önemli bask unsurudur. UN - HABITAT Konut Politikas Bölümü düzenli olarak, hükümetler tarafndan üstlenilen konut politikas giri ş imlerine dan ş manlk hizmeti sunmaktadr. (www.unhabitat.org, eri ş im mart 2012). Bu ba ğ lamda ??? ??? 79 UN - HABITAT’n programlar politikalarn olu ş turulmasnda politikaclara ve yerel yönetimlere yardmc olmak üzere çözüm odakl, i ş e yarayan insan yerle ş keleri ve kent konularyla birlikte kavranmas için tasarlanm ş tr. Kurulu ş un Istanbul Deklerasyonu 2006 ylnda yaplm ş tr. Deklerasyon yerle ş imlerin ya ş am kalitelerinin iyile ş tirilmesine yönelik olarak 15 maddeden olu ş ur (http://www.unhabitat.org/downloads/docs/2072_61331_ist - dec.pdf, eri ş im mart 2012). İ nsan Yerle ş imleri Üzerine Istanbul Deklarasyonu/ The habitat agenda, http://www.unhabitat.org/downloads/docs/2072_61331_ist - dec.pdf Bu program gecekondula ş may önlemek üzere “gecekondusuz kent” hedeflemektedir. Bu strateji küresel normlar, bilginin anal izi, çözümlerin yerinde snanmas ve finans ba ş lklarna sahiptir (www.unhabitat.org, eri ş im Mart 2012). Konut politikalar ve programlar tematik olarak ş u ba ş lklardadr: ? “ Etkili konut politikalarnn formülasyonu ve uygulanmas; ? Barnma stratejileri etkinle ş tirilmesi; ? Gecekondu önleme politikalar; ? Mevcut konut sto k unun iyile ş tirilmesi, bakm ve yönetimi; ? Konut da ğtm sistemleri ve özellikle ödenebilir konut finansmann sa ğ lanmas; ? Gecekondu iyile ş tirme ve yaygn konut tedarik sistemleri ; ? Kir alk konut; ? Kooperatif konut: kooperatif konutlarnn ödenebilir olmasnda önemli bir stratejidir.; ? Hassas gruplar için konut ? Konut tahliyeler i ve yeterli barnma hakk ? Sürdürülebilir konut, sürdürülebilir yaplar ve temizlik in ş aat teknolojisi. ” ( http://www.unhabitat.org/content.asp?typeid=19&catid=281&cid=378 , eri ş im mat 2012). ELEKTRON İ K K İ TAP: Urban World: Bringin g Blue Skies Back To Our Cities (Volume 4 Issue 3 Oct. 2011), http://www.unhabitat.org/pmss/listItemDetails.aspx?publicationID=321 4 V İ DEO: Homo Urbanus: Habitat II & Beyond, 1997, http://www.unhabitat.org/pmss/listItemDetails.aspx?publicationID=2017 Yörükan’a göre (Lauwe, 1968), “konutla aile arasndaki ili ş kiyi iki açdan görmek mümkündür. Birincisi, kötü konut ş artlar ailelerin hayat ve mutlulu ğ u üzerindeki zararl etkileri; ikincisi, insana yara şr hayata ve mutlulu ğ a ula ş mak yönünden konutun yap abilece ğ i olumlu etkilerdir. Bu konu bat ülkelerinde 19.yüzyln sonlarndan itibaren ara ş trma konusu olmu ş ve ara ş trma sonuçlarna göre, kötü ve yetersiz konut ş artlarnn verem ve di ğ er salgn hastalklarn yaylmasna, sinir gerginliklerine ve hastalklarna, dama sertli ğ ine, fertler ve gruplar aras çat ş malara, suçlara, ailenin bozulmas ve da ğlmasna, biyolojik, psikolojik ve sosyal bozukluk ve düzensizlik hallerine elveri ş li ortam yaratt ğn do ğ rulam ş tr. Di ğ er yandan ara ş trmalar, konut ş artla rn düzeltmekle, sosyal problemleri hafifletmek veya gidermek arasnda do ğ ru orantl bir ili ş ki oldu ğ unu göstermektedir.” Fransz mimarl ğnda öncü olan Le Courbusier’in yakla şmna göre, ailelerin azami yo ğ unluk içinde en iyi ş ekilde ya ş ayabilmesini m ümkün klacak ş artlar gerçekle ş tirmeye çal ş m ş tr (Lauwe, 1968). 1953te Marsilya’da ilk siteyi “Unite d'Habitation” uygulam ş tr . Her konut birimi - 337 adet konut bir blok üzerindedir - di ğ erlerinden bütünüyle yaltlm ş , konutun uzantlar olan stadyum, okul, ticaret yerleri bu blok üzerinde yerle ş tirilmi ş tir. Böylece yukarya do ğ ru yükselerek kazanlan yer sayesinde, binada ??? ??? 80 oturmakta olan her aile hürlü ğ ünü koruyabilmekte ve güne ş ten ve ye ş ilden yaralanabilmektedir. Blo ğ un verdi ğ i hizmetler sayesinde kamu hizmetlerinden ve ula şm masraflarndan da tasarruf sa ğ lanmaktadr. Courbusier’e göre (Lauwe, 1968), bir konutun kim için yaplaca ğ önemlidir. Belirsiz bir insan içinse, bina program yaparken konut içindeki mekânlarn kullanm amacna göre boyutlar, m ekanlarn says, mesken içinde da ğl ş lar, yaplacak harcamalarn asgari snrlar, kullancnn kültürü önemlidir. İ nsan ya ş am olarak de ğ i ş kenli ğ i olan bir canldr. Bekardr, evlenir, çocuklar olur, onlar büyür, onlar evlenir ve kendi yuvalarn kurar lar, e ş lerden biri ölür vb. Bu de ğ i ş imlere konut cevap verebilmelidir. Konutta ailenin her ferdine ba ğmsz yerler verebilmek, kom ş uya ses geçmemesi için yaltm yaplmas, aileleri dikey yönde kütleler halinde bir binada toplayarak arsadan kazanmak, güne ş , mekan ve ye ş illikten faydalanma olana ğn sa ğ lamak önemli görülmektedir. Almanya’da 1945de sava ş tan çkm ş olmas nedeniyle konut sorunu çok fazlayd. Kamu yardmlar ile 1949 - 1957 yllar aras konut in ş as mümkün olmu ş tur. Vergiden muaf ipotek tahville rinin çkartlmas, ticari kazancn bu mecraya aktarlmas ve tasarruf depozitolar gibi te ş vik tedbirleri ile büyük bir mebla ğ toplanm ş tr. Di ğ er yandan özel ş ahslarn konut in ş aat için verdikleri ödünç paralarla, bu ki ş ilere tannan vergiden tasarruf hakk da ba ş ary getirmi ş tir. Bu ş ekilde tek ve iki ailelik konut üniteleri bütün in ş aatn yarsn olu ş turur (Yörükan, 1968). İ talya’da ikinci dünya sava ş sonunda, di ğ er bat Avrupa memleketleri ile kyasland ğnda, konutlarn hacim ve di ğ er sa ğ lk standartlar bakmndan daha dü ş ük oldu ğ u görülmektedir (Yörükan’dan Wendt, 1968). Milli konut politikalar arasndaki farklarn en yaygn ve temel nedeni, devlet te ş ebbüsüne verilen önem ile özel te ş ebbüssün te ş vik edilmesidir. İ spanya’da konut politikas, mesken finansman ve in ş aat sorumlulu ğ unu daha çok devlet üzerine alm ş tr. Devlet ya kendisi ya da seçece ğ i bir kurulu ş kanalyla yeni in ş aatlarn birço ğ unu yapmaktadr. Ancak deneyimlere ba ğ l olarak, özel te ş ebbüsün yapaca ğ yatrmlar te ş vik etmek öne rilmektedir (Yörükan’dan Wendt ve Carlson, 1968). Sürdürülebilir kentleri hangi program te ş vik eder? Atina anla ş mas (La Charte D’athénes, Paris: Les Editions De Minuit, 1957)’na göre (Yörükan, 1969): ? “madde 23. mesken mahalleleri, bundan böyle ş ehrin mekan içinde en iyi yerleri almal, topo ğ rafya ş artlarndan faydalanacak ve iklim özelliklerini göz önünde bulunduracak ş ekilde, güne ş görme ğ e en elveri ş li yerlerde ve en uygun ye ş il sahalar içinde kurulmaldr”. ? “madde 25. Arazinin mahiyeti gere ğ ince b elirlenmi ş olan konut ş ekillerine göre, makul yo ğ unluklar tayin edilmelidir.” ? “madde 26. Her konut için asgari güne ş görme saatlerinin ne kadar olmas gerekti ğ i tespit edilmelidir. Tek bir konutun bile yalnzca kuzeye yöneldi ğ i veya d ş ardan gelen gölgeler yüzünden güne ş ten mahrum kld ğ her ev plan kesin olarak reddedilmelidir. Güne ş i meskenin içine sokmak mimarn yeni ve en önemli görevidir”. ? “madde 28. Yüksek yaplar yapmak için, modern tekni ğ in imkânlarn hesaba katmak gerekir. Mesken konusunda, herh angi bir kararn yerinde oldu ğ unu gösteren sebepler ş unlardr: en güzel manzarann seçimi, en temiz havaya ve en iyi güne ş görme imkânlarna ula ş maya çal ş ma, nihayet meskenin hemen yaknnda kolektif tesisler, okullar, yardm merkezleri, oyun sahalar gib i meskenin uzantlarn kurabilmek imkân.” ? “madde 29. Birbirinden uzak bir mesafede yaplm ş olan yüksek yaplar, geni ş ye ş il sahalarn yararna olmak üzere, topraktan kazanma imkânn verirler. Bu yüksek yaplarn birbirlerinden yeterince uzak mesafelerd e yaplmas gereklidir.”. Atina anla ş masn göre, mesken konusunda verilen kararlarn do ğ ru oldu ğ unun göstergeleri nelerdir? ??? ??? 81 Özet Konut insanlar için ya ş amsal öneme sahip bir bina türünü olu ş turur. Öyle ki gerek fiziksel gerekse psikolojik anlamda insann do ğ rudan etkilendi ğ i bir ya ş ama alan olarak konut ele alnmaldr. Bu durum bireyi, ailesini, toplumu etkileyen önemli bir etkile ş im zincirine sahiptir. Kendisini evinde mutlu hissetmeyen birey tpk sudaki halkalar gibi geni ş le yen sa ğ lksz bir toplumsal kurguyu da olu ş turacaktr. Bu ba ğ lamda, kullanc memnuniyetini sa ğ layabilmesi için bir konutun mekânsal organizasyonunun optimumda standartlar sa ğ lamas gereklidir. Bunlardan ilki barnma yo ğ unlu ğ udur. 1963den itibaren ülkemizde Planl dönem olarak adlandrlmaktadr. Planl dönemde amaçlanan ve uygulanan konut politikalarnda göç ile ba ş layan gecekondula ş ma ve hzl kentle ş me ile ortaya çkan iki önemli konu görülmektedir. Birincisi gecekondula ş may önlemek ve mevcut gecekondu alanlarn sa ğ lkla ş trmak, ikincisi toplu konut ile hzl konut üretimini sa ğ lamak olmu ş tur. Bu amaçla çkarlan yasalar, düzenlemeler, uygun finans modelleri aray ş, ş ehirle ş me konusunda bir bakanlk kurulmas, toplu konut idaresi kurumu ve kanunu gibi çözüm üretmek üzere pek çok politika olu ş turulmu ş tur. Bu kapsamda yurtd şnda da sürdürülebilir kentle ş me ve ekolojik tabanl politikalar üretilmi ş tir . ??? ??? 82 Kendimizi Snayalm 1. Dar gelirli ailelere devlet deste ğ iyle sa ğ lanan konuta ne denir? a. Apartman b. Çekirdek konut c. Site d. Mesken e. Blok apartman 2. Anayasamzn hangi maddesinde konut hakk tanmlanr? a. 57 b. 47 c. 43 d. 83 e. H içbiri 3. Barnma ko ş ullarn belirleyen konut nitelikleri a ş a ğdakilerden hangisi de ğ ildir? a. K onutun sa ğ lamlk durumu b. K onutun maddi de ğ eri c. O da saylar d. B arnma yo ğ unlu ğ u e. K ullancsnn özellikleri 4. Dünya sa ğ lk örgütü tarafndan hazrlanan raporda ve Yörükan’n ara ş trmalarnda ki ş i ba şna dü ş mesi gerekli alan en az kaç metrekare olmaldr? a. 10 b. 12 c. 18 d. 14 e. 8 5. Konut yerle ş imlerinde kastedilen eri ş ilebilirli ğ in sa ğ lanmas daha çok a ş a ğdaki hangi kullanc için de ğ ildir? a. İ ş siz insanlar b. Ya ş llar c. Yürüme Engelliler d. Çocuklar e. Görme engelliler 6. Konut politikalarn belirlemede planl dönem hangi yl ba ş lam ş tr? a. 1945 b. 1950 c. 1963 d. 1968 e. 1973 7. A ş a ğdakilerden hangisi uygulanana bir konut politikas de ğ ildir? a. Kooperatifçili ğ i özendirmek b. Gecekondula ş may önlemek c. Toplu konuta öncelikli kredi vermek d. Altyaps hazr arsa üretmek e. Hzl Ş ehir le ş mek 8. Hangi kalknma plannda do ğ ann, kültür ve tabiat varlklarnn zarar görmemesi, yerle ş melerin ve geli ş me alanlarnn buna göre yer seçimlerinin belirlenmesi konusunu kapsar ? a. Birinci be ş yllk kalknma plan b. Üçüncü be ş yllk kalknma plan c. Be ş inci be ş yllk kalknm a plan d. Yedinci be ş yllk kalknma plan e. Dokuzuncu be ş yllk kalknma plan 9. UN - HABITAT’n konut politikalar ve programlarnda hangi tema bulunmamaktadr? a. Barnma stratejileri etkinle ş tirilmesi b. Gecekondu önleme politikalar c. Kiralk konut d. Sürdürülebilir konut e. Finans merkezlerindeki art ş 10. Atina anla ş masna göre neyi eksik olan ev plan kesin olarak reddedilmelidir? a. Boyas olmayan b. Güne ş i almayan c. Esteti ğ i olmayan d. Odas az olan e. Zemine oturan ??? ??? 83 Kendimizi Snayalm Yant Anahtar 1. b Yantnz yanl ş ise “Konut: Tanm ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 2. a Yantnz yanl ş ise “Anayasamzda Ve İ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinde Konut Hakk ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 3. b Yantnz yanl ş ise “Konut Ve Barnma Ko ş ullar ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 4. d Yantnz yanl ş ise “Konut Ve Barnma Ko ş ullar ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 5. a Yantnz yanl ş ise “ Engelli Uyumlu Tasarm: Eri ş ilebilirlik ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 6. c Yantnz yanl ş ise “Ülkemizde Konut Sorunu Ve Politikalar ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 7. e Yantnz yanl ş ise “Ülkemizde Konut Sorunu Ve Politikalar ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 8. d Yantnz yanl ş ise “Ülkemizde Konut Sorunu Ve Politikalar” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 9. e Yantnz yanl ş ise “Dünyada Konut Politikalar ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 10. b Yantnz yanl ş ise “Dünyada Konut Pol itikalar ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. Sra Sizde Yant Anahtar Sra Sizde 1 Konut, insanlarn içinde ya ş adklar ev, apartman vb. yer, mesken, ikametgâh olarak tanmlanr. Sra Sizde 2 “B.Konut Hakk: Devlet, ş ehirlerin özelliklerini ve çevre ş artlarn gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacn kar şlayacak tedbirleri alr, ayrca toplu konut te ş ebbüslerini destekler.” olarak konut hakk tanmlanmaktadr. Sra Sizde 3 Barnma yo ğ unlu ğ u, oda ba şna dü ş en ki ş i saysdr Sra Sizde 4 Kullancnn katlm, engelli uyumlu tasarm ve depreme dayankl konut üretimi Sra Sizde 5 Projelerinde yapy ayaklar/ kolonlar üzerinde yükselterek zemin katta yaratt ğ bo ş lukla kentin yaylar için görsel bir süreklili ğ ini sa ğ lamay hedefler. Sra Sizde 6 1969 ylnda kurulan Arsa Ofisi Genel Müdürlü ğ ü sanayi ve turizm amaçlaryla, kamuca arsa sto ğ u, arsa düzenleme sat ş lar i ş ini üstlenmi ş tir Sra Sizde 7 7. Kalknma plannda do ğ ann, kültür ve tabiat varlklarnn zarar görmemesi, yerle ş mele rin ve geli ş me alanlarnn yer seçimlerinin belirlenmesinde mevcut do ğ al ko ş ullar ve ekolojik dengenin gözetilmesi üzerine vurgu yaplmaktadr. Sra Sizde 8 Toplu Konut İ daresi Ba ş kanl ğnn i ş levi Türkiye'de konut üretim sektörünün te ş vik edilerek hzl artan konut talebinin planl bir ş ekilde kar şlanmasn sa ğ lamak yönünde belirlenmi ş tir. Sra Sizde 9 Birle ş mi ş Milletler İ nsan Yerle ş imleri Program (The United Nations Human Settlements Programme/ UN - HABITAT) yeterli düzeyde barnma hedefi ile sosyal ve çevresel sürdürülebilir kasaba ve kentlerin üretilmesini te ş vik etmektedir . Sra Sizde 10 Mesken konusunda, herhangi bir kararn yerinde oldu ğ unu gösteren sebepler ş unlardr: en güzel manzarann seçimi, en temiz havaya ve en iyi güne ş görme imkanlarna ula ş maya çal ş ma, nihayet meskenin hemen yaknnda kolektif tesisler, okullar, yardm merkezleri, oyun sahalar gibi meskenin uzantlarn kurabilmek imkan. ??? ??? 84 Yararlanlan Kaynaklar Aydnl, Semra, (2005), “ Konut Ve Anlam Üzerine Bir De ğ erlendirme ”, Konut De ğ erlendirme Sempozyumu 2004, Ed. Suat Akap, Gökhan Ülken, İ stanbul: İ TÜ Mimarlk Fakültesi Yaynlar, s.4 -6 “ Demokratikle ş me Sürecinde Konut Politikalar (1994: Istanbul)”, Panel Kitab, Istanbul: Konutbirlik, 1994 DPT 1963, Kalknma Plan Birinci Be ş Y l (1963 - 67), T.C. Ba ş bakanlk Devlet Planlama Te ş kilat Ankara: Ba ş bakanlk Devlet Matbaas. DPT, 1967, “Kalknma Plan Birinci Be ş Yl (1968 - 72)” , T.C. Ba ş bakanlk Devlet Planlama Te ş kilat Ankara: Ba ş bakanlk Devlet Matbaas. DPT 1973, “ Yeni Strateji Ve Kalknma Plan Üçüncü Be ş Yl (1973 - 77) ”, T.C. Ba ş bakanlk Devlet Planlama Te ş kilat Ankara: Ba ş bakanlk Devlet Matbaas. DPT, 1979, “Dördüncü Be ş Yllk Kalknma Plan (1979 - 83)..” , T.C. Ba ş bakanlk Devlet Planlama Te ş kilat Ankara: Ba ş bakanlk Devlet Matbaas. DPT, 1985). “Be ş inci Kalknma Plan Birinci Be ş Yl (19 85 - 89 ) ..” , T.C. Ba ş bakanlk Devlet Planlama Te ş kilat Ankara: Ba ş bakanlk Devlet Matbaas. DPT, 1990, “Altnc Be ş Yllk Kalknma Plan (1990 - 95)”, T.C. Ba ş bakanlk Devlet Planlama Te ş kilat Ankara: Ba ş bakanlk Devlet Matbaas. Geray, C., 1983, “ XIII. İ skan Ve Ş ehircilik Haftas” Toplu Konut Sorunlar Ve Siyasas ” , Ankara: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yaynlar. 523, s.1 - 10. Hasol, Do ğ an, (1979), “ Ansiklopedik Mimarlk Sözlü ğ ü ” Istanbul: Y.E.M. Yayn A2. Ispir, Eyüp, (2000) “ Ş ehirle ş me ”, Ed. Z. Bildirici, Eski ş ehir: Anadolu Üniversitesi Yaynlar, Yayn No.794, Açkö ğ retim Fakültesi Yayn No.404. Ispir, Eyüp, Açma, Bülent (2005) “ Kentle ş me Ve Çevre Sorunlar ”, Ed. B.Açma, Es ki ş ehir: Anadolu Üniversitesi Yaynlar, Yayn No.1645, Açkö ğ retim Fakültesi Yayn No.861. İ nkaya, Y., 1972, “ Türkiye’de Cumhuriyet Devrinin Ba şndan Günümüze Kadar Konut Sorunu ”, Mimarlk, Yl.9, Say.107, S.50 - 65. Kara, Mustafa, 1990, “ Türkiye’de Konut Sorunu, Uygulanan Konut Politikalarnn De ğ erlendirilmesi ve Konut Sorununun Çözümü Için Model Önerisi ” , Ankara: Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi , Dan ş man.Prof.Dr.Kaya Türker. Karasu, Mithat Arman, (2005) “ Türkiye’de Konut Sorununun Çözümünde Farkl B ir Yakla sm; Belediy e- Toplu Konut id aresi - Konut Kooperat ifleri İ ş birli ğ i Modeli ” Ekonomik Ve Sosyal Ara ş trmalar Dergisi, Güz 2005, 1:56 - 87 Kele ş , Ru ş en, 1990, “ Kentle ş me Politikas ”, Ankara: Imge Kitabevi Yaynlar: 13, Özka n Matbbaclk. Lauwe, Chombart P.H., ve sosyal etnoloji çal ş ma grubunun digger üyeleri, 1968, “ Aile ve Mesken Konusunda Fransz Mimarlrnn Bugünkü E ğ ilimleri ”, Çev. Dr. Ayda Yörükan, Ankara: Imar ve Iskan Bakanl ğ, Mesken Genel Müdürlü ğ ü, Sosyal Ara ş trma Dairesi - II Çeviri Serisi 1. Mutlu, Asm, 1983, “ Bina Bilgisi Ders Notlar ” (Ru ş en Yamaçl Kütüphanesi’nden), Istanbul: Mimar Sinan Üniversitesi, Mimarlk Bölümü. Okan, Aktan, 1975, “ Bina Tasarmnda Performans Yakla şm Ile Maliyet Denetimi ” Ank ara : TÜBITAK Yaynlar Pulat, Gülçin, 1992, “ Dar Gelirli Kentlerin Konut Sorunu Ve Soruna Sosyal Içerikli Mekansal Çözüm Aray ş lar” , Ankara: Kent Koop. Yaynlar.98. Resmi Gazete, 1989, “Konut Sertifikalar Uygulama Yönetmeli ğ i..” , say 20313, 15.ekim.1989, Resmi.Gazete. 1 Mart 1984, no:18328. Sanoff, Henry (2011) " Multiple Views of Participatory Design, " Focus: Journal of the City and Regional Planning Department : Vol. 8: Iss. 1, Article 7. http://digitalcommons.calpoly.edu/focus/vol8/iss 1/7 Ş enyapl, T., 1985, “ Ankara Kentinde Gecekondu Geli ş imi (1923 - 1960) ”, Ankara: Kent Koop. Yaynlar, Özgün Matbaaclk. Tekeli, Ilhan, 1982, “ Türkiyede Kentle ş me Yazlar ”, Ekonomik Ve Sosyal Ara ş trmalar:3, Ankara: Turhan Kitabevi Tekeli, Ilhan, 1993, “ Yetmi ş Yl Içinde Türkiye’ninkonut Sorununa Nasl Çözüm Arand ”, Konut Ara ş trmalar Sempozyumu, Ankara: Toplu Konut Idaresi Ba ş kanl ğ. Tokman, Leyla Y., (1995), “ Konut Alan Maliyet İ li ş kisinin İ rdelenmesi Ve Maliyet Açsndan Optimal Konut Alannn Belirlenmesi Ü zerine Teorik Bir Ara ş trma ”, Yüksek Lisans Tezi: Ankara, Gazi Üniversitesi, ??? ??? 85 FBE, Mimarlk Anabilimdal, Dan ş man: Prof.Dr.Esen Onat. Vitruvius, 2005, “ Mimarlk Üzerine On Kitap ”, Çev: Suna Güven, Ş evki Vanl Mimarlk Vakf Yaynlar Yörükan, Ayda, 1965, “ Mesken ve Ruh Sa ğ l ğ ”, Konut Paneli II, Memleketimizde Halk Konutlar Projelerinindüzenlenmesine Etki Yapan Faktörler, Istanbul: .Itü Mimarlk Fakültesi, Yap Ara ş trma Kurumu. Yörükan, Turhan, 1968, “ Bat Almanya, Italya Ve Ispanya’da Mesken Politikas ”, çev. Ankara: Imar ve Iskan Bakanl ğ, Mesken Genel Müdürlü ğ ü, Sosyal Ara ş trma Dairesi - II Çeviri Serisi II. Yörükan, Ayda 1969, Atina Anla ş mas (La Charte D’athénes, Paris: Les Editions De Minuit, 1957), Çev. Dr. Ayda Yörükan, Ankara: Imar ve Iskan Bakan l ğ, Mesken Genel Müdürlü ğ ü, Sosyal Ara ş trma Dairesi - 52, Çeviri Serisi 39. İ nternet Kaynaklar: TDK1: Güncel Türkçe sözlük , Türk Dil Kurumu, http://www.tdk.gov.tr/ eri ş im ş ubat 2012 Unité d'habitation, Berlin , Foto ğ raf, Günter Heine, 1989 çal ş mas, http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Dosya: Corbusier_Unite_Berlin.jpg&filetimestamp=200 50731143008, eri ş im ş ubat 2012 Bir özel site/gated community, Ezeiza, Canning, Buenos Aires, Arj a ntin ., foto ğ raf, Alex Ste ffler, 2009, http://en.wikipedia.org/wiki/File:Gated_communi ty_near_Ezeiza.jpg, eri ş im ş ubat 2012 T.C. Anayasas’nn 57.maddesi “B.Konut Hakk” ( http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/anayasa.m addeler?p3=57 , eri ş im ş ubat 2012 İ nsan Haklar Evrensel Beyannamesi (1948), http://www.ihd.org.tr/index.php?option=com_co ntent&view=article&id=156:insan - haklari - evrensel - beyannames&catid=37 , eri ş im ş ubat 2012 Yerel Yönetimler İ çin Özürlülere Yönelik Fiziki ve Mimari Düzenleme Klavuzu, T.C. Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanl ğ, Özürlü Ve Ya ş l Hizmetleri Genel Müdürlü ğ ü, http://www.ozida.gov.tr/guncel/yerelrehber.ht m , eri ş im ş ubat 2012 Unite d'Habitation, Marsilya, Fransa , http://maps.google.com/, eri ş im ş ubat 2012 Habitat’67, Montreal, Quebec, Kanada , http://www.ms afdie.com/#/projects/habitat67, eri ş im ş ubat 2012 Charles Correa Assoc., http://www.charlescorrea.net/ eri ş im mart 2012 Türkiye Istatistik Kurumu/ konut istatistikleri, D İ E2000, http://www.tuik.gov.tr/VeriBilgi.do?tb_id=40&u st_id=11 , eri ş im mart 2012 Yerel Yönetimler Için, Özürlülere Yönelik Fiziki ve Mimari Düzenleme Klavuzu, http://www.ozida.gov.tr/guncel/yerelrehber.htm , eri ş im ş ubat 2012) Altnc Be ş Yllk Kalknma Plan 1990 - 1994, http://ekutup.dpt.gov.tr/plan/plan6.pdf, eri ş im ş ubat 2012 Yedinci Be ş Yllk Kalknma Plan 1996 - 2000, http://ekutup.dpt.gov.tr/plan/vii/, eri ş im ş ubat 2012 Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Be ş Yllk Kalknma Plan 2001 - 2005, http://ekutup.dpt.gov.tr/plan/viii/plan8str.pdf, eri ş im ş ubat 2012 Uzun Vadeli Strateji ve S ekizinci Be ş Yllk Kalknma Plan 2001 - 2005, “ 2. KONUT”, http://ekutup.dpt.gov.tr/plan/viii/plan8str.pdf, eri ş im ş ubat 2012 Dokuzuncu Kalknma Plan 2007 - 2013, http://ekutup.dpt.gov.tr/plan/ix/9kalkinmaplani.p df, eri ş im ş ubat 2012 Kentle ş me Ş uras 2009, Bayndrlk ve Iskan Bakanl ğ, Kentsel Dönü ş üm Konut ve Arsa Politikalar Komisyon Raporu, Ankara Nisan 2009, http://www.bayindirlik.gov.tr/turkce/kentlesme/ki tap3.pdf, ş ubat 2012 UN - HABITAT , http://www.unhabitat.org, eri ş im mart 2012 Insan Yerle ş imleri Üzerine Istanbul Deklarasyonu/ the Habitat Agenda Istanbul Declaration on Human Settlements, yayn 27 Ş ubat 2006 http://www.unhabitat.org/downloads/docs/2072_ 61331_ist - dec.pdf, eri ş im ş ubat 2012 R.G.18344, 2985 sayl Toplu Konut Kanunu http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/672.html , Toplu Konut Kanunu, eri ş im ş ubat 2012 T.C. Ba ş bakanlk Toplu Konut İ daresi Ba ş kanl ğ http://www.toki.gov.tr/ptext.asp?id=2, eri ş im ş ubat 2012 ??? ??? 86 ??? ??? ??? ??? ??? ??? A maçlarmz ? ? Bu üniteyi tamamladktan sonra; ‘Gecekondu’ kavramn tanmlayabilecek, Tarihsel yönüyle gecekondu kavramn ve geli ş im sürecini sosyo - ekonomik ve kültürel nedenlerini ifade edebilecek , Gec ekondu yaplanmasna ve sorununu tart ş abilecek , Gecekondu sürecinin dünden bugüne yasal süreçleri ve uygulamalarn açklayabilecek , Gecekondu sorununun çözümüne ili ş kin dü ş ünce leri tart ş abilecek , bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Gecekondu Göç Kooperatifle ş me Toprak ve Tarm R eformu Kentle ş me Çevre Merkez K öy Kentsel Y enileme İ çindekiler ? Giri ş ? Gecekondu Nedir? ? Gecekondularn Ortaya Çk ş ve Nedenleri ? Gecekondularla İ lgili Alnacak Önlemler ? Kentsel Yenileme 5 ??? ??? ??? 87 G İ R İ Ş Krsal alanlardan ş ehirlere olan göç, özellikle ekonomik yetersizlikleri nedeniyle insanlarn ş ehir çevrelerinde kaçak yapla ş masna neden olmu ş tur. Ülkemizde “gecekondu” olarak adlandrlan bu yapla ş ma ş ekli birçok olumsuzlu ğ a sebebiyet vermektedir. Ş ehir planlamasnn önünde büyük bir engel te ş kil etmekle beraber çevresel, sosyal ve kültürel olumsuzluklar da do ğ urmaktadr. Ş ehirlerin bu olumsuzluklardan kurtulabilmesi ve geli ş i mlerinin sekteye u ğ ratlmamas için gecekondula ş ma nedenlerinin üzerine büyük bir ciddiyetle gidilmeli ve çözüme kavu ş turulmaldr. Ülkemizde “gecekondu” olarak adlandrlan bu olgu birçok geli ş mekte olan ve geli ş memi ş ülkenin en büyük ş ehirle ş me sorunlarndan biridir. Her ülkede farkl isimlerle anlmakla beraber genel olarak “gecekondu”la ş maya neden olan faktörler benzerdir. Gecekondu sorununa çözüm bulabilmek için öncelikle “gecekondu”nun ne demek oldu ğ unu ve hangi özellikleri barndrd ğn bilmemiz ger ekir. GECEKONDU NED İ R? Gecekondu kavram, dil bakmndan yapsal olarak iki sözcükten olu ş mu ş birle ş ik bir sözcüktür. Birinci sözcük “gece”, ikincisi ise “konmak” eyleminden türetilmi ş “kondu”dur. Gecekondu sözcü ğ ü, ta şd ğ toplumsal niteliklerinden ötür ü de bir kavram biçimini alm ş tr. Gecekondu sözcü ğ ü dilimize kültürel bir kurum aracl ğyla de ğ il, halkn kendi yaratmyla kazandrlm ş tr. Ba ş ka bir deyi ş le, “gecekondu kavram halkça yaratlm ş , üretilmi ş bir kavramdr.” Bu anlamn do ğ u ş unda yatan sebep ise krsal kesimden kente göç eden insanlarn kentin çe ş itli bölgelerinde kendilerine bir gecede geli ş igüzel bir ya ş am alan olu ş turmasdr. Resim 5.1 : Dünya Ülkelerindeki Gecekondu Bölgeleri ve Yüzde Oranlar . Kaynak: ( http://en.wikipedia.org/wiki/File:Urban population living in slums.svg , eri ş im Ocak 2012) Gecekondu ??? ??? 88 Günümüzde geli ş mekte olan ülkelerin neredeyse tamamn da “gecekondu” yap la ş mas görül mektedir. Sosyo - ekonomik nedenlerden dolay kente göç eden nüfusun büyük bir ksmnn barnma ihtiyac kar şlanamamaktadr. Bu nüfusun barnma gereksinimi me ş ru yollarla kar şlanamaynca “gecekondu” olgusu kentsel mekanda boy göstermektedir. B irle ş mi ş Milletler Ajans ( UN - HABITAT ), tarafndan gecekondu: “konut standartlarndan, güvenlikten yoksun, karakteristi ğ inde köhnelik ve sefalet barndan bir ş ehir alan” olarak tanmlanmaktadr. Birle ş mi ş Milletler Ajans’na göre, ( http://www.un.org/mill enniumgoals/pdf/mdg2007.pdf , eri ş im, Ş ubat, 2012) gecekondularda ya ş ayan kentlilerin oran nedeniyle artan nüfusun, iyi bir geli ş me olarak, 1990 ve 2005 yllar arasnda geli ş mekte olan ülkelerde bu orann, % 47 den %37'ye azalm ş oldu ğ unu belirtmektedir. Özellikle gün ümüzde kentsel nüfus art şyla, beraber gecekonduda ve ya ş ayan sakin saysnn do ğ ru oranda artt ğna da belirtmektedir. Davis, M., (2008) tarafndan sunulan çal ş mada günümüzde Dünya çapnda bir milyar insann gecekondu mahallelerinde ya şyor oldu ğ unu ve bu rakamn muhtemel en 2030 ylnda 2 milyar insana ula ş aca ğ tahmin edilmektedir (http://www.unhabitat.org/downloads/docs/4631_46759_GC%2021%20Slum%20dwellers%20to%20dou ble.pdf ). Meksika’da jakale, Panama’da rancho, Brezilya’da macambo , Arja ntin’de favela, Tunus’ta gourbeville , Cezayir’de casbah, Fas’ta bidonville, Hindistan’da bustee gibi çe ş itli adlar alan gecekondu, bu ülke kentlerinde % 20 ile % 70 arasnda bir nüfusu barndrmaktadr(Kele ş , 2004, s.545). Resim 5.2 : Brezilya’nn en büyük ikinci kenti Rio De Janeiro’da “macamco” örne ğ i. ( http://turizmdebusabah.com/haber_detay.aspx?haberNo=53742 , eri ş im ş ubat 2012 ) “Gecekondu”nun farkl ülkelerde farkl adlarla anlmasnn yannda bu kavram birçok dü ş ünür tarafndan tanmlanm ş tr. Ru ş en Kele ş , (1998, s.53) gecekonduyu, “Bayndrlk ve yap kurallarna aykr olarak, gerçek ya da tüzel, kamusal ve özel ki ş ilerin topraklar üzerine, toprak iyesinin istenç ve bilgi si d şnda, onaysz olarak yaplan, barnma gereksinmeleri devletçe ve kent yönetimlerince kar şlanamayan yoksul ya da dar gelirli ailelerin ya ş ad ğ barnak türü” olarak tanmlar. İ ngilizcede “slum” olarak kullanlan gecekondu kelimesinin kökeninin İ rland allar tarafndan ifade edildi ğ i biçimiyle “S lom é” dan kelimesinden dü ş ünülmektedir. Sözcük anlam ola rak da Cassidy, D, (2007, 67) " kasvetli veya yoksul bir yer" olarak tanml anmaktadr. 1812’ de yaynlanan bir İ ngilizce sözlükte, gecekondu; "bir oda” a nlamnda tanmlanm ş tr. Charles Dickens, 1840 ylnda benzer bir ş ekilde gecekondu kelimesini yazsnda kullanm ş tr. İ ngiliz Geoffrey K. Payne ise gecekondu türü barnaklar, “Birinci Dünya’nn konut sorunlarna Üçüncü Dünya ülkelerinin buldu ğ u çözüm” (Kele ş , 2004, s.547) olarak tanmlamaktadr. ??? ??? 89 Resim 5.3 : Hindistan Haydarabad Singareni Colony’de gecekondulardan bir görünüm. Foto ğ raf: P.V. Sivakumar (http://www.thehindubusinessline.com/industry - and- economy/government - and- policy/article1983676.ece, er i ş im ş ubat 2012) Ülkemizde 1966 ylnda kabul edilmi ş olan 775 sayl Gecekondu Kanunu’nun 2. maddesinde ise ş öyle açklanm ş tr: “Gecekondu deyimiyle imar ve yap i ş lerini düzenleyen mevzuata ve genel hükümlere ba ğ l kalnmakszn, kendisine ait olmayan arazi veya arsalar üzerinde, sahibinin rzas alnmadan izinsiz yaplar kastedilmektedir”. Bu tanmlama ve açklamalarn gerçekli ğ iyle beraber sorunun özünü toplumun snfsal yaps belirlemektedir. Kent ve kentle ş me standartlarna uygun olmayan bir ş ekild e kümelenen konut tipi ş eklinde beliren gecekondu, toplumun snfsal yapsnn kent ölçe ğ ine yansmasdr. Gecekondularn Özellikleri Nelerdir? Gecekondu ve gecekondu yerle ş imleri çok çe ş itli biçimlerde tanmlanmakta, bu tanmlamalarn ba ş lca özelliklerini fiziki görünü ş ya da yasal statü olu ş turmaktadr. Birle ş mi ş Milletler gecekonduyu, “yasal olmayan yer i ş gali ya da az gelirli kimselerin yaptklar barnak” olarak tanmlamaktadr. B.M’nin kabul etti ğ i tanma göre, gecekondunun özelliklerini bir arazini n yasal olmayan yollardan i ş gali ve üzerine dü ş ük gelirli kimselerin yerle ş mesi olu ş turmaktadr. Dünya ölçe ğ inde ülkeler baznda 2005 ylndan itibaren gecekondu yerle ş iminin istatistiksel sonuçlar a ş a ğdaki haritada görüldü ğ ü gibidir. Tablo 5.1 : Baz ülkelerin gecekondularda ya ş ayan nüfusunun yüzdesi (%). Ülke 2005 2001 1990 Arjantin 26,2 33 30 Meksika 14,4 20 23 Brezilya 28,9 37 45 Çin 32,8 38 44 Msr 17,1 40 58 Hindistan 34,8 55 61 Irak 52,8 57 57 İ ran 30,8 44 52 Suriye 10,5 10 10 Sudan 94,2 86 86 Kaynak: ( http://www.unhabitat.org/stats/Default.aspx , eri ş im Ş ubat 2012) Gecekondu tanmlamalarndan ve dünya ölçe ğ inde yaplan yasal önlemlerden yola çkarak gecekondu mahallerinin ortak özelliklerini ş öyle belirtebiliriz: ??? ??? 90 ? Yasalara aykr olmas, ? Ba ş kalarna ait bir yerde yaplmas, ? Arsa sahibinden izinsiz yaplmas, ? Ruhsatsz olmas, ? Teknik in ş aat ko ş ullarnn bulunmay ş, ? Ksa bir sürede a lelacele yaplm ş olmas. ( Çakr, Mays 2011, s.213) GECEKONDULARIN ORTAY A ÇIKI Ş I VE NEDENLER İ Türkiye’de gecekondula ş mann tarihsel ba ş langcyla ilgili resmi belge bulunmamaktadr. Gecekondula ş ma süreci resmi yazl belgelere dayanmakszn önemli bir kentle ş me sorunu olarak II. D ünya Sava ş’nn sonlarna do ğ ru ya ş anan ekonomik ve siyasal geli ş melerden dolay ortaya çkt ğ ve sava şn sona ermesiyle hzl bir geli ş me gösterdi ğ i kabul edilmektedir. O tarihten bugüne her zaman bir “sorun” olarak nitelendirilen gecekondu olu ş umunun te melinde krsal kesimden kente göç hareketi yatmaktadr. Özellikle ülkenin geli ş memi ş krsal kesimlerinden, sanayile ş me açsndan geli ş mi ş ( İ stanbul, Bursa, Kocaeli vb.) kentlere göçen insanlar gecekondu yapmn hzlandrm ş tr. Gecekondula ş ma süreciyle ya kndan ilgili olan ve sürecin görünmeyen iklimini olu ş turan sosyo - ekonomik, kültürel ve politik nedenler ülke düzeyinde gecekondula ş may çözümsüz bir sorun olarak bugüne ta şm ş tr. Gecekondula ş may yaratan göç nedenlerini ş öyle sralayabiliriz: ? Nüfusun h zla artmas, ? Tarmn büyük ölçüde makinele ş mesiyle i ş gücünün sanayi kentlerine kaymas, ? Krsal bölgelerde sa ğ lk, beslenme, e ğ itim ve ula şm gibi olanaklarn yetersizli ğ i, ? Ölçülü toprak reformunun yaplamamas, ? Topra ğn bölünmesi, verimin azalmas ve yeter siz kalmas, ? Kurulan fabrikalarn genellikle büyük kent merkezlerinde yo ğ unla ş mas. Bu sorunlar, halkn bulundu ğ u yerden ba ş ka bir yere göçmesine ve göç etti ğ i yerde “daha iyi ya ş am” sa ğ layabilece ğ i dü ş üncesini geli ş tirmesine neden olmaktadr. Özellikle köy ya ş amnn zor ko ş ullarnn kar şsna kent ya ş amnn görece refah ko ş ullar konulmakta ve halk bu iki ya ş am arasnda bocalamaktadr. Böylece kurtulu ş u kent ya ş amnda arayan insanlar, sanayi bölgelerinin yo ğ unla ş t ğ kentlere geldiklerinde barnabilecek leri bir yere ihtiyaç duyarlar. Kentlerin oldukça pahal olan konutlarndan yararlanmak, bu insanlar için olanak d şdr. Bu durumda, ya ş amak ve barnabilmek için gerek duyduklar konutlar kent merkezinin kenarlarnda bulunan bo ş arazilere “gecekondu” ad altnda kendi olanaklaryla in ş a ederler. Söz konusu in ş alarn bulundu ğ u araziler hazinenin, belediyenin ya da özel ki ş ilerindir. Özellikle hazine yerlerinin seçimi tercih nedeni olmaktadr. Buradan ş u sonuca varlabilir: Gecekondu sorununun temelinde konut gereksinmesi bulunmaktadr . Tablo 5.2 : Türkiyede gecekondu ve gecekondu nüfusu Yllar Gecekondu Gecekondulu Nüfus Kentsel Nüfustaki Pay % 1955 50.000 250.000 4.7 1960 240.000 1.200.000 16.4 1965 430.000 2.150.000 22.9 1970 600.000 3.000.000 23.6 1980 1.150.000 5.750.000 26.1 1990 1.750.000 8.750.000 33.9 1995 2.000.000 10.000.000 35.0 2002 2.200.000 11.000.000 27.0 Kaynak: Kele ş , 2004, s.561; Türkiye ? nin Toplumsal Yaps ve Toplumsal Kurumlar ve TU İ K verilerinden derlenmi ş tir. ??? ??? 91 Kr veya kent kökenli gruplarn göçlerle kente gelmesiyle hem krda hem kentte belli sonuçlarn ortaya çkt ğ görülmektedir. Krsal yöre, nitelikli, genç ve dinamik i ş gücünü kaybetti ğ i için tarmsal faaliyetleri ve verimi azalm ş tr. Bunun yan sra, daha iyi ya ş a m ko ş ullarna kavu ş ma beklentisiyle insanlarn kentlere akn ile ortaya çkan gö ç hz, kentlerin olanaklarnn ve do ğ al geli ş iminin önüne geçmi ş tir (Özdemir, 2004, s.103). Bundan ba ş ka, göçler yoluyla kente gelen insanlar bir uyum mekanizmas olarak kendi gibi insanlarla birlikte olmak ve ayn çevrede ya ş amak edimi geli ş tirirler. Bir ailenin göçünden sonra di ğ er aile fertleri veya hem ş ehrileri de ayn yere göçerek o bölgenin gecekondula ş ma hznn artmasna neden olurlar. Göç ve gecekondula ş ma ili ş kisini , nedenleriyle tart şnz . Gecekondu, ş üphesiz sadece Türkiye’ye özgü bir olgu de ğ ildir. Bize özgü olan ksm yalnzca “gecekondu” sözcü ğ üyle anlmasdr. Ba ş ka geli ş mekte olan ve özellikle de geri kalm ş birçok ülkede gecekondu bulunmaktadr. Sadece, ba ş ka ülkelerde farkl isimlerle anlmakta, fakat benzer ko ş ullar içinde yer almaktadr. Gecekondular ile Slums olarak adlandrlan batdaki yoksulluk yuvalarnn zaman zaman kar ş trld ğ görülmektedir. Bu iki yerle ş im yeri a rasnda benzerlikler olmasna ra ğ men farkl tip yerle ş me özelliklerine sahiptirler. Ş ehirle ş me sürecinde ort aya çkan ve “getto, varo ş ” gibi kavramlarla ifade edilen olgularla, Türkiye’deki gecekondula ş ma olgusu arasnda benzerlikler bulunmakla beraber, olu ş um ve i ş levleri itibariyle farkllklar vardr. Zira, Getto, 10. yüzylda Venedik’te ya ş ayan Yahudilerin zorunlu olarak ikamete tâbi tutulduklar ve etraf çevrili, giri ş - çk ş lar kontrol altnda tutulan yerle ş im yerlerini ifade etmek için kullanlan bir kavramdr. Yahudilerin tecrit edilmi ş bu yerle ş im yerleri, Macarca “varo ş ” * olarak ifade edilmi ş tir. Getto, 20. yüzyl ba ş larnda, Amerika’da Do ğ u Avrupa Yahudileri’nin yerle ş im yerlerini ifade etmek için kullanlmaya devam edilirken; zamanla yoksul, ikinci snf, d ş lanm ş di ğ er dinî, etnik, rkî aznlk göçmen gruplarnn yerle ş im yerleri için de kullanlmaya ba ş lanm ş tr . * Varo ş ; Macarca il giri ş i, kenar anlamnda“varos” kelimesinden gelmektedir. bk. (Sarbay, 2000, s.98 - 99). Tablo 5.3 : Gecekondu lar ile Yoksulluk Yuvalarnn kyaslanmas Gecekondular Yoksulluk Yuvalar(Slums) Ortak Yanlar Toplumun yoksul ve dar gelirli snflarn barndrr. Farkl Yanlar Sanayile ş mesini tamamlayamam ş ülkelerin kent çevrelerinde görülür. Geli ş mi ş ülkelerin büyük kentlerinin merkezlerinde görülür. Bu alanlarda ya ş ayan insanlar, köy ve kent kültürü arasnda uyum sa ğ lama çabas ile “geçi ş kültürü” olarak kentte yeni ortaya çkan “gecekondu kültürü”nü yaratm ş lardr. Bu alanlarda ya ş ayanlar; e ğ itim düzeyleri dü ş ük, etnik ayrm, ş iddet ve yabancla ş may yo ğ un ya ş ayan kimselerdir. Gelece ğ e umutla baklmaktadr. Gelece ğ e dair umutlar yoktur. Nüfus ve barnma yo ğ unluklar yüksek olsa da yoksulluk yuvalarnn gecekondulardakinden çok yüksektir. Nüfus yo ğ unlu ğ unun çok yüksek oldu ğ u yerle ş im yerleridir. Geçici bir barnma ortam de ğ il, barnma ihtiyacnn sürekli kar şlanmasn sa ğ layan, yerle ş me niyetiyle kurulmu ş yaplardr. Yoksulluk yuvalarnn bulundu ğ u kentsel mekanda sürekli yer de ğ i ş tiril di ğ i görülür. Gecekondularda ya ş ayan halk krsal kökenlidir. Yoksulluk yuvalarnda ya ş ayan halk kentlilerden olu ş ur. Kaynak: Birsen Gökçe, Gecekondu Gençli ğ i , Ankara, Hacettepe Yaynlar, 1976, s.11; Kele ş , 2004, s.547 - 548. ??? ??? 92 GECEKONDULARLA İ LG İ L İ ALINACAK ÖNLEMLER Genel Olarak Önlemler Gecekondu sorunu en genel anlamyla ekonomik ş artlar itibariyle kentin normal ak ş içinde ya ş ayabilecek standardn sa ğ lanamamasndan kaynaklanmaktadr. Bu standard sa ğ layamayan aileler barnma ihtiyaçlarn “gecekondu”la ş arak çözebilmekte, ancak bu bir sorunun çözümü olmakla beraber pe ş i sra baz sorunlar da beraberinde getirmektedir. Bunlar, sosyal, kentsel ve kültürle ilgili sorunlardr. Sosyal sorunlar; gecekondu bölgelerinde ya ş ayan insanlarn kentin sosyal d e ğ er ve de ğ i ş imlerine uyum sa ğ lamakta ya ş adklar zorluklardr. Kent ya ş amna uyumda zorlanan insanlar, ya ş amlarn idame ettirebilmek için bu çevreye adaptasyona zorlanmakta; bunu sa ğ lamakta ya ş anan her zorluk ise uyumu güçle ş tiren daha derin sorunlara kap aralamaktadr. Kentsel sorunlar; gecekondularn yapld ğ alanlarn kentsel yapla ş ma açsndan yaratt ğ çarpklktr. Ayrca, bu çarpklktan dolay gecekondu arazileri plansz geli ş ime maruz kalmakla beraber kamu hizmetlerinden de yeterince faydalana mamaktadr. Kültürel sorunlar; gecekondulara yerle ş en insanlarn kentsel ölçekte merkezin d şnda yer almasndan dolay kent kültürüne yabancla ş masndan kaynaklanan sorunlardr. Özellikle krsal kesimlerden kente göç edenlerin geleneklerini burada da sürdürmeye çal ş t ğ, krsal hayattaki kültürlerini kent hayatnda da devam ettirdi ğ i bir durum ortaya çkmaktadr. Bu süreçte, gecekondulularn tam anlamyla kentle ş emeyerek kr ile kent arasnda kald ğ, bir geçi ş kültürünü ya ş adklar görülür. Ülkemizde, gecekondula ş mann yukarda belirtilen sorunlarna yönelik bir çözüm politikas bulundu ğ undan söz etmek pek olas de ğ ildir. Çünkü, gecekondu sorununa sadece yasal düzeyde kentsel so runlar çözmeye yönelik yakla şm sergilenmekte, sosyal ve kültürel sorunlar bir tarafa braklmaktadr. Yasal olarak gecekondula ş may çözmeye yönelik 775 sayl Gecekondu Kanunu ş u yollar izlemeyi gerekli görmektedir: ? Yeniden Gecekondu Yapmnn Önlenmesi : Bu uygulama gecekondu yapmnn önlenmesi amaçlanm ş tr. Ve kanunun 18. maddesinde ş u düzenleme getirilmi ş tir: “ Bu kanunun yürürlü ğ e girdi ğ i tarihten sonra, belediye snrlar içinde veya d şnda, belediyelere, Hazineye, özel idarelere, katma bütçeli dairelere ait arazi ve arsalarda veya Devletin hüküm ve tasarrufu altnda bulunan yerlerde yaplacak, daimi veya geçici bütün izinsiz yaplar, in ş a srasnda olsun veya iskan edilmi ş bulunsun, hiçbir karar alnmasna lüzum kalmakszn, belediye veya Devlet zabtas tarafndan derhal yktrlr.” Bu maddeden de anla şlaca ğ üzere, belirli ş artlar dahilinde bunlarn yklmas karara ba ğ lanm ş tr. ? Gecekondularn Islah ve Tasfiyesi : Bu uygulama ile ya ş ama ş artlar açsndan oturumu düzeltilebilecek gecekondul arn veya gecekondu bölgelerinin slah ile ya ş ama ş artlar açsndan düzeltilmesi mümkün olmayan gecekondularn veya gecekondu bölgelerinin tasfiyesi amaçlanm ş tr. Islah veya tasfiye uygulamasnn yaplaca ğ bölgelerin seçiminin, denetiminin ve düzenlemenin kimlerce yaplaca ğ kanunun 19. maddesinde ş öyle belirtilmi ş tir: “ Islaha muhtaç veya tasfiyesi gereken gecekondu bölgeleri ile yeniden halk konutu veya nüve konut yapmna tahsis edilecek sahalarn seçimi, haritalarnn hazrlanmas, İ mar ve slah p lanlarnn düzenlenmesi , Toplu Konut İ daresi Ba ş kanl ğnn denetimi altnda, ilgili belediyelerce yaplr veya yaptrlr. ” Belediyeler tarafndan gecekondularn yklmasnn gecekondula ş ma sorununu çözüp çözemeyece ğ ini tart şnz. ??? ??? 93 İ ç Göçü Düzenlenme Yoluyla Getirilebilecek Önlemler Sanayile ş mi ş ve büyümekte olan kentlere ya ş anan göçün büyük bir ksmnn krsal alanlardan ve köylerden oldu ğ u bir gerçektir. Tarm sektöründen büyük kentlerdeki sanayi ve hizmet sektörüne ya ş anan göç, hem ekonomik hem de sosyal açdan ciddi sorunlar do ğ urmaktadr. Tarm sektörü, ülke ekonosinin vazgeçilmez bir alandr. Sanayiye sa ğ lanan hammadde girdisinin sa ğ lanmasnda hayati önem ta şmakla beraber köy düzeyinde amaçlanan ekonomik ve sosyal kalknmann bel kemi ğ ini olu ş tu rur. Türkiye’nin demografik yapsnn önemli bir yüzdesini olu ş turan tarm kesiminin, bu alanlardan göç edecek olmas durumunda ülke ekonomisinin olumsuz yönde etkilenece ğ i a ş ikardr. Bu belittiklerimiz ayn zamanda tarm politikasnn da kapsam içindedi r. Çünkü tarm politikas, tarm sektöründe çal ş anlarn ekonomisini kalkndrmak ve tarm arazilerinin verimlili ğ ini artrmak amacn ta şmakla beraber genel olarak bütün ülke nüfusunun ve ekonomisinin faydasna hizmet eden çal ş malarda da bulunur. Günümü z ça ğ da ş anlay ş sistemati ğ inde tarm politikalar ile ş ehirle ş me politikalarnn u ğ ra ş tklar ortak alanlar vardr. Çevrenin korunmas, sürdürülebilir kalknma, biyolojik çe ş itlilik, toprak erozyonu, toprak kirlenmesi vb. ortak çal ş ma alanlarna sahiptir ler. Bu da, köy ve krsal alanlarda ya ş ayanlarn kente göç etmelerini önlemede ş ehirle ş me politikalarnn tek ba şna yeterli olmayaca ğn tarm politikasyla i ş birli ğ i içinde olmas gerekti ğ ini ortaya koymaktadr. Ş ehirle ş menin düzenlili ğ ine etkisi ş üphesi z olan köy ve krsal kesim ile kent arasndaki demografik dengeyi devam ettirebilmek için iç göçü düzenleme arac olarak dü ş ünülecek önlemler ş unlardr: ? Kooperatifle ş me : Kooperatifle ş me hareketi geli ş mekte olan ülkelerin üzerinde durdu ğu önemli bir mesele olmu ş tur. Kooperatifle ş me, bireylerin toplum kar şsnda yalnz kalmadan sorunlarn çözmede etkili bir kurumdur olmakla beraber, ülkemizde ve daha ba ş ka birçok ülkede to plumsal kalknmay sa ğ lamada önemli bir araç olarak kullanlm ş ve kullanlmaya da devam etmektedir. Tarm sektörünü canlandrmak amaçl verilen tarm kredisi sorunu çözmede etkili olmamakla birlikte, kapsam dar gelirli tarm çal ş anna ula ş amamaktadr. Kooperatifler birey ölçe ğ inde tarm çal ş anna katkdan ziyade menfaat birli ğ i sa ğ layan bir te ş kilat olarak dü ş ünüldü ğ ünden, köysel ve krsal kalknmay sa ğ lamada daha öncelikli dü ş ünülmesinin gerekti ğ i bir gerçektir. Kooperatifle ş me’nin getirece ğ i hangi uygulamalar ile iç göçün önüne geçilebilir? ? Merkez köyler : Merkez köy yakla şmnn amac, tüm köylere ula ş trlamayan sosyal ve kültürel hizmetlerin merkez olarak belirlenen köyde sa ğ lanmas ve buradan da di ğ er köylere sunulmasdr. Merkez köy yakla şm, İ kinci Be ş Yllk Kalknma Plan içerisinde 1970 ve 1972 yl programnda yer alm ş tr. Üçüncü Be ş Yllk Kalknma Plannda da bir politika arac olarak gösterilmi ş tir. Merkez köy aracl ğ ile di ğ er köylere götürülmesi planlanan hizmet ve programlar içinde temel e ğ itim ve bölge yatl okullar, mesleki köy kursla r, sa ğ lk evleri ve ocaklar, pazar yerleri, karakollar, tohumlama istasyonlar ve PTT ş ubeleri bulunmaktadr. Ayrca, gezici kütüphane vb. gezici nitelikte görev yapan kamu kurulu ş larnn merkez köyde bulunmas önerisi getirilmi ş tir. Merkez köylerin seçi minde kullanlan kstaslar, köyler aras ve ilçe merkezleriyle ula şm olanklar, nüfus büyüklü ğ ü, kooperatif örgütlenmesi, ekonomik ve tarmsal geli ş me gücü ile var olan hizmet sahalar olarak belirlenmi ş tir. Merkez köy yakla şmnda temel olarak hizmet bo yutu dü ş ünülmü ş ve buna a ğrlk verilmi ş tir. Halbuki, köy ile kent arasndaki dengesizlik sadece hizmet alanlarndan kaynaklanmamaktadr. Bu sebeple, mevcut düzenlemedeki merkez köy yakla şmyla köylerin ekonomik olarak da kalkndrlmas eksik kald ğndan bu yöne de a ğrlk kazandrlmaldr. ? Toprak ve Tarm Reformu : Genel olarak toprak ile insan arasndaki iki ş kiyi düzenleme amac ta şyan toprak ve tarm reformunun temel sebebi kt olan topra ğn adil da ğtlmam ş olmasdr. Var olan topra ğn nufüs art ş l arna göre geni ş letilme ve ço ğ altlma olana ğ olmad ğndan topra ğn yeniden adil olarak da ğtlmas ihtiyac do ğ maktadr. Nüfusun art ş ve nüfusun bir ??? ??? 94 bölgeden ba ş ka bir bölgeye hareketlili ğ i kentle ş meyi olu ş turan ba ş lca sebepler oldu ğ una göre toprak ve tarm reformuyla ş ehirle ş menin ve kentbilimin ili ş kisi ortadadr. En geni ş anlamyla tarm ve toprak reformu, arazi ile onu i ş leyen insan arasndaki bütün ili ş kilerin iyile ş tirilmesi ve düzenlenmesi amacyla, devlet tarafndan alnan her türlü önlemleri iç erir. Bu önlemler köylerde ya ş ayan insanlarn refah seviyelerini ya ş adklar yerleri terketmeden artrabilmelerini önceler. Bunun için birtakm sosyo - ekonomik önlemlerin hayata geçirilmesi gerekir. Buradan da anla şlaca ğ üzere, t oprak ve tarm reformunun uygulanabilmes i için kapsaml bir hukuksal düzenleme ile kararl ve etkin bir hukuksal yapya da gereksinim vardr. Türkiye’de uygulanan göç politikalarn ve Türkiye’de göç olgusunun nedenlerini ve etlilerini içeren ayrntl bir bilgiyi İ brahim Arslan ve Yusuf Akan’n “Göç Ekonomisi” adl kitabn ( Ekin Basm Yayn , 2008) okuyarak edinebilirsiniz. Türkiye’de tarm topraklarndaki mülkiyet da ğlmna ili ş kin dengesizli ğ in giderilmesine yönelik olarak toprak reformu amacyla 3 yasa çkarlm ş tr. Toprak reformu yasalarnn uygulamalar genelde hazine topraklarnn da ğtmn getirmi ş ; her 3 yasann da çkarl ş gerekçesi olan toprak reformunun bir önemi kalmam ş tr. İ lk toprak reformu giri ş imi olan 1945 tarihli 4753 sayl Çiftçiyi Topraklandrma Yasas (ÇTY) ülke genelinde toprak reformunu gerçekle ş tirmek için gerekli kurallar içermekteydi. Bu süreçte; hazine arazisi olarak görünen ya da bo ş bulunan topraklarn, topraksz köylülere ve göçmenlere verilmesi çe ş itli yasalarla sa ğ lanm ş tr. Ancak, ÇTY ülked eki siyasi yap de ğ i ş ikliklerinden etkilenmi ş ve içeri ğ i ile uygulama biçimi sürekli de ğ i ş tirilmi ş tir. Durum böyle olunca, yasa ba ş langçtaki toprak reformu uygulama amacn gerçekle ş tirme olana ğ bulamam ş tr. Yasann uygulama sonuçlarna bakld ğnda tarmsal yapya ili ş kin özellikle mülkiyet yaps üzerinde önemli bir de ğ i ş iklik yaratmad ğ ve hazine topraklarnn da ğtmyla yetinildi ğ i anla şlmaktadr. Toprak reformuna ili ş kin 2. yasal düzenleme 1973 ylnda yürürlü ğ e giren 1757 sayl Toprak ve Tarm Reformu Yasasdr. Yasa genelde üç temel amac gerçekle ş tirmeyi hedeflemi ş tir: 1. Ekonomik amaç: Topra ğn verimli bir ş ekilde i ş letilmesini sa ğ layarak tarmsal üretimi sürekli olarak artrmak, artan üretimin de ğ erlendirilmesini sa ğ lamak ve kalknma için zorun lu olan sanayinin geli ş mesine ortam hazrlamak. 2. Sosyal amaç: Tarm kesiminde toprak ve gelir da ğlmndaki dengesizli ğ i gidermek, istihdam olana ğ yaratmak ve mülk güvenli ğ ini sa ğ lamak. 3. Siyasal amaç: Çal ş anlara Anayasa ? nn öngördü ğ ü haklar özgürce kull anma olana ğ yaratmak. 1757 sayl yasann uygulamada nasl sonuçlar yarataca ğ, toprak reformunda ba ş ar sa ğ layp sa ğ layamaca ğ sadece belirli varsaymlara dayanmaktadr. Çünkü sadece üç yl yürürlükte kalm ş ve 1976 ylnda Anayasa Mahkemesince iptal ed ilmi ş tir. Türkiye’nin toprak reformu sürecinin son yasas 3083 sayl Sulama Alanlarnda Arazi Düzenlenmesine Dair Tarm Reformu Yasasdr. 1984 ylnda yürürlü ğ e giren yasada toprak reformunun temel ilkeleri genel ba ş lklar halinde ve yasann di ğ er konula r ile kavram kar şkl ğ içinde düzenlenmi ş tir. Yasann uygulamasnda ortaya çkan eksiklikler daha sonra yönetmelik ve talimatnameler ile giderilmeye çal şlm ş tr. Ancak, 1984 ylndan bu yana uygulama bölgelerinde toprak reformu amaçl 1 dekar toprak b ile kamula ş trlmam ş tr. Bu da göstermektedir ki, yasann toprak reformuna ili ş kin koydu ğ u kurallar yasay süslemekten ba ş ka bir i ş lev görmemi ş tir. Tüm bunlardan anla şlaca ğ üzere, ülkemizde günümüze dek toprak ve tarm alannda ba ş arl saylabilecek re formlar yaplamam ş tr. Köyden kente olan göçü önlemede önemli bir fonksiyon üstlenebilecek olan toprak ve tarm reformuna ihtiyaç duyulmaktadr. Ancak toprak reformunda etkin bir uygulama ve sonuç için yasalarn çkarlmasn yeterli olmad ğ a ş ikardr. Ba ş arl bir uygulama için kapsaml bir yasayla beraber bu yasann hzl bir biçimde uygulanmas ve siyasi bir iradenin gereklili ğ i daha önceki uygulamalara bakld ğnda açk bir biçimde görülmektedir. ??? ??? 95 KENTSEL YEN İ LEME Ülkemizde 1940’l yllarla beraber topl umsal ve ekonomik dönü ş ümün hzlanmasyla ortaya çkan iç göç olgusu sebebiyle , kent nüfuslar do ğ al büyüme orannn çok üzerinde bir geni ş lemeye maruz kalm ş tr. Ancak krsal alanlardan gelen i ş gücünü istihdam edecek sanayi ayn oranda geli ş emedi ğ inden ve kentsel alanlardaki konut says art ş gelen nüfusu barndrabilecek olu ş umu sa ğ layamad ğndan kentin etrafnda gecekondula ş ma olu ş mu ş tur. Bu gecekondula ş ma kentin dokusunu sa ğ lksz bir biçimde tehdit etmeye ba ş lam ş tr. Bununla beraber kentlerdeki arsa sahipleri, bu yerlere mevzuata uygun olmayan yaplar yaparak kaçak yapla ş m ş ve kentler çarpk bir yapla ş ma görünümüne hzla sürüklenmi ş tir. Sonrasnda, kaçak yap ve gecekondu olgusu “imar ve gecekondu aff” çkartlarak siyasi bir yakla şmla izlenmi ş ; günümüzün dört bir yan kaçak yap ve gecekondularla sarl kentleri ortaya çkm ş tr. Bu sebeplerden kentler s a ğ lkl bir dokuya kavu ş abilmek için yenilenmeli, dönü ş türülmelidir. Ancak, yenilenecek bölgelerdeki insanlar bu dönü ş üm sürecinde skalanmamal , dönü ş üm sürecine dahil edilmelidir. Çünkü kentsel yenilenmenin ba ş ar sa ğ layabilmesi için gecekondu bölgesindeki insanlarn kentsel ya ş ama katlmalarnn desteklenmesi gerekmektedir. Kentsel Yenileme Kavram Genel bir çerçevede, kentsel yenileme, farkl sebeplerle zaman içerisinde eskimi ş , ypranm ş ya da terkedilmi ş kent dokusunun, günün ko ş ullarna göre yeniden canlandrlarak veya yeniden in ş a edilerek kente kazandrlmasdr. Hem ülkemizde hem de birçok farkl ülkede kentsel yenileme üzerine çe ş itli tart ş malar yaplmakta; izlenecek strateji ve yöntemler belirlenmeye çal şlmaktadr. Kentsel dönü ş üm, kentsel sorunlara çözüm üretmek amacyla, de ğ i ş ime u ğ rayan bir bölgenin ekonomik, fiziksel, sosyal ve çevresel ko ş ullarna kalc bir çözüm sa ğ lamaya ça l ş an kapsaml bir vizyon ve eylem olarak ifade edilmektedir (Thomas, 2003). Kentsel dönü ş üm, kentsel bozulma süreçlerini daha iyi anlama ihtiyacndan do ğ an ve gerçekle ş tirilecek dönü ş ümde elde edilecek sonuçlarn üzerinde bir uzla ş madr. Bir ba ş ka deyi ş le , yitirilen bir ekonomik etkinli ğ in yeniden geli ş tirilmesi ve canlandrlmas, i ş lemeyen bir toplumsal i ş levin isler hale getirilmesi; toplumsal d ş lanma olan alanlarda, toplumsal bütünle ş menin sa ğ lanmas; çevresel kalitenin veya çevre dengesinin kayboldu ğ u alanlarda, bu dengenin tekrar sa ğ lanmasdr (Roberts, 2000). Resim 5.4: Çarpk yapla ş maya bir örnek olarak İ stanbul- Saryer'in Maden Mahallesi'ne ba ğ l Dereiçi Sokak'ta 2 bin nüfuslu bir gecekondu mahallesi. Mahallenin hemen yan ba şnda bulunan havuzlu lüks villalar ile gecekondularn içiçe geçmi ş li ğ i göze batyor. ( http://www.igne - oyasi.org/istanbulun - gobeginde- havuzl u- villa- manzarali - susuz - gecekondu- mahallesi - fotografli- anlatim/ , eri ş im ş ubat 2012 ) ??? ??? 96 Yaplacak olan bir kentsel yenileme projesinin ne gibi hedefleri olabilece ğ ini tart şnz. Kentsel Yenilemenin Tarihsel Geli ş imi Kentsel yenileme ilk kez Avrupa’da ya ş ana n kent büyümeleri sonucunda ortaya çkm ş tr. Kamu sektörünün öncülü ğ ünde baz alanlarn yklp yeniden yaplmas olarak gerçekle ş tirilen bu uygulamalar iki farkl temele dayanmaktadr. Bunlar 1851’de İ ngiltere’de çkarlm ş olan ve kentsel politikalar ür eten Konut Kanunu ve 1851 - 1873 yllar arasnda Fransa’da, Paris kenti için geli ş im müdahaleleri gerçekle ş tiren Haussmann’n operasyonlardr (Gürler, 2003). Bu yllardan sonra büyük kentlerin nüfus ve fiziki de ğ i ş imlerine göre zaman zaman kentsel yenileme çal ş malar yaplsa da, 2. Dünya Sava şndan sonra hz kazand ğ görülmektedir. Bundan sonraki kentsel yenilemenin geli ş imini ş öyle dönemselle ş tirebiliriz: ? (1950 - 1960): Bu dönemde sava ş sonras tahrip edilen kent merkezlerinin yenilenmesi, konut ve ya ş am s tandartlarnn düzeltilmesi hedeflenmi ş tir. Sosyal devlet anlay şnn hakim oldu ğ u dönemde merkezi ve yerel yönetimlerin sürece aktif olarak katlmas dikkat çekmektedir. ? (1960 - 1970): Bu dönemde kent merkezlerindeki yknt alanlarnn düzenlenmesi ve eskimi ş yaplarn yklp yeniden in ş as söz konusudur. Özel sektörün in ş a sürecine dahil edildi ğ i bu a ş amada, yerle ş kelerin büyümesi planlanm ş ve bölge planlama gündeme gelmi ş tir. ? (1970 - 1980): Toplu konut projeleri ve kentsel altyap projelerinin amaçland ğ dönemdir. Ya ş anan ekonomik krizler nedeniyle sosyal devlet anlay şnn gerilemesiyle Kamu - Özel ortaklklara dayal projeler üretilmi ş tir. ? (1980 - 1990): Küreselle ş me olgusunun geli ş ti ğ i bu dönemde “sürdürülebilirlik” yakla şm görülmektedir. Kamu fonlarn kullanan özel sektörün birçok ortaklklarla ‘Kentsel Geli ş im’ ad altnda büyük ş irketler kurdu ğ u dönemde flagship (öncü) proje üretimi amaçlanm ş tr. ? 2000’ler: Bu dönemde koruma ve t arihi miras anlay şnn güçlenmesiyle kültür eksenli proje üretimi ba ş lam ş tr. Ayrca, yenileme politikas ve uygulamalarnda kapsam geni ş lemesi ya ş anarak “Toplumsal Dönü ş üm Projeleri” gündeme gelmi ş tir. Ülkemizde son yllarn en güncel tart ş ma konular arasndaki “kentsel yenileme” kavramn dönemlere ayrarak kuramsal boyutlaryla ele almak hakknda daha ayrntl bilgiyi, Pelin Pnar Özden’in “Kentsel Yenileme” adl kitabn ( İ mge Kitabevi Yaynlar, 2008) okuyarak edinebilirsiniz. Ülkemizde Kentsel Yenileme Ülkemizde kentsel yenileme süreci, geli ş mi ş ülkelere kyasla oldukça gerilerde seyretmektedir. Kentsel yenileme kstl alanlarda yaplm ş olmakla birlikte geni ş çapta bir kentsel yenileme henüz yeni yeni telaffuz edilmeye ba ş lam ş tr. Geli ş mi ş ül keler kentsel yenileme ilkelerini çoktan ortaya koyup uygulamaya geçmi ş lerdir. Türkiye’de ise ilkeler tam anlamyla ortaya konamazken bilimsel zeminde de yeterince tart şlmam ş tr. Türkiye’de kentsel dönü ş üm sürecinde Ba ş bakanlk Toplu Konut İ daresi (TOK İ ) kamu adna devreye girmekte ve bu alandaki kamu müdahalelerini gerçekle ş tirmektedir. ??? ??? 97 Resim 5.5 : Kentsel yenileme kapsamnda Ankara’da uygulanm ş bir proje örne ğ i. Özel sektör tarafndan ise bu alanda genel olarak 3 yakla şm görülmektedir: 1. En yüksek ran ta sahip alanlarn dönü ş ümünü büyük in ş aat firmalar hzl bir ş ekilde gerçekle ş tirmektedir. 2. Daha az karl alanlarn, önemli ula şm akslar ya da prestij konut alanlarnn çeperlerinin dönü ş ümünü küçük ölçekli firmalar ya da yapsatçlar gerçekle ş tirmektedi r. 3. Kentin karsz alanlarnda, kent çeperinde ya da sanayi alanlarnn yannda yer seçmi ş gecekondu alanlarnda dönü ş üm gerçekle ş tirilememekte, gecekondulular slah imar planlarnn olu ş turaca ğ rant beklentisiyle farkl çözümleri reddetmektedir(Sekmen , 2007). Di ğ er taraftan, ülkemizde kentsel dönü ş üm ad altnda üretilen projelerin kentlerin kimli ğ iyle uyu ş up uyu ş mad ğ konusu da tart şlmaktadr. Bu tart ş malardan hareketle Türkiyede’ki kentsel dönü ş üm uygulamalarnn iki yönlü sonuç do ğ rdu ğ u söylenebilir ( Ş i ş man, A., Kibaro ğ lu, D., 2009) . 1. Kentsel dönü ş ümün gayrimenkule odaklanarak, toplumun sosyal, ekonomik ve kültürel yapsndan referans almadan, sadece fiziki mekânn düzenlenmesi olarak alglanmakta, 2. Dönü ş üm süreciyle üretilen mekânlarn kentin ruhuna ve mekânna yabanc olmas(http://old.mo.org.tr/mimarlikdergisi/index.efm?sayfa=mimarlik&DergiSayi= 35&RecID=571,2007 ). Oysa ki hzla geli ş en ve yo ğ unlu ğ u artan büyük kentlerimizin kültür miras ve mevcut potansiyeli de ğ erlendirilerek, göçmü ş kentsel alan parçalarn bu kentlere kazandrmak, yeni fonksiyonlar yükleyerek canlandrmak hem sosyo - kültürel hem de ekonomik açdan ülkemiz adna büyük bir kazanç olacaktr. Bu nedenle, kentsel yenilemeye gerekli önemi vermek, ilkelerini belirleyerek uygulamaya geçmek yerinde olacaktr. ??? ??? 98 Özet Gecekondu kavram, dil bakmndan yapsal olarak iki sözcükten o lu ş mu ş birle ş ik bir sözcüktür. Birinci sözcük “gece”, ikincisi ise “konmak” eyleminden türetilmi ş “kondu”dur. Gecekondu sözcü ğ ü, ta şd ğ toplumsal niteliklerinden ötürü de bir kavram biçimini alm ş tr . Günümüzde geli ş mekte olan ülkelerin neredeyse tamamn da “gecekondu” yapla ş mas görünmektedir. Fakat, hepsinde farkl isimlerle anlr. Meksika’da jakale, Panama’da rancho, Brezilya’da macambo, Arjantin’de favela, Tunus’ta gourbeville, Cezayir’de casbah, Fas’ta bidonville, Hindistan’da bustee gibi. Gecekondu tanmlamalarndan ve dünya ölçe ğ inde yaplan yasal önlemlerden yola çkarak gecekondu mahallerinin ortak özelliklerini ş öyle belirtebiliriz: ? Yasalara aykr olmas, ? Ba ş kalarna ait bir yerde yaplmas, ? Arsa sahibinden izinsiz yaplmas, ? Ruhsatsz olmas, ? Teknik in ş aat ko ş ullarnn bulunmay ş, ? Alelacele yaplm ş olmas. Türkiye’de gecekondula ş mann tarihsel ba ş langcyla ilgili resmi belge bulunmamaktadr. Fakat, II. Dünya Sava ş’nn sonlarna do ğ ru ya ş anan ekonomik ve siyasal geli ş melerden dolay ortaya çkt ğ ve sava şn sona ermesiyle hzl bir geli ş me gösterdi ğ i kabul edilmektedir. Özellikle ülkenin geli ş memi ş krsal kesimlerinden, sanayile ş me açsndan geli ş mi ş ( İ stanbul, Bursa, Kocaeli vb.) kentlere göçen insanlar gecekondu yapmn hzlandrm ş tr. G ecekondula ş may yaratan göç nedenlerini ş öyle sralayabiliriz: ? Nüfusun hzla artmas, ? Tarmn büyük ölçüde makinele ş mesiyle i ş gücünün sanayi kentlerine kaymas, ? Krsal bölgelerde sa ğ lk, beslenme, e ğ itim ve ula şm gibi olanaklarn yetersizli ğ i, ? Ölçülü topr ak reformunun yaplamamas, ? Topra ğn bölünmesi, verimin azalmas ve yetersiz kalmas, ? Kurulan fabrikalarn genellikle büyük kent merkezlerinde yo ğ unla ş mas. Gecekondu sorunu en genel anlamyla ekonomik ş artlar itibariyle kentin normal ak ş içinde ya ş ayabilecek standardn sa ğ lanamamasndan kaynaklanmaktadr. Bu standard sa ğ layamayan aileler barnma ihtiyaçlarn “gecekondu”la ş arak çözebilmekte, ancak bu bir sorunun çözümü olmakla beraber pe ş i sra baz sorunlar da beraberinde getirmektedir. Bunlar , sosyal, kentsel ve kültürle ilgili sorunlardr. Ülkemizde, gecekondula ş mann yukarda belirtilen sorunlarna yönelik bir çözüm politikas bulundu ğ undan söz etmek pek olas de ğ ildir. Çünkü, gecekondu sorununa sadece yasal düzeyde kentsel sorunlar çözmeye yönelik yakla şm sergilenmekte, sosyal ve kültürel sorunlar bir tarafa braklmaktadr. Yasal olarak gecekondula ş may çözmeye yönelik 775 sayl Gecekondu Kanunu ş u yollar izlemeyi gerekli görmektedir: ? Yeniden Gecekondu Yapmnn Önlenmesi: Bu uygulama g ecekondu yapmnn önlenmesi amaçlanm ş tr. ? Gecekondularn Islah ve Tasfiyesi : Bu uygulama ile ya ş ama ş artlar açsndan oturumu düzeltilebilecek gecekondularn veya gecekondu bölgelerinin slah ile ya ş ama ş artlar açsndan düzeltilmesi mümkün olmayan g ecekondularn veya gecekondu bölgelerinin tasfiyesi amaçlanm ş tr . Ş ehirle ş menin düzenlili ğ ine etkisi ş üphesiz olan köy ve krsal kesim ile kent arasndaki demografik dengeyi devam ettirebilmek için iç göçü düzenleme arac olarak dü ş ünülecek önlemler ş unla rdr: ? Kooperatifle ş me : Kooperatifle ş me, bireylerin toplum kar şsnda yalnz kalmadan sorunla rn çözmede etkili bir kurum olmakla beraber, ülkemizde ve daha ba ş ka birçok ülkede toplumsal kalknmay sa ğ lamada önemli bir araç olarak kullanlm ş ve kullanlm aya da devam etmektedir. ? Merkez köyler : Merkez köy yakla şmnn amac, tüm köylere ??? ??? 99 ula ş trlamayan sosyal ve kültürel hizmetlerin merkez olarak belirlenen köyde sa ğ lanmas ve buradan da di ğ er köylere sunulmasdr. ? Toprak ve Tarm Reformu : Genel olarak toprak ile insan arasndaki iki ş kiyi düzenleme amac ta şyan toprak ve tarm reformunun temel sebebi kt olan topra ğn adil da ğtlmam ş olmasdr. Nüfusun art ş ve nüfusun bir bölgeden ba ş ka bir bölgeye hareketlili ğ i kentle ş meyi olu ş turan ba ş lca sebepler oldu ğ una göre toprak ve tarm reformuyla ş ehirle ş menin ve kentbilimin ili ş kisi ortadadr. Türkiye’de tarm topraklarndaki mülkiyet da ğlmna ili ş kin dengesizli ğ in giderilmesine yönelik olarak toprak reformu amacyla 3 yasa çkarlm ş tr. İ lk toprak refor mu giri ş imi olan 1945 tarihli 4753 sayl Çiftçiyi Topraklandrma Yasas (ÇTY) ülke genelinde toprak reformunu gerçekle ş tirmek için gerekli kurallar içermekteydi. Toprak reformuna ili ş kin 2. yasal düzenleme 1973 ylnda yürürlü ğ e giren 1757 sayl Toprak ve Tarm Reformu Yasasdr. Bu yasann uygulamada nasl sonuçlar yarataca ğ, toprak reformunda ba ş ar sa ğ layp sa ğ layamaca ğ sadece belirli varsaymlara dayanmaktadr. Çünkü sadece üç yl yürürlükte kalm ş ve 1976 ylnda Anayasa Mahkemesince iptal edilmi ş tir. Türkiye’nin toprak reformu sürecinin son yasas 1984 ylnda yürürlü ğ e giren 3083 sayl Sulama Alanlarnda Arazi Düzenlenmesine Dair Tarm Reformu Yasasdr . Genel bir çerçevede, kentsel yenileme, farkl sebeplerle zaman içerisinde eskimi ş , ypranm ş ya da terkedilmi ş kent dokusunun, günün ko ş ullarna göre yeniden canlandrlarak veya yeniden in ş a edilerek kente kazandrlmasdr. Özellikle 2. Dünya Sava şndan sonra art ş gösteren kentsel yenileme çabalarn bu tarihten sonraki yllarda ş öyle dönemselle ş tirebiliriz: ? (1950 - 1960): Bu dönemde sava ş sonras tahrip edilen kent merkezlerinin yenilenmesi, konut ve ya ş am standartlarnn düzeltilmesi hedeflenmi ş tir. Sosyal devlet anlay şnn hakim oldu ğ u dönemde merkezi ve yerel yönetimlerin sürece akti f olarak katlmas dikkat çekmektedir. ? (1960 - 1970): Bu dönemde kent merkezlerindeki yknt alanlarnn düzenlenmesi ve eskimi ş yaplarn yklp yeniden in ş as söz konusudur. ? (1970 - 1980): Toplu konut projeleri ve kentsel altyap projelerinin amaçland ğ dönemdir. ? (1980 - 1990): Küreselle ş me olgusunun geli ş ti ğ i bu dönemde “sürdürülebilirlik” yakla şm görülmektedir. Kamu fonlarn kullanan özel sektörün birçok ortaklklarla ‘Kentsel Geli ş im’ ad altnda büyük ş irketler kurdu ğ u dönemde flagship (öncü) proje ü retimi amaçlanm ş tr. ? 2000’ler: Bu dönemde koruma ve tarihi miras anlay şnn güçlenmesiyle kültür eksenli proje üretimi ba ş lam ş tr. Ayrca, yenileme politikas ve uygulamalarnda kapsam geni ş lemesi ya ş anarak “Toplumsal Dönü ş üm Projeleri” gündeme gelmi ş tir. Türkiyede’ki kentsel dönü ş üm uygulamalarnn iki yönlü sonuç do ğ rdu ğu söylenebilir : 1. Kentsel dönü ş ümün gayrimenkule odaklanarak, toplumun sosyal, ekonomik ve kültürel yapsndan referans almadan, sadece fiziki mekânn düzenlenmesi olarak alglanm akta, 2. Dönü ş üm süreciyle üretilen mekânlarn kentin ruhuna ve mekânna yabanc olmas ??? ??? 100 Kendimizi Snayalm 1. Dilimize “gecekondu” olarak girmi ş olan kavramn Arjantin’deki kar şl ğ a ş a ğdakilerden hangisidir? a. Jakale b. Macambo c. Favela d. Bus tee e. Getto 2. A ş a ğdakilerden hangisi gecekondularn özelliklerinden biri de ğ ildir? a. Yasalara aykr olmas b. Ruhsatsz olmas c. Alelacele yaplm ş olmas d. Belediyelerin kontrolünde yaplmas e. İ n ş asnda teknik ko ş ullarn bulunmay ş 3. Ülkemizde iç göç alma açsndan a ş a ğdaki hangi ş ehir di ğ erlerine göre daha önceliklidir? a. Edirne b. Hatay c. Kocaeli d. Hakkari e. Kr ş ehir 4. Yasal olarak gecekondula ş may çözmeye yönelik hangi kanun çkarlm ş tr? a. 4753 sayl Çiftçiyi Toprak landrma Yasas (ÇTY) b. 1757 sayl Toprak ve Tarm Reformu Yasas c. 3083 sayl Sulama Alanlarnda Arazi Düzenlenmesine Dair Tarm Reformu Yasas d. 775 sayl Gecekondu Kanunu e. 4458 sayl Gümrük Kanunu 5. A ş a ğdakilerden hangisi merkez köylerin seçimindeki kstaslardan biri de ğ ildir? a. Nüfus büyüklü ğ ü b. Ula şm olanaklar c. Var olan hizmet sahalar d. Tarmsal geli ş me gücü e. Etnik yaps 6. İ lk toprak reformu giri ş imi a ş a ğdakilerden hangisidir? a. 4753 sayl Çiftçiyi Topraklandrma Yasas (ÇTY) b. 1757 sayl Toprak ve Tarm Reformu Yasas c. 775 sayl Gecekondu Kanunu d. 4458 sayl Gümrük Kanunu e. 3083 sayl Sulama Alanlarnda Arazi Düzenlenmesine Dair Tarm Reformu Yasas 7. Sava ş sonras tahrip edilen kent merkezlerinin yenilenmesi hangi kentsel yenilenme dönemi içerisindenir? a. 1950 - 1960 b. 1960 - 1970 c. 1970 - 1980 d. 1980 - 1990 e. 2000’ler 8. Toplu konut projeleri ve kentsel altyap projelerinin amaçland ğ dönem hangi kentsel yenilenme döneminde ba ş lam ş tr? a. 1950 - 1960 b. 1960 - 1970 c. 1970 - 1980 d. 1980 - 1990 e. 2000’ler 9. Tarihi miras anlay şnn güçlenmesiyle kültür eksenli proje üretimi hangi kentsel yenilenme döneminde ba ş lam ş tr? a. 1950 - 1960 b. 1960 - 1970 c. 1970 - 1980 d. 1980 - 1990 e. 2000’ler 10 . Gecekondu sorununun temelinde a ş a ğdakilerden hangisi yatmaktadr? a. Tefecilik b. E ğ itimsizlik c. Konut gereksinmesi d. Kuraklk e. Sel basknlar ??? ??? 101 Kendimizi Snayalm Yant Anahtar 1. c Yantnz yanl ş ise “ Gecekondu Nedir? ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 2. d Yantnz yanl ş ise “Gecekondularn Özellikleri Nelerdir? ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 3. c Yantnz yanl ş ise “Gecekondularn Ortaya Çk ş ve Nedenleri ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 4. d Yantnz yanl ş ise “Genel Olarak Önlemler ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 5. e Yantnz yanl ş ise “ İ ç Göçü Düzenleme Yoluyla Getirilebilecek Önlemler ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 6. a Yantnz yanl ş ise “ İ ç Göçü Düzenleme Yoluyla Getirilebilecek Önlemler ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 7. a Yantnz yanl ş ise “Kentsel Yenileme Kavram ve Geli ş im Süreci ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 8. c Yantnz yanl ş ise “Kentsel Yenileme Kavram ve Geli ş im Süreci ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 9. e Yantnz yanl ş ise “Kentsel Yenileme Kavram ve Geli ş im Süreci ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 10 . c Yantnz yanl ş ise “Gecekondularn Ortaya Çk ş ve Nedenleri ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. Sra Sizde Yant Anahtar Sra Sizde 1 Göçün ba ş lca ve en temel nedenlerinden biri ekonomik olara k ya ş anlan skntlardr. Genellikle köyde veya krsal kesimde ya ş ad ğ ekonomik zorluklardan dolay geçinemeyen insanlar sanayi kentlerine i ş bulma amacyla göç etmektedirler. Kente gelen insanlarn ilk ihtiyaçlar barnma olaca ğndan ve kentteki yüksek konut fiyatlarn kar şlayamayaca ğndan gecekondula ş maya ba ş lamaktadr. Sra Sizde 2 Gecekondularda oturan insanlar genellikle kent merkezlerindeki yüksek konut kiralarn kar şlaymayan insanlardr. Dolaysyla, gecekondular ykld ğ zaman bu kiralar kar şlayamaya yetecek ekonomik güçleri olmad ğndan tekrar gecekondu kurmann yolunu arayacaklar ve bu sorun böyle devam edecektir. Sra Sizde 3 Kooperatifle ş me ortak sermayeli ve ortaklarnn her birinin ekonomik menfaatini sa ğ lamaya yönelik bir uygulamadr. Ayrca, ortaklarn meslek ve geçimlerine yönelik ihtiyaçlarnn sa ğ lanmasnda i ş gücü ve parasal katklarn kar şlkl yardmla ş ma suretiyle sa ğ land ğ uygulamalar da vardr. Bu tarz bir yaplanma örne ğ i hem insanlarn ekonomik anlamda daha rahat ayakta kalabilece ğ i hem de tasarrufu sa ğ layarak o bölge insanlarnn genel refahna h izm et edece ğ inden iç göçü önlemekte etkilidir. Sra Sizde 4 Bir kent yenilemesi projesinin yaplacak kentin özelliklerine göre birçok hedefi olabilir. Bunlara örnek vermek gerekirse, 21.yy. için sürdürülebilir kent yaratmak, tarihi binalarn ve koruma alanlarnn restore edilmesi, sa ğ lam kalm ş binalar ve ş ehir manzarasn korumak, ş ehrin dokusunu ve kom ş uluk ili ş kilerini yeniden kurmak, 24 saat ya ş ayan bir kent alan olu ş turmak gibi seçenekler dü ş ünülebilir. ??? ??? 102 Yararlanlan Kaynaklar Cassidy, D , 2007 , " Ho w the Irish Invented Slang: The Secret Language of the Crossroads ", CounterPunch Press, s. 267 Çakr, S., Mays 2011 , Türkiye'de Göç, Kentle ş me/Gecekondu Sorunu ve Üretilen Politikalar, SDU Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, Say:23 , s.209 - 222 Çelik, Z., 2005/2, Planl Dönemde Türkiye'deki Krsal Kalknma ve Uygulamalar Üzerine Bir D e ğ erlendirme, Planlama Dergisi Davis, M., 2008 http://housingstruggles.wordpress.com/2008/06/0 8/mike - davis - planet - of - slums/#more - 70 eri ş im Ş ubat 2012. G ökçe, B., 1976, Gecekondu Gençli ğ i, H acettepe Yaynlar, Ankara İ ş bir, G.E., 1986, Ş ehirle ş me ve Meseleleri, Ocak Yaynlar, Ankara Karaman, K., 2003, Türkiye'de Ş ehirle ş me Olgusu ve Gecekondu Sorunu, Do ğ u Anado lu Bölgesi Ara ş trmalar 4 Kele ş , R., 1998, Kentbilim Terimleri Sözlü ğ ü , İ mge Kitabevi 2. Bask, Ankara Kele ş , R., 2004, Kentle ş me Politikas, İ mge Kitabevi 8. Bask, Ankara Özdemir, K., Mart 2004, Türkiye'de Krsal Sanayinin Kentlere Olan Göçler Üzerine etkisi, Kentsel Ekonomik Ara ş trmalar Sempoz yumu II (KEAS 2003), DPT Yayn, Ankara Özden, P.P., Ekim 2000 - Mart 2001, Kentsel Yenileme Uygulamalarnda Yerel Yönetimlerin Rolü Üzerine Dü ş ünceler Ve İ stanbul Örne ğ i, İ .Ü. Siyasal Bilgil er Fakültesi Dergisi, No:23 - 24 Roberts, P. , 2000, The evolution, definition and purpose of urban regeneration. P. Roberts ve H. Sykes, (Ed.), Urban regeneration a handbook .London: S AGE Publications Sarbay, A. Y., 2000, Kamusal Alan, Diyalojik Demokrasi, Sivil İ tiraz , Alfa Yaynlar, İ stanbul Sekmen, S., 2007, Kentsel Dönü ş üm Üzerine Bir Model Önerisi: İ zmir Ferahl Mahallesi Örne ğ i, Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, İ zmir Ş i ş man, A., Kibaro ğ lu, D., 11 - 15 Mays 2009, TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odas 12. Türkiye Harita Bilims el ve Teknik Kurultay , Ankara Thomas, S., 2003, A Glossary of Regeneration and Local Economic Development, Manchester: Local Economic Strategy Center. Yldrm, M.K., Bar ş can, N., 10 Ocak 2009, Kent Yenileme, TMMOB İ zm ir Kent Sempozyumu ??? ??? 103 İ nternet Kaynaklar: http://en.wikipedia.org/wiki/File:Urban_populati on_living_in_slums.svg, eri ş im Ocak 2012. http://www.un.org/millenniumgoals/pdf/mdg200 7.pdf, eri ş im, Ş ubat, 2012. http://www.unhabitat.org/downloads/docs/4631_ 46759_GC%2021%20Slum%20dwellers%20to% 20double.pdf, eri ş im, Ş ubat, 2012. http://turizmdebusabah.com/haber_detay.aspx?ha berNo=53742, eri ş im, Ş ubat 2012. http://www.thehindubusinessline.com/industry - and - economy/government - and policy/article1983676.ece, eri ş im, Ş ubat 2012. http://www.unhabitat.org/stats/Default.aspx, eri ş im Ş ubat 2012. http://www.igne - oyasi.org/istanbulun - gobeginde - havuzlu - villa - manzarali - susuz - gecekondu - mahallesi - fotografli - anlatim/, http://old.mo.org.tr/mimarlikdergisi/index.efm?sa yfa=mimarlik&DergiSayi= 35&RecID=571,2007, eri ş im Ş ubat 2012 ??? ??? 104 ??? ??? ??? ??? ??? ??? A maçlarmz ? ? Bu üniteyi tamamladktan sonra; Büyük ş ehir kavramn ifade edebilecek , Tü rkiye’deki büyük ş ehirleri tanmlaya bilecek , Büyük ş ehirlerin geli ş mesini etkileyen faktörleri tart ş a bilecek , bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Büyük ş ehir Nüfus Demografi Metropol Kamu H izmetleri County İ çindekiler ? Giri ş ? Büyük ş ehir Tanm ? Büyük ş ehir Alannn Geli ş mesini Etkileyen Önemli Faktörler 6 ??? ??? ??? 105 G İ R İ Ş Zaman içerisinde ş ehirlerin giderek büyümesi, yo ğ unla ş mas, ekonomi ve teknoloji alanlarndaki geli ş mi ş li ğ i ile beraber yeni bir tanmlama olarak “büyük ş ehir” kavramna ihtiyaç duyulmu ş tur. Dünya ölçe ğ inde ülkelerin geli ş melerinin farkllk ve çe ş itlilik arz etmesinden ötü rü “büyük ş ehir” kavram da farkl uygulamalarla kar şmza çkmaktadr. Büyük ş ehir yaplanmasyla beraber büyük ş ehir kstaslar da farkllklar gösterebilmektedir. Ayrca, bir ülkedeki büyük ş ehir kstaslar da zaman içerisinde de ğ i ş ime u ğ rayabilmektedir. Bi r ş ehri “büyük ş ehir” mertebesine ula ş tran belli ba ş l faktörler bulunmaktadr. Bunlarn ba şnda co ğ rafi , demografik, ekonomik ve hukuki faktörler ile kamu hizmeti uygulamalar gelmektedir. BÜYÜK Ş EH İ R TANIMI İ ngilizce kar şl ğ “ metropol ” olan kavram, Türkçede “ büyük ş ehir ” olarak ifade edilmektedir. Dilimizde bazen bu kavram kar şlamak için anakent terimi de kullanlmaktadr. Pozitif hukukumuz büyük ş ehir terimi ni sfat tamlamas gibi de ğ erlendirerek “büyük” ve “ ş ehir” sözcüklerini ayrarak kullanmaktadr. Ancak, büyük ş ehir terimiyle anlatlmak istenen ş ehrin büyüklü ğ ü de ğ il de, yeni bir idari te ş kilat olu ş umu oldu ğ undan biti ş ik yazlmas Türkçe imla kurallar açsndan daha do ğ rudur(Yldrm, 1997). Büyük ş ehir(Metropol) tanm nn yaplmasnda görü ş birli ğ i bulunmamaktadr. Kavramn idari, sosyal, ekonomik ve siyasi boyutlar bulundu ğ undan, tek bir ölçüt kabul ederek ona göre tanmlamak pek mümkün de ğ ildir. Metropol ve metropolitan alan olgusu 19. yüzyl sonu ve 20. yüzyl ba ş larnda ortaya çkm ş tr. Bu alan belirlemede; sanayide geli ş mi ş lik, ula şm - ileti ş im olanaklar, nüfus says , ekonomik olarak örgütlenme geli ş mi ş li ğ i esas alnm ş tr. Ancak daha sonra geli ş tirilen yeni ölçütlerle metropilatan alan ş u ş ekilde özetlenebilir: ? Nüfus büyüklü ğ ü ve yo ğ unlu ğ u, ? Tarm d ş alanlarda çal ş an i ş gücü oran, sektörlerin kapasite ve cirolar, ? Merkezdeki kentle bütünle ş ebilme düzeyi, merkezdeki kentin egemenli ğ i ve kar şlkl ba ğmllk, ? Eri ş ebilirlik, ula şm sistemlerinin geli ş mi ş lik düzeyi, ? Donatlardaki çe ş i tlilik. (Tekel, 2002, s. 42 - 43) Aslnda, metropolitan alan ölçütleri ülkelerin geli ş mi ş lik ve yönetimsel yaplarna göre farkllk göstermektedir. Metropol tanmnn yaplmasnda neden görü ş birli ğ i bulunamad ğn tart şnz. Büyük ş ehir (Metropolitan Alan) ??? ??? 106 Resim 6.1 : Dünyann en kala balk metropolü Tokyo’dan bir görüntü. Kaynak: ( http://tripandtravelblog.com/10 - worlds - most - expensive - cities- highly - justified - cost - of - life/ , eri ş im Ş ubat 2012) Amerika Birle ş ik Devletleri’nde (ABD) Büyük ş ehir Tanmlamas İ lk olarak ABD’de 1910 yl genel nüfus saymnda “metropolitan district” ifadesi kullanlm ş tr. Saymda ölçüt olarak merkez kent nüfusunun 50000 olmas ve çevrelenen alan i le birlikte 150 ki ş i/mil2 yo ğ unlu ğ u içermesi kararla ş trlm ş tr. Ancak baz ara ş trmaclar metropolitan nüfus ölçütünün küçüklü ğ ünü ve i ş lev temelli tanmnn snrll ğn ele ş tirmi ş lerdir ( Demir; Çabuk, 2010, s.202) . Zaman içerisinde bu ölçüt de ğ i ş mi ş t ir, ancak “ metropolitan alan ” resmi olarak nüfus ölçütüne göre tanmlayan ilk önemli geli ş medir. Amerika Birle ş ik Devletleri Nüfus Bürosu tarafndan metropolitan alan konusunda belirlenen kriterler; nüfus, i ş - me ş guliyet ve merkezi kent ile di ğ er kentlerin ili ş kisi ş eklindedir. Yani nüfus açsndan belirli bir yo ğ unlu ğ a ula ş m ş bir merkezi kent ile i ş ve ekonomik ba ğ lantlar yo ğ un olan ba ş ka kentlerin bütünle ş mesi suretiyle metropolitan alann olu ş aca ğ belirtilmektedir ( Görmez, 1993, s.20; Ayhan, 2008, s .114). Bu konudaki ilk yöntem, Houston ş ehrinde oldu ğ u gibi mücavir alanlarn ve banliyölerin merkezi kente katlmas ş eklinde idi. Ancak mücavir alanlar ve banliyöler bu uygulamaya yönelik referandumda red oyu vererek bu tür bir uygulamaya kar ş durmu ş lardr. İ kinci yöntem, San Fransisco, Boston, New York ş ehri gibi County ve Municipality (Belediye) yönetimlerini bir çat altnda toplayan vilayet yönetimidir. Di ğ er bir çözüm yolu ise vilayet yönetimlerinin sözle ş meye dayanarak yerel topluluklara hi zmet sunmalardr. Örne ğ in Los Angeles vilayetinde ş erif bürosu, kendi polis te ş kilatn kurmak istemeyen vilayete ba ğ l kentlere ücret kar şl ğnda güvenlik hizmeti sa ğ lamaktadr. Di ğ er bir yöntem ise, yerel konularn kendisine brakld ğ metropolitan bi r yönetimin olu ş turulmasdr. Son bir uygulama, özel bölgelerin yakn bölgelerin snrlarnn içerisine alnarak hizmet alannn geni ş letilmesi ve birimler aras i ş birli ğ inin arttrlmas ş eklindedir. Ancak metropolitan yönetim ş eklinin yaygnla ş masndaki sorunlardan dolay çözüm yolu olarak özel bölgeler gösterilmekte ise de, halk özel bölgelerin kendi kontrollerinden uzakla ş abilece ğ i endi ş esine sahiptir ( Ş ahin, 1999, s.130 - 132; Ayhan, 2008, s.114) . ??? ??? 107 Resim 6.2 : Metropolitan alan örne ğ i olarak Houston’da n bir kesit. Kaynak: http://www.reallynatural.com/archives/2010/02/ , eri ş im Ş ubat 2012 . County County, ABD’nin birçok eyaletindeki en büyük yerel yönetim birimidir(Türker, 1999, s.596). Bu birimlerin seçilmi ş bir meclisi bulur ve co ğ rafi bir bölge içinde faaliyet yürüten önemli bir mahalli idare birimidir. Connecticut ve Rhole Island d şnda ABD’yi olu ş turan üye federe devletlerin(eyaletlerin) tümünde var olan county’ler, New England eya letindeki sadece yarg görevini ifade eden County Louissiana’da “Parish” adn alr. Genellikle bir yarg mercii olarak üye devletin ceza kanununu uygulayan county’ler, eyaletlerin vergileri ile mahalli vergileri tahsil eder, seçim yerleri ile seçim görevl ilerini tayin eder ve seçimleri uygular. Okullar ve kütüphaneleri yönetir, yollar ve köprüleri yapar ve onarr. Sosyal tesisler kurmak ş eklindeki di ğ er baz görevleri de vardr(Nadaro ğ lu, 1998, s.126). County’lerin te ş kilat yaps için tek tip bir yapdan söz etmemiz mümkün de ğ ildir. Zira eyaletten eyalete farkllk arzetmektedir. Ancak iç te ş kilat yaplarnn temel unsurlarn County meclisleri, seçilmi ş idari görevliler, atanm ş görevliler, meclis ihtisas komisyanlar olarak dörde ayrabiliriz( Türker, 1999, s.597 - 599; Ayhan, 2008, s.108). Türkiye ’de Büyük ş ehir Tanmlamas Türk yönetim ve hukuk sisteminde metropoller 1984 ylna kadar di ğ er kentlerden farkl olarak de ğ erlendirilmemi ş tir. 1984 ylnda 3030 sayl yasa ile metropoller “büyük ş ehir” ad il e tanmlanm ş ve ülkenin yönetim sisteminde, di ğ er kentlerden farkl olarak de ğ erlendirilmi ş tir (Tekel, 2002, s.44). 1984 ylndaki bu geli ş meyle beraber, bir kentin büyük ş ehir olarak tanmlanabilmesi için sadece tek bir kriter aranm ş tr. O da, belediye snrlar içinde birden fazla ilçe bulunmas. Bu kriter göz önüne alnarak 1984 ylnda Ankara, İ stanbul ve İ zmir, 1986 ylnda Adana, 1987 ylnda Bursa, Gaziantep ve Konya’da kent yönetimlerinden farkl bir yönetim sistemi kurulmu ş ve bu kentler büyük ş ehir olarak tanmlanm ş tr . Ancak, aradan geçen süre içerisinde metropoliten özellik göstermemesine kar şn, ba ş ka baz il merkezlerinde de yasa ile alt - kademe belediyeleri olu ş turularak büyük ş ehir belediyesi kurulmas yoluna gidilmi ş tir. 1993 ylnda Antalya, Diyarbakr, Erzurum, Eski ş ehir, İ zmit, Mersin, Kayseri ve Samsun da büyük ş ehir olarak ilan edilmi ş tir. 2000 ylnda bu kentlere Adapazar’da eklenmi ş tir (Tekel, 2002, s.44). ! ! 108 Türkiye Cumhuriyeti’ndeki metropolitan alan yönetiminin örgütlenme ve i # leyi # düzeninin nasl oldu $ u hakknda daha ayrntl bilgiyi Ufuk Ayhan’n “Metropol Alanlarda Kamu Güvenli $ i” adl kitabn (Kripto Basm Yayn, 2008) okuyarak edinebilirsiniz. # zmit kenti Kocaeli il merkeziydi. Yeni büyük ! ehir metropolitan ilçelerinin ku rulu ! una dair 5747 sayl yasada büyük ! ehir ismi Kocaeli Büyük ! ehir Belediyesi olarak de " i ! tirildi. # zmit ad ise metropoliten belediyelerden (Saraybahçe) birine verildi. Adapazar kenti ise, Sakarya il merkezi ydi. Yeni büyük ! ehir metropolitan ilçelerinin kurulu ! una dair 5747 sayl yasada büyük ! ehir ismi Sakarya Büyük ! ehir Belediyesi olarak de " i ! tirildi. Adapazar ad ise metropoliten belediyelerden birinin addr. Türkiye’de büyük ! ehir yönetiminin kurulmasnda iki temel gerekçe bulunmaktadr. Bunlardan b irincisi ve kurulu ! amaçlarnda önceliklisi büyük kent merkezlerindeki kamu hizmetlerinin gerçekle ! tirilmesinde etkinli " in ve verimlili " in sa " lanmasdr. # kincisi ise birinci amaç kadar öncelikli olmasa bile katlm ve dolaysyla demokrasiyi gerçekle ! tir mektir(Eke, 1982, s.53). 2004 ylnda çkarlan 5216 sayl yasayla, büyük ! ehir snrlar için yeni ölçütler getirilmi ! tir. Buna göre, büyük ! ehir olma ko ! ulu nüfusun en az 750.000 olmasdr. Ayrca, büyük ! ehir snrlar için co " rafi ölçüm ! art getirilmi ! t ir. Ancak nüfus yo " unluklar çok yüksek oldu " undan # stanbul ve # zmit illerinin tamamn büyük ! ehir snrlar içersine alnm ! tr. Buna göre il snrlar içinde olmak ve valilik binas merkez alnmak kaydyla, ? Nüfusu 2.000.000'dan fazla olan büyük ! ehirlerde 50 km yarçapndaki yerle ! im yerleri, ? Nüfusu 1.000.000 - 2.000.000 aras olan büyük ! ehirlerde 30 km yarçapndaki yerle ! im yerleri, ? Nüfusu 1.000.000'dan az olan büyük ! ehirlerde ise 20 km yarçapndaki yerle ! im yerleri , b üyük ! ehire dahil edilmi ! tir. A ! a "d aki haritada Türkiye’deki büyük ! ehirleri görebilirsiniz. Harita 6.1 : Kaynak: ( http://saglamahmet.wordpress.com/2011/11/27/ulkemizdeki - buyuksehirler/ , eri ! im " ubat 2012) BÜYÜK " EH ! R ALANININ GEL !" MES ! N ! ETK ! LEYE N ÖNEML ! FAKTÖRLER Bu günün dünyasn da metropol kent önemli bir sosyal olgudur. Ortaya çk ! ve nedenlerini aramak için çok gerilere gitmeye gerek yoktur, ! öyle ki(Eke, 1982, s.6): ??? ??? 109 “ Bat'da kent lerin geli ş imi, 18. yüzyl boyunca, tarmsal üretimdeki art ş ve onun yaratt ğ tarmsal ticaret ve tarmsal sanayile ş me ile ba ş lam ş tr. Buhar gücünün insangücü yerine kullanm, yeni hammadde kaynaklan, kitle ileti ş im ve ula şmndaki geli ş meler bu süreci hzlandrm ş tr. Bunlara ek olarak, merkezi devletlerin olu ş umu ile geni ş alanlarda kamu denetimi ve esenli ğ i sa ğ lanabilmi ş tir. Ayrca i ş bölümü ve uzmanla ş mann yaygnla ş mas, toplumsal örgütlenmenin kurularak bütünlü ğ ün ve toplumsal e ş güdümün gerçekle ş ti rebilmesi, son çözümlemede, Avrupa ve Kuzey Amerika'da endüstriyel kentlerin do ğ u ş una yol açm ş tr . Buna ba ğ l olarak yine bu yerlerde büyük kentler 19.yy’da süren endüstriyel devrimin ve krsal yörelerden kentlere do ğ ru yo ğ un g öçün sonucu olarak do ğ mu ş lardr ”(Eke, 1982, s.7 ). Büyük ş ehir alanlarnn olu ş masnda ve geli ş mesinde, varolan bu kentle ş me süreci önemli rol oynam ş tr. Ayrca büyük ş ehir alanlarnn olu ş masn etkileyen faktörler; co ğ rafi, demografik, ekonomik ve hukuki faktörler ile kentlerdeki kamu hizmetleridir( İ sbir, 1991, s.191 - 199) . Co ğ rafi Faktörler Yerle ş me alanlarnn zamanla büyük ş ehir alanlar haline gelmeleri, co ğ rafi konumla ilgilidir. Co ğ rafi konumun özellikleri, ula şm kolayla ş trc olmas, tabiat ş artlar vb. olarak belirtilebilir. Ksaca co ğ rafi konum her yönüyle insanlar için çekici bir etmen olmu ş tur. Co ğ rafi faktörlerin önemli bir ksmn da ticaret ve ticaret yollar olu ş turur. Özellikle bugün önemli b üyük ş ehirlere bakt ğmzda deniz ticaretinin yapld ğ kentler oldu ğ u veya t icaret yollar üzerinde bulundu ğ u görülür. Bu özelliklerinden dolay da göçe maruz kalm ş lardr. Co ğ rafi özelliklerinden dolay geli ş en kentlere örnek vererek, hangi co ğ rafi özelli ğ inden kaynakland ğn tart şnz. Demografik Faktörler Kalknm ş ülkelerd eki büyük ş ehir alanlarnda yaplan incelemeler, bu alanlarn ortaya çkmalarnda ve geli ş melerinde hem iç hem de d ş göçlerin etkili oldu ğ unu ortaya koymaktadr. Büyük ş ehir alanlar ülke içindeki göçler ve ula şm araçlarnn özellikle kara ula şm araçlar nn geli ş mesiyle hz kazanm ş tr. Yine bu alanlarn snrlar içindeki hareketlilik de ayn kaynaktan etkilenmi ş tir(Ayhan, 2006; İ sbir, 1991). Geli ş mi ş ülkelerin büyük ş ehir alanlarndaki nüfus art şnn ba ş lca sebepleri, tarm kesiminin az i ş çiye ihtiyaç duymas ve burada ya ş ayanlarn büyük kentlere göçüyle do ğ um orannn yüksek olmasdr. Geli ş mekte olan ülkelerde ise bu durum, krsal alanlardaki nüfus fazlal ğndan ve buralarda ya ş ayanlarn kentlerde daha iyi çal ş ma imkanlar bulabilecekleri umuduyla o l an göçlerden kaynaklanmaktadr(Ayhan, 2006; İ sbir, 1991). Ksaca krdaki çözülme kentlerde büyük bir yo ğ unla ş maya neden olmu ş tur. Ayrca , ş ehir nüfusunun gün içinde farkllk gösterdi ğ i söylenebilir. Özellikle son zamanlarda, sanayile ş mi ş büyük ş ehirlerde insanlar oturmak için ş ehir d şndaki ortam tercih ederken, i ş için ş ehir merkezine gelmektedirler. Kentlerin metropolle ş me süreci hakknda daha fazla bilgiyi Ferruh Tuzcuo ğ lu’nun “Metropoliten Yönetim” adl kitabn (Sakar ya Kitabevi, 2003) okuyarak elde edebilirsiniz. Kentlerdeki Kamu Hizmetleri Ş ehirle ş me ile ba ş layan ve giderek artan bir oranda devam eden belirli yerle ş me alanlarndaki nüfus art ş, bir yandan büyük kentlerin ortaya çk şna neden olurken di ğ er yandan da buralardaki kamu kurumlar tarafndan sa ğ lanan hizmetleri de bir ölçüde etkilenmi ş tir. Her ne kadar ayn türdeki hizmetler daha küçük yerle ş me alanlarnda da sa ğ lanyor ise de, nitelik ve nicelikleriyle uygulama politikalar de ğ i ş iklik ??? ??? 110 gösterebilir. İ ş te büyük yerle ş me alanlarndaki toplanmaya sebep olan bu hizmetlerin ba ş lca me sken, ula şm , sa ğ l ğ koruma ve di ğ er sosya l hizmetlerini saymak mümkündür( İ sbir, 1991, s.194- 195). Büyük ş ehirlerdeki mesken hizmetleri di ğ er ş ehirlere göre daha geli ş mi ş tir. Ülkemizde de örne ğ i görüldü ğ ü gibi, meskenlerde kullanma sunulan do ğ algaz tesisa t ilk kez büyük ş ehirlerde uygulanmaya ba ş lam ş tr. Ayrca, meskenlere ula ş trlan internet, elektrik ve su gibi olanaklarn denetimi büyük ş ehirlerde daha sklkla yaplmakta ve kesilmesinin önüne geçilmeye çal şlmaktadr. Bu sebeple, büyük ş ehirde mesken kullanm di ğ er ş ehirlere göre daha rahat ortam sa ğ lamaktadr. Ayn ş ekilde büyük ş ehirlerde ula şm olanaklar da daha geli ş mi ş tir. Nüfus yo ğ unlu ğ undan kaynaklanan ula şm zorlu ğ unun önüne geçebilmek için büyük ş ehirlerde ula şm olanaklarnn says arttrlm ş tr. Ayrca, büyük ş ehirlerde sa ğ lk açsndan imkanlar daha çok geli ş mi ş tir. Ş ehrin büyüklü ğ ü ve nüfus yo ğ unlu ğ uyla orantl bir ş ekilde hastane says ve çe ş itlili ğ i de fazladr. Hastane saysnn fazla olmas ş ehrin çe ş itli bölgelerine da ğlmalarn sa ğ lamakta, bu da, hastaneye ula şm daha kolay hale getirmektedir. Ekonomik Faktörler Sanayile ş menin hz kazanmasyla birlikte, yan sanayi tesisleri kurulu ş larna da ihtiyaç duyulmas, ş ehirleri ve çevre ş ehirleri çekici klm ş tr. Giderek artan sanayi kur ulu ş larnn says bölgenin ya ş ama ş artlarn sosyal, kültürel, ve ekonomik yapsn etkiler. Bu sebeple böyle bölgelerin geli ş melerinin uzun süreli planlara göre sa ğ lanmas ve yönetilmesi gereklidir( İ sbir, 1994, s.198) . Sanayile ş meni n geli ş ti ğ i bu ş ehirle r ekonomik ve sosyal olanaklar bakmndan ilerlemekle beraber di ğ er ş ehirlerden ve krs al alandan göç almaya ba ş larlar. Ekonomik girdilerin artmasyla hzl bir büyüme ya ş ayan kentin ş ehir planlamasnda yeni projeler üretilmesi durumu do ğ makta ve bu da, o ş ehri giderek “büyük ş ehir” a ş amasna ilerletmektedir. Hukuki Faktörler Hükümetleri belirli bir bölgeyi muhtemel geli ş mesini göz önüne almak suretiyle büyük ş ehir alan kabul eder; kanuni ve idari i ş lemlerde gerekli düzenlemelerde bulunmas ve bu bölgedeki ilerlemeyi özendirmesiyle de sözü edilen alanlar kurulurlar ( İ sbir, 1991, s.191 - 199). Hükümetlerin kanuni ve idari i ş lemlerle belirli bir bölgeyi geli ş ime açk hale getirmesi, o bölgeye talebi artrarak nüfus yo ğ unla ş masna neden olmu ş tur. Ayrca o bölgeye yaplan yatrmlarla sadece nüfus saysnda bir art ş olmam ş , ayn zamanda hem ekonomik hem sosyal anlamda geli ş me sa ğ lanm ş tr. ??? ??? 111 Özet Büyük ş ehir tanm İ ngilizce kar şl ğ “metropol” olan kavram, Türkçede “büyük ş ehir” olarak ifade edilmektedir. Metropol ve metropolitan alan olgusu 19. yüzyl sonu ve 20. yüzyl ba ş larnda ortaya çkm ş tr. Bu alan belirlemede; sanayide geli ş mi ş lik, ula şm - ileti ş im olanaklar, nüfus says, ekonomik olarak örgütlenme geli ş mi ş li ğ i esas alnm ş tr. Ancak daha sonra geli ş tirilen yeni ölçütlerle metropilatan alan ş u ş ekilde özetlenebilir: ? Nüfus büyüklü ğ ü ve yo ğ unlu ğ u, ? Tarm d ş alanlarda çal ş an i ş gücü oran, sektörlerin kapasite ve cirolar, ? Merkezdeki kentle bütünle ş ebilme düzeyi, merkezdeki kentin egemenli ğ i ve kar şlkl ba ğmllk, ? Eri ş ebilirlik, ula şm sistemlerinin geli ş mi ş lik düzeyi, ? Donatlardaki çe ş itlilik. İ lk olarak ABD’de 1910 yl genel nüfus saymnda “metropolitan district” if adesi kullanlm ş tr. Saymda ölçüt olarak merkez kent nüfusunun 50000 olmas ve çevrelenen alan ile birlikte 150 ki ş i/mil2 yo ğ unlu ğ u içermesi kararla ş trlm ş tr. Amerika Birle ş ik Devletleri Nüfus Bürosu tarafndan metropolitan alan konusunda belirlenen k riterler; nüfus, i ş - me ş guliyet ve merkezi kent ile di ğ er kentlerin ili ş kisi ş eklindedir. Yani nüfus açsndan belirli bir yo ğ unlu ğ a ula ş m ş bir merkezi kent ile i ş ve ekonomik ba ğ lantlar yo ğ un olan ba ş ka kentlerin bütünle ş mesi suretiyle metropolitan alann olu ş aca ğ belirtilmektedir . Türkiye’de büyük ş ehir tanmlams Türk yönetim ve hukuk sisteminde metropoller 1984 ylna kadar di ğ er kentlerden farkl olarak de ğ erlendirilmemi ş tir. 1984 ylnda 3030 sayl yasa ile metropoller “büyük ş ehir” ad ile tanmlanm ş ve ülkenin yönetim sisteminde, di ğ er kentlerden farkl olarak de ğ erlendirilmi ş tir . 1984 ylnda Ankara, İ stanbul ve İ zmir, 1986 ylnda Adana, 1987 ylnda Bursa, Gaziantep ve Konya’da kent yönetimlerinden farkl bir yönetim sistemi kurulmu ş ve bu kentler büyük ş ehir olarak tanmlanm ş tr. Ancak, aradan geçen süre içerisinde metropoliten özellik göstermemesine kar şn, ba ş ka baz il merkezlerinde de yasa ile alt - kademe belediyeleri olu ş turularak büyük ş ehir belediyesi kurulmas yoluna gidilmi ş t ir. 1993 ylnda Antalya, Diyarbakr, Erzurum, Eski ş ehir, İ zmit, Mersin, Kayseri ve Samsun da büyük ş ehir olarak ilan edilmi ş tir. 2000 ylnda bu kentlere Adapazar’da eklenmi ş tir . Yeni büyük ş ehir metropolitan ilçelerinin kurulu ş una dair 5747 sayl yasada büyük ş ehir ismi Kocaeli Büyük ş ehir Belediyesi olarak de ğ i ş tirildi. İ zmit ad ise metropoliten belediyelerden (Saraybahçe) birine verildi. Adapazar kenti ise, Sakarya il merkeziydi. Yeni büyük ş ehir metropolitan ilçelerinin kurulu ş una dair 5747 sayl yasad a büyük ş ehir ismi Sakarya Büyük ş ehir Belediyesi olarak de ğ i ş tirildi. Büyük ş ehir alannn geli ş mesini etkileyen faktörler Büyük ş ehir alanlarnn olu ş masnda ve geli ş mesinde, varolan bu kentle ş me süreci önemli rol oynam ş tr. Ayrca büyük ş ehir alanlarnn olu ş masn etkileyen faktörler; co ğ rafi, demografik, ekonomik ve hukuki faktörler ile kentlerdeki kamu hizmetleridir . ??? ??? 112 Kendimizi Snayalm 1. A ş a ğdakilerden hangisi “Büyük ş ehir” kavramnn bir kar şl ğdr? a. Metro b. Metropol c. City d. Municipality e. Multicity 2. “ Metropolitan district” ifadesi ilk olarak nerede kullanlm ş tr? a. ABD b. İ ngiltere c. Almanya d. İ sviçre e. Hollanda 3. “Metropolitan alan” yönündeki ilk yöntem hangi ş ehirde kullanlm ş tr? a. New York b. Houston c. San Fransis co d. Boston e. Londra 4. ABD’nin birçok eyaletindeki en büyük yerel yönetim birimi hangisidir? a. Country b. Municipality c. City d. County e. Multicity 5. Kentlerin deniz ticaretinin yapld ğ yollar üzerinde bulunmas büyük ş ehir alannn geli ş mesini etkileyen hangi faktör snflamasn - dadr? a. Hukuki b. Ekonomik c. Co ğ rafi d. Demografik e. Ula şm kolayl ğ 6. Türkiye’de ilk kez metropollerin - “büyük ş ehir” olarak tanmlanmas hangi yl ve yasa ile kabul edilmi ş tir? a. 1984 ylnda 3030 sayl yasa b. 1978 ylnda 3030 sayl yasa c. 1984 ylnda 3070 sayl yasa d. 1978 ylnda 3070 sayl yasa e. 1984 ylnda 5747 sayl yasa 7. A ş a ğdakilerden hangisi kentteki kamu hizmetlerinden de ğ ildir? a. Konut b. Ula şm c. Sa ğ lk d. Zorunlu e ğ itim e. Dershane e ğ itimi 8. Tarm kesiminde ya ş ayanlarn kentlere göçüyle artan do ğ um oran büyük ş ehir alannn geli ş mesini etkileyen hangi faktör snflamasndadr? a. Hukuki b. Co ğ rafi c. Demografik d. Ula şm kolayl ğ e. Ekonomik 9. “Municipality”nin ülkemizdeki kar şl ğ a ş a ğdakilerden hangisi olabilir? a. Belediye b. Ş ehir c. Kasaba d. Köy e. Krsal alan 10 . Türkiye’de büyük ş ehir kabul edilen ilk iller hangileridir? a. İ stanbul, Adana, Konya b. İ zmir, Bursa, Kayseri c. Ankara, Trabzon, Bursa d. İ stanbul, Ankara, İ zmir e. İ stanbul, Ankara, Bursa ??? ??? 113 Kendimizi Snayalm Yant Anahtar 1. b Yantnz yanl ş ise “ Büyük ş ehir Tanm ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 2. a Yantnz yanl ş ise “Amerika Birle ş ik Devletlerinde Büyük ş ehir Tanmlamas ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 3. b Yantnz yanl ş ise “Amerika Birle ş ik Devletlerinde Büyük ş ehir Tanmlamas ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 4. d Yantnz yanl ş ise “ County ” ba ş lkl konuyu y eniden gözden geçiriniz. 5. c Yantnz yanl ş ise “ Co ğ rafi Faktörler ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 6. a Yantnz yanl ş ise “ Türkiye’de Büyük ş ehir Tanmlamas ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 7. e Yantnz yanl ş ise “Kentlerdeki Kamu Hizmetleri ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 8. c Yantnz yanl ş ise “Demografik Faktörler ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 9. a Yantnz yanl ş ise “Amerika Birle ş ik Devletlerinde Büyük ş ehir Tanmlamas ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 10 . d Yantnz yanl ş ise “ Türkiye’de Büyük ş ehir Tanmlamas ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. Sra Sizde Yant Anahtar Sra Sizde 1 Metropol kavram kentlerin sadece nicelik yönünü de ğ il nitelik yönünü de vurgulamaktadr. Yani kentler sadece kalabalkla ş t ğnda metropol olmazlar. Ayn zamanda metropol bir idari birimdir. Kendi içlerinde meclisleri vardr ve kent yönetiminde etkindir. Dolaysyla, birçok faktör barndrd ğ için ayr ayr tanmlamalar getirilmektedir. Sra Sizde 2 Örne ğ in, Londra deniz ta şmacl ğnn önem ta şd ğ zamanla rda kurulmu ş ky yerle ş me alandr. Bu özelli ğ inden dolay ticaret geli ş mi ş ve çok göç alan bir ş ehir olmu ş tur. Ayn zamanda deniz ticareti ş ehire zenginlik getirmi ş tir . Yararlanlan Kaynaklar Ayhan , U., (2008), Amerika Birle ş ik Devletlerinde Yerel Yönetimler, Say ş tay Dergisi, Say:70 Ayhan, U., (2006), Metropoliten Alanlarda Güvenlik Sorunu ve Çözüm Önerileri, Gazi üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dal Do ktora Tezi, Ankara. Demir, K., Çabuk, S., (2010/1), Türkiye’de Metropoliten Kentlerin Nüfus Geli ş imi , Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Say: 28, s.193 - 215. Eke, A.E., (1982) , Anakent Yönetimi ve Yönetimleraras İ li ş kiler , Ankara. GÖRMEZ, K., (1993), Türki ye’de Anakent Yönetimi, Ça ğ da ş Yerel Yönetimler Dergisi, Cilt 2, Say 1, Ankara. İ sbir, E.G., (1991), Ş ehirle ş me ve Meseleleri, Gazi Büro Kitabevi, Ankara. Nadaro ğ lu, H., (1998), Mah alli İ dareler Teorisi Ekonomisi Uygulamas , Beta Yaynlar, İ stanbul. Ş AH İ N, M., (1999), Amerika Birle ş ik Devletlerinde Yerel Yönetimler ,Ça ğ da ş Yerel Yönetimler Dergisi, Cilt 8, Say 2, Ankara. Tekel, A., (Ocak 2002), Metropoliten Planlamann Önemi ve Gereklili ğ i Üzerine, Ça ğ da ş Yerel Yönetimler Dergisi, Cilt:11, Say:1. Türker, M., (1999). Amerika Birle ş ik Devletlerinde Mahalli İ dareler, Dünyada Mahalli İ dareler, İ çi ş leri Bakanl ğ Mahalli İ dareler Genel Müdürlü ğ ü Yaynlar, Ankara. Yldrm, R., (5 - 6 Mays 1997), Diyarbakr'daki İ lçesiz İ lçe Belediyeleri ya da Alt Kademe Belediyeleri, Diyarbakr’n Kentsel Sorunlar Sempozyumu. ??? ??? 114 ??? ??? ??? ??? ??? ??? A maçlarmz ? ? Bu üniteyi tamamladktan sonra; Büyük ş ehir planlamasnn ne oldu ğ u ve geli ş imi ni tanmlayabilecek , Büyük ş ehir planlamasn n yararlar ve araçlarn ifade edebilecek , Büyük ş eh ir planlamas i ş lemlerini açklayabilecek, Büyük ş ehir yönetiminin ne oldu ğ u ve kimler tarafndan yürütüldü ğ ünü açklayabilecek , bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Planlama B üyük ş ehir P lanlamas Parselasyon Büyük ş ehir B elediyeleri Yönetim Büyük ş ehir Y önetimi Zoning Kalknma Plan İ çindekiler ? Giri ş ? Büyük ş ehir Planlamas ? Büyük ş ehir Yönetimi 7 ??? ??? ??? 115 G İ R İ Ş Sanayile ş me ile birlikte ş ehirlerin büyüme hz yüksek ivme kazanm ş tr. Özellikle büyük ş ehir niteli ğ i kazanan ş ehirlerin geli ş imi önlenemez ölçülerdedir. Bu nedenle büyük ş ehirlerin planlanmas ve yönetimi büyük öneme sahiptir. Ş ehirler hzl göç alrken ve büyümelerini sürdürürken planlamas yaplmad ğnda ileride çok ciddi sorunlarla kar şla şld ğ ço ğ u ülke gibi Türkiye’de de gözlemlenmi ş tir . Planlamas yaplmayan ş ehirler çevre sorunlaryla kar şla ş makla birlikte ya ş am standartlar açsndan da gerilerde kalm ş lardr. Bundan ötürü, geli ş mi ş ve geli ş mekte olan ülkeler büyük ş ehir planlamalarna büyük yatrmlar yapmaya ba ş lam ş lardr. Büyük ş e hirler di ğ er ş ehirlere oranla çok daha kalabalk ve kent ya ş am açsndan daha karma şk sosyal, ekonomik ve kültürel ko ş ullara sahiptir. Bu özelli ğ inden dolay yönetiminde büyük zorluklarla kar şla şlmaktadr. Ancak büyük ş ehir yönetimine geçmeden önce büyük ş ehir planlamasnn ne oldu ğ unu ve geli ş im sürecini iyi bilmemiz büyük öneme sahiptir. BÜYÜK Ş EH İ R PLANLAMAS I Büyük ş ehir Planlamasnn Tanm ve Geli ş imi Planlama; amaçlarn ve bu amaçlara ula şlabilmesi için gerekli olan faaliyetlerin belirlenme süreci dir. Bu süreçte, yönetim gerekli olan bilgileri toplar ve bu bilgilerden yararlanarak amaçlarn belirler. Dolaysyla planlam a, yönetimin en temel i ş levlerinden biridir. Ş ehir planlamada ayr bir "büyük ş ehir planlama " biçiminin ortaya çk ş ve bugünkü büyük ş ehir planlama prati ğ i tarihsel geli ş im içinde adm adm olmu ş tur. 20.yy'da ula şm teknolojisindeki de ğ i ş imler ve ş ehirlerin modern i ş levlerle donatlmas sonucunda ş ehirler çeperlere do ğ ru geli ş meye ba ş lam ş , kentsel sistemler karma şkla ş m ş tr. Bu ölç ekteki yerle ş melerin denetimlerinde ş ehir planlama y öntemleri yetersiz kalm ş tr (Tekeli, 1991, s.51). 20.yy'da ortaya çkan 'sorunlarn rasyonelli ğ inin daha kapsaml alglan ş' modern büyük ş ehirlere uygulanm ş tr. Bunun sonucunda kapsaml büyük ş ehir planlamaya yönelik ilk giri ş imler ortaya çkm ş tr. Kapsaml planlama yakla şmna göre kent planlamasnn mant ğ ş unlara dayanm ş tr: ? Geni ş kapsamllk, ? Arazilerin uzun dönemli kullanm, ? Çevrenin korunmas, ? Toplu konut ve programl geli ş menin kamu yararna kullanlmas (Tekel, 2002, s.44 - 45). Kapsaml planlama merkezi bir uygulama do ğ urdu ğ u için yerel yönetimler politik açdan ba ğmszlklarn koruyamayacaklarn dü ş ünmü ş ler ve kapsaml planlama çal ş malarna kar ş durmu ş lardr. Büyük ş ehir Planlamas ve Yönetimi ??? ??? 116 1970'lerin sonlarndan itibaren merkezile ş menin verimlili ğ i ve planlamaya olan devlet müdahalesi tart şlmaya ba ş lanm ş tr. Bu tart ş malar , insanlarn kendi ya ş am mekanlarn istedikleri gibi ş ekillendirme görü ş ü ve ş ehir planlamas disiplinlerindeki geli ş melerl e birle ş ince yeni planlama anlay ş larn gündeme getirmi ş tir. Yeni yakla şmlarn sonucunda genel olarak kabul edilen görü ş , büyük ş ehir ölçe ğ inde bir yerle ş im yerinin etkin planlamasnn ancak kedemeli olarak yaplabilece ğ i olmu ş tur. Yani, önce temel kararlar verilecek , sonrasnda ise, bu kararlar kademe kademe uygulanacaktr. Dünyadaki çe ş itli uygulamalara bakarak büyük ş ehir planlamann amaçlarn a ş a ğdaki ş ekilde özetleyebiliriz. ? Metropolitan alan ekonomisinin geli ş imini önceden kestirmek, ksmen de olsa etkilemeye çal ş mak, ? Metropolitan ölçekteki altyap ve hizmet programlarn yönlendirmek ve uygulanmasn sa ğ lamak, ? Metropolitan alann alt bölgeleri olan belediyeler aras koordinasyon sorunlarn çözümlemek, ? Metropolitan alann tümünde ve alt bölgelerinde arazi kul lanma kararlarn denetlemek, ? Metropolitan alann ekolojik dengesinin bozulmasn ve çok çe ş itli kirlenme türlerinin do ğ masn önlemeye çal ş mak, (Tekeli, 1991, s.52 - 53). Resim 7.1 : Planlama bakmndan yeni bir kent; Tianjin Eko - Kenti. Singapur ve Çin hükümetleri arasnda ortaklk ile geli ş en yeni bir kent. Kaynak: ( http://www.yapi.com.tr/Haberler/yeni - yesil - kentsel - gelisim - modeli - tianjin - eko- kenti_85805.html , eri ş im Ş ubat 2012). Büyük ş ehir Planlamasnn Yararlar ve Araçlar Yararlar Büyük ş ehir ölçe ğ inde bir planlamann sa ğ lad ğ yararlar ş öyle sralayabiliriz: 1. Büyük ş ehir planlama, yapt ğ projelerle bölgenin ekonomik geli ş imine katkda bulunur. 2. Kent için gerekli olan hizmet programlar büyük ş ehir ölçe ğ inde yönlendirilir ve uygulanr. 3. Büyük ş ehirin alt unsurlar olan belediyeler aras koordinasyonun sa ğ lanmasna katkda bulunur. 4. Bölgedeki arazilerin kullanmlarnn denetlemesini sa ğ layarak sa ğ lkl bir ş ehir ve çevre ş ekillenmesi sa ğ lar. 5. Bölgenin ekolojik dengesinin bozulmasn önler ve çe ş itli çevre kirlenmelerinin önüne geçer. ??? ??? 117 Araçlar Büyük ş ehir alan plann ge rçekle ş tirecek araçlarn ba ş lcalar ; bölgeleme (zoning) , arazi düzenlemeleri (parselasyon) ve ana geli ş me programlarnn hazrlanmasdr. ? Bölgeleme (Zoning): Kentin farkl i ş levlerini, bir arada, farkl bölgelerde toplam ş ; böylelikle kenti bölgelere ay rm ş ve kentin büyümesinde önem kazanm ş olan bölgeleme ‘zoning’ kavram , önemli bir planlama karard r. Bu kavram, 1933 yl nda CIAM’ n (Congres Internationaux d’Architecture Moderne) Atina’da yap lan toplants nda, planlama karar olarak bölgelemenin öncülü ğ ünü yapan Tony Garnier’in Endüstri Kenti Projesi örne ğ i ve Modern Hareket’in en önemli yap tlardan biri olan Le Corbusier’e ait I ş kl Kent Projesi örne ğ i ile benimsenmi ş tir . Atina Antla ş mas içinde ana ilkeler olarak yer alm ş ve kentin bölgelerini be lirleyen tasar ortaya konulmu ş tur. Bölgeleme ilkesiyle olu ş turulmu ş olan bu iki projede de kent bölgelere net bir biçimde ayrlr (Bilgin, 2006, s.49). ? Arazi Düzenlemeleri (Parselasyon): " Arsa düzenlemesi, arazinin son kullanma durumunu gösteren kadastro haritalar ve tapu kütü ğ ü bilgilerinin, uygulama imar plannda öngörülen arazi kullan ş kararlarna uyarlanarak im ar kanununa ve yönetmeliklere göre imar parsellerinin olu ş turulmas, snrlarnn gerek arazide ve gerekse haritada belirlenmesi ve tapu kütü ğ üne kaydedilmeleri için yaplan ayrma, birle ş tirme ve yeniden da ğtma i ş lemlerine denilmektedir "( 3194 sayl İ mar Yasas’nda, m. 18) . Parselasyon i ş lemi ile amaçlanan imar plan, plan raporu ve imar yönetmeli ğ i hükümlerine göre imar adasnn tüm biçim ve boyutu, yap düzeni, in ş aata yakla ş ma snr ve bahçe mesafelerini, yap yüksekli ğ i ve derinli ğ i, yerle ş me yo ğ unlu ğ u, taban alan ve kat alan, kat says, arazinin kullanma ş ekli, mülk snrlar, mevcut yapnn durumlar gözönüne alnmak suretiyle yap yapmaya elveri ş li parseller olu ş turmaktr[1]. Türkiye'de arsa düzenlemesini onaylama ve yürürlü ğ e koyma ile ilgili yetkiler belediye ve mücavir alanlar içinde belediyelere, d şnda ise valiliklere verilmi ş tir. Ta şnmaz iyelerinin (sahiplerinin) olurunu almadan, re'sen tescil i ş lemlerini yaptrmaya da, sözü edilen idareler yetkili klnm ş tr( Yargtay 15. HD 11.04.2001, E. 2000/5678, K. 2001/7741 sayl karar ). Ara zi düzenlemesi i ş leminden dolay do ğ abilecek olumsuzluklar ne ler olabilir? Tart şnz. ? Ana Ge li ş me Programlarnn Hazrlanmas: Ana geli ş me programlar, kentin geli ş imini sa ğ layacak stratejilerle projeler üretmeyi amaçlar. Bu programlar bölgesel veya ulusal (Ulusal Kalknma Plan) ölçekli olabilirler . Bu kapsamda, ana geli ş me programlarnn sa ğ la yaca ğ yararlar ş öyle olacaktr; Büyük ş ehirdeki tüm kurum ve kurulu ş larn geni ş ve aktif katlmlaryla hazrlanmas hedeflenen bu geli ş me programlar yoluyla büyük ş ehrin geli ş mesine yön verilebilecek, genel e ğ ilimleri , potansiyelleri, yerel talepleri, kaynaklar tespit edilerek büyük ş ehrin gelece ğ i için tasarm yaplabilecektir. Büyük ş ehrin ve ilçelerinin hangi alanlarda üstün oldu ğ u belirlenerek geli ş mesi muhtemel sektörlerde uzmanlklar sa ğ labilecek, ayrca yerel ekonomiyi ve yerellik bilincini güçlendirerek ekonomik, sosyo - kültürel giri ş imler yönlendirilip desteklenebilecektir. Merkezi idare ile büyük ş ehir yönetiminin - inisiyatifinin planlama sürecin e katlm ve ortak hareket etme kabiliyetinin geli ş imi mümkün olacaktr. Büyük ş ehir Planlamas İ ş lemleri Büyük ş ehir planlamas genel olarak dört evreye ayrlr; bilgi toplama evresi, amaç belirleme evresi, plann formüle edilmesi evresi, plann uygulanmas ve de ğ erlendirilmesi evresi. ??? ??? 118 Bilgi Toplama Evresi Büyük ş ehir planlama s nn ilk evresi bilgi toplamadr. Amaçlarn belirlenmesi için mevcut durumun eksiksiz bir ş ekilde bilinmesi gerekir. Bu sebeple, büyük ş ehir planlamasnn ba ş ars, o büyük ş ehirle ilgili fiziki, sosyo - kültürel, ekonomik ve mekansal sorunlarn do ğ ru olarak tespit edilmesinde yat ar. Toplanacak bilgiler ş öyle gruplandrlabilir: ? Fiziki bilgiler: Büyük ş ehirin co ğ rafi durumu, do ğ a ş artlar, arazi durumu, binalar, yollar, mimari özellikleri, tarihi eserleri fiziki olarak bilgi toplama alanlarn olu ş turur. ? Sosyo - kültürel bilgiler: Büyük ş ehirdeki demografik yap, sa ğ lk hizmetleri, kültürel hizmetler, sosyal hizmetler bakmndan bilgi toplama, sosyo - kültürel açdan bilgi toplama alanlarn olu ş turur. ? Ekonomik bilgiler: Büyük ş ehirdeki meslek gruplar, i ş çi istihdam kapasitesi, çal ş ma ş artlar, gelir kaynaklar ve bu kaynaklarn nüfusa da ğlm, enerji kaynaklar ekonomik bakmdan bilgi toplama alanlardr. ? Mekansal bilgiler: Büyük ş ehirdeki konut durumu - says, i ş yeri - dinlenme mekanlarnn durumu, kültürel mekanlarn says ve nüfusa da ğlm, sosyal ve sa ğ lk hizmeti veren mekanlarn says ve durumu mekansal açdan bilgi toplama alanlardr. Resim 7.2 : İ stanbul Metropoliten Planlama Merkezi tarafndan yürütülen Cendere Vadisi Planlamasna önerilen proje. Kaynak: ( http://www.yapihaberleri.net/haber/MIPIM - AR - Future - Project - Awards - 2012- En - Iyi- Karma - Kullanimli - Proje - Odulu - EAAnin.html , eri ş im Ş ubat 2012). Amaç Belirleme Evresi Amaç belirleme, büyük ş ehirle ilgili bilgilerin toplanmasndan sonraki evredir. Bilgiler toplandktan sonra kapsaml bir analiz do ğ rultusunda büyük ş ehirle ilgili bir amaç hedeflenir. Amac temel olarak belirleyen faktörler, toplanan bilgilerin analiz a ş amasnda tespit edilen eksiklikler ve büyük ş ehirin gelece ğ ine yönelik olu ş turulabilecek projelerdir. Bir di ğ er belirleyici faktör de ülkenin kendisine belirledi ğ i gelece ğ e dönük plan ve projelerdir. Tüm bunlarn de ğ e rlendirilmesi sonucunda büyük ş ehirle ilgili amaç belirlenir ve bu amac gerçekle ş tirebilecek plan kurgusuna geçilir. Plann Formüle Edilmesi Evresi Büyük ş ehir planlamasnn üçüncü evresini, plann olu ş turulmas ve kesinlik kazanmas olu ş turur. ??? ??? 119 Olu ş turu lacak plann içeri ğ i ş unlar kapsamaldr: ? Çe ş itli amaçlar için ayrlan imar bölgelerini ? Alt yap tesislerini, ? Birinci, ikinci, üçüncü derecede önemli ula ş trma sistemlerini, Kamuya ait bina ve alanlar, ? Sosyal ve kültürel ihtiyaçlarn kar şlanaca ğ yerler i, göstermelidir(Açma, 2005, s. 41 ). Hazrlanan projelerin kesinlik kazanabilmesi için yerel veya merkezi idarelerce onaylanmas gerekmektedir. Resim 7.3: Türkiye'de cumhuriyet sonras ilk ş ehir planlarndan biri olan Ba ş kent Ankara'ya ait yeni imar plan(17 Ocak 1925). Kaynak: ( http://www.mimdap.org/?p=22066 , eri ş im Ş ubat 2012). Plann Uygulanmas ve Denetimi Evresi Plann formüle edilmesi ve hedeflenen ş ekliyle çözüm yollarn gösteren plann yaplmas yeterli de ğ ildir. Büyük ş ehir planlamasnn uygulanmasnda önemli olan nokta yerel otoritelerin sahip olduklar yetkilerdir. Genel nitelikteki ruhsat verme, zabta ve kamula ş trma yetkileri yannda: imar kontrolü ve in ş aatlarn denetlenmesi gibi ş ehir planlamasnn fonksiyonu gere ğ i olan özel yetkiler vastasyla, kent planlar, uygulama srasnda hedeflere ula ş trlmaya çal ş lr(Açma, 2005, s.42). BÜYÜK Ş E H İ R YÖNET İ M İ Büyük ş ehir yönetimi; büyük ş ehrin, orada ya ş ayanlar için ya ş anabilir mekanlar klnmas i çin yürütülen u ğ ra ş tr. Yönetim, belirli bir amaca ula ş mak için ba ş ta insanlar olmak üzere parasal kaynaklar, donanm, demirba ş lar, hammaddeleri, yardmc malzemeleri ve zaman birbiriyle uyumlu, verimli ve etkin kullanabilecek kararlar alma v e uygulama sürecinin toplamdr (Eren, 2001, s.3). Bir ba ş ka tanma göre yönetim, ne yapmas gerekti ğ ini belirleme ve bu amac en iyi biçimde ba ş kalar aracl ğ ile gerçekle ş tirmenin uygulamasdr (Akat, 1999, s.9). Yönetim tanmndan yola çkarak büyük ş ehir yönetimini tekrar tanmlayacak olursak, Büyük ş ehir yönetimi, büyük ş ehirde ya ş ayanlarn büyük ş ehire ili ş kin talep ve ihtiyaçlarn mümkün olan en yüksek düzeyde kar şlayabilmek için büyük ş ehirin mali, be ş eri, fizik i kaynaklarn etkin biçimde kullanabilmek için gereken kararlarn verilmesi, uygulanmas ve sonuçlarnn denetlenmesidir (Kaya; Ş entürk; Dan ş ; Ş im ş ek, 2007, s.55). ??? ??? 120 Ş ehirler çok büyüdü ğ ünde bu ş ehir lerde ya ş ayanlarn ortak ihtiyaçlar da çe ş itlenmekte ve d aha büyük ölçekli yatrmlar gerektirmektedir. Ancak bundan dah a önemlisi, büyük ş ehirler ekonomik, sosyal ve kültürel yönlerden de di ğ er ş ehir lerden önemli farkllklar gösterm ektedir. Her ş eyden önce bu ş ehir ler adeta iç içe geçmi ş birçok yerle ş im yerinden olu ş maktadr. Çünkü geni ş alana yaylmaktadrlar. Bu kadar geni ş alanda var olan farkl yerle ş meler nihayetinde ş ehr i olu ş turmaktadr ve bu sebeple de her birinin ayr yönetimi oldu ğ u durumlarda ş ehir bütünlü ğ ü ve hizmetlerde olmas gereken entegrasyon sa ğ lanamamaktadr. Bu parçalanm ş lk ayn zamanda ciddi kaynak savurganl ğna da sebep olmaktadr [2]. 5216 Sayl Büyük ş ehir Belediyeleri kanunu’nun gerekçesinde ş u ifadeler yer almaktadr: “Büyük kentlerde ortaya çkan sorunlar gün geçtikçe a ğrla ş makta v e çözülmesi de o oranda zorla ş maktadr. Sorunlarn ba şnda bu alanlardaki yönetim yetersizli ğ i gelmektedir. Sorunlar anakent alannn bütününden kaynaklanmakta iken bu sorunlarn çözülmesi için gerekli yetki ve malî kaynaklar birden çok mahallî idare birimi arasnda payla ş trlm ş tr. Nüfus art ş, sanayile ş me, ula şm, çevre sorunlar ve teknolojide meydana gelen geli ş meler, kamu hizmetlerini kapsamn ve ölçek boyutlarn büyütmü ş tür. Bu durum, sorunlarn; çözümü, anakent alan içinde kurulan ve koordinasy on içinde olmayan çok sayda mahallî idarenin te ş kilât yaps, hizmet üretme kapasitesi ve yetersiz malî kaynaklaryla çözümünü imkânsz hale getirmektedir. Yönetimde etkinlik ve verimlili ğ i ortadan kaldrmaktadr. Anakent düzeyinde yürütülmesi gereken hiz metlerin yaplmasnda çok sayda birimin yetkili olmas nedeniyle planlama ve koordinasyon ile ölçek etkinli ğ i ortadan kalkmakta, kaynak israfna yol açlmaktadr.” Büyük ş ehir yönetimi üzerine daha detayl bilgiyi Ferruh Tuzcuo ğ lu'nun "Metropoliten Yönet im" adl kitabn (Sakarya Kitabevi, 2003, İ stanbul) okuyarak edinebilirsiniz. Türkiye'de Büyük ş ehir Yönetiminin Geli ş imi Sanayile ş me sonras modern zamanlarda ekonominin karma şk örgütlenmesi ve insanlarn belli bölgelerde yo ğ unla ş maya ba ş lamasyla birlik te ş ehirle ş me sürecinde bir krlma ya ş anm ş tr. Çünkü bu durum, ş ehir yönetimlerinin eski örgütlenme yapsnn etkinli ğ ini ve hizmet üretebilmesini zorlamaya ba ş lam ş tr. Nitekim ülkemizde İ stanbul, Ankara ve İ zmir gibi büyük kentlerin etrafnda çok sayda yeni yerle ş im yeri kurulmu ş ve bu yerle ş im birimleriyle merkezde bulunan belediye arasnda çok karma şk toplumsal, ekonomik ve siyasal ili ş kiler do ğ mu ş tur. Bu yerle ş melerde ya ş ayan insanlarn hizmet ihtiyaçlarnn giderilmesi kendi beledi imkanlar çerçevesinde merkezin hizmet kalitesi oranlarnda epey dü ş ük bir seviye izlemektedir. Öte yandan birbiriyle irtibatl bu metropolitan alanda hizmetlerin sayca ve nitelikçe çok farkl ellerden görülmesi kaynak israfnn yan sra hizmet kalitesinde de deri n farkllklara yol açacak ve kaçnlmaz olarak sosyo - polit ik ho ş nutsuzluklar ya ş anacaktr (Türkme n , 2002, s.26). Türkiye'de büyük ş ehir yönetimine neden ihtiyaç duyuldu ğ unu tart şnz. Geli ş en ve bu geli ş im do ğ rultusunda karma şkla ş an ş ehir dokusu ve di ğ e r sorunlarn çözüm gereklili ğ i ortaya bir planlama sorunu çkarm ş tr. Bu sorunun çözümünde de karma ş ann ortadan kalkmas için düzenlemeye ihtiyaç duyulmu ş tur. Neticede tüm bu gerekliliklere bir cevap olmas amacyla yeni bir ş ehir yönetim modeli olan büyük ş ehir yönetimi ülkemizde tarihi seyri içinde kurulmu ş tur (Çukurçayr, 1998, s.227 ). Türkiye'de büyük ş ehir alanlarnn planlanmasyla ilgili çal ş malar kalknma planlarnda ş u ş ekilde incelenmi ş tir: ??? ??? 121 Birinci Be ş Yllk Kalknma Plannda Konuyla İ lgili Görü ş ler Birinci Be ş Yllk Kalknma plannda metropolitan alanlarla ilgili görü ş ler "Büyük ş ehir Bölgeleri" ba ş l ğ altnda yer alm ş tr. Burada belirtilen görü ş , metropolitan alanlarn, ekonomik faaliyetlerin ve nüfusun yo ğ un oldu ğ u ve bunun snucunda ortay a çkan sosyal, ekonomik ve fiziksel sorunlarn bölge planlamasnn bir ba ş ka yönü oldu ğ u ş eklindedir. Ortaya çkan sorunlarn ba ş lca çözüm ş ekli olarak, metropolitan alanlar çevresinde "yeniçekim ve büyüme merkezleri" kurmak suretiyle nüfus yo ğ unlu ğ u ve ekonomik faaliyetleri dengeli bir ş ekilde da ğtmak önerilmektedir. Birinci be ş Yllk Kalknma Plannda metropolitan alanlarn planlanmasndan sorumlu te ş kilat hakknda hiçbir görü ş mevcut de ğ ildir (Kele ş , 1990, s.55). Birinci Be ş Yllk Kalknma Plannda, metropolitan alan planlamasyla ilgili oldu ğ u kabul edilen bölgesel planlama projesi Do ğ u Marmara Bölgesiyle ilgilidir. Bu proje, İ stanbul büyük ş ehir bölgesinin (metropolitan alannn) ekonomik ve sosyal meselelerine çözüm yolu bulmak, yeni geli ş me merkezleri belirleyerek a şr ş ehirle ş me ve merkezle ş menin yükünü azaltmak amacn ta şr. Metropolitan alan olarak Birinci Be ş Yllk Kalknma Plannda Do ğ u Marmara Bölgesi ad altnda İ st anbul ve çevresi ele alnm ş tr(Türk men, 2002, s.44). İ kinci Be ş Yllk Kalknma Plannda Konuyla İ lgili Görü ş ler Genel anlamda ş ehirle ş me ve ş ehirle ş me meseleleri ilk defa İ kinci Be ş yllk Kalknma Plannda ayrntl ve tek ba ş lk altnda incelenmi ş tir. "Bölgesel geli ş me, ş ehirle ş me ve yerle ş me" bölümünde de ğ inilen ş ehirle ş me ile ilgili görü ş ve öneriler ş unlardr: "Kentle ş me desteklenecek ve kentle ş me den ekonomiyi itici bir güç ve bir geli ş me arac olarak yararlanlacaktr." "Büyük kentler, büyüklükleri ölçüsünde kentle ş menin ekonomik ve sosyal geli ş me katksn artran bir güç kazanmaktadr. Büyük kentlerde ortaya çkan ortam, daha küçük kentlere da ğlm ş bulunan daha büyük nüfusun yaratamad ğ özellikler ta şmakta ve bu özellikler ekonomik ve sosyal ge li ş meyi hzlandran bir nitelikte olmaktadr. Bu anlay ş la büyük kentlerin büyümesi önle n meye çal şlmayacak, geli ş meleri desteklenecektir." "Sorumluluk ve te ş kilatlanma yönünden farkl büyüklükteki kentler arasndaki ayrlklar dü ş ünülmemi ş tir. Milyonluk bir kent belediyesiyle birkaç bin ki ş ilik bir belediye ayn görevlerle yüklü olmakta ve ayn ş ekilde te ş kilatlanmaktadr." İ kinci Be ş Yllk Kalknma Plannda metropolitan alanlarla ilgili olarak yer alan görü ş ve teklifler daha çok, ş ehirle ş menin, kalknm ay etkiledi ğ i dü ş ünülerek desteklenece ğ i ve büyük ş ehir belediyelerinin te ş kilatlanmalarnn de ğ i ş ik olmas gerekti ğ i noktalarnda toplanmaktadr (Türkmen, 2002, s.45). Üçüncü Be ş Yllk Kalknma Plannda Konuyla İ lgili Görü ş ler Üçüncü Be ş Yllk Kalknma Plan Hedefleri ve Stratejisinde "Kademeli ve Fonksiyonel Ş ehirle ş me" ilkesi benimsenmi ş tir. Kademeli ş ehirle ş meyle, çe ş itli büyüklükteki kent gruplar arasnda kar şlkl ekonomik ili ş ki ve koordinasyonun sa ğ lanmas amaçlanm ş tr. Fonksiyonel ş ehirle ş me i se, ş ehirle ş en nüfusa yeni i ş imkanlar bulunabildi ğ i ölçüde ş ehirle ş medir(Türkmen, 2002, s.47). Üçüncü Be ş Yllk Kalknma Plannda metropolitan alanlarla ilgili olarak yer alan görü ş ve öneriler ş öyledir: "Özellikle büyük ş ehir alanlarna ve 100.000 - 500.000 nüfus grubundaki ş ehirlere yaplacak yatrmlar, fonksiyon, zaman, ve mekan tutarll ğ sa ğ lamak üzere birbirini tamamlayc ve destekleyici demet projeler halinde hazrlanacaktr." "Büyük ş ehir alanlar için ekonomik yönü a ğr basan metropolitan planlam a teknikleri kullanlrken daha küçük ş ehirlerde fiziksel yönü a ğr basan imar planlar yoluyla alan düzenlemesi yaplacaktr." ??? ??? 122 "Büyük ş ehir alanlarnda etkin bir yönetim sa ğ lamak üzere mahalli yönetim sistemini yeniden düzenleyen mevzuat çal ş malar tamaml anacaktr." Dördüncü Be ş Yllk Kalknma Plannda Konuyla İ lgili Görü ş ler Dördüncü Be ş Yllk Kalknma Plannda metropolitan alan olabilecek 500.000'den çok nüfuslu ş ehirler grubunun, en yüksek geli ş me gösteren ş ehirler oldu ğ u belirtilmektedir. Planda metropolitan alanlarla ilgili olarak yer alan di ğ er görü ş ler de ş öyledir: "Metropolitan planlama ve te ş kilat alan içerisindeki altyap hizmetleri arasndaki koordinasyon kurulacak metropolitan yönetim te ş kilatlarnn fonksiyonu olacaktr." "Büyük ş ehir bel ediye yönetiminin kurulmas gerçekle ş tirilecek, belediyelerin ekonomik etkinliklere daha aktif biçimde katlmas ve ekonomik araçlar kullanma imkanna kavu ş turulmasyla da belediye gelirlerinin artmas sa ğ lanacaktr." Dördüncü Be ş yllk Kalknma Plan, t emel politikalar arasnda metropo litan alanlarla ilgili olarak: Metropollerin ülkenin kalknmasnda ekonomik ve sosyal etkilerini artrarak sürdürecekleri ve bu etkilerini çevrelerinin ekonomik ve toplumsal geli ş melerinde de yaygnla ş tracaklarnn göz önü nde tutulaca ğ; Projelerin kurulu ş yeri seçiminde, özellikle metropollerde, nazm planlara uyulaca ğ" görü ş leri yer alm ş tr( Karaman, 1996, s.28). Be ş inci ve Altnc Be ş Yllk Kalknma Planlarnda Konuyla İ lgili Görü ş ler Be ş inci Be ş Yllk Kalknma Plannda metropolitan alanlardaki yerle ş me düzeniyle ilgili ş u görü ş ler yer alm ş tr: "Geli ş mi ş bölgelerde yer alan metropolitan merkezlerdeki fazla y ğlmay önlemek amac, belirlenecek yerinden yönetim politikalarna uyumlu olarak hizmet ve donatm fonksiyon larnn geli ş tirilmesi sa ğ lanacaktr." " Ş ehirle ş menin mekanda dengeli da ğlmn sa ğ lamak amacyla ekonomik potansiyele sahip orta büyüklükteki ş ehirlere ekonomik faaliyetlerin yönetilmesi desteklenecek, bunun temini için; mali ve fiziki te ş vik tedbirleri nüfusu 50.000 - 500.000 arasnda bulunan ş ehirlere yöneltilerek buralarn ekonomik faaliyetler açsndan canlandrlmas sa ğ lanacaktr. Büyük ş ehirlerde ise caydrc tedbirler yoluyla ekonomik faaliyetlerin mümkün oldu ğ u kadar küçük illere yaylmalar temin edilecektir." Altnc Be ş Yllk Kalknma Plan da metropolitan alanlarla ilgili olarak ş u ilke ve politikalar geli ş tirilmi ş tir: "Büyük ş ehirlerin, metropollerin ve metropolle ş en yörelerin nüfuslarnn artaca ğ, ekonomik ve sosyal etkilerinin geni ş leyece ğ i dikkate alnacaktr. Bu yerler, fiziki plan, arsa, altyap, ula şm, istihdam, konut, e ğ itim, sa ğ lk gibi alanlarda a ğrla ş aca ğ anla şlan sorunlarn hafifletilmesine çal şlacaktr." "Yerle ş melerin kademele ş mesinde dengeye ula ş mak ve metropolitan alanlara yönelen nüfus ve sanayi yo ğ unlu ğ unu azaltmak, bölgeleraras ve bölge içi göçleri yönlendirerek kontrol etmek üzere; metropol alt ş ehirler, orta büyüklükteki merkezleri, az geli ş mi ş bölgelerin merkezi niteli ğ indeki ş ehirler ve merkezi nitelikteki krsal y erle ş me birimlerini tespit edip geli ş meleri desteklenecek ve bunun için gerekli araçlar olu ş turulacaktr." Yedinci ve Sekizinci Be ş Yllk Kalknma Planlarnda Konuyla İ lgili Görü ş ler Yedinci Be ş Yllk Kalknma Plannda konuyla ilgili ş u tespitler yer al m ş tr: "Kentlerde ya ş ama arzusunun artmasnn yansra, sanayi ve ticaretin yo ğ unla ş m ş olmas ve i ş bulma olasl ğnn di ğ er yörelere göre nispeten yüksek olu ş u, metropollere yönelik göçü artrmaktadr." ??? ??? 123 " A şr nüfus birikimine yol açan göç; i ş sizlik sor ununun yansra yerle ş im, konut, çevre, altyap, ula şm, sa ğ lk, e ğ itim, ve asayi ş sorunlarn da artrm ş tr." "Bugün varolan yasal ve yönetsel yap, metropollerde hzl göçün olumsuz yönde etkiledi ğ i kentle ş meyi denetleyememi ş ve yönlendirememi ş tir." Pla nn amaçlad ğ hedefler ise ş öyle özetlenebilir: "Metropoller ülkenin en önemli merkezleri olarak finans, turizm, kültür ve sanat ş ehri kimlikleri ön plana çkarlarak, ulusal ve uluslararas düzeyde ça ğ da ş birer kent haline getirilecektir." "Anakentlere b üyük yük getiren göç olgusunu dengeleyebilmek için endüstrinin yer seçimi yeniden yönlendirilecektir. Bu amaçla ülke genelinde geli ş me kutuplar olu ş mas desteklenecektir." Sekizinci Be ş Yllk Kalknma Plannda ise daha genel düzeyde kentle ş me sorunu ele alnm ş tr. Özellikle nüfusun büyük ş ehirlerde toplanmasna dikkat edilmi ş tir. Buna göre 2000 yl sonunda, yüzde 23'ü İ stanbul'da olmak üzere kentsel nüfusun yüzde 44'ünün, nüfusu bir milyonu a ş an kentlerde yer almas beklenmektedir. Günümüzde Büyük ş ehir Yönetim Yaps Ülkemizde büyük ş ehir yönetimi, büyük ş ehir beledi yesi tarafndan yürütülmektedir. Büyük ş ehir belediye yönetiminin organlar ise 5216 sayl kanunun 3. maddesinde, Büyük ş ehir belediye meclisi, Büyük ş ehir belediye encümeni ve Büyük ş ehir belediy e ba ş kan olarak saylm ş tr. Büyük ş ehir Belediye Yasas ile ilgili daha detayl bilgiyi Mehmet Sinan Cebe'nin "Belediye Yasas ve Büyük ş ehir Belediye Yasas" adl kitabn (Adalet Yaynevi, 2007, Ankara) okuyarak edinebilirsiniz. Büyük ş ehir Belediye Meclisi Büyük ş ehir belediye meclisi, büyük ş ehir belediyesinin karar organdr ve ilgili kanunda gösterilen esas ve usullere göre seçilen üyelerden olu ş ur. Büyük ş ehir belediye ba ş kan büyük ş ehir belediye meclisinin ba ş kan olup, büyük ş ehir içindeki di ğ er beled iyelerin ba ş kanlar, büyük ş ehir bel ediye meclisinin do ğ al üyesidir(5216 sayl kanun, m.12). Büyük ş ehir Belediye Encümeni Büyük ş ehir belediye encümeni, belediye ba ş kannn ba ş kanl ğnda, belediye meclisinin ... k endi üyeleri arasndan bir yl için gizli oyla seçece ğ i be ş üye ile biri genel sekreter, biri malî hizmetler birim amiri olmak üzere belediye ba ş kannn her yl birim amirleri arasndan seçece ğ i be ş üyeden olu ş ur. Belediye ba ş kannn katlamad ğ toplantlarda , encümen toplantlarna genel sekreter ba ş kanlk eder( 5216 sayl kanun, m.16) . Büyük ş ehir Belediye Ba ş kan Büyük ş ehir belediye ba ş kan, büyük ş ehir belediye idaresinin ba ş ve tüzel ki ş ili ğ inin temsilcisidir. Büyük ş ehir belediye ba ş kan, ilgili kanunda gösterilen esas ve usullere göre büyük ş ehir belediyesi snrlar içindeki seçmenler tarafndan do ğ rudan seçilir. Büyük ş ehir belediye ba ş kan vekili, Belediye Kanunundaki usullere göre belirlenir. Ancak, büyük ş ehir kapsamndaki ilçe ve ilk kademe belediye ba ş kanlar büyük ş ehir belediye ba ş kan vekili olamaz. Büyük ş ehir ve büyük ş ehir kapsamndaki ilçe ve ilk kademe belediye ba ş kanlar görevlerinin devam süresince siyasi partilerin yönetim ve denetim organlarnda görev alamaz; profesyonel spor klüplerinin ba ş kanl ğn y apamaz ve yönetiminde bulunamaz . (5216 sayl kanun, m.17). ??? ??? 124 Özet Büyük ş ehir Planlamas 20.yy'da ortaya çkan 'sorunlarn rasyonelli ğ inin daha kapsaml alglan ş' modern büyük ş ehirlere uygulanm ş tr. Bunun sonucunda kapsaml büyük ş ehir planlamaya yönelik ilk giri ş imler ortaya çkm ş tr. Kapsaml planlama yakla şmna göre kent planlamasnn mant ğ ş unlara dayanm ş tr: ? Geni ş kapsamllk, ? Arazilerin uzun dönemli kullanm, ? Çevrenin korunmas, ? Toplu konut ve programl ge li ş menin kamu yararna kullanlmas Dünyadaki çe ş itli uygulamalara bakarak büyük ş ehir planlamann amaçlarn a ş a ğdaki ş ekilde özetleyebiliriz. ? Metropolitan alan ekonomisinin geli ş imini önceden kestirmek, ksmen de olsa etkilemeye çal ş mak, ? Metropolitan öl çekteki altyap ve hizmet programlarn yönlendirmek ve uygulanmasn sa ğ lamak, ? Metropolitan alann alt bölgeleri olan belediyeler aras koordinasyon sorunlarn çözümlemek, ? Metropolitan alann tümünde ve alt bölgelerinde arazi kullanma kararlarn denetlemek, ? Metropolitan alann ekolojik dengesinin bozulmasn ve çok çe ş itli kirlenme türlerinin do ğ masn önlemeye çal ş mak Büyük ş ehir Planlamasnn Yararlar ve Araçlar Yararlar 1. Büyük ş ehir planlama, yapt ğ projelerle bölgenin ekonomik geli ş imine katkda bulunur. 2. Kent için gerekli olan hizmet programlar büyük ş ehir ölçe ğ inde yönlendirilir ve uygulanr. 3. Büyük ş ehirin alt unsurlar olan belediyeler aras koordinasyonun sa ğ lanmasna katkda bulunur. 4. Bölgedeki arazilerin kullanmlarnn denetlemesini sa ğ layarak sa ğ lkl bir ş ehir ve çevre ş ekillenmesi sa ğ lar. 5. Bölgenin ekolojik dengesinin bozulmasn önler ve çe ş itli çevre kirlenmelerinin önüne geçer. Araçlar ? Bölgeleme (Zoning) ? Arazi D üzenlemeleri (Parselasyon) ? Ana Geli ş me Programlarnn Hazrlanmas Büyük ş ehir Planlamas İ ş lemleri Büyük ş ehir planlama i ş lemleri; Bilgi Toplama Evresi, Amaç Belirleme Evresi, Plann Formüle Edilmesi Evresi, Plann Uygulanmas ve Denetimi Evresi'dir. Büyük ş ehir Yönetimi Büyük ş ehir yönetimi, büyük ş ehirde ya ş ayanlarn büyük ş ehire ili ş kin talep ve ihtiyaçlarn mümkün olan en yüksek düzeyde kar şlayabilmek için büyük ş ehirin mali, be ş eri, fiziki kaynaklarn etkin biçimde kullanabilmek için gereken kararlarn ve rilmesi, uygulanmas ve sonuçlarnn denetlenmesidir . Türkiye'de Büyük ş ehir Yönetiminin Geli ş imi Geli ş en ve bu geli ş im do ğ rultusunda karma şkla ş an ş ehir dokusu ve di ğ er sorunlarn çözüm gereklili ğ i ortaya bir planlama sorunu çkarm ş tr. Bu sorunun çözümün de de karma ş ann ortadan kalkmas için düzenlemeye ihtiyaç duyulmu ş tur. Neticede tüm bu gerekliliklere bir cevap olmas amacyla yeni bir ş ehir yönetim modeli olan büyük ş ehir yönetimi ülkemizde tarihi seyri içinde kurulmu ş tur . Büyük ş ehir Belediyeleri Ülkemizde büyük ş ehir belediyelerinin tanm, amac ve kapsam 5216 sayl kanun ile düzenlenmi ş tir. Bu kanuna göre büyük ş ehir belediyesi, en az üç ilçe veya ilk kademe belediyesini kapsayan, bu belediyeler arasnda koordinasyonu sa ğ layan; kanunlarla verilen görev ve sorumluluklar yerine getiren, yetkileri kullanan; idarî ve malî özerkli ğ e sahip ve karar organ seçmenler tarafndan seçilerek olu ş turulan kamu tüzel ki ş isini ifade eder. Ayn kanunda büyük ş ehir belediyesinin organlar ş öyle belirtilmi ş ti r: Büyük ş ehir belediye meclisi, büyük ş ehir belediye encümeni, büyük ş ehir belediye ba ş kan. ??? ??? 125 Kendimizi Snayalm 1. Büyük ş ehir alan plann gerçekle ş tirecek araçlarn ba ş lcalar a ş a ğdaki şklardan hangisinde tam olarak verilmi ş tir? a. Zoning - Parselasy on b. Zoning - Parselasyon - Ana geli ş me programlarnn hazrlanmas c. Zoning - Bölge geli ş tirme çal ş malar d. Zoning - Ana geli ş tirme programlarnn hazrlanmas e. Parselasyon - Ana geli ş tirme programlarnn hazrlanmas - Kentsel sorumluluk proj eleri 2. Kentin farkl i ş levlerini, bir arada, farkl bölgelerde toplam a i ş lemi a ş a ğdakilerden hangisidir? a. Parselasyon b. Zoning c. Ana geli ş me programlar d. Bölge iyile ş tirme e. Kent iyile ş tirme 3. A ş a ğdakilerden hangisi b üyük ş ehir planlama evrelerinden biri de ğ ildir? a. B ilgi toplama evresi b. A maç belirleme evresi c. P lann formüle edilmesi evresi d. P lann uygulanmas ve de ğ erlendirilmesi evresi e. Ba ş ka yerlere önerme evresi 4. Ülkemizde büyük ş ehir yönetimi a ş a ğdakilerden hansine aittir? a. Büyük ş ehir belediyesi b. Valilik c. Kaymakamlk d. Bölge İ darre Mahkemesi e. Savclk 5. Ülkemizde büyük ş ehir belediy elerinin organlar hangi kanun ile düzenlenmi ş tir? a. 5216 sayl kanun b. 5116 sayl kanun c. 5226 sayl kanun d. 5556 sayl kanun e. 5616 sayl kanun 6. Büyük ş ehir belediyesinin karar organ a ş a ğdakilerden hangisidir? a. Büyük ş ehir belediye ba ş kan b. Büyük ş ehir belediye encümeni c. Büyük ş ehir belediye meclisi d. Büyük ş ehir valili ğ i e. Büyük ş ehir kaymakaml ğ 7. Büyük ş ehir belediye idaresinin tüzel ki ş ili ğ inin temsilcisi a ş a ğdakilerden hangisidir? a. Büyük ş ehir valili ğ i b. Büyük ş ehir kaymakaml ğ c. Büyük ş ehir belediye ba ş kan d. Büyük ş ehir belediye meclisi e. Büyük ş ehir belediye encümeni 8. Büyük ş ehir planlamasnn son evresi hangisidir? a. Bilgi toplama evresi b. Amaç belirleme evresi c. Araçlar kullanma evresi d. Plann formüle edilmesi evresi e. Plann uygulanmas ve de ğ erlendirilmesi evresi 9. Genel anlamda ş ehirle ş me ve ş ehirle ş me mesel eleri ilk defa hangi Kalknma Plannda ayrntl ve tek ba ş lk altnda incelenmi ş tir ? a. Birinbi Be ş Yllk Kalknma Plan b. İ kinci Be ş Yllk Kalknma Plan c. Üçüncü Be ş Yllk Kalknma Plan d. Dördüncü Be ş Yllk Kalknma Plan e. Be ş inci Be ş Yllk Kalknma Plan 10 . Büyük ş ehrin mimari özellikleri bilgi toplamann hangi alanyla alakaldr? a. Fiziki b. Hukuki c. Mali d. Ekonomik e. Sosyo - kültürel ??? ??? 126 Kendimizi Snayalm Yant Anahtar 1. b Yantnz yanl ş ise “ Büyük ş ehir Planlamasnn Yararlar ve Araçlar ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 2. b Yantnz yanl ş ise “ Büyük ş ehir Planlamasnn Yararlar ve Araçlar ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 3. e Yantnz yanl ş ise “ Büyük ş ehir Planlamas İ ş lemleri ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 4. a Yantnz yanl ş ise “ Büyük ş ehir Yönetimi ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 5. a Yantnz yanl ş ise “ Büyük ş ehir Belediyeleri ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 6. c Yantnz yanl ş ise “ Büyük ş ehir Belediyeleri ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 7. c Yantnz yanl ş ise “ Büyük ş ehir Belediyeleri ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 8. e Yantnz yanl ş ise “ Büyük ş ehir Planlamas İ ş lemleri ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 9. b Yantnz yanl ş ise “ İ kinci Be ş Yllk Kalknma Plannda Konuyla İ lgili Görü ş ler ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 10 . a Yantnz yanl ş ise “ Bilgi Toplama Evresi ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. Sra Sizde Yant Anahtar Sra Sizde 1 Türkiye'de parselasyon i ş lemi yetkili makamlarca sözü geçen arsa sahibinin olurunu almadan yaplabildi ğ i için arsa sahibi adna olumsuzluklar do ğ urabilir. Çünkü bu durumda, arsa sahibinin kendi iste ğ i do ğ rultusunda de ğ erlendirece ğ i arsay yetkili makamlar parselasyon i ş lemine tabi tuttuklarndan arsa üzerinde bir inisiyatifleri kalmayacaktr. Sra Sizde 2 Sanayile ş meyle beraber modern ça ğ da insanlar özellikle i ş bulabilme amac ile sanayi alanlarnn kuruldu ğ u ve ticar i etkinliklerin fazlala ş t ğ alanlara yönelmeye ba ş lam ş lardr. Bu durum belli ba ş l ş ehirlerin nüfusunun hzl bir ş ekilde artmasna ve büyümesine neden olmu ş tur. Bu geli ş me büyüyen ş ehirlerin eski yaplaryla hizmet verebilmelerini zorlamaya ba ş lam ş tr . Böylelikle ülkemizde de bu bakmdan büyük ş ehir yönetiminde yeni yaplanmalara gidilmi ş tir. ??? ??? 127 Yararlanlan Kaynaklar s Açma, B., (2005), Kentle ş me ve Çevre Sorunlar, Anadolu Üniversitesi Yaynlar, Eski ş ehir. Akat, İ ., (1999), İ ş letme Yönetimi, Fakülteler Kitabevi, İ zmir. Bal, H., (2002), Kent Sosyolojisi, Fakülte Kitabevi, Isparta. Bilgin, A., (2006), Do ğ u Akdeniz Bölgesi ve Çevresinde Üniversite Kampüs Planlamas Üzerine Bir İ nceleme, Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüks ek Lisans Tezi, Adana. Çukurçayr, M.A., (1998), Türkiye'de Büyük ş ehir Yönetiminin Geli ş imi, S.Ü. Karaman İ . İ .B.F Dergisi, Cilt:1, Karaman. Eren, E., (2001), Yönetim ve Organizasyon , Beta basm Yayn, İ stanbul. Karaman, Z.T., (1995), Kent Yönetini ve Polit ikas, Anadolu Matbaaclk, İ zmir. Karaman, Z.T., (1996), Yerel Yönetimler, Dokuz Eylül Üniv., İ zmir. Kaya, E., Ş entürk, H., Dan ş , O., Ş im ş ek, S., (2007), Modern Kent Yönetimi - I, Okutan Yaynclk, İ stanbul. Kele ş , R., (1990), Kentle ş me Politikas, İ mge Kitabevi, Ankara. Tekel, A., (Ocak 2002), Metropoliten Planlamann Önemi ve Gereklili ğ i Üzerine , Ça ğ da ş Yerel Yönetimler Dergisi, Cilt:11, Say:1. Tekeli, İ ., (1991), Kent Planlamas Konu ş malar , TMMOB, Mimarlar Odas Yaynlar, Ankara. Tü rkmen, A., (2002), Türkiye'de Büyük ş ehir Yönetimi ve Geli ş imi, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dal Yönetim Bilimleri Bilim Dal Yüksek Lisans Tezi, Konya. İ nternet Kaynaklar http://www.bahum.gov.tr/etkinlikler/seminerler/s unumlar/imarHukukuSeminer.pdf http://www.yerelsiyaset.com/v4/sayfalar.php?gos ter=ayrinti&id=985 ??? ??? 128 ??? ??? ??? ??? ??? ??? A maçlarmz ? ? Bu üniteyi tamamladktan sonra; Çevreyi tanmlayabilecek, Çevrenin yapsn açklayabilecek , Çevresel sorunlar tart ş abilecek , Ç ev re n in korunmasn açklayabilecek , bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Çevre Koruma Do ğ al Ç evre Yapay Çevre Toplumsal Çevre Kimlik Kültür Küreselle ş me Rant Kentsel De ğ i ş im/Dönü ş üm İ çindekiler ? Giri ş ? Çevre ve Çevrebilim : Tanm ? Çevre Bilinci ? Çevre Özellikleri ? Çevrenin Korunmasnda Sürdürülebilir Çevre ve Yava ş ş ehirler ? Çevrenin Korunmasnda Stratejiler : Çevresel, Sosyal, Ekonomik, Kurumsal, Sürüdürülebilirlik ? Çevrenin Korun mas ile İ lgili Sertifikalar ve Kurumlar ? Çevre Sorunu Olarak Küresel Isnma, Çevre Kirlili ğ i ve Yok Olan Ya ş am Alanlar ? Çevre Sorunu Olarak Kürese lle ş me: Benzer Çevreler Yarat a n Bir Kimliksizle ş me ? Çevre Sorunu Olarak Rant De ğ eri ve Kentsel De ğ i ş im/ Dönü ş üm 8 ??? ??? ??? 129 G İ R İ Ş Çevre sorunlar ve çevrenin korunmas küreselle ş me gibi di ğ er etmenlerle birlikte dü ş ünüldü ğ ünde insanlarn ve di ğ er canllarn ya ş amlarn derinden etkileyen bir konu olarak gündemdeki yerini her zaman korumu ş tur. İ çinde bulundu ğ umuz çevre sürekli de ğ i ş im ve güncelleme ihtiyac içinde bulunmaktadr. Bu de ğ i ş im farkl faktörlere ba ğ l olarak de ğ i ş kenlik gö sterir. Bu faktörlerin bazlar bizim yönetimimizde geli ş tirilebilirken, bazs da d ş etmenlerden kaynakl bir de ğ i ş im içindedir. Bu de ğ i ş im sonsuza uzanan bir etkile ş im zincirini de hemen kurmaktadr. Amaç, ya ş anabilir sa ğ lkl çevreleri olu ş turmak ve ko rumaktr. Bu ya ş anabilir sa ğ lkl çevreleri geçmi ş te kurmu ş oldu ğ umuzu unutmamalyz. Geçmi ş ten gelen bilgi birikimlerini iyi bilmek durumundayz. Buradan kazanaca ğmz bilgileri temel alarak bugünün dünya görü ş ü ve ya ş am stili ile ba ğ lantl geli ş tirmemiz gerekmektedir. Ancak bu sürecin bir sonraki a ş amasnn gelecek oldu ğ u gerçe ğ ini de herzaman aklmzda tutmalyz. Yani bugün için geli ş tirdi ğ imiz çevre sistemi gelecek için yetersiz olabilir. Bu ba ğ lamda, her ş eye yeniden ba ş lamak yerine çevrenin yeni ş ar tlara ve dönü ş ümlere nasl uyarlanabilece ğ i öngörüsünü veya tahminini yapmaya çal ş mak en do ğ ru durum olacaktr. Örne ğ in, enerji krizi ve küresel snma gibi faktörler do ğ rudan ya ş am alanlarmz etkilerken, gelecekte de bu konulardan ba ğmsz dü ş ünemeyece ğ imiz açktr. Ancak bu noktada öncelikle çevrenin ne oldu ğ unu iyi bilmemiz önem kazanmaktadr. ÇEVRE VE ÇEVREB İ L İ M: TANIM Çevre, fiziki ve toplumsal özellikleri olan bir d ş ortamdr. Bu ortam, farkl özellikleriyle toplumun ve canllarn ya ş amlarn etkiler. Bu ba ğ lamda, çevre farkl özelliklere sahip olan ve barndrd ğ canllarn ya ş amlarn etkileyen, bu etkile ş im nedeniyle iyi veya kötü yönde de ğ i ş ebilen bir d ş ortamdr diye tanmlayabiliriz. Türk Dil Kurumu sözlü ğü çevreyi birkaç anlamda tanmlar (TDK1). Çevre, isim olarak, bir ş eyin yakn, dolay, etrafdr. Kentlerin çevresi, masann çevresi gibi. Ayni zamanda ki ş in in içinde bulundu ğ u toplumu olu ş turan ortam da tanmlar. Kapal toplumlar gibi. Mecaz anlamda ayn konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit anlamda vardr. Hükümet çevreleri gibi. Gene mecaz anlamda bir kimse ile ili ş kisi bulunanlar olarak da tanm lanmaktadr. Annemin çevresi, yakn çevresindekiler gibi. Dil bilgisinde bir birimden önce veya sonra gelen ayn türden birimlerin tümü, bunlarn olu ş turdu ğ u küçük grup, konteks bir di ğ er tanm olu ş turmaktadr. Matematikte ise, çevre, düzlem üzerindeki bi r ş ekli snrlayan çizgidir. Dairenin çevresi gibi. Toplum bilim ise, Türk Dil Kurumu sözlü ğ ünde, hayatn geli ş mesinde etkili olan do ğ al, toplumsal, kültürel d ş faktörlerin bütünlü ğ ünü çevre olarak tanmlamaktadr (TDK1). İ ngilizcede environment olarak adlandrlan çevre, bir organizmann ya da bir parçasnn üzerinde etki yapan d ş etkenler toplulu ğ u olarak tanmlanr. Geni ş anlamyla, bireyi etkileyen canl/cansz varlklar ile güç ve ko ş ullarn toplamdr (TDK2). Çevreyi en genel olarak tanmlaynz. Çevresel sorunlar ve bu sorunlarn çözümünde bilimsel yöntemlerden yararlanmak gerekir. Bilim, tanm olarak, e vrenin veya olaylarn bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çkarmaya çal ş an düzenli bilg i yani belli bir konuyu bilme iste ğ inden Çevre Sorunlar ve Çevrenin Korunmas ??? ??? 130 yola çkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli ara ş trma süreci olarak Türk Dil Kurumu sözlü ğ ü tanmlar ( TDK 1). Çevre bilimleri ise, ayn sözlükte ç e ş itli bilim dallarn içinde toplayan, insan do ğ a ili ş kilerini ve çevre sorunlarn inceleyen, uygulamal ve disiplinler aras bilimler olarak tanmlanr (TDK1) . Canllarn hem kendi aralarndaki hem de çevreleriyle olan ili ş kilerini tek tek veya birlikte inceleyen bilim daln ise ekoloji olarak tanm lyoruz (TDK1). Çevre, bilim, çevre bilimleri ve ekoloji kavramlar çevre ile ilgili bilgilerin anla şlmasnda ve tart şlmasnda tanmlad ğmz çerçevede ele alnacaktr. Bu açdan çevre sorunlarnn kavranmasnda ve açklanabilmesinde bilimsel bir taban olu ş turmaktadr. Ekolojiyi tanmlaynz. Yabanc literatürde environmental sciences ve/veya sciences de l’environnement olarak yer alan Çevre bilimleri veya ksaca çevrebilim, ya ş anan çevre sorunlarna bir tepki olarak, do ğ al ve yapay çevre üzerinde gözlenen bozulmalar giderecek yeni bir yakla şm aray ş ile bu terim ortaya çkm ş tr (Kele ş , 1993). Çevre bilimleri ve teknoloji ili ş kisi, çevre bilimleri ve çevre kirlili ğ i, çevre bilimleri ve politikalar gibi alt ba ş lklarda ara ş trma alanlarnda bulunmaktadr. Kele ş ’e göre(1993), insan dahil tüm canllarn kendi içlerinde ve kendi aralarnda sürüdürdükleri ili ş ki ve etkile ş imlerle ya ş adklar ortamlar arasndaki etkile ş imler, çevrebilimin inceleme konusu olmaktadr. Çevrebilim insan merkezli bir dü ş ünce olmak yerine bugün tüm canllar merkez almaktadr. Bu, gerçek anlamda geli ş mi ş bir çevre bilincinin anla şlmas ile mümkündür. ÇEVRE B İ L İ NC İ İ nsan var oldu ğ u günden itibaren çevresiyle etkile ş im halindedir. Bu etkile ş imde do ğ al etmenlere kar ş bir sa vunma geli ş tirdi ğ i ölçüde varl ğn koruyabilmi ş tir. Bu noktada, insan ilk olarak, temel ihtiyaçlarn kar şlayabilecek ilk yapl çevereyi üretmek durumunda (yaratmak, düzenlemek, tasarlamak) kalm ş tr. Temel ihtiyaçlar, barnma, beslenme, korunma gibi ih tiyaçlardan olu ş ur. Bu ba ğ lamda, ilk insan çevresini tüketmeye ve kendisi yararna dönü ş türmeye ba ş lar. İ nsan çevresini daha iyi kullanabilmeyi, zaman içinde çok geli ş tirmi ş tir. Ancak bugün ula şlan sonuç artk dünyann kendisine zarar vermektedir. Bu zara r, ozon tabakasnn delinmesi, çevre kirlili ğ i, baz canl türlerinin yok olma tehlikesi altna girmesi gibi geri dönülmez boyutlara dahi ula ş m ş tr. Bu durum, tüketim toplumu diye de nitelendirebilece ğ imiz dü ş ünce yaps ile insan da dahil olmak üzere tüm dünyann yok olmasna kadar hzla ilerleyebilir ve yok edici bir sonuca ula ş abilir. Özellikle dünya üzerinde var olan denge onarlamaz bir noktaya ula ş t ğnda yani ekolojik sistem çöktü ğ ünde, önlem almak hiçbir fayda getirmeyecektir. Bugün küresel snma ve ekolojik dengenin neden bu derece önemli oldu ğ u açktr. Bu noktada, çevre bilinci hem tüm canllar hem de dünyann varl ğn sürüdürebilmesini sa ğ layacak yegane anahtar olmaktadr. Schultz, (2012)e göre, Bir Kzlderili kahinin ifadesi bize artk çok ş ey ifade etmektedir “ Only after the last tree has been cut down, only after the last river has been poisoned, only after the last fish has been caught, only then will you find that money cannot be eaten. - son a ğ aç kesildikten, son nehir zehirlendikten, so n balk tutulduktan sonra ancak, siz parann yenmez bir ş ey oldu ğ unu anlayacaksnz ”. Türkiye Cumhuriyeti Anayasas’nn 56. maddesi Sa ğ lk Hizmetleri Ve Çevrenin Korunmas konusundadr. Yasa ş öyledir “Herkes, sa ğ lkl ve dengeli bir çevrede ya ş ama hakkna sahiptir. Çevreyi geli ş tirmek, çevre sa ğ l ğn korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatanda ş larn ödevidir. Devlet, herkesin hayatn, beden ve ruh sa ğ l ğ içinde sürüdürmesini sa ğ lamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artrarak, i ş birli ğ ini gerçekle ş tirmek amacyla sa ğ lk kurulu ş larn tek elden planlayp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sa ğ lk ve sosyal kurumlarndan yararlanarak, onlar destekleyerek yerine getirir. Sa ğ lk hizmetlerinin yaygn bir ş ekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sa ğ lk sigortas kurulabilir.”(http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/anayasa.uc?p1=56 , eri ş im Ş ubat 2012). Çevre bilinci bugün ki ş isel çabalarn yannda kurumsalla ş ma yoluyla da çevrenin korunmas, ya ş atlm as ve gelecek ku ş aklara güvenli bir çevreyi brakabilmek üzerine çok yönlü ve geli ş mi ş bir a ğ ??? ??? 131 olu ş turmaktadr. Bu kapsamda çevresel planlama ve sürdürülebilirlik, çevre sa ğ l ğ ve ekosistemlerin korunmas, atklarn yönetimi, geridönü ş üm gibi alt ba ş lkl arda çal ş malar derinle ş mektedir. Örne ğ in, Avrupa için kapsaml bir ili ş kiler sistemini http://epanet.ew.eea.europa.eu/ adresinde görebilmekteyiz. Bu sistemler içinde Türkiye’de çevrebilincini geli ş tirmek üze re platformlar bulunmaktadr. Bu kurum ve kurulu ş lara ilerdeki bölümlerde yer verece ğ iz. Çevre bilinci konusunda yaplan çal ş malar ve yaygnla ş trma çabalar son derece önemlidir. Bu kapsamda e ğ itim öncelikle küçük ya ş larda ba ş lamaldr. Seçti ğ imiz ürünl er, az atk üretmemiz, üretti ğ imiz atklar geridönü ş üm açsndan de ğ erlendirilebilmesi, enerji, su gibi de ğ erlerin kullanmnda gösterdi ğ imiz özen, daha ye ş il bir çevre için koruyucu ve geli ş tirici olmamz ve bunlar küçük ya ş taki yeni yeti ş en nesile de aktaryor olmamz ki ş isel olarak yapabileceklerimiz arasnda yer almaktadr. Kurumsal ba ğ lamda ise, Milli E ğ itim Bakanl ğ, TRT ve di ğ er yayn kanallar, her türlü medya ortamnda (televizyon, radyo, basn, internet ortam) çevre bilincinin aktarlmas, üni versiteler ve meslek odalarnca (çevre mühendisleri odas, mimarlar odas, ş ehir planclar odas) düzenlenebilecek panel, konferans, çal ş tay, sergi, yar ş ma gibi kültürel ortamlar, belediyeler tarafndan özellikle atk yönetimi, çevre duyarll ğ ve a ğ aç landrma üzerine kampanyalar, festivaller, fuarlar, bu kapsamda özellikle okullarla i ş birli ğ i ve ortak programlar yapabilecek hem çocuklara hem de yeti ş kinlere hitap edebilen çevre temal bilim ve teknoloji müzelerinin kurulmas ve yurt genelinde e ş it a ğr lkta yaygnla ş trlmas, ye ş il alan üretiminin hedeflenmesi ve kentsel ölçekte standartlara, yasa ve yönetmeliklere uygun tasarm ve planlamalar çerçevesinde kentlerin geli ş imi/de ğ i ş imi/dönü ş ümü, enerji etkin yapla ş ma ve politikaclardan halka kadar tüm kesimlerin çevrebilincine sahip yakla şmlarda olmas gibi çal ş malara ihtiyaç bulunmaktadr. Çevrebilincinde kentsel ölçekte neler yaplabilir? ÇEVRE ÖZELL İ KLER İ Çevre, ya ş ayan tüm canllar etkileyen d ş etmenler olarak ele alnd ğnda kastedilen d ş etmenler fiziki ve toplumsal olmak üzere alt gruplara ayrlr. Onat, Esen, 1982, Mekânsal Düzenin Kurulu ş u Ve Mimarlkta Tasarlama Üzerine Kavramsal Bilgiler, A.D. M.M.A. Mimarlk Fakültesi, Geli ş tirme Derne ğ i Yaynlar, No:11, Ankara. Çevrenin Fiziki Özellikleri Ç evre içinde ilk altgrubu olu ş turan fiziki özellikler Onat’a (1982) göre, do ğ al ve yapay çevreden olu ş an bir bütündür. Do ğ al çevre, üzerinde ya ş ad ğmz ye r kabu ğ undan ba ş layarak çevremizdeki do ğ al kaynaklar, nesneler, iklim ko ş ullar gibi unsurlarca olu ş ur. Yapay çevre ise, insan tarafndan üretilmi ş en küçük üründen kentlere kadar dü ş ünebilece ğ imiz tüm nesne ve ko ş ullar kapsar. Do ğ al çevre, do ğ al olu ş um larn yaratt ğ bir mekandr. Bo ş lu ğ un do ğ al elemanlarca snrlandrlmas ve biçimlendirilmesi ile olu ş mu ş tur. Bu olu ş umlar do ğ al etmenler yoluyla, ba ş ka bir deyi ş le, deprem, rüzgar gibi çe ş itli do ğ a olaylar sonucunda meydana gelmi ş lerdir. Örne ğ in bir gö l, rmak veya da ğ ile snrlanm ş alanlar do ğ al çevreyi olu ş turur. Kapadokya, Gobi Çölü, Alpler, Niyagara Ş elalesi gibi do ğ al olu ş umlar do ğ al çevre için güzel örneklerdir. ??? ??? 132 Resim 8 .1: Kapadokyann do ğ al çevresinden bir görünüm (Kapadokya, http://tr.wikipedia.org/wiki/Kapadokya , Mila Zinkova 2006 yl çal ş mas, eri ş im ş ubat 2012) Tasarm, insann ilk var oldu ğ u zamandan itibaren çevresini istedi ğ i ihtiyaçlara ve konfor ko ş ullarna ba ğ l de ğ i ş tirmek üzere yaplan mimari bir eylemdir. Bu durum mimarlk eylemini insann var oldu ğ u ana kadar götürmektedir ki hayati bir önemi de bulunm aktadr. Ba ş langçta mimarlk eylemi insan ve çevresi arasnda çevrenin olumsuz etmenlerinden korunma, kendisine güvenli bir ortam yaratma olarak ba ş lam ş tr. İ nsann ya ş am standartlar, toplumsal geli ş mi ş lik düzeyi arttkça bu ortam de ğ i ş mi ş ve özellikle aydnlanma ça ğyla birlikte teknoloji tüm mekanlarda kendini hissettirmeye ba ş lam ş tr. Bu noktada insan çevresini biçimlendirmede yani yapay çevreyi olu ş turmada sadece kendi temel ihtiyaçlarn gözetmemi ş , geli ş mi ş lik düzeyi yani ait oldu ğ u toplumsal çevr eden de etkilenerek temel ihtiyaçlar yannda istekleri, be ğ enileri ve ekonomik ba ğ lamda bütçe olanaklar çerçevesinde yapay çevresini biçimlendirmeye ba ş lam ş tr. Gerek mimari gerekse endüstriyel tasarm bu yapay çevrenin biçimlenmesinde günümüz insan iç in önemli yönlendirici unsurlar olmu ş tur. Teknolojiyi tüm imkanlaryla kullanmak veya gerekti ğ i kadaryla kullanmak gibi bireysel tercihler tasarm yönlendiren etmenler olmu ş lardr. Bu noktada bir di ğ er önemli etmende ki ş inin çevre bilincidir. Ba ş ka bir deyi ş le, tüketim toplumu dü ş ünce yaps ile üretim toplumu dü ş ünce yaps bu noktada önemli bir etmen olarak görülmektedir. İ htiyaç olmad ğ halde yeni olan istemek ve eskiyi atmak veya gereksiz enerji sarfiyatn arttran tasarmlara yönelmek, s yalt mna, yakt, elektrik ve su tüketimine önem vermemek, fosil yaktl ürünleri kullanmak gibi çevre bilincinden uzak yakla şmlara bugün olumsuz baklmaktadr. Yapay çevremizde çevre bilincine paralel olarak enerji etkin çözümlere yönelmeye ve hatta kendi ene rjimizi ihtiyacmzdan fazla üretmemiz durumunda kente kazandrmay hedefleyen bir mimari anlay ş son derece olumlu olarak yerle ş mektedir. İ klimin, Topo ğ rafyann ve Yerel Ş artlarn, Malzemenin Biçimlendiridi ğ i Çevre Ç evre, do ğ al ş artlar göz önüne alnd ğnda iklim, topo ğ rafya yani arazinin e ğ imli yaps, yerel malzemeler ve yerel kaynaklar gibi yönlendirici etmenlerin etkisinde fiziki olarak olu ş ur. Mimar bu do ğ al çevrenin özelliklerini en iyi ş ekilde analiz etmek en verimli yani optimum de ğ erlerini te sbit ederek istenilen amaca en uygun yapay çevreyi yaratmak üzere çal şr. Bu noktada iklimsel veriler (scak, lman veya so ğ uk iklim ve bunlarn kuru veya nemli olma özellikleri, güne ş lenme süreleri, güne ş lenme yönü, meteorolojik veriler gibi) yapay çevr enin biçimlenmesinde, malzeme seçiminde son derece önemli rol oynar. Yakn ve uzak çevre, çevredeki kullanlabilir do ğ al kaynaklar, altyap özellikleri de ayrca de ğ erlendirilmesi gereken unsurlar olu ş turmaktadr. Örne ğ in, Bodrum gibi bir scak iklim ku ş a ğnda olu ş turulacak yapay çevre için, i ş levi de uygunsa, yaltm özelli ğ i ve yöresel olarak kolay temin ??? ??? 133 edilebilirli ğ i nedeniyle ta ş olmas mantkldr. Mardin’de olu ş an geleneksel doku yapay çevrenin ve çevresel verilerin ba ş arl bir sonucunu olu ş turmaktadr. Ormann yo ğ un oldu ğ u alanlarda ah ş ap evlerin bulunmas, so ğ uk iklimlerdeki yapla ş ma özellikleri, iklim, topo ğ rafya, yerel ş artlar ve yerel malzemenin biçimlendirmesi ile olu ş an birer yapl/yapay çevrelerdir. Ancak yapay çevrenin olu ş masnda yönlendirici unsur sadece bu de ğ erler de ğ ildir. Çevrenin toplumsal özellikleri de bir di ğ er etmendir. Resim 8 .2 : Mardin’den bir görünüm ( Mardin , http://tr.wikipedia.org/wiki/Mardin_(il) , Nevit Dilmen, 2008 çal ş mas, eri ş im ş ubat 2012) Çevrenin Toplumsal Özellikleri Ç evre içinde ikinci altgrubu olu ş turan toplumsal çevredir. Onat’a göre, ça ğmz insan ve toplumu çevresi ile kendi arasndaki etkile ş imin bilincine vardkça, çevresine bilinçsizce egemen olmamas gerekti ğ ini ö ğ reniyor. İ nsan ve top lumu dengeli bir ya ş ama yöneltmek amacyla, insan ve çevrenin bir bütün olarak incelenmesi, kar şlkl etkilerin saptanmas ve fiziksel çevre düzenlemesinde gözönüne alnmas gerekiyor (Onat, 1982). Onat, ayn kaynakta insann farkl çevrelerde gösterdi ğ i davran ş biçimlerine de ğ inmekte ve bu davran ş larla da çevreyi farkl etkiledi ğ ini vurgulamaktadr. Bu durum insan ve çevrenin bir bütün olarak çevre sorunlarnn çözümünde ele alnmas gerekti ğ ini göstermektedir. Çevrenin toplumsal ba ğ lamda insan davran ş d şnda bir di ğ er de ğ eri demografik de ğ eridir. İ spir’e göre (2000), yörede ya ş ayan insan says, ya ş ve cinsiyet gruplar, do ğ um - ölüm oranlar, çocuk ölüm miktargibi hususlar belirlenmek suretiyle çevrenin demografik özellikleri tesbit edilir. Ç evre içinde bir altgrubu olu ş turan ekonomik de ğ eri toplumsal çevre kapsamnda de ğ erlendirilebilir. Bununla beraber, ekonomik de ğ er ayn zamanda bir çevrenin var olmasnda ve toplumun yapsnda önemli bir unsurdur. Ankara’nn memur kenti veya Eski ş ehir’in e ğ itim kenti olmas gibi. Örne ğ in, Bilbao, İ spanya bir sanayi bölgesidir. Ancak canll ğn mimar Frank Gehry’nin tasarm olan müze yapsyla yeniden kazanm ş tr. İ spir’e göre (2000), çevrenin ekonomik özelli ğ i, sanayi alannda yaplan üretimden ba ş lamak üzere tüketime kadar uzanan bütün a ş amalar kapsar. Onat (1982), toplumsal çevre verilerini ş öyle maddeler: ? Genel veriler (toplumun örgütlenme biçimi, toplumsal ya ş ant, ili ş kiler, ko ş ullanmalar, de ğ er yarglar, kurulacak mekânsal düzene tepki olasl ğ) ? Ekono mik veriler (ekonomik yap, ekonomik amaçlar, zorluklar, yap malzemesi ile ilgili yerel endüstriler, yapm teknolojisi) ? Kültürel veriler (genel e ğ itim düzeyi, kültürel miraslar, dünya görü ş ü, sanatla ilgili u ğ ra ş lar). Sonuç olarak, toplumsal çevre, kültü rel, demografik ve ekonomik olmak üzere üç özellikten yani alt ba ş lktan olu ş maktadr. ??? ??? 134 Kültürün Biçimlendiridi ğ i Çevre Resim 8.3 : Ani, Bostanlar Deresi’nde kayalara oyulmu ş ku ş evleri ( Ku ş evleri, http://www.ani.gov.tr/eserler.asp?id=16 , eri ş im ş ubat 2012) Ç evre, fiziki ş artlarn yannda toplumsal verilerin de etkisiyle biçimlenir. İ çe kapal ya ş ayan toplumlardaki olu ş an çevre özellikleri ile mo dern toplumlardaki çevre özellikleri farkldr. Örne ğ in, Geleneksel Türk evlerinde ve di ğ er yaplarnda ku ş evleri bulunmaktadr. Geleneksel Türk yap ustalar yapay yani yapl çevreyi in ş aa ederken ayn zamanda çevre bilinci ve çevredeki do ğ al ya ş ama gös terdikleri sayg ile kendileri için ev yaparken ku ş lar içinde ayn ev üzerinde yerler tasarlam ş lardr. Bu yaygn bir ş ekilde geleneksel mimarl ğmzda görülmektedir. Ancak bugün bu özelli ğ i kültürel olarak zaman içinde de ğ i ş im ya ş and ğndan görememekteyiz . Örne ğ in Antkabir, Ankara’da, Ayazma Camisi, Üsküdar, İ stanbul’da, Darphane, İ stanbul’da, Taksim, İ stiklal Caddesinde güzel ku ş evlerini yaplar üzerinde görmek mümkündür. Bekta ş , Cengiz 1 995 , Ku ş Evleri, Kültür Yaynlar ÇEVREN İ N KORUNMASIND A SÜRDÜRÜ LEB İ L İ R ÇEVRE VE YAVA Ş Ş EH İ RLER Çevrenin korunmasnda, sürdürülebilir çevre ve sürüdürülebilir kalknma, yerel - bölgesel kalknma uygulamalar önemli kavramlardr. Toplumun bu dü ş ünceyi benimsemesi ondan kazanlacak fayda ile do ğ ru orantldr. Toplum çevrenin korunmas ve geli ş tirlmesinde sürdürülebilir hedefleri do ğ ru koyarak olumlu bir yakla şmn ve bilincin yerle ş mesini sa ğ layabilir. Bu açdan ele alnd ğnda, Beypazar, Ankara iyi bir sürüdürülebilir çevre örne ğ ini vermektedir. Yerel halkn da deste ğ iyl e ve gördü ğ ü ekonomik fayda nedeniyle Beypazar özgün de ğ erlerini ortaya çkartm ş ve mali bir kazanca dönü ş türmü ş tür. Bu durum hem kültürün ya ş atlmasn, hem kültürel bilgilerin sürdürülebilirli ğ ini ve geli ş tirilebilmesini hem de bölgeye dinamizmi sa ğ lam ş tr. Safranbolu, Karabük ise bir di ğ er güzel örnek olacaktr. Safranbolu halk, mimari kültürel mirasa sahip çkarak yörenin orijinal ve çekici de ğ erlerini sürdürmektedir. Cumalkzk, Bursa da ayn ş ekilde benzer bir örnek olarak görülebilir. Tüm bu örn ek yerle ş imlerin ba ş arlarndaki anahtar, sürdürülebilirli ğ i do ğ ru olarak yorumlam ş olmalardr. Çevrenin korunmasnda bir di ğ er önemli kavram ve yakla şm “cittaslow - yava ş ş ehir” kavramdr. Dalkran ve Do ğ rusoy’a (2009) göre, ilk kez 1999’da İ talya’da küresel yemek zincirine kar şn yerel tadlar ve mutfaklar öne çkaran bir yakla şm olarak ba ş lam ş tr. Bu yakla şm kentin tüm unsurlaryla ele alnmas “yava ş ş ehir” kavramn tanmlanmasn sa ğ layacaktr. Yava ş ş ehirler Köse’nin (2010) aktarmyla ş u ko ş ullara sahip olmaldr: ??? ??? 135 ? Yer ald ğ bölgenin ve kentsel düzenin niteliklerini korumak, geli ş tirm ek amacyla yeniden kullanmak ve çevresel politikalar belirlemek, ? Toprak kullanmnn geli ş tirilmesi için i ş levsel bir altyap politikas belirlemek, ? Çevrenin ve kentsel düzenin geli ş tirilmesine yönelik teknoloji kullanmak, ? Do ğ al yollarla üretilen geneti ğ i ile oynanmam ş yiyecek maddelerinin üretilmesi, ? Bir bölgenin kültür ve geleneklerine ba ğ l kalarak yerli üretimin benimsenmesi, ? Tüketicilerle, kaliteli üreticiler ve satclar arasnda do ğ rudan ileti ş imin sa ğ lanabilece ğ i ortamlar ve mekanlar olu ş turulmas , ? Yerel toplum ile özgün özellikleri arasnda ba ğ kurulmas, kentin kaynaklarnn eksiksiz ve yaygn olarak kullanlmas, bu kapsamda fiziksel ve kültürel engellerin kaldrlmas, ? Yava ş kentte ya ş am bilincinin toplumda olu ş turulmas gereklidir ( www.arkitera.com ve Köse, 2010). Çevrenin korunmasnda ilk ve en önemli durum ekolojik bir dü ş ünce yapsnn benimsenmesidir. Bu ba ğ lamda, kurulan ili ş kiler hem tüm canllar arasnda hem de tüm canllarn çevreleriyle olan ili ş kilerinde do ğ al dengeyi gözetmek ana hedeftir. Bu kapsamda, do ğ al dengenin unsurlarn korumal, kollamal ve hatta geli ş tirmeye çal şlmaldr. Bir kentin su ihtiyac için mevcut nehirlerin yata ğn ve yönünü de ğ i ş tirmek ekolojik dengeye zarar verir mi? Yava ş ş ehirler kavram olarak bugün ekolojik dengenin korunmas, mevcut özgün kültürün içerdi ğ i ekolojik dengeye zarar vermeyen üretim ve ya ş am biçiminin benimsenmesi dü ş üncelerini kapsar. Ülkemizde bu kapsamda ilk yava ş ş ehir Seferihisar, İ zmir olmaktadr. Akyaka, Mu ğ la da bu süreci ba ş latan bir di ğ er yerle ş imdir. Bu yerle ş imler kendi özgün kültürel bilgilerini ortaya çkartmak ve ya ş atmak yani sürdürebilmek gayreti içindedirler. Bu noktada ekolojik ya ş amn hakim klnd ğ yava ş ş ehir dü ş üncesinde ortaya koyulan hedeflerin yaplabilirli ğ i, yani mali boyutu ve sürdürülebilirli ğ i, yani benimsenme ve devam ettirilebilme olasl ğ önem kazanmaktadr. ÇEVREN İ N KORUNMASIND A STRATEJ İ LER: ÇEVRE SEL, SOSYAL, EKONOM İ K, KU RUMSAL, SÜRDÜRÜLEB İ L İ RL İ K Çevrenin korunmas ve sürdürülebilirli ğ i konusunda en önemli strateji, çevre bilincinin yerle ş tirilmesidir. Çevre bilinci olmadan zorunlu tutulan belgelerin veya onaylarn alnmas bir noktaya kadar çevrenin korunabilmesini sa ğ layacaktr. Bu nedenle küçük ya ş lardan ba ş laya rak gerek e ğ itim programlarnda, gerek kültürel etkinliklerde, çevrenin korunmas temal bilim ve teknoloji müzelerinde ve sadece İ stanbul veya Ankara’da de ğ il tüm yurtta yaygn olarak bu bilincin kazandrlmas, çevrenin neden ve nasl korunmas gerekti ğ ine dair bilgilendirici bir politika izlenmelidir. Bu durumda; ? Çevre bilincinin yaygnla ş trlmas, ? Çevreyi korumann ve geli ş tirilmesinin neden ve nasl olaca ğ konusunda bilgilendirmenin tüm yurt genelinde e ş a ğrlkl olarak yaplmas, ? E ğ itimin tüm kademelerinde programlarn içinde yer almas, ? Sürdürülebilir tasarma önem verilmesi, ? Ye ş il sertifika sistemlerini öncelikle 2 000 m2den ba ş layarak özellikle yeni binalarda zorunlu hale getirilmesi, ? Mevcut binalar içinde ye ş il sertifika alma zorunlulu ğ unu kademeli olarak sa ğ lanmas, ??? ??? 136 ? Her ülkede oldu ğ u gibi ulusal ko ş ullara uygun bir de ğ erlendirme sisteminin hzlca olu ş turulmas ? Geridönü ş üm yani atk yönetiminin devamll ğ/ sürdürülebilirli ğ i ilk anda gerçekle ş mesi gerekli stratejilerdir. ? Ula şm sistemleri nde fosil yakttan uzakla şlmaldr. ? Çevrelerin ve binalarn güne ş lenme durumlar ve süreleri önemlidir. Yüksek yapla ş malardan gerekmedikçe bu nedenle kaçnmak do ğ ru olacaktr. Binalarn verdikleri gölge izini gösteren haritalar da bu nedenle önemlidir. Bu noktada iklimsel veriler de mutlaka birlikte de ğ erlendirilmelidir. Uygulanacak stratejiler, çevrenin korunmasnda önemli olmakta ksa ve uzun vadeli olmak üzere çevresel, sosyal, ekonomik sürdürülebilirli ğ i de sa ğ layabilecektir. Bu sayede çevrenin kirle nmesi ve çevrenin geri dönü ş ümsüz olarak tüketilmesinin de önüne geçilmi ş olacaktr. Bu da gelecek nesiller için sorumluluk yüklü bir sosyal görevdir. Mclennan, F., J., 2004, “The Philosophy Of Sustainable Design”, Ecotone Publishing, Kansas City, USA Steele, J., 2005, “Ecological Architecture: A Critical History” Thames & Hudson, London, UK Wilhide, E., 2006, “Eco: An Essential Source Book For Environmentally Design And Decoration”, Rizolli, Newyork, USA. Sassi, P., 2006, “Strategies For Sustainab le Architecture”, Taylor & Francis Inc., Newyork, USA. ÇEVREN İ N KORUNMASI İ LE İ LG İ L İ SERT İ F İ KAL AR VE KURUMLAR Çevrenin korunmas ve sürdürülebilirli ğ i adna dünyada önemli kurum, kurulu ş ve sertifika programlar bulunmaktadr. Örne ğ in, Amarikan Mimarlk D erne ğ i ve Çevre Komitesi AIA/COTE (American Institute Of Architects/ Committee On The Environment), mesleki olarak, bina endüstrisinde, akademik ortamlarda ve toplumda do ğ al çevre ve bina sistemlerini entegre etmek, tasarm kalitesini ve yapay /yapl çevrenin çevresel performansn zenginle ş tirmek üzere tasarm uygulamasn ilerletmek ve savunuculu ğ unu yapmak üzere çal ş an bir kurumdur. Sürdürülebilir tasarm ve bina bilimi ve verimlili ğ i yani performansna yönelik olarak hem Amerikan mimarlar odasnn hemde topluma hizmet etmektedir (COTE, http://network.aia.org/committeeontheenvironment/home/ , eri ş im ş ubat 2012). LEED 101, LEED 201 ve LEED 202 derslerine ve webinar serilerine www.usgbc.org/elearning adresinden eri ş ilebilmektedir. Amerikan Ye ş il Bina Konsülü (USGBC - Unated States Green Building Council, http://www.usgbc.org/ ) dü ş ük (verimli olarak) maliyetli ve enerji etkin ye ş il binalar üzerinde sürdürülebilir bi r gelecek için çal ş maktadr. Bu amaçla kurum LEED 101, LEED 201 ve LEED 202 bili ş im teknolojisinden faydalanarak internet üzerinden eri ş ilebilir dersler olarak vermektedir. LEED, Leadership in Energy and Environmental Design, ya ş ad ğmz çevreyi, i ş i ve b ilgilerimizi yeniden dü ş ündüren, uluslararas kabul görmü ş olan, bina sahiplerine ve uygulamaclarna, uygulanabilir ??? ??? 137 ve ölçülebilir fayda ve kimlik bilgileri verilmesi için bir çerçeve sunmaktadr. Bu çerçeve ye ş il bina tasarm, in ş aas, uygulamas ve bakmna dair çözümler önermektedir. Bu noktada, yapl çevremizi nasl tasarlamamz gerekti ğ ini bina ya ş am döngüsü boyunca kapsaml ve esnek olarak en küçük yap ölçe ğ inden en geni ş kent ölçe ğ ine kadar yaygn olarak dönü ş türebilmektedir. LEED sertifikalar insan ve çevre sa ğ l ğ alanlarnda tasarm ve in ş aa edilebilir stratejiler sunar. Bunlar ba ş lca sürdürülebilir alan geli ş imi, su tasarrufu, enerji etkinli ğ i, malzeme seçimi ve iç mekan kalitesi anahtar alanlarndadr. LEED sistemleri açk ve anla ş ma tabanl olarak geli ş tirilmekte ve bir sonraki a ş amasnda sürekli iyile ş me süreci ve geli ş imi döngüsünü içermektedir ( www.usgbc.org , eri ş im ş ubat 2012). Çevre Dostu Ye ş il Binalar Derne ğ i, www. cedbik.o rg Ülkemizde USGBC’nin bir benzer kurulu ş u olarak Çevre Dostu Ye ş il Binalar Derne ğ i ÇEDB İ K bulunmaktadr. Çevre Dostu Ye ş il Binalar Derne ğ i, 2007 ylnda Türkiye’de yap sektörünün sürdürülebilir ilkelere ba ğ l olarak geli ş mesine katk sa ğ lamak üzere kurulmu ş bir organizasyondur . Kurulu ş , bütüncül bir yakla şm ve ekolojik duyarllkla in ş a edilmi ş bina ve yerle ş imler ile daha sa ğ lkl ya ş am ortamlarnn yaratlmasn desteklemektedir. Bu kapsamda, toplumsal farkndal ğ arttrmak ve in ş aat sektörünü bu ilkeler do ğ rultusunda te ş vik etmek için e ğ itimler düzenlemekte, yerel yönetimler, üniversiteler vb. ilgililer ile çal ş malar yapmakta ve yaygnla ş mas için çal ş maktadr. Kurulu ş , 2009 ylnda “Dünya Ye ş il Binalar Konseyi (WGBC) Geli ş mekte Olan Konsey Statüsü”nü kazanm ş tr ( www.cedbik.org , Çevre Dostu Ye ş il Binalar Derne ğ i, eri ş im ş ubat 2012). Bugün uluslar aras platformlarda kabul edilen, LEED ve BREEAM gibi de ğ erlendirme sistemleri bulunmaktadr. Bina ve yerle ş imleri çevresel etkilerine gö re de ğ erlendiren bu sistemler, hedeflenen çevre dostu yapla ş may de ğ erlendirerek sertifikalandrmaktadrlar. http://www.cedbik.org/’a göre , ulusal ko ş ullara uygun bir De ğ erlendirme Sistemi Çevre Dostu Ye ş il Binalar Derne ğ i tarafndan olu ş turulmaktadr ( www.cedbik.org , Çevre Dostu Ye ş il Binalar Derne ğ i, eri ş im ş ubat 2012). Avrupa’da Almanya, Birle ş ik Krallk, Fransa, Hollanda, İ spanya, İ srail, İ sveç, Polonya ve Romanya olmak üzer e 9 tane Ye ş il Bina Konseyi vardr. Bulgaristan, Türkiye, Italya, Macaristan ve Rusya ise Avrupa’daki 'Geli ş mekte Olan Konseylerdir' ( http://www.cedbik.org/ , eri ş im ş ubat 2012 ). Di ğ er bir önemli durum ye ş il bina sertifika sistemleridir. Binalar çevresel etkilerine göre de ğ erlendiren sistemler uluslar aras platformlarda vardr. Binalarn çevresiyle bar şk da diyebilece ğ imiz temel çevreci ilkelere, ekolojik de ğ erlere dikkat ederek olu ş turulmas sa ğ lkl çevrelerin kurulmasnda önem ta şyan anahtarlar olu ş turmaktadr. Bu ş ekilde in ş aa edilen binalar ve yerle ş imler çevresel sorunlarn ya ş anmad ğ veya son derece aza indirgendi ğ i yapay çevreleri olu ş turacaktr. Bugün dünyada yaygn olarak kullanlan ye ş il sertifika sistemleri İ ngiltere’de BREEAM (Building R esearch Establishment Environmental Assessment Method, www.breeam.org), Amerika Birle ş ik Devletleri’nde LEED (Leadership in Energy and Environmental Design , http://www.usgbc.org/DisplayPage.aspx?CategoryID=19 ), baz ülkelerin birlikte kurduklar IISBE (Int ernational Initiative for Sustainable Built Environment, www.iisbe.org ) , Japonya’da CASBEE (Comprehensive Assessment for Built Environment, www.ibec.or.jp/ CASBEE /english/ ) ile CASBEE Accredited Professional Registration System kurulmu ş ve Almanya’da DGNB (Deutsche Gesellschaft fur Nachhaltiges Bauen, http://www.dgnb.de/_en/index.php ) sertifika sistemleri kurulmu ş tur. Örne ğ in, bu sistemlerden Japonya’daki sistem özellikle kentlere ba ğ l olarak minimum 2, 000 m2 veya 5, 000 m2 den büyük binalar için 2004 ylndan it ibaren zorunlu olarak uygulamaktadr . Bugün dünyada yaygn olarak kullanlan ye ş il bina sertifika sistemleri hangileridir? Binalarda Enerji Performans Yönetmeli ğ i (BEP), yaplarn tasarlanmalar konusunda önemli ş artlar getirmekte ve Avrupa Birli ğ i yönetmeliklerine paralel olarak düzenlenen bu yönetmelikle binalarn stma, so ğ utma, mekanik havalandrma ve aydnlatma ihtiyaçl arnn öncelikle mimari tasarm yoluyla minimum düzeyde tutulmasn ş art ko ş makla öncelikle mimarlara önemli bir görev vermektedir (Moltay, ??? ??? 138 2010). Tokman ve Tatar’a göre (2011), mekânlarda gün ş ğ tasarm sürdürülebilir mimarlk açsndan önemlidir ve d i ğ er sürüdürülebilir mimarlk kriterleriyle birlikte gelecek kaygs duyan, sa ğ lkl ortamlar olu ş masn sa ğ lar. Bu kapsamda 2011 ylndan itibaren enerji kimlik belgesi (EKB) zorunlu olmaya ba ş lam ş tr. Örne ğ in, Okutan’a göre (2008), aydnlatmadan tasarru f, ihtiyacmz olan ş ğ do ğ al yöntemlerle, enerjiyi etkin kullanarak sa ğ lamakla olur. Bu ba ğ lamda, mimari tasarmda öncelik do ğ al aydnlatmada oldu ğ u gibi tasarm sayesinde do ğ al havalandrma sa ğ layabilme ve çevresel ve iklimsel verileri dikkate alarak do ğ ru malzeme seçimi gibi tasarm a ş amasnn en ba şnda çevre bilinci ile karar almakla enerjinin etkin kullanmn sa ğ layabiliriz. EU Ecolabel, http://www.ecolabel.eu, eri ş im Ş ubat 2012: Ürün ve hizmet konusunda Avrupa Birli ğ i Eko - etiket konusunda detay l bilgiye eri ş ilebilir. Bu noktada, sonuç olarak, çevre bilinci ile olu ş turulan yerle ş kelerin ve binalarn gayrimenkul olarak da hem bulundu ğ u çevre hem de yap ölçe ğ i ile birlikte de ğ er kazanaca ğn tahmin etmek zor de ğ ildir. ÇEVRE SORUNU OLARAK KÜRESEL ISINMA, ÇEVRE K İ RL İ L İĞİ VE YOK OLAN YA Ş AM AL ANLARI Çevre kirilili ğ i havann, suyun, topra ğn kirlenmesi, gürültü, görüntü, şk kirlili ğ i, su kirlili ğ i, denizlerin kirlenmesi, radyoaktif kirlilik, ozon tabakasnn incelmesi/delinmesi, küresel snma, yok olan ya ş am alanlar, ekolojik dengenin olumsuz etkilenmesi gibi etmenlerin tesbit edilmesi ile fark edilen tehlikenin büyüklü ğ ü dünya ülkelerini bu küresel probleme kar ş birle ş meye zorlam ş tr. Bu kapsamda ülkeler bir takm protokollerle küresel ölçekte tedbir almaya çal ş maktadrlar. Bu protokollerden Montreal protokolü, Kyoto protokolü, CLRTAP - Uzun Menzilli Snrlar Ötesi Hava Kirlili ğ i, OSPAR - Kuzeydo ğ u Atlantikte Deniz Çevresinin Korunmasna ili ş kin sözle ş me ve Stockholm sözle ş mesi önemli admlardr. T.C. Çevre Ve Ş ehircilik Bakanl ğ İ klim De ğ i ş ikli ğ i Dairesi Ba ş kanl ğ’na ait http://iklim.cob.gov.tr/iklim/AnaSayfa.aspx?sflang=tr adresli web sayfasndan eri ş ilebilen dökümanlar oldukça kapsaml boyutlarda çevre sorunu olarak iklim de ğ i ş ikliklerini ulusal uluslararas anla ş malar, geçerli mevzuat ele almaktadr. Kapsamn büyüklü ğ ü ve bilginin her gün güncellendi ğ i göz önüne alnarak verilen web üzerinden takip etmek faydal olacaktr. Bu sayfada; 1. Birle ş mi ş Milletler İ klim De ğ i ş ikli ğ i Çerçeve Sözle ş mesi 2. Kyoto protokolü 3. Montreal protokolü 4. İ lgili mevzuat (Türk mevzuat ba ş l ğ altnda: çevre kanunu, ozon tabakasn incelten maddelerin azaltlmasna ili ş kin yönetmelik, çevrenin korunmas yönünden kontrol altndaki kimyasallarn ithalatna dair d ş ticaret standardizasyon tebli ğ i (2011/6) ve (2010 - 6), ozon tabakasn incelten madddelerin ithaline ili ş kin tebli ğ (2011/14) ve (2010 - 14), ithal edilecek ozon tabakasn incelten maddeler ile ilgili olarak ithalatç, sanayici, da ğtc ve son kullanclarn uymas zorunlu kurallar genelgesi (2010 - 1), sera gaz emisyon azaltm sa ğ layan projelere ili ş kin sicil i ş lemleri tebli ğ i bulunmaktadr. Ayrca ilgili web sitesinde Avrupa birli ğ i mevzuat ba ş l ğ altnda da UNFCCC, Kyoto Protocol, Montreal Protocol gib i önemli mevzutlara ve detaylarna ) eri ş im bulunmaktadr. Bakanl ğn sayfasndan eri ş ilen bilgilere göre, Kyoto protokolü ile Türkiye sera gaz emisyonlarnn azaltlmasn hedeflerken, sürdürülebilir kalknma ilkesi çerçevesinde ekonomik kalknmasn de vam ettirme ktedir. Çevre ve Ş ehircilik Bakanl ğ Çevre Yönetimi Genel Müdürülü ğ ü’nün koordinasyonunda hazrlanan İ klim De ğ i ş ikli ğ i Ulusal Eylem Plan ( İ DEP) 2011de tamamlanm ş tr ve ilgili web üzerinden detaylarna ula şlabilinmektedir (http://iklim.cob.gov.tr , eri ş im subat 2012). ! ! 139 Resim 8.4 : Kyoto protokolünü imzalayan ülkelerin dünya üzerindeki konumlar , Amerika Birle " ik Devletleri ve Kanada ile birlikte birkaç ülke daha protokolü uygulamamaktadrlar. Yukardaki haritada koyu ve açk ye " il olan ülkeler protokolü kabul etmi " ve ço ! u uygulamaya ba " ladklar görülmektedir. (Kyoto Protokol , http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/3/31/Kyoto_Protocol_participation_map_2010,png. , eri " im " ubat 2012) Küresel snma ve iklim de " i ! ikli " inin etkile rini besin kaynaklarnda de " i ! im ve biyosfer üzerinde olu ! turaca " etkilerle birlikte buzullarn erimesiyle deniz seviyesi ve tatl su miktarndaki de " i ! iklikler olarak ksaca belirtilebilir. Karabulut’a göre (2008), Küresel snma nedeniye snn olumsuz etkiledi " i modern tarm ve üretim üzerinde kendi ihtiyac kadar veya daha fazla tarm ürünü yeti ! tiren baz ülkeler gelecekte muhtemelen tarm ürünü ithal eder konuma gelebilecektir. Küresel snma canl türleri içinde yok olan ya ! am alanlar anlamna gel ecektir. Karabulut’a göre (2008), özellikle su scaklklarnn artmasyla denizlerde balk ve di " er canl yaps büyük oranda de " i ! ecektir. Birçok yabani bitki ve hayvan türü scaklk ko ! ullarnn de " i ! mesi ile göç etmek zorunda kalacaktr ki bu göç hz son buzul ça "ndaki durumdan onlarca kez daha hzl olmak zorundadr. Scaklk art ! insan sa " l " açsndan da salgn hastalklarn yaygnla ! mas ve canllarn morötesi !nlarla birlikte savunma sistemlerinin zayflayaca " muhtemeldir. Bununla birlikte y üksek alanlardaki balçklarn okside olmas atmosfere daha fazla CO2 in salverilmesine neden olacak ve sonuçta snma daha fazla artacaktr (Karabulut, 2008). # kinci etkisi, buzullarn erimesi ve bunun sonucunda deniz seviyesindeki art ! a paralel olarak t uzlu su ve tatl suyun birbirine kar ! mas olmaktadr. Karabulut’a göre(2008), buzullarn erimesi ve deniz seviyesinin artmas ile alçak alanlar su baskn ya ! ayacaktr. Bu ba " lamda, bu alanlarn tarm alanlar olmas veya ya ! am alanlar olmas tehlike olu ! turmaktadr. Karabulut’a göre (2008), yenilenebilir enerji kaynaklarnn kullanlmas, orman alanlarnn artrlmas, denizlerde plankton geli ! iminin desteklenmesi ve kuvvetlendirilmesi ile do " al karbon kullanclarnn orann artrmak do " ru admlar olu ! turmaktadr. Sonuç olarak, karbon miktarnn atmosferden emecek çözümlere ihtiyaç vardr ve en pratik çözümde CO2 emen ve yerine O2 üreten a " aç miktarn artrmaktr. Bu noktada, bitki duvarlar ve ye ! il çatlarda dahil her türlü ye ! il alanlarn artrlma s da havann temizlenmesinde faydal olacaktr. Seçkin’e göre (2011), Gelece " in kentleri, evleri ve i ! yerleri, do " a ile mekan payla ! an insanlaryla, daha ye ! il, daha temiz, daha serin ve daha sakin ortamlara ye ! il çatlarla kavu ! abileceklerdir (Seçkin, 2011). Küresel snma, atmosferde ki karbon mik tar ile yakndan ilgilidir. Bu durumda atmosferdeki karbon miktarnn azaltlmas için ne yaplmaldr? ÇEVRE SORUNU OLARAK KÜRESELLE " ME: BENZER ÇEVRELER YARATAN B ! R K ! ML ! KS ! ZLE " ME Küreselle ! me, bir çevre sorunu olarak kimliksizle ! meyi de beraberinde getirmektedir. Bugün herhangi bir finans merkezi olan bir kentten alnan görüntüler son derece benzerdir yani sürdürülebilir çevrede görebildi " imiz kimlik yoktur. Örne " in, Hong Kong ile New York görüntü olarak son derece benzerdir. Bu benzerlik ayn zamanda bir kimliksizle ! meyi de getirir. Oysaki bu alanda var olan yapla ! ma ve ondan kazanabilece " imiz kültür nasld artk bilmenin olana " kalmam ! tr. Ya da sradanla ! mak, her yerde ayn i maji, kültürel çevreyi görmek, bu çevre içinde ya ! amak ku ! kusuz kültürel çevrenin bir de " i ! imdir. ??? ??? 140 Resim 8.5 : Hong Kong veya belki de New York’tan bir görünüm denebilir. ( http://www.cingundemi.com/hong - kong- resimleri/, eri ş im ş ubat 2012) Küreselle ş me ile gelen kentlerdeki benzer mimari çevrelerin, koruma bilincinin artmasyla olumsuz etkileri fark edilmeye ba ş lanm ş tr. Kültürel çevre bir yapl yani yapay çevredir. Kele ş ve Hamamc’ya göre (1993), Kültürel çevre de su, hava, toprak, flora - fauna gibi kirletilebilen ya da yitirilebilen bir çevredir ve yaratlm ş kültür, ya ş ayan kültürün ykc ya da bozucu etkisiyle kar ş kar şyadr. Ba ş ka bir deyi ş le, zaman içinde toplumlarn ya ş am biçimleri, gelenekleri, sanatlar, teknikleri, be ğ enileri g ibi kültür dedi ğ imiz bilgi ve görgü ile varolmu ş ve özgün mimari dokuyu meydana getirmi ş tir. Tabiki toplumlarn dünya görü ş ü ve birbirleri ile olan etkile ş im arttkça ya ş am biçimleri, mekana dair ihtiyaç, istek ve be ğ enileri de ğ i ş meye ba ş lam ş tr. Ayn zam anda teknolojinin de geli ş mesi ve ya ş am kolayla ş trmas, ekonomik olarak alnabilir olmas, kullanc dostu çözümler içermesi ile cazip bir ürün olarak ya ş ama katlm ş tr. Ancak, Kele ş ve Hamamc’ya göre (1993), 20.yüzyln son çeyre ğ inde geli ş en çevre dü ş üncesi, çevre hakk gibi kavramlar, insano ğ lunun geçmi ş uygarlklarnn ürününe, tarihi çevrelerine, insanl ğn ortak miras ad altnda sahip çkmas ile sonuçlanm ş tr. Bu geli ş meler çerçevesinde kültür ve tabiat varlklarn koruma kanunu olu ş turulmu ş tur. Kültür ve Tabiat Varlklar Koruma Kanunu’na göre, "Kültür varlklar"; tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal ya ş ama konu olmu ş bilimsel ve kültür el açdan özgün de ğ er ta şyan yer üstünd e, yer altnda veya su altndaki bütün ta şnr ve ta şnmaz varlklardr. "Tabiat varlklar"; jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup ender bulunmalar veya özellikleri ve güzellikleri bakmn dan korunmas gerekli, yer üstünde, yer altnda veya su altnda bulunan de ğ erlerdir. "Sit"; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çe ş itli medeniyetlerin ürünü olup, ya ş adklar devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yanstan kent ve k ent kalntlar, kültür varlklarnn yo ğ un olarak bulundu ğ u sosyal ya ş ama konu olmu ş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan etti ğ i yerler ve tespiti yaplm ş tabiat özellikleri ile korunmas gerekli alanlardr . "Koruma"; ve "Korunma"; ta şnmaz kültür ve tabiat varlklarnda muhafaza, bakm, onarm, restorasyon, fonksiyon de ğ i ş tirme i ş lemleri; ta şnr kültür varlklarnda ise muhafaza, bakm, onarm ve restorasyon i ş leridir. "Korunma alan"; ta şnmaz kültür ve tabiat varlklarnn muhafazalar veya tarihi çevre içinde korunmalarnda etkinlik ta şyan korunmas zorunlu olan alandr (http://www.mevzuat.gov.tr/ , eri ş im ş ubat 2012). Kentin kimli ğ i ve belle ğ i, kültürel çevre ile var olur. Tek yapnn korunmas önemlidir ancak asl koruma doku boyutunda oldu ğ unda sürdürülebilir kültürel bir çevreden söz edilebilir. Bu nedenle, özgün kimli ğ iyle bugüne ula ş an kentsel dokularn sürdürülebilir olmas önemlidir. Bu amaçla koruma imar planlar yaplr. Kültür Ve Tabiat Varlklarn Koruma Kanunu’na göre, “Koruma Amaçl İ mar Plân ” ; bu Kanun uyarnca belirlenen sit alanlarnda, alann etkile ş im - geçi ş sahasn da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlklarnn sürdürülebilirlik ilkesi do ğ rultusunda korunmas amacyla arkeolojik, tarihi, do ğ al, mimarî, demografik, k ültürel, sosyo - ekonomik, mülkiyet ve yapla ş ma verilerini içeren alan ara ş trmasna dayal olarak; hali hazr haritalar ??? ??? 141 üzerine, koruma alan içinde ya ş ayan hane halklar ve faaliyet gösteren i ş yerlerinin sosyal ve ekonomik yaplarn iyile ş tiren, istihda m ve katma de ğ er yaratan stratejileri, koruma esaslar ve kullanma ş artlar ile yapla ş ma snrlamalarn, sa ğ lkla ş trma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarn, açk alan sistemini, yaya dola şm ve ta şt ula şmn, alt yap tesisle rinin tasarm esaslar, yo ğ unluklar ve parsel tasarmlarn, yerel sahiplilik, uygulamann finansman ilkeleri uyarnca katlmc alan yönetimi modellerini de içerecek ş ekilde hazrlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararlar, tutumlar, pl ân notlar ve açklama raporu ile bir bütün olan nazm ve uygulama imar plânlarnn gerektirdi ğ i ölçekteki plânlardr. Ayn kanuna göre, “ Ta şnr ve ta şnmaz kültür ve tabiat varlklarn bulanlar, malik olduklar veya kullandklar arazinin içinde kültür ve tabiat varl ğ bulundu ğ unu bilenler veya yeni haberdar olan malik ve zilyetler, bunu en geç üç gün içinde, en yakn müze müdürlü ğ üne veya köyde muhtara veya di ğ er yerlerde mülki idare amirlerine bildirmeye mecburdurlar. ” ( http://www.mevzuat.gov.tr/ , er i ş im ş ubat 2012). Bu kültürel alanlarn kullanm ş artlar da ayn kanunla belirlenmektedir. Koruma amaçl imar plan hangi verileri içerir?. “Koruma Amaçl İ mar Planlar Ve Çevre Düzenleme Projelerinin Hazrlanmas, Gösterimi, Uygulamas, Denetimi Ve M üelliflerine İ li ş kin Usul Ve Esaslara Ait Yönetmelik” ile bu projelerin hangi meslek insanlar tarafndan yaplabilece ğ i belirlenmi ş tir. Bu ba ğ lamda, Koruma amaçl imar planlarnn müellifi, ş ehir plancs veya ş ehir ve bölge plancs veya kent plancsdr . Planlama ekibinde alann konumu, sit statüsü ve özellikleri göz önünde bulundurularak mimar, restorasyon konusunda yüksek lisans yapm ş mimar, sanat tarihçisi, arkeolog, sosyolog, mühendis, peyzaj mimar gibi meslek gruplarndan yeterli sayda uzman görev alr (http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/23263.html, eri ş im ş ubat 2012). Türk Mühendis ve Mimar Odalar Birli ğ i Mimarlar Odas Serbest Mimarlk Hizmetlerini Uygulama , Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeli ğ i ’ne göre, Mimarn ihtisasna, formasyonuna ve i ş tigal konusuna göre; müellif olarak tasarlamaya, uygulamaya, kabule, imzaya yetkili ve sorumlu oldu ğ u mimarlk hizmet alanlar ndan birincisi mimari tasarm hizmetidir. Bu hizmet, Mimari proje hizmetleri, rölöve, restitüsyon, restorasyon hizmetleri, imala t projesi çal ş malardr (25833 sayl Resmi Gazete, 2 Haziran 2005). Kültürel çevreler küreselle ş me ile olu ş an kimliksizle ş menin tehditi altndan koruma bilinci ve çevre bilinciyle kurtulabilir. En önemli nokta, çok geç olmadan dokunun özellikle korunabi lmesidir. ÇEVRE SORUNU OLARAK RANT DE Ğ ER İ VE KENTSEL DE Ğİ Ş İ M/ DÖNÜ Ş ÜM Kele ş ve Hamamc’ya göre (1993), “Kültürel çevrenin korunmasna yönelik toplumsal bilincin yeterince geli ş memi ş olmas, kentle ş menin hz kazanmas ile kentsel arsa rantnn çok yüksek düzeylere ula ş mas, ekonominin yapsal nedenleriyle ta şnmazlarn spekülasyon arac olmas, kültürel çevreyi korumak, onarmak için yeterli kaynak bulunmamas ile de birle ş ince, kültürel çevreyi korumak oldukça güçle ş mektedir.”. Küreselle ş me ile olu ş an kimliksizlik gibi rant ile olu ş an de ğ i ş im/ dönü ş üm kente, kentin dokusuna za rar veren bir çevre sorunu olarak kar şmza çkmaktadr. Örne ğ in, bahçeli tek aile evi olarak geli ş tirilmesi dü ş ünülen yerle ş imler kentin büyümesi ile kent merkezlerinde kalmalaryla zaman içinde dönü ş meye ve yükselmeye ba ş lam ş lardr. Bu durum, ba ş ta konut ve ona uygun altyap ve sokak büyüklüklerini zamanla ta şyamaz olmu ş , güne ş in ula ş amad ğ dar ve karanlk sokaklarn, insan yo ğ unlu ğ unun artmasna ve araba y ğn yollarn olu ş masna ve de gürültü gibi çevre kirliliklerine sebep olmu ş tur. Eski ş ehir’den ö rneklendirmek gerekirse, Deliklita ş mahallesi iyi bir örnek olacaktr. Mahallede az katllarn yannda, 8 ve üstü katl yaplar birarada görmek mümkündür. Osmangazi ve Ertu ğ rulgazi mahallelerinde 1960l yllarda 1 - 2 katl ikizevler olarak kurulan mahallel er bugün 3 - 4 katl yaplarla dolmaya ba ş lam ş tr. Gelecekte sokaklar dar ve karanlk, altyaps yetersiz, araç trafi ğ i ve yaya trafi ğ i yo ğ un yani gürültü kirlili ğ i olan, doku içinde alçak eski binalar ve yüksek yeni binalardan olu ş an düzensiz bir görüntü k irlili ğ ine sahip yerle ş imler olacaklardr. Yeni yapla ş malarda zemin katlarn garaj olarak de ğ erlendirilebilmesi için mevcut a ğ açlarn kesilmesi ile de hava kirlili ğ inin artmasna neden ??? ??? 142 olacaktr. Bu tip de ğ i ş imlerde/ dönü ş ümlerde birincil etmenin kentin büyümesi ile birlikte rant oldu ğ u ve ikinci nedeni çevre bilincinin yerle ş memi ş oldu ğ u açktr. Mevcut konutlarn, bu tip dönü ş üme u ğ rayan çevrelerde, i ş yeri olarak da de ğ erlendirilmesi olasl ğ gelecekte olu ş acaktr. Benzer olarak İ stanbul’da banliyöden metropol merkezine dönü ş en Levent bölgesini verebiliriz. Tanyeli’ye göre, tek aile evinden finans merkezine dönü ş en Levent’te önce Alman etkisi sonra Anglo Sakson ve Amerikan etkileri ile yapsal dönü ş üm rantn da etkisiyle gerçekle ş mi ş tir. ( İ stanbul’un Y üzleri, U ğ ur Tanyeli İ le Levent, adl belgesel pogram, http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=575 , eri ş im ş ubat 2012 ). Resim 8 .6: İ stanbul Levent’ten bir eski foto ğ raf. ( İ stanbul’un Yüzleri, U ğ ur Tanyeli İ le Levent, adl belgesel pogram, http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=575 , eri ş im ş ubat 2012) Resim 8 .7: İ stanbul Levent’ten yeni bir foto ğ raf. ( Istanbul City skyline, http://vists - world.blogspot.com/2012/01/istanbul - city - skyline.html , eri ş im ş ubat 2012 ) Tankut, Gönül 1993, “Bir Ba ş kentin İ mar: Ankara: 1929 - 1939”, Ca ğ alo ğ lu, İ stanbul: Anahtar Kitaplar Yaynevi. ??? ??? 143 Özet Çevre, çevre sorunlar ve korunmas konular küresel problemlerin yo ğ un ya ş and ğ günümüzde kapsaml olarak ele alnan çal ş ma alanlarn olu ş turur. Bu çal ş malar çevrenin yapsnn gittikçe bozuldu ğ unu ve bunun için alnmas gereken önlemler üzerine yo ğ unla şr. Çevrenin gerek fiziki (do ğ al ve yapay çevre) gerekse toplumsal yapsnn (kültürel, ekonomik, demogra fik) sa ğ lkl olmas ula şlmaya çal şlan bir hedeftir. Ancak bu hedefe ula ş mak için alnacak küresel ölçekte önlemler d şnda bunun devamll ğ yani sürdürülebilirli ğ i de önemlidir. Bu ba ğ lamda, çevre bilincinin olu ş mas ve geli ş tirilmesi birincil önemlidir. Dünya üzerinde var olan ekolojik dengenin daha fazla ypratlmamas için alnacak önlemler farkl tarihlerde uluslararas baz protokollerle belirlenmi ş tir. Dünya devletlerinin ço ğ unun imzalad ğ bu protokoller d şnda ye ş il bina sertifika sistemleri, eko - etiketler de bulunmaktadr. Bununla birlikte, sürdürülebilir çevre, sürdürülebilir kalknma, yava ş ş ehirler, eko - yerle ş imler gibi kavramlar yo ğ un olarak hayatmza girmeye ba ş lam ş tr. Ayn zamanda mevcut yap sto ğ unun da iyile ş tirilmesi gereklidir. U la şm sistemlerinde, fosil yaktl araçlar yerine yenilenebilir enerji kaynaklarna yönelmek, karbon salnmn en aza indirmek, ormanlk alanlarn art ş için gayret göstermek çevrenin korunmasnda etkili admlar olacaktr. Yaratt ğmz çevre kirlili ğ i ca nllarn ya ş am alanlarn yok etmekte ve ekolojik dengenin bozulmasna sebep olmaktadr. Ekolojik dengenin bozulmas, geri dönü ş türülemez boyutlara ula ş t ğnda ya ş am tüm canllar için hayati tehlikeye ula ş abilir. Bu nedenle çevresel sorumluluk önce bizimdi r. ??? ??? 144 Kendimizi Snayalm 1. Fiziki ve toplumsal özellikleri olan d ş ortama ne denir ? a. Kent b. Yerle ş ke c. Site d. Çevre e. Mahalle 2. Çe ş itli bilim dallarn içinde toplayan, insan do ğ a ili ş kilerini ve çevre sorunlarn inceleyen uygulamal ve disiplinleraras bilimler ne olarak tanmlanr? a. Sürdürülebilir yakla şm b. Çevrebilim c. Do ğ a bilimleri d. Çevre koruma e. Ş ehircilik 3. Canllarn hem kendi aralarnda hem de çevreleriyle olan ili ş kilerini tek tek veya birlikte inceleyen bilim dalna ne denir ? a. Epistomoloji b. Ergonomi c. Ekoloji d. Tp e. Çevrebilim 4. “Son a ğ aç kesildikten, son nehir zehirlendikten, son balk tutulduktan sonra ancak, siz parann yenmez bir ş ey oldu ğ unu anlayacaksnz” diyen Kzlderili kâhin neyin önemini vurgulamaktadr ? a. Üretim ili ş kisi b. Parann de ğ eri c. Do ğ a d. Çevre bilinci e. Yemek kültürü 5. A ş a ğdakilerden hangisi çevrenin özel - liklerinden de ğ ildir? a. Do ğ al çevre b. Kültürel çevre c. Yapl çevre d. Ekonomi e. Ekokent 6. A ş a ğdakilerden hangisi çevrenin fiziki biçimlenmesinde bir etmendir ? a. Malzeme b. Sanayi c. Geri dönü ş ebilirlik d. Kimya e. Biyoloji 7. Seferihisar, İ zmir çevre korunmasnda nasl ba ş ar sa ğ lam ş tr ? a. Yava ş ş ehir olarak b. Ky kenti olarak c. Hzl ş ehirle ş erek d. Orman alanlarn azaltarak e. Küreselle ş erek 8. A ş a ğdakilerin hangisi çevrenin korunmas açsndan uygulanan ye ş il bina sertifikalarndan de ğ ildir? a. BREEAM b. BEP c. IISBEE d. CASBEE e. LEED 9. Küresel snma ve iklim de ğ i ş ikli ğ inin etkilerini a ş a ğdakilerden hangisinde görmeyiz ? a. Besin kaynaklarndaki de ğ i ş im b. Buzullarn erimesi c. Modern tarm d. Salgn hastalklarn yaygnla ş mas e. Finans merkezlerindeki art ş 10. Restorasyon projelerinde müellif a ş a ğ - dakilerden hangisi olabilir ? a. Ş ehir Planc b. Mühendis c. Sanat tarihçi si d. Mimar e. Peyzaj Mimar ??? ??? 145 Kendimizi Snayalm Yant Anahtar 1. d Yantnz yanl ş ise “ Çevre Ve Çevrebilim:Tanm ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 2. b Yantnz yanl ş ise “ Çevre Ve Çevrebilim:Tanm ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 3. c Yantnz yanl ş ise “ Çevre Ve Çevrebilim:Tanm ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 4. d Yantnz yanl ş ise “ Çevre Bilinci ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 5. e Yantnz yanl ş ise “ Çevre Özellikleri ” ba ş lkl konuyu yen iden gözden geçiriniz. 6. a Yantnz yanl ş ise “ Çevrenin Fiziki Özellikleri ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 7. a Yantnz yanl ş ise “ Çevrenin Korunmasnda Sürdürülebilir Çevre Ve Yava ş Ş ehirler ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 8. b Yantnz yanl ş ise “ Çevrenin Korunmas İ le İ lgili Sertifikalar Ve Kurumlar ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 9. e Yantnz yanl ş ise “ Çevre Sorunu Olarak Küresel Isnma, Çevre Kirlili ğ i Ve Yok Olan Ya ş am Alanlar ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. 10. d Yantnz yanl ş ise “ Çevre Sorunu Olarak Küreselle ş me: Benzer Çevreler Yaratan Bir Kimliksizle ş me ” ba ş lkl konuyu yeniden gözden geçiriniz. Sra Sizde Yant Anahtar Sra Sizde 1 Çevre, fiziki ve toplumsal özellikleri olan bir d ş ortamdr. Sra Sizde 2 Canllarn hem kendi aralarndaki hem de çevreleriyle olan ili ş kilerini tek tek veya birlikte inceleyen bilim daln ise ekoloji olarak tanmlyoruz. Sra Sizde 3 Ye ş il alan üretiminin hedeflenmesi ve kentsel ölçekte standart lara, yasa ve yönetmeliklere uygun tasarm ve planlamalar yaplmas. Sra Sizde 4 Evet, ekolojik dengenin bozulmasna yol açt ğ için yanl ş bir çevre politikasdr. Sra Sizde 5 LEED, BREEAM, IISBE, CASBEE, CASBEE APRS ve DGNB Sra Sizde 6 Do ğ al karbon kullanclarnn orann artrmak yani karbon miktarn atmosferden emecek çözümlere ihtiyaç vardr ve en pratik çözüm de CO2 emen ve yerine O2 üreten a ğ aç miktarn artrmaktr . Ormanlk alanlar artrmaktr. Sra Sizde 7 Kültür ve tabiat var lklarnn sürdürülebilirlik ilkesi do ğ rultusunda korunmas amacyla arkeolojik, tarihi, do ğ al, mimarî, demografik, kültürel, sosyo - ekonomik, mülkiye t ve yapla ş ma verilerini içerir. ??? ??? 146 Yararlanlan Kaynaklar Dalkran, A., Do ğ rusoy, İ .T. (2009), “ Sürdürülebilir Kentler, Yava ş Ş ehir Hareketleri Ve Yerel Yansmalar ”, YAPI Aylk Kültür, Sanat ve Mimarlk Dergisi, Istanbul: Y.E.M. Yayn, 337.Say. İ spir, Eyüp G., (2000) Ş ehirle ş me, Editör: ziyaettin Bildirici, Eski ş ehir: Anadolu Üniversitesi Yaynlar Karabulut, Murat, (2008), “ Küresel Isnma Ve İ klim De ğ i ş ikli ğ i ”, s.164 - 201, Çevre Kirlili ğ i Ve Kontrolü, Ed.: Özer Çnar, Ankara: Nobel Yayn Da ğtm Tic.Ltd. Ş ti. Kele ş , Ru ş en, Hamamc, Can (1993), Çevrebilim, Ankara: Imge Kitabevi Yaynlar: 67. Köse, Ay ş e (2010), “ Ekolojik Mimariyle Ortaya Çkan Alternatif Ya ş amlar ”, YAPI Aylk Kültür, Sanat ve Mimarlk Dergisi, Istanbul: Y.E.M. Yayn, 343.Say, sayfa 48 - 51. Moltay, Ömer, (2010), “ Binalarda Enerji Performans Yönetmeli ğ i Ve Yeni Bina Tasarm ”, Ye ş ilbina Sürdürülebilir Yap Teknolojileri Dergisi, Mays - Haziran 2010, yl:1, say:1, s. 36 - 40, İ stanbul: İ ş Dünyas Yaynclk Ltd. Ş ti. Okutan, Hülya, (2008), “ Gün I ş ğ İ le Aydnlatmann Temel İ lkeleri Ve Geli ş mi ş Gün I ş ğ Aydnlatma Sistemleri ”, İ stanbul: MS GSU, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi Onat, Esen, ( 1982 ), Mekânsal Düzenin Kurulu ş u Ve Mimarlkta Tasarlama Üzerine Kavramsal Bilgiler, Ankara : A.D.M.M.A. Mimarlk Fakültesi, Geli ş tirme Derne ğ i Yaynlar, No:11. Seçkin, N. Papatya, (2011), “ Güne ş e Yakla ş an Ye ş il Örtüleri Alglarken ”, Mimarlkta Malzeme Dergisi, Yaz 2011, Yl:6, Say:20, s. 42 - 50, İ stanbul: TMMOB Mimarlar Odas İ stanbul Büyükkent Ş ubesi Tokman, Leyla Y., Tatar, Elif, (2011) “ Çal ş ma Mekanlarnda Gün I ş ğ Kullanmnn Sürdürül ebilir Mimarlk Kapsamnda De ğ erlendirilmesi ”, Çevre Ve Tasarm Kongresi, Yldz Teknik Üniversitesi, İ stanbul Türk Mühendis ve Mimar Odalar Birli ğ i Mimarlar Odas Serbest Mimarlk Hizmetlerini Uygulama, Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeli ğ i, 25833 sayl T.C. Resmi Gazete, 2 Haziran 2005 . İ nternet Kaynaklar: BREEAM (Building Research Establishment Environmental Assessment Method) , http:// www.breeam.org, eri ş im ş ubat 2012 CASBEE (Comprehensive Assessment for Built Environment ), http:// www.ibec.or.jp/ CASBEE /english/ eri ş im ş ubat 2012 COTE, http://network.aia.org/committeeontheenvironme nt/home/ , eri ş im ş ubat 2012 Çevre Dostu Ye ş il Binalar Derne ğ i, www.cedbik.org , eri ş im ş ubat 2012 DGNB (Deutsch e Gesellschaft fur Nachhaltiges Bauen ) , http://www.dgnb.de/_en/index.php eri ş im ş ubat 2012 Hong Kong Resimleri, http://www.cingundemi.com/hong - kong - resimleri/ , eri ş im ş ubat 2012 Kapadokya, http://tr.wikipedia.org/wiki/Kapadokya , Mila Zinkova , 2006 yl çal ş mas, eri ş im ş ubat 2012 Ku ş evleri , Kültür Ve Turizm Bakanl ğ, http://www.ani.gov.tr/eserler.asp?id=16 , eri ş im ş ubat 2012) Kültür ve Tabiat Varliklarini Koruma Kanunu, http://www.mevzuat.gov.tr, eri ş im ş ubat 2012 Koruma Amaçl İ mar Planlar ve Çevre Düzenleme Projelerinin Hazrlanmas, Gösterimi, Uygulamas, Denetimi ve Müelliflerine İ li ş kin Usul Ve Esaslara Ait Yönetmelik, http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/23263.ht ml , eri ş im ş ubat 2012 Kyoto Protokol, http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/ 3/31/Kyoto_Protocol_participation_map_2010,pn g. , eri ş im ş ubat 2012 LEED (Leadership in Energy and Environmental Design), http://www.usgbc.org/DisplayPage.aspx?Categor yID=19 , eri ş im ş ubat 2012 IISBE (International Initiative for Sustaina ble Built Environment ), http:// www.iisbe.org , eri ş im ş ubat 2012 ??? ??? 147 İ stanbul’un Yüzleri, U ğ ur Tanyeli İ le Levent, adl belgesel pogram, http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id =575 , eri ş im ş ubat 2012 Istanbul City Skyline, http://vists - world.blogspot.com/2012/01/istanbul - city - skyline.html , eri ş im ş ubat 2012 Mardin, http://tr.wikipedia.org/wiki/Mardin_(il) , Nevit Dilmen, 2008 yl çal ş mas, eri ş im ş ubat 2012 TC Anayasas, Madde 56, http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/anayasa.uc ?p1=56 , eri ş im ş ubat 2012 T.C. Çevre ve Ş ehircilik Bakanl ğ, Iklim De ğ i ş ikli ğ i Dairesi Ba ş kanl ğ, http://iklim.cob.gov.tr , eri ş im subat 2012 TDK1: Güncel Türkçe sözlük , Türk Dil Kurumu, http://www.tdk.gov.tr/ eri ş im ş ubat 2012 TDK2: Büyük Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu, http://tdkterim.gov.tr/bts/ eri ş im ş ubat 2012 The U.S. Green Buildin g Council, http://www.usgbc.org/ , eri ş im ş ubat 2012 Schultz, Stephanie , (2012) What about the wildlife? http://www.news - journalonline.com/opinion/letters - to - the - editor/2012/01/23/what - about - the - wildlife.html , eri ş im ş ubat 2012. Ye ş il Bina De ğ erlendirme Sistemleri, http://cedbik.org/sayfalar.asp?KatID=3&KatID1 =25&ID=25 , eri ş im ş ubat 2012 ???