Genel Sivil Toplum ve Devlet www.denizsevim.tr.cx Hazırlayan: DEND Z SEVD M Kamu Yönetimi 3 /030403004 1 SDVDL TOPLUM VE DEVLET DERS NOTLARI Sivil Toplum: 1) Özerk ve devlet dışında örgütlenmelerdir. 2) Gönüllü ve kendiliğinden oluşur 3) Bireysel özgürlüklerin gerçekleştirildiği ve korunduğu bir alandır. Siyasal Otorite: Bir toplum için kolektif yani bütün toplumu ilgilendiren sorunlar hakkında toplumun her bireyini bağlayıcı kararlar alma yetkisi Siyaset: Toplumda ortaya çıkan çatışmaları çözmeye yarayan bir mekanizma Sivil toplum kavramı çeşitli kesimden ve çeşitli görüşten insanlar tarafından da ele alınmıştır. Bunlardan bir tanesi de Anarşist görüşler dir burada anarşist sözü düzeni bozmaya yönelik çalışan anlamından çok toplumun kendi işlerini kendi görmesi bakımından anlaşılmalıdır. Anarşist görüşlerde 2 ayrı kategoride incelenebilir. Bunlar: 1) Toplumcu Anarşist Görüş Bu görüş küçük kaynaşmış toplumlara dayanmaktadır. Bilindiği üzere bu tür toplumlarda iş bölümü ve toplumsal yarar ön plana çıkmaktadır . 2) Piyasacı Anarşist Görüş Bu görüş ise tüm sorunların piyasa mekanizması içerisinde çözüleceğini söylemektedir. Bu görüşün savunucularından Hobs’ta siyasal otoritenin sınırı yoktur. Hobs kralın otoritesini benimsemektedir. Sivil Toplumun Gelişimi Bu dönemlerde toplumu 3’e ayrılıyor a) Siyasal Toplum = devlet + siyasal partiler b) Ekonomik Toplum = Piyasa mekanizması c) Sivil Toplum = özerk, kendiliğinden özgürlük Sivil toplum tanımı yapılırken Devlet dışında (özerk) Gönüllü, kendiliğinden Sivil Toplum Tanımı Bireysel özgürlükler Sivil toplum 4’e ayrılabilir 1) Sivil toplum siyasal toplum ( devlet) 2) Sivil Toplum devlet ayrımı var. 3) Devlete karşı bir sivil toplum. 4) Sivil toplum devlet ilişkisi var. www.denizsevim.tr.cx Hazırlayan: DEND Z SEVD M Kamu Yönetimi 3 /030403004 2 1) Sivil toplum siyasal toplum ( devlet) Eski Yunan’a ( Atina ) kadar gidiyor. Sivil toplum siyasal topluma eşittir diyen Aristo’dur. Hukuksal bir düzen vardır, yurttaşlar yönetime katılmaya başlamıştır. Irak önemli bir örnektir. Bu dönemde doğal hukuk teorisi mevcuttur. Bu teori toplumda doğal bir hal olduğunu ve bu doğal hal sonucunda ise toplumda bir sözleşme meydana geldiğini ve bu sözleşmenin de iş bölümü kavramını ortaya çıkardığı söylenmektedir. 2) Sivil toplum devlet ayrımı var. Pazar ( piyasa ) toplumu ortaya çıkıyor. Birey, hak ve özgürlükleri söz konusudur. Yeni sınıflar ortaya çıkıyor. Ortaya çıkan bu yeni sınıf yeni bir takım haklar talep ediyorlar . Şehirde yaşıyorlar. Mülkiyet hakkı, zenginlik isteniyor. Tarıma dayalı el zanaatları yerini tüccar kesime bırakıyor. Bu dönemde ki bireyler burjuvalardır. Mahkeme, hukuk ve savunma hakkı söz konusudur. Hak ve özgürlükler bireyin devletten aldığı hak ve özgürlüklere dönüşüyor. 3) Devlete karşı bir sivil toplum. Sivil toplum demokrasi ilişkisi söz konusudur.( 1980) Latin Amerika’da etkili olmuştur. Askeri bir yönetim söz konusudur. Doğu Avrupa’da ise tek parti söz konusudur. Sivil toplum burada totaliter, otoriter ve askeri yönetime karşı mücadele aracıdır. Örgütlenerek sosyal hareketler olmaktadır, bunlar; öğrenci, işçi, basın ve en fazla kilise örgütlenmesidir. Devlete karşı bir mücadele söz konusudur ve devleti demokratikleşme çabası vardır. 4) Sivil toplum devlet ilişkisi var. Öncelikle batı toplumlarında ( Batı Avrupa ve Kuzey Amerika ) ayrı bir sivil toplu m tartışması yaşanıyordu. D nsanların var olan sisteme karşı bir memnuniyetsizlikleri vardı. Çözüm olarak ise var olan demokrasinin daha iyiye nasıl götürüleceğini düşünüyorlardır Dş te tam bu noktada çözümü sivil toplum kavramını geliştirmekte buldular. Sivil toplumun yanı sıra Temsili demokrasiden, katılımcı demokrasiye de geçilmesi gerekiyordu. Temsili Demokrasi 1) Seçimler 2) Siyasi Partiler 3) Muhalefet Ek olarak Sivil Toplum Katılımcı Demokrasi Sivil Toplum: Devletten özerk otononom olarak diğer örgütlenme birimleriyle uyumlu çalışan insanların bir araya gelerek yakın çevresinden başlayarak tüm insanların sorunlarını çözmesini amaç edinmiş topluluklardır. Sosyal Sermaye ve Sivil Toplum D lişkisi Sosyal Sermaye = Güven + Karşılıklılık Sivil toplum sosyal sermayeyi yöneten topluluklardır. Sosyal sermaye kavramı demokrasi ve gelişme için önemlidir. Bu dönemde karşılıklı güven var bu da sosyal istikrar için önemlidir. www.denizsevim.tr.cx Hazırlayan: DEND Z SEVD M Kamu Yönetimi 3 /030403004 3 Sivil Toplum Kavramının Oluşumuna Etki Eden Faktörler 1) Modernliğin Dönüşmesi Maddi değerler üzerine kurulmuştur. Güvenlik ve ekonomik refah sayesinde insanların maddi ihtiyaçları bir ölçüde karşılanmış durumdadır. D nsanların maddi ihtiyaçları karşılandığı için maddi sonrası değerler ortaya çıkmıştır. 2) Modern Sonrası ( Post modern) Yaklaşımların Ortaya Çıkışı Bu dönemde kişiler maddi ihtiyaçları karşılandığı için maddi sonrası değerlere yönelmişlerdir. Bunlar: Kadın Hakları, kültürel haklar, kimlik arayışları, bunların yanı sıra yeşilci hareket ve feminist hareket gibi sosyo hareketler sivil toplumu doğurmuştur. 3) Neoliberalist Değerlerin Yükselişi Klasik liberallere göre olması gereken sistemde devlet müdahalesinin en az ve serbest ticaretin olması gerekiyordu. Bu dönemde insanlar birey olmaktan çıkmış her şeyi devletten bekler hale gelmiştir. Sosyal devletin bireyleri pasifleştirdiği ileri sürülmüştür. Siyasal otorite bir toplumda kargaşa ve kaosun olması için lazımdır., Sonuç olarak neoliberallere göre sivil toplum kişileri pasiflikten kurtarıp aktif hale getiriyor. 4) Küreselleşme Günümüzde ekonomik sorunlar, çevre sorunları, terör ulus devletin başa çıkabileceği sorunlar değildir. Devlet sorunları çözmek için sivil toplumdan yardım almalıdır. Sivil toplum kuruluşlarının küreselleşmesine örnek olarak: Hatay’da yapılmış olan medeniyetler buluşmasını gösterebiliriz.( Bu buluşma sivil toplum kuruluşları tarafından organize edilmiştir.) Sivil Toplumun Kuruluş Amaçları 1) Birliktelik Meşruiyet aracıdır. 2) Sosyal ve Siyasal Hizmet 3) Kamusal Alan Kavramı D nsanların ve örgütlerin devlete; ekonomik, siyasal ve diğer alanlarda isteklerini bildirdikleri alan Kişiler isteklerini devlete; müzakere, tartışma, insanları bilgilendirme yoluyla açıklıyorlar www.denizsevim.tr.cx Hazırlayan: DEND Z SEVD M Kamu Yönetimi 3 /030403004 4 4) Yurttaşlık Aktif Yurttaşlık :Bireyin özgürlükleri, bireyin sorumlulukları vardır. Sivil toplum ile bu hak ve özgürlüklerin yeterli olmadığını bu haklar için bireylerin harekete geçmesi gerektiğini söylüyorlar. Sivil toplum dayanışma üzerine kurulmuştur. Bireylerin sosyal sorumlulukları vardır. Yani çevresi için bir şeyler yapması gerekmektedir. D yi Bir Sivil Toplum Anlayışının Ortaya Çıkardığı Sorunlar (Yanılgılar) 1. NGO ( Devlet dışı organizasyonlar) Anlatılan olgular çevre, insan hakları, çevre hakları, yolsuzluk ve yolsuzluğun önlenmesi ile ilgili konular. Atina ve Doğu ülkelerinde bu organizasyonlar artmaktadır. Devlet ve ekonomi dışındaki toplumsal, kültürel organizasyonlar sivil toplumun içine girer. Sendika, ticaret odaları ve çeşitli etnik gruplar, spor grupları, öğrenci grupları, kültürel gruplar, kadınların oluşturdukları günler, sivil toplum örgütleri bu tür organizasyonlara örnek teşkil etmektedir. FAYDALARI : 1. Devlete bilgi sağlar. 2. Yurttaşların artırımına yardımcı olur. 3. Gençlere liderlik eğitimi veriri. 2. Sivil toplum iyidir. Sadece iyi amaçla çalışılmaz. Mafyayı örnek olarak verebiliriz. Mafya iyi amaç dışında işlemler yapabilir. “Kamu yararı bazı ülkelerde tartışılan kavramdır. Her zaman sivil toplum iyi değildir. 3. Güçlü sivil toplum iyi demokrasi demektir. Siyasal katılımı desteklemesi Kişiler arası güvenin artırılması D yi örgütlenmenin demokrasiye faydası 4. Bir ülkede demokrasi olması sivil toplumun güçlü olması anlamında mıdır? Devlet tarafsız olduğundan kamu yararı ön planda oluyor. Bir ülkede demokrasi olması sivil toplumun güçlü olması anlamına gelmez. 5. Sivil toplum devletten mali destek almaz. Genel olarak sivil toplum kuruluşları devletten destek almamalarına karşın bazı yerlerde devlet sivil topluma destek vermektedir. www.denizsevim.tr.cx Hazırlayan: DEND Z SEVD M Kamu Yönetimi 3 /030403004 5 6. Sivil toplum ekonomik toplum için geçerlidir. Sivil toplum özel girişimi sağlar. Güney Kore ve Bangladeş örnek verilebilir. 7. Sivil toplumun büyümesi devletin küçülmesi anlamındadır. Sivil toplumun etkili olduğu toplumlar genelde devletin güçlü olduğu toplumlardır. Sivil toplum ; Politikalar oluşturma, Kurumlar ve kurallar ortaya koyma, gibi konularda önemli bir rol oynamaktadır. 8. Sivil toplum küresel bir boyut kazanıyor. Sivil Toplum Toplumun devletten ayrılması ile sivil toplum meydana geldi. Siyasal otorite mutlak yetkilere sahip değildi. Devlet ( nüfus, ülke, egemenlik ) kavramlarıyla oluşuyor Egemenlik iç ve dış egemenlik olarak ikiye ayrılıyor. Feodal düzende merkezi otorite sağlam değildir. Otoritenin bozulmasıyla kargaşa ve güvesizlik ortaya çıkmıştır. Feodal yaşamda kent önemini yitirmiştir. Toprak sahibi siyasal otoriteyi belirler, kamu yetkilerinin sınırı çizilmiş değildir. Daha sonra Pazar toplumu meydana geliyor. Sanayi ticaret ile kent yaşamı gelişiyor. Pazara ve kara yönelik çalışmalar yapılıyor. Bunlar Avrupa’da sivil toplumun gelişmesini sağlıyor. El zanaatları gelişiyor. Kentte yaşayan esnaf ve tüccarlar yeni haklar talep ediyorlar. Gelişmeyle birlikte bazı sorunlar da ortaya çıkmaktaydı. Bu sorunlar: Tüccarların ve esnafların çıkarları için beraber hareket etmesi aynı zamanda bunların tüzel kişilik olarak sayılmaları sonucunu doğuruyor. Ayrıcalıklar bireye değil bireylerin oluşturdukları topluluklara veriliyor. 13. yy Avrupa’sında ticaretin gelişmesine bağlı olarak esnaflar bir araya gelerek lonca adı verilen teşkilatları kurmuşlardır. Bunlar ise bu günkü sivil toplum kuruluşlarının temellerini oluşturmaktaydı. Feodal beylerin nakit paraya ihtiyaç duydukları dönemlerde loncalar çok fazla ayrıcalık elde etmişlerdir. Haklar topluluğa ait olduğu için meşruiyet kaynağı olmuştur. Kentler siyasal açıdan özerk yerler haline gelmişlerdir. Asillerin kent yaşamına karışmaları Kendi mahkemelerini oluşturmaları Bu ayrıcalıklar daha sonra bireysel özgürlüklerinde önünü açıyor ve Kentlilere yasal olarak özgür kişi statüsü verilmesi Mülkiyet hakkı Satın alma hakkı Kendi işini seçme özgürlüğü Kentlerin kendi kendine idare edilen birimler haline gelmesi Kent yönetimi bölge yönetimi üzerinde etkili olması gibi hak ve özgürlükler elde ediyorlar. www.denizsevim.tr.cx Hazırlayan: DEND Z SEVD M Kamu Yönetimi 3 /030403004 6 Mülkiyet hakkını temel alan özgürlüklerin doğuşu ve 17 – 18 . yy’ da oluşmuş sivil toplum kuruluşları bu temeller üzerinde yükselmektedir. << OSMANLI YÖNETD MD >> Osmanlı yönetimi patrimonyal ( geleneksel ) bir yapıyı benimsemiştir.Bu yönetim sistemi yani iki sınıflı yönetim sistemi Fatih döneminde güçlendiriliyor. Feodal bir sınıf yerine, bürokratik bir sınıf uygulanıyor. Kentlerde Batı Avrupa’da ki gibi bir tüzel kişili oluşmamış ancak loncalar( esnaf ve bazı meslek kuruluşlarından oluşan topluluk ) kurulmuştur. Kökeni ahi örgütlerine dayanmaktadır. Fakat bu örgütler merkezi idareden bağımsız yani özerk değildirler. Loncalar genel olarak; Fiyatları kontrol altında tutmak Kaliteyi kontrol altında tutmak Rekabeti kontrol altında tutma gibi işlerle uğraşırlardı. Bunların başında kethüdalar bulunur ve bu kethüdalar meslek sahipleri tarafından seçilir ve merkezi idare tarafından onaylanırdı. Devlet bu loncaları vergilendirme amacıyla kullanmaktaydı. Loncaların denetimi merkezden uzaklaştıkça azalıyor merkeze yaklaştıkça artıyordu. Loncalar merkezi yönetimin toplumsal ve siyasal alanda düzenini sağlıyordu. VAKIF: Belli bir malın sürekli olarak kamu yararına tahsis edilmesine vakıf denir. Kentte çoğu işler vakıflar tarafından yapılmaktadır.( cami, eğitim, vb ) Yönetici sınıflardaki bürokratların can güvenliği olmadığı için mallarını vakfetmişlerdir.( mallarımı x ailesi kullansın gibi) Vakıfların tüzel kişiliği vardır. Devletten ayrı nadir kuruluşlardan bir tanesidir. AZINLIKLAR: Millet olarak örgütlenmişlerdir. Devlete sadık oldukları ve Cizre vergisini ödedikleri sürece azınlıkların can, mal ve mülk güvenlikleri sağlanmıştır. Dine mezhebe göre çeşitli gruplara ayrılmışlardır. AYANLAR: Ayanlar tımar sisteminin bozulması sonucu ortaya çıkmışlardır. Ayanlar genelde bağlı bulundukları toplulukların haklarını ilerletmek için değil halkı sömürmek için kullanılıyorlardı. Dönem dönem halkı kontrol etmek içinde ayanlar kullanılmıştır. Osmanlı, Batı Avrupa Karşılaştırması Batı’da sivil toplum feodal düzenden kapitalist düzen e geçiyor. Feodal Düzen Kapitalist Düzen Soylular, kilise, krallar merkezi otorite parçalanmış bölünmüştür. Kentler zayıflamışlardı, bu fikir batıda sivil toplumun oluşumunun temelini teşkil ediyor. Kentlerin ticaretle gelişmesi gündeme geliyor. Özerk kurullar ortay çıkıyor. Çeşitli alanlardaki söz sahipleri ortaya çıkıyor. ( yargılama, savunma hukuk) www.denizsevim.tr.cx Hazırlayan: DEND Z SEVD M Kamu Yönetimi 3 /030403004 7 Osmanlı’da merkezi otorite çok güçlü. Soyluların oluşumuna engel olacak tedbirler alınıyor. Lonca Vakıf Bu yapıla özel hale gelememiş nedeni Osmanlının güçlü olması Millet sistemi Ayan Devlette hariç Genç Osmanlılarla ve Jöntürkler ile birlikte, kamusal alan oluşuyor. Toplumun sorunlarının serbestçe tartışıldığı ve yönetime katkısı olan bir alandır. Bu oluşum sivil toplumun temellerini de oluşturuyor. Sivil Toplum Fikrinin Fikirsel ( Felsefi ) Gelişimi Devlet siyasi otorite olmadan toplum ne derece varlığını sürdürebilir. Çeşitli felsefeciler devlet iktidarı modellerini sürdürmüşlerdir. Siyasi otorite olmadan mümkün değildir. 1. Model: Güvenlik Devleti: Bu model Hobbes ve Bodin bu modelin savunucularındandır. D ç savaş döneminde yaşamışlardır. Politikler pragmatik davranmayı düşünüyor. Devlet olmasa tartışma olur. Hıristiyanlık ortaçağda ya din ( kiliseden ) ya da devlet tarafından kaynaklandığı söyleniyor. (toplumsal düzen ). Din’den sadece çatışma doğar dolayısıyla devlete ihtiyaç vardır. Devlet iktidarı sınırsızdır, mutlaktır. 2. Model: Anayasal Devlet: Toplum devlet olmadan kendini koruyabilir. Devlet kendiliğinden oluşuyor, yardımlaşma mümkün. Bazı konularda cezalandırma söz konusu olduğundan ve bu konuda eşitliği de kendileri sağlayamayacaklarından kendilerinin dışında bağımsız bir üst kurul oluşması gerekiyor işte tam bu noktada devlet oluşuyor. 3. Model: Minimum Devlet : Sivil toplum ve devlete karşı devletin olumsuzluklarından söz ediyor. Devletin her şeyi iyi fakat güvenlik açısından minimum düzeyde devlete ihtiyaç vardır. 4. Model: Evrensel Devlet : Hegel’le özdeşleşmiş olan bu model, Sivil toplumun aşılması gereken bir toplum olduğunu ve toplumun aile ile devletin arsında ki bir alan. Ekonomik çıkar ilişkileri hakimdir diyor. 5. Model: Demokratik Devlet: Günümüzdeki sivil toplum kuramı toplumun alt kesimi olarak sivil toplum ortaya çıkıyor. ( J. Mill ) Devletten özerk bağımsız, örgütlü bir toplumsal alanın varlığını zorunlu görüyorlar. www.denizsevim.tr.cx Hazırlayan: DEND Z SEVD M Kamu Yönetimi 3 /030403004 8 SDVDL TOPLUM VE DEVLET DERS NOTLARI VDZE SONRASI SOSYAL SERMAYE Sosyal bağlantıların ilişkilerin ve bunlarla bağlantı olarak ortaya çıkan genel karşılılık normları bu kuramı ilk olarak J.Hanifan isimli bir eğitimci tarafından kullanılmıştır.Hanifan’a göre sosyal sermaye, emlak, kişisel mülkiyet para anlamına gelmiyor. Fakat iyi niyet, dostluk, sempati ve toplumun ve toplumu oluşturan ailelerin etkileşimidir. Kişi tek başına kaldığında çaresizdir, fakat dostlarla ilişkisinde kişinin hayatı belirli bir anlam kazanır. Sermaye kadar kişiye getiri sağlar. Topluluk için genel faydaları vardır. Toplum böylece toplumun kendisini oluşturan o sorunlar karşısında işbirliği olması koşuluyla hemen cevaplar bulacaktır. Toplum böylece kendisini oluşturan şeylerden faydalanır. Bu potansiyel toplumun refahını arttırmak için kolayca kullanılabilecektir. Sosyal Sermayenin Yararları 1. Ekonomik kalkınma için iyidir. 2. Toplumda suç oranının azalmasına katkıda bulunur. 3. Kişinin fiziksel sağlığına katkıda bulunur. 4. Kamu yönetiminin iyi yürümesini sağlar. 5. Kriz anlarında başvurulabilecek bir kaynak oluşturur. Sosyal sermayenin getirileri 2’ye ayrılır: 1. Özel D çsel Getiriler Kişinin çevresi ve bağlantıları geniş ise daha kolay iş bulur. Kişiye fiziksel, zihinsel ve sağlık gibi getiriler sağlar. 2. Konuya Yönelik Dışsal Getiriler Kamudaki herkesin sahip olduğu getirilerdir. Örneğin; suç işleme durumunun eksilmesi gibi. Sosyal sermayenin güçlü olması güvenilir hareket etmeyi ve beraberlik duygusunu arttırır. Ekonomik ve siyasal ilişkiler yoğun bir ilişki olursa fırsatçılık ve aldatıcı davranışlar daha az görülür. Sosyal sermaye fiziksel ve beşeri olanaklar olarak 2’ye ayrılır: 1. Fiziksel sermaye; toplumda kullanılan araç ve gereç, 2. Beşeri sermaye; eğitim faaliyetleri’dir. Sosyal sermayenin doğrudan tüketim değeri vardır.Bir insanın sübjektif refahı onun sosyal sermayesiyle doğru orantılıdır. Sosyal sermaye birçok şekilde görülmektedir; insanın ailesiyle, akrabasıyla, sınıf arkadaşıyla, dernek üyesi olarak vb… şekilde. Sosyal sermaye birçok şekilde sınıflandırılır. www.denizsevim.tr.cx Hazırlayan: DEND Z SEVD M Kamu Yönetimi 3 /030403004 9 1. Biçimsel ve Biçimsel olmayan Sermaye 2. Yoğun / Yüzeysel Sermaye 3. D çe Dönük / Dışa Dönük Sermaye 4. Birleştirici / Bağ Kurucu Sermaye Sosyal sermaye amaçlı ve amaçsız olarak kullanılır. D yi ve kötü amaç olarak kullanılır. Sosyal sermaye ona sahip olmayanların zararına kullanılabilir. Biçimsel olmayan (informel) şekilde ortaya çıkar. Düzenli bir şekilde her zaman bir arada olan kişiler örnektir. Bazı durumda kişilerin amaçlarını gerçekleştirmek için sosyal sermaye daha etkili olur. Yoğun ve yüzeysel sermaye de ise; söz konusu olan ilişkiler birbirine kenetlenmiş şekildedir. Bir fabrikada çalışan işçiler hafta sonu aynı faaliyetlerde bulunuyorsa sosyal sermayenin yoğun olduğunu gösterir. Yüzeysel sermaye ise bu ilişkileri yok sayar. Bu ilişkiler bir kişiye bağlılık veriyor. Buna bağlantılı olarak güçlü ve zayıf bağlar ayırımı yapılmıştır. Bir bağlantının güçlü olabilmesi için bağlılık önemli bir unsurdur. Bir kişi zamanının büyük bir bölümünü belli bir arkadaş grubuyla geçiriyorsa güçlülük söz konusudur. Görüşme, yakınlık ilişkinin güçlü ve zayıf bir bağ olduğunu gösterir. Güçlü bağlar, iş ilişkisinde daha etkilidir. Yakın ve çok görüşülen kişiler iş konusunda birbirlerine yardımcı olacaklardır. Güçlü bağlar, toplumu bir arada tutar. D çe dönük sosyal sermaye kendi üyelerinin maddi, sosyal ve siyasal çıkarlarını korurlar. Dışa dönük sosyal sermaye ise, ortak ihtiyaç ve kamu ihtiyacını hedefler. D çe dönük sermaye; cinsiyet, ırk temelindeki belli bir sınıfa göre biçimlenmiştir. Bunlar, bu kişiler arasındaki bağı daha da arttırır (Sendikalar, meslek odaları). Dışa dönükte ise yardımlaşma amaçlı örgütler söz sahibidir (Kızılay). Kamu ihtiyacı için çalışırlar. Birbirlerine benzemeyen, farklı kişileri bir araya getiren sosyal bağlantılar, ilişkiler birleştirici sosyal sermayedir. Bağ kurucu sosyal sermaye ise, tam tersi yapı, sınıf, etnik grup gibi kişileri bir araya getiren sosyal sermaye türüdür. Birleştirici sosyal sermayenin etkileri daha belirgindir. Benzer kişileri bir araya getiren sermaye türünde bağ kurucu gruplarda de dışsal etkisinin olumsuz olabileceği söyleniyor. Grup üyeleri farklı görüş açılarına sahip değillerse birbirine karşı olumsuz hedefler için harekete geçirilebilir. Hindistan’da Hindu ve Müslümanların beraber üye oldukları örgütlerin de gruplar arası şiddeti önemli ölçüde azalttığı görülmüştür. Bu özellilik her grupta görülür ancak yoğunlukları farklıdır. Birleştirici ve bağ kurucu sermayelerin özellikleri yoğunluk açısından farklılık gösterebilir. Sosyal Sermayenin Değişimine Etki Eden Faktörler Modernleşme Teorisi Toplumlar modernleştikçe o toplumda sanayileşme ve şehirleşme arttıkça o toplumdaki bağlarda çözülür ve zayıflar. Sanayileşme üretim ilişkilerini değiştirir. Kişilerin iş amaçlı olarak köyden kente göç etmesini teşvik eder. Eski dayanışma biçimlerinin yerine yenisi koyulmadan kaldırılıyor. Bu gelişmeler sosyolojinin doğuşu gibi nedenlerle özdeşleştirilmiştir. Sosyal bağların ve geleneklerin ne olduğu üzerine çeşitli teoriler üretilmiştir. Tocqueville Aristokratik düzenin çözülmesiyle onun yerine iki şekille yeni bir düzen kurulabilir. www.denizsevim.tr.cx Hazırlayan: DEND Z SEVD M Kamu Yönetimi 3 /030403004 10 1. Bireyci Demokrasi Siyasal olarak eşit olan eski bağlardan kurtulan vatandaşlar bu yönetim biçiminde kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmeye eğilimlidirler. Birkaç kişinin yönetimi ele geçirip kişiselleştirmesine uygun bir yönetim biçimidir. Örnek: Fransa 2. Yerinden Yönetimci ve Katılımcı Demokrasi Bu demokrasi çeşidinde kamu yararını düşünen ve bu yarar için çalışanlar bu toplumlarda merkezi güçlere karşı bir denge vazifesi görürler. Sivil toplumdaki bu değişmenin yönetim biçimlerine nasıl yansıdığı hakkında bir görüş belirtmemişlerdir. Henry Maine Toplumun sözleşmeye, dayanışma ve statüye dayalı geleneksel toplumlar olarak ayırmışlardır. Tonniesi Topluluk ( cemaat ) ve toplum ayrımı vardır. Durkheim Mekanik Dayanışma – Organik Dayanışma ayrımı vardır. Birbirine benzeyen topluluklarda görülen dayanışmaya mekanik dayanışma denir. Farklı bireylerin ve birbirlerine ihtiyaç duyan toplumlarda görülen dayanışma türüne organik dayanışma denir. Günümüzde sanayileşme kadar olmasa da ona yakın derecede görülen gelişmeler vardır. Siyasi partilerin zayıflaması Seçim kampanyaların medya aracılığıyla yapılması ve kamuoyu yoklamalarına yönelinmesi. Halkın yönetime, hükümete, devlet kurumlarına olan güveninin azalması Ekonomik gelişme artmış, kalkınma artmış, sosyal devlet küçülüp zayıflamıştır, gelir dağılımında dengesizlik meydana gelmiş, aile kurumlarında değişme meydana gelmiştir. Küreselleşmeyle ortaya çıkan bazı gelişmeler vardır; Uluslararası şirketler çeşitli yerlerde fabrikalar kurup orada refah seviyesini artırmaktadır. Ancak buraların ulusal bağımsızlıklarını ve kültürlerini olumsuz yönde etkilemişlerdir. Yerel kültür yok olma tehlikesi yaşamaktadır. Göçlerin artmasıyla toplumların içerisinde kültürel farklılıklar artıyor. Sosyal Sermayeyi Artıran Faktörler 1. Teknolojik yenilikler sivil toplumu etkilemektedir. Sosyal sermaye oluşumunu olumlu yada olumsuz etkilemektedirler. 2. Sosyal ve siyasal girişimcilerin ( liderlerin ) sayısal olarak fazlalığı sosyal sermayenin oluşuma etki eder. 3. Devletin yapısı ve politikaları 4. Devlet halka eğitim vererek sosyal sermayeyi artırabilir. 5. Savaşlar, ekonomik kriz, doğal afetler sosyal sermayeyi artırabilir.