1 - Fizyoloji Tad ve Koku Fizyolojisi TAD VE KOKU FİZYOLOJİSİ dr.bekir çoksevim Tat fizyolojisi ? Tat, genel anlamda ağız içerisinde eriyik haldeki stimulusları fark etme ve tanıma anlamına gelir. Tadalma duyusu ilk olarak tat cisimcikleri tarafından algılanır. Tad cisimcikleri; ? dil, ? yumuşak damak, ? epiglot, ? farenks ve ? larinkste bulunur. ? Her bir tat cisimciği 40-50 tad hücresinden oluşur. Ortalama 10 günlük ömürleri olan tad hücreleri, destek hücrelerce mitotik bölünme ile yenilenir. ? Tad cisimcikleri, papillalarla ilişkilidir. Tat cisimcikleri, ? Dört tip tadalma papillasının epitel yüzeyinde geniş olarak yer alırlar. ? 1. Fungiform papillalar; dilin 2/3 ön kısmında bulunurlar. Chorda tympani tarafından inerve ? olunurlar. ? 2. Filiform papillalar; Tüm dil sırtına yayılmış keratinize yapılardır ve tad alma fonksiyonları yoktur. ? 3. Sirkumvallat papillalar; terminal sulkusun önünde V şeklinde yerleşirler. her biri hendek gibi siperlerle çevrilmişlerdir. Tad alma tomurcuklarından zengindirler. ? 4. Palatal papillalar; sert damak-yumuşak damak bileşkesinde bulunurlar. Sayıları 5-20 civarındadır. Genelde sadece tad alma reseptörleri içerirler. Dil ? Tat innervasyon ? Dilin 2/3 ön kısmında yerleşik tad tomurcukları fasial sinirin korda timpani dalı ile, ? 1/3 arka tarafta yerleşik tad tomurcukları ise Glossofarengeal sinirin lingual dalı ile inerve olurlar. ? Yumuşak damakta yerleşik tad cisimcikleri fasial sinirin superfisial dalı ile, ? epiglotta yerleşik cisimcikleri ise vagal sinirin superior laringeal dalı ile inerve olurlar. ? 10. kranial sinir muhtemelen epiglotitis ve yukarı larinks, ? 11. ve 10. kranial sinir de larinksteki tad tomurcuklarını inerve eder. tat ? Dil ve oral kavitede trigeminal sinirin serbest uçları da bulunmaktadır. ? Genikulat ganglion, ? superior petrozal ganglion, ? nodozal ganglion, ? nükleus solitarius (medulla da), ? İpsilateral parabrakial nükleus (pons ta), ? nükleus arkus (talamus ta) ve ? parietal ve ön korteks nöral yolları ? ve merkezleri oluşturur. Tat duyusu ? Tad sadece koku duyusu ile ortaklık kurmaz. ? Dil ve damak mukozası ? deği, soğuk ve sıcak uyaranlar içinde duyardır ? Salt tat duyusu algısı için deği, basınç, ısı gibi duyumlar ayrılmalıdır, ? Tat reseptörlerinin uyarılması için uyaran karakteri; ? vücut ısısında olmalı, ? deği duyusu uyandırmamalı, ? ve kokusuz olmalıdır. ? Bütün bu duyumların eliminasyonu sonucu geriye tatlı, acı, ekşi ve tuzlu, umami tadları kalır. Tad tomurcuğu Papilla Tat’ların Potansiyelleri ? Tuzlu tad, iyonize tuz ile oluşur. ? Dil ucunun kenarları daha duyarlı olmakla beraber dilin tüm kenarları boyunca algılanır. ? Tuzlu uyaranlar Na iyonunun apikal kanallardan hücre içine girişi ile AP meydana gelir. Sodyum kanal blokeri tuzlu tadı inhibe eder. ? Ekşi tadı asitler oluşturur ve dilin orta kısmının yan kenarlarınca algılanırlar. ? Uyaran H ve K kanallarını bloke ederek reseptörün depolarize olmasını sağlar. • The Umami- is one of the five basic tastes together with sweet, sour, bitter, and salty. • Taste buds- The different areas of taste on your tongue tatlar ? Tatlı algıyı, şeker, glikol, aldehitler, ketonlar, aminler, ester, aminoasitler, sulfonik asitler,halojen grubu asitler, berilyum ve inorganik kurşun tuzları oluşturur. ? Dil ucu tarafından algılanır. ? Uyaran moleküller; membran reseptörüne bağlanarak G protein yoluyla adenilat siklazı aktive ederek cAMP miktarının artmasıyla tatlı tat duyumu için gerekli AP oluşur. ? Acı tadı alkaloidler, kinin, nikotin, striknin oluşturur. ? Dil kökünün kenarları duyarlıdır. ? Acı uyaranları; ER’dan Ca salınımını tetikleyerek fosfolipaz C yolu aracılığıyla duyum için gerekli AP oluşumu gerçekleşir. düşünceye kapılması mümkün değildir. Tat alma duyusu algı farklılıkları ? Propiltiurasil adlı maddeyi bir kağıda emdirip kişilerin dilleri üzerine koyduğumuz zaman 100 kişiden 25'i herhangi bir tadı almadıklarını ifade etmektedirler. ? Tatlı tadını alan alıcı hücreler, şekerde bulunan hidroksil (Oh) gruplarından etkilenirler, ? ekşi alıcıları asitlerden (H) etkilenirler, ? tuzluyu alanlarsa (Na) gibi metal ionlarından etkilenirler. Zehirlerin çoğu alkaloiddir ? . Alkaloidleri yani acı tatları alan bölgenin dil kökünde olması bu zehirli maddelerin bu bölgeye değdiğinde kusma refleksini uyararak kişiyi zehirlenmekten koruma amacı yatmaktadır. ? Dil sadece 4 saf tadı tanıdığından lezzetleri ayırt etmede koku duyusunun yardımına ihtiyacı vardır. ? Tatların % 0-90'ı kokular aracılığıyla tanınır. ? Bu nedenle nezle olup da burun tıkandığında tatlar alınamaz. Tat algısı çeşitli faktörlere bağlı bozulabilir ? 1. İnfeksiyöz hastalıklar; ? 2. Granülomatöz hastalıklar ? 3. Nörolojik hastalıklar ? 4. Metabolik sorunlar ? 5. Farmakolojik ajanlar ? 6. Radyoterapi ? 7. Genetik sorunlar faktörler ? 8. Fizyolojik olaylar ? Gebelik ? Mensturasyon ? 9. Çevresel faktörler ? Sigara ? Pipo ? Takma protezler ? Sıcak gıda ve sıvı alma alıkanlığı ? Kimyasal ajanlara sık maruziyet ? 10. Diğer ? Yetersiz gıda alımı ? Anestezi ? Postoperatif dönem Tat alma bozuklukları ? • Disguzi: Tad alma duyusundaki bozukluğun genel adı ? • Meteroguzi; yiyecek ve içeceklerden farklı tad alma ? • Aguzi; tad alma duyusunun tamamen kaybolması ? • Hipoguzi; tad alma duyusunun keskinliğinin azalması ? • Kakoguzi; daha önce güzel tad alınan stimuluslardan hoşa gitmeyen, kötü tad alınması ? • Fantoguzi; tad stimulasyonu olmadan tadın algılanması. KOKU DUYUSU ? Nasal mukoza regio olfactoria ve regio respiratoria olmak üzere iki kısma ayrılır. ? Koku duyusu ile ilgili olan kısım, üst konka hizasından çekilen çizginin üst kısmında kalan regio olfactoriâ dır. ? Regio olfactoria, septumun üst I /3 üst kısmı, üst konka ve bunun üstünde kalan kısım ile nasal çatıyı içerir. ? Buradaki epitel, duyu epiteli karakterindedir. Smell ? Chemical detection ? Object identification ? Sexual signaling Nasal Anatomy Olfaktör Epitel: ? Dört tip hücreden oluşur. ? 1-Olfaktör hücreler: ? Reseptör hücreler de denilen bu hücreler insanda yaklaşık 50 milyon adet bulunmaktadır. ? Olfaktif hücreler destek hücreleri arasına yerleşmiş oval bipolar hücrelerdir. ? Hücre yüzeyinde olfaktif yüzeyi arttırmakla görevli silyalar mevcuttur. ? Bu siller lipid içeriğine sahiptir. ? Bu hücrelerin aksonları 15-50 lif halinde n. Olfactorius’u oluşturarak lamina cribrosadan geçtikten sonra bulbus olfactoriusa ulaşırlar. ? 2-Destek hücreler: ? Olfaktör hücreleri birbirinden ayırır. Sitoplazmalarında sarı renkli granüller vardır. Aksiyon potansiyeli taşımadıklarından koku iletiminde rol oynamazlar. ? 3-Mikrovillüslü hücreler: ? Olfaktör hücrelerin 1/10’u kadar sayıdadırlar. Fonksiyonları tam olarak bilinmemekle birlikte kemoreseptör oldukları düşünülmektedir. ? 4-Bazal hücreler: ? Stem hücre olarak görev yaparlar. ? Zarar gören reseptör hücrelerin yenilenmesini sağlarlar. ? Bu yenilenme siklusu yaklaşık 30-40 gün sürer. Koku akış şeması Olfactory Epithelium ? Receptors have four parts cilia, olfactory knob, olfactory rod and the axon. ? Olfactory nerve - the axons of the olfactory receptors form bands which travel to the olfactory bulb Olfaktör Bulb. 29 Olfactory Bulb ? Olfactory bulb - organ which houses all the nerves which receive inputs from the olfactory receptors (mitral cells and periglomerular cells) ? Limbic and Thalamic connections ? Olfactory cortex (frontal lobe) Olfactory Pathway Koku Korteksi ? Lateral olfaktif alandan çıkan sekonder lifler aynı zamanda temporal lobun hipokampal gyrusu ve ? Frontal lobun gyrus singulatusuna giderler. ? Bu her iki gyrusu içeren alan; rhinensefalon klasik olarak kokunun kortikal merkezi olarak bilinir. Central Olfactory Pathways Olfactory Receptors Olfactory Bulb Thalamus Limbic System Olefactory Cortex OdorantCentral Olfactory Pathways Olfactory Receptors Olfactory Bulb Thalamus Limbic System Olefactory Cortex OdorantCentral Olfactory Pathways Olfactory Receptors Olfactory Bulb Thalamus Limbic System Olefactory Cortex OdorantCentral Olfactory Pathways Olfactory Receptors Olfactory Bulb Thalamus Limbic System Olefactory Cortex OdorantCentral Olfactory Pathways Olfactory Receptors Olfactory Bulb Thalamus Limbic System Olefactory Cortex OdorantCentral Olfactory Pathways Olfactory Receptors Olfactory Bulb Thalamus Limbic System Olefactory Cortex Odorant Olfaktif Stimülasyon için; ? Uyaranın: ? Uçucu olup olmaması ? Partiküllerin difüzyonu yeteneği ? İnspirasyon havasındaki konsantrasyonu ? Regio olfactoria'ya ulaşan havanın miktarı ? Lipid/su erime oranı ? Regio olfactoria'nın durumu ? Olfaktif yolların işlerliği ? Olfaktif kortikal yolların bütünlüğü. yapısı görülen kimyasal maddenin üç türevinin kokusu gül gibidir. Ancak her biri farklı kokusuyla birbirinden ayrılır. (92) Leylak ve baharat, (93) ozon ve meyve, (94) tarçın, karanfil, baharat ve leylak kokularıyla karışık gül gibi kokar. Moleküller arasındaki çok küçük farklılıklar, çiçeklerin ve meyvelerin birbirlerinden çok farklı kokulara sahip olmasına neden olur. Koku için;üzerinde birleşilen tek teori yoktur. Bu teorileri iki ana başlıkta toplanabilir: ? 1- Dalga Teorisi: ? Kokulu maddelerin ses ve ışık gibi bir takım dalgalar yayması ilkesine dayanır. ? 2- Korpüsküler Teori: ? Kokulu madde partiküllerini havada taşınması sonrası Olfaktör yüzey membranında bir takım kimyasal değişimlere yol açması temeline dayanır. ? Diğer Teoriler: ? Kimyasal Teori: ? Fiziksel Teori: ? Elektrokimyasal Teori: ? Stereokimyasal teori: ? Vibrasyon Teorisi: ? Penetrasyon Teorisi: ? Koku Bağlayıcı Protein Teorisi: ? Bütün bu teoriler reseptör hücreleri uyarılmasını açıklamaya yöneliktir.Uyarımdan sonra uyarının taşınması diğer uyarıların iletilmesi gibidir. Koku test yöntemleri (subjektif) ve (objektif) testler ? Psikofizik Testler: ? Kokunun klinik olarak değerlendirilmesinde kullanılan psikofizik testler dört grupta toplanabilir. ? Kokunun algılanması ? 1-Koku algılama testleri: Kişinin algılayabildiği en düşük konsantrasyondaki koku, eşik değeri olarak adlandırılır. Ancak bu konsantrasyon sabit bir rakam değildir ve her denemede farklı sonuçlar elde edilebilir. Bu nedenle ortalama eşik değeri matematiksel olarak hesaplanır. ? Kokunun diskriminasyonu ? 2-Koku diskriminasyon Testleri: ? Kokunun diskriminasyon özelliğini araştırmak çok kullanılan bir işlem değildir.Burada hastadan istenen, ona verilen kokuyu tanıması, identifiye etmesi, belirlemesi ya da hatırlaması değil, sadece kokular arasında ayırım yapmasıdır. ? 3-Elektro-olfaktografi: ? İlk kez 1956 yılında Ottoson kurbağaların kokuyla uyarılmış olfaktor bölgelerinden yavaş, negatif ve monofazik potansiyeller elde etmiştir. Buna ek olarak farklı uyaranlara karşı farklı yanıtların ortaya çıktığı gösterilmiştir. ? Elektro-olfaktogramda regio olfactoria üzerine bir elektrot yerleştirilir. Eğer reseptör uyarılırsa negatif bir dalga oluşur. ? 4-Uyarılmış olfaktör potansiyeller: ? Koku uyarımı ile elektroensefalografide değişiklik ortaya çıkabileceği düşünülmüş ve ilk kez 1966 yılında Finkenzeller koku uyarımı ile serebral uyarılmış potansiyelleri tanımlamıştır. Koku Alma Bozuklukları ? Koku almak, koku parçasını yakalayıp tanımak anlamına gelir. ? Kulak Burun Boğaz yönünden koku alınımı, Nörolojik yönden iletimini engelleyen patolojileri bulunmayan ve koku testlerine yanıtı olan kişiler normosmik olarak nitelendirilir. Duyarsızlık nedenleri ? Burundaki Lezyonlar ? Enfeksiyonlar ? Metabolik Nedenler ? Tümörler ? Nörolojik Nedenler ? Endokrin Nedenler ? Konjenital Nedenler ? Travma ? İlaçlar ? Kimyasal Gazlar ? Endüstri Tozları ? Kronik sigara kullanımı ? Tıbbi Girişim ? Psikiyatrik Nedenler Fizyolojik Nedenler ? ? Sirkadien değişim ? Mensturasyon ? Gebelik ? Presbiosmi ? İdiyopatik ? Koku duyarsızlığı ? Anosmi: Kokulara karşı duyarlılığın kaybolması, koku alamamadır. Parsiyel anosmide bazı kokulara karşı, spesifik anosmide bir kokuya karşı duyarlılık kaybolmuştur. ? Hiposmi: Kokulara karşı duyarlılığın azalması, koku zayıflığıdır. Parsiyel ya da total olabilir. ? Hiperosmi: Kokulara karşı duyarlılığın artışıdır. Anosmi ve hiposmi gibi parsiyel, total veya spesifik olabilir. ? Dizosmi: Koku alma güçlüğü, kokuyu yanlış algılamadır. ? Kakosmi: Kokuyu sürekli kötü koku şeklinde algılamadır. ? Parosmi: Kokunun tersini algılamak, kokuda kalitatif değişikliktir. ? Fantosmi: Koku halüsinasyonudur. ? Heterosmi: Çeşitli kokuları birbirinden ayırt etme güçlüğüdür. ? Agnozi: Kokuyu almasına karşı yanlış klasifiye etmedir. ? Ağzınızın tadı hep güzel kokulu olsun.