Jeoloji Tarihsel Jeoloji ( karbonifer ) KARBON İFER (EONS) F A N E R O Z O Y İ K PALEOZOYİK MESOZOYİK SENOZOYİK 542 my 251 my 65.5 my 0 ZAMANLAR (ERAS) www.fusunalkaya.net PERMİYEN PERMİYEN KARBONİFER KARBONİFER DEVONİYEN DEVONİYEN SİLURİYEN SİLURİYEN ORDOVİSİYEN ORDOVİSİYEN KAMBRİYEN KAMBRİYEN Erken Paleozoyik Geç Paleozoyik Karbonifer 354 myö-292 myö Kömür Çağı Bataklık ormanlarının ortaya çıkıp yaygınlaşması Ammiyotik yumurtanın keşfi: Sürüngenlerin ortaya çıkması İlk uçan böcekler, Gondvana ile Lavrasya'nın çarpışması: Pangea'nın oluşması Karbonifer Sistemi 1822 yılında İngiliz Jeologlarından William Coneybeare ve William Phillips tarafından İngiltere’de ayırtlanmış ve “Karbonifer” adı zengin kömür oluşuklarının bulunmasına izafeten verilmiştir. Bu devire ait kömürler kuzey Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’da yaygın olarak bulunmaktadır. KARBONİFER KARBONİFER ( 359.2 – 299 my) www.fusunalkaya.net Stefaniyen Üst /Geç Vestfaliyen KARBONİFER Namuriyen Alt /Erken Viziyen Turnaziyen Kuzeybatı Avrupa Kuzeybatı Avrupa www.fusunalkaya.net Orenburgiyen (Gizeliyen) Geç /Üst Ziguliyen Kasimoviyen KARBONİFER KARBONİFER Moskoviyen Orta /Orta Başkiriyen Serpukoviyen Erken /Alt Viziyen Turnaziyen RUSYA RUSYA www.fusunalkaya.net Karbonifer Dünyası Devoniyen sonunda birbirlerine yaklaşmaya başlayan Gondwana ve Lavrusya, karboniferde de bu eğilimi sürdürmüşlerdir. Sibirya'nın, Lavrasya'nın kuzeyine çarpmasıyla, Ural dağları oluştu. Karbonifer boyunca yükselen kıtalarla birlikte erozyon da arttı. Gondvana ve Lavrasya çarpışmasıyla dev kıta Pangea oluşmuştur. Pangea'nın doğusunda ekvatoral konumda uzanan, Tetis okyanusu yeralmaktadır. Gelecekte Doğu ve Güney Doğu Asyayı oluşturacak olan kara parçaları Tetisin doğusu boyunca diziliydi. Kıta çarpışmaları sonucu karaların yükselip alçalması ve kutup buzullarına bağlı olarak deniz seviyesinin yükselip alçalması Karbonifer dünyasına şekil veren olaylardı. Karboniferin başında dünya Karboniferin sonunda dünya sibirya Lavrusya Gondwana Lavrusya Gondwana tetis Karbonifer İklimi Dönemin başında iklim oldukça nemli ve tropikti. Karbonifer ağaçlarında yaş halkalarının belirgin olmaması, mevsimsel farklılıkların olmadığını düşündürüyor. Pangea tropiklerini kaplayan engin ormanlar kuzeyden ve güneyden çöllerle kuşatılmıştı. Gondwana'nın güney kutbu üzerinde bulunan kısmı büyük buzullarla örtülüydü. Dönemin ikinci yarısında Pangea tek bir kara parçası halinde birleştikçe, iklim kuraklaştı ve genişleyen kutup buzullarıyla birlikte bir soğuma eğilimi başladı. Gondwana'nın güneyinde milyonlarca yıl boyunca süren buzul çağı tüm yeryüzünü etkiledi ve buzul tabakalarındaki değişimler, deniz seviyesinde sürekli bir salınıma neden oldu. Karboniferde de sığ denizler, deniz omurgasızlarının birincil yaşama alanı oldu. Ancak Gondwana buzulundaki büyüme ve küçülmelere bağlı olarak, denizler zaman zaman çekilip sonra yeniden kıtaların üstünü kaplıyodu. Kıtaların yükselmesiyle artan erozyon, deltaların artmasına yol açtı.. Karbonifer’de Yaşam Dünya kömür rezervlerinin büyük bir kısmı bu zamana ait olduğundan, bu devire "karbon içeren" anlamında "Karbonifer" adı verilmiştir. Karbonifer, tüm dünya karalarının ekvatoral düzlemde bir araya toplanmaya başladığı ve bu uçsuz bucaksız kara parçasının büyük bir bölümünün günümüz Amazon ormanlarına benzetilebilecek yağmur ormanlarıyla kaplı olduğu bir dönemdir. Bu uçsuz bucaksız yeşil; bugün artık var olmayan veya günümüz bitkilerinin ataları olan eğrelti ve eğrelti benzeri bitkilerle, ilk tohumlu bitkilerin dahil olduğu, pek çok farklı grubun oluşturduğu bataklık ormanlarıydı. Bu yoğun bitki örtüsünün hayvan sakinleri olan böcekler, kırkayaklar ve akrepler de çağdaşlarına göre dev boyutlardaydı; omurgalıları ise çok çeşitli iki yaşayışlılar temsil ediyordu. Dönemin sonuna doğru, dev kıta Pangea oluştukça ve buzullar büyüdükçe, çekilen deniz suları ve kuraklaşan iklimle birlikte bitkilerin ve ormanların yapısı değişirken, sürüngenler de yavaş yavaş kendilerini göstermeye başlar. Denizel Yaşam Bryozoerler ve brakiopodlar Devoniyen yok oluşundan sonra en çabuk kendine gelen gruplardır. Bryozoerler Erken Karbonifer boyunca oldukça yaygındı. Devoniyende çeşitlenmeye başlayan spherifid brakiopodlar yok oluşun ardından hızla toparlanarak, ekolojik önemlerini yeniden kazandı ve daha da yaygın hale geldi. Kambriyenden bu yana varlıklarını sürdüren bir hücrelilerden Foraminiferler Karboniferde kalkerli ve porselenli yeni kabuklar geliştirdi. Fusulinidler adını alan bu yeni grup bir hücreliler için dev sayılabilecek birkaç santimetre boyutlarına ulaştı. Fusulinidler, Permiyen sonundaki yok oluşlarına kadar oldukça önemli bir grup oldu. Fusulinid fosili Denizlerde ilkel balıların yerini inanılmaz çeşitlilikteki köpek balıkları ve Palaeniscoidler aldı. Karboniferde Avrusya ve Gondwana birbirine yaklaşması ve tek bir kıta haline gelmesi toplam kıyı şeridinin ve yaşama ortamlarının azalmasına yol açtı. Ayrıca Karbonifer boyunca Gondwana buzullarının büyüyüp küçülmesine bağlı olarak deniz seviyesinde sürekli bir salınım görülür. Deniz seviyesi yükseldikçe sığ deniz yaşamı yaygınlaşır, düştükçe de çekilen denizlerin yerini bataklık ormanları alır. Bu nedenle, Karbonifer kayaç oluşumları, kömür oluşumları ve deniz tabakalarının ardalanmasından oluşur. Karbonifer Kara Yaşamı Karbonifer Bitki Yaşamı Karbonifer’de Geç Devoniyen’de ortaya çıkan bitkilerin daha evrimleşmiş, çeşitli ve oldukça büyük biçimleri floraya hakim olur. Geç Karboniferde, bataklık ormanları, Pangeanın ekvatoral bölgesinde bulunan Avrupa ve Kuzey Amerika kıtalarında yaygındı. Pangea'nın güneyini oluşturan Gondvana, daha soğuk iklimiyle oldukça farklı bir floraya sahipti. Geç Devoniyene ait kayaçlarda da kömür yataklarına rastlanmasına rağmen; Dünya kömür stoklarının çok büyük bir kısmının Karboniferde oluştuğu söylenebilir Karbonifer kömür yataklarından elde edilen fosiller bataklık ormanlarının en yaygın türünün boylarının 20- 40 metreyi bulduğu kibrit otları (likofitler) olduğunu gösteriyor. Kömür yataklarının %70'inin kibrit otlarınca oluşturulduğu tahmin ediliyor. Ağaçsı eğreltiler dönemin en baskın ikinci grubuydu. Eğreltilerin en yaygın cinsi 10 metreye ulaşan ve günümüz palmiyelerini andıran Psaronius'tur Karbonifer, omurgalıların karaya tam anlamıyla ayak basıp çeşitlendiği dönemdir. Karboniferin yoğun ve gür bitki örtüsü yeryüzündeki karbondioksitin büyük bir kısmını kendine bağlayıp, atmosferi oksijence zenginleştirdi. Oksijen oranı bu dönemde gelmiş-geçmiş en yüksek seviyesine çıktı. Böcek yaşamı için oldukça uygun bir ortam olan Karbonifer ormanları ve yüksek oksijen seviyesi, günümüzdeki kadar olmasa da oldukça çeşitli olan böcekler, ilk kez bu dönemde kanatlı biçimde ortaya çıkmıştır. Bu dönemde böcekler kadar diğer eklembacaklılar da oldukça yaygındı. Akrepler, örümcekler ve kırkayaklar böceklerle birlikte ekosistemin önemli parçaları haline geldi. Eklembacaklıların pek çoğu bu gün için dev sayılabilecek boyutlardaydı Karbonifer Sonu Karbonifer’deki canlılarının yaşamı, bitkiler olsun, hayvanlar olsun, suya sıkı sıkıya bağımlıydı. Karbonifer sonlarına doğru kıtaların iyice yükselmesi, suların kıyılardan çekilmesine ve artan kuraklıkla bataklıkların azalmasına neden oldu. Bu koşullar Karbonifer canlılarını oldukça etkiledi. Bataklık ormanlarının en önemli grubu olan kibrit otları, kuraklıkla birlikte yerini eğrelti ve at kuyruklarına bırakmıştır. Ayrıca Karbonifer’in sonlarına doğru, büyük böcekler ve iki yaşamlılar da azaldı. Kozalaklılar ve diğer gelişmiş açık tohumlularla kuraklığa zaten uyum sağlamış olan sürüngenler Permiyende çok daha baskın hale geldi. Dönemin sonunda, yaşam canlılar için zorlaşmışsa da Karbonifer bir kitlesel yok oluşla sonlanmaz