Jeoloji Tarihsel Jeoloji ( Siluriyen ) SİLURİYEN (EONS) F A N E R O Z O Y İ K PALEOZOYİK MESOZOYİK SENOZOYİK 542 my 251 my 65.5 my 0 ZAMANLAR (ERAS) www.fusunalkaya.net PERMİYEN PERMİYEN KARBONİFER KARBONİFER DEVONİYEN DEVONİYEN SİLURİYEN SİLURİYEN ORDOVİSİYEN ORDOVİSİYEN KAMBRİYEN KAMBRİYEN Erken Paleozoyik Geç Paleozoyik - Siluriyen Paleozoyik’in üçüncü devridir. - 1835 yılında, Galler’de çalışan Murchison Galler’de incelediği istifi bu bölgede yaşamış olan Silures kavmine izafeten Siluriyen Sistemi olarak adlamıştır SİLURİYEN SİLURİYEN ( 443.7 - 416 my) www.fusunalkaya.net Landoveriyen Venlokiyen Alt / Erken Ludloviyen Pridoliyen Üst / Geç SİL URİYE N KAT / ÇAĞ SERİ / DEVRE SİSTEM / DEVİR SİLURİYEN SİLURİYEN Devri / Sistemi www.fusunalkaya.net Silüriyen Dünyası Silüriyen boyunca da kıtaların büyük bir bölümü güney yarı kürede toplu halde bulunuyordu. Kuzey yarı küre ise nerdeyse tamamen okyanuslarla kaplıydı. Önemli bir bölümü hala güney kutbu üzerinde bulunan Gondvana güneye doğru olan hareketini sürdürdü. Laurentiya, Baltıka ve Sibirya ekvatoral konumlarını korurken birbirilerine yakınlaşma eğilimlerini sürdürdüler. Dönemin sonunda Baltıka doğudan Laurentiya'ya çarptı ve Iapetus okyanusu kapandı. Kuzeyden gelen Sibirya da Laurentiya'ya oldukça yaklaştı. Çarpışan kıtalar üzerinde dağ oluşum hareketleri meydana geldi. Bu üç kara parçasının birleşmesiyle Lavrasya olarak adlandırılan yeni bir süper kıta oluştu. Baltıka ile Laurentiya arasındaki Iapetus okyanusu kapanırken, birbirilerinden uzaklaşan Gondvana ile Baltıka arasında Tetis adını alacak olan yeni bir okyanus oluşmaya başlar. Silüriyen İklimi Ordovisiyeni kapatan buzul çağının ardından Silüriyende, yerküre uzun süre devam edecek olan sıcak bir döneme girer. Yerkürenin iklimi bu dönemde görece kararlı bir yapı kazanır. Önceki dönemlerde görülen düzensiz iklimsel değişimler son bulur. Günümüzde görülen enlemsel iklim farklılıkları bu dönemde de vardı. Yüksek enlemlerde buzullar görülürken, 0°-40° enlemleri arasında oldukça kurak bölgeler bulunuyordu. Dönemin başında dünya çapında artan sıcaklıkla birlikte eriyen Gondvana buzulları, deniz seviyesinin yükselmesine neden oldu. Ekvatoral kara parçalarının büyük bir bölümünün üzerini kaplayan sıcak sığ denizler, dönem canlılarının en önemli yaşama alanlarındandı. Silüryende Yaşam Silüryen deniz yaşamı Silüriyenin başında görülen iklim değişikliği ile canlılar yeniden sığ denizlere yerleşti. Yok oluştan büyük zarar gören omurgasız grupları yeniden toparlandı. Bu dönemde yeni omurgasız filumlar ortaya çıkmaz, fakat gruplar arasında çeşitlilik ve yaygınlık değişiklikleri olur. Brakiopodlar Silüryen denizlerin en yaygın filumudur. toplam hayvan türlerin dörtte üçünden fazlası brakiopod filumuna dahildi. Sığ denizlerde; rügosa ve tabülat mercanlar, stromatoporoid, bryozoerler (yosun hayvancıkları) ve kalkerli alglerce oluşturulan tropikal resifler oldukça yaygındı. Derisi dikenlilerden denizlaleri, uyumsal açılımla ilginç biçimler kazanıp ve sığ denizlerde yaygınlaştı. Büyük yok oluşa kadar da deniz faunalarının önemli üyelerinden oldu. Planktonik graptolitler Ordovisyende kazandıkları yaygınlık ve çeşitliliklerini sürdürdü. Fanerozoiğin ilk iki döneminde oldukça yaygın olan trilobitler azalmaya başladılar. Silüryen denizlerinde üç lobluların önemi azalırken, başka bir eklembacaklı grubu olan deniz akrepleri çeşitlilik kazandı. Silüriyen Balıkları Silüryen omurgasızları çeşitliliklerini artırsa da, dönemin denizlerine damga vuracak gelişmeler omurgalılardan geldi. Ordovisiyende omurgalıların tek temsilcisi olan zırhlı balıklar - ostrakodermler- Silüryenin başında iklimsel değişimle çeşitlendi. Pek çok yeni çenesiz balık grubu ortaya çıkıp yaygınlaştı. Denizlerde ortaya çıkan zırhlı balıklar tatlı sulara da uyum sağlayarak; açık denizlerden koy ve körfezlere, gelgit alanlarından akarsu ve göllere kadar tüm sularda yaygınlaştı. Bilinen ilk çeneli balıklar olan Acanthodianlar bu dönemin sonunda tatlı sularda ortaya çıktı; fakat, yaygınlık kazanmadı. Bitkilerin Karaya Yerleşmesi Silüryende gerçekleşen en önemli olay ökaryotik yaşamın karalara tam anlamıyla yerleşmesidir. Kara yosunu benzeri ilk bitkiler Ordovisyende ortaya çıktı..