Maden Yatakları TOBB Madencilik Raporu TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ (TOBB) MADENCİLİK SEKTÖR MECLİSİ Ekim 2008TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i ii TOBB Yayın Sıra No: 2008/77 ISBN : 978-9944-60-384-3 TOBB yayınları için ayrıntılı bilgi Yayın Müdürlüğünden alınabilir Tel: (312) 413 80 44-46 Faks: (312) 418 10 02 e-posta: basin@tobb.org .tr internet:www.tobb.org.tr TOBB yayınlarına tam metin ve ücretsiz olarak internetten ulaşabilirsiniz. Sayfa Düzeni ve Baskı : Afşaroğlu Matbaası 425 22 44 - AnkaraTÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i iii Önsöz Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türk özel sektörünün en üst düzeyde yasal temsilcisi sıfatı ile özel sektörümüzün ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalar yürütmüş, sorunlarına çö- züm aramış ve özel sektörün istikrarlı bir biçimde gelişimine katkıda bulunmuştur. Sektörlerimize daha kapsamlı hizmet sunulması ihtiyacı doğrultusunda ve bu hizmetlerin geliştirilmesi perspektifnde 18 Mayıs 2004 tarih ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 57’nci maddesine dayanılarak “Türkiye Sektör Meclislerinin Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliği” hazırlanmıştır. 12 Şubat 2005 tarih ve 25725 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğimize istinaden Birliğimiz şemsiyesi altında 52 adet Türkiye Sektör Meclisi oluşturulmuştur. Türkiye Sektör Meclisleri Temmuz 2006 tarihinden bu yana faaliyetlerine devam et- mektedir. Bu süreçte varolan ihtiyaç ve sektörden gelen talep üzerine meclis sayısı 56 olmuştur. Türkiye Sektör Meclisleri, sektörün tüm ilgilileri tarafarını bünyesine alan entegre yapı- sıyla, yerel olduğu kadar uluslararası nitelik taşıyan sektörel bir bakış açısıyla ve bugünün yanında geleceği kuşatan strateji ve vizyonuyla, dünyadaki benzer örneklerinden daha kapsamlı hizmetler sunmaya yönelmiş bir yapıdır; sektörümüze ve ekonomimize büyük faydalar sağlama potansiyeli taşıyan önemli bir oluşumdur. Meclisler, frmaların, sektörel kuruluşların ve ilgili kamu kurumlarının üst düzey yönetici- leri ile temsilcilerini bünyesine katan önemli bir buluşma noktasıdır. Türkiye Sektör Meclis- leri, yelpazesi içine aldığı tüm ekonomik sektörler için radikal bir adımı temsil etmektedir. Sektörel kurum ve kuruluşların tek bir çatı altında toplanabilmesi, sorunların çözümü ve sektörlerimizin ülke ekonomisine katkılarının artırılması yolunda önemli bir taahhüdün gös- tergesidir. Meclis içerisinde sağlanan birlik ve beraberlik ortamı, ortak görüşlerin oluştu- rulmasına ve ortak kararların alınmasına imkan sağlamıştır. Ortak kararlar doğrultusunda başlatılan girişimlerden ilgili merciler nezdinde daha olumlu sonuçlar alınmaktadır. Bu TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i iv sektörel yapılanma ile kamu-özel sektör ortaklığının etkin biçimde hayata geçirilebileceği sağlam bir zemin oluşturulmuştur. Meclis faaliyetleri çerçevesinde, Meclis çalışmalarından daha fazla verim alınabil- mesi, farklı görüş ve düşüncelerin uyumlaştırılması, tutarlılık sağlanması, sektörün mevcut durumu ve geleceğe yönelik beklentileri konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi ama- cıyla Meclislerimiz tarafından sektör raporları hazırlanmıştır. Hazırlanan sektör raporunun sektörel politika ve stratejilerin oluşturulması, geleceğe yönelik projeksiyonlara ve piyasa araştırmalarına ışık tutması açısından faydalı olacağı düşüncesiyle sektörümüze, camiamıza ve ilgililere hayırlı olmasını dilerim. M. Rifat HİSARCIKLIOĞLU Başkan TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i v Önsöz Madenlerin insan yaşamındaki ve ülkelerin kalkınmasındaki önemi büyüktür. Günde- lik yaşamımızda kullandığımız araç ve gereçlerin büyük bir çoğunluğu yer kabuğundan çıkardığımız madenlerden üretilmektedir. Günlük yaşamımızda kullandığımız bir çok nesnenin yapımında yer kabuğundan çıkarılan madenler kullanılmaktadır. İçinde ya- şadığımız evlerin temelinden çatısına kadar olan her bölümünde madenlerden elde edilen ürünler bulunmaktadır. Bir bilgisayarın yapımında en az otuz minerale gereksinim duyulmakta; bir otomobil için yaklaşık 5 ton madenden elde edilen çelik, bakır, alümin- yum, kurşun, çinko, krom, nikel, antimuan, cam v.b. ürünler kullanılmaktadır. Yurdumuzdaki maden kaynakları çok çeşitli olmasına rağmen ancak bor tuzları, mermer ve trona yataklarımız dünya çapında rezervlere sahiptir. Krom, manyezit, fel- dispat, barit, kömür ve bazı endüstriyel mineraller ülkemizde bol miktarda üretilirken, üretimi yapılan madenlerimizin sayısı 50’ye yaklaşmaktadır. Buna rağmen sahip oldu- ğumuz yeraltı serveti potansiyelimize göre üretimimizin ve bunlardan yararlanma oranı- mızın çok yüksek olduğunu söyleyemeyiz. Mineral Information Institute tarafından 2007 yılında yapılan değerlendirmeye göre ABD’de yılda kişi başına 21 ton ve AB’de 16 ton maden tüketilmekte iken Türkiye’de bu değer yalnızca 5 tondur. Dünyadaki kalkınmış ülkelerin bir çoğunun bulundukları seviyeye yeraltı kaynaklarını değerlendirmeleri sonu- cu geldiklerini bilinmektedir. Son yıllarda Çin ve Hindistan’ın başlatmış olduğu kalkınma atağı sürecinde, madenlere olan talep ve maden fyatlarındaki artış ile kalkınma hızı arasındaki doğru orantı bunu kanıtlamaktadır. Madencilik, bir yandan yarattığı yüksek katma değer ile toplumların refah düzeyini doğrudan etkilerken; diğer yandan sağladığı hammadde, ihtiyaç duyduğu mal ve hizmetler ile sanayi ve hizmet sektörlerinin geliş- mesini tetiklemektedir. Günümüzde madenciliğin Gayri Saf Milli Hasıladaki payı ABD’de %4.2, Kanada’da %7.5, Avustralya’da %8.7 iken, Türkiye’nin 1940’larda % 40’ların üzerine çıkmış payı 2006 yılında %1.44 düzeyine düşmüştür. Türkiye, istenen gelişmişlik düzeyine TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i vi ulaşması için, bugün ürettiği ve tükettiği madenlerin birkaç katını üreterek ve tüketerek yeni bir hamle yapmak durumundadır. Türk madencilik sektörü, son yıllarda karşılaştığı bütün olumsuzluklara rağmen, ihtiyaç duyduğu desteği aldığı takdirde, bu hamleyi ger- çekleştirecek potansiyele sahiptir. İsmet KASAPOĞLU Türkiye Madencilik Meclisi BaşkanıTÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i vii İçindekiler ¦ ÖNSÖZ ....................................................................................... .......................................iii ¦ 1. GİRİŞ 1 ¦ 2. TÜRKİYE’NİN MADEN POTANSİYELİ ...........................................................................1 ¦ 3. SEKTÖRÜN TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ YERİ .............................................................5 ¦ 4. MADENCİLİK SEKTÖRÜNÜN ÜLKE GENELİ VE DIŞ PİYASALARDAKİ DURUMU ...............5 4.1. Metal Fiyatlarında Yaşanan Gelişmeler. ........................................................5 4.2. Doğal Taş Tüketimine Artan Talep ..................................................................6 ¦ 5. MADENCİLİK SEKTÖRÜ DIŞ TİCARETİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ..................................7 ¦ 6. TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖRÜ GZFT ANALİZİ............................................ ................. 11 ¦ 7. SEKTÖRÜN YAPISAL SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ .......................................... 12 7.1. Yargı İle İlgili Sorunlar: ................................................................................... 14 7.2. İdari Sorunlar ......................................................................................... ................. 14 7.3. Çevre İle İlgili Sorunlar .............................................................................. ............ 14 7.4. Alt Yapı Sorunları ...................................................................................... .............. 15 7.5. Finansal Sorunlar ....................................................................................... ............ 15 7.6. Maden Kanunu İle İlgili Sorunlar ............................................................ ............. 17 7.7 Yapısal Sorunlar ............................................................................... ...................... 18 7.8. Yasal Sorunlar .............................................................................. ......................... 19 ¦ 8. MADENCİLİK VE AB ................................................................................ .......................20 8.1. AB’ne Katılım Süreci ve Sektörel Uyum: ................................................ .............25 ¦ 9. TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖRÜ’NDE TEKNOLOJİ KULLANIMI ........... ........................27 9.1 Maden Aramada Teknoloji Kullanımı .................................................... ............28 9.2. Maden Üretiminde Teknoloji Kullanımı .................................................. ............29 9.2.1. Açık İşletme Madenciliği ve Teknolojisi ............................................. ....29 9.2.1.1. Sürekli Madencilik Sistemi......................................................29 9.2.1.2. Süreksiz İşletme Sistemi ............................................. ................30TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i viii 9.2.2. Yeraltı İşletme Yöntemleri ve Teknolojisi .............................. ................. 31 9.2.3. Çözelti Madenciliği .........................................................................32 9.2.4. Doğal Taş Madenciliği Teknoljileri ........................................... ..............33 9.3. Cevher Hazırlama Yöntem ve Teknolojileri ....................................... ..............33 ¦ 10. TÜRKİYE MADENCİLİK MECLİSİ 2007-2008 YILI DÖNEM FAALİYETLERİ ..................34 ¦ 11. MADENCİLİK SEKTÖRÜ’NDEKİ ÖRGÜTLER ................................... ............................36 11.1. Kamu Kuruluşları .........................................................................................36 11.2. Araştırma-Geliştirme ve Eğitim Kurumları ..................... ................................39 11.3. Mühendislik Meslek Odaları .....................................................................42 11.4. Sektördeki Üst Örgütler ..............................................................................44 11.5. Madencilik Sektörü’ndeki İşçi Sendikaları ................................ ......................50 ¦ KAYNAKLAR ............................................... ...................................................................52TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i ix KISALTMALAR AB Avrupa Birliği ABD Amerika Birleşik Devletleri ÇED Çevrese Etki Değerlendirmesi DİE Devlet İstatistik Enstitüsü (Yenisi TÜİK) DPT Devlet Planlama Teşkilatı ETKB Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı EÜAŞ Elektrik Üretim A.Ş. İMMİB İstanbul Maden ve Metal İhratçı Birlikleri LME London Metal Exchange MİGEM Maden İşleri Genel Müdürlüğü NTE Nadir Toprak Elementleri TKİ Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu TTK Türkiye Taşkömürü Kurumu TÜİK Türkiye İstatisti Kurumu (Eskisi DIE) USGS The United States Geological Survey (ABD Jeolojik Araştırma Dairesi)TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i xTÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 1 1. Giriş Madencilik, tarım ile birlikte toplumların hammadde ihtiyaçlarını sağlayan iki temel üretim alanından birisi durumundadır. Sektör, hem ekonomiye doğrudan yaptığı katkı hem de imalat sektörüne sağladığı girdiler nedeniyle iki yönlü öneme sahiptir. Sektörler arasında en yüksek katma değer ve istihdam yaratma kapasitesine sahip olan ma- dencilik, daha çok kırsal alanlara yakın yerlerde gerçekleştirildiği için kente göçü önler ve bölgesel kalkınmayı hızlandırır. Ayrıca, madenler, milli güvenlik açısından da önem- lidir. Bu nedenle, ekonomik ve sosyal kalkınma politika ve planlarının oluşturulmasında madenciliğe özel bir önem verilmelidir. Madencilik dünya çapında rekabete açık hale gelmiş olduğundan, rekabet gücüne sahip madenler ve onlara dayalı sanayi dallarını kapsayan, bütünleştirilmiş bir Madencilik ve Sanayi Politikası oluşturulmalıdır. 2. TÜRKİYE’NİN MADEN POTANSİYELİ Türkiye, karmaşık jeolojisi ve tektoniğinin sonucu olarak çok çeşitli maden kaynakla- rına sahiptir. Ancak, bu karmaşık jeoloji ve tektonik, aynı zamanda maden yataklarının küçük boyutlu ve çok parçalı olmasının da bir nedenidir. Çeşitlilik açısından dünyanın zengin ülkelerinden biri olmasına karşın, gerek toplam rezerv yönüyle ve gerekse tek tek yatak boyutları kıyaslandığında, Türkiye’nin maden potansiyelinin bazı madenler dışın- da çok yüksek olmadığı görülmektedir. Günümüzde dünyada ticareti yapılan 90 çeşit madenden sadece 13’ü ülkemizde bulunmamaktadır. Geri kalan 50 çeşit maden açı- sından ülkemiz, zengin ya da çok zengin, 27 çeşit maden bakımından ise yetersiz kay- naklara sahiptir. Ancak, var olan maden yataklarının bir çoğunda, en azından bugün için, bilinen rezerv miktarları veya cevher kaliteleri ekonomik işletmecilik için yeterli veya uygun değildir. Özellikle, enerji hammaddeleri açısından Türkiye’nin zengin olduğunu söyleyebilmek zordur. Maden potansiyeli açısından Türkiye’nin durumu üç sınıfa ayrıla- rak aşağıda verilmiştir. TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 2 Çizelge 1a. Türkiye’de Bulunan Zengin Mineral Kaynaklar ?Bor Tuzları ?Perlit ?Pomza ?Feldspat ?Bentonit ?Barit ?Manyezit ?Sodyumsülfat ?Kayatuzu ?Trona ?Jips ?Stronsiyum tuzları ?Zeolit ?Olivin ?Asbest ?Lületaşı ?Sepiyolit ?Proflit ?Dolomit ?Kalsit ?Mermer ?Fluorit ?Kuvars-kuvarsit ?Siliskumu ?Zımpara ?Diyatomit ?Kireçtaşı ?Linyit ?Altın Kaynak: Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) Çizelge 1b. Türkiye’de Bulunan Önemli Mineral Kaynaklar ?Kaolen ?Boksit ?Diatomit ?Alünit ?Turba ?Karbondioksit ?Nefelin Siyenit ?Tras ?Kum-Çakıl ?Tuğla Toprağı ?Krom ?Cıva ?Antimuan ?Gümüş ?Volfram ?Molibden ?NTE* ?Toryum* Kaynak: MİGEM *Rezerv büyüklüğü olarak önemli olmasına karşın teknolojik sorunları olduğundan henüz işletilebilir değildir. Çizelge 1c. Türkiye’de Yetersiz Olan Mineral Kaynaklar ?Bakır ?Kurşun ?Çinko ?Demir ?Nikel ?Manganez ?Alüminyum ?Arsenik ?Kükürt ?Fosfat ?Graft ?Maden Kömürü ?Talk ?Mika ?Kil Mineralleri ?Boya Toprakları ?Zirkon ?Titan Kaynak: MİGEM Türkiye’de bulunan başlıca mineral kaynaklarının rezervleri ve üretimleri dünya rezerv- leri ve üretimleri ile birlikte Çizelge 2 a-c’de verilmektedir.TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 3 Çizelge 2-a. Metalik Minerallerin Dünya ve Türkiye Rezerv ve 2006 Üretimleri,Türkiye’nin Rezerv ve Üretim İçindeki Payı Maden Dünya Baz Rezerv, ton Türkiye Baz Rezerv, ton Türkiye Rezerv Payı, % Dünya 2006 Üretimi, ton Türkiye 2006 Üretimi, ton Türkiye Üretim Payı, % Metalik Madenler Altın 90.000 6.500 7,2 2.500 8 0,3 Antimuan 3.900.000 106.306 2,7 131.000 25.316 19,3 Bakır 940.000.000 2.279.210 0,2 15.300.000 4.666.679* - Cıva 2.400.000 3.820 0,2 1.400 - - Çinko 460.000.000 2.294.479 0,5 10.000.000 161.985 1,6 Demir 800.000.000.000 132.100.000 0,0 1.690.000.000 3.785.121 0,2 Gümüş 570.000 6.062 1,1 19.500 167 0,9 Krom 12.000.000.000 120.000.000 1,0 20.000.000 3.237.343 16,2 Kurşun 140.000.000 860.387 0,6 3.360.000 279.727 8,3 Manganez 5.200.000.000 4.560.000 0,1 11.000.000 32.144 0,3 Molibden 19.000.000 2.670 0,0 179.000 0,0 Nikel 14.000.000.000 39.400.000 0,3 15.500.000 20.000 0,1 Toryum 1.400.000 380.000 27,1 VERİ YOK - - Uranyum VERİ YOK 9.137 - VERİ YOK - - Volfram 6.200.000 78.000 1,3 73.300 0 - *Tüvenan Kaynak: Maden İşleri Genel Müd. (MİGEM) United States Geological Survey Commodity Summaries (USGS) Çizelge 2-b. Katı Fosil Yakıtların Dünya ve Türkiye Rezerv ve 2006 Üretimleri, Türkiye’nin Rezerv ve Üretim İçindeki Payı Katı Fosil Yakıtlar Asfaltit VERİ YOK 74.370.000 - VERİ YOK 22.137 - Bitümlü Şist VERİ YOK 1.641.381.000 - VERİ YOK 452.386 - Linyit 482.542.000.000 8.374.372.000 1.7 914.000.000 53.206.667 5,8 Taş Kömürü 509.470.000.000 1.126.548.000 0.2 5.370.000.000 3.131.233 0,06 Kaynak: MİGEM World Coal Institute World Energy CouncilTÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 4 Çizelge 2-c. Endüstriyel Minerallerin Dünya ve Türkiye Rezervleri ve 2006 Üretimleri, Türkiye’nin Rezerv ve Üretim İçindeki Payı Endüstriyel Mineraller Alünit VERİ YOK 4.000.000 - VERİ YOK 6.683 - Asbest BÜYÜK 29.646.379 - 2.300 0 - Barit 740.000.000 35.001.304 4,7 8.080.000 161.993 2,0 Bentonit 11.360.000.000 250.543.000 2,2 11.800.000 1.134.251 9,6 Boksit 32.000.000.000 87.375.000 0,3 177.000.000 107.435 0,1 Bor Tuzları 1.176.000.000 851.000.000 72,4 4.750.000 2.938.699 61,9 Diatomit BÜYÜK 44.224.029 - 2.020.000 45.420 2,2 Feldspat BÜYÜK 239.305.500 - 13.300.000 5.771.892 43,4 Florite 480.000.000 2.538.000 0,5 5.350.000 0 - Fosfat 50.000.000.000 70.500.000 0,1 145.000.000 1.300 0,0 Kaolin BÜYÜK 89.063.770 - 44.800.000 1.064.107 2,4 Kaya Tuzu BÜYÜK 5.733.708.017 - 240.000.000 169.798 0,1 Kil (Ser. & Refrak.) BÜYÜK 354.362.650 - VERİ YOK 5.260.132 - Kuvarsit BÜYÜK 2.270.287.821 - VERİ YOK 1.463.162 - Manyezit 3.600.000.000 111.368.020 3,1 4.050.000 444.896 11,0 Mermer, m3 BÜYÜK 5.161.000 - VERİ YOK 5.875.732 - Nadir Top. El. 150.000.000 953.587 0,6 123.000 0 0,0 Perlit 7.700.000.000 5.690.027.600 73,9 1.820.000 63.647 3,5 Pomza, m3 BÜYÜK 1.479.556.876 - 16.800.000 3.515.614 20,9 Sepiolit VERİ YOK 13.546.450 - VERİ YOK 19.242 - Sodyum Sülfat 4.600.000.000 16.536.000 0,4 4.000.000 2.266.014 56,7 Stronsiyum 12.000.000 665.072 5,5 500.000 0 - Talk BÜYÜK 482.736 - 8.300.000 4.969 0,1 Trona 40.000.000.000 233.317.680 0,6 11.500.000 2.184 0,0 Turba 120.000.000.000 190.000.000 0,2 27.000.000 185.944 0,7 Zeolit VERİ YOK 17.931.375 - VERİ YOK 121.014 - Kaynak: MİGEM, USGSTÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 5 3. SEKTÖRÜN TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ YERİ Madencilik sektörü, sanayi ve enerji sektörünün çeşitli kollarına güvenli ve ekonomik hammadde sağlamayı ve bunu yaparken, ülkede mevcut yer altı kaynaklarından aza- mi seviyede katma değer elde etmeyi hedefemektedir. Bu amaç çerçevesinde Türkiye yalnızca hammadde üretimi ve satımına dayalı bir pazar anlayışından kurtulup, dünya pazarlarına katma değeri daha yüksek olan mineral hammadde kaynaklı ürünlerle gir- mesi gerekmektedir. Bunun için madenciliğin, diğer imalat sanayisi ile ortaklaşa üretim politikaları gelişti- rebilen bir sektör olması ülkemiz için önemlidir. Devlet Planlama Teşkilatının Madencilik Özel İhtisas Komisyon Raporundan alınan verilere göre 2000-2006 yılları arasında Türkiye’de madenciliğin GSMH içinde gösterdiği gelişme kayda değer olmakla beraber, 2006 yılında yakalanmış %1,44 seviyesi dünya ortalamasının da altındadır. GSMH içinde madenciliğe düşen pay, gelişmiş ülkelerde %4, dünya genelinde %2 iken, 2006 yılında ülkemizde %1,44 seviyesine ancak ulaşa- bilmiştir. 4. MADENCİLİK SEKTÖRÜNÜN ÜLKE GENELİ VE DIŞ PİYASALARDAKİ DURUMU Dünya genelinde yılda 10 milyar/ton olan maden üretimi 1.5 trilyon ABD doları do- laylarında ekonomik hacim ifade etmektedir. Bu üretim kapasitesinin %10’u metalik madenler, %15’i endüstriyel hammaddeler ve %75’i enerji hammaddeleri olarak dağıl- maktadır. Dünya piyasalarında gerçekleşen talebin büyüklüğü ve yurt içinde sağlanan üretimin hacmi, Türkiye’de madencilik sektörünün gerçekleştirdiği ihracatın üzerinde be- lirleyici olan temel etkendir. Küresel piyasalardaki gelişmeler özellikle metalik cevherlerin ihracı üzerinde etkili olmaktadır. Günümüzde dünya piyasalarındaki elverişli ekonomik konjektür Türk madenciliğine önemli gelişim fırsatları sunmaktadır. 4.1 Metal Fiyatlarında Yaşanan Gelişmeler Dünya madencilik sektörünün 2003 sonrasında gösterdiği gelişmenin arkasında yer alan birincil etken Çin’in maden piyasalarında yükselen talebi ve ticari konumudur. Yerli üretimin yüksek olduğu bu ülkede dahi, maden ihtiyacı dış kaynaklarla desteklenme- den tamamen karşılanamamaktadır. Metallik cevherlerde Çin’in öncülüğünü yaptığı dış kaynaklara yönelik talep – arz dengesinin tutarsız gelişmesi son 5 yılda metal fyatla - rında artışa sebep olmuştur. Londra Metal Borsası 2006 yılı istatistiklerine göre (Bk. Çizelge 4), 2005 yılında 3677$/ ton olan bakır fyatları Aralık 2007’de 6588$/ton’a, 976$/ton olan kurşun fyatları 2596$/ ton’a, 1381$/ton olan çinko fyatları da 2353$/ton’a çıkmıştır. Ekonomi otoritelerinin yap -TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 6 tığı tahminlere göre 2002 yılından itibaren yükselişe geçen Çin talebi, gelecek 15 -20 yıl içinde de sürekli bir artış gösterecektir. Bu durumun; Çin dışında mevcut ülkelerde yer alan maden üreticilerine de önemli fırsatlar sunacağı ve maden fyatlarının, konjonktü - rel dalgalanmalar olmakla beraber genel olarak artmaya devam edeceği açıktır. 4.2 Doğal Taş Tüketimine Artan Talep Mimar ve tasarımcıların dünyada ihtiyaç duyduğu temel yapı ve dekorasyon malze- meleri olarak kullanılan doğal taşların, madencilik sektörünün ihracat kapasitesi içerisin- de giderek artan bir güce ulaştığı söylenebilir. Dünya ekonomisinde doğal taş üretimi gerçekleştiren Çin, Hindistan ve Güney Afrika ülkelerinde üretim çeşitliliğinin granitle sınırlı olması, bu güne kadar ihracat liderliğini elin- de tutan İtalya ve İspanya gibi ülkelerde rezervlerin giderek azalması, Türkiye’de mevcut mermer ve traverten potansiyelinin stratejik üstünlüğünü desteklemektedir. Doğal taşla- rın dünya mimar ve tasarımcıları arasında doğal güzelliği ile giderek daha fazla tercih ediliyor olması, dünya genelinde doğal taş üretiminin 2010 yılında 116 milyon/ton’a, 2025 yılında ise 320 milyon/ton’a çıkacağı yönündeki tahminleri destekler niteliktedir. Çizelge 4. 2005-2007 Yılları Arasında Ortalama Metal Fiyatları Ortalama Fiyatlar Alüminyum (Nakit Satış) $/ton Bakır (Nakit Satış) $/ton Kurşun (Nakit Satış) $/ton Nikel (Nakit Satış) $/ton Kalay (Nakit Satış) $/ton Çinko (Nakit Satış) $/ton Altın (AM/PM) $/t.ons Gümüş (Spot) $/t.ons 2005 1.898 3.677 976 14.732 7.371 1.381 444,97 7,31 2006 2.570 6.722 1.290 24.254 8.781 3.275 604,15 11,55 Oca.07 2.810 5.670 1.666 36.811 11.362 3.787 630,76 12,84 Şub.07 2.832 5.676 1.780 41.184 12.933 3.310 664,92 13,91 Mar.07 2.762 6.452 1.914 46.325 13.893 3.271 655,39 13,18 Nis.07 2.815 7.767 2.001 50.267 14.053 3.558 679,69 13,74 May.07 2.795 7.682 2.101 52.179 14.148 3.830 667,58 13,15 Haz.07 2.678 7.476 2.426 41.719 14.107 3.603 655,60 13,15 Tem.07 2.733 7.974 3.084 33.426 14.747 3.547 665,28 12,91 Ağu.07 2.516 7.514 3.120 27.652 15.174 3.253 664,97 12,36 Eyl.07 2.391 7.649 3.227 29.538 15.023 2.881 711,65 12,83 Eki.07 2.442 8.008 3.720 31.055 16.071 2.975 754,54 13,67 Kas.07 2.507 6.967 3.328 30.610 16.692 2.541 807,28 14,70 Ara.07 2.382 6.588 2.596 25.992 16.263 2.353 804,47 14,30 Kaynak: LME Notlar : Metal fyatları belirtilirken ticarette kullanılan Nakit Satış fyatı kullanılmıştır. Altın fyatları belirtilirken ticarette kullanılan AM/PM ortalama fyatı kullanılmıştır. Gümüş fyatları belirtilirken ticarette kullanılan Spot fyat kullanılmıştır.TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 7 5. MADENCİLİK SEKTÖRÜ DIŞ TİCARETİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Türkiye, belli zenginlik ve kalitede olan maden kaynaklarını ihraç ederken; sanayisinin gerek duyduğu ve yurt içi kaynaklardan yeterli miktar ve /veya kalitede üretemediği madenleri de ithal etmektedir. (Bk. Çizelge 5) Yukarıda ifade edilen dünya piyasalarında yaşanan gelişmelere paralel olarak, Türkiye’de de madencilik sektörü ihracatının 2003 yılından itibaren önemli bir ivme ka- zandığı ve son altı yılda % 262 oranında bir gelişme kaydettiği görülmektedir, Çizelge 6 ve Şekil 1. Çizelge 5. Türkiye’nin İhraç ve İthal Ettiği Başlıca Madenler İhracat edilen önemli madenler: İthal edilen önemli madenler: ? Mermer ve doğaltaşlar ? Kömür ? Bor konsantreleri ve ürünleri ? Demir ? Krom ? Mermer ve doğal taşlar ? Na-Feldispat ? Fosfatlar ? Manyezit ? Bakır ? Bakır ? Manyezit ? Çinko ?K-Feldispat ? Alçı ? Krom ? Barit ? Kükürt ? Pomza ? Silis kumu ? Graft Kaynak: İMMİB 2006 yılında 85,7 milyar dolara ulaşan ülkemiz toplam ihracatında en yüksek artışın gerçekleştiği Madencilik Sektörü ihracatı, %36,43 artış ile 2 milyar doları aşmıştır. Sektö- rün böylelikle 2006 yılında toplam ihracattan aldığı pay % 2,4’e yükselmiştir. 2006 yılında ülkemizin en fazla ihraç ettiği maden ürün grupları arasında Doğal Taş- lar 1 milyar dolar ile ilk sırada yer almaktadır. Doğal Taşlar ürün grubunu, 544,3 milyon dolar ile Metalik Cevherler, 430,7 milyon dolar ile Endüstriyel Hammaddeler ve 75,6 milyon dolar ile maden dışı olarak nitelendirilen Ferro Alyajlar ile diğer ürünlerin ihracatı takip etmektedir (İMMİB).TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 8 Bu dönemde, işlenmiş traverten 737,5 bin ton ve 411,8 milyon dolarla en fazla ihraç edilen ürün olurken, işlenmiş mermer 651 bin ton ve 329,5 milyon dolarla ikinci, bakır konsantresi 182,7 bin ton ve 203,6 milyon dolarla üçüncü, çinko cevherleri 244,8 bin ton ve 140,2 milyon dolarla dördüncü sırada yer almıştır. Çizelge 6. 1998-2006 Yılları Arasında Türkiye’nin Toplam İhracatı ve Maden İhracatı Yıllar Türkiye Toplam İhracatı (milyon $) Maden İhracatı (milyon $) Maden ihracatının bir önceki yıla göre değişimi (%) Maden ihracatının Türkiye toplam ihracatı içindeki payı (%) 1998 26.973 531,6 - 1,97 1999 26.587 577,3 8,59 2,17 2000 27.774 568,9 -1,45 2,05 2001 31.334 574,0 0,89 1,83 2002 35.080 684,6 19,26 1,95 2003 46.877 847,3 23,96 1,81 2004 62.770 1207,8 42,54 1,92 2005 73.426 1525,3 26,28 2,01 2006 85.761 2080,7 36,41 2,43 Kaynak: İMMİB Şekil 1. 1998-2006 Yılları Arasında Türkiye’nin Maden İhracat 0 500 1000 1500 2000 2500 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 Yıllar İhracat, milyon $TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 9 Maden ihracatında diğer önemli ihraç ürünleri olarak blok mermer (128,7 milyon dolar), krom cevheri (122,5 milyon dolar), tabii boratlar ve konsantreleri* (117,8 milyon dolar) ve feldspat (114,9 milyon dolar) olarak sıralanmaktadır. Ürün bazında ihracat artışlarına bakıldığında ise, % 214 ile çinko cevherleri, % 145 ile bakır cevherleri ve % 135 ile ferrokrom, yüksek artışları ile dikkat çekmektedir. Maden ürünleri ihracatında, ülke grubu bazında, 693,9 milyon dolar ve % 33 payla Avrupa Birliği Ülkelerinin ağırlığı görülmektedir. AB ülkelerini 445,9 milyon dolar ve % 21 payla Kuzey Amerika Ülkeleri izlemektedir. Ülke bazında ise, ABD 417,6 milyon dolar ve % 20 payla maden ürünleri ihracatının yapıldığı en büyük pazar konumundadır. ABD’yi, 311,9 milyon dolar ile Çin Halk Cumhuriyeti, 124,9 milyon dolarla İspanya, 121,9 milyon dolarla İtalya ve 91,2 milyon dolarla Bulgaristan takip etmektedir. Ayrıca, Bulgaristan, Rusya, Finlandiya ve Hindistan’a yapılan ihracatın değer bazında artış oranları göze çarpmaktadır. Çizelge 7. 2006 Yılı Türkiye Maden İhracatının Bölgesel Dağılımı ÜLKE GRUPLARI Değer, US $ % AVRUPA BİRLİĞİ 693.961.248 33,4 DİĞER ASYA ÜLKELERİ 455.107.705 21,8 KUZEY AMERİKA ÜLKELERİ 445.901.082 21,4 DİĞER AVRUPA ÜLKELERİ 259.194.220 12,5 YAKIN,ORTA DOĞU ASYA ÜLKELERİ 135.395.085 6,5 SERBEST BÖLGELER 29.691.131 1,4 KUZEY AFRİKA 20.370.006 1.0 DİĞER 41.099.156 2,0 TOPLAM 2.080.719.633 100.0 Kaynak: İMMİB * Bunun içinde sadece “tabii boratlar ve konsantrelerinin” ihraç değerleri yer almıştır. Ancak, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün son 5 yıldaki bor ürünleri toplam ihracatı şöyledir: Yıllar İhracat (milyon ABD $) 2003 213.7 2004 251.6 2005 299.3 2006 366.6TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 10 Çizelge 8. 2006 Yılında Türkiye’nin Maden İhracatının Ülkelere Göre Dağılımı ÜLKELER Değer, US$ % AMERİKA BİRLEŞİK DEV. 417.565.604 20,1 ÇİN HALK CUMHURİYETİ 311.943.743 15,0 İSPANYA 124.958.955 6,0 İTALYA 121.966.627 5,9 BULGARİSTAN 91.226.105 4,4 BELÇİKA 87.478.422 4,2 İNGİLTERE 67.340.988 3,2 RUSYA FEDERASYONU 51.380.355 2,5 JAPONYA 50.016.076 2,4 HOLLANDA 48.626.486 2,3 DİĞER 708.216.272 34,0 TOPLAM 2.080.719.633 100,0 Kaynak: İMMİB Maden ithalatında da, Çizelge 8 ve Şekil 2, ihracatta olduğu gibi 2003 yılından sonra hızlı bir artış gözlenmiş, 2000 yılında 900 milyon dolar olan maden ithalatı yaklaşık olarak 3,5 kat artarak 3.094 milyon dolara ulaşmıştır. Bu artışın, toplam ithalat artış oranından daha yüksek olduğu görülmektedir. Çizelge 9. 1998-2006 Yılları Arası Türkiye’nin Toplam İthalat ve Maden İthalatı Yıllar Türkiye Toplam İthalatı (milyon $) Maden İthalatı (milyon $) Maden ithalatının bir önceki yıla göre değişimi (%) Maden ithalatının Türkiye toplam ithalatı içindeki payı (%) 1998 45.921 785,4 - 1,71 1999 40.671 542,6 -11,4 1,33 2000 54.502 900,7 34,0 1,65 2001 41.399 500,4 -24,0 1,21 2002 51.553 998,9 24,5 1,94 2003 69.340 1.255,0 34,5 1,81 2004 97.540 1.625 40,7 1,66 2005 116.774 2.181 19,7 1,87 2006 139.576 3.094 19,5 2,02 Kaynak: TÜİKTÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 11 Şekil 2. 1998-2006 Yılları Arasında Türkiye’nin Maden İthalatı Türkiye’nin maden ithalat/ihracat oranı irdelendiğinde, Çizelge 9, yıllara göre değiş- mekle birlikte, ekonominin sürekli büyüdüğü 2002-2006 döneminde, Türkiye ihraç ettiği madenlerin yaklaşık olarak 1,5 katı değerinde maden ithal ettiği anlaşılmaktadır. Çizelge 10. Türkiye Maden İthalatı ($) / İhracatı ($) Oranı 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 1,48 0,94 1,58 0,87 1,46 1,48 1,35 1,43 1,49 Kaynak: TÜİK 6. TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖRÜ GZFT ANALİZİ Türkiye Madencilik Sektörü’nün Güçlü yanları, Zayıf yanları, Fırsatları ve Tehditleri TOBB Madencilik Sektör Meclisi alt komisyonu tarafından değerlendirilmiş ve sonuç Çizelge 11’de GZFT matrisi olarak verilmiştir. Çizelgeden de görüleceği gibi sektör daha çok iç dinamiklerden (güçlü ve zayıf yanlar) etkilenmektedir. Güçlü yanlar olarak maden kaynaklarının çeşitliliği, bazı kaynaklarda büyük rezervler, yasal, idari ve teknik alt yapının varlığı öne çıkarken, zayıf yanlar olarak daha çok yapısal sorunlar, kaynak yetersizliği, 0 500 1000 1500 2000 2500 3000 3500 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 Yıllar İthalat, milyon $TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 12 yasal ve idari eksikler dikkat çekmektedir. Madencilik Sektörü için dünya piyasalarındaki madenlere olan talep ve yabancı şirketlerin ilgisi fırsat olarak görülürken, Madencilik hakkındaki olumsuz kamuoyu, Madencilik faaliyetlerini olumsuz yönde etkileyen yargı süreci, metal fyatlarındaki dalgalanmalar ve AB uyum sürecinin olası etkileri en önemli tehditler olarak değerlendirilmektedir. 7. SEKTÖRÜN YAPISAL SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Anayasanın 168 inci maddesi ile madenlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu bu varlıkların üretilerek ülke ekonomisine kazandırılmasının özel bir kanun ile be- lirleneceği hükme bağlanmıştır. Bu kapsamda Maden Kanunu hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Madenciliğin var oldukları yerde yapılması zorunluluğu, yer seçme şansının olmayışı, bu sektöre diğer ekonomik faaliyetlere göre bir farklılık getirmektedir. Bu farklılık göz önü- ne alınarak, Madencilik faaliyetlerinin madenin oluştuğu yere özgün düzenlemelerle yapılabilmesinin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Madenlerin aranması, çıkarılması, işlenmesi, kapatılması, rehabilitasyonu, izlenme ve denetlenmesi Maden Kanunu ile düzenlenmesi gerekirken, birçok farklı kanun ve yönetmeliklerde yapılmaktadır. Bu durum Madenciliğin önünde ciddi bir engel oluş- turmaktadır. Sektörde, faaliyet için gerekli izinlerin alınmasının uzun sürmesi, ağır yasal yaptırımlar ve yetersiz ruhsat güvencesi, sektörü yatırımcı için cazip olmaktan her geçen gün biraz daha uzaklaştırmaktadır.TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 13 Çizelge 12. Madencilik Sektörü GZFT Analizi GÜÇLÜ YANLAR ZAYIF YANLAR Maden çeşitliliği yönünden zenginlik 1. Bazı madenlerde (bor, feldispat vb) 2. rezervlerin büyüklüğü Türkiye’nin önemli pazarlara olan 3. yakınlığı Metal fyatlarının yükselmesiyle 4. sağlanan sermaye birikimi İyi yetişmiş iş gücü ve genç nüfus 5. 5177 Sayılı Yasa ile Taşocakçılığı dahil 6. tüm Madencilik faaliyetlerinin tek bir yasa (3213 Sayılı maden Kanunu) kapsamında birleştirilmiş olması Madencilik sektörüne yön verecek 7. kurumsal (kamu, özel ve sivil toplum) altyapının varlığı AR-GE kurumları ve personelinin varlığı 8. Özelleştirmeler ile sağlanan sermaye 9. girişi ve verimlilik artışı Çevre mevzuatı ve teknolojilerinin 10. varlığı Bilinen kaynakların doğru 1. değerlendirilememesi Rezervlerin büyüklüğü ve nitelikleri 2. hakkında yetersiz bilgi Madencilik şirketlerinin ölçek 3. ekonomisi, fnansman, teknoloji ve deneyim yetersizliği Maden aramaları için ayrılan 4. kaynakların yetersizliği Ulaşım altyapısındaki yetersizlikler 5. Sektörün rekabet gücünü azaltan 6. (vergi, akaryakıt ve navlun) ücretler, Şirketlerde ve toplumda yeterli 7. AR-GE kültürü olmaması ve AR-GE ayrılan kaynakların yetersizliği Sektörel teşvik eksikliği 8. Maden Kanununda yapılan 9. değişliklere uygun, diğer ilgili mevzuatta gerekli değişikliklerin yapılmamış olması Sektörün ortak bir vizyon ve 10. politikaya sahip olmaması Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün 11. gerekli ve yeterli örgüt yapısına sahip olmaması Çevre ile ilgili önlemlerde 12. yetersizlikler 5177 sayılı yasa ile farklı 13. grup madenler için üst üste ruhsatlandırılması Üniversite-Sanayi işbirliğinde yaygınlık 14. ve derinlik yetersizliği Rezervlerin varlık olarak 15. değerlendirilememesiTÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 14 FIRSATLAR TEHDİTLER Madenlere olan talebin süreceği 1. tahminleri Yeterli arama yapılmamış sahaların 2. varlığı ve yeni maden rezervleri bulma ihtimali Yabancı şirketlerin Türkiye’ye olan ilgisi 3. Kamuoyunda Madencilik hakkında 1. yetersiz bilgi ve bunun getirdiği belirsizlikler YTL’nin aşırı değerli olması 2. Fiyat dalgalanmaları 3. AB uyum sürecinde yaşanabilecek 4. sorunlar Yargı sürecindeki karmaşa 5. Madencilik sektörü çok değişik sorunlarla kuşatılmış durumdadır. Bu sorunları aşağı- daki şekilde başlıklar altında toplamak olasıdır: 7.1. Yargı İle İlgili Sorunlar Madencilik sektörünü ilgilendiren davalarda daha kısa sürede ve adilane çözümler sağlanması amacıyla ihtisaslaşmış mahkemelerde görülmesinin, yürütmenin durdurul- ması kararlarının da işletmelerin uğrayacağı zararlar dikkate alınarak takdir ve tespit olu- nacak teminat mukabili verilmesinin yerinde olacağı düşünülmektedir. 7.2. İdari Sorunlar Sektörün tam rekabet şartları içinde faaliyet göstermesi ve geliştirilmesini temin ama- cıyla stratejik madenler dışında sektörün özelleştirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. 7.3. Çevre İle İlgili Sorunlar Madencilik-çevre ilişkisi dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de sorunlarla do- ludur. Henüz yeni sayılan Çevre mevzuatının Türkiye’de Madenciliğin gelişmesini olumsuz yönde etkilediği şikayetleri yaygındır. Buna ek olarak, çevre değerlerinin çeşitli amaçlar doğrultusunda kullanılarak Madenciliğe karşı kamuoyu baskısı oluşturulması Sektöre çok büyük zararlar vermektedir. En önemli hammadde kaynağı üreticisi olan Madencilik çevreyi kirleten ve hatta zehirleyen bir faaliyet olarak algılanır hale gelmiştir. Başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olmak üzere, ilgili tüm kamu kurumları ve özel kuruluşlar, sivil toplum örgütleri ve üniversiteler yaygın ve etkili bir işbirliği içinde kamuoyunu Madencilik hakkında doğru bilgilendirmeye yönelik bir yapılanma gerçekleştirmelidirler. Zaman zaman olası risk varsayımı ve kamu yararı yoktur gerekçesi ile Çevre ve Orman Bakanlığı’nın ÇED olumlu görüşüne ve işletme projesine uygun olarak çalışan maden- lerin kapatıldığı görülmektdir. Bu madenlerin kapatılması yerine, işletmecinin eksiklerini TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 15 gidermesi ve olumsuz çevresel etkileri gidermeye yönelik önlemleri alması konusunda uyarılmasının daha yararlı olacağı düşünülmektedir. Bunun için idari ve yasal düzenle- melerin yapılması gerekmektedir. Çevre açısından karşılaşılan bir diğer sorun da atık yönetimi ve maden kapama konusunda işletmeciden talep edilen projelerde yaşanmaktadır. Bu projelerde işlenen madenin türü ve yerel koşulların farklılıklarının yeterince değerlendirmeye alınmasına olanak verilmemektedir. Çevresel etkileri göz ardı etmeden, farklı durumlara göre esnek uygulamalara imkan vermelidir. 7.4. Alt yapı Sorunları Sektörde özellikle arama faaliyetleri için gerekli alt yapı hizmetleri çok sınırlıdır. Sektör- deki servis hizmetlerinin (sondaj, analiz, jeofzik, jeolojik rapor, vb) uluslararası seviyede akredite olması için bu hizmeti verenlere özel teşvikler sağlanmalıdır. Üretim ve ihracatın artışına paralel olarak yeni liman, demiryolu, karayolu, taşıma hizmetleri, yol, elektrik, gümrük, vb temel altyapı hizmetleri geliştirilmelidir. Hizmetlerin kalite ve ücret yönünden iyileştirilmesine yönelik uygulamalara geçilmelidir. Alt yapı ko- nusunda devlet madenciye destek olmalıdır. 7.5. Finansal Sorunlar Madencilik Sektörü ölçek ekonomisinin çok önemli olduğu, büyük sermaye gerektiren riskli sektörlerin başında gelir. Günümüzde küresel rekabete açıktır. Türk Madencilik Sektö- rü, rekabet etmek zorunda olduğu yabancı madencilik sektörlerine göre ciddi dezava- tajlara sahiptir. Bunlardan birincisi fnansal kaynak yetersizliğidir. Özellikle, maden arama gibi riskli, sermaye ve bilgi birikimi gerektiren işlerde fnansman kolaylığı sağlayacak özel teşviklerin uygulanması gerekmektedir. Madencilik Sektörü’nün karşı karşıya olduğu bir diğer olumsuzluk, üretim maliyetinin önemli bir bölümün oluşturan akaryakıt, elektrik, navlun (demir yolları) vb girdi üzerindeki aşırı vergi yüküdür. Sektör, bu yükler nedeniyle uluslararası pazarlarda zaman zaman rekabet sorunları yaşamakta ve arzu edilen büyü- meyi gerçekleştirememektedir. Sektör’ün büyümesi, ucuz ve arz güvenliği yüksek yeraltı kaynaklarını ülke ekonomisinin hizmetine sunabilmesi için diğer sektörlerden farklı yapısı göz önünde tutularak, özel düzenlemelerin yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Madencilik Sektörü’nü diğer sektörlerden ayıran kendine özgü özellikleri vardır. En önemli özelliği de madenlerin oluştuğu yerde üretilmesi zorunluluğudur. Herhangi bir sektörde yatırımcının yatırımını kalkınmada öncelikli yörelerde ya da teşvik uygulanan illerde yapma seçeneği varken, madencinin yatırımını madenin olduğu ilde yapması TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 16 zorunludur. Bu da aynı maden için farklı teşvik uygulaması yapılan farklı illerde farklı durumların doğmasına neden olmaktadır. Ülkenin yeraltı kaynaklarının aranması ve ile- tilmesi, coğraf ve idari sınır olmadan, teşvik edilmeli, maden aramalarına vergi indirimi sağlanmalıdır. Maden yataklarının aranıp bulunması büyük sermaye gerektirdiğinden, bulunan ya- taklar sermaye varlığı olarak değerlendirilmeli ve Türk Vergi Sistemi’nde rezerv tüketim payı uygulamalarına geçilmelidir. 2004 yılında 5064 sayılı “Yatırımların ve İstihdamın Teşviki İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile TÜİK (eski DİE) Başkanlığınca 2001 yılı için belirlenen fert başına gayrisaf yurt içi hâsıla tutarı 1500 ABD doları veya daha az olan illerde vergi ve sigorta primi teşvikleri uygulamak, enerji desteği sağlamak ve yatırımlara bedelsiz arsa ve arazi temin etmek suretiyle yatırımları ve istihdam imkânlarını artırmak amaçlanmıştır. Bu kanunun kapsamı 2005 yılında çıkarılan 5350 sayılı Kanun ile genişletilmiştir. Ma- dencilik Sektörü olarak Maden Kanunu çalışmalarında bu teşviklerin il şartı aranmadan madencilere uygulanması talep edilmiş, ayrıca Kanun çalışmalarında sektörün des- teklenmesi amacı ile benzeri teşvikler gündeme getirilmiştir. Ancak öneriler 5177 sayılı Kanun ile 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 9ncu maddesine “Madencilik faaliyetlerinin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılması” şeklinde yansımıştır. Bu kapsamda öncelikle “Yatırımların ve İstihdamın Teşviki İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” Madencilik faaliyetlerine il gözetmeksizin uygulanmalıdır. 12 Haziran 2002 tarihli 24783 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4760 sayılı Özel Tü- ketim Vergisi Kanunu’nun 12nci maddesi ile Bakanlar Kurulu, Kanuna ekli listelerde yazılı malların karşılarında gösterilen tutar ve/veya oranların belirlenmesi ile ilgili yetkili kılınmış- tır. Bu yetkiye dayanılarak 16 Temmuz 2003 tarihli ve Sayı: 25170 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulunun 2003/5868 sayılı kararı ile “Türk Uluslararası Gemi Siciline ve Milli Gemi Siciline kayıtlı, kabotaj hattında münhasıran yük ve yolcu taşıyan gemilere, ticari yatlara, hizmet ve balıkçı gemilerine miktarı her geminin teknik özelliklerine göre tespit edilmek ve bu akaryakıtı kullanacak geminin jurnaline işlenmek kaydıyla verilecek akaryakıttan özel tüketim vergisi tutarı “0”a indirilmiştir”. Madencilik Sektörü’nün de ben- zer bir teşvik ile desteklenmesinde yarar görülmektedir. 3123 sayılı Maden Kanunu’nda bilanço karı üzerinden %10 olan ve 5177 sayılı Kanun ile üretilen maden için ocak başı satış gelirleri üzerinden %2-4 Devlet Hakkı ödemesi hükmü getirilerek maden üreticisinin yükünün azaltılması amaçlanmıştır. Ancak maden- ci eskiden olduğundan daha çok vergi ödemeye başlamıştır. 3213 sayılı Maden Kanu- nunda gerekli düzenlemeler yapılarak Devlet Hakkı oranları indirilmelidir.TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 17 7.6. Maden Kanunu İle İlgili Sorunlar Maden Kanunu ile ilgili sorunlar değişik başlıklar altında verilmiştir: a) Farklı grup madenler içinde ruhsat üstüne ruhsat verilmemesi için Maden Kanunu’nun 16 ncı maddesinin 11nci fıkrasında değişiklik yapılmalıdır. Maden ruhsatlarının üst üste verilmesi ile ilgili 3213 sayılı Maden Kanunu’nun “İlk müracaat ve Ruhsatlandırma” başlığı altındaki 16 Maddesinin son fıkrası : “-.... Aynı grup ruhsatlar birbiri üzerine verilemez. Kazanılmış haklar korunmak kaydı ile ayrı grup ruhsatla- rın birbiri üzerine verilebilmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir,” denilmiştir. Ancak uygulamalarda ruhsat üstüne ruhsat vermenin birçok sakıncaları da berabe- rinde getirdiği görülmüştür. 3 ncü kişilere ruhsat üzerine diğer bir grup için ruhsat verilme- sinde, önceki ruhsat sahibinin yazılı onayının alınması şartı getirilmelidir. Mevcut ruhsat sahibinin sadece ilgili makamlara proje ve bilgi vermek sureti ile mevcut ruhsat alanları üzerine ayrı grup madenleri işletebilmesinin önü açılmalıdır. Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 25nci maddesinde çözüm önerisine uy- gun düzenleme yapılması gerekmektedir. b) İşletme izinleri sınırları için uygulamada sorunlar yaşanmaktadır. Maden Kanunu’nun 24ncü maddesinin 4 üncü fıkrasında değişiklik yapılmalı, işletme izni kaldırılmalıdır. Ruhsat alanları küçülmüştür. İşletme Ruhsatı’nın tamamına işletme izni verilmeme- sinin herhangi bir yararı bulunmamaktadır. Aksine, hiçbir yasal gerekçeye dayanma- dan işletme izin alanlarının küçük verilmesi ve daha sonra aşamalı olarak büyütülmesi İdare’nin ve işletmecilerin yükünü arttırmaktadır. İşletme İzni işlevsel değildir ve kaldırılmalıdır. İşletme Ruhsatı verildikten sonra, ruhsat sahibi mevzuat gereği ilgili kurumlarından gerekli izinleri alarak ruhsat alanı içinde ma- deni işletebilmelidir. c) İmarsız alanlarda Madencilik faaliyetleri için yapılan yapılarda sorunlar yaşanmak- tadır. Bu alanlarda da imar istenmektedir. Maden Kanunu’nda, imarsız alanlarda ma- dencilik faaliyetleri kapsamında yapılan yapılarla ilgili yetkinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na (ETKB) verilmesi doğrultusunda düzenlemeler yapılmalıdır. d) Ruhsat alanlarının taksir edilmesi ile ilgili 5177 sayılı Kanunun Geçici Madde 1’in 8. fıkrasının, uygulamada ciddi sorunları beraberinde getireceği beklenmektedir. Maden- cilik sektörünün olumsuz yönde etkilenmemesi için Kanunun bu fıkrası iptal edilmelidir. TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 18 e) Madencilik, araması, işletmesi ve işletilmiş ocakların usulüne uygun terk edilmesine kadar, sermaye, bilgi birikimi, kültürel ve teknolojik altyapı gerektiren ciddi bir iştir. Ma- dencilik şirketlerinin bu alanlarda yeterliliğe sahip olması, sektörün gelişmesi için önem- lidir. Halen, güçlü bir sermaye yapısı, uzman kadrolara ve teknolojik altyapıya sahip, Madencilik Kültürü edinmiş kurumlar ile kısıtlı olanakları ya da hiçbir olanağı olmadan Madencilik yapmaya çalışanlar aynı tutulmaktadır. Ruhsatlar verilirken yeterlilik aranma- lıdır. Özellikle arama ruhsatları verilirken arama bütçesi ve arama programı istenmeli yeterli arama bütçesi ve programı bulunmayanlara arama ruhsatı verilmemelidir. f) Maden Kanunu’nun 7nci maddesi, bütün izinlerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca alınacağı esası üzerine hazırlanmıştır. Bakanlık bu düzenlemeyi uygula- maya koymamasına karşın, izinlerle ilgili bu maddesindeki cezai yaptırımlarını uygula- maktadır. Bu uygulama Kanunla getirilmiş ruhsat güvencesini de tehdit etmektedir. Bu nedenle, izinleri ya Bakanlık kendisi almalı ya da diğer izinler ile ilgili yaptırımları uygulamamalıdır. Bu alanda yaşanan sıkıntıları aşmak için yasal ve idari düzenlemeler yapılmalıdır. g) Maden Kanunu’nun 7. maddesinde madencilik faaliyeti ile kamu yatırımının birbir- lerini engellemesi durumunda Başbakanlık Müsteşarı başkanlığında bir kurul kurulacağı ve bu kurulun madencilik faaliyeti ile kamu yatırımı hakkında karar vereceği belirtilmiştir. Ancak günümüze kadar bu heyet hiç toplanmamış ve dolayısıyla hiçbir karar verme- miştir. Bugüne kadar genellikle kamu yatırımlarına öncelik verilmiş, madencilik faaliyeti ikin- ci plana atılmıştır. Madencilik Sektörü’nün gerektiği biçimde yararlanamadığı bu mad- denin yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. 7.7 Yapısal Sorunlar Sektörde yatırım ortamı çok başlı bir yapıya sahiptir. Merkezi yönetimle yerel yönetim- ler farklı uygulamalar sergilemektedir. Aynı konuda birbiriyle çelişen uygulamalar göz- lenmektedir. Madencilik faaliyetleri tek merkezden yönetilmeli, izinler tek merkezden alınmalı, idari yapısal düzenleme bu yönde tekrar elden geçirilmelidir. Madencilik faaliyetleri için Çevre Kanunu gereği ÇED raporlarının hazırlanması ge- rekmektedir. Bu raporlar değerlendirilirken ilgili bütün Bakanlıkların katılımı sağlanarak görüşü alınmaktadır. Ancak, ÇED olumlu görüş alınan Madencilik faaliyetleri için ilgili Bakanlıklardan ikinci kez izin alınması gerekmektedir. Her Bakanlık ÇED süreci içinde kendi mevzuatı ile ilgili işlemleri de başlatıp sonuçlan- dırmalıdır. ÇED ile ilgili işlemlerin tamamlanmasından sonra tüm izinler alınmış olmalıdır. TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 19 Madencilik faaliyetleri için ÇED’in çerçevesi yeniden çizilmelidir. Bu bağlamda, bütün Bakanlıklar, Madencilikle ilgili mevzuatını, faaliyet için gerekli izinlerin ÇED sürecinde verilmesi için, gerekli düzenlemeleri yapması sağlanmalıdır. Sektöre sermaye akışını hızlandırılabilmesi için DPT koordinatörlüğünde sürdürülen Ya- tırım Ortamını İyileştirme Kurulu’nun (YOİK) gündemindeki konular bir an önce sonuçlan- dırılmalı, yatırım için gerekli süreler ve bürokratik işlemler azaltılmalıdır 7.8. Yasal Sorunlar Büyükşehir Belediyeleri tarafından, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri hakkındaki Kanun çerçevesinde, ayrıca çıkarılan yönetmeliklerle, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından çıkarılan su kirliliği kontrol yönet- meliğinde belirtilen sınır değerlerden daha düşük sınır değerler getirilmektedir. Aynı konuda farklı uygulamalar ve yaptırımlar olmamalıdır. Büyükşehir Belediyeleri su havza- larını koruma adına çıkarttıkları yönetmelik, İzin Yönetmeliği ve Su Kirliliğini Kontrol Yönet- meliği hükümleri birbirine uymamaktadır. 5177 Kanunda süre olmadığından Büyükşehir Belediyeleri yönetmeliklerini Su Kirliliğini Kontrol Yönetmeliğine uygun hale getirmemişler- dir. Bu nedenle Su Kirliliğini Kontrol Yönetmeliği’ne uygun bölgelerde madencilik yapı- lamamaktadır. Bu olumsuzluğu gidermek için, Büyükşehir Belediyelerinin, Kanun gereği, bir an önce yönetmeliklerini Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’ne uygun hale getirmemeleri gerekmektedir. 2B olarak anılan arazilerde madencilik faaliyetleri için yaşanan sorunların çözümü için Orman Kanunu’nda bu arazilerin madencilik faaliyetleri için Hazine’den geçici ola- rak kiralanmasına olanak sağlanmalıdır. Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinin uygulanmasında sıkıntılar yaşanmaktadır. Madencilikte mera, tarım arazisi, hazine arazisi, hali hazır arazi gibi arazilerin kullanı- mında sorunlar yaşanmaktadır. Bu alanlardaki Madencilik faaliyetleri için tek mevzuat getirilmelidir. Maden Kanunu’nun 7nci maddesine göre Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan İzin Yönetmeliği tekrar ele alınmalı, bu yönetmelikteki kanuna aykırı uygulamalar kaldırılma- lıdır. Diğer Bakanlıklar tarafından çıkarılan yönetmeliklerin de Maden Kanunu’na uygun- luğu sağlanmalıdır. Gayri Sıhhi Müesseseler (GSM) ile ilgili izinler sorun olmaktadır. Yönetmelikte belirtilmiş olmasına karşın işyeri açma ruhsatı için yapılan müracaatlar kısa sürelerde sonuçlan- mamaktadır. Müracaatlarda istenen bedeller çok değişik ve yüksektir. Yıllardan bu yana çalışan ruhsatlar için belediyeler işyeri açma ruhsatı istemezken Maden İşleri Ge-TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 20 nel Müdürlüğü işyeri açma ruhsatı istemekte, alamayanlara teminat cezası uygulayarak faaliyetini durdurmaktadır. GSM ile ilgili verilecek izinlerle ilgili işlem süresi ve ücreti gibi hususlar netleşmeli, duruma göre değişmemelidir. Zeytinlik alanlarda Madencilik yapılmasına kısıtlama getirilmiştir. Önlem alındığı ve zarar verilmediği sürece bu alanlarda 1. grup madenlerin dışında madencilik yapıla- bilmelidir. Zeytinlik alanların tanımı açık değildir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, “zeytinlik”, “zeytinlik alan” gibi tanımlamaları açık bir şekilde yapmalı, bu alanları belirleyerek 1/25.000 haritalara işlenmelidir. Haritalar açık ve anlaşılır hale getirilmelidir. “Zeytinlik alan” olacak bölgenin, toprak yapısı, iklimi, coğrafyası, yükseltisi zeytincilik yapılmaya ve zeytin ağacı yetiştirmeye uygun olmalıdır. Zeytinlik alan olacak bölge için Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca belirlenecek ekonomik büyüklük tarif edilmeli, as- gari miktarda alınabilecek ürün belirlenmelidir. Tarımsal potansiyeli yüksek büyük ovaların belirlenmesi ve korunması için bazı kısıt- lamalar getirilmiştir. Bu alanlarda Madencilik faaliyetinde bulunmak mümkün değildir. Büyük ovalarda bulunan tarım arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamamakta- dır. Ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla, tarımsal amaçlı yapılar ve kamu yararı kararı alınmış faaliyetler için tarım dışı kullanımlara Bakanlıkça izin verilebilmektedir. Bu kapsama Madencilik de alınmalıdır. 14 Aralık 2007 gün ve 26730 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Madencilik Faa- liyetleri İle Bozulan Arazilerin Doğaya Yeniden Kazandırılması Yönetmeliği” uygulama- da zorluklar yaşanacak hükümler içermektedir. Bu yönetmeliğin, konunun tarafarı olan idari, ticari ve sivil toplum kuruluşları ile üniversitelerden temsilcilerin katılımıyla yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. 8. MADENCİLİK VE AB Avrupa Birliği’nde Madencilik Sektörünün bütününü kapsayan bir ortak politikadan söz etmek mümkün değildir. Bu konuda öncelikle, enerji ve enerji dışı amaçlı madencilik arasında bir ayırımın bulunduğuna dikkat etmek gerekmektedir. Avrupa Birliği’ne giden yolun başlangıcındaki üç temel anlaşmadan ikisinin (Avrupa Kömür Çelik Topluluğu- AKÇT’nu kuran 18 Nisan 1951 tarihli Paris ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu- AAET’nu kuran 2 Mart 1957 tarihli Roma Anlaşması) enerji ile ilişkili olması, enerji konusunun AB açısın- dan taşıdığı önemi sembolik düzeyde de ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, Maden- cilik kökenli birincil enerji kaynakları olan petrol, doğal gaz, kömür, nükleer ve jeotermal TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 21 enerji ile ilgili olarak AB’nin yaklaşım ve önceliklerinin, AB Enerji Politikası kapsamında incelenmesi gerekmektedir. Her ne kadar, kurucu üç temel anlaşmadan ikisi enerji ile ilintili olsa da bu anlaşma- larla Birliğin Enerji Politikası’nın da ortaya çıkmış olduğunu söylemek doğru olmayacaktır. Gerçekte, Ortak Enerji Politikası’nın oluşturulmasına ilişkin ilk kapsamlı çalışmalar 1970’li yıllardaki petrol krizleriyle başlamıştır. Bu kapsamda, 17 Eylül 1974 tarihli Konsey Kararı ilk önemli adımı teşkil etmektedir. İzleyen dönemde çeşitli Konsey kararları ve anlaşmalarla AB Enerji Politikası giderek genişlemiş ve derinlik kazanmıştır. Bu çerçevede, söz konusu belgeler ve bu belgelerde yer alan hususlardan önemli olanlar aşağıda verilmiştir. • 17 Eylül 1974 Tarihli Konsey Kararı: Ekim 1972’de Paris’te toplanan devlet ve hü- kümet başkanlarının aldıkları “enerjinin sürekli ve güvenli şekilde temini amacıyla enerji politikasının ayrıntılarıyla saptanması”na ilişkin karar doğrultusunda yapılan çalışmalar sonucunda ortaya çıkan 17 Eylül 1974 tarihli Konsey Kararı, AB Enerji Politikası’nın ilk önemli belgesidir. Karar’ın 6. maddesinde Ortak Enerji Politikası’nın temel ilkeleri; a) sosyal, ekonomik büyüme hedeferini tehlikeye atmaksızın, ener - jinin rasyonel ve ekonomik kullanımına yönelik tedbirler vasıtasıyla iç tüketimin büyüme oranının düşürülmesi, b) nükleer enerjinin geliştirilmesi, hidrokarbon ve katı yakıt üretiminin artırılması, arz kaynaklarının çeşitlendirilmesi, araştırma ve geliştirme çalışmaları yoluyla arz güvenliğinin artırılması, c) enerjinin hem üretim hem de tüketim aşamalarında çevrenin korunması olarak sıralanmıştır. Bu kararla ayrıca, 1985 yılında ulaşılmak üzere bir çok konuda ayrıntılı rakamsal hedefer or - taya konulmuştur. a) Topluluğun kömür üretim düzeyini devam ettirmek (1985’de 180 milyon TEP), üçüncü ülkelerden kömür ithal imkanlarını artırmak (1985’de 40 milyon TEP), linyit ve turba üretimini 30 milyon TEP’e yükseltmek, b) doğal gaz üretimini 1985 yılına kadar en azından 175, mümkün olması halinde 225 milyon TEP’e yükseltmek, üçüncü ülkelerden olan ithalatı 95- 115 milyon TEP düzeyinde korumak, c) nükleer enerjide 1985 yılına kadar en azından 160 Gwh, mümkün olması halinde 200 Gwh kapasite yaratmak, d) diğer enerji kaynakları ile ikame edilebildiği yerlerde petrol tüketimini sınırlamak, petrol üretimini 1985 yılına kadar 180 milyon TEP’e çıkartmak, üçüncü ülkelerden ithalatı 540 milyon TEP’e düşür- mek, e) diğer enerji kaynaklarını (jeotermal vb yenilenebilir kaynaklar) geliştirmek, söz konusu hedeferden, Madencilik ile doğrudan ilgili olanlardan başlıcalarını oluşturmaktadır. Kararda ayrıca, üye ülkelerin kendi enerji politikalarını oluşturur- ken topluluk hedeferini dikkate almalarının tavsiye edildiği vurgulanmıştır. • 9 Haziran 1980 Tarihli Konsey Kararı: AB Enerji Politikaları’nın oluşum süreci için- de ikinci önemli belge olan bu kararla, Topluluğun 1990 yılına ilişkin politika he-TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 22 deferi tespit edilmiştir. Bu kararda, bir önceki kararda ortaya konulan amaçlar korunurken, 1985 hedeferinin daha ileriye götürülmesi amaçlanmıştır. Bu kararın bir öncekinden en önemli farkını, üye ülkelerin ulusal enerji politikalarının uyum- lulaştırılmasını temel amaç olarak alması oluşturmaktadır. 9 Haziran 1980 tarihli kararla, a) topluluğun ithal enerjiye bağımlılığının %50’ye indirilmesi, b) toplam enerji tüketimi büyüme oranının yurt içi hasıla büyüme oranına oranının 0.8’e dü- şürülmesi, c) petrol tüketiminin kontrol altına alınması, petrol ithalatının 472 milyon ton ile sınırlandırılması şeklinde bir çok hedef ortaya konulmuştur. • 16 Eylül 1986 Tarihli Konsey Kararı: Bu kararla Topluluk Ortak Enerji Politikası’nın 1995 yılı hedeferi ortaya konulmuştur. Karar’da öncekilerden farklı olarak sayısal hedefer daha sınırlı şekilde yer alırken, üye ülkelerin enerji politikalarının uyumlu - laştırılması konusuna daha fazla ağırlık verilmiştir. a)Topluluk enerji kaynaklarının geliştirilmesi, Topluluk dışı arz kaynaklarının coğraf bakımdan çeşitlendirilmesi, özellikle petrol ile ilgili olarak etkin kriz tedbirlerinin alınması, farklı enerji türleri ara- sında çeşitlendirme yoluyla daha güvenli arz koşullarının yaratılması ve fyatlar - daki ani dalgalanma riskinin azaltılması, b)Arz güvenliğinin artırılması, maliyetlerin düşürülmesi ve ekonomik rekabetin geliştirilmesi için ticaret engellerinden arın- mış, daha kapsamlı bir enerji iç piyasası entegrasyonunun yaratılması, enerji ve çevre konusunda dengeli çözüm arayışlarının sürdürülmesi, c)Petrol tüketiminin enerji tüketiminin %40’ı düzeylerinde, petrol ithalatının ise toplam enerji tüketimin 1/3’ünün altında tutulması, d)Topluluk içinde doğal gaz arama ve üretiminin sür- dürülmesi, e)Katı yakıtların (başta kömür) enerji tüketimi içindeki payının artırılması, f)Hidrokarbonlardan üretilen elektriğin payının %15’in altına çekilmesi, g)Konvansi- yonel yakıtlar yerine yenilenebilir kaynakların (başta jeotermal) üretiminin ve enerji dengesine katkılarının artırılması söz konusu kararın Madencilik ile doğrudan ilgili olan önemli hedeferi arasında yer almaktadır. Avrupa Enerji Sözleşmesi (Eurpean Energy Charter): Avrupa Birliği’nin Ortak Enerji Politikasını yansıtan belgelerin arasında 17 Aralık 1991 tarihinde imzalanan Avrupa Enerji Sözleşmesi’nin özel bir yeri bulunmaktadır. 80’li yılların sonunda eski Doğu Bloku ve Sov- yetler Birliği’nin dağılması AB’ne enerji konusunda yeni atılımlar yapma fırsatı vermiştir. Bu çerçevede söz konusu sözleşme; eski Soveytler Birliği’nin geniş enerji kaynaklarıyla Batı’da mevcut iş becerisi, teknoloji ve yatırım fonlarını bir araya getirme amacına dönük olarak, öncülüğünü dönemin Hollanda başbakanı Mr. Ruud Lubbers’in yaptığı girişim- ler sonucunda Yeni Zelanda hariç bütün OECD üyesi ülkeler, merkezi ve Doğu Avrupa Ülkeleri ve Türkmenistan hariç bütün eski SSCB’ne mensup devletlerden oluşan 50 ülke arasında 17 Aralık 1991 tarihinde imzalanmıştır. Sözleşmede amaç, “arz güvenliğini en tatmin edici ekonomik bazda geliştirme ve enerjiye ilişkin faaliyetleri çevreye saygı için-TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 23 de yürütme görüşüyle, tarafar büyük bir Avrupa Enerji Pazarı’nın oluşumun teşvik ederler” şeklinde ortaya konulmaktadır. Yukarıda değinilen belgelerden; AB’nin genelde enerji, özelde ise onun en önemli unsurları olarak fosil yakıtlara ilişkin politikasının temel unsurlarının kaynak ve tür çeşitlen- dirmenin yanı sıra iç üretimin artırılması yoluyla arz güvenliğinin sağlanması, tüketimde verimliliğin artırılması ve gerekse üretim, gerekse tüketim aşamalarında çevrenin korun- ması olarak ortaya çıkmaktadır. Enerji konusundaki kapsamlı düzenlemelere karşılık, daha az kritik olarak görülen enerji dışı Madencilik konusunda aynı ölçüde pek fazla üst düzey karar veya belge bulunmamaktadır. Bununla birlikte, enerji politikasıyla ilgili olarak yukarıda vurgulanan unsurların enerji dışı Madencilik konusunda da önemli ipuçları sağladığı hususunda şüp- he yoktur. AB mevzuatı içinde enerji dışı Madencilik konusu genellikle, çevre, sürdürüle- bilir kalkınma ve iş güvenliği konularıyla bağlantılı olarak yer almaktadır. Bu kapsamda sayıları son zamanlarda giderek artan çeşitli direktiferle, AB’nin enerji dışı Madencilik konusundaki politikasının ana hatları ortaya konulmaktadır. Doğrudan maden üretimi konusuyla ilişkili olan direktiferin sayısı nispeten azdır. Buna karşılık, esas itibariyle Madencilik dışı konular için hazırlanmış, ancak Madencilik üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak etkiye sahip çok sayıda direktif bulunmaktadır. Doğrudan maden üretimi ile ilgili olarak yayınlanmış direktifer aşağıda kısaca özetlenmiştir. • Direktif 94/22/EC: Madencilik konusundaki en kapsamlı uluslararası düzenleme- dir. Hidrokarbonların ön aranması, aranması ve üretimi ile ilgili yetkilerin verilmesi ve kullanımı koşullarını düzenlemektedir. Direktif esas itibariyle hidrokarbonları konu almakla birlikte, Madenciliğin bütün safhaları için temel kuralları ortaya koymak- tadır. Direktifn amacı, Topluluk içinde hidrokarbonların ön aranması, aranması ve üretimi alanlarına giriş ve faaliyet gösterme konusunda ayrımcılığın engellen- mesidir. Bunun sağlanması için Direktif, birincisi; hidrokarbonların ön aranması, aranması ve üretiminin yönetimi ile ilgili prosedür ve kriterlere, diğeri; bu türden faaliyetlere devletin katılımına ilişkin olmak üzere başlıca iki konu üzerinde odak- lanmıştır. Bu çerçevede, prosedürlerin herkese açık olması, hiç kimseye açıkca tanımlanmış olanların dışında özel koşulların getirilmemesi Direktifn getirdiği en önemli hususların başında gelmektedir. • Direktif 92/91 EEC: Petrol ve doğal gaz gibi sondaj yoluyla üretim yapılan Ma- dencilik alanlarında çalışanların iş güvenliği ve sağlığının geliştirilmesi için asgari koşulları düzenlemektedir.TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 24 • Direktif 92/104 EEC: Yüzey ve yeraltı madenciliğinde çalışanların iş güvenliği ve sağlığının geliştirilmesi için gerekli asgari koşulları düzenlemektedir. • Maden Atıkları Direktif (Tasarı): Madencilik faaliyetleri sonucu üretilen atıkların, çevre ve insan sağlığı üzerindeki zararlı etkilerini yok etmek veya azaltmak için alınması gereken tedbirler, uyulması gereken kuralları tespit etmek ve bir rehber oluşturmak tasarının amacını teşkil etmektedir. Madencilik faaliyetleri üzerinde doğrudan etkili olan yukarıdaki direktiferin yanı sıra, esas itibariyle başka alanlar için düzenlenmiş, ancak Madencilik üzerinde dolaylı olarak etkisi olan çok sayıda direktif bulunmaktadır. Bu direktiferden önemli görülenler aşağı - da sıralanmıştır. • Direktif 85/337/EEC, Direktif 97/11/EC ile Revize Edilmiş Şekliyle (Çevresel Etki Değerlendirme Direktif): Belirli kamu ve özel sektör projelerinin çevre üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi hususunu düzenlemektedir. • Direktif 92/43/EC- Doğal Hayatın ve Yaban Flora ve Faunanın Korunması Direk- tif (FFH Directive): Doğal hayatın ve yaban fora ve faunanın korunması yoluyla Avrupa’da bio- çeşitliliğe katkı yapmak Direktifn amacını oluşturmaktadır. • Direktif 2000/60/EC- Su Çerçeve Direktif: Direktifn amacı su kaynaklarının kirlen - mesini önlemek ve azaltmak amacıyla, Topluluk içinde bir çerçeve oluşturmaktır. Direktif, maden işletmelerinde açığa çıkan suların yeraltına reenjeksiyonu konusu ile bağlantılı olarak madencilik üzerinde önemli etkiye sahiptir. • Direktif 1999/ 31/EC- Arazide Atık Depolama Direktif: Direktifn amacı açıkta atık depolamanın yüzey ve yeraltı suları, toprak ve havanın kirlenmesi ile insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini önlemeye yönelik tedbirler, prosedürler ve rehberlik temin etmektir. • Direktif 96/61/EC- Bütünleşik Kirlilik Önleme ve Kontrol Direktif (IPPC Directive): Direktifn amacı uygulanabilir olduğu ölçüde havaya, suya ve toprağa emisyon bırakılmasını önlemektir. • Direktif 2003/105/EC (Seveso II Directive): Bu direktif, tehlikeli atıkları içeren büyük kazaların önlenmesini ve bunun mümkün olmadığı durumlarda sonuçların insan ve çevre üzerindeki etkisini sınırlandırılmasını amaçlayan 96/82/EC no’lu direktif revize etmiştir. Direktif endüstriyel tesis işletmecilerine, muhtemel kaza senaryoları çerçevesinde detaylı risk değerlendirmelerini içeren güvenlik yönetim sistemlerini uygulamaya koyma yükümlülüğü getirmektedir.TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 25 • Direktif 94/9/EC (ATEX Directive): ATEX Direktif eski 76/117/EEC no’lu Patlayıcı At - mosferler ve Gazlı Madenler Direktifnin yerini almıştır. Bu direktif yanıcı gaz, buhar ve tozların bulunduğu potansiyel olarak patlayıcı atmosferlerde kullanılan elektrikli ve mekanik ekipmanlarla, koruyucu sistemleri kapsamaktadır. • Direktif 2004/40/EC- Fiziksel Ajanlar Direktif (Physical Agents Directive): Bu direktifn amacı, çalışma esnasında 0 Hz ile 300 GHz arasında elektromanyetik alana maruz kalan veya kalması muhtemel olan çalışanları sağlık ve güvenlik risklerinden korumak için alınması gereken asgari tedbirleri tespit etmektir. • Direktif 89/655/EEC- İş Araçlarının Kullanımı Direktif: Çalışanlar tarafından iş or - tamında kullanılan ekipmanların kullanımı ile ilgili asgari güvenlik ve sağlık gerek- lerini düzenlemektedir. • Direktif 98/24/EC- Kimyasal Maddelere Maruz Kalma Direktif: Direktifn amacı iş ortamında bulunan kimyasal maddelerden veya kimyasal maddelerle ilgili iş- lemlerden kaynaklanan veya kaynaklanması muhtemel olan işgüvenliği ve sağlık risklerinden çalışanların korunması için asgari düzeyden tedbirleri tespit etmektir. • Direktif 98/37EC- Makine Direktif: Bu direktif makinelerle ilgili sağlık ve işgüvenliği için gerekli hususları düzenlemektedir. Yukarıda verilenler, AB mevzuatı içinde yer alan ve Madencilik üzerinde etkisi olan direktiferin tamamı değildir. Daha kapsamlı bir araştırmada, benzer türden çok sayıda direktif veya benzeri yasal düzenleme ile karşılaşılacağına kuşku yoktur. Ancak yukarıda verilenlerin topluca değerlendirilmesi, AB mevzuatı içinde madencilik konusunun daha çok işgüvenliği ve çevre boyutu ile yer aldığını göstermektedir. Bu çerçevede belgeler- den, AB’nin diğer konularda olduğu gibi Madencilik konusunda da işyerinde işgüvenli- ğinin en üst düzeyde sağlanması ve faaliyetlerin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi hususuna çok büyük önem atfettiği açıkca görülebilmektedir. Bunların yanı sıra belgelerde, sürdürülebilirlik kavramına özel bir vurgu yapıldığı ayrıca dikkat çek- mektedir. Son olarak, enerji politikasıyla ilgili belgeler ve 94/22/EC no’lu direktifn ortak yorumundan, enerji ve enerji dışı madenlerin ön aranması, aranması ve üretimine ilişkin faaliyetlerde ayrımcılığın önlenmesinin ve bütünleşik bir serbest pazarın oluşumunun AB için ekonomik anlamda temel hedeferden birisi olduğu anlaşılmaktadır. 8.1. AB’ne Katılım Süreci ve Sektörel Uyum AB’ne katılım sürecinin Madencilik Sektörüne ticari alandaki etkisinin çok önemli dü- zeyde olmayacağı değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme başlıca iki olguyu temel almaktadır. İlk olarak, Türkiye uzunca bir süredir AB ile Gümrük Birliği içersindedir ve Ma-TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 26 dencilik Ürünleri ticaretine ilişkin olarak Türkiye-AB arasında önemli herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Diğer taraftan, hem AB üyesi ülkeler ve hem de Türkiye, başta enerji hammaddeleri olmak üzere Madencilik ürünlerinde net ithalatçı konumundadır. Bu ne- denle, sınırlı sayıda ürün hariç, iki ülke arasındaki ticaretin, en azından yakın gelecekte çok fazla gelişmesi mümkün görünmemektedir. Bu çerçevede, Türkiye’nin AB’ne katılım sürecinin, sektör için ne önemli fırsatlar sunması ne de önemli tehditler yaratması söz konusu değildir. Ancak Türkiye- AB ilişkilerinin olumlu yönde gelişmesi koşuluyla, diğer alanlarda olduğu gibi Madencilik alanında da, AB sermayesinin Türkiye’ye olan ilgisinin artması muhtemeldir. AB kökenli Madencilik şirketlerinin Türkiye’de yatırıma yönelmeleri ise sektörde önemli bir yatırım hamlesi başlatabilecektir. Türkiye’nin AB’ne katılım sürecinin sektör üzerindeki en önemli etkisi AB mevzuatına uyum alanında ortaya çıkacaktır. Yukarıda değinildiği şekilde, başta çevre, iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında olmak üzere AB tarafından geniş bir mevzuat üretilmiş du- rumda olup, Madencilik Sektörü söz konusu yasal düzenlemelerden en fazla etkilenen sanayi dallarından birisidir. Katılım süreci içinde Türkiye söz konusu mevzuata gerekli uyu- mu sağlamak zorunda olacaktır. Gerçekte, bu konularda AB’ne uyum çalışmaları çok önceden başlamış olup, önemli bir mesafe de kat edilmiş durumdadır. Ancak, belirtilen alanlarda AB mevzuatı hızlı bir şekilde genişlemeye devam etmektedir. Bu durum dik- kate alındığında, yeni gelişmelerin izlenmesi sektör açısından çoğu zaman önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede, AB mevzuatının Madencilik Sektörü’ne etkileri bakımından kapsamlı bir şekilde incelenmesi, gelişmelerin sürekli izlenmesi için ise bir mekanizmanın oluşturulması önerilmektedir. Madenciliği ilgilendiren AB mevzuatının başında çevre ile ilgili olanlar, özellikle ÇED Yönetmeliği, gelmektedir. Halen yürürlükte olan ÇED Yönetmeliği AB muktesebatı ile uyumludur. AB, ÇED yönetmeliğinde Madencilik projelerinden, maden istihracı için (grup ayırmaksızın) 25 hektar baz alınmakta olup, 25 hektar üzeri alandan maden çı- karılması Ek-I Çevresel Etki Değerlendirilmesi Uygulanacak Projeler Listesi, 25 hektar al- tında alandan maden çıkarılması projeleri ise Ek-II Seçme Eleme Kriterler Uygulanacak Projeler istesi kapsamında değerlendirilmektedir. Madencilik projelerini ilgilendiren 2872 sayılı Çevre Kanunu’na istinaden çıkarılan Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği, Endüstri Tesis- lerinden Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği, Çevresel Gürültünün Değer- lendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği, Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği, Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği, Tehlikeli Maddelerin Su ve Çevresinde Neden Ol- duğu Kirliliğin Kontrolü Yönetmeliği AB mevzuatına uygundur. 2007 yılı içinde çıkarılan Kum Çakıl Ve Benzeri Maddelerin Alınması ve İşletilmesi ve Kontrolü Yönetmeliği ile Ma- dencilik Faaliyetleri ile Bozulan Arazilerin Doğaya Yeniden Kazandırılması Yönetmeliği TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 27 Madencilik projelerine uygulanması gerekli AB mevzuatı ile ilgili yönetmelikler arasına girmiştir. Ayrıca, maden atıklarının özel atık olarak değerlendirilmesine ilişkin olarak AB Müktesebatı doğrultusunda çalışmalar devam etmektedir. Bunlara ek olarak, Yatırım Ortamının İyileştirilmesi (YOİ) ile ilgili yürütülen Eşleştirme Projesinde Madencilik Sektörü ile ilgili olarak üç öneri getirilmektedir: 1. Sağlık, güvenlik ve çevre konuları da dahil olmak üzere bütün önemli konuları, bütünleşik risk önleme ve yatırımcı dostu bir “Tek Durak Ofs” sistemi avantajı ile tek bir uzman resmi makamın denetimine bırakan kapsamlı bir Maden Kanunu çıkarılmalıdır. 2. İlgili bütün kararlar (maden, su, orman, hava) uzman tek bir resmi makamın elin- de toplanmalıdır. 3. Maden haklarının yalnızca Türk vatandaşlarına veya Türkiye’de kurulan şirketlere verilmesini öngören koşul yerine teknik ve mali kapasiteleri ilgilendiren genel kri- terler getirilmelidir. Doğrudan katılım süreci ile bağlantılı olmamakla birlikte, AB- Türkiye arasındaki, Ma- dencilik Sektörü ile ilintili sorunların başında, bor ürünlerini tehlikeli madde olarak sınıfan - dırma gayretleri gelmektedir. AB üyesi bazı ülkelerdeki, bazı kurumlar tarafından uzunca bir süredir borun insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilere sahip olduğu görüşü Birlik organ- ları nezdinde işlenmekte ve borun paketlenmesi, taşınması, kullanımı vb konularda kısıt- lamalar getirilmesi talep edilmektedir. Türkiye’nin diğer bor üreticileri ile birlikte, talebin bilimsel temelinin bulunmadığı görüşüyle engelleme gayretlerine rağmen, bu girişim- lerin sonuç alma aşamasına yaklaştığı gözlenmektedir. Gelişmelerin engellenememesi durumunda, AB’de bor kullanımından kaçış sürecinin başlayacağı ve bor pazarının da- ralmasının kaçınılmaz olacağı açıktır. 9. TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖRÜ’NDE TEKNOLOJİ KULLANIMI Madencilik, en genel tanımıyla, yer kabuğunda bulunan madenleri insanlığın hizme- tine sunan meslek dalıdır. Madenden madene farklılıklar göstermesine karşın, 3 temel alanı kapsar: Arama, üretim ve zenginleştirme. Türkiye’deki mevzuat ve uygulamalar da bu yöndedir. Bu noktadan hareketle, sektördeki teknoloji kullanımının irdelenmesi bu üç ana çalışma alanı için yapılacaktır. TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 28 9.1 Maden Aramada Teknoloji Kullanımı Bir maden oluşumunun aranması, oluşumun ortaya çıkarılması ve teknolojik özellikle- rinin belirlenmesini kapsar. Arama ve değerlendirme olarak adlandırılan bu süreç, ilgili yerdeki jeolojik yapının belirlenmesi ile başlar, oluşumun üç boyutlu olarak tanımlan- ması ve teknolojik araştırmalar (değerlendirme) için gerekli numunelerin elde edilmesi amacıyla yapılan sondaj vb çalışmalar ve elde edilen numuneler üzerinde yapılan teknolojik araştırmalar ile sonlanır. Arama ve değerlendirme sırasında, sahada jeolojik, jeofzik ve jeokimyasal etütler yapılır; bölgenin fziksel jeolojisi, petrolojik ve mineralojik yapısı ayrıntılandırılır ve kapsamlı jeolojik haritaları çıkarılır. Son dönemlerde, haritalama ve uzaktan algılama tekniklerinde büyük gelişmeler olmuştur. Bugün yerden jeolojik ha- ritalama çalışmaları, çoğunlukla uzaktan algılama ile hazırlanmış haritaların kontrolü veya daha ayrıntılı, özel amaçlı haritalar hazırlamak amacıyla yapılmaktadır. Çok yeni ve ileri bir teknik olan uydudan uzaktan algılama, yer yüzeyinde sergilenen jeolojik ve mineralojik özelliklerinin uydu görüntüleri yardımıyla tanımlanmasına dayanır. Uydu görüntülerinden hazırlanabilen, maden arama açısından önemli, konulu ha- ritalar kaya türü, yapı ve alterasyon haritalarıdır. Ayrıca uydu görüntülerinin bitki türleri- ne dayanarak kaya ve maden türlerini tanıma amacıyla yorumlanmasına dayanan jeobotanik çalışmaların da ilerde maden aramacılığına yeni ufuklar açacağı değer- lendirilmektedir. Ancak günümüzde bu teknoloji uygulamaya konulacak kadar geliştiri- lememiştir. Henüz tam olgunlaştırılamamış olmasına karşın jeotomograf tekniği, çeşitli arama ve Madencilik sorununun çözümünde gelecek için umut vermektedir. Uzaktan algılama, jeolojik ve jeofzik etütler vb diğer yöntem ve tekniklerin kullanılma - sı ile ipuçları elde edilen cevher varlığının geometrisi, sondaj, yarma, galeri vb yöntem- lerle ortaya konulur, ayrıca bu aşamada elde edilen örnekler üzerinde yapılan teknolojik testlerle gerçek anlamda ekonomik potansiyele sahip bir maden varlığının mevcut olup olmadığı konusunda bir yargıya varılabilir. Ancak, çalışmalar bu aşamada da henüz tamamlanmış sayılamaz. Bu aşamaya kadar elde edilen veriler, kapsamlı bir fzibilite çalışması ile değerlendirilir. Günümüzde maden arama çalışmalar yapılırken birçok ge- lişmiş teknolojiden yararlanılır. Bunlar arasında uzaktan algılama, gelişmiş kimyasal ve mineralojik analiz yöntemleri, özel amaçlı bilgisayar programları sayılabilir. Türkiye’de yapılan maden aramalarında bu teknolojilerden yararlanma düzeyi arama yapan şir- ketin veya şahsın yeterliliği ile orantılıdır. Yeterli bilgi birikimi ve ekonomik güce sahip şirket ve şahıslar, bu teknolojileri, kendi bünyelerinde bulundurarak veya gerektiğinde hizmet alımı yoluyla edinerek, kullanmakta; sektördeki çok sayıda yetersiz şirket ve şahıs ma- den aramalarında çok ilkel yöntemler kullanmakta, arama ruhsatı edinmelerine karşın çağdaş anlamda hiçbir arama faaliyetinde bulunmamaktadırlar.TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 29 9.2. Maden Üretiminde Teknoloji Kullanımı: Üretim yöntemleri genel olarak Açık İşletme ve Yeraltı İşletme Yöntemleri olarak ikiye ayrılmaktadır. Makine ve ekipman teknolojisindeki önemli gelişmeler Açık İşletmecilik Yöntemlerinin payını yüksek oranlara çıkarmıştır. Üretim yöntemlerinin seçiminde; örtü ta- bakası kalınlığı, kaya formasyonlarının sertlik, basma dayanımı, kazılabilirlik parametrele- ri, ilk yatırım tutarı ve birim üretim maliyetleri belirleyici olmaktadır. Her iki üretim yöntemi de kendi içinde farklı üretim sistemlerinin uygulanmasını içermektedir. 9.2.1. Açık İşletme Madenciliği ve Teknolojisi Kazı-yükleme işi, kazı yeri özellikleri dikkate alınarak seçilen sürekli veya süreksiz çalışan iş makinaları ile yapılmaktadır. Yüksek kapasiteli makina ve ekipmanların geliştirilmesi ve işletme faaliyetlerine bilgisayarlı ölçme-izleme kontrol sistemlerinin uygulanmasıyla açık işletmelerde verimlilikte büyük artış gerçekleşmiştir. Hemen her maden türü için açık işletme yöntemleri uygulanmakla birlikte, bu alandaki teknolojik gelişmelerin büyük ço- ğunluğu kazı ve üretim kapasiteleri diğer maden türlerine kıyasla genellikle daha yüksek olan Kömür Madenciliği alanında ortaya çıkmıştır. 9.2.1.1. Sürekli Madencilik Sistemi Sürekli Üretim Sistemi; kazı, yükleme ve nakliyatın kesintisiz olarak yapıldığı bir sistemdir ve büyük işletmelerde tercih sebebidir. Bu sistemde, döner kepçeli ekskavatör ve zincirli ekskavatör, surface miner gibi kazıcı - yükleyici makineler ve nakliye sistemi olarak da bant - konveyör, aktarıcı konveyör ve demiryolu nakliyatı kullanılmaktadır. Döner kepçeli ekskavatörler genellikle yumuşak formasyonlarda tercih edilmektedir. Kepçesinde özel kesici uçlarla orta sert formasyonlarda da kullanılmaktadır. Döner kepçeli ekskavatör - bant konveyör sistemi, yumuşak ve yapışkan olmayan formasyonlarda yüksek kazı verim- liliği sağlamaktadır. Formasyonların yapısına göre riperleme veya patlatmayla gevşet- me işlemleri de randımanı artıran uygulamalardır. Gerekli önlemlerin alınmasıyla, çok zor işletme şartlarında (-40 o C’de; Rusya, 2.040 mm/yıl yağış ve çamur; İspanya, yaklaşık 500 m ocak derinliğinde: Almanya) başarıyla uygulanmaktadır. Özellikle Almanya’da geliştirilen döner kepçeli ekskavatör- bant konveyör sistemi giderek yaygınlaşmış olup bugün ABD, Kanada, Rusya, Endonezya, İspanya, Yunanistan, Türkiye ve Hindistan’da kullanılmaktadır. Bu sistemin ilk yatırım tutarı diğer açık işletme sistemlerinden (dragline, ekskavatör, kamyon) daha yüksektir. Döner kepçeli ekskavatörlerde bugün 240.000 m 3 (yerinde)/gün kapasite değerleri- ne (Almanya) ulaşılmış durumdadır. Bantlı konveyörlerde ise bant genişliği 2,8 metreye, taşıma kapasitesi 37.500 ton/saat değerine ulaşmıştır. Döner kepçeli ekskavatörlerin bir TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 30 bant köprüsü ile veya cross-pit aktarıcıyla döküm sahasına doğrudan döküm yapma uygulamaları giderek yaygınlaşmaktadır. Bu sistemde bantlı konveyör ünitelerinin enerji tüketiminde, montaj-tamir-bakım işçiliğinde büyük tasarruf sağlanmaktadır. Türkiye’de bu teknolojinin kullanımı bir işletme ile sınırlıdır. Üretim maliyetini önemli öl- çüde düşüren böyle bir teknolojinin kullanımı üretim yapılacak yatağın yapısıyla olduğu kadar Madencilik şirketinin teknik ve mali yeterliliği ile de ilgilidir. Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) - Elbistan açık işletmesinde her biri 3.000 m 3 /saat kazı - yükleme kapasitesinde 6 adet döner kepçeli ekskavatör ile her biri 5.600 m 3 /saat malzeme dökme kapasitesine sahip 5 adet dökücü, teorik kapasitesi 10.500 ton/saat olan 65 km uzunlukta bant konveyör hattı bulunmaktadır. 9.2.1.2. Süreksiz İşletme Sistemi Bu sistemde kullanılan iş makineleri çok çeşitlilik göstermekte, genel olarak orta ve küçük ölçekli işletmelerde uygulanmaktadır. Sistemin ana makinaları dragline, elektrikli ve hidrolik ekskavatör, yükleyici ve kamyonlardır. Dragline uygulaması daha çok örtü ka- lınlığı ince olan açık işletmelerde yaygın olup, özellikle bu tür işletmeler için geliştirilmiştir. ABD, Avustralya ve Güney Afrika’daki uygulamalar bu türdendir. TKİ’nin çeşitli üretim bölgelerinde kepçe kapasiteleri 1-20 yd 3 arasında değişen eks- kavatörler (elektrikli ve hidrolik), 0,7–10,3 m 3 arasında değişen yükleyiciler ve 35-170 short ton kapasiteli, çeşitli markada çok sayıda kamyon çalışmaktadır. Özel sektörde kullanı- lan iş makineleri büyük bir çoğunluğu düşük kapasitelidir. EÜAŞ’ne bağlı Sivas-Kangal’da 25 yd 3 ’lük ekskavatör de mevcuttur. Günümüzde değişen teknolojiye paralel olarak, dünyada ekskavatör kapasiteleri 70 yd 3 ’e, dragline kapasiteleri ise 220 yd 3 ’e çıkmıştır. Kazılan malzemenin taşınmasında, kapasitesi 350 short tona ulaşan kamyonlar açık işletmelerde kullanılmaktadır. Açık işlet- meye uygun rezervlerin derinlikleri arttıkça, yüksek verimle çalışan büyük iş makinelerinin kullanımları da zorunlu hale gelmektedir. Süreksiz açık işletme yönteminde dragline-şovel ekskavatör-kamyon ve yükleyici- kamyon sistemleri kombine olarak da kullanılmaktadır. Açık işletmecilik faaliyetlerinde sistem ve uygun makina-ekipman seçiminde; yıllık kazı ve üretim miktarları, topografya, maden damarının eğimi, yapısı ve kalınlığı, örtü tabakası ve ara kesme tabakalarının kalınlığı ve mekanik özellikleri, iklim (yağış ve sıcaklık) ve drenaj durumu belirleyicidir. Kazı planına uygun basamak boyutları, şev açıları, döküm sahası yeri seçimi ve kapasitesi, yollar ve rekültivasyon çalışmalarının maden planlaması aşamasında mutlaka dikkate alınması gerekmektedir.TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 31 Açık işletmecilikte verimlilik gün geçtikçe artmaktadır. Verimlilikteki bu artış, yüksek kapasiteli makina ve ekipmanların geliştirilmesi ve işletme faaliyetlerine bilgisayarlı ölç- me- izleme-kontrol sistemlerinin uygulanmasıyla gerçekleşmiştir. Bu uygulamalarda eks- kavatörlerin ve kamyonların kazı-yükleme ve taşıma-boşaltma süreleri optimum şekilde düzenlenmekte, çalışan makinalardan yağ numuneleri alınarak analizler yapılmakta ve makinaların bakım-onarım süreleri ile yağ tüketiminde önemli tasarrufar sağlanmakta - dır. 9.2.2. Yeraltı İşletme Yöntemleri ve Teknolojisi Yeraltı işletme yöntemleri de, açık işletmecilikte olduğu gibi, maden damarının yapı- sı (kalınlık, eğim, sertlik, uzunluk vb. açısından), yan kayaçların yapısı, tektonizma, hava sıcaklığı, metan gazı içeriği, günlük üretim, drenaj vb. kriterler yönünden çeşitlilik gösterir. En yaygın olarak kullanılan yer altı işletme yöntemleri şu şekilde sıralanabilir; • Uzun kazı arınlı üretim yöntemi (uzun ayak, diyagonal ayak), • Kısa kazı arınlı üretim yöntemi (tavan ayak, taban ayak), • Topuklu üretim yöntemi (göçertmeli topuklu, dolgulu topuklu, çapraz topuklu, tra- vers ayak, ara katlı topuklu ayak), • Oda üretim yöntemi (oda-topuk yöntemi, tali katlı göçertme), • Blok yöntemleri. Bu yöntemler de kendi aralarında alt gruplara ayrılmakta veya bunların kombinas- yonları olarak uygulanabilmektedir. Dünya Yeraltı Madenciliği’nde en yaygın olarak uzun kazı arınlı üretim yöntemleri uygulanmaktadır. Yeraltında maden kazısı, şartlara göre konvansiyonel kazı (kazma, delme- patlama ve martopikör) ve mekanize kazı (hidro- lik burgu, pnömatik kazma, saban ve tamburlu kesici-yükleyici) şeklinde yapılmaktadır. Nakliye ise, ayak içinde zincirli konveyörlerle, taban ve anayollarda band konveyörlerle ve duruma göre vagonlarla yapılmaktadır. Diğer yaygın yeraltı işletme yöntemi oda yöntemi olup, ABD’de çok yaygındır. Yeraltı işletmelerinde verimlilik ve günlük üretim kapasiteleri kazı-nakliyat-tahkimat ünitelerindeki mekanizasyon ve otomasyona bağlı olarak artmıştır. Taban yollarının ha- zırlanmasında galeri açma makinaları, maden kazı ve yüklemede çift tamburlu kesi- ci- yükleyiciler, ayak içi tahkimatında kalkan tipi yürüyen tahkimatlar, ayakiçi maden nakliyatında panzer tip zincirli konveyörlerin yaygınlaşması, daha geniş ayak boylarında (180-300 m), daha uzun panolar (1.800-2.200 m) hazırlanarak üretim yapılmasını sağ- lamıştır.TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 32 9.2.3. Çözelti Madenciliği Son yıllarda oldukça önem kazanmış bir madencilik metodu da Çözelti Madenciliği’dir. Evaporit tipi yataklarda baskın olmak üzere, çeşitli oksitli cevherlerin ve hatta diğer tip maden yataklarının işletilmesinde yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Yatırım ma- liyetlerinin düşüklüğü, çevresel risklerin daha az oluşu, bu yöntemin en çekici yönlerini oluşturmaktadır. Yöntem, temelde, yeryüzünden açılan bir sondaj kuyusu ile cevher ya- tağına ulaşarak, cevher karakteristiğine uygun bir çözücü yardımıyla liçleme yapılması ve cevherin çözelti halinde yeryüzüne pompalanması esasına dayanmaktadır. Yapılan geliştirme çalışmaları ve saha deneyimleri ile uygulamalarda yaklaşım farklılıkları görü- lebilmektedir. Uygulamada tek ve çoklu kuyularla üretim yapılabilmektedir. Çoklu kuyularla, çö- zündürme yüzeylerinin ve dolayısıyla işletme verimliliğinin arttırılması hedefenmekte, böylece tek bir üretim ünitesinden daha çok ürün alınması mümkün olabilmektedir. Ancak iki veya daha çok kuyudan oluşan sistemlerde kuyuların bir şekilde birbirleriyle irtibatlanması gerekmektedir. Bunun için kullanılan yöntemler de çatlatma ve yön kont- rollü sondajla birleştirmedir. Çatlatma, ucuz olmasına karşın birleşme profli üzerindeki kontrolün azlığı nedeniyle katkısı düşük bir yöntemdir. Buna karşılık, yönlü sondaj daha etkin bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Sondaj teknolojisindeki gelişmeler sayesinde, mafsallı tijler kullanılmak suretiyle, dik sondajlarla cevhere ulaşıldıktan sonra, monitörden kontrol ederek, sondajı cevher da- marında istenilen yönde saptırabilmek mümkün hale gelmiştir. Ayrıca tijlerdeki yivler ile daha geniş ve uzak mesafelere kadar çözücüleri gönderme ve sismik tekniklerle de olu- şan kaviteleri monitörde izleme imkanı doğmuştur. Bu gelişmeler Çözelti Madenciliği’nde verimi ve yöntemin uygulanabilirliğini önemli oranda arttırmıştır. Çözelti Madenciliği’nin avantajları; klasik madencilik yöntemleriyle değerlendirileme- yen düşük tenörlü ve düşük tonajlı rezervlerin değerlendirilmesine ve yüksek tenörlü olup da bulunduğu yer nedeniyle ulaşılması zor cevherlerin işletilmesine imkan vermesi, Ge- leneksel Madenciliğe göre daha az maliyete sahip olması, çevresel risklerinin az olma- sı, Geleneksel Madenciliğin uygulandığı yerlerde, alınması zor veya imkansız cevherlerin üretilmesine olanak sağlaması gibi hususlardır. Bu avantajları nedeniyle, bugün bir çok yatakta Çözelti Madenciliği Geleneksel Madenciliğe alternatif olarak düşünülmektedir. Türkiye’de Çözelti Madenciliği Soda A.Ş. tarafından 1970’li yıllardan beri tuz salamu- rası üretilmesi amacıyla yapılmaktadır. Son yıllarda, özellikle trona üretimi için Beypazarı Eti Soda A.Ş.’de Çözelti Madenciliği yatırımı yapılmış; Kazan’da başka bir proje yatırım aşamasına gelmiştir. Bunlara ek olarak, Çayırhan’da globerit (sodyum sülfat) Çözelti Ma- denciliği için çalışmalar devam etmektedir.TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 33 9.2.4. Doğal Taş Madenciliği Teknoljileri Kendine has yöntemler ile yapılan Doğal Taş Madenciliğinde artan kapasite ile bir- likte gelişmiş teknolojiler de kullanılmaya başlanmıştır. Mermer ve traverten ocaklarında elmaslı tel kesme standart uygulama haline gelmiştir. Mermer üretim ve işlenmesi ile ilgili teknoloji ve hammaddeler önemli ölçüde yerli kaynaklardan karşılanmakla birlikte, özellikle İtalya menşeli teknolojiler de yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. 9.3. Cevher Hazırlama Yöntem ve Teknolojileri Çoğunlukla, bir maden yatağından üretilen cevherin ocaktan çıkarıldığı şekilde (tü- venan) satışı ve/veya değerlendirilmesi mümkün olmaz. Bu nedenle, çeşitli cevher ha- zırlama ve zenginleştirme işlemleriyle, cevherin satışa hazır hale getirilmesi gerekmek- tedir. En basit ve en yaygın olarak kullanılan zenginleştirme işlemi elle ayıklama (triyaj) yöntemidir. Özellikle cevherin iri kristaller ve parçalar halinde bulunduğu durumlarda kullanılan bu yöntemde cevher, bir bant konveyör üzerine dökülür ve işçiler önlerinden geçen madenin içindeki yan taşları elle ayırmak suretiyle cevherin zenginleştirilmesini gerçekleştirmiş olurlar. Söz konusu yöntem ülkemizde özellikle kömür, endüstriyel mine- raller, krom ve bor gibi işletmelerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Günümüzde özellikle düşük tenörlü metal cevherlerinin zenginleştirilmesinde daha gelişmiş tekniklerinin kullanılması gerekmektedir. Gravite, ağır ortam, manyetik, elektros- tatik, fotasyon ve hidrometallurjik yöntemler ile cevherden değerli mineraller (metaller) kazanılmaktadır. Türkiye’de bu yöntemlerin, elektrostatik ayırma hariç, hepsi uygulan- maktadır. 1970 öncesinde cevher hazırlama daha çok baz metallere uygulanan fo - tasyon ve kömür, krom, demir ve belli endüstriyel minerallere uygulanan triyaj, gravite ve ağır ortam ayırma ile sınırlı iken daha sonra gelişmiş üretim teknolojileri belli aralık- larla ülkeye girmeye başlamıştır. 1973’de boksitten alümina üretimi başlamış, 1985’de Divriği’de ilk demir cevheri konsantrasyon (manyetik) ve peletleme tesisi işletmeye alın- mış, 1987 yılında ise Gümüşköy Gümüş Tesisleri’nde siyanürleme yöntemi ile üretime başlanmıştır. Bor minerallerinden bor türevlerinin üretimine başlanması, bentonit killeri- nin aktifeştirilerek nitelikli ürün elde edilmesi, cam kumunun fotasyon gibi gelişmiş yön - temlerle temizlenmesi yine 1970’li yıllardan sonra uygulamaya sokulmuştur. Yüksek alan şiddetli sabit miknatısların üretilmesi ile birlikte, Türkiye’de de bu miknatısların kullanıldığı manyetik ayırıcılar kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle manyezit zenginleştirme tesislerin- de eskiden kullanılan ağır ortam ayırmasından vazgeçilmiş ve yüksek alan şiddetli kuru manyetik ayırıcılar kullanılarak zenginleştirme yapılmaya başlanmıştır. 3213 sayılı Maden Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte özellikle Altın Madenciliği ile ilgili önemli geliş- meler yaşanmıştır. Aramalar sonucu bulunan altın madeni yataklarından birinde karış- tırmalı liç yapılarak 2000’li yılların başında, diğerinde 2006 yılında Türkiye’de ilk kez yığın TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 34 liçi yapılarak altın üretilmeye başlanmıştır. Dünyada uygulanan en son üretim ve çevre koruma teknolojileri kullanılmasına rağmen, Altın Madenciliği çeşitli çevresel ve yasal engellerle karşılaşmaktadır. Buna rağmen birkaç madende daha üretim için çalışmalar yürütülmektedir. Daha önceleri ham olarak satılan feldispat cevherleri de 1990’lı yıl- larda fotasyonla temizlenerek satılmaya başlanmıştır. Birçok feldispat üreticisi cevher hazırlama tesisleri kurmuştur. Manisa Bölgesi lateritlerinde bulunan nikelin yığın liçi ile kazanılması için araştırmalar yapılmış ve Türkiye’de ilk nikel üretim tesisi için yatırım aşa- masına gelinmiştir. 1990 öncesi birkaç tesisle sınırlı olan kömür yıkama tesislerini sayısı hızla artmış, taş kömürü ve linyit kömürlerinde kamu ve özel sektör gravite ve ağır ortam ile çalışan çok sayıda yıkama tesisi kurmuşlardır. Çevresel duyarlılığın giderek artması, cevher hazırlama tesisleri atık yönetimi ile ilgili önemli gelişmelere yol açmıştır. Birçok işletmede, atık bertarafı ve yönetimi ile ilgili en son teknolojiler kullanılmaya başlanmıştır. Örneğin, altın madenlerinde atık yönetimi siyanür bozundurmayı da içeren mevcut en iyi teknolojiler kullanılarak yapılmakta, mermer fabrikalarından çıkan mermer tozları pres ftrelerde suyu alınarak bertaraf edilmektedir. Türkiye’de kullanılan cevher hazırlama teknolojilerinin önemli bir bölümü yerli ima- latçılar tarafından sağlanabilmektedir. Bu alanda dışa bağımlılık son yıllarda oldukça azalmış ve yerli şirketler yabancı ülkelerde konusunda uzman yabancı şirketlerle rekabet edebilir duruma gelmiştir. Ancak, kullanılan kimyasallarda dışa bağımlılık büyük oranda devam etmektedir. 10. TÜRKİYE MADENCİLİK MECLİSİ 2007-2008 YILI DÖNEM FAALİYETLERİ 18/05/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 57’nci maddesine dayanılarak hazırlanan ve 12/02/2005 tarihli ve 25725 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Türkiye Sektör Meclislerinin Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliği” uyarınca Birlik şemsiyesi altında Türkiye Sektör Meclisleri oluşturulmuştur. Bu çerçevede dört yıldır faaliyetlerine devam eden Türkiye Madencilik Meclisi 2007 -2008 faaliyet yılı içerisinde Türkiye Madencilik Meclisi Meclis Başkanı Sayın İsmet KASA- POĞLU başkanlığında gerçekleştirdiği 5 toplantısında sektörle ilgili gerekli görüş alış veri- şinde bulunmuş ve önemli gördüğü mevzular hakkında dış yazışmalar gerçekleştirmiştir. Meclis toplantısında ilk olarak “Maden İzin Yönetmeliği Değişiklik Taslağı”nda yapılan değişiklikler ile ilgili bir sunuş yapılarak meclis üyeleri bilgilendirilmiş ve görüşleri alınmıştır. Yönetmelik değişikliği genel olarak uygun bulunmuş ancak 35’inci maddede yer alan “sağlık koruma bandı mülkiyet sınırları dışında belirlenemez” ibaresinin 40’ıncı maddede TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 35 ise “belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan” ibaresinin kaldırılmasına ve bu gö- rüşlerin meclis kararı olarak Maden İşleri Genel Müdürü Sn. Hilmi ÖZBEDEN tarafından Sn. Birol EKİCİ’ye iletilmesi ve bu görüşme neticesinde yapılan değerlendirmelerin Başkanlık Divanı ile paylaşılmasına karar verilmiştir. 5177 sayılı kanunla değişik 3213 sayılı Maden Kanunu ve Uygulama Yönetmeliğinin bazı maddeleri ile ilgili girişimlerde bulunulması talebi de meclis toplantıları sırasında gündeme alınan önemli mevzulara arasındadır. Maden Kanununun “ilk müraacat ve ruhsatlandırma” başlığı altındaki 16. maddesinin son fıkrası ile ayrı grup ruhsatların birbiri üzerine verilmesi nedeni ile karşılaşılan sorunları meclis üyelerinin görüşlerine sunmuş ve Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 25inci maddesinde 3üncü kişilere ruhsat üzerine diğer bir grup ruhsat vermek için mevcut ruhsat sahibinin yazılı muvafakiyetinin mutlaka alınması şartına bağlanması, bunun dışında mevcut ruhsat sahibinin sadece proje ve bilgi vermek sureti ile mevcut ruhsat alanları üzerine ayrı grup madenleri de işletebilmesinin önünü açan bir düzenleme getirilmesi önerisinde bulunulmuştur. Söz konusu çalışmayı gerçekleştirebilmek için meclis içinden bir alt komite kurulmuş ve “İlk Müracaat ve Ruhsatlandırma Çalışma Raporu” hazırlanıp ilgili mercilere iletilmiştir. Toplantılar sırasında yeni dönemde sektörle ilgili stratejiler üzerine de görüşler bildiril- miştir. Öncelikle Mersin Limanı’nın özelleştirilmesi ile ilgili sorunlar (ucuz ve kalitesiz işgücü istihdamı nedeniyle başta yükleme olmak üzere birçok konuda yaşanan sorunlar) üye- lere iletilmiş ve bu konuda acil bir yazı yazılması talebinde bulunulmuştur. Söz konusu dış yazışma ilgili merciye iletilmiştir. Sonrasında “Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği”ne göre orman sayılan alanlarda yapılan Madencilik Faaliyetlerinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri hakkında meclis üyeleri tarafından hazırlanan dış yazışmanın Birliğimiz aracılığı ile ilgili mercilere iletilmesine karar verilmiştir. 24 Ekim 2007 tarihinde gerçekleştirilen ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi GÜLER’inde katıldığı toplantıda gündemle ilişkili olarak “Kaz Dağları Sorunu” dile getiril- miştir. Kaz Dağları sorununun Türkiye’de yürütülen çevre harekatının bir parçası olduğunu ve bu kampanyada altın madenlerinin hedefendiğini belirterek 15-20 yıldır bu bölgede sondaj yapıldığını kaynak bildiriminden sonra (rezerv bulunduğu ortaya çıktıktan sonra) bu konunun gündeme taşındığını ve yoğun bir kampanya başlatıldığını ifade etmiştir. Meclis Başkanı Sn. İsmet KASAPOĞLU; Kaz Dağları konusunda hazırlanmış bir duyurunun bir iki gün içerisinde gazetelerde ilan olarak çıkacağını bildirerek ilgili ilanı meclis üyeleri- ne okumuş ve meclis onayına sunmuştur. Meclis yazı metnini onaylamıştır. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi GÜLER’in talebi üzerine meclis içinden bir alt komite oluşturularak “Kum, Çakıl ve Agrega ile İlgili Çalışma Raporu” hazırlan-TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 36 mıştır. Rapor, Taşocakları faaliyetleri şikayetlerini engellemek için ne tür tedbirler alın- ması gerektiği konusuna değinmiştir Madencilik faaliyetleri sırasında Maden Kanunun öngördüğü kurallara uyulmaması nedeniyle yaratılan ön görünüm bozuklukları, toz ve patlayıcının gürültü – titreşim etkileri bahsi geçen çalışmada ön plana alınarak, çalışma raporu bu yönde düzenlemeler ile temellendirilmiştir. TOBB yönetimine ve ardından da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi GÜLER’in bilgilerine sunulması hususu oy bir- liği ile onaylanmıştır. Meclisin gerçekleştirdiği Ocak ayı meclis toplantısı çerçevesinde Doğa’ya Yeniden Kazandırma Yönetmeliği komisyon çalışması ve Kum, Çakıl ve Agrega ile İlgili Yönetmelik Değişikliği önerisi toplantı sırasında tüm üyeler tarafından değerlendi- rilmiş ve bir tek terimsel değişiklik yapılması konusunda ortak karara varılmıştır. Raporda söz konusu düzenlemeler yapıldıktan sonra, çalışma TOBB yönetimine ve ardından da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi GÜLER’in bilgilerine sunulması hususu onay- lanıp, rapor ilgili mercilere iletilmiştir. Aynı toplantıda 2b arazilerinin görüşülmesi tekrar gündeme gelmiş ve üzerinde oy birliği sağlanıp çözümler doğrultusunda gelişimi sağ- lanacak konular arasında yer alması gerektiği vurgulanmıştır. Meclis Başkanlık Divanı 2007 -2007 faaliyet yılı döneminde en son 26 – 27 Ağustos tarihleri arasında 4. Ekonomik Sektörel Şura bünyesinde bir araya gelmiş ve sektörle ilgili öncelikli sorun ve çözüm önerileri şuraya katılan Bakan, TOBB Yönetim Kurulu ve Müste- şarlar nezdinde dile getirilmiştir. 11. MADENCİLİK SEKTÖRÜ’NDEKİ ÖRGÜTLER 11.1. Kamu Kuruluşları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (ETKB) Ülkemizde madencilikle ilgili yürütme ergi bu Bakanlığın görev sorumluluğu altında- dır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı İnönü Bulvarı No: 27 Bahçelievler Ankara Tel: +90 312 212 64 20 Faks +90 312 215 65 86 http://www.enerji.gov.trTÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 37 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına Bağlı Kurum ve Kuruluşlar Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM): Ülkemizdeki Madencilik faaliyetlerini dü- zenleyen 3213 Sayılı Maden Kanununda; madenlerin Devletin hüküm ve tasarrufu al- tında olduğu, bulunduğu yerin mülkiyeti ile ilgili olmadığı hükme bağlanmıştır. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki madenlerde, ruhsatların verilmesi, denetimi, projelerinin incelenmesi ile ilgili madencilik faaliyetleri Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı adına Ma- den İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Maden İşleri Genel Müdürlüğü Şenyuva Mahallesi Mertler Sokak No 112 Beştepe Ankara Tel: 90 312 212 80 00 Faks: 90 312 213 84 51 http://www.migem.gov.tr Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA): Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra, kalkınma çabaları içerisinde Madencilik konusu da ele alınmış, yeraltı kaynak- larımızın devlet eliyle çıkarılması ve değerlendirilmesi amacıyla, 1933 yılında Ekonomi Bakanlığı’na bağlı “Petrol Arama ve İşletme” ile “Altın Arama ve İşletme İdaresi” adıyla iki bağımsız kurum kurulmuştur. Daha sonra madenlerimizin gerekli jeoloji ve madencilik yöntemleriyle sistemli olarak araştırılması ve işletilmesi amacıyla 22 Haziran 1935 tarihin- de 2804 sayılı yasayla Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü kurulmuştur. Enstitü, kuruluş kanununa göre; yurdumuzun maden ve taş ocakları kaynaklarını ara- mak, bulmak ve işletmeye uygun olup olmadığını tespit amacıyla gerekli etütleri, kim- yasal ve teknolojik analizleri yapmak ve sektöre mühendis, yardımcı personel ve kalifye işçi yetiştirmekle görevlendirilmiştir. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü 06520 Balgat, Ankara-TÜRKİYE Tel +90 312 287 34 30 Faks: +90 312 287 91 88 http://www.mta.gov.tr Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (TKİ): Kurumun görevi; Ana Statüsü’nün 4. madde- sine göre; Devletin genel enerji ve yakıt politikasına uygun olarak linyit, turp bitümlü şist, asfaltit gibi enerji hammaddelerini değerlendirmek, ülkenin ihtiyaçlarını karşılamak, yurt ekonomisine azami katkıda bulunmak, plan ve programlar tanzim etmek, takip etmek, uygulma stratejilerini tesbit etmek ve gerçekleşmesini sağlamaktır.TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 38 Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü Hipodrom Caddesi No:12 Tel: 0 312 384 17 20 Faks: 0 312 384 16 35 Yenimahalle 06330 Ankara http://www.tki.gov.tr Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK): Türkiye Taşkömürü Kurumunun Ana Statüsünde Kuruluş amacı “Devletin genel sanayi ve enerji politikasına uygun olarak, taşkömürü rezervlerini en iyi şekilde değerlendirerek ve ülkenin taşkömürü ihtiyacını karşılayarak yurt ekonomisine katkıda bulunmak.” şeklinde belirlenmiştir. Ana Statüsünde yer alan fa- aliyet konuları arasında; “11 Haziran 1937 tarihli ve 3241 sayılı Ereğli Şirketinden alınan liman (Zonguldak), demiryolu ve madenlerle Kozlu ve Kilimli demiryollarının işletilmesi ve havzadaki deniz işlerinin tekel altına alınması ve 30 mayıs 1940 tarih ve 3867 sayılı Ereğli Kömür Havzasındaki Ocakların Devletçe İşletilmesi Hakkındaki yasayla Etibank’a ve Ereğli Kömürleri İşletmesine verilmiş ve devredilmiş bulunan, 6974 sayılı yasa ile de TKİ Kurumuna intikal eden taşkömürü madenlerini, sınai tesisleri, liman ve demiryollarını ve konulmuş olan tekeli ve Ereğli Limanı ile Ereğli, Armutçuk demiryolunu işletmek.” de bulunmaktadır. Ana Statüsünde 2001 yılında yapılan bir değişiklik ile Zonguldak Havza- sındaki diğer madenleri de işletme veya işlettirme yetkisi de verilmiştir. TKİ taşkömürü üretimini 5 müessesesi bünyesinde sürdürmektedir. Müesseselerin dör- dü (Armutçuk, Kozlu, Karadon ve Üzülmez) Zonguldak ili, biri (Amasra ) ise Bartın ili sınırları içindedir. Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü Bağlık Cad. Yayla Mah. İhsan Soyak Sok. No:2 ZONGULDAK Tel : 0 372 252 40 00 Faks: 0 372 251 19 00 http://www.taskomuru.gov.tr Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü: Devletin genel maden politikası içinde ülkenin her türlü maden ve endüstriyel hammadde kaynaklarını (petrol, kömür ve demir hariç) en iyi şekilde değerlendirerek ve yurt dışında da benzer faaliyetlerde bulunarak ülke ekonomisine azami katkıyı sağlamak, çalışmalarını verimlilik ve karlılık ilkelerine göre yürütmekle görevlendirilmiştir.TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 39 Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü Cihan Sk. No:2 8406430 Sıhhıye Ankara Tel :90 312 294 20 00 Faks :90 312 230 71 http://www.etimaden.gov.tr 11.2. Araştırma-Geliştirme ve Eğitim Kurumları Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK): TÜBİTAK 1963 yılında, Türkiye’de planlı ekonomi döneminin başlangıcında kurulmuştur. Kuruluş aşamasında en temel görevleri, özellikle doğa bilimlerinde temel ve uygulamalı akademik araştır- maları desteklemek ve genç araştırmacıları teşvik etmek, özendirmektir. “Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu” TÜBİTAK ismi, 7 Temmuz 2005 tarihin- de yürürlüğe giren 5376 sayılı Kanun ile, “Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kuru- mu” olarak değişmiştir. Kuruluş Kanunu ve bunu izleyen mevzuat ve metinlerde yer alan TÜBİTAK’ın faaliyet alanının doğa bilimleri ile sınırlı olduğu izlenimini veren hükümler yeni yasada genişletilmiş, sosyal ve beşeri bilimler de Kurumun görev alanına dahil edilmiştir. 5376 sayılı Kanun ile ayrıca bilgi ve teknolojinin üretildiği ortamlardan, kullanıldığı or- tamlara aktarılmasını sağlayacak, üniversite-sanayi işbirliğini geliştirecek çeşitli ve etkin mekanizmaların kullanımına olanak verecek hükümler getirilmiştir. Bu kapsamda Ma- dencilikle ilgili olumlu projelere de katkı sağlamaktadır. Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB), teknolojinin toplumsal fay- daya dönüşme sürecini hızlandırmak amacıyla, ülkemiz sanayi kuruluşlarının araştırma- teknoloji geliştirme ve yenilik faaliyetlerini desteklemek amacıyla kurulmuştur. Böylelikle, ülkemiz kuruluşlarının araştırma-teknoloji geliştirme yeteneğinin, yenilikçilik kültürünün ve rekabet gücünün arttırılması hedefenmektedir. TEYDEB, bahsedilen hedefer doğrultu - sunda, destek programları tasarlamakta ve yürütmektedir. Bu kapsamda madencilik sektörü ile ilgili eğitim kuruluşları ve madencilik sektörüne destek sağlamaktadır. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Tunus Caddesi No:80 06100 Kavaklıdere / Ankara Tel : 0 312 468 53 00 Faks : 0 312 427 74 89 http://www.tubitak.gov.trTÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 40 Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü (BOREN) : Enstitü 2003 yılında 4865 sayılı Kanun ile kurulmuştur. Bu Kanunda Enstitünün amacı: “Türkiye’de ve dünyada bor, ürün ve tek- nolojilerinin geniş bir şekilde kullanımını, yeni bor ürünlerinin üretimini ve geliştirilmesini sağlayarak değişik alanlarda kullanıcıların araştırmaları için gerekli bilimsel ortamı sağ- lamak, bor ve ürünlerini kullanan ve/veya bu alanda araştırma yapan kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile işbirliği yaparak bilimsel araştırmaları yapmak, yaptırmak, koordine etmek ve bu araştırmalara katkı sağlamak” olarak belirlemiştir. Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Dumlupınar Bulvarı No:166 Kat:10 06520 Ankara Tel: 0 9 312 285 83 85 Faks: 09 312 285 75 55 http://www.boren.gov.tr/ Üniversiteler: Maden, jeoloji, jeofzik mühendisi başta olmak üzere madencilikle doğrudan ilgilendiren çok sayıda üniversite bulunmaktadır. Maden Mühendisliği Eğitimi Veren Üniversiteler İstanbul Teknik Üniversitesi http:// www.itu.edu.tr Orta Doğu Teknik Üniversitesi http:// www.odtu.edu.tr Hacettepe Üniversitesi http:// www.hacettepe.edu.tr Dokuz Eylül Üniversitesi http:// www.deu.edu.tr Eskişehir Osmangazi Üniversitesi http:// www.ogu.edu.tr Karaelmas Üniversitesi http:// www.karaelmas.edu.tr Cumhuriyet Üniversitesi http:// www.cumhuriyet.edu.tr Süleyman Demirel Üniversitesi http:// www.sdu.edu.tr Karadeniz Teknik Üniversitesi http:// www.ktu.edu.tr İstanbul Üniversitesi http:// www.istanbul.edu.tr Çukurova Üniversitesi http:// www.cu.edu.tr Selçuk Üniversitesi http:// www.selcuk.edu.tr İnönü Üniversitesi http:// www.inonu.edu.tr Dicle Üniversitesi http:// www.dicle.edu.tr Dumlupınar Üniversitesi http:// www.dumlupinar.edu.tr Kocatepe Üniversitesi http:// www.aku.edu.tr Muğla Üniversitesi http:// www.mu.edu.trTÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 41 Jeoloji Mühendisliği Eğitimi Veren Üniversiteler Akdeniz Üniversitesi http:// www.akdeniz.edu.tr Aksaray Üniversitesi http:// www.aksaray.edu.tr Ankara Üniversitesi http:// www.ankara.edu.tr Cumhuriyet Üniversitesi http:// www.cumhuriyet.edu.tr Çanakkle Onsekiz mart Üniversitesi http:// www.comu.edu.tr Çukurova Üniversitesi http:// www.cu.edu.tr Dokuz Eylül Üniversitesi http:// www.deu.edu.tr Ege Üniversitesi http:// www.ege.edu.tr Erciyes Üniversitesi http:// www.erciyes.edu.tr Eskişehir Osmangazi Üniversitesi http:// www.ogu.edu.tr Fırat Üniversitesi http:// www.frat.edu.tr/ Hacettepe Üniversitesi http:// www.hacettepe.edu.tr İstanbul Teknik Üniversitesi http:// www.itu.edu.tr İstanbul Üniversitesi http:// www.istanbul.edu.tr Karadeniz Teknik Üniversitesi http:// www.ktu.edu.tr Kocaeli Üniversitesi http:// www.kocaeli.edu.tr Mersin Üniversitesi http:// www.mersin.edu.tr Niğde Üniversitesi http:// www.nigde.edu.tr Orta Doğu Teknik Üniversitesi http:// www.odtu.edu.tr Osmangazi Üniversitesi http:// www.ogu.edu.tr Pamukkale Üniversitesi http:// www.pamukkale.edu.tr Selçuk Üniversitesi http:// www.selcuk.edu.tr Süleymen Demirel Üniversitesi http:// www.sdu.edu.tr Yüzünciyıl Üniversitesi http:// www.yyu.edu.tr Jeofzik Mühendisliği Eğitimi Veren Üniversiteler Ankara Üniversitesi http:// www.ankara.edu.tr Cumhuriyet Üniversitesi http:// www.cumhuriyet.edu.tr Çanakkle Onsekiz mart Üniversitesi http:// www.jeofzik.comu.edu.tr Dokuz Eylül Üniversitesi http:// www.deu.edu.tr İstanbul Teknik Üniversitesi http:// www.geop.itu.edu.tr İstanbul Üniversitesi http:// www.istanbul.edu.trTÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 42 Karadeniz Teknik Üniversitesi http:// www.ktu.edu.tr Kocaeli Üniversitesi http:// www.kou.edu.tr Sakarya Üniversitesi http:// www.mf.sakarya.edu.tr Süleymen Demirel Üniversitesi http://www.sdu.edu.tr Mühendislik eğitimi veren üniversitelerin yanı sıra sektöre kalifye eleman yetiştiren meslek yüksek okulları da mevcuttur. Bu okullardan özellikle belirli bazı özel alanlarda eleman yetiştirilmektedir. 11.3. Mühendislik Meslek Odaları Maden Mühendisleri Odası: (MMO) 6235 Sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Bir- liği (TMMOB) Kanunu ve Ana Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak kurulan kamu tüzel kişiliğine sahip “TMMOB MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI”, Anayasa’nın 135. Maddesinde tanımlanan, kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. Oda’nın temel amaçları; doğal kaynakların bulunmasında, işletilmesinde, sanayinin gereksinimine uygun olarak hazırlanmasında ve pazarlanmasında, ülke ve kamu yararı doğrultusunda madencilik politikaları üretmek, bu hedefe ulaşmak için gerekli görülen tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak, Maden mühendisliği mesleğinin gelişmesi, üyele- rinin hak ve yetkilerinin sağlanması, meslek onurunun korunması için gerekli çalışmaları yapmaktır. Maden Mühendisleri Odası Selanik Caddesi No 19/3 Tel: 0 312 425 10 80 Faks :0 312 417 52 90 Yenişehir ANKARA http://www.maden.org.tr Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO): Meslek alanındaki nicel ve nitel gelişmeler sonucu Jeoloji Mühendisi unvanına sahip ve Jeoloji mesleğine yönelik uygulamalar yapmaya yetkili bir meslek örgütüne duyulan gereksinim sonucu Jeoloji Mühendislerinin tek yasal meslek örgütü olarak TMMOB Yasası gereğince 18 Mayıs 1974 tarihinde TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası kurulmuştur. Kamu yararı gözeten bir meslek kuruluşu olan Oda’nın amaçları başlıca iki temel grup altında toplanmıştır.Meslek ve üyelere ilişkin temel amacı; üyeler arası dayanışma- yı sağlamak ve üyelerinin mesleki alanlardaki hak ve yetkilerini tanımlamak ve bu hak TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 43 ve yetkiler çerçevesinin korunması ve genişletilmesi yönünde çalışmalar yürütmek; bun- ların, meslek ve üye onurunun korunarak uygulanmasını sağlamak ve haksız rekabeti önlemek amacıyla, uyulması zorunlu kuralları koymak ve denetlemektir.Kamu yararına ilişkin temel amacı; Kamu yararının gözetilmesi temelinde, mesleği ilgilendiren konular- da yasal düzenlemelerin yapılabilmesi için gündem belirlemek, meslek mensupları ve kamuyu ilgili gündem çerçevesinde bilgilendirmek; bu amaçla baskı grubu oluşturmak ve sözkonusu düzenlemelerin yasal hale gelmesi için alternatif taslaklar hazırlamak; so- nuçlanmaları için gerekli mercilerde girişimlerde bulunmak, kamu yararı doğrultusunda; yurt kalkınmasının vazgeçilmez kaynaklarından olan maden, içme ve kullanma amaçlı yeraltı ve yerüstü suları, su buharı, petrol ve benzeri doğal kaynakların araştırılması, bu- lunması ve işletilmesinin her aşamasında mesleki yetki ve sorumluluk sınırlarının belir- lenmesi için gerekli bilimsel, teknik ve hukuksal çalışmaları yapmak; doğal kaynakların aranması, bulunması, işletilmesi, üretimi ve kalitesinin artırılması ve bu etkinlikler nede- niyle oluşacak çevre sorunları konularında her türlü çalışmayı yapmak, görüş belirtmek ve önerilerde bulunmaktır. Jeoloji Mühendisleri Odası Bayındır Sokak No 7/7 Tel: 0 312 432 30 85 Faks: 0 312 434 23 88 Yenişehir ANKARA http://www.jmo.org.tr Jeofzik Mühendisleri Odası (JFMO): Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin bir üyesi olan Jeofzik Mühendisleri Odası, JFMO; 1986 yılında kurulmuştur ve Jeofzik Mü - hendislerini çatısı altında toplayan tek organizasyondur. Odanın teknik ve bilimsel geç- mişi 1961 yılında kurulmuş olan Türkiye Jeofzikçiler Derneği’ne (TJFD) dayanmaktadır Odanın amaçları şunlardır: Meslek ve üyelere ilişkin temel amaçları; üyeler arası sosyal dayanışmayı sağlamak, meslek mensuplarının ortak gereksinimlerini karşılamak, mesleki etkinliklerini kolaylaştır- mak ve geliştirmek, üyelerinin mesleki alanlardaki hak ve yetkilerini tanımlamak ve bu hak ve yetkilerin korunması ve genişletilmesi yönünde çalışmalar yapmak, haksız reka- beti önlemek amacıyla uyulması zorunlu kuralları koymak ve denetlemektir. Kamu yararına ilişkin temel amaçları; kamu yararının gözetilmesi temelinde, mesle- ği ilgilendiren konularda yasal düzenlemelerin yapılabilmesi için gündem belirlemek, TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 44 meslek mensuplarını ve kamuyu, ilgili gündem çerçevesinde bilgilendirmek, Jeofzik Bilimi ve ilgili uzmanlık alanlarında kamu yararının sağlanması ve halkın bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi amacıyla her tür etkinlikte bulunmak, kamu yararı, ülke kalkınması ve toplumsal gelişme esasları içerisinde, maden, petrol, doğal gaz, kömür, jeotermal kaynaklar ve mineralli sular, endüstriyel hammadde, içme ve kullanma amaçlı yer üstü ve yeraltı suları ve benzeri doğal kaynakların aranması, araştırılması, bulunması, rezerv ve kalite tespiti ile ilgili mesleki yetkinliği geliştirmek, teknik hizmet esaslarını belirlemek, denetlemek ve geliştirmek, mesleki yetki ve sorumluluk sınırlarını belirlemek için gerekli bilimsel, teknik ve hukuksal çalışmaları yapmak, görüş belirtmek ve önerilerde bulun- mak. Jeofzik Mühendisleri Odası Milli Müdafa Caddesi No 10/7 418 82 69, 0 532 256 17 93 Faks : 0 312 418 83 64 Kızılay ANKARA http://www.jeofzik.org.tr/ 11.4. Sektördeki Üst Örgütler Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği: Amacı: Odalar ve borsalar arasında birlik ve da- yanışmayı sağlamak, ticaret ve sanayinin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, üyelerinin mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, üyelerin birbirleriyle ve halkla olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakı korumaktır. Görevleri: Türk girişimcisinin çalışmalarına öncülük ve liderlik eder, Özel sektörün ihtiyaçları doğrultusunda siyasi güce görüş ve çözümlerini iletir, Kanunlar ve düzenlemeler ile ilgili görüşlerini ilgili bakanlıklara, meclis komisyonlarına sunar, Tabanını oluşturan KOBİ’lerin ekonomiden hak ettiği payı alması için oda ve borsala- rımız kanalıyla bilgi ve danışmanlık hizmeti sunar, Ticari, ekonomik ve uluslararası işbirliği alanlarında yararlı olabilecek her türlü bilgiyi üyelerine sunar; ülke, il ve sektör bazında ekonomik raporlar hazırlar, Yabancı muadil kuruluşlarla kurumsal bağlar kurar, işbirliği anlaşmaları imzalar, Türk ve yabancı frmaların ihtilafarının dostane yollarla çözümü amacıyla aracılık eder, TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 45 TIR Karnesinin dağıtımını gerçekleştirir ve muhtelif ülkelere ait geçiş belgesi taleplerini karşılar, ATA Karnesi düzenler, Bilgi Standardı tanımlama ve uygulama sistemi olan EAN-UCC barkod sistemini ülkemizde tek elden yürütür, Menşe Şehadetnamesi ile Dolaşım Belgesini basar ve Odalara gönderir, Kapasite Raporu inceler ve onaylar. Oluşturulan Sanayi Veri Tabanı ile imalatçı frma listelerini ilgililere sağlar, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’ni yayınlar, Odalar ve Borsalar arasında çıkabilecek mesleki anlaşmazlıkları çözer, Oda ve bor- saları geliştirecek tedbirleri alır, elektronik alt yapısını kurar, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Tahkimi çalışmalarını yürütür, Yerel fuar organizasyon frmalarına yetki verir, organize sanayi bölgeleri ve teknoloji geliştirme merkezleri kurar , Eğitim kurumları kurar veya katılır, bu kurumlarla işbirliğine girer, Uluslararası ilişkiler ile ilgili görevleri kapsamında çok tarafı oda ve uluslararası kuruluşlarda Türk özel sektö - rünü temsil eder. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Atatürk Blv. No:149 Bakanlıklar ANKARA Tel: 0312 413 80 00 Faks: 0312 418 32 68 www.tobb.org.tr Madencilik Sektörü Başkanlar Konseyi Birliği : Konsey 2001 yılında Bakanlar Kurulu karası ile kurulmuştur. Bünyesinde iki büyük Madencilik Sektöründe örgütlenmiş işçi sen- dikası ile yaklaşık 15 kadar dernek ve birlik barındırmaktadır. Sektörün kuruluş amacı; ekonomik ve teknik alanda ve kendi üyeleri ararsında işbir- liğini geliştirmek, yeraltı kaynaklarının en verimli şekilde üretilmesini sağlamak amacı ile çalışmalar yapmak, dış ülkelerdeki benzeri kuruluşlarla bilgi alışverişinde bulunmak, Konsey bünyesinde gündeme getirilen temel sorunları ve çözüm önerilerini tespit etmek sektörün makro düzeyde ortak politikalarını belirleyici çalışmalar yapmak, sektördeki ku- ruluşlar arasında uzlaşma zemini yaratarak sektörün güçlü olarak temsilini sağlamaktır. Madencilik Sektörü Başkanlar Konseyi Birliği Turan Güneş Bulvarı 71. Sokak No 8/2 Tel: 0 312 440 97 38 Faks : 0 312 440 97 38 Yıldız-Çankaya ANKARATÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 46 Türkiye Mermer, Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği : TÜMMER Bakanlar Ku- rulunun 13.11.2000/1633 sayılı kararı ile Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticilerinin üst birliği olarak kurulmuştur. Birliğin amacı: “Ekonomik ve teknik alanlarda işbirliğini geliştirmek, ülkemizin mermer ve diğer doğal taşların en uygun ekonomik metotlarla üretimini sağlamak amacı ile yeni teknolojileri takip ederek birliğe üye kuruluş ve kişilerin istifadesine sunmak, doğaltaş makinalarının üretimi ile ilgili Uluslararası teknolojik gelişmeleri üyelerine duyurmak ve ül- kemiz mermer, doğaltaş sektörünün birlik ve beraberlik içinde geliştirilmesini sağlamak, karşılaşılan sorunların çözümüne yardımcı olmak ve doğaltaş üretim ve ticaretinin mes- leki ahlak ve kamu yararına uygun, ahenkli ve verimli tarzda gelişmesini temin etmek” olarak belirlenmiştir. Türkiye Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticiler Birliği Turan Güneş Bulvarı 71. Sokak No 8/3 Tel: 0 312 440 83 63- 440 75 86 Faks: 0 312 440 80 83 Yıldız- Çankaya Ankara http://www.tummer.org.tr Seramik, Cam ve Çimento Hammaddeleri Üreticileri Derneği: Seramik hammad- deleri alanında faaliyet gösterecek Derneğin amacı, ülke sınırları içinde, seramik cam ve çimento hammaddeleri üreten; Sanayi ve Ticaret Odası’na kayıtlı bir kuruluşa men- sup olan üyelerinin ve/veya mensubu bulundukları kuruluşların; ortak ekonomik ve teknik sorunlarına çözüm aramak, üretim kalitesi ve verimliliğini yükseltmeye yönelik araştırma- geliştirme ve teknoloji üretimi çabalarını desteklemek, aralarında hızlı ve doğru bilgi alışverişini sağlamak, yurt içi ve dışında tanıtımını sağlamak, temsil edilen sektörün bilimsel, teknolojik, kültürel, ekonomik ve ticari gelişimine yarayan teşebbüsleri, kurum- ları, konsorsiyumları, toplulukları kurmak, teşvik etmek, katılmak, desteklemek, sektörün üretim ve ticaretinin mesleki ahlak ve kamu yararına uygun, ahenkli ve verimli tarzda gelişmesini sağlamak, sektörde, küresel rekabetin getirdiği koşullar altında, üyelerinin rekabetçi yapılanmaları açısından ortak çalışma ve işbirliği alanı yaratmak; sinerjik so- nuçlara dönük ortak faaliyetler organize etmek suretiyle uluslararası pazarda Türk sera- mik sanayinin etkinliğini artırmak ve ulusal çıkarlar doğrultusunda yönlendirmektir. Seramik Cam Ve Çimento Hammaddeleri Üreticileri Derneği Büyükdere Caddesi Stad Han Kat 4 D 9 Tel: 0 212 266 52 54 Faks: 0 212 266 51 23 Mecidiyeköy İstanbul http://www.serfed.com/TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 47 Agrega Üreticileri Birliği: Başta inşaat sektörü olmak üzere çeşitli kullanım amaçla- rına yönelik Agrega üreticileri, sektörde standardizyonu ve kaliteyi yaygınlaştırarak, yerel yönetimler ve kamuyla yaşanan sorunların çözümünü kolaylaştırmak amacıyla bir çatı altında toplanarak 12 Aralık 2001 tarihinde yurt genelinde örgütlenmeyi hedefeyen bir meslek örgütü olarak, “Agrega Üreticileri Birliği”ni kurmuşlardır. Birliğimizin temel hedef; deprem kuşağında yer alan yurdumuzda Agreganın öne - mini vurgulanarak standartlar ile sektörü ilgilendiren yasal düzenlemelerin yapılmasında öncülük etmek, sektörün içinde bulunduğu bürokratik karmaşıklığı giderecek girişimler- de bulunmak, sektör frmalarının üretimde karşılaştıkları teknik ve hukuki sorunların çözü - müne katkıda bulunmak, çevreye saygılı ve kaliteli Agrega üretimine teşvik etmektir. Agrega Üreticileri Birliği Yeniyol Sokak Cecanlar İş merkezi B Blok 20/5 Kat 3 D:9 Tel: 0 216 545 82 00, 0 532 416 13 13 Faks : 0 216 545 82 03 Acıbadem Kadiköy İstanbul http://www.agub.org.tr/ Çimento Müstahsilleri Birliği: Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği; Ülke kalkınmasında ve sektörün sürdürülebilir gelişmesindeki yerini tüm kamuoyuna vurgulanması, bunun için, çimentonun kullanım alanları yaygınlaştırılarak çoğaltılması, her yönden sektörün ortak sesi olunması, Birliğe üyelerin ortak temsilini sağlamak amacı ile kurulmuştur. Çimento Müstahsilleri Birliği Eskişehir Devlet Yolu 9.km No: 359 Faks : 0 312 287 92 72 Tel: 0 312 287 3250-141 06800 Ankara http://www.tcma.org.tr Yapı Ürünleri Üreticileri Fedarasyonu: AGÜB (Agrega Üreticileri Birliği), KİSAD (Kireç Sanayicileri Derneği), TÇMB (Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği), THBB (Türkiye Hazır Beyon Birliği) ve TPB (Türkiye Prefabrik Birliği) yapı ürünleri sektörünün rekabet gücünün artırılarak uluslararası ekonomik sistemde etkinliğinin artırılması hedefyle YÜF (Yapı Ürünleri Üretici - leri Federasyonu) çatısı altında toplanmıştır. Federasyonun amacı, betona dayalı yapı malzemeleri üreten kuruluşlara ve men- suplarına mesleki sosyal, teknik ve ekonomik yönlerden rehberlik etmek, yapı malze-TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 48 meleri ve ticaretinin mesleki ahlak ve kamu yararına uygun, ahenkli ve verimli tarzda çalışmasını sağlamak ve Uluslararası Entegrasyon hedef doğrultusunda Türk Sanayi ve Hizmet Kesimi’nin rekabet gücünün artırılarak, uluslar arası ekonomik sistemde belirgin ve kalıcı bir yer edinmesi için çalışmaktır. Yapı Ürünleri Üreticileri Federasyonu Eskişehir Devlet Yolu 9.km 06800 Ankara Tel: 90 (312) 287 32 50 Faks: 90 (312) 287 92 72 hppt://www.yuf.org.tr Kireç Sanayicileri Derneği: Ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bu- lunmak üzere çağdaş uygarlık hedefni esas alarak bölgesel ve sektörel potansiyelleri en iyi şekilde değerlendirmek; ulusal ekonomik politikaların oluşturulmasına ve ulusal kalkınmaya katkıda bulunmak; uluslar arası sektörel entegrasyonu sağlamak; özellikle AB’ye sektörel entegrasyonu ve bölgesel, yerel gelişmeyi hızlandırmak için projeler ge- liştirmek; sorunları ve çözüm önerilerini kamuoyuna, yetkili kurumlara duyurmak amacı ile kurulmuştur. Kireç Sanayicileri Derneği Çatal Sokak Şenlikköy Mahallesi No: 7A-1 Bakırköy / İSTANBUL Tel: +90 (212) 663 04 04 Faks: +90 (212) 574 19 14 http://www.kisad.org.tr Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği (İMMİB) :...Ülkemizin ih- racatının yoğunlaştığı bölge ve şehirlerde Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın bağlı kuruluşları olarak faaliyetlerini sürdüren İhracatçı Birlikleri, ihracatçıları bünyesinde topla- yan mesleki kuruluşlardır. Temel amaçları; ihracatçıların mesleki ahlak ve dayanışma- sını korumak; ihracatın arttırılması, ihraç ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve ürünlere rekabet gücü kazandırılması için çalışmalarda bulunmak, ihracatçıların çalışmalarına yardımcı olmak, üyelerinin menfaatlerini korumak olarak özetlenebilir. Birlikler, ihracatın arttırılması çalışmaları çerçevesinde, bilimsel inceleme ve araştırmalar, yayınlar, ihracatçılarımızın yurt dışında tanıtılmaları, fuar organizasyonları, bilimsel toplantılar düzenlenmesi, diğer ilgili meslek kuruluşları gibi temsil ettikleri sektörün gelişmesine yönelik çalışmalarda bu- lunmaktadır. TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 49 İhracata konu olan maddeler bazında örgütlenen bu kuruluşlardan birisi olan İstan- bul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği, bünyesinde topladığı altı Bir- liğin çalışma konularına giren ürünlerde, ülkemizin kalkınmasında öncelikli hedef olarak saptanan ihracatımızın arttırılması çalışmalarında bulunmaktadır. İhracatçı Birliklerimiz öncelikli olarak, çalışma konularına giren alanlarda ülke ihra- catının arttırılması, ihraç ürünlerimizin çeşitlendirilmesi ve ihracata konu olan ürünlere rekabet gücü kazandırılmasına yönelik çalışmalarda bulunarak, üyelerine yardımcı ol- maktadır. İstanbul Metal Maden İhracatcılar Birliği (İMMİB) Dış Ticaret Kompleksi A Blok Çobançeşme Mevkii Sanayi Caddesi Tel :0 212 454 00 00 Faks: 0 212 454 00 01 Yeni Bosna İstanbul http://www.immib.org.tr Ege Maden İhracatçılar Birliği Atatürk Caddesi No 382 Tel: 0 232 488 60 00 Faks : 0 232 488 61 00 Alsancak İZMİR www.egeliihracatcilar.com Sanayi Odaları Ankara Sanayi Odası Madencilik Komitesi Atatürk Bulvarı No:193 06680 Tel: 0 312 215 90 00 Faks: 0 312 212 19 99 Kavaklıdere/ANKARA İstanbul Sanayi Odası Meşrutiyet Cad. No:62 34430 Tepebaşı-İSTANBUL Tel: (212) 252 29 00 (Pbx) Faks: (212) 249 50 84 – 293 43 98 www.iso.org.trTÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 50 Ege Bölgesi Sanayi Odası Cumhuriyet Bulvarı No 63 İzmir Tel: 0 232 441 09 09 Faks: 0 232 483 99 37 Ticaret Odaları: Ankara Ticaret Odası Madencilik Komitesi Söğütözü Mahallesi 2.Cadde No:5 Faks, Tel: 0 312 286 41 32 Söğütözü 06530 ANKARA 11.5. Madencilik Sektörü’ndeki İşçi Sendikaları Genel Maden İşçileri Sendikası Mithatpaşa Nizam Caddesi Mithatpaşa mah. Şemsi Denizer sok. Zonguldak Tel: 0372 2512206 - 2514477 Tel:0372 2511311 Fax: 0372 2536645 http://www.genelmadenis.org.tr Türkiye Maden İşçileri Sendikası Strazburg Caddesi No 7 Tel: 0 312 229 79 20-231 73 55 Faks: 0 312 229 89 31 Kızılay ANKARA 11.6. Madencilik Sektörü’ndeki İşçi Sendikaları Türkiye Madenciler Derneği: Üyelerinin sorunlarına çözüm önerileri üreterek sonuç- landırmak, sektörde organize hareket etmek, teknolojiyi yakından takip etmek, diğer madencilik organizasyonları ile ilişki içinde olmak, uluslararası madencilik kuruluşları ile işbirliği yapmak amacı ile kurulmuştur. Türkiye Madenciler Derneği Euro Mines üyesidir. Türkiye Madenciler Derneği İstiklal Caddesi No 471/1-1 Tunca Apartmanı Tel: 0 212 245 15 03 Faks: 0 212 293 83 55 Beyoğlu -İstanbulTÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 51 Genç Maden İşletmecileri Derneği (GEMAD): GEMAD 1990 yılında İstanbul’da kurulmuştur. Derneğin temel amacı; üyeleri arasında mesleki ve sosyal yönden daya- nışma sağlamak, üyelerin sorunlarının çözümüne yönelik çalışmalar yapmak, maden- cilik sektörü ile ilgili gelişen teknoloji hakkında üyelerine gerekli bilgi akışını sağlamak, bu konuda toplantı, panel ve seminerler düzenlemek bu tür etkinliklere katılmak, teknik bilgi ağırlıklı üniversite ve yüksek okullarda öğrenim gören öğrencilere, Genel Kurul tara- fından saptanılacak oranlarda burs vermek, üniversite dönemi sonrası mesleki yönden yapacakları eğitim ve öğrenimlere yardımcı olmak, kendilerine el verildiği ölçüde iş olanakları sağlamaktır. Genç Maden İşletmecileri Derneği Kore şehitleri Cad. No:41 34394 Zincirlikuyu / İST. Tel : 0212 288 72 80 Fax : 0212 288 47 35 http://www.gemad.org.tr Altın Madenciler Derneği: Sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda çevre ile uyum içinde, kanun ve yönetmeliklerin emrettiği kurallar dahilinde havayı, suyu ve top- rağı kirletmeden madenciliğin yapılabileceğini kanıtlamak misyonunu üstlenmiştir. Özellikle altın madenciliğinin kamuoyuna tanıtılması için çalışmalar yürütmektedir. İran Caddesi Turan Emeksiz Sokak No:1/4 GOP. ANKARA Tel : 312 466 36 77 Fax : 312 427 82 75 http://www.altinmadencileri.org.tr/ Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı (YMGV): Vakıf, yurt madenciliğini ve yeraltı kay- naklarını geliştirmeyi amaçlayan ulusal ve uluslararası kongre, sempozyum,seminer tek- nik gezi gibi çalışmalar düzenlemek, bunlarla ilgili yayın yapmak, aynı amaçlar doğrul- tusunda bilimsel ve teknik araştırmalar yapmak, yaptırmak, yapılmakta olan çalışmaları desteklemek, öğretim üyesi, mühendis, tekniker, öğrenci vs. personelin eğitim ve çalış- malarına yardımcı olmak ve bunlara maddi olanaklar sağlamak, madenlerimizi ve ye- raltı kaynaklarımızı değerlendirmek için çalışan kuruluşlara katkıda bulunmak amacıyla, 14.02.1986 tarihinde İstanbul’da kurulmuştur. Cumhuriyet Caddesi, Itır Apt.No.295 , Kat. 5 Daire 10 Tel: 0212.246 20 81 Faks: 0212.247 51 11 Harbiye -Şişli /İSTANBULTÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖR RAPORU (2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i 52 KAYNAKLAR Eti Maden işletmeleri Genel Müdürlüğü, www.etimaden.gov.tr/ İstanbul Maden ve Metal İhracatçı Birlikleri (İMMİB), www.immib.org.tr/ London Metal Exchange (LME), www.lme.com.uk/ Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM), www.migem.gov.tr/ T.C. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı (DPT), www.dpt.gov.tr/ Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), www.tuik.gov.tr/ United States Geological Survey Commodity Summaries (USGS), www.usgs.gov/ World Coal Institute, www.worldcoal.org/ World Energy Council, www.worldenergy.org/