Genel Uluslar Arası Kuruluşlar ( vize ders notu ) www.kamuyonetimi.biz Hazırlayan: DENDZ SEVDM Kamu Yönetimi 4 /030403004 - 1 - Uluslararası Kuruluşlar Dersi Ders Notları Uluslararası Kuruluş Nedir Uluslararası ilişkilerin bir uzantısı olarak kuruluşuna sermayesine faaliyetlerinden yararlanmaya, birden çok devletin katıldığı kuruluşlardır. Uluslararası Kuruluşların Coğrafi Olarak Kapsamı Nedir A) Dünya düzeyinde B) Bölgesel düzeyde Uluslararası Kuruluşların Ortak Özellikleri A) Kuruluş sözleşmesi veya kuruluş temel belgesi Tüm uluslararası kuruluşların kuruluş sözleşmesi veya kuruluş temel belgesi bulunmaktadır. Bu sözleşmede uluslararası kuruluşların amaçları, kuruluş biçimleri, üyelik koşulları, organları, organların yetkileri ve örgütün işleyiş yöntemleri belirtilir. B) Üyelik Üyelik, genellikle örgütün kurucu anlaşmasını imzalayan ülkelere tanınmıştır. Ayrıca yeni kabul koşullarını yerine getiren ülkelerde kuruluşa üye olabilirler. Bu kabul koşulları; coğrafi, insan haklarına saygı, demokratik düzen gibi koşullar olabilir. C) Örgütün Kapsamı Kapsam örgütün uğraştığı konular kadar yayıldığı alan bakımından da değişebilmektedir. D) Organlar Uluslararası kuruluşların genelde en az üç organı vardır. 1) Genel Kurul: Bütün üyelerden oluşur ve eşit oy hakkı söz konusudur. 2) Yönetim Kurulu: Belirli sayıda üyeden oluşur, büyük ve önemli ülkelerin yönetim kuruluna üye olması öngörülebilir. Yönetim kurulu kararları bağlayıcıdır. 3) Genel Sekreterlik: E) Parasal Katkı Özelliği Üyeler uluslararası kuruluşun giderlerini karşılamak üzere kuruluşun bütçesine kararlaştırılan oranlar içerisinde parasal katkıda bulunurlar. Uluslararası Kuruluşların Sınıflandırılması A) Siyasi işlevi ağır basan uluslararası kuruluşlar B) Ekonomik ve mali işlevleri ağır basan uluslararası kuruluşlar C) Askeri işlevleri ağır basan uluslararası kuruluşlar Uluslararası Kuruluşların Ortaya Çıkış Nedenleri Devletlerin uluslararası alanda ortak sorunları çözmek için örgütlenme yoluna gitmeleri uluslararası kuruluşların doğmasına neden olmuştur. Günümüzde Birleşmiş Milletler gibi çok yönlü amaçları olan kuruluşlar yanında uluslararası balina avcılığı komisyonu, bağ ve şarapçılık hakkında uluslararası konsey gibi çok çeşitli ve spesifik konularda iş gören uluslararası örgütlerde kurulmuşlardır. www.kamuyonetimi.biz Hazırlayan: DENDZ SEVDM Kamu Yönetimi 4 /030403004 - 2 - Uluslararası alanda siyasal örgütlenme çabaları 19.yy.ın 2. yarısında başlamıştır. Özellikle de 20.yy başından itibaren uluslararası sistemi etkileyen 2 önemli gelişme ortaya çıkmıştır. 1) Uluslararası dayanışmanın özelliklede ekonomik dayanışmanın devletlerin varlıklarını sürdürmeleri için zorunlu bir hale gelmesi 2) Savaşların niteliklerinin değişmesidir. Bugün güçleri ne olursa olsun tüm devletler birbirine bağımlıdır. Kimi güçlü devletler geniş doğal kaynaklara ve hammaddelere sahip olmakla birlikte bu ülkeler endüstriyel gelişmelerini sürdürebilmek için yaşamsal önemi bulunan kimi maddeleri dışarıdan satın almak, işlenmiş ürünleri içinde pazar bulmak zorundadır. Ancak baktığımızda ülkeler arasında ki işbirliği “dayanışma” zorunluluğunun gerektirdiği ölçüde gelişmemiştir. Örneğin, kimi ülkelerin gereksinimlerinden fazla gıda maddeleri üretmelerine karşın birçok ülkede açlıktan ölen insanlar bulunmaktadır. Günümüz uygarlığı tüm insanlığın ortak bilgilerinin ve çalışmalarının ürünüdür. Bilgi alışverişi olmadan uygarlığın ilerlemesine olanak bulunmadığı doğaldır. Günümüzde hiçbir devlet yaşayamayacağı gibi tek başına savaş macerasına atılmak cesaretini de gösterememektedir. Savaşların değişen niteliği de olası bir tehlikeyi önleyebilmek ve sürekli bir barış düzeni kurmak için devletleri uluslararası kuruluşlar yoluyla ortak güvenlik sistemleri kurmaya yöneltmiştir. Dlk Uluslararası Örgütlenme Çabaları Tüm insan ilişkilerinde olduğu gibi uluslararası ilişkilerde de hedefe ulaşmak için alınan toplumsal tedbirler hem ütopyacı esinlenmelerin hem de geçmişteki deneyimlerin etkisi altında gelişmiştir. Kaleme alınan ve ilk uluslararası örgütlenme girişimi olarak nitelendirilen barış tasarılarının temel amacı Avrupa’daki Hıristiyan hükümdarlar arasında ki uyuşmazlıkları gidermeye çalışmak ve Avrupa’da sürekli bir barış ortamı sağlamaktır. 16. ve 17. yy. da kaleme alınan bu tasarıların bir başka âmâcıda Hıristiyanlar için kutsal sayılan Filistin’in Müslümanların elinden kurtarmak yâda o dönemlerde Avrupa’ya doğru gelişmekte olan Türk’leri durdurmaktır. Savaşların daha da yıkıcı bir duruma geldiği 19.yy.da barışın korunması için örgütlenmenin gerektiğini savunanların sayısı oldukça artmıştır. Özelliklede I. Dünya Savaşı gibi genel savaşlar sonsuz barış önerileri için yeni bir zemin hazırlamıştır. 19.yy.da yapılan girişimler çağdaş anlamda uluslararası siyasal örgütlerin kurulması için bir ortam hazırlamış, 20.yy.da ise bu örgütler fiilen kurulmaya başlamıştır. Siyasal alanda evrensel nitelikte ilk örgütlenme deneyimi I. Dünya Savaşından sonra kurulan “Milletler Cemiyeti”dir. MDLLETLER CEMDYETD ( Cemiyet-i Akvam ) Milletler cemiyeti aslına bakılacak olursa I. Dünya Savaşından galip çıkmış ülkelerin kurmuş olduğu bir örgüttür. 1920 yılında kurulmuş olan bu örgütün ilk amacı savaş sonrasında barış anlaşmaları ile oluşturulan “Yeni Dünya Düzeni”ni yani oluşan yeni statükoyu korumak ve savaşları önlemekti. Örgütün diğer bir âmâcıda dünyada toplumsal ve kültürel ilerlemeyi desteklemek amacıyla uluslararasında işbirliğini geliştirmektir. Örgüt aynı sorumluluğu kabul eden ve belli amaçlara ulaşmak isteyen devletlerin serbest iradeleri ile oluşturdukları bir mekanizmaydı. Milletler cemiyetinin temel özelliklerinden biriside “evrensel” nitelikte olmasıydı merkezi tarafsız bir ülkenin Dsviçre’nin Cenevre kenti olan örgüte eski düşman devletlerin kabul edilmesi sonrasında “sınırlandırılmış üyelik sistemi” sona ermiştir. www.kamuyonetimi.biz Hazırlayan: DENDZ SEVDM Kamu Yönetimi 4 /030403004 - 3 - Milletler Cemiyetinin Bileşimi, Yapısı ve Dşleyişi 32 kurucu üyenin ( I. Dünya Savaşı galibi ) yanı sıra 13 ülkede barış anlaşmasına konulan ek bir madde ile cemiyete girmeye çağırılmışlardır. Milletler cemiyeti biri meclis diğeri konsey olmak üzere iki müzakere organı ile bir sürekli sekretaryadan oluşmaktaydı. Bütün üye ülkelerin temsilcilerinden oluşan meclis yılda bir kez olağan biçimde toplanıyor, başkanını ve başkanlık divanını seçiyor. Ve kendi içerisinde çeşitli alt komisyonlara ayrılarak çalışıyordu. Konsey ise 5 sürekli üyeden oluşuyordu ( Dngiltere, Fransa, Dtalya, Japonya, ABD ) ancak ABD’nin yerini 1 yıl sonra Çin almıştır. Her iki organda da kararlar oy birliğiyle alınmaktaydı. Sürekli sekretarya, meclis ve konseye yardım etmek ve idari çalışmaları sağlamakla görevli teknik bir organdır. Kararlaştırılan ekonomik ve asgari yaptırımlar yalnızca tavsiye niteliğinde olduklarından uygulamanın ivmeleri de üye devletlerin özelliklede büyük devletlerin isteğine bağlıydı Milletler cemiyeti daha yeni kurulduğu dönemde kurulmasına en büyük katkı sağlayan ABD’nin desteğinden yoksun kaldı, Özellikle 1929 Ekonomik Bunalımı, silahsızlanma tasarılarını başarısızlıkla sonuçlandıran ağır bir güvensizlik ve rekabet ortamı yarattı Türkiye Milletler Cemiyetine 1932 yılında üye olmuştur. 2. Dünya savaşı öncesi ve sırasında yaşananlar milletler cemiyetini işlevsiz bıraktı ve 2. Dünya Savaşının sonrasında 1946 yılında görkemli bir oturumla görevini Birleşmiş Milletler’e devretti milletler cemiyetinin yasal varlığı da 1947 yılında ortadan kalktı. BDRLEŞMDŞ MDLLETLER 1. Birleşmiş Milletler Örgütünün Kuruluşu 2. Birleşmiş Milletler Örgütünün Amaçları ve Dlkeleri 3. Birleşmiş Milletler Örgütüne Üyelik Koşulları 4. Birleşmiş Milletlerin Örgüt Yapısı 4.1. Genel Kurul 4.2. Güvenlik Konseyi 4.3. Vesayet Konseyi 4.4. Ekonomik ve Sosyal Konsey 4.5. Uluslararası Adalet Divanı 4.6. Sekretarya 5. Birleşmiş Milletler Bütçesi 1) Birleşmiş Milletler Örgütünün Kuruluşu 2. Dünya savaşının sona ermesiyle dünya ölçeğinde bir örgüt kurulması doğrultusunda çalışmalar başlatıldı ABD başkanı Roosvelt’in önderliğinde başlatılmış olan “new deal” (yeni çözüm ) programı ile bu doğrultuda ilk adımlar atılmıştır. Birleşmiş Milletler adını ilk kez gündeme getirmiş olan Roosvelt ile Dngiltere başbak anı Churchill 14 Ağustos 1941 tarihinde yayımlamış oldukları Atlantik Bildirisi bu konudaki ilk somut adımdır. 1 Ocak 1942’de ABD, Sovyetler Birliği ve Dngiltere temsilcileri Birleşmiş Milletler bildirisini imzalamışlardır. Her iki bildiride savaştan sonra yani bir dünya örgütü kurulması ihtiyacını ortaya koymuştur. Bu konudaki karar ABD, Sovyetler Birliği, Dngiltere ve Çin arasında imzalanan ve 1 Kasım 1943’de açıklanan Moskova Bildirisinde ortaya konulmuştur. Daha sonra 3–11 Şubat 1945’de Roosvelt, Churchill ve Stalin arasında yapılan Yatla Konferansında yeni kurulacak www.kamuyonetimi.biz Hazırlayan: DENDZ SEVDM Kamu Yönetimi 4 /030403004 - 4 - olan örgütün meclisinde nasıl oy verileceği konusu görüşülmüş ve 5 büyük devlete veto hakkı tanınmıştır. ( ABD, Sovyetler Birliği, Dngiltere, Ç in ve Fransa ) Sonrasında Almanya ve Japonya’ya savaş ilan etmiş ülkeler ( 50 ülke ) 25 Nisan 1945’de San Francisco’da toplanarak Birleşmiş Milletler anlaşmasını hazırlamışlardır. Türkiye’de bu konferansa katılmış hazırlanan anlaşmanın oy birliğiyle kabul edilmesi sonrasında 24 Ekim 1945’de anlaşma yürürlüğe girmiştir. Sonradan Polonya’nın eklenmesiyle 51 kurucu ülkenin imzalamış olduğu Birleşmiş Milletler anlaşması 111 maddeden oluşmaktadır. 2) Birleşmiş Milletler Örgütünün Amaçları ve Dlkeleri Birleşmiş milletler örgütünün genel olarak amaçları şunlardır. a) Uluslar arası barışı ve güvenliği sağlamak b) Uluslarasında dostça ilişkiler geliştirmek c) Ekonomik sosyal ve kültürel alanlarda uluslar arası işbirliği sağlamak d) Üyelerin dış siyasetini uyumlaştıran bir merkez olma Birleşmiş Milletler bu amaçlara ulaşmak için şu ilkelere uygun davranmak zorundadır. a) Bütün üye devletler egemen ve eşittir. b) Bütün üyeler yükümlülüklerini iyi niyetle yerine getirecektir. c) Üyeler uyuşmazlıklarını barışçı yollardan çözecektir. d) Üyeler, herhangi bir devletin ülke bütünlüğüne ve sosyal bağımsızlığına karşı kuvvet kullanmaktan ve tehditten kaçınacaktır. e) Üyeler örgütün girişimlerini destekleyecekler ve kendisine karşı zorlayıcı önlemler alınmış bir ülkeye yardım etmekten kaçınacaklardır. f) Birleşmiş Milletler barış ve güvenliğin gerektirdiği ölçüde örgüte üye olmayan ülkeleri de anlaşma ilkelerine uygun davranmaya zorlayabilir. g) Saldırı eylemine karşı barışı korumak için örgütçe alınacak zorlama önlemleri dışında örgüt bir devletin ulusal yetki alanına giren işlere karışmayacaktır. 3) Birleşmiş Milletler Örgütüne Üyelik Ve Koşulları Birleşmiş Milletler örgütünün iki çeşit üyesi vardır; A) Asil Üyeler Türkiye’ninde içinde bulunduğu Birleşmiş Milletler anlaşmasını imzalayan 51 ülkeden oluşmaktadır. B) Yeni Üyeler Sonradan birleşmiş Milletlere üye olan ülkelerdir, yeni üye olacak ülkelerde aranılan koşullar şunlardır; 1) Barışçı bir ülke olmak 2) Birleşmiş Milletler sözleşmesinin gereklerini yerine getirmeyi kabul etmiş olmak 3) Birleşmiş Milletlere katılmak isteyen aday ülke Güvenlik Konseyi’nin tavsiyesi üzerine Genel Kurul kararıyla üye olarak kabul edilir. Bu konuda Güvenlik Konseyi’nin veto sistemi işletilebilir. Bu nedenle 1955 yılına kadar Birleşmiş Milletlere yeni üye alımı engellenmiştir. Günümüz itibariyle Birleşmiş Milletler üyesi 192 üye ülke vardır. Dsviçre Birleşmiş Milletlere 2 002 yılında üye olmuştur. Birleşmiş Milletler, Dngilizce, Fransızca, Dspanyolca, Çince ve Rusça olmak üzere 5 resmi dili vardır. Arapça ise sınırlı bir resmi dildir ve yalnızca genel kurul toplantılarında kullanılmaktadır. www.kamuyonetimi.biz Hazırlayan: DENDZ SEVDM Kamu Yönetimi 4 /030403004 - 5 - 4) Birleşmiş Milletlerin Örgüt Yapısı Birleşmiş milletler örgütünün başlıca 6 organı vardır. 1) Genel Kurul Genel kurula bağlı örgütler; a) Birleşmiş Milletler Çevre Sorunları Programı ( UNEF ) b) Çocuklara Yardım Fonu ( UNICEF ) c) Birleşmiş Milletler Dnsan Yerleşmeleri Merkezi ( HA BDTAT) d) Uluslar arası Atom Enerjisi Ajansı 2) Güvenlik Konseyi Güvenlik konseyine bağlı yapılanmalar; a) Birleşmiş Milletler Barış Konseyi ve Askeri Gözlemciler b) Kurmay Komitesi c) Silahsızlanma Komisyonu 3) Ekonomik ve Sosyal Konsey Ekonomik konseye bağlı kuruluşlar; a) Uluslar arası Çalışma Örgütü ( DLO ) b) Uluslar arası Para Fonu ( IMF ) c) Dünya Sağlık Örgütü ( WHO ) d) Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü ( UNESCO ) e) Uluslar arası Kalkınma Örgütü f) Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Örgütü g) Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı 4) Vesayet Konseyi 5) Uluslar arası Adalet Divanı 6) Sekretarya 4.1 Genel Kurul Her biri tek oya sahip olan bütün Birleşmiş Milletler Üyelerinin oluşturduğu tartışma ve karar organıdır. Yılda bir kez olmak üzere eylül ayında olağan olarak toplanır. Ayrıca olağanüstü toplantılarda yapabilir. Ülkelere yönelik kurulurlar, esas olarak tavsiye kararı niteliğindedir. Ancak uyulması zorunlu kararlarda alabilir. Üyeliğe kabul, üyelikten çıkarma, bütçenin onaylanması ve atamalar gibi. Genel kurul barışın ve Uluslar arası güvenliğin korunması güvenlik konseyinin sürekli olmayan üyelerinin ve vesayet konseyi ile ekonomik ve sosyal konseyin üyelerinin seçimi, üyeliğe kabulü, üyelikten çıkarma, vesayet sisteminin işleyişine ilişkin sorunlar, bütçe sorunları gibi önemli sorunlarda hazır bulunan ve oy kullanan üyelerin 2/3 çoğunluğu ile diğer sorunlarda ise basit çoğunlukla karar alınır. 4.2 Güvenlik Konseyi Dünya barışının korunmasında asıl sorumluluğu üstlenen yürütme ve girişim organıdır. Sürekli üyelerle birlikte 15 üyeden oluşur. Sürekli olmayan 10 üye coğrafi ve siyasal bir dağılım temelinde genel kurul tarafından iki yıl için seçilir. www.kamuyonetimi.biz Hazırlayan: DENDZ SEVDM Kamu Yönetimi 4 /030403004 - 6 - Güvenlik konseyinde kararlar 9 olumlu oy ile alınır. Usul sorunları dışındaki konularda 5 daimi üyenin olumlu oyu aranır. Bu yüzden daimi üyelerden birinin olumsuz oyu karar alınabilmesini engeller. Uygulamada oylamaya katılmama olumsuz oy olarak kabul edilmemiştir. Örneğin; 1950’de Birleşmiş Milletlerin Kore Savaşına müdahalesi Sovyetler Birliği’nin toplantıda bulunmaması sayesinde mümkün olabilmiştir. 1991 yılından itibaren güvenlik konseyindeki sürekli üyelerden Sovyetler Birliği’nin yerini Rusya Federasyonu almıştır. 4.3 Vesayet Konseyi Genel kurulun otoritesi altında vesayet rejimini uygulamakla görevli organdır. Sömürgeciliğin sona ermesiyle bu konseyin rolü azalmıştır. Uygulamada sadece bazı küçük adalar Birleşmiş Milletler statüsü altında vesayet rejimi ile yönetilmekteyken, 1994’den bu yana vesayet yetkisi askıya alınmıştır. 4.4 Ekonomik ve Sosyal Konsey Genel kurul tarafından 3 yıl için seçilen 54 üyeden oluşur. Bu 54 üyenin; 19’u Avrupa, 14’ü Afrika, 11’i Asya, 10’uda Latin Amerika ülkelerinden seçilmektedir. Birleşmiş Milletler anlaşmasında yer alan hedeflere ulaşmak için uluslar arası, ekonomik, sosyal, eğitim, sağlık gibi konularda çalışmalar yapar ve raporlar hazırlar. Yılda bir kez New York bir kez de Cenevre’de toplanır her üye ülkenin bir oy hakkı vardır ve kararlar basit çoğunlukla alınır. 4.5 Uluslar arası Adalet Divanı Birleşmiş milletler ve tüm dünyanın yargı gücü işlevini görür, merkezi Hollanda’nın Lahey kentidir. 15 üyesi vardır, har yargıç 9 yıllığına seçilir, yargıçlar hem genel kurul hem de güvenlik konseyinin oylarıyla seçilmektedir. Seçilen 15 yargıcında farklı ülkelerden olması gerekir. Yargıçların 1/3’ü her üç yılda bir yenilenir, yeniden seçilmekte mümkünüdür. Adalet divanı devlet arasındaki uyuşmazlıklara bakmakla yetkilidir. Divana ancak bu yetkiyi kabul eden devletler başvurabilir. Divan ayrıca Birleşmiş Milletler organlarının ya da uzmanlık kuruluşlarının isteği üzerine danışma niteliğinde görüş bildirmeye de yetkilidir. 4.6 Sekretarya Birleşmiş Milletlerin tüm organlarına ve uzmanlık kuruluşlarına hizmet etmek üzere kurulmuş merkezi yönetim birimidir. Güvenlik konseyinin tavsiyesi üzerine genel kurul tarafından atana bu idari organın başında Birleşmiş Milletler genel sekreteri bulunur. Genel sekretere bağlı 2500 memur vardır. 5 Birleşmiş Milletler Bütçesi Birleşmiş Milletler bütçesi iki yıllık olarak hazırlanır. Birleşmiş Milletler bütçesinin gelir kaynakları üye devletlerin katkıları ve uzmanlık hizmetlerinden elde edilen gelirleridir. Bir üye devlet ekonomik gücüne göre Birleşmiş Milletler bütçesinin en çok %25’ini en az binde birini karşılar. Barış kuvvetleri ve uzmanlık kuruluşları için ayrı bütçe hazırlanır. EKONOMDK DŞBDRLDĞD VE KAKINMA ÖRGÜTÜ ( OECD ) 1) Örgütün Kuruluşu 2) Örgütün Amaçları 3) Örgütün Yapısı ve Yönetimi www.kamuyonetimi.biz Hazırlayan: DENDZ SEVDM Kamu Yönetimi 4 /030403004 - 7 - Konsey Yürütme Komitesi Genel Sekreter 1) Örgütün Kuruluşu II. Dünya Savaşının sona ermesi ile birlikte savaştan yıkılmış olarak çıkmış Avrupa’nın yeniden imarı konusunda uluslar arası işbirliği zemini aranmıştır bu kapsamda ABD başkanı Marshall “Avrupa’nın yeniden imarı programı” olarak anılan bir fikir ortaya atmıştır. Marshall Avrupa’nın imarı konusunda ilgili ülkelere yardım yapılamasını iki koşula bağlamıştır. Bu koşullar; bu ülkelerin kendi aralarında işbirliği yapmaları ve serbest ticaret ilkelerini kabul etmeleridir. Sovyetler Birliği’nin ve diğer Avrupa ülkelerinin karşı oldukları bir program kapsamanın da aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 16 Avrupa ülkesinin katılımıyla 13 Temmuz 1947’de Avrupa Ekonomik Dşbirliği Komitesi k urulmuştur. Komite; imar programının ilkelerini belirlemiş, ne miktarda ABD yardımına ihtiyaç duyulduğuna ilişkin raporlar hazırlamış ve bu raporlar ABD tarafından onaylanmıştır. Dmar programları çerçevesinde 1948–52 yılları aras ında uygulanan Marshall yardımıyla ABD batı ülkelerine 148 milyar dolar tutarında katkıda bulunmuştur. En büyük yardımı Dngiltere, Fransa ve Batı Almanya almıştır. Türkiye’ye 225 milyon dolar Marshall yardımı gelmiştir. Dşte bu yardımlar ı organize etmek ve eşgüdümünü sağlamak için Avrupa Ekonomik Dşbirliği Örgütü Kurulmuştur ( 1948 ). 1958 yılında Avrupa Ekonomik Dşbirliği Örgütünün bir kısım üyelerinin Avrupa Eko nomik Topluluğu’nu kurmaları örgüt üyeleri arasında ayrıcalıklı bir durumun ortaya çıkmasına yol açmıştır. Örgüt içinde ABD, Dngiltere, Fransa ve Batı Almanya bir araya gelerek örgütün güncelleştirilmesi ve örgüte yeni bir şekil verilmesi gerektiği konusunda anlaşmaya vardılar. 14 Aralık 1960 tarihinde Paris’te imzalanan anlaşma ile örgütün içinde yer alan Avrupa sözcüğünün yerine kalkınma sözcüğü getirilerek ( OECD ) kurulmuştur. Türkiye bu örgüte 1961 yılında üye olmuştur. Anlaşmanın ilk maddesi “Ekonomik kalkınmanın sadece üyeleri açısından değil, dünya ekonomisi ve üye olmayan ülkeler bakımından gerçekleştirilmesi zorunluluğuna açıkça değinir. OECD’nin kurucu üyeleri ilk örgütün 18 Avrupalı üyesi ile ABD ve Kanada’dır. Günümüzde OECD’nin 30 üyesi bulunmaktadır. Bu ülkelere ek olarak AB; OECD’nin tüm çalışmalarına katılmakta, konsey ve yürütme kurullarında temsil edilmektedir. Batılı ülkelere göre fakir olarak nitelendirilen Türkiye, Yunanistan, Dspanya ve Portekiz’in OECD’ye üye olar ak kabul edilmelerinin temel nedeni bu ülkelerin batı tarafından Avrupa değerlerinin bir parçası olarak görülmeleri ve bu ülkelerinde batının kabul etmiş olduğu “değer yargılarını” ve “demokratik anlayışı” benimsediklerinin düşünülmesidir. 2) Örgütün Amaçları OECD’nin üç temel amacı vardır; 1) Üye ülkelerde kendi kendine yeterli ve en yüksek ekonomik gelişme ve istihdamı sağlamak ve bu süreçte istikrarı korumak 2) Üye olan ve olmayan ülkelerde ekonomik kalkınmaya katkıda bulunmak, 3) Dünya ticaretinin uluslar arası taahhütleri çerçevesinde ve ayrımcı olmayan çerçevede gelişmesine yardımı olmaktır. www.kamuyonetimi.biz Hazırlayan: DENDZ SEVDM Kamu Yönetimi 4 /030403004 - 8 - 3) Örgütün Yapısı ve Yönetimi OECD, IMF gibi uluslar arası yetkilerle donatılmış bir kuruluş değildir. OECD üye ülkelerin ekonomik mali, sosyal, siyaset uygulamalarını belli bir uyum içerisinde ortaklaşa öğrenilip uyumlaştırılmasına, ortak sorunların çözümlenmesine bu alanlarda uyulması zorunlu veya isteğe bağlı kuralların ortaya konulmasına imkân hazırlamaya yönelik sürekli bir müzakere ve konferans ortamıdır. OECD’nin konsey, yürütme komitesi ve genel sekreter olmak üzere üç temel organı vardır. Konsey OECD’nin en yüksek karar organıdır. Konsey, üye ülkelerin büyük elçilerinin katılımlarıyla oluşur. Ayrıca AB temsilcisi de konseye katılır, yılda bir kez toplanan konsey toplantılarına üye ülkelerin dış işleri, maliye veya ticaretten sorumlu bakanları da katılır. Yürütme Komitesi Konseyin altında 14 üyeden oluşur, 7 üyesi devamlı niteliktedir. ( Kanada, Fransa, Almanya, Dtalya, Japonya, ABD, Dngiltere ) diğer 7 üyede sır asıyla diğer üye ülkeler arasından seçilir. Yürütme komitesi, OECD çalışmalarını izler konsey toplantılarının hazırlıklarını yapar ve konsey tarafından kendisine verilen diğer işleri yürütür. Genel Sekreter OECD’nin faaliyetlerinin yürütülmesinden sorumludur ve konseye başkanlık eder. Dki yardımcısı vardır ve konsey tarafından 5 yıl için atanır. OECD sekreterliği konsey ve 20 den fazla ana komite ile çok sayıda çalışma ve uzman gruplarının çalışmalarına yardımcı olur. Şu anda OECD’nin 1800 personeli mevcuttur. ULUSLARARASI PARA FONU ( IMF ) 1. Uluslararası Para Fonunun Doğuşu 2. Örgütün Amaçları 3. IMF yapısı ve sermayesi 4. IMF’in yönetimi ve oylama 1) Uluslararası Para Fonunun Doğuşu II. Dünya Savaşı devam ederken savaştan sonra kurulacak olan yeni uluslararası para sistemi konusunda aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 44 ülke Temmuz 1944’de bir araya gelmişlerdir. Bu konferans sonucunda savaştan sonraki uluslararası para sisteminin esasları kabul edilmiş ve bir anlaşma imzalanmıştır. Bretton Woods anlaşması olarak da bilinen bu anlaşma dünya çapında iki önemli mali kuruluş olacak Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu kurulmuştur. Banka ve fon 27 Aralık 1945 tarihinde yeterli sayıda ülkenin her iki kuruluşun anlaşmaları onaylaması fon kotasının %80’nini banka sermayesinin %65’ini taahhüt etmeleriyle kurulmuştur. Ancak IMF finansal işlemlere Mart 1947’de başlayabilmiştir. 2) Örgütün Amaçları IMF’nin ana sözleşmesine göre fonun 6 önemli amacı vardır. Bu amaçlardan ilk 2’si uluslararası parasal işbirliğinin teşvik edilmesi uluslararası ticaretin genişletilmesi gibi genel niteliktedir. Döviz kurlarında istikrarı teşvik ederek üyelerin rekabetçi devalüasyonlara başvurmalarına engel olmak. Asıl önemli amacı ise üye ülkelerin ödemeler dengesi bilançosu açıklarını azaltmak onlara yardımcı olmaktır. Özetle belirtmek gerekirse IMF dış ödeme güçlüğü çeken üye ülkelere kredi açarak onların dış dengelerini sağlamalarına yardımcı olur ve uluslararası www.kamuyonetimi.biz Hazırlayan: DENDZ SEVDM Kamu Yönetimi 4 /030403004 - 9 - para sisteminin dengeli bir şekilde işlemesine katkıda bulunur. Bu amaçları gerçekleştirmek için fon ödemeler dengesi açıkları ile karşı karşıya kalan ülkelere gerekli mali kaynağı sağlayarak bu ülkelerin dış ticareti kısıtlayıcı önlemlere başvurmalarını önleyecektir. IMF anlaşmalı olduğu üyelerin yapacağı devalüasyonlar üzerinde gözetim hakkına sahiptir. Devalüasyon öncesi IMF den izin almaları gerekir. 3) IMF’in Yapısı ve Sermayesi Bretton Woods katılan 44 ülkeden 30’u 30 Aralık 1945 tarihinden önce IMF üyeliğini kabul etmişler. Sovyetler Birliği fon anlaşmasını kabul etmemiştir. O dönemde üye olan Polonya, Çekoslovakya, Küba gibi ülkeler daha sonra üyelikten çekilmişlerdir. Bu ülkelerden Polonya 1989 yılında tekrar fona üye olmuştur. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Rusya Federasyonu dâhil olmuştur. Diğer Sovyetler Birliği nüfuzu altındaki ülkelerde IMF’ye üye olmuşlardır. 1956’da üye sayısı 58 iken 1977’de 1812e yükselmiştir. Türkiye IMF’ye 19 Şubat 1947’de üye olmuştur. 3.1) Sermayesi IMF’de sermaye çok önemli bir işleve sahiptir. Çünkü ülkelerin sermayeye katılma payları olan kotalar üyelerin oy güçlerini belirler, fona katkılarına ve fondan borçlanmalarına etki eder. Üye ülkenin IMF’deki kotasının yüksekliği oranında oy gücü artar. Ayrıca kota, üye ülkenin IMF’den yararlanabileceği mali imkânların belirleyicisi olan göstergedir. Yüksek kota miktarı sağlanabilecek mali imkânında yükselmesine neden olur. Ülke kotasının 3 katı oranında kredi olanağına sahiptir, ancak IMF son dönemlerde kota miktarına bağlı kalmamayı genel bir istisna haline getirmiştir. Üye ülkelerin fon sermayesine katkıları milli gelirleri, dış ticaret hacimleri, döviz rezervleri, ihracat çeşitliliği ile dış ödemeleri göz önünde bulundurularak belirlenir. Kotalar her 5 yılda bir gözden geçirilir. IMF’in 2004 yılı itibariyle toplam kotası 213 milyar dolardır. Türkiye’nin IMF’ye katıldığı tarih olan 1947 yılında toplam sermayesi 43 milyon dolarken 2004 yılında 964 milyon dolara oy oranı da %0,46’dan ( 2006’da sermayesi aynı kalmakla birlikte ) %0,55’e yükseltilmiştir. IMF’de en yüksek kotaya sahip ülkeler; Ülkeler Kota Miktarı Toplam Kotadaki Pay ( % ) ABD 26.526 milyar $$$ 18,2 Almanya 8.241 milyar $$$ 5,6 Suudi Arabistan 5.130 milyar $$$ 3,5 Rusya 4.313 milyar $$$ 2,9 Türkiye 964 milyon $$$ 0,55 4) IMF’in Yönetimi ve Oylama IMF üç organ tarafından yönetilir. Bunlar; 1) Guvernörler Kurulu 2) Yönetim Kurulu 3) Genel Direktörlük www.kamuyonetimi.biz Hazırlayan: DENDZ SEVDM Kamu Yönetimi 4 /030403004 - 10 - 1) Guvernörler Kurulu IMF’nin en yetkili organıdır her üye ülke kurula bir guvernör atar. Guvernörler genellikle ülkenin Maliye Bakanı ya da Merkez Bankası Başkanı’dır. Kurul yılda bir kez toplanır. Guvernörler posta ile de oy kullanabilirler. Kurul yıllık raporları ve hesapları onaylar, kendi içerisinden bir başkan seçer. Ayrıca her iki yılda bir atama dışında kalan yönetim kurulu üyelerini seçer. IMF üyesi ülkelerinin oy gücü üye ülkelerinin yönetimdeki etkinliklerini belirlenmesi açısından çok önemlidir. Üyelerin kota miktarı ne olursa olsun her ülkenin 250 oyluk temel sabit bir oyu vardır. Böylece her üye kotası düşük bile olsa fonun karar mekanizmalarında belli bir temsil gücüne sahip olur. IMF de üye ülkelerinin oy gücünü asıl etkileyen “değişken oyları”dır. Değişken oylar üye ülkelerin IMF deki kotalarına göre belirlenir. Üye ülkelerin kotalarının her 100.000 $ lık bölümleri bir “değişken oyu” temsil eder. IMF yönetim kuruluna en fazla kotaya sahip ilk 5 ülke üyeleri atamayla gelir. Bu Notlar “Afacan Deniz” Kamu Yönetimi Kaynak Sitesi Tarafından Hazırlanmıştır… Tüm Arkadaşlara Sınavlarda Başarılar Dilerim