İnkılap Yazım Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler ( Ders Notu ) 1 DERS NOTLARI 2 (Gazi Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü) (Yrd. Doç. Dr. Hakan Gündoğdu) YAZIM SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER 1.BAŞLIK Bir okuyucunun göreceği ilk şey başlığınızdır; O yüzden başlığınızı yazarken şunlara dikkat etmelisiniz: • Yazınız başlığınızla tutarlı olmalıdır. O halde, başlığın yazımını en sona bırakmak bazen en iyisidir. Ayrıca, yazınız bittiğinde en uygun başlığın ne olduğu konusunda yeni bir fikre sahip olabilirsiniz. • Kendinize, “İnsanlar niçin bir başkasının değil de benim yazımı okumak istesinler?” diye sorun; ve başlığınızın yazınız hakkında bilgi verici olmasını sağlayın. • Ne çok genel (örneğin “dostluk”) bir başlık atın ne de dikkat çekmek için çok aşırı, ayrıntılı, frapan bir başlık atın (örneğin “Büyük bilge ve erdemli adam Platon’da dostluk ve Ben”) • Başlığınız okuyucuya yazınızın konusu ve sizin bakış açınız hakkında bir ipucu verecek şekilde olmalıdır: (örneğin: “Aristoteles’in Dostluk Anlayışı: Bir Savunma”) 2. AÇILIŞ (giriş) PARAGRAFI/LARI • Açılış paragrafı veya paragraflarınız, yazınızın geri kalanı için bir çerçeve sunmalıdır. Açılışta okuyucuya yazınızdan ne bekleyebileceğine dair bir yol haritası sunarsınız. Yazınızın açılış kısmı, okuyucuya konunun niçin önemli olduğu, problemin genel olarak ne olduğu, sizin savınızın ne olacağı vs hakkında bir fikir vermelidir: • Açılışta yazınızın üzerinde duracağı temel hususlara işaret edebilirsiniz. Fakat bunu yaparken, bu girişin, yazınızın en ¼’ini geçmemesine özen göstermelisiniz. • Başlığınız gibi, açılış paragrafı veya paragraflarını (giriş) da yazınızı tamamladıktan sonra yazmanız daha iyi olacaktır. Bu, özellikle, makalenin ne yöne gideceğinden emin olmadığınızda veya ele alacağınız fikirler ve argümanlar çeşitlilik arz ettiğinde, tercih edilmesi gereken bir yöntemdir. Hem böylece, kendinizi, makalenizi zayıf bir açılış paragrafında belirttiğiniz sınırlar çerçevesinde tamamlamaya zorlamaktan kurtulursunuz. Bu durumda, en iyisi, açılış kısmını bir taslak olarak yazıp, fazla vakit kaybetmeden, ana metni yazmaya başlamaktır. Bu yaklaşım, yazarın metni yazışının da gelişmeye açık bir süreç olduğu varsayımını içerir. O, yazmaya başlamadan önce bir taslak planınız olmasını kabul eder; ama taslak planınızın yazım süreciniz içinde gelişmeye ve düzeltmeye açık olması gerektiği fikrini de içerir. • Yazınızın ilk taslağı tamamlandığında, açılış kısmına geri dönüp gerekli düzenlemeleri yapabilirsiniz. 3. ANA METİN (GÖVDE) 2 • Ana metni yazarken, her paragrafınızın ya yeni bir fikri olmalıdır ya da her paragraf daha önceki paragrafta ifade ettiğiniz bir fikrin açılımı olmalıdır. Bu noktada ikinci paragrafı ve ilk cümlesini yazmaya önceki paragrafın son cümlesini dikkate alarak başlamak yararlı bir yazım tekniğidir. Okuyucuyu uyarmadan bir konudan bir başka konuya atlamamaya özen gösterin. Aksi takdirde okuyucu sizin nereye gittiğinizi ve ne yapmaya çalıştığınızı anlamada zorlanacaktır. • Elbette konunuzun ve yazma tarzınızın (betimleyici, tartışmacı, karşılaştırmacı) özelliğine göre yazmada farklı yaklaşımlar kullanmanız mümkündür. Ama her durumda şuna dikkat etmelisiniz: Bir paragraftaki ana cümleler daha önceki paragrafta geçen iddia veya görüşü, ayrıntılandırmalı ve genişletmeli; bir paragraftaki son cümleler ise okuyucuya bir sonraki paragrafta nelerden söz edileceğine dair bir his vermelidir. Tabii, paragraflar her halükarda aşırı uzun olmamalıdır. Bununla beraber onlar, genelde, 1-2 cümle gibi çok kısa da tutulmamalıdır. • Yazınızda, umumi bir kaide olarak, öne süreceğiniz güçlü argümanların en sona bırakılması daha iyidir. Önce daha zayıf olanlardan başlayıp sonra esas vurucu argümana geçmelisiniz. Zira, söyleyeceğiniz son şeyler okuyucunun hatırlayacağı ilk şeylerdir. O yüzden esas vurucu ve güçlü argümanlarınızı sona saklamanız yerinde olur. 4. SONUÇ • Yazınızın sonucu, ana metinde ele aldığınız tüm hususları bir bütün olarak sunacak şekilde olmalıdır. Sonuç kısmı, okuyucuyla olan irtibatınızın sürdüğü son yerdir. O yüzden sonuç, savınızın, ana argümanlarınızın yeniden ifade edildiği ve ulaşılan yargının dile getirildiği bir yer olmalıdır. Sonucu, okuyucunun yazınızın başından beri sizinle beraber yürüyüp bir yere geldiğini hissetmesini sağlayacak şekilde bitirmelisiniz. Eğer okuyucu sonucu okuduğunda, sonucun yazınızın ana metniyle alakasını kuramıyorsa; veya sonucun girişte ve ana metinde söylenenlerin ötesine giden bir başka şey öne sürdüğünü düşünüyorsa, sonuç başarısız demektir. Bu durumda okuyucunun, sizin, yazınızı yazarken ne yapmaya çalıştığınızın farkında olmadığınızı düşünmesi doğaldır. Başarılı bir yazar, sonuç kısmını, sonucun ana metinde yazılanlardan mantıken çıkmış bir şey olduğunu okuyucuya gösterecek şekilde kaleme alır. 5. KONTROL • Yazınızda kullandığınız temel kavramlar ve atıfta bulunduğunuz görüşler açık ve seçik olarak ifade edilmiş mi? • Yazınız orijinal mi? • Başkalarından atıf yaparken atıflarınız için kaynak gösterimine özen gösterdiniz mi? • Yazınız akademik-felsefi yazına uygun bir dille ve imla, gramer gibi hususlara dikkat edilerek yazılmış mı? • Yazınız iyi bir planlama sergiliyor mu yoksa karmaşık bir görünüm mü arz ediyor? • Yazınız ana konuya mı odaklanmış yoksa konudan sapmış mı? • Uzun alıntılarda “..” kullanılmış mı? Uzun alıntılar ana metinden ayrı pasaj halinde verilmiş mi? Örneğin; 3 …………… Platon’a göre, “Dostun seven değil, sevilen olduğu doğruysa, birçok kimseyi düşmanları seviyor, dostları nefret ediyor; bu kimseler düşmanlarının dostu, dostlarının düşmanıdır demektir. Oysa insanın dostunun düşmanı, düşmanının dostu olması çok saçma, daha doğrusu imkânsız bir şeydir sanırım.” • Eğer alıntılanan yerlerde bazı yerler sizin için konu dışıysa sadece ilgili yerleri alıntılayın ve alıntılamadığınız kısmı belirtmek için üç nokta kullanın Örneğin; …………… Platon’a göre, “Dostun seven değil, sevilen olduğu doğruysa, … ; bu kimseler düşmanlarının dostu, dostlarının düşmanıdır demektir. Oysa insanın dostunun düşmanı, düşmanının dostu olması çok saçma, daha doğrusu imkânsız bir şeydir sanırım.” • Eğer alıntınızda ifadenin anlamını açıklığa kavuşturmak için bir sözcüğü değiştirmek veya eklemek ihtiyacı duyarsanız köşeli parantez kullanın Örneğin; …………… A’a göre, “[Hakiki] dostun seven değil, sevilen olduğu doğruysa, … ; bu [erdemli] kimseler düşmanlarının dostu, dostlarının düşmanıdır demektir. Oysa insanın dostunun düşmanı, düşmanının dostu olması çok saçma, daha doğrusu imkânsız bir şeydir sanırım.” • Amacınız “böyle düşünüyorum (öne sürme anlamında)”, “kanaatım bu (iddiam anlamında)”, “fikrim bu (ulaştığım sonuç anlamında)” olduğunda asla “sanırım”, “zannederim”, “hissediyorum” vs. demeyin. Görüşlerinizi ne hissettiğinize veya zanlarınıza dayanarak başkalarına kabul ettiremezsiniz. Felsefi bir yazıda başkalarını ikna etmeniz beklenir. Duygularınızı veya zanlarınızı öne çıkarmanız değil. • Birinci tekil şahıs zamiri kullandığınızda dikkat edin. Bunu konumunuzu açıklığa kavuşturmak için kullanıyorsanız, yerinde bir kullanımdır; ama şunu unutmayın: Bu kullanım dışında birinci tekil şahıs kullanmış olmanız tek başına okuyucuyu söylediğinizin doğruluğuna ikna etmez. Örneğin; “bana göre”,erdeme dayalı dostluk hakiki dostluktur.” cümlesinde birinci tekil şahıs kullanımı tek başına okuyucuyu erdeme dayalı dostluğun hakiki dostluk olduğuna ikna etmez. Eğer ikna edeceğini düşünüyorsanız, ya otorite yanlışına ya da duygusal dil kullanma yanlışına düşmeye müsaitsiniz demektir. Doğrusu şudur: (“bana göre”,erdeme dayalı dostluk hakiki dostluktur. “ÇÜNKÜ”, …). ***