Fiziksel jeoloji Yeryüzü Şekillerinin oluşumu Fiziksel jeoloji II Ders Notları, Yeryüzü Şekillerinin Geli şimi, Kadir Dirik, 2006 1 BÖLÜM 16 YERYÜZÜ ŞEK İLLER İN İN GEL İŞMES İ 16.1. G İR İŞ Tepeleri karlı da ğlardan düz ve geni ş ovalara kadar, dünyamızın yüzü çe şitli yeryüzü şekilleri ile biçimlenmi ştir. Jeologların bir ödevi de de ği şik yerlerde de ği şik yeryüzü şekillerinin nasıl olu ştuklarını açıklamaktır. Bu dal, jeolojinin en eski kısımlarından biri olmasına kar şın, elimizde herhangi bir araziye uygulanabilecek ve basit birkaç ilkeyle çalı şan bir yöntem bulunmamaktadır. Yine de, bu konuda jeolojide önemli bir bilgi birikimi vardır. İnsan ya şamının süresine nazaran çok yava ş i şlevlerle, yeryüzü bozunma, a şınma, ta şıma, ve birikme ile şekillenir. A şınma yüksek kesimlerde – da ğlarda – hakim iken birikme ovalarda önemlidir. A şınma ve birikme, tektonikle ili şkilidirler. Bu bölümde, yeryüzü şekillerinin türleri ve geli şmeleri ile ilgili bilgiler verilecektir. 16.2. TOPOGRAFYA, YÜKSELT İ VE RÖLYEF Yeryüzünü şekillendiren de ği şik yüksekliklere topografya denir. Topografyayı olu şturan şekillerin deniz seviyesine göre yüksekliklerine yükselti (rakım, irtifa) denir. E ş yükseltiye sahip noktalardan geçen sanal e ğrilere e şyükseklik e ğrileri (konturları), bu e ğrileri ve ba şka bazı bilgileri (örne ğin yerle şim isimleri) ta şıyan haritaya da topografik harita denir ( Şekil 16.1). Şekil 16.1. Topografya ve topografik harita. İncelenen bir bölgede en yüksek ve en alçak rakım farkına röliyef denir ( Şekil 16.2) Şekil 16.2. Rölyef. Fiziksel jeoloji II Ders Notları, Yeryüzü Şekillerinin Geli şimi, Kadir Dirik, 2006 2 16.3. BELL İBA ŞLI YERYÜZÜ ŞEK İLLER İ Da ğlar ve tepeler Da ğ, etrafındaki kesimler arasından açıkça ortaya çıkan büyük ve geni ş bir kaya kütlesidir. Tepeler, da ğlara göre daha küçük boyuttadırlar. Da ğların olu şumu, plaka tektoni ğinin etkisi altındadır. Himalaya silsilesinde oldu ğu gibi, en yüksek ve sarp da ğlar, tektonik etkinli ğin en genç oldu ğu kesimlere kar şılık gelir. Yaylalar (Plateaus) Yayla, geni ş, düz ve çevresindeki alanlara nazaran daha yüksek kısımlara verilen isimdir. Yaylaların ço ğunun ortalama rakımı 3 000 metreden azdır. Antlarda, Bolivya’da Altiplano (“yüksek yayla”) 3 600 metre, Tibet yaylası ise 5 000 metre kadardır. Yaylalar, genel olarak bir tektonik yükselme ile geli şen yeryüzü şekilleridir. Yapısal kontrollü tepeler Kıvrım ve faylarla deforme olan yerkabu ğunda jeolojik tabakalar e ğim kazanırlar. Bu tabakalardan a şınmaya (erozyona) dayanıklı olanlar, olmayanların a şınması ile daha belirgin bir şekilde yüzlek (mostra) verirler. Bu dayanıklı tabakalardan e ğimi nispeten az olanlara kuesta ( Şekil 16.3), daha fazla olanlara ise hogbek (hogback) ( Şekil 16.4) ismi verilir. Şekil 16.3. Kuesta olu şumu. Şekil 16.4. Hogback yapısı Yapısal kontrollü sırt ve vadiler Da ğ olu şumu sırasında meydana gelen kıvrımlanma olayları s ırasında geli şen akarsular, ba şlangıçta senklinalleri kullanırlar. Zamanla, yine a şınmaya dayanıklı ( Şekil 16.5a’da “Dirençli tabaka”) ve dayanıksız (“Yumu şak tabaka”) tabakalardan olu şan kıvrımlı kesimde, antiklinallerin dayanıksız tabakalarının a şınması ile vadiler, dirençli tabakaların a şınmaya kar şı koydu ğu senklinal kesimlerinde ise sırtların olu ştu ğu yeryüzü şekillerini ortaya çıkarabilirler ( şekil 16.5b). (a) (b) Şekil 16.5. Kıvrımlanmanın erken evresinde sırtlar antiklinal üzerinde, vadiler ise senklinallerde geli şir (a). A şınmanın daha sonraki safhalarında ise durum terslenir (b). Fiziksel jeoloji II Ders Notları, Yeryüzü Şekillerinin Geli şimi, Kadir Dirik, 2006 3 Akarsu vadileri Akarsular, kaya kütlelerinin önemli miktarlarda a şınmasına yol açarlar. Akı ş yönüne dik olarak kesitine bakıldı ğında, da ğlarda V-kesitli, daha alçak kesimlerde ve ovalarda ise daha geni ş ve yayvan şekilli vadiler bulunur ( Şekil 16.6). Şekil 16. 6. Akarsu vadileri. Tektonik vadiler Tektonik hareketlerin etkisinde kalan yeryüzü kısımlarında geli şen vadiler dar, uzun, genelde düz, ve bir veya iki tarafı faylarla sınırlanmı şlardır. Tektonik etkinli ği gösteren bir ba şka yeryüzü şekli de havzalardır. Daireselden ince ve uzun şekillere kadar de ği şik geometrilere sahip bu çöküntü alanlarına güzel bir örnek Menderes ve Gediz Grabenleridir (bakınız 1/500 000 ölçekli Türkiye Jeoloji Haritası). Yer şekillerinin kökeni Akarsu, rüzgar ve buzulların etkisi ile geli şen, a şındırmalı ve çökelmeli çe şitli yer şekillerini önceki bölümlerde gördük. Yer şekilleri, öncelikle, a şındırma, ta şıma veya çökelmenin, yalnız veya birlikte i şlevleri ile geli şirler. Buna tektonik hareketlerin etkisini de eklemek gerekir. Ayrıca, akarsu yatak türünün de a şınmaya dayanıklı malzemeden yapılmı ş olması, ya da olmaması, olu şacak vadilerin şekillerini etkiler. Bir di ğer etkili unsur da iklimdir. Sıcak, kuru, rüzgar ve akarsu a şındırmasının şekillendirdi ği çöllerle, buzulların ve so ğuk bir iklimle temsil edilen kutupsal bölgelerde geli şen yer şekilleri çok de ği şiktir. 16.4. YER ŞEK İLLER İN İN OLU ŞUMUNU KONTROL EDEN UNSURLAR Yer şekilleri, ba şlıca tektonik yükselme (tectonic uplift) ve a şınma (erosion) i şlevleri ile olu şur ve gelişirler ( Şekil 16.7). Bir bölgede yer şekillerinin olu şumu, tektonik yükselme sonucu olu şan da ğlarla ba şlar. Yükselme ile a şınma da hızlanır. Yükselme devam ettikçe yüksek (da ğlık alanlara ait) rakımlar korunur veya artarlar. Örne ğin plaka tektoni ği hareketlerinin de ği şmesi ile da ğ olu şumu hızı azalmaya ba şladı ğında, yükselme yava şlar veya tamamen durabilir. Bu durumda, erozyon yeryüzünü şekillendiren hakim unsur olur, ve yükseklikler a şınmaya devam ederler. Şekil 16.7. A şınma ve tektonik yükselme arasındaki ili şkiler.