Genel Yönetsel Yargı Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. YÖNETSEL YARGI (2006/2007 Yrd.Doç.Dr SABAHATTİN NAL) SÖZLEŞME KAVRAMI :Sözleşme,belirli bir hukuki sonuç doğurmak amacıyla idare ile ilgili özel kişinin karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıdır.Bir sözleşmenin idari sözleşme sayılabilmesi için şu şartları yerine getirmesi gerekir A)Kanunla nitelendirme Şartı :Bir sözleşme kanunla idari sözleşme olarak nitelendirilmiş ise o sözleşme bir idari sözleşmedir B)İçtihadı Şartlar :Bir sözleşme,kanunla idari sözleşme olarak nitelendirilmiş ise o sözleşmenin idari sözleşme olabilmesi için Şu Şartları yerine getirebilmesi gerekir 1)Organik Şart:Sözleşmenin taraflarından en az birinin kamu tüzel kişisi olması gerekir 2)Maddi Şart: Şu iki şart gerçekleşmiş olması gerekir a) Kamu hizmeti yürütülüyor olma şartı : b) Özel hukuku aşan Hükümler şartı : Bu sözleşmenin özel hukuku aşan hükümler içermesi gerekir İDARİ SÖZLEŞMELERİN BİÇİMİ A)ANLAŞMA :Anlaşma veya dar anlamda sözleşme idari sözleşmeyi yapan kamu tüzel kişisi ile sözleşmeci özel kişinin iradelerini uyuştuğunu belirten bir kısa metindir B)ŞARTNAME: Şartnameler sözleşmenin yapılmasında ve uygulanmasında uyulacak şartları belirleyen belgelerdir Kamu ihalelerine göre şartnameler,idari şartnameler ile teknik şartnameler olarak ikiye ayrılır a)İdari Şartnameler :İsteklilere talimatlar içerir c) Teknik Şartnameler :Yaptırılacak işin projesini kapsarlar Şartnameler doğrudan doğruya idare tarafından tek yanlı olarak düzenlenir.Şartnameyi ya bütünüyle kabul ederler yada reddederler İDARİ SÖZLEŞMELERİN TEMEL TİPLERİ A)İMTİYAZ SÖZLEŞMELER: Bir kamu hizmetinin,bu hizmetten yararlananlardan alacağı ücret karşılığında ve kendi kar ve zararına bir özel kişi tarafından kurulması ve belli bir süre işletilmesi amacıyla bu özel kişi ile bir kamu idaresi arsında yapılan bir sözleşmedir Sözleşme süresi dolunca imtiyaz sahibi kamu hizmetiyle ilgili kurduğu tesisler;taşınır veya taşınmaz malları bedelsiz olarak ilgili kamu tüzel kişisine devretmek zorundadır Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. İmtiyaz işlemi sözleşme ve şartname olmak üzere iki işlemden oluşur.Şartname gerektiğinde idarenin tek taraflı idaresiyle değiştirebileceği düzenleyici hükümler içeren bir işlemdir B)İLTİZAM SÖZLEŞMELERİ :İltizam sözleşmeleri özel kişinin kamu idaresine ödeyeceği belirli bir ücret karşılığında bir kamu hizmetini kendi kar ve zararına işletmesi konusunda bir özel kişi ile bir kamu iaresi arasında yapılan sözleşmedir.Burada kamu idaresine iltizam veren iltizamı alan kişiye mültezim denir SÖZLEŞMECİNİN HAKLARI :Sözleşmecinin idare karşısında başlıca ücret hakkı ve tazminat hakkı olmak üzere iki hakkı vardır İDARENİN HAK YETKİLERİ : 1-Denetim ve yönlendirme hakkı 2-Müeyyide uygulama yetkisi 3-Tek taraflı Değişiklik yapma yetkisi 4-Fesih yetkisi İDARİ SÖZLEŞMELERİN SONA ERMESİ A)Normal Sona Erme 1)Sürenin Dolması :Bazı idari sözleşmeler,özellikle imtiyaz ve itiraz sözleşmeleri,sözleşmede öngörülen sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona erer 2)Taahhüdün Yerine Getirilmesiyle :Belirli mal veya hizmet alımı yapımı sözleşmeleri sözleşme konusu edimin sözleşmeci tarafından yerine getirilmesi ile sona erer B)Zamanından Önce Sona Erme 1)Tarafların Anlaşması ile Fesih :İdari sözleşmeler tarafların karşılıklı uyuşumu ile kurulduğuna göre yine tarafların karşılıklı iradelerinin uyuşumu ile sona erdirilebilir 2)İdare Tarafından Fesih : a)Sözleşmecinin kusuru nedeniyle Fesih:İdare sözleşmecinin ağır kusuru durumunda,sözleşmeyi bir müayidiye niteliğinde,tek taraflı olarak feshedilebilir b)Hizmet yararına fesih:İdare sözleşmecinin kusuru olmasa bile kamu yararı gerektirdiği durumlarda sözleşmeyi her zaman feshedebilir bu tür feshe hizmet yararına fesih denir 3)Mahkeme Kararıyla Fesih :İdari sözleşmeler,idarenin sözleşmecinin veya bunlardan herhangi birinin talebiyle mahkeme kararıyla da sona erdirilebilir Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. a)İdarenin Talebiyle :Sözleşmecinin kusuru halinde idare tek yanlı olarak sözleşmeyi feshe edebileceği gibi,mahkemeye başvurarak sözleşmenin sona erdirilmesini talep edebilir b)Sözleşmecinin Talebiyle:Sözleşmeci özel kişi idarenin ağır kusuru varsa veya tek yanlı olarak yaptığı değişiklikler belirli bir sınırı geçmiş ise mahkemeye başvurup sözleşmenin feshini isteyebilir KAMU HİZMETİ Bir kamu tüzel kişisi tarafından doğrudan doğruya veya onun denetimi altında bir özel hukuk kişisi tarafından yürütülen veya kamu yararı amacına yönelik yürütülen faaliyettir Kamu Hizmeti Şartları 1)Organik Şart :Faaliyetin bir kamu tüzel kişisi tarafından veya onun denetimi altında bir özel hukuk tüzel kişisi tarafından yürütülmesi gerekir a)Doğrudan Doğruya Yönetme :Bir faaliyetin kamu hizmeti olarak nitelendirilmesi için bu faaliyetin her şeyden önce bir kamu tüzel kişisi tarafından doğrudan doğruya yürütülmesi gerekir.Ayrıca bu faaliyetin kamu hizmeti olarak nitelendirilmesi için ayrıca kamu yararına amacına yönelik olması ve özel hukuku aşan bir hukuki rejime tabii olmaları gerekir b)Veya Kamu Tüzel Kişisinin Denetimi Altında Özel Kişiler:Özel kişinin yürüttüğü faaliyetin aslen kamu tüzel kişisi tarafından üstlenilmiş olası ve bu özel hukuk kişisine daha sonra kamu tüzel kişisi tarafından devredilmiş olması gerekir.Böyle bir devir genellikle bir sözleşme ile olur.Özel hukuk kişisi kamu tüzel kişisinin belirlediği şartlar dahilinde ve onun denetimi altında yürütür Organik Şarttan Çıkan Sonuç Şudur : Kamu tüzel kişisinin denetimi altında olmayan kişiler tarafından yürütülen faaliyetler,kamu yararı amacına yönelik olsa veya bu faaliyetlere özel hukuku aşan bir takım hükümler uygulansa bile bunlar kamu hizmetini oluşturmazlar.Örneğin kamuya yararlı dernekler,kamu yararı amacına yönelik olarak faaliyette bulunurlar ve keza bunlar özel hukuku aşan bir hukuki rejime tabidirler.Ancak birer özel hukuk tüzel kişisi oldukları için bunların faaliyetleri kamu hizmeti oluşturabilmesi için,bu kişilerin kuruluşu ve çalışması üzerinde bir kamu tüzel kişisinin yeterince acık bir denetimi olması gereklidir 2)Maddi Şart (Amaç Şartı): Faaliyet,Kamu yararı amacına yönelik olmalıdır Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. Bir kamu tüzel kişisi tarafından doğrudan doğruya veya onun denetimi altında bir özel hukuk kişisi tarafından yürütülen faaliyetin kamu hizmeti olarak nitelendirilmesi için söz konusu faaliyetin amacına yönelik bir faaliyet olması gerekir a)özel kişiler tarafından yürütülen bir faaliyet,ancak kamu yararı amacına yönelik ise kamu hizmeti haline getirilebilir b)Bir kamu tüzel kişisinin yürüttüğü bir faaliyet,kamu yararına değil,bu kamu tüzel kişisinin özel yararına yönelik ise bu faaliyet kamu hizmeti sayılmaz.Şöyle ki bir belediyenin sahip olduğu bir binayı bir özel kişiye kiralaması faaliyeti bir kamu hizmeti değildir;çünkü bu faaliyetle belediye kamu yararının gerçekleştirmeyi değil kira geliri elde etmeyi amaçlar Örneğin ;bir kamu tüzel kişisinin yürüttüğü bankacılık faaliyeti,kamu yararı değil özel yarar amacına yönelik olduğu için bir kamu hizmeti olarak kabul edilmez KAMU HİZMETİ İLKELERİ(Kamu Hizmeti Kanunları) 1)Devamlılık İlkesi: Kamu hizmetlerinin kanunların öngördükleri dışında kesintisiz ve düzenli olarak yürütülmesini öngören bir ilkedir.Kamu hizmetlerinde görev yasağı vardır 2)Değişebilirlik ilkesi :Bu ilkeye göre kamu hizmetleri kolektif ihtiyaçlardaki ve kamu yararı gereklerindeki değişime uygun sağlanması gerekir.Örneğin bir zamanlar sokaklar gaz ile aydınlatılırdı.Elektrikle aydınlatılmasının icat edilmesinden sonra elektrikle aydınlatma usulüne geçilmiştir 3)Eşitlik İlkesi:Gerçek veya tüzel kişilerin,kamu hizmetleri karşısında eşit olmalıdırlar.Eşitlik ilkesi idari kamu hizmetleri bakımından olduğu kadar sanayi ve ticari kamu hizmetleri bakımından da geçerli bir ilkedir.Eşitlik ilkesi kamu hizmetini kullanıcı adayları,kullanıcıları,personeli hizmet ve mal sayacı gibi diğer kişiler bakımından gezerler 4)Tarafsızlık İlkesi :Eşitlik ilkesinin bir uzantısıdır.İdareye yükler.İdare kamu hizmetlerini yürütürken belirli kişi veya gruplar arasında onların siyasal düşünceleri etnik kökenleri dinsel inanışları vb nedenlerle ayrım yapmamalıdırlar 5)Laiklik İlkesi :Kamu hizmeti personelinin ‘kesin tarafsızlık yükümlülüğü ‘ altında olduğu ve kamu hizmetlerinin ifasında dinsel aidiyetlerini hiçbir şekilde belli edemeyecekleri kabul edilmektedir KAMU HİZMETLERİNİN HUKUKİ REJİMİ Kamu hizmetleri tek bir hukuki rejime tabii değildir,keza kamu hizmetlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklara tek bir yargı düzeninde karara bağlanmaz İdari kamu hizmetleri kamu hukukuna tabidir Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. a)İdari kamu hizmetleri ile bu hizmetlerde çalışan personel arasındaki ilişki kural olarak kamu hukukuna tabiidir bu ilişkiden kaynaklanan uyumazlıklar idari yargıda karara bağlanır b)İdari kamu hizmetleri ile bu hizmetlerin kullanıcıları arasındaki ilişki daima kamu hukukuna tabiidir ve doğan uyuşmazlıklar idari yargıda çözümlenir c)idari kamu hizmetlerinde akdedilen sözleşmeler,idari sözleşme niteliğindedir.Bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargıda çözümlenir d)İdari kamu hizmetlerinden kaynaklanan zararlardan dolayı sorumluluk kamu hukukuna tabiidir ve bundan doğan davalar idari yargının görev alanına girer NOT: Bu dönem Kolluk konusu işlenmediği için bu notlarda yer almadı diğer dönemler için işlenip işlenmediğine dikkat! Ediniz KAMU GÖREVLİLERİ Geniş anlamda kamu görevlisi kavramı kamu sektöründe kamu hukuku veya özel hukuka tabii olarak çalışan bütün personeli kapsar Dar anlamda Kamu görevlisi ‘kavramı kamu tüzel kişilerinde mesleki bir sıfatla ücretli bir iş yapan ve kamu hukuku rejimine tabii olan personeli kapsar Örneğin,Cumhurbaşkanı,başbakan ve bakanlar,millet vekilleri belediye başkanları dar anlamda kamu görevlisi kavramına dahil değildirler:çünkü bunlar yürüttükleri görevi,mesleki bir sıfatla değil seçilmiş veya atanmış bir vatandaş sıfatıyla yaparlar KAMU GÖREVLİSİNİN TANIMI: Bir kamu tüzel kişisi tarafında bir kamu hukuku bağıyla istihdam edilen görevlilerdir KAMU GÖREVLİSİYLE KAMU GÖREVLİSİ OLMAYANLARIN AYRIMI 1)Kamu görevlileri idare hukukuna tabiidir,Oysa kamu görevlisi olmayanlar özel hukuka tabiidirler 2)Kamu görevlilerine ilişkin uyuşmazlıklar idari yargıda karar bağlanır.B karşılık,kamu görevlisi olmayan personelle ilgili uyuşmazlıklar adli yargıda karar bağlanır Kamu Görevlisinin Taşıması Gereken Üç Şart 1)Bir kamu tüzel kişisine bağlı olma şartı 2)İstihdam edilme şartı 3)Bir kamu tüzel kişisine ‘kamu hukuku bağı ile bağlı olma şartı Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. KAMU GÖREVLİSİ TÜRLERİ: MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİ : Kamu Görevlileri memurlar ve diğer kamu görevlileri olmak üzere ikiye ayrılmaktadır Bir başka ayrımda da Kamu görevlileri ;memurlar sözleşmeli personel geçici personel ve işçiler olmak üzere dört gruba ayırmaktadır bu dört gruptan işçilere devlet memuru kanunu uygulanmaz ve bunlar özel hukuka tabidirler dolayısıyla bunlar kamu görevlisi değildirler Memurlar kanuni ve nizami;diğer kamu görevlileri ise akdi bir statüye tabidirler DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA MEMUR TANIMI: Memurlar mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın,Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendiren görevlilerdir (Bu esaslar memur niteliğinde olmanın şartları içine geçerlidir) MEMURLUĞA GİRİŞTE İLKELER a)Serbestlik ilkesi, b)Eşitlik ilkesi, c)Görevin gerektirdiği niteliklerden Başka nitelik aranmaması ilkesi MEMUR OLMA ŞARTLARI a)Genel Şartlar 1)TC vatandaşı olması, 2)Yaş Şartı, 3)Öğrenim şartı 4)kamu haklarından mahrum bulunmamak 5)Mahkum olmamak, 6)Askerlik şartı, 7)Sağlık şartı b)Özel şartlar 1)Hizmet göreceği sınıf için gerekli diplomalara sahip olmak 2)Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak MEMURLUK STATÜSÜNDE KISINTI YAPAN HALLER 1)KADRO AÇIĞI :Kadrosu kaldırılan fakat memurluk statüsünde henüz çıkmamış bulunan memurların durumuna kadro açığı denir 2)GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA: Hakkında ceza kavuşturması ve disiplin soruşturması açılmış bir memurun görevde kalması kavuşturma ve soruşturmanın selametle yürütülmesini engelleyebilir veya söz konusu hizmetin yürütülmesini aksatabilir Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. İlişki Kesme :Görevden uzaklaştırılan memurun göreviyle ilişkisi kesilir.Ancak memurun görevden uzaklaştırıldığı süre zarfında her türlü hak ve yükümlülüğü devam eder,görevden uzaklaştırılan memurun aylığının tamamı değil 2/3 ödenir MEMURLUĞUN SONA ERMESİ: 1)Çekilme:İstifasının yazılı olması gerekir. 2)Çekilmiş sayılma :Bir memurun kanunda öngörülmüş koşulların gerçekleşmesi halinde idarenin yapacağı bir işlemle istifa edilmiş sayılmalıdır 3)Memurluktan çıkarma 4)Koşullarda eksiklik 5)Bağdaşmazlık 6)Ölüm 7)Emeklilik VİZE SONRASI İDARİ DAVALAR 1)İPTAL DAVALARI :İptal davaları,bir idari işlemin iptali ile sonuçlanan ve hukuk sistemlerinde yer alış biçimi ve süreci ile sadece idari yargıya özgü davalardır İptal davaları idarenin kararına karşı açılırlar ve davanın konusunu idari kararlar yani idarenin işlemi teşkil etmektedir İptal davaları ile idarenin hukuka aykırı olarak tesisi etmiş olduğu idari karalar ve işlemler hukuk aleminden kaldırılarak hukuka uygunluk sağlanmaktadır İptal davalarının işlemde hukuksallığı sağlamaya yönelik olan ve objektif durumlar doğuran,davalardır.Tamamlayıcı bir ifade ile iptal davalarının ,idari işlemin hukuka uygun tesis edilmesi aracı olması gibi kendine özgüllüğü göz önüne alınarak,kişilerin zararlarının giderilmesine yönelik olmayan davalar olduğu söylemleridir İptal kararı idarenin işlemi geri almasına benzese de işlem geri alma sonucunu,idarenin kendi idaresi ile değil idari yargı mercilerinin verdikleri iptal kararı sonucunda doğurmuştur Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. YETKİ 1)Genel Olarak Yetki ve Kamu Düzeni :Yetki,idari eylem ve işlemin kim tarafından nerede ve ne zaman hangi konuda kullanılacağını belirleyen ölçüdür 2)Kişi Yönünden Yetki:Yönetim adına karar alma yetkisine mevzuatta belirlenmiş kişilerin kullanılmasını ifade eder.Yetki,idari makamlar adına,makamlarda bulunan ve kendisine yetki verilen kimseler tarafından kullanılır 3)Konu Yönünden Yetki :Konu yönünden yetki,yetkinin idari makamca önceden sınırları belirlemiş konularda kullanılarak idari işlem tesis edilebilmesi veya idari eylemde bulunabilmesidir.Konu yönünden yetkisizlik aslında bir yetki tecavüzüdür idari yargı literatüründe gecen fonksiyon gaspı bir anlamda konu yönünden yetkisizlik halinde ortaya çıkmakta olup,yasama veya yargı organının,yürütme veya idare adına karar alması halini ifade eder 4)Zaman Yönünden Yetki :Yetkini öngörülen zaman içinde kullanılmasını ifade eder Kamu görevlileri için yetki kullanımı tarihi,esasen göreve başlama tarihidir.Zaman yönünden yetki kamu görevlilerinin görevden alınmaları ile sona erer TAKDİR YETKİSİ VE HUKUKA AYKIRILIK SORUNU Genel olarak Takdir Yetkisi :Bir konuda kanunlarla verilen farklı alternatiflerden birisini seçerek,işlem tesisi edilmesidir.Bazen takdir yetkisi,tümü ile idareye bırakılır.idare görülen lüzum üzerine işlemi tercihi yönünde tesis eder.Takdir yetkisi düzenleyici işlemlerden birisine dayanabilir idarenin kanuna bağlılığı ve dayanması gereği prensibi ile ters düşmez Takdir Yetkisinin Yargısal Denetimi :Takdir yetkisi yasal sınırlar içinde,gerekçeli,eşitlik ilkesine uygun olarak kamu yararı amacıyla kullanılmalıdır.İdarenin takdir yetkisini kullanırken aynı durumda olan personel arasında ayrım gözetmeden,eşit bir şekilde objektif olarak işlem tesis etmesi gerekmektedir.Takdir yetkisinin bu şekilde kullanımı ile ilgili olarak,idari işlemin yetki,sebep,konu,amaç,şekil unsurları bakımından hukuka aykırı olup olmadıklarının anlamak için yargısal denetime tabii tutulabilecekleri unutulmamalıdır Bununla birlikte takdir yetkisinde hukuka uygunluk ve yerindelik sınırı yargıcın denetim alanını etkiler.idarenin takdir yetkisine sahip olduğu alanda yargıç en az yada daraltılmış denetimle yetinir İPTAL DAVALARININ SONUÇLARI A)Hukuka Aykırılık Bakımından :İşlemin hukuka aykırı görülmesi durumunda iptaline kara verilir.iptal davaları iki tür sonuçlanabilir.İşlemin hukuka aykırılığı gerekçesiyle iptali yada hukuka uygunluğu sebebiyle talebin reddi iptal davalarında idari işlemin yetki,sebep ,konu,amaç unsurlarından bir tanesinin hukuka aykırılığının tespit edilmesi halinde işlemin iptaline kara verilir Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. İptal davasında hukuka aykırılık halinde işlem tümüyle iptal edilmiş olur.İdari işlemin kısmi olarak iptal edilmesi halinde ise kararda,iptal edilen kısım gerekçeli olarak açıkça belirtilir.iptal ve yürütmeyi durdurma kararları kural olarak kendiliğinden kararın kapsamına giren konularda hukuksal sonuçlar doğurur.İptal kararları dava konusu uyuşmazlığın oluştuğu tarihten itibaren yürürlük kazanır B)İptal Kararlarının Taraflara Uygulanması :İdarece tebliğ edildiği andan itibaren hemen uygulanmalıdır.Bu bakımdan idare iptal ve yürütmeği durdurma kararlarını uygulaması amacıyla gecikmeksizin işlem tesis etmeye eylemde bulunmaya mecburdur.İptal kararları,bağlayıcı mahkeme kararıdır.İptal kararlarını uygulanması kamu düzenindendir.ilgililerin ,on yıllık süre içinde,iptal kararlarının uygulanmasından dolayı tazminat davası açma hakları olduğu kabul edilmektedir İptal davalarını uygulamak için idarenin,davalının kararı idareye ibra etmesine beklemesine gerek yoktur İptal kararlarına karşı,davada yer alan menfaati bulunan tarafların 30 gün içinde itiraz yada temyize gitme hakları vardır.Temyiz yada itiraz yoluna başvuru,iptal kararlarının yürütülmesini durdurmaz sadece vergi davalarında nihai karar vergiyi tahsil gibi işlemlere kendiliğinden durdurur.tahsilatın durması için yürütmeyi durdurma kararı verilmesi gerekir Düzenleyici işlemlerinin iptal edilmesi halinde bu işleme dayanılarak yapılan işlemler,esasen mahkemece verilen bu iptal kararlarından etkilenmezler.Bu işlemlerin iptali içinde ayrı ve yeni bir dava açmak gerekir.İptal kararları ölmüş davacılar için uygulanmaz C)Davaya Bakan Mahkeme Tarafından :Sonuçlanmış bir dava ile ilgili olarak davacı yeniden bir dava açamaz mahkeme iptal kararı verildikten sonra veya iptal kararı ile bağlantılı olarak yeni karar alamaz D)Üçüncü Kişiler Bakımından :İptal davaları genel ve objektif nitelikli davalardır.Mahkemelerce verilen iptal kararlarından yalnız davacı değil aynı vaziyette bulunanların hepside istifade ederler.İptal kararlarının üçüncü kişileri etkileyebilmesi için genel nitelikli olması gerekir.iptal davasının reddi kararı aynı ve benzer urumdaki üçüncü kişilerin dava açmasını engellemez 2)TAM YARGI DAVALARI :Esasen tazminat davaları;istisnai olarak,bir edimin yerine getirilmesi ile ilgili olarak a)Davaya İlişkin Şartlar :Tam yargı davalarında genel görevli mahkeme ilgili idare mahkemeleridir.Vergiye ilişkin olan uyuşmazlıklar vergi mahkemelerinde çözülür.Danıştay’ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla görev ve yetkisine giren tam yargı davalarında Danıştay da açılır.Bu durumda davaya Danıştay ilgili davası bakar. Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. Danıştay kanunla yazılı istisnalar dışında,tam yargı davalarında da temyiz yeridir.İptal davası ile tam yargı davasının birlikte açılması halinde,mahkeme kararı hakkında çeşitli ihtimaller söylenebilir.Örneğin 1)Kararın iptali zararın tazmin edilmesi 2)Kararın iptali,zararın tazmine hükmedilmesi 3)İptal isteminin reddi,zararın tazminine hükmedilmesi 4)İptal ve Tazmin isteminin reddi İptal davası,açmadan tam yargı davasının açılması halinde davcının amacı idari işlemin iptal edilmesi değildir.Eğer işlemin iptali de istenseydi,tam yargı davasıyla birlikte veya önce iptal davası açılırdı.İptal davasından sonra açılacak tam yargı davasının açılması,eyleme sebep olan idari işlemin mahkeme kararı ile iptal edilmesi şarta bağlanamaz.İptal davası istemin reddi ile sonuçlansa da tam yargı davası açılabilir bu konuda bir engel yoktur b)Davacıya ilişkin Şartlar :İdare hukuku alanındaki bir uyuşmazlık için davacı olamaz idari davalar,idari işlem ve uygulamalara karşı açılırlar.Taraflardan en birinin idare olduğu sözleşmelerin tarafları hem özel hukuk hem de idare hukuku alanındaki uyuşmazlıklar için davacı olabilirler c)Davalıya İlişkin Şartlar :İdari yargıda dolayısıyla iptal davasında olduğu gibi tam yargı davasında da davalı taraf idaredir Davalı zarar sebep olan idari işlem için işlemi tesis eden hizmet uygulaması içinde hizmeti nihai olarak düzenleyen en son idari makamdır d)Konuya ilişkin Şartlar : 1)İdari işlere karşı tam yargı davası açılabilmesi için işlemle zarar veren sonuç arasına eylemin girmesi gerekir.Ancak bazı hallerde idari işlemlerin sırf tesisi edilmeleri halinde maddi veya zarar verebileceklerini kabul etmeleri gerekmektedir 2)İdari işlemin düzenleyici veya bireysel nitelikte olup olmaması fark etmez yalnız kesin ve yürütülebilir olması gerekli ve yeterlidir Tam yargı davaları genel olarak idarenin,kusurlu veya kusursuz sorumluluğu sorumluluğundan doğan davalardır ** e)Süreye İlişkin Şartlar :Dava açma süresi bakımından idari işlemlerde tam yargı davası iptal davasını açma süresi ile aynıdır bunu göre davacı 1)İdari eylemlere karşı davadan evvel idareye tebliğ ve öğrenme tarihinden itibaren 1,her halde de eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde başvuru yapılmalıdır.İdari eylemin Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. devam etmesi halinde eylem tarihi eylemin son bulduğu tarih olarak kabul edilebilir.Bunun yanı sıra devam eden eylemlerde eylemin devamı sırasında başvuru ile ön karar almakta mümkündür 2)İdari sözleşmelerde,sözleşmeden zarar gören tazminat istemi için zaman aşımı süresi içinde idareye başvurulmalıdır Bu başvurulara karşı idarenin vereceği cevap tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde dava açma hakkı doğmuş olmaktadır.idare başvuruya 60 gün içinde yanıt vermezse başvuru konusundaki isteği zımnen reddetmiş olmaktadır f)Şekle İlişkin Şartlar :Tam yargı davası da iptal davası gibi kanunla öngörülmüş usul ve şekil kurallarına uyularak hazırlanan dava dilekçesi ile açılır İdari eylemlerden ve sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin tam yargı davalarında dava açmadan önce idareye başvurularak idarenin ön kararı alınmalıdır.Bu hallerde idarenin vereceği cevaba karşı cevabın davacıya tebliğinden sonra süresi içinde dava açılır TAM YARGI DAVALARINI SONUÇLARI Tam yargı kararları idarenin sorumluluğuna yada talebin davanın reddine karar verilerek sonuçlanır Mahkeme kararı davacının lehine olursa zarara tazminat olarak hükmedilir Mahkeme kararında hükmettiği tazminat,davacı tarafından istenileni geçemez Maddi tazminat,davacının dava konusu eylem ve işlemlerden doğan maddi kayıpları ile ilgilidir Manevi tazminat ise maddi sayılmayacak her türlü,soyut nitelikli değerlerde meydana gelen eksilmeleri ;kişinin hayatında ortaya çıkan olumsuzluklar nedeniyle duyduğu her türlü sıkıntı ve üzüntüden kaynaklanan zararları da kapsar **İPTAL VE TAM YARGI DAVALARININ FARKLI YÖNLERİ** 1)İptal davalarının konusu idari işlemlerdir .Tam yargı davasının konusu bununla birlikte eylem ve sözleşmeler olabilir 2)İptal davalarının açılması için menfaat ihlali gerekli ve yeterli iken; Tam yargı davalarının açılması için mutlaka davacının bir konuda hakkının ihlal edilmiş olması gerekir 3)İptal davası idarenin almış olduğu kararın iptali ile sınırlıdır.Tam yargı davasında sonuç aynı zamanda bir şekilde tazmindir 4)İptal davasında idareye başvuru zorunluluğu istisna ;Tam yargı davası açılmasında idari sözleşme ve eylemlerde gereklidir Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. 5)İptal davalarında idareye başvuru zorunluluğu istisna olup,genel olanı doğrudan da dava açılabilmektedir.İptal davalarında genel olarak süreler idari işlemlerin iptali istemi için 60,vergi işleminin iptali için ise 30 gün olarak öngörülmüştür ÜLKEMİZDE İDARİ YARGININ TEŞKİLATLANMASI VE GÖREVLERİ 1) DANIŞTAY Hem idari niteliği hem de yargısal niteliği olan bir organdır.İdari niteliği itibariyle,idarenin idari kararlar için inceleme uygun görüş ve karar yada onay veren merkezi yönetime yardımcı organdır Yargısal niteliği itibariyle yüksek mahkeme olan Danıştay,idari davaların bir kısmının yalnız temyiz bir kısmının ise hem ilk derece mahkemesi hem de temyiz yeri aynı zamanda idari yargı düzeni içinde farklı yargı çevrelerine ilişkin bölgelerin ilk derece mahkemeleri arasındaki görev uyuşmazlıklarını gideren ve idari yargı alanında içtihatları birleştirme kararlarını veren yargı mercisidir İdari Görevler ve Görevlerin Yürütülmesi İdari Görevler :İdari görevler arasında başbakanlık veya bakanlar kurulu tarafından gönderilen kanun tasarıları :başbakanlık ya da Cumhurbaşkanlığı tarafından gönderilen işler hakkında görüşlerini bildirmek : idari mercilerin vesayet kararlarının tasdiki : tüzük tasarılarının incelenmesi ,imtiyaz sözleşmeleri için görüş bildirmek gibileri sayılabilir İdari Görevleri Yürüten Birim,Daire ve Kurumlar İdari işler kurulu : idari dava daireleri arasında görev uyuşmazlıklarını giderir.İmtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerini ayrıca,idari dava dairelerinin verdiği kararlara karşı itirazları inceler ve karara bağlar Danıştay Genel Kurulu :Danıştay iç tüzüğü ve yönetmeliklerini yapmak gibi görevleri yerine getirir Başkanlık Kurulu : Daireler arsında görev oransızlığı çıkması halinde görev dağılımı yapmak gibi görevleri yerine getirir.Üyelerin dairelere dağılma kararını verir DANIŞTAYIN GÖREV VE YETKİSİ *İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla Görev ve Yetki 1)Bakanlar kurulu karalarına karşı açılan davaları 2)Başbakanlık ve Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının müsteşarlarıyla ilgili müşterek kararnamelere Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. 3)Diğer kamu kurum ve kuruluşlarının müsteşar başkan ve genel müdürlerine ilişkin müşterek kararnameden doğan uyuşmazlıklara 4)Bakanlıkların düzenleyici işlemleri ile kamu kurum ve kuruluşları yada meslek kuruluşları ülke genelinde uygulanacak düzenleyici işlemlerine ilişkin davalara 5)Danıştay idari dairesi veya idari iler kurulunca verilen kararlara ilişkin uyuşmazlıklara 6)Birden çok idare ve vergi mahkemesinin alanına giren işlere bakar 7)Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararına ve bu kurulun görev alanı ile ilgili Danıştay Başkanlığı işlemlerine ilişkin uyuşmazlıkları çözer 8)Belediyeler ile İl özel idarelerinin seçimle gelen organlarının sıfatlarını kaybetmeleri istemlerini inceleyip karara bağlar 2)BÖLGE İDARE MAHKEMESİ Kendi bölgelerinde idare ve vergi mahkemelerinin örgütlendiği bir yargı çevresi adına kurulmuşlardır.Teşkilatı görev ve yetkileri itibariyle kendine özgü bir nitelik göstermektedir Teşkilatlanma ve Görevleri Teşkilatlanma : Bölge idare mahkemeleri,iç işleri,maliye ,gümrük ve tekel bakanlıklarının görüşleri alınarak adalet bakanlığınca kurulur ve yargı çevreleri belirlenir.Bölge idare mahkemelerinin kaldırılmalarına veya yargı çevrelerinin değiştirilmelerine bakanlıkların görüşleri alınıp HSYK ‘karar verilir Görev ve Yetkileri : Bölge idare mahkemesi başkanı,yargı çevresi içinde yer alan mahkemelerin genel işleyişinden sorumluluğu vardır 1)İdari ve Vergi mahkemelerinin tek hakimi nihai kararlarına itirazı 2)Yargı çevresi içinde idare ve vergi mahkemeleri görev ve yetki uyuşmazlığını 3)İdare mahkemelerinin verdiği yürütmeyi durdurma kararına itirazı 4)İlk ve orta öğrenim ve öğretim öğrencilerinin notları ve sınıf geçme işlerine itirazı 5)213 sayılı vuk gereğince işyeri kapatmaya ilişkin kararlara itirazı kesin karara bağlar 6)Ayrıca,4483 sayılı kanuna göre,yargılamanın gerekliliği veya gereksizliği kararlarına karşı yapılan itirazları inceler ve yargılamanın gerekliliğine gereksizliğine dair kesin karar verir Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. 3)İDARE VE VERGİ MAHKEMELERİ Teşkilat Yapısı ve Görevleri : İdare ve Vergi mahkemeleri,idari nitelikli yada vergi yargısı kapsamında olan davaları karara bağlayan yerel (ilk derece) mahkemeleridir İdare ve Vergi mahkemeleri,esasen heyet olarak çalışırlar heyette HSYK tarafından atanan bir başkan ve iki üyeden oluşur Her iki mahkemede idari nitelikli ve vergi yargısı içine giren,iptal ve tam yargı davalarına bakar ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ Silahlı kuvvetlerin disiplini ve hizmet gerekleri ;yargılama sırasında çok gizli askeri sırların açıklanmasının önüne geçilmek istenmesi : askeri idari işlerin denetiminin Danıştay’a verilmesinin beklenen neticeyi vermediği düşüncesi ve askeri idari yargının uzmanlık işi sayılması gibi hususlara yer verilmiştir Konu Yönünden Görev ve Yetkileri : Askeri yüksek idare mahkemesi,yüksek mahkeme olup,askeri idari yargıda ilk ve son derece yargı yeri ve düzenidir DAVA AÇMANIN SONUÇLARI Davanın açılması ile birlikte dava için,derdestlik,zamanaşımı,hüküm verme zorunluluğu ve idda ve savunmanın genişletilmesi yasağı ortaya çıkar.Açılan dava içinde önemli bir hususta idda ve savunmanın genişletilmesi yasağına uyulmasıdır A) DAVANIN GENİŞLETİLMESİ YASAĞI :İdari yargıda iddia ve savunmanın (davalının) genişletilmesi yasağı yer almış bulunmaktadır.Bu bakımdan iddia ve savunmalar süre,konu ve dava ile sınırlıdır.idari yargıda taraflar süresi geçtikten sonra verecekleri savunma yada ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemez İddia ve savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağı,davacının dava açma süresi,davalının da dava süresi bittiğinde başlar.Çünkü davalı karşı dava açma isteğinde bulunabilir.Davalı açısında yasağın başlangıcı,davalının birinci savunmasına vereceği cevap süresinin bitimidir.iddia ve savunmasının sınırı aşma niteliğinde olan her türlü başvurular,mahkemede karara ve hükme esas alınmazlar B) ZAMANAŞIMI : Adı üzerinde bir hakkın düşüm süresi demektir.Hak düşürücü sürenin başlangıcı ile ortaya çıkan zamanaşımı,idari yargıda mahkeme tarafından doğrudan nazara alınır Vergi işlemi gibi bir çok mali ve idari işlemlerin veya tazminat davalarının zamanaşımı farklı farklıdır.Sözleşmelerin zaman aşımı,sözleşmede belirtilmezse niteliğine göre kanuni süreye tabidir Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. Zamanaşımı sadece idari yargılama usulüne ilişkin yargısal işlemlerde değil idari işlem ve eylemlerin yapılması veya geçerlilik süreleri gibi konularda da kendinden söz edilmesi gereken kavramdır C) DAVANIN DERDESTLİĞİ :Derdestlik açılan davanın mahkemesince yargılanması ve başka mercide dava açılmamasıdır.İkinci bir kez başka bir mahkemede dava açılması halinde,derdestlik savunmasında bulunulabilmesi,derdestlik ilkesinin doğal sonucudur.Derdestlik yargı yerlerinde açılan aynı konulardaki davalarda söz konusu olduğu için davayı açanın aynı taraflar olmasının bir önemi yoktur.Derdestlik iddiası veya savunması,yerinde görülürse dava ret edilmez D)KARAR VERME ZORUNLULUĞU :Mahkemenin önüne gelen davayı yargılamak ve karara bağlamak zorunda olması demektir.Hiç bir mahkeme görev ve yetkisi içine giren davaya bakmaktan kaçınamaz;haklı gerekçeler olmaksızın davayı geciktiremez ve savsayamaz.Mahkemenin görevsizlik ve yetkisizlik karaları vermesi,savsama veya geciktirme niteliğinde değildir Açılan davada dosya,savunma ve cevap işlemleri ile gerekler yerine getirilerek tamamlandıktan sonra esas yönünden incelenir.Esas yönünden incelemede kanunlarda gösterilen ivedilik durumları nazara alınarak dosyaların tekemmül sıralamasına göre yapılır.idari yargıda görülen davalar hakkında hüküm verilirken göreve yargılama usulü ve esas ilişkin hususlar sıra ile uygulamaya konulur Mahkeme kararı kanunlara uygun vicdana göre,Türk Milleti adına verilir Çünkü yargı yetkisi bağımsız mahkemelerce Türk Milleti adına kullanılır İDARİ YARGIDA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI A)Genel Olarak Yürütmenin Durdurulması : İdari yargıda yürütmenin durdurulması,esasen,iptal davasına konu olan idari işlemin (kararın)yürütülmesinin durdurulmasıdır.Fakat kanun yolu yargılamasında,yerel mahkemenin verdiği kararın yürütülmesinin durdurulması da mümkündür.Yürütmenin durdurulması talebi dava açıldıktan sonra her zaman yargılamanın yapıldığı idari yargı merciinden istenebilir.idari hakimce verilen yürütmenin durdurulması kararları geriye yürür.Hukuka aykırılığı saptanan dava ve işlemlerin tesis edildiği tarih itibariyle işlemez hale getirir.Yürütmeyi durdurma kararları tam yargı davalarından ziyade,genellikle açılmış bir iptal davası için verilir B) Yürütmeyi Durdurulması Kararının Şartları : Yürütmenin durdurulması için 1)İdari işlemin kanuna açık aykırı görülmelidir :Kanuna açık aykırılığının pek çok zaman kanun hükmünün lafzına aykırılık olduğu şüphesizdir.Çünkü kanunların söz,yani lafız olduğu yerde açık aykırılıktan söz etmek bir hayli güçtür 2)İdari işlemin uygulanması ile telafisi büyük zararlar doğabilecek olmalıdır.telafisi güç zarar maddi veya manevi olabilir.İlerde meydana gelebilecek telafisi güç zararların giderilmesinde yürütmeyi durdurma gerekçeleri olarak değerlendirilebilir Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. Tarafların isteminden sonra mahkeme,yürütmeyi durdurma kararını gerektiren şartların olup olmadığına ve yürütmenin durdurulmasına ve birbiriyle bağlantılı olarak karar verir.Yürütmeyi durdurma isteminde bulunan da gördüğü zararın telafi güç bir zarar olduğunu ve işlemin kanuna açık aykırılığını verileri ve gerçekleriyle ortaya koymaktadır C)Yürütmeyi Durdurma Kararı Uygulanması ve İtiraz : 1)İlk Derece Mahkemelerince Yürütmenin Durdurulması : Yürütmenin durdurulmasına tarafların istemi üzerine davaya bakan mahkeme karar verir.Mahkemece yürütmenin durdurulmasına dair talep,uygulamada,davacının dilekçesi,ve bunun davalının birinci savunması vermesinden sonra değerlendirilmektedir.Ancak başvuruda durumun acili yeti dile getirildiğinde davalının savunması beklenmeden de yürütmenin durdurulması kararı verilmektedir.Sonuçta,yürütmenin durdurulması kararı verilebilmektedir.Sonuçta yürütmenin durdurulması başvurusu üzerine yargı mercilerine 1)Talebin reddine 2)talebin kabulüne 3)Davacının birinci savunması alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere yürütmenin durdurulmasına 4)Yürütmenin durdurulması talebinin davalının savunması alındıktan sonra incelenmesine karar verilebilir Yürütmeyi durdurma kararı alan idare bu kararı,bir eylemde bulunmak yada işlem tesisi etmek suretiyle gecikmeksizin uygulamak zorundadır.Bu süre hiçbir şekilde yürütmeyi durdurma kararının idareye tebliğinden başlayarak 30 günü geçemez.Aksi durumda,tıpkı mahkemelerin nihai kararlarının uygulanması halinde olduğu gibi,hukuki ve cezai sorumluluk doğar Mahkemenin yürütmeyi durdurma talebine ilişkin olarak verdikleri ret veya yürütmeyi durdurma karalarına karşı,aleyhine karar alınan taraflarca itiraz olunabilir.İtirazın yapıldığı yetkili merciler,dosyanın kendilerine gelişinden itibaren 7 gün içinde karar vermek zorundadırlar.Yetkili yargı mercilerinin itiraz sonunda verdikleri karalar kesindir ve geçerlidir 2)Temyiz ve İtirazda Yürütmenin Durdurulması :İlk derece mahkemesinin nihai(son)fakat kesinleşmemiş kararına karşın,temyize başvurulması yada bölge idare mahkemesinde itiraz edilmesi,mahkeme kararlarının uygulanmasını durdurmaz.İlk derece mahkemesinin verdiği nihai kararın yürütülmesi,temyiz yada itiraz safhalarında yetkili daire mahkemelerinin vereceği kararla durdurulabilir.Mahkeme kararının yürütülmesini durdurulması bakımından şu hususa dikkat çekmek gerekir temyiz sonucu verilecek bozma kararına direnerek kendi kararında ısrar etme yetkisi bile bulunan bir mahkemenin kararının yürütülmesinin durdurulması çelişkili olduğu gibi mahkemenin bağımsızlığı ilkesine aykırı olsa gerektir.Mahkeme kararının yürütülmesinin durdurulması talebine ilişkin olan dilekçeler ise,kararı veren mahkemeye gönderildiğinde bu mahkeme kararı dava dosyasına,karşı tarafın yazılı olarak cevaplarını almadan doğrudan Danıştay’a gönderir.Danıştay da öncelikli dosya Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. üzerinde yürütmenin durdurulması talebini görüşerek ,yürütmenin durdurulmasına ya da yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilir.Davanın reddine ilişkin kararlara karşı temyiz ve itiraz da yürütmenin durdurulması için 1)Telafisi güç bir zararın oluşması 2)Kanuna açıkça aykırılığının bulunması gerekmektedir Yürütmenin durdurulması taleplerine karşı verilen olumlu yada olumsuz kararlara karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.Fakat Bölge İdare mahkemesinin kanun yollarından itiraz yöntemiyle önüne gelmiş bir konuda verdiği,mahkeme kararının yürütülmesinin durdurulması kararlarına karşı yeniden itiraz mümkün değildir.İdari mahkeme kararının yürütülmesinin durdurulmasının kararı kendisine tebliğ edildiği günü izleyen günden itibaren 30 gün içinde karara uygun işlem tesisi etmek zorundadır.Burada da mahkeme kararlarını idarece uygulanmasına ilişkin hükümler aynen geçerlidir *İDARİ YARGIDA SÜRELERİN HESAPLANMASI * 1)Sürelerin Hesaplanmasına İlişkin Genel Kurallar :İdari yargıda,dava açmadan evvel idareye başvurma,dava açma,cevap ve savunmaların yapılması gibi idari yargılamanın tüm safha atında öngörülen sürelerin hesaplanması açısından genel kural 2577 sayılı imuk’nun 8. maddesinde düzenlenmiştir.Buna göre süreler,aksi açıkça belirtilmedikçe tebliği izleyen günden itibaren başlamaktadır.Tatil günleri süreye dahil olup sürenin son günü tatil gününe denk gelmişse,süre kendiliğinden,tatil gününü takip eden ilk mesai gününün bitimine kadar uzar.Sürenin son günü çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa,süre çalışmaya ara vermenin bittiği günü izleyen günden itibaren 7 gün uzamaktadır 2)Sürenin Gün,Hafta,Ay ve Yıl Olarak Belirtilmesi Hali : a)Gün olarak belirtilen sürelerde süre,bildirim gününü izleyen tarihten itibaren başlar ve öngörülen süre kadar devam eder b)Sürenin hafta ve yıl olarak hesaplanması da süre tebliğ tarihini izleyen gün ile başlar ve öngörülen hafta ve yıl sayısına göre son haftanın veya yılın tebliği izleyen günden bir gün öncesi günün çalışma saati bitiminde sona erer c)Ay olarak hesaplanacak sürelerde aynı şekilde tebliği izleyen tarihten başlar ve öngörülen ay sayısına göre,son ayın son rakam olarak bir gün öncesi mesai saati bitiminde sona erer KANUN YOLLARI İDARİ YARGIDA KANUN YOLLARI : Kanun yolu,davanın taraflarına tanınan hukuksal bir yoldur.Kanun yoluyla,yanlış veya hukuka aykırı olarak verildiği idda olunan kararların,hukuka aykırı olup olmadıklarını tespiti ve varsa oluşacak haksızlıkların giderilmesi açısından yeniden incelenmesi sağlanır Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. İdari yargıda kanun yollarına davanın tarafları başvurabilir.Yoksa ceza yargılamasında olduğu gibi doğrudan ve kendiliğinden kanun yolu işleyişi yoktur A)OLAĞAN KANUN YOLU : 1)TEMYİZ *Temyiz Başvurusu : Temyiz,ilk derece mahkemelerinin verdikleri nihai kararların,tarafların başvurusu ile Danıştay’ın ilgili dava dairesi ya da DİDDGK veya DVDDGK’ne da hukuka aykırı yönlerin bulunup bulunmadığının incelenmesi amacıyla öngörülmüş,genel ve olan bir kanun yoludur Temyize Nazaran 1)Bölge idare mahkemeleri nezrindeki itirazların daha sınırlı ve istisna olması 2)Yargılanmanı yenilenmesi,kanun yararına bozma ve yine karar düzeltmenin kesinleşmiş kararlar için başvurulmaklar genel nitelikli kanun yolu olmayışı 3)Kanun yararına bozmanın kararın uygulanmasına etkisinin olmaması ve karar düzeltme gibi kanun yollarının,temyizden sonraki aşamalarda söz konusu edilmesi gibi durumlar,temyizin idari yargıda genel nitelikli kanun yolu olduğunu göstermektedir İlk derece mahkemesinin verdikleri kararlara karşı,davanın tarafları temyiz başvurusunda bulunabilir Karşı taraf gibi,temyiz yoluna müracaat etmek yada etmemek idarenin de kendi takdirindedir Temyize karşı dava mümkündür *Temyiz Dilekçesi ve Süreci : Temyiz başvurusu Danıştay başkanlığına hitaben yazılan dava açılırken verilen dilekçelerin şekline uygun dilekçeler yapılır *Temyiz Aşamasında Bozma Sebepleri : Temyiz başvurusuyla başlayan temyizin inceleme sürecinde,temyiz edilen mahkeme kararının üç yönden hukuka uygun olup olmadığının tespiti yapılır 1)Görevli ve yetkili olmaması 2)Hukuka aykırılığının bulunması 3)Usul hükümlerine uyulmaması hallerinde temyiz edilen mahkeme kararını bozar Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. *Yargı Yerinin Yetkisizliği ve görevsizliği *Hukuka aykırı karar verilmesi *Kararın Usul hükümlerine aykırı olması 2) İTİRAZ Bir kanun yolu başvurusu niteliğindeki itiraz,ilk derece mahkemelerinin vermiş oldukları nihai kararlardan bazılarının,bağlı bulundukları yargı çevresi itibariyle yetkili bölge idare mahkemesinde temyiz edilmesi anlamına gelmektedir.İtiraz başvuracak tarafın,itirazdan tıpkı temyizde oluğu gibi hukuki menfaatin olması gerekmektedir İdari yargıya özgü olan ve sınırlı temyiz niteliğinde olduğu söylenebilecek itiraz,temyiz şekil ve usullerine tabidir.İtiraz süresine başvurma süresi de kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gündür,itiraz yolundada karşı tarafın cevap verme süresi de 30 gün olarak belirlenmiştir.İtiraz yolunda temyizde olduğu gibi karşı itiraz söz konusudur,itirazda da yürütmenin durdurulma talebi ve doğrudan sonuçlar aynıdır,itirazda da duruşma temyizdekine benzerdir ,itirazda da bozma nedenleri usul temyizde olduğu gibidir Bölge idare mahkemesi itiraz edilen kakarı hukuka aykırı bulduğunda,bozduğu kararın yerine gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak,esas hakkında yeniden karar vermektedir Ancak,ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan itirazı haklı bulduğu veya dava ya görevsiz hakim tarafından bakıldığı hallerde,kararı bozmakla birlikte,dosyayı geri gönderiri.Bölge idare mahkemesinin itiraz sonunda,gerek esastan aldığı kararlara ve gerekse ilk inceleme ile verilen kararlara karşı bozma ile dosyayı mahkemesine gönderdiği kararlara karşı Danıştay’a veya başka mercie tekrar itiraz ve temyiz yoluna başvurmak mümkün değildir.itiraz sonunda verilen kararlar kesin olup,ilk derece mahkemesi bu kararlara karşı eski kararında ısrar edemez.veya farklı bir karar alamaz.İtiraz sonunda verilen kararlara karşı idare ve vergi mahkemelerince direnme mümkün değildir 3)KARAR DÜZELTME A)Karar Düzeltme Usulü ve Yetki :Karar düzeltme,idari yargı mercilerinin temyiz yeri olarak verdikleri nihai kararların,tarafların baş vurarak talep etmeleri halinde hukuka aykırı olup olmadıkları yönünden tekrar incelenmesi ve varsa böylece hukuka aykırılığının giderilmesi bakımından,doğan son kanun yoludur Başvuru dilekçesi tüm şekil şartlarına uygun olmalı ve düzeltilmesi yapılması istenen kararın verildiği daire veya kurula verilmelidir B) KARAR DÜZELTME HALLERİ *Genel Olarak Karar Düzeltme Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. 1)Kararın esasına ilişkin olan idda ve itirazların,kararda karşılanmamış olması 2)Kararın usul ve kanuna aykırı olması 3)Hükmün esasını etkileyen belgelerde hile ve sahtekarlığın ortaya çıkmış olması *Kararların Usul ve Kanuna Aykırı Olması : Kararın kanuna aykırı olması,ancak yasama tarafınca çıkarılmış bir kanun hükmüne açıkça aykırılık demektir.Bununla bağlantılı olarak Danıştay tarafından,yargısal yorumlar,kanun metninin yargı mercilerinin tarafından anlaşılması şekilleri ve türleri,kanuna aykırılık olarak değerlendirilmektedir B) OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLU : 1)Kanun Yararına Temyiz Talebi : Danıştay başsavcısının ,yerel mahkemelerin temyiz edilmemiş ve kesinleşmemiş kararlarına,doğrudan veya ilgili bakanlığın göstereceği lüzum üzerine Danıştay ilgili dairesince temyiz etmesidir.Kanun yararına temyiz,temyiz edilmemiş kararlara geçerlidir.Doğrudan temyiz başvurusunda,başsavcı hiçbir makam ve mercinin talimatını veya görüşünü alamaz doğrudan harekete geçer İlgili bakanlığın isteği üzerine temyizde,bakanlık,yazılı olarak,dava dosyasına ilişkin kesinleşmiş kararın temyizini ister Kararı temyiz edilecek merciler,ilk derece idari yargı mercileridir Bunlar içine,idare ve vergi mahkemelerinde,ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalar için Danıştay ilgili dairesi girmektedir Kanun yararına temyizin kapsamı sadece temyiz edilebilen kararlarla sınırlıdır Kanun yararına temyizin sebebi,kesinleşen mahkeme kararının hukuka aykırılığıdır.Kanun yararına temyiz isteği kesinleşen mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yapılabilir Kanun yararına temyizde başvuru için bir süre öngörülmemiştir Kanun yararına temyizin sonucunda,bozma kararı verilir,yada karar hukuka uygun bulunur.Danıştay görevli ve yetkili dairesi veya kurulunun kanun yararına bozma kararları,ilgili bakanlığa gönderilir ve resmi gazetede yayınlanır Bozma kararına ilk derece mahkemesi direnemez.Bozma kararının hukuksal bir etkisi yoktur.Eski kararın bozularak uygulamanın değiştirilmesi sonucunu doğurmaz 2)Yargılamanın Yenilenmesi : A)Genel Olarak Yargılamanın Yenilenmesi : Mahkemenin kararının kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan yeni durumlar karşısında esasa ilişkin kararın verildiği aynı yargı yerinden,davanın yeniden yargılamasının istenmesi iadeyi muhakeme,muhakemenin iadesi,yargılamanın iadesi veya adı üzerinde yargılamanın yenilenmesi denmektedir.İleride farklı bir delil ile yanlış verildiği anlaşılan mahkeme kararının böylece gerçeğe aykırı duruma düşmesinin adalete getireceği hasarda düşünülerek,menfaati olan tarafça,mahkeme kararından Bu doküman www.mecburkalanlar.com dan indirilmiştir. sonra,mahkemenin kararına ve kanaatini değiştireceği değerlendirilen hukuksal bir bilgi yada belgenin ileri sürülmesi suretiyle yargılamanın yenilenmesi talebi yapılabilir.yargılamanın yenilenmesi istekleri,esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır B) Yargılamanın Yenilenmesi Halleri ve Usulü : 1)Bazı dosyaların saklanması 2)Bazı belgelerin sahte olması 3)Bilirkişinin gerçeğe aykırı olarak verdiğinin mahkeme kararıyla belirlenmesi 4)Lehine karar verilen tarafın,bu kararın verilmesi için bir hile kullanmış 5)Vekil yada kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanması 6)Yasaklı hakimlerin davaya katılmaları ile karar vermiş olması Yargılanmanın yenilenmesi talebine konu olan karardan sonra yargı yerlerince,bu kararı aykırı yeni bir kararın verilmiş olması hallerinde başvuru süresi 60 gündür.Bu süreler,dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanır Yargılamanın yenilenmesi dava açma dilekçesi gibi bir dilekçe ile talep olunur Yargılamanın yenilenmesi kararları da mahkeme kararı olarak uygulanacağından,idare,bu kararı öğrendiği günün izleyen günden itibaren ve mümkün olduğunca hemen ama bu durumda en geç 30 gün içinde bu karar doğrultusunda yeni tasarrufta bulunmak durumundadır Bu Notlar MKÜ KAMU YÖNETİMİ Öğrencisi ONUR KARA Tarafından Hazırlanmıştır